Etiket: biber

  • Adıyaman’da yoğun toz nedeniyle biber ve domates kurutulamıyor-VİDEO

    Adıyaman’da yoğun toz nedeniyle biber ve domates kurutulamıyor-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’da depremden sonra biber salçası çekimi yapmaya devam eden Zeynel Turhan yaşadığı sıkıntıları anlattı. Adıyaman halkının yoğun toz yüzünden biber kurutmakta zorlandıklarını belirten Turhan, “Konteynerde yaşayanlar biber salçalarını yapamıyorlar. Serecek yerleri yok sadece köye göç edenler domates, biberini getiriyor” dedi. Turhan ekledi: Hükümete hakkımı helal etmiyorum!

    Maraş merkezli depremden zarar gören iller arasında yer alan Adıyaman’da biber ve domates salçası çekim işi ile uğraşan depremzede Zeynel Turhan, yaşadığı sıkıntıları anlattı. Turhan, deprem süresi boyunca devletin uygulamalarını da eleştirdi.

    “8 SAAT ENKAZIN ALTINDA TEK BAŞIMA KALDIM HÜKÜMETE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”

    Hükümet’in deprem sürecinde Adıyaman’a müdahale etmek için geç kaldığını hatırlatan Zeynel Turhan, şunları söyledi:

    “Deprem sabahı yatağım sarsılmaya başladı. Şansım şu ki o sabah çocuklarım evde değildi, köydeydiler. Enkaz altındayken babam geldi benim durumunu sordu iyi olduğumu söyledim ama beni bir an önce buradan çıkarmaya bakın dedim. O arada benim 1. katta olan bir küçüğüm ailesi ile beraber içerideydi, onu sordu. ‘Baba ben 5. kattan geldim, İmam 4 kat altımda’ dedim. Babam ellerini dizlerine vurdu.

    Öğlen saat 12.00’de beni çıkardılar. Çıkardıklarında Mardin’e götürdüler beni 6-7 gün yoğum bakımdaydım. Tedavi edildim, 15 gün oradaydım. Çıktım tekrar bu sefer Ankara’ya gönderdiler. Sol kolumda 3 tane kırık vardı. Omzumu ameliyat ettiler. Ben hastanedeyken benim biraderimin, eşinin ve kızlarının cenazelerini 5 gün sonra ailem kendi çabası ile çıkarmış. Hükümet itiraf etti ‘hakkınızı helal edin suçumuzu biliyoruz’ dedi. Ne yazık ki ben enkazın altında 8 saat kaldım hükümet benimle birlikte 8 saat enkazın altında kalmadığı için benim derdimi bilemez.
    Biber çekimi yapıyorum. Bana soruyorlar mesela bazen müşteriler biberler acı değil mi diye ben de onlara acı olan hayat diyorum. Hayat devam ediyor yapacak bir şey yok.”

    “DEPREMDEN SONRA ÜRETİMİM DÜŞTÜ”

    Depremden sonra üretimdeki azalmaya dikkat çeken Turhan, “Biber çekimini 1,5 aydır tekrar yerinde yapıyorum. Bina babama aitti, bina yıkıldı arsa oldu tekrar. Babama ait olduğu için bu küçük barakayı yaptım. Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Çocuklar var, aileler var. Çalışmak zorundasın. Ben bu barakayı yaparken devletten 1 kuruş dahi yardım talebinde bulunmadım. Bu barakayı yapınca her şey eskisi gibi olur diye düşünmüştüm. Bilirsiniz Adıyaman’a biber Bursa’dan gelir, Samsun Bafra’dan gelir. Onların girişi yasak, belediye de bir yasak getirdi. Adıyaman’da yoğun toz olduğundan dolayı kimse dama biberini, salçasını sermesin diyorlar. Şu an müşteri yoğunluğum köy kısmından” dedi.

    “Bizim Adıyaman insanı domatesini biberini ayrı ayrı kuruturlar, kuruduktan sonra da birleştirir, kışın yemeğe katmak için hazırlarlar” diyen Zeynel Turhan, şöyle devam etti:

    “Bizde domates salçasını ayrı biber salçasını ayrı yapmazlar. Genelde Adıyaman usulü domates, biber salçasını karıştırırlar. Kışlık içi karıştırırlar. İşlerimiz bir 10 gün 15 gün kadar daha devam eder sonra hayat durur. Eskiden sadece ben 35 bin ton kadar biber, 35 bin ton da domates çekerdim, 4’te biri düştü, çeyreğine indi şu anda. Konteynerde yaşayanlar biber salçalarını yapamıyorlar. Serecek yerleri yok, sadece köye göç edenler domates, biberini getirir.”

    “EVİMDEKİ EŞYALAR İÇİN BAŞVURDUM AMA BİR GELİŞME YOK”

    Zeynel Turhan, deprem sonrasında evindeki eşyalar için Maliye’ye başvurduğunu, dosyasının AFAD’a devredildiğini ancak bir sonuç alamadığını söyledi.

    Turhan, “Hükümete hiçbir zaman hakkımı helal etmiyorum. Kendileri de itiraf etti zaten. Onlar benimle enkazın altında değildi ben tek enkazın altındaydım, o yüzden ben hakkımı helal etmiyorum. Sadece bakır tavalara merakım olduğundan dolayı enkazdan bakır tepsileri çıkardım. Geçen Maliye’ye gittim evimin içindeki eşyalar için size başvurdum ne oldu dedim, onlar da ‘biz sizin dosyalarınızı AFAD’a devrettik’ dedi. AFAD’a gittim sordum dosyalarınız bizde ama hiçbir gelişme yok dediler” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Dersimli Kıymet Kaya, kışlık için hazırlık yapıyor: Köyde üretim olmayınca geçinmek zor-VİDEO

    Dersimli Kıymet Kaya, kışlık için hazırlık yapıyor: Köyde üretim olmayınca geçinmek zor-VİDEO

    PİRHA-Yaz aylarında Dersim’in Hozat ilçesinin Karaca köyünde yaşayıp, kış ayında Hozat’ta yaşamını sürdüren Kıymet Kaya, kışlık ihtiyaçlarını karşılamak için biber, domates ve patlıcan kurutuyor. Köy yaşamının çok güzel olduğunu vurgulayan Kaya, “Köyde üretim olmayınca şehirde geçinmek çok zor olur” dedi.  

    Dersim’de kurutulan meyve ve sebzeler, kış aylarının vazgeçilmezi. Köylüler domates, biber, patlıcan, elma, armut, erik ve bademleri kurutarak kışlık ihtiyaçlarını gideriyor. Dersim’de meyve ve sebzeleri kurutarak kışlık ihtiyaçları karşılama adeta bir gelenek haline gelmiş durumda.

    Yaz aylarında Dersim’in Hozat ilçesinin Karaca köyünde yaşayıp, kış ayında Hozat’ta yaşamını sürdüren Kıymet Kaya, kışlık ihtiyaçlarını karşılamak için biber, domates ve patlıcan kurutuyor.

    “KÖY HAYATI ÇOK GÜZEL”

    Kışlık ihtiyaçlarını karşılamak için biber, patlıcan ve domates kuruttuğunu ifade eden Kıymet Kaya, “Köyde yaşadığım zaman ruhum açılıyor, köy hayatı çok güzel. Köyde ürettiğimiz domatesi, biberi, patlıcanı, fasulyeyi, kabağı kışın şehir merkezine götürüyoruz. Köyde üretim olmayınca şehirde geçinmek çok zor olur” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Ekonomik kriz market raflarını vurdu: Patlıcan ve biber satılmayacak

    Ekonomik kriz market raflarını vurdu: Patlıcan ve biber satılmayacak

    Seralarda yetiştirilen biber ve patlıcan gibi ürünlerin kilogram fiyatı bazı yerlerde 20 TL’ye kadar yükseldi. Yüksek fiyatlar nedeniyle eleştirilen marketler de şubelerinde biber ve patlıcan gibi ürünleri bir süreliğine satmama kararı aldı.

    Ekonomik kriz her geçen gün kendini daha da fazla gösterirken yurttaşların alım gücüne de birebir yansıdı. Artan krizle beraber seralarda yetiştirilen biber ve patlıcan gibi ürünlerin kilogram fiyatı bazı yerlerde 20 TL’ye kadar yükselirken yurttaşlar bu ürünleri tüketememeye başladı. Bunun üzerine zincir marketleri hal fiyatı 9-10 TL’ye ulaşan biber ve patlıcan gibi ürünleri bir süreliğine satmama kararı aldı.

    “KISITLAMANIN YENİ BİRÇOK ÜRÜNE YANSIMASINI BEKLİYORUZ”

    Kararı Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan da doğruladı. Akcan, “Market müdürleri, bağlı bulundukları genel müdürlüklerle yaptıkları yazışmaları bizimle paylaşarak fiyatı astronomik olarak artan sebze ve meyveleri satın almayacaklarını duyurdu. Biz de yeni karara göre planlamamızı yaptık. Marketler tüketici ve ilgili bakanlıklarla karşı karşıya gelmek istemiyor. Patlıcan ve biberin kilosu halde bile 9-10 TL’ye ulaştı. Bu şartlarda bu ürün markete girerse 20 TL’ye satılması lazım. Kimse şu ortamda böyle bir risk almak istemiyor. O yüzden kısıtlamanın yeni birçok ürüne yansımasını bekliyoruz” dedi.

    Hürriyet’ten Salim Uzun’un haberine göre bazı zincir marketlerin şube müdürleri, “Merkez yönetimlerden gelen yazı üzerine yeni bir planlama yapıldı. Plana göre fiyatları astronomik olarak yükselen ürünlerin satışını durdurduk. Bu uygulama ne kadar devam edecek ve biber, patlıcan dışında hangi ürünleri kapsama alacak şu an için bilemiyoruz” diye konuştu.

    ALIM GÜCÜNE GÖRE SATIŞ

    Alınan kararla ilgili 361 üyesi olan ve 3 bin 900’den fazla satış noktasında hizmet veren marketlerin üye olduğu Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun (TPF) Başkanı Mustafa Altunbilek ise şunları söyledi:

    “Biber ve patlıcan gibi maliyetleri yüksek olan ürünleri satmama kararı verdik. Ancak her şubemiz için bu karar geçerli değil. Alım gücü düşük olan bölgelerdeki marketlerimizde bu ürünler olmayacak. Kış aylarında seralardan gelen bazı ürünlerin fiyatları 15-20 TL’yi buluyor. Maliyet yüksekliğinden dolayı bu kadar artan fiyatlarla satış yapmak yerine böyle bir karar verdik. Ancak tüketici talebinin olduğu market şubelerinden bu ürünler satılacak.”

    “MARKETLER SEBZE-MEYVE SATMAYI BIRAKSIN”

    Pazarcılar Odası Başkanı İsmail Öz ise konuya ilişkin “Semt pazarının kurulduğu gün kapının önüne sandıkları çıkarıp 3 TL’ye domates satan marketler, semt pazarı kurulmadığı gün aynı domatesi yüzde 50 daha pahalıya satıyor. Böyle bir sistem kabul edilemez. Bu hem tüketiciyle hem de pazarcı esnafının aklıyla alay etmektir” dedi.

    Marketlerdeki sebze-meyve fiyatının aracılık hizmetleri nedeniyle arttığına dikkat çeken Öz, “Marketler tedarikçilerle çalışıyor. Pazarcı ise tek başına. Ayrıca market her şeyi satacak diye bir yasa mı var? Marketler sebze-meyve satmayı bıraksın biz yerel yönetimlerin de desteği ile bu açığı semt pazarlarıyla kapatırız” dedi.