Etiket: bildiri

  • Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım’da yapılacak yürüyüş için bildiri dağıttı-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım’da yapılacak yürüyüş için bildiri dağıttı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, PTT ‘den mahpus kadınlara kart gönderdikten sonra Moğultay Mahallesi’nde kadınlara bildiri dağıtarak 25 Kasım’da saat 17.30’da yapılacak yürüyüşe davet etti.

    Dersim’de kadınlar, 25 Kasım’da saat 17.30’da Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip basın açıklaması yapacak.

    Dersim Kadın Platformu, PTT ‘den mahpus kadınlara kart gönderdikten sonra Moğultay Mahallesi’nde kadınlara bildiri dağıtarak 25 Kasım’da saat 17.30’da yapılacak yürüyüşe davet etti. Kadınlar sık sık ‘Jin Jiyan Azadi’ sloganı attı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Sihenk’te halkı Çevre Mitingi’ne davet etti-VİDEO

    Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Sihenk’te halkı Çevre Mitingi’ne davet etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bildiri dağıtıp, 16 Kasım’da yapılacak çevre mitingine çağrı yaptı.

    Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, “Talana ve ranta geçit vermeyeceğiz, Biz kazanacağız, yaşam kazanacak” şiarıyla  16 Kasım’da saat 14.00’te Seyit Rıza Meydanı’nda miting gerçekleştirecek.

    Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu bileşenleri, Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bildiri dağıtıp, 16 Kasım’da yapılacak çevre mitingine çağrı yaptı.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -16 Kasım’da Dersim’de ‘Doğa ve Yaşam Mitingi’ gerçekleştirilecek-VİDEO
    -Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Mazgirt’te halkı Çevre Mitingi’ne davet etti-VİDEO

  • Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Mazgirt’te halkı Çevre Mitingi’ne davet etti-VİDEO

    Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Mazgirt’te halkı Çevre Mitingi’ne davet etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Mazgirt’te bildiri dağıtıp, 16 Kasım’da yapılacak çevre mitingine çağrı yaptı.

    Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, “Talana ve ranta geçit vermeyeceğiz, Biz kazanacağız, yaşam kazanacak” şiarıyla 16 Kasım’da Seyit Rıza Meydanı’nda miting gerçekleştirecek.

    Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu bileşenleri, Dersim’in Mazgirt ilçesinde bildiri dağıtarak halkı 16 Kasım’da yapılacak mitinge davet etti.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -16 Kasım’da Dersim’de ‘Doğa ve Yaşam Mitingi’ gerçekleştirilecek-VİDEO

  • Dersim Hozat’ta uyuşturucuya karşı mücadele çalışmaları sürüyor

    Dersim Hozat’ta uyuşturucuya karşı mücadele çalışmaları sürüyor

    PİRHA-Dersim’de Hozat Toplumsal Dayanışma ve Mücadele Komisyonu, gençliği hedef alan uyuşturucu ve madde bağımlılığına karşı çalışmalarını sürdürüyor. Komisyon, köy ve mahalle çalışmalarının ardından bildiri dağıtımı ve afiş çalışması yaptı. 

    Dersim’in Hozat ilçesinde “Gençlik Bizim, Gelecek Bizim” şiarıyla kurulan Hozat Toplumsal Dayanışma ve Mücadele Komisyonu, uyuşturucu ve madde bağımlılığına karşı yürüttüğü çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.

    Demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin içinde yer aldığı komisyon üyeleri köy ve mahalle çalışmalarının ardından bugün de  Hozat merkezde bildiri dağıtımı ve afiş çalışması yaptı.

    Hozat’ın her köşesinde uyuşturucuya ve yozlaşmaya karşı mücadele ateşini harlayacaklarını vurgulayan komisyon, halkı bu onurlu direnişe omuz vermeye davet etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Fırat: Amasya’daki Alevi mahallesinde ‘Hacet Namazı’ bildirisini kimler hangi amaçla dağıttı? – VİDEO

    Fırat: Amasya’daki Alevi mahallesinde ‘Hacet Namazı’ bildirisini kimler hangi amaçla dağıttı? – VİDEO

    PİRHA – DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Muharrem Orucunun birinci gününde Amasya’da Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde evlere kimliği belirsiz kişiler tarafından “Hacet Namazı” başlıklı bildiriler bırakılmasını meclis gündemine taşıyarak “Bu bildirileri kimler, hangi amaçla dağıtmıştır? Bildirileri dağıtan hakkında nasıl bir adli işlem yapılmıştır? Çıkın kamuoyuna aydınlatın, bunlar hakkında gerekli işlemleri yapın ve üstünü örtmeyin” diye konuştu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Muharrem Orucunun birinci gününde Amasya’da Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde evlere kimliği belirsiz kişiler tarafından “Hacet Namazı” başlıklı bildiriler bırakılmasını meclis gündemine taşıdı.

    “BU BİLDİRİLERİ KİMLER, HANGİ AMAÇLA DAĞITMIŞTIR?”

    Fırat’ın meclisteki konuşması şöyle:

    “Sayın Başkan, ülkemizde gün geçmiyor ki farklı inançlara, toplumsal kesimlere yönelik nefret suçu ve şiddet olayları yaşanmasın. Geçtiğimiz günlerde hem de Alevilerin Muharrem Orucunun birinci gününde Amasya’da Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde evlere kimliği belirsiz kişiler tarafından “Hacet Namazı” başlıklı bildiriler bırakılmıştır. Tam da matem orucunun tutulduğu bir dönemde bu bildirilerin dağıtılması toplumu oldukça tedirgin etmiştir. Bizler yaşayarak şahitlik ediyoruz ki hayatın her alanında bu tarz nefret ve şiddet suçları artarak devam ediyor, iktidarı ve yetkilileri göreve davet ediyor, bu bildirileri kimler, hangi amaçla dağıtmıştır? Bildirileri dağıtan hakkında nasıl bir adli işlem yapılmıştır? Çıkın kamuoyuna aydınlatın, bunlar hakkında gerekli işlemleri yapın ve üstünü örtmeyin.

    Aşkla.”

    PİRHA/ANKARA

  • Akit ve Aydınlık hedef göstermişti; PEN üyesi Yazar Gökhan Yavuzel’den tepki!

    Akit ve Aydınlık hedef göstermişti; PEN üyesi Yazar Gökhan Yavuzel’den tepki!

    PİRHA- Yeni Akit ve Aydınlık gazetelerinin başını çektiği bir grup medya tarafından hedef gösterilen PEN üyesi Yazar Gökhan Yavuzel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla hakkındaki karalama kampanyasına tepki gösterdi. Yavuzel, ”En son söylemem gerekeni en başta ifade edeyim; İngiltere’de değilim, iddia edilen konularla ilgili gözaltına alınmadım, tümüyle absürt bilgiler, tek bir satırı bile doğru değil” dedi.

    Uluslararası Yazarlar Birliği üyesi yazar Gökhan Yavuzel, sağlık sebepleriyle döndüğü Türkiye’de gözaltına alınarak mahkemeye çıkarılmış, yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı.

    Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) üyesi olan, Barış İçin Edebiyatçılar İnisiyatifi’nin Ocak 2016’da ayında yayınladığı “Amasız, fakatsız bu suça ortak olmayacağız” adlı barış bildirisini hazırlayan Yazar Gökhan Yavuzel, beş yıl sonra sağlık sebepleriyle Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı. Yavuzel hakkında hem bildiri nedeniyle, hem de “Cumhurbaşkanı’na hakaret” gerekçesiyle yakalama kararı bulunuyordu.

    “VİCDAN VE AHLAKTAN YOKSUNLAR”

    İsmi Avrupa’da yaşayan gazeteci, yazar ve siyasetçilere yönelik ‘infaz listesi’nde de yer alan ve Temmuz 2021’de yaşadığı Galler’de saldırıya uğrayan Yavuzel, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Yeni Akit ve Aydınlık gazetelerinin başını çektiği, hakkımda yayımlanan haberlere ve sosyal medya paylaşımlarına karşı cevabımdır:

    Öncelikle bu tür çirkin iddialara karşı yanıt verme durumuna gelmekten dolayı hicap duyduğumu belirtmek istiyorum.

    En son söylemem gerekeni en başta ifade edeyim; İngiltere’de değilim, iddia edilen konularla ilgili gözaltına alınmadım, tümüyle absürt bilgiler, tek bir satırı bile doğru değil…

    Nisan ayında mide kanaması geçirmiştim. Bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra taburcu oldum ve ilaç tedavisine başladım. Bunun üstüne bir takım başka sorunlar da eklenince, bu süreçten sonra internetten uzak kaldım ve hatta telefon bile kullanmadım. Hakkımdaki haberleri ise bir arkadaşımın bana ısrarla ulaşmaya çalışmasıyla, gecikmeli olarak öğrendim. Öğrendikten sonra, bu tür abes ithamlara karşı sessiz kalmak istedim ancak kısa da olsa bir şeyler söylemem hususunda ikna edildim.

    Twitter’daki trollerin itibar suikasti ile başlayıp, Fazıl Duygun denen bunakların asılsız nitelikteki bu paylaşımlara destek vermesiyle ulusal basına kadar yer edinmiş. Vicdan ve ahlaktan yoksun olduklarından ötürü, uydurulan şeylerin doğruluğunu ispat etme gereği bile duymadan gerçekmiş gibi kamuoyuna sunmuşlar.

    “PEN GENEL MERKEZİNE ULAŞILIP İHRAÇ EDİLMEK İSTENDİM”

    Yok kokain kullanmışım, üç kadınla birlikteymişim, İngiliz polisi tarafından tutuklanmışım, kumara başlamışım, bir çeteden yüklü miktarda para almışım, hakkımda kırmızı bülten çıkarılmış, ve daha bir çok iddia…

    Beni tanıyan herkes, sevsin ya da sevmesin, hayatım boyunca hiçbir zaman ne uyuşturucuyla ne de yoz ilişkilerle işimin olmadığını gayet iyi bilirler. Çetelerin ardına sığınarak bu algı ve haberleri yaptıran faşizanlar, bu tür yüz kızartıcı şeylere tamah etmeyeceğimi en iyi onlar bilirler.

    Rahmetli Murat Saat, Ayşe Altan, Ahmet Tulgar ve şu an hayatta olan Ayşe Tural gibi usta yazar ve şairlerin edebi anlamda çömeziydim ben. Onlara göre yetenek ve gelecek vadettiğim için bana gözbebekleri gibi bakar, ona göre eleştirir ve muamele ederlerdi. Onlar beni bu tür ilişkilerden hep uzak tutmaya çalıştılar. Hiç kimse ve hiçbir şey için olmasa da, sırf onları mahcup etmemek ve mezarlarında rahat uyumalarını sağlamak için asla böyle şeylere yeltenmem.

    Bu tür haberleri ve X’teki trollerin paylaşımlarını fırsat bilenler, PEN genel merkezine bu konuları ulaştırıp ihraç edilmem konusunda telkinlerinin olduğunu da öğrendim. Ancak girişimleri başarısız oldu. Kendi bireysel çabamla, hiç kimseden maddi yahut manevi anlamda destek almadan, birilerinden yardım istemeden, medet ummadan bu aşamaya kadar geldim.

    Bunu inkar edecek hiç kimseyi de bulamazsınız. Dolayısıyla yazdıklarımın edebi kalitesine en ufak bir eleştiri yöneltemedikleri için böyle adi şeylerle şahsımı hedef alıp karalamaya çalışıyorlar. Daha önce de hakkımda kara propaganda yaptıkları çok olmuştu, ancak hiç bu kadar aşağılık ithamlarla karşı karşıya kalmamıştım.

    “SAKINACAĞIM, KORKACAĞIM HİÇ KİMSE YOK, HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ”

    Çok genç yaşımdan bu ana kadar, kitaplarım çok satanlar listesine girdi, kitap baskısı en erken biten yazar oldum, çeşitli ödüller de aldım. PEN üyeliğine kabul edilmiş en genç yazar ünvanına sahip oldum. Popülerliğimin hızla arttığı bir dönemde hükümete karşı sözümü esirgemeden söyledim, Kürtlüğümü vurguladım, barış diye haykırdım. Bireysel çıkar odaklı düşünseydim, herhalde böyle tehlikeli girişimlerde bulunmazdım çünkü ihtiyacım yoktu ve bu gibi girişimler ancak kendimi yakmak oluyordu.

    Yine beni tanıyanların malumudur ki kendimden bahsetmeyi hiç sevmem. Bu noktada biraz bencillik yapıp kendimden bahsettiğim için af buyurmalarını istirham ediyorum.

    Eğer, yanlış da olsa ve hatta yüz kızartıcı bile olsa, bir şeyi yapmışsam asla yalan söylemem, hakikati konuşmaya özen gösteririm. Çünkü sözümü söylemekten sakınacağım, korkacağım yahut yaranmak isteyeceğim hiç kimse yok.

    Son olarak, hakkımda bu haberleri uyduran sosyal medya paylaşımlarına ve gazete haberlerine karşı, avukatımla birlikte hukuki süreci başlatacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Evlerinin kapısına dini içerikli bildiri bırakılmıştı; Aleviler bu tacizin aydınlatılmasını istiyor-VİDEO

    Evlerinin kapısına dini içerikli bildiri bırakılmıştı; Aleviler bu tacizin aydınlatılmasını istiyor-VİDEO

    PİRHA- Amasya’da Alevilerin yaşadığı evlerin kapısına dini içerikli bildiri bırakılmasının ardından mahallelinin tedirginliği sürüyor. CAN TV ekibi, taciz olayının yaşandığı mahalleye giderek yurttaşlara mikrofon uzattı. Aleviler, bu tacizin aydınlatılmasını istediler. 

    Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Amasya’nın Kirazlıdere Mahallesi’nde, 7 Temmuz gecesi birçok evin kapısına “Hacet Namazı” başlıklı bildiri bırakıldı. Hangi örgüte ait olduğu bilinmeyen notta, Hacet Namazının nasıl kılınacağına dair detaylar yer alıyor.

    Muharrem ayının ilk gününde yaşanan olay, mahalleliler tarafından tepkiyle karşılandı. CAN TV ekibi, olayın yaşandığı mahalleye giderek yurttaşları dinledi.

    “PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Evinin kapısına bildiri bırakılan yurttaşlardan biri olan Bülent Kale, yapılan saldırının aydınlatılması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Sabah işe giderken kapımı açar açmaz bildiri önüme düştü. Kapının arasına sıkıştırmışlardı. Hoşumuza gitmeyen türden yazılardı. Apartmanda diğer dairelerde de var mıdır diye merak ettim. Baktığımda bütün kapılara sıkıştırıldığını gördüm. Neden Kirazlı Mahallesi ve neden Muharrem ayının ilk gününde böyle bir şey dağıtılmış? Konu ile ilgili haberler de yapıldı. Biz de bunun peşini bırakmayacağız.”

    “NAMAZ KILMAMAMIZ SİZİ NEDEN İLGİLENDİRİYOR?”

    ‘Hacet Namazı’ başlıklı bildirinin içeriğine de değinen Bülent Kale, “Vatandaşın namaz kılıp kılmamasını yönetmeye çalışamazsınız. Namaz kılıp kılmamamız sizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Benim ibadetim gizlidir. İbadetimiz yüreğimizdedir. Bu notlar sadece Kirazlıdere Mahallesi’nde belli başlı apartmanların kapılarına bırakılmış. Bu yaşanan düşündürücü bir olay. Daha önceden böyle bir şey hiç olmadı. Bıraktıkları bildirinin altında da kesinlikle hiçbir kurum ve kuruluşun ismi yazmıyordu” diye konuştu.

    AYNI MAHALLEDE İKİNCİ TACİZ!

    CAN TV Programcısı Hüseyin Kelleci, konu dahilinde Gazeteci Mehmet Menekşe‘ye de mikrofon uzattı. Gazeteci Menekşe, 7 Temmuz gecesi yaşanan olaya ilişkin şu bilgileri aktardı:

    “Sabah 8.00’de bu civardaki tanıdıklarım beni aradı ve ‘ne olduğunu anlayamadığımız bazı kağıtlar bütün apartmanlara dağıtılmış’ dediler. Akabinde hemen mahalleye geldim. Kendi gözümle görüp fotoğraflarını çektim. Hatta mahalledeki başka apartmanları da dolaştım, aynı bildiriler oralarda da vardı. Yani bu bir organize işti. Muharrem orucunun ilk günü olması beni düşündürdü. Muharrem orucunun ilk gününde Allah sevgisine, namaz kılmaya çağıran bu tür bildirilerin dağıtılması normal mi diye sorduk. Burası Alevi mahallesi. 7-8 yıl önce de evlere bu bölgede çarpı işareti konulmuştu. Doğal olarak bunu bir taciz olarak algılıyorum. Çünkü bu bildiri başka mahallelerde dağıtılmadı. Bildiride anlatılan hacet namazı, Allah’a bağlanmanın yolları falan… Götür bunları kendi insanlarına anlat. Sonuçta Alevilerin de bu konuları anlatanı var, buna ihtiyaçları da yok. Ha Alevinin kapısına çarpı işareti atmışsın ha bir bildiri götürüp ‘namazı böyle kıl’ demenin hiçbir farkı yok. Bu nedenle de yapılanı bir taciz, tehdit olarak yorumluyorum.”

    “DİNİ VAKIFLARIN HEDEFLERİNDE ALEVİ ÇOCUKLARI VAR”

    Yaşananlardan ötürü bölge halkının tedirgin olduğunu da söyleyen Mehmet Menekşe cümlelerine şu sözlerle devam etti:

    “Bu bildirinin nereden geldiği belli ama şunlardan geldi diyemiyoruz. Sonuçta burada da bir takım dini cemaatler, vakıflar yapılar var. Bu vakıfların da hedefinde Alevi çocukları var. Yaz aylarında Alevi çocuklarını mahallelerde toplayıp Kur’an kurslarına götürüyorlar. Gitmeyenlere de bildiri dağıtıyorlar. Hepsinin kaynağı bir diye düşünüyorum. Bu bildiriler bir noktadan dağıtılıyor. Bildirileri dağıtanlar hakkında işlem yapılması gerekir. Haber çıktıktan sonra birtakım sivil insanların gelip mahallede soru sorduklarını duydum. Emniyet güçleri sanıyorum bir rapor hazırlayacaktır. Oysa ki her tarafta mobese kamerası var. Her saat herkesi bulabilirler. Amasya çok küçük bir yer. Belki de kimin dağıttığını da biliyorlardır.”

    “İLKEL BİR DAVRANIŞ”

    Kirazlıdere Mahallesi sakinlerinden İsmail Çelebi de yaşananlara ilişkin görüşlerini belirtti. 7 Temmuz’da oruç tutmaya başladıklarının altını çizen Çelebi, “21. yüzyılda böyle bir şey yapılıyor olmasından dolayı çok rahatsız olduk. Mahalleli, yaşananlardan dolayı oldukça rahatsız. Bu ilkel bir düşünce ve davranış!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER: Amasya’da dinciler Alevilerin evlerine dini içerikli bildiri bıraktı

  • Amasya’da dinciler Alevilerin evlerine dini içerikli bildiri bıraktı

    Amasya’da dinciler Alevilerin evlerine dini içerikli bildiri bıraktı

    PİRHA- Amasya’da Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde kapılara imzasız dini bildiriler bırakılması halkı tedirgin etti. “Muharrem orucunda böyle bir bildiri dağıtılması tesadüf mü?” diye soran Aleviler, bildiri dağıtanların bulunmasını istediler.

    Amasya’da ağırlıklı olarak Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi sakinleri dün sabah (8 Temmuz) evlerinin kapılarında dini içerikli bildiriler buldu.

    artıgerçek’ten Mehmet Menekşe’nin haberine göre, fotokopiyle çoğaltılmış ve kime ait olduğu bilinmeyen dini içerikli bildiri halkı tedirgin etti. ‘Bir tek dilekle mutluluğun kapısını açın’ başlıklı bildiride hacet namazının ne olduğu, nasıl kılınacağı hakkında bilgiler yer alıyor.

    “MUHARREM ORUCUNDA BÖYLE BİR BİLDİRİ DAĞITILMASI TESADÜF MÜ?”

    artıgerçek’e konuşan bir mahalle sakini, “Alevilerin yoğunlukta yaşadığı mahallemizde Muharrem orucunun ilk gününde bu bildirinin mahallemizde dağıtılması tesadüf mü? Neden başka bir mahallede değil? Bizler Alevi olduğumuz için mi dağıtılıyor? Bu bildiriyi dağıtanlar bizi ne olarak görüyorlar?” diyerek tepki gösterdi.

    “SANKİ ALEVİLERİ TACİZ ETMEK İÇİN YAPILMIŞ”

    Başka mahalle sakini ise “Sabah işe gitmek için evden çıktığımda bildiriyi kapımıza iliştirilmiş olarak gördüm. Önce dikkat etmedim ancak bütün komşuların kapılarına takıldığını fark edince bildiriyi aldım. Bizim namazımız, inancımız kimi ilgilendirir? Bildiriyi dağıtan belli değil. Özellikle Alevilerin yoğun yaşadığı mahallemizde dağıtılması sanki Alevileri taciz etmek için yapılmış gibi. Bir de Muharrem orucunun ilk gününde bu bildirinin bütün mahalleye dağıtılması beni düşündürdü. Bir zamanlar Alevilerin kapısına çarpı işareti yapıyorlardı şimdi de birileri bu tür dini içerikli bildirileri koyuyorlar. Bu kişilerin bulunmasın istiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Laik Eğitim, Demokratik Yaşam Platformu, ÇEDES’e karşı bildiri dağıttı

    Laik Eğitim, Demokratik Yaşam Platformu, ÇEDES’e karşı bildiri dağıttı

    PİRHA- Laik Eğitim Demokratik Yaşam Platformu, İzmir Bayraklı’da bulunan Zihni Üstün Ortaokulu önünde ÇEDES projesine karşı bildiri dağıtarak, aileleri bilgilendirdi. 

    AKP hükümetinin ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)’ kapsamında okullara imam görevlendirdiği ilk kentlerden olan İzmir’de, son dönemde dayatılan dinselleştirme, tek tipleştirme, gericileştirme politikalarına karşı “Laik Eğitim, Demokratik Yaşam Platformu” kurulmuştu.

    Laik Eğitim, Demokratik Yaşam Platformu, Bayraklı’da bulunan Zihni Üstün Ortaokulu önünde ÇEDES projesinin iptal edilmesi için bildiri dağıttı, projeye dair aileleri bilgilendirdi.

    “EĞİTİM SİSTEMİ BİLİMSEL İLKELERDEN, LAİKLİK ANLAYIŞINDAN UZAKLAŞTI”

    Bilgilendirmede, ÇEDES projesi adı altında okullarda imam, vaiz ve din görevlilerinin ‘manevi danışman’ ve ‘öğretici’ adında etkinliklere katıldığı, öğrencilerin camilere götürüldüğü belirtildi. MEB, Diyanet, dini vakıf ve derneklerin iş birliği ile okul içinde ve dışında öğrencilere yönelik olarak hayata geçirilen dini faaliyetler, eğitim sisteminin adeta belli bir inanç ve mezhebin kuralları ve uygulamaları ile kuşatılması anlamına geldiğine dikkat çekilerek, eğitim sisteminin en temel bilimsel ilkelerden ve laiklik anlayışından hızla uzaklaştığı ifade edildi.

    Laik Eğitim Demokratik Yaşam Platformu’nun çocukların, siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedeflerine ulaşmak için hayata geçirdiği dini içerikli projelerin parçası haline getirilmesine karşı çıktığına vurgu yapılan bilgilendirmede, okulların dini içerikli faaliyet ve etkinliklerin değil, laik ve bilimsel eğitimin mekânları olması için bütün eğitim ve bilim emekçileri, öğrenci ve veliler birlikte mücadeleye davet edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Grevdeki FEDAŞ işçileri Pülümür Emniyeti’ne ifadeye çağrıldı

    Grevdeki FEDAŞ işçileri Pülümür Emniyeti’ne ifadeye çağrıldı

    PİRHA-FEDAŞ işçileri Pülümür’de halkı bilgilendirmek için bildiri dağıtırken, FEDAŞ’ın dışardan getirdiği işçilerin ve kurum yöneticilerinin müdahalesiyle karşılaştı. Grevdeki işçilerle grup arasında yaşanan arbedenin ardından 6 işçi ifade vermek üzere Pülümür Emniyeti’nde ifadeye çağrıldı.

    Dersim’de Fırat Aksa Elektrik Hizmetleri A.Ş. (FEDAŞ) işçileri haklarını alabilmek için 15 gündür grevlerini sürdürüyor.

    FEDAŞ işçileri, Pülümür’de halkı bilgilendirmek için bildiri dağıtırken FEDAŞ’ın dışardan getirdiği işçiler ve kurum yöneticilerinin de aralarında olduğu grupla grevdeki işçiler arasında arbede çıktı.

    Edinilen bilgilere göre; 6 işçi ifade vermek üzere Pülümür Emniyeti’nde ifadeye çağrıldı, sayının daha da artabileceği belirtildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Balıkesir Barosu’ndan, gerici bildiriye tepki: Anayasal haklara saldırı, reddediyoruz!

    Balıkesir Barosu’ndan, gerici bildiriye tepki: Anayasal haklara saldırı, reddediyoruz!

    PİRHA- Balıkesir Barosu, festivallerin iptalini isteyen bildiri yayımlayan gerici grupların oluşturduğu Balıkesir Sivil Toplum Platformu’na tepki göstererek, “Anayasal haklar ve hukuk düzeni olmak üzere, insanların yüzyıllardır mücadele ederek kazandıkları hak ve özgürlüklerine yapılmış bir saldırıdır” dedi.

    Aralarında Balıkesir Sivil Toplum Platformu adı altında TÜGVA, İHH, MÜSİAD, ÖNDER, İlim Yayma Cemiyeti gibi radikal dinci grup ve vakıflar, kentte yapılmak istenen festivallerin ‘Gençlerin ahlakını bozduğu’ iddiasıyla yasaklanmasını istemişti. Bu gruplar yaptıkları açıklamada alkol satışının yasaklanmasını ve festivallerin kadın erkek ayrı şekilde yapılması gerektiğini dayatmıştı.

    Konuya ilişkin birçok sivil toplum örgütü açıklama yaparak, gerici-yasakçı zihniyeti eleştirdi.

    Balıkesir Barosu da söz konusu bildiriye tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada insanların özgürlüklerine saldırıldığı vurgusu yapılarak, şu ifadelere yer verildi:

    “Kendilerini Balıkesir Sivil Toplum Platformu olarak lanse eden bir grubun ‘Festivallerde yapılan yanlışlara dur diyelim’ başlıklı açıklamasının içeriğini başta Anayasal haklar ve hukuk düzeni olmak üzere, insanların yüzyıllardır mücadele ederek kazandıkları hak ve özgürlüklerine bir saldırı olarak görüyoruz. Özellikle gençleri ve tüm toplumu kendilerinin belirledikleri kalıplar içine sokmaya çalışan, düşünmeyen, sorgulamayan, biat eden bir nesil hedefleyen bu anlayışı reddediyoruz.

    Tüm demokrasi güçlerini Anayasamız ve hukuk sistemimiz içinde güvence altına alınmış olan laiklik ilkesine, bilimsel eğitime, temel hak ve özgürlüklere düşman bu orta çağ zihniyetine karşı birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Bu düşünceler içinde gençliği zapturapt altına almaya çalışan bu güçlerin karşısında olduğumuzu kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, halkı Newroz’a davet etti-VİDEO

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, halkı Newroz’a davet etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Moğultay Mahallesi’nde bildiri dağıtarak halkı 19 Mart’ta Seyit Rıza Meydanı’nda yapılacak Newroz kutlamasına davet etti. 

    Newroz’un hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Dersim’de Newroz 19 Mart’ta “Her der Newroz, her dem azadî” şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda gerçekleştirilecek. 19 Mart’ta saat 12.00’de Sanat Sokağı’nda bir araya gelecek kitle, Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapacak.

    Bildiri dağıtımında Newroz’un zalim dehaklara karşı diriliş ve başkaldırı günü olduğu belirtilerek, tüm Dersim halkına özgürlüğüne, inancına ve doğasına sahip çıkması için çağrı yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Şairlerden Gezi Davası’nda ceza alanlara destek

    Şairlerden Gezi Davası’nda ceza alanlara destek

    PİRHA- Aralarında Hicri İzgören, Orhan Alkaya, Mehtap Meral, Sezai Sarıoğlu, Zerrin Taşpınar ve Ahmet Telli’nin olduğu onlarca şair, Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda Gezi Davası’nda ceza alanlara destek açıklaması yaparak, “Yaralı, üzgün ülkemizin alanlarında, bulvarlarında bizler de ayağa kalktık. Gezi direnişi, kardeşlerimiz gibi bizim de onurumuzdur” dedi.

    2013’teki Gezi eylemlerine ilişkin beraat kararının bozulmasının ardından Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı davada karar çıktı. Mahkeme, Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman’a da 18’er yıl hapis cezası verildi.

    Gezi Davası’nda açıklanan karara tepki gösteren şairler Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda bir araya gelerek bildiri okudu. Bildiride, “Biz şairler, gördük ve tanığız. Ağaçlarımızı bu ülkede kestiler. Biz şairler, gördük ve tanığız. Çocuklarımızı bu ülkede öldürdüler. Gezi direnişi, kardeşlerimiz gibi bizim de onurumuzdur” denildi.

    SUÇSUZDUR KARDEŞLERİMİZ’ BAŞLIKLI BİLDİRİ

    Bildirinin tamamı şöyle:

    “Ruhları barbar olanlar, doğanın dilini anlamazlar. Onlar için gözler ve kulaklar kötü tanıklardır.*

    Ama biz şairler, gördük ve anladık. Cinayet bu ülkede işlendi.

    Biz şairler, gördük ve tanığız. Ağaçlarımızı bu ülkede kestiler.

    Biz şairler, gördük ve tanığız. Çocuklarımızı bu ülkede öldürdüler.

    Biz şairler, gördük ve tanığız. Akan kan, bizim de kanımızdı.

    Biz şairler, duyduk ve anladık. Bize daha fazla güneş gerek.

    Biz şairler, duyduk ve tanığız. Yarının aydınlık unuyla yoğrulmuş ekmektir özgürlük.

    Biz şairler, duyduk ve tanığız. Şiir ve hayat,  “Susmayın, boyun eğmeyin!” diye fısıldıyor bize.

    Bunun için ustamız Cemal Süreya da “Biz kırıldık daha da kırılırız / kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.” diyordu.

    Suçsuzdur kardeşlerimiz. Barbarlar, onların suçsuzluğuna dokunamazlar

    Suçsuzdur kardeşlerimiz. Yasaları, yalanları onların vicdanlarını tutsak alamaz.

    Suçsuzdur kardeşlerimiz. İkiyüzlü kalemleri, onların saf erdemlerini karalayamaz.

    Biz biliyoruz ki hiç kimse özgürlüğün şarkısını bizim ağızlarımız kadar gür söyleyemez.

    Ve biz biliyoruz ki hiç kimse dizlerinin üstünde yükselemez güneşe.

    Bunun için yaralı, üzgün ülkemizin alanlarında, bulvarlarında bizler de ayağa kalktık.

    Bunun için Gezi direnişi, kardeşlerimiz gibi bizim de onurumuzdur.

    Bunun için Gezi direnişi en güzel, en umutlu şarkımızdır. .

    Bu şarkı, geleceğin özgür, eşitlikçi, insana, insanlığa ve doğaya saygılı Türkiye’sinde bizleri daha da dirençli kılacak.

    Bu ışıklı şarkıya sözcüklerimiz kadar inanıyoruz.

    Bunun için biz şairler diyoruz ki boyun eğici yasalarınızla, yasa koruyucularınızla, baskıcı erkinizle bugünü kurtarabilirsiniz ama yarın, halkın vicdanından asla kurtulamayacaksınız. Bunun için susmuyoruz, susmayacağız.”

    *Herakleitos”

    ŞAİRLER BİLDİRİSİ imzacıları şu isimlerden oluşuyor:

    “Yeşim Ağaoğlu, Oğuzhan Akay, Nafia Akdeniz, Nuray Gök Aksamaz, Tozan Alkan, Orhan Alkaya, Erdal Alova, Emrullah Alp,  Yusuf Alper, Mehmet Altun,  Yüksel Andız, Suna Aras, Fatma Aras, Gökhan Arslan, Diyar Atak, Nihat Ateş,  Mehmet Atilla, Salih Aydemir, Mehmet Sait Aydın, Hüseyin Bahca, Ali Asker Barut, Bilsen Başaran, Gülce Başer, İbrahim Baştuğ, Pelin Batu, Vural Bahadır Bayrıl, Süreyya Berfe, Nihat Behram, Ataol Behramoğlu, Onur Behramoğlu, Egemen Berköz, Şeref Bilsel, Ayhan Bozkurt, Abdülkadir Budak, Özgün Enver Bulut, Eray Canberk, Riitta Cankoçak, Ali Cengizkan, Anıl Cihan, Ahmet Çakmak, Osman Çakmakçı, Cevat Çapan, Tunca Çaylant, Nalan Çelik, Nevzat Çelik, Nuh Ömer Çetinay, Mazlum Çetinkaya, Veysel Çolak, M. Mahzun Doğan, Deniz Durukan, Efe Duyan, Rahmi Emeç, Gültekin Emre,  enderemiroğlu, Şükrü Erbaş, Vecdi Erbay, Eser Ceran Erdi, Ayça Erdura, Haydar Ergülen, Cezmi Ersöz, Ünal Ersözlü, Mehmet Erte, Süreyyya Evren, Hüseyin Ferhad, Koray Feyiz, Turgay Fişekçi, Cenk Gündoğdu, Tarık Günersel, Hilmi Haşal, Fatin Hazinedar, Devrim Horlu, Ümit Yaşar Işıkhan, Gülseli İnal, Emel İrtem, Adil İzci, Hicri İzgören, Orhan Kahyaoğlu, Muzaffer Kale, Arife Kalender, Ayşe Şafak Kanca, Turgay Kantürk, Hilal Karahan, Erkan Karakiraz, Hidayet Karakuş, Halil Karapaşaoğlu, Levent Karataş, Emel Kaya, Burhanettin Kaya, Metin Kaygalak, Tuğrul Keskin, Cengiz Kılçer, Tuna Kiremitçi, Serdar Koçak, Zeynep Köylü, Mustafa Köz, Lokman Kurucu, Akif Kurtuluş, Faris Kuseyri, Namık Kuyumcu,  Oğulcan Kütük, Mehrizat, Mehtap Meral, Özkan Mert, Yaşar Miraç, Ayten Mutlu, Turgay Nar, Çayan Okuduci, Uygur Orhan, Altay Öktem, Tamer Öncül, Halil İbrahim Özcan, Mehmet Özceylan, Nihat Özdal, Yavuz Özdem, Mete Özel, Fergun Özelli, Pelin Özer, Ali Özgür Özkarcı, Hasan Özkılıç, Gonca Özmen, Hasan Öztoprak,  Salih Öztürk, Asım Öztürk, A.Kadir Paksoy, Fatoş Avcısoyu Ruso, Nur Saka, Onur Sakarya, Yücelay Sal, Sezai Sarıoğlu, Neval Savak, Aslı Serin, Şükrü Sever, Mustafa Suphi, Leyla Şahin, Aydın Şimşek, Emin Şir, Tuğrul Tanyol, Tevfik Taş, Zerrin Taşpınar, Ahmet Telli, Mahmut Temizyürek, Erkut Tokman, Enver Topaloğlu, Turgut Toygar, Engin Turgut, Oğuz Tümbaş, Sabahattin Umutlu, Cem Uzungüneş, Mecit Ünal, Hülya Deniz Ünal, Fatih Yalıner, Neşe Yaşın, Halide Yıldırım, İrfan Yıldız, Hayri K. Yetik, Selahattin Yolgiden, Hüseyin Yurttaş, Özgür Zeybe”

     

    Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

     

  • KESK’in miting hazırlığı sürüyor; Emekten, halktan yana bütçe istiyoruz

    KESK’in miting hazırlığı sürüyor; Emekten, halktan yana bütçe istiyoruz

    İstandabul’da düzenlenecek olan miting için KESK ve bileşenlerinin birçok alanda çağrısı sürüyor. KESK, 8 Aralık’ta Diyarbakır ve İzmir’de düzenlenen mitinglerin ardından , 19 Aralık’ta ise İstanbul ve Ankara’da ”Geçinemiyoruz” sloganıyla miting düzenleyecek.

    İstanbul’da düzenlenecek miting için KESK ve bileşenlerinin birçok alanda çağrısı sürüyor. İktidarın krizine karşı ses çıkarmak isteyen herkesi mitinge davet eden KESK, sürecin sadece kamu emekçilerini değil bütün halk için her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti.

    KESK, Kadıköy’de polis ablukasında bildiri dağıttı

    KESK, Türkiye genelinde 4 bölgede ” Geçinemiyoruz! İnsanca Yaşam, Emekten ve Halktan Yana Bütçe için Omuz Omuza” şiarıyla yapmayı planladığı miting için Kadıköy’de çağrı yaptı. KESK tarafından Kadıköy Boğa’da gerçekleşen bildiri dağıtımı sırasında polis müdahalesi ile karşılaşan KESK çalışanları, bildiri dağıtmaya devam ettiği sırada ara sokaklarda da polisin ablukasındaydı.

    Hepinizi Birleşmeye Çağırıyoruz!

    “Yeni yaşamı birleşirsek kurarız. Bu bir masal değil biz biraya geldiğimizde geçmişte de bu siyasi iktidarları tarihin çöplüğüne gönderdik. Hepinizi birleşmeye çağırıyoruz. Demokratik bir ülke için halktan yana bütçe için Pazar günü 1’de Kartal meydanda ” Geçinemiyoruz” diyoruz, geçinemediğimiz için de sizi göndereceğiz diyoruz. Birleşirsek kazanırız, diyoruz. ”

    MEDİHA DEMİRCİOĞLU GÜR

  • G20 Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirgesi açıklandı

    G20 Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirgesi açıklandı

    İtalya’nın ev sahipliğinde Roma’da gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesine oranla 1,5 derece ile sınırlama hedefine yönelik “etkili ve anlamlı” eylemlerin sürdürülmesi ihtiyacı belirtildi.

    İtalya’nın dönem başkanlığında Roma’da gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi sona erdi. İki gün süren zirvenin ardından tüm G20 üyeleri tarafından imzalanan 61 maddelik bir sonuç bildirisi yayımlandı.

    Bildiride, küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesi oranla 1,5 derece ile sınırlama hedefine yönelik ‘etkili ve anlamlı’ eylemlerin sürdürülmesi ihtiyacı vurgulandı.

    Bildiride, 2022 yılının sonunda yeni kömürlü elektrik üretim tesislerine uluslararası kamu finansmanı  sağlanmasına son verilmesi taahhüdüne yer verilirken, “Paris İklim Anlaşması’nın küresel sıcaklık artışını, sanayi devrimi öncesine oranla 2 derecenin çok altında tutma hedefine bağlılığımız devam ediyor ve bunu 2030 gündemine ulaşmanın bir yolu olarak 1,5 derece ile sınırlamaya yönelik çabalarımızı sürdürüyoruz” denildi.

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) çok uluslu şirketler için küresel asgari vergi anlaşmasını uygulamasının onaylandığının hatırlatıldığı bildiride, OECD’ye, asgari kurumlar vergisinin 2023’te “kesin” yürürlüğe girmesi için çalışması çağrısı yapılırken, ‘kapsayıcı’ ve ‘sürdürülebilir’ ekonomik kalkınma için kadınların ve kız çocuklarının her düzeyde güçlendirilmesi, enerji güvenliğini koruma, herkes için gıda güvenliğini sağlama sözlerini verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DİSK’ten 1 Mayıs bildirisi: Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam için umut yan yana

    DİSK’ten 1 Mayıs bildirisi: Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam için umut yan yana

    PİRHA-Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), yayımladığı 1 Mayıs Bildirisi yayımladı. Bildiride, “Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam için umut yan yana” vurgusu yapıldı.

    Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 1 Mayıs Bildirisi yayımladı. Ekonomik kriz ve üzerine gelen Covid-19 salgınıyla zor günler geçirdikleri vurgulanan bildiride, “İşçiye emekçiye tedbir yok, aşı yok! İş yok, gelir güvencesi yok! Sosyal devlet yok, adalet yok! Hakkımızı arayıp sormak istesek hak, hukuk, demokrasi yok! 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde bir kez daha sesimizi yükseltiyoruz. 1 Mayıs haftası boyunca, pandemi koşullarında, nerede olursak olalım, işyerlerinde, meydanlarda, sokaklarda, sosyal medyada bulunduğumuz her yerde taleplerimiz için yan yana geliyoruz, umudu büyütüyoruz” denildi.

    UMUT YAN YANA

    Bildiride şu taleplere yer verildi:

    *Tüm çalışanların derhal aşılanması için, salgınla mücadelede şirketlerin çıkarlarının, siyasi hesapların değil, halk sağlığının esas alınması için UMUT YAN YANA!

    *Covid-19’un çalışırken hastalığa yakalanan emekçiler için iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için, salgınla mücadelede bedel ödeyenlerin hakkının ödenmesi için UMUT YAN YANA!

    *İşten çıkarma yasağının tüm istisnalarının kaldırılması için, milyonlarca işçinin haksız-hukuksuz biçimde işten atılmasına yol açan Kod-29 zulmüne son verilmesi için UMUT YAN YANA.

    *Ücretsiz izin dayatmasına son verilmesi için, tüm işçilerin en az asgari ücret kadar Kısa Çalışma Ödeneği desteği alabilmesi için UMUT YAN YANA.

    *İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere yapılan destek ve teşviklerin durdurulması, bizim fonumuzun sadece biz işçilere tahsis edilmesi için UMUT YAN YANA.

    Pandemi süresince asgari ücretin vergi ve kesintilerden muaf tutulması için; asgari ücretin brütünün net olarak ödenmesi için, böylece tüm çalışanlara ayda en az 750 TL ek gelir için UMUT YAN YANA.

    *İşsizliği azaltmak için, gelir kaybı olmaksızın çalışma süreleri kısaltılmalı, haftalık çalışma süresi 37,5 saate düşürülmelidir. İşsizliğe karşı kamu istihdamı artırılmalıdır. İşsizliğe karşı UMUT YAN YANA!

    *Acil olmayan mega projelerin iptal edilmesi, sermayenin vergi ayrıcalıklarının kaldırılması ve böylece pandemide işçilere, emekçilere daha fazla sosyal destek sağlanması için UMUT YAN YANA! Adil bir vergi düzeni için; tüm temel tüketim ve ihtiyaçlar üzerindeki adaletsiz dolaylı vergilerin kaldırılması için UMUT YAN YANA!

    *Haklarımızı savunmak ve geliştirmek için; patronların ve iktidarın iki dudağı arasından çıkacak lafla ekmeğimizle oynanmaması için; örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki tüm engellerin kaldırılması için UMUT YAN YANA!

    *Covid-19 salgını kadınların ev içi iş yükünü artırıyor, kadınları işsiz bırakıyor, kadına yönelik şiddeti tırmandırıyor. İstanbul Sözleşmesi ile 6284 sayılı yasanın etkin şekilde uygulanması için; Uluslararası Çalışma Örgütü’nün İşyerinde Şiddete Karşı 190 sayılı Sözleşmesi’nin onaylanması için UMUT YAN YANA!

    *Salgın bir kez daha gösterdi: Gezegenimizi, insanlığı ve emekçi sınıfları sömüren, insani ve toplumsal ihtiyaçları değil, piyasanın ve sermayenin ihtiyaçlarını gözeten bu düzen dünya çapında iflas etmiştir.

    *Kapitalist düzen sadece ve sadece işsizlik, yoksulluk, açlık, yıkım, felaket, savaş, ölüm, ayrımcılık ve baskı getirmektedir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gençlik örgütleri Ankara’da Suruç anmasına çağrı yaptı

    Gençlik örgütleri Ankara’da Suruç anmasına çağrı yaptı

    Gençlik örgütleri Ankara’da yapılacak Suruç anmasına çağrı için Dikmen’de bildiri dağıttı.

    Gençlik örgütleri, Dikmen semtinde mahalle, mahalle dolaşarak 20 Temmuz saat 18.00’de Güvenpark’ta gerçekleşecek Suruç anmasına çağrı yaptı.

    Ahmet Arif Parkı’nda toplanan geçlik örgütleri, sokaklarda “Katillerden hesabı gençlik soracak” ve “Suruç için adalet, herkes için adalet” sloganlarıyla konuşmalar yaptı.

    Halka dağıtılan bildirilerde, sosyalist gençlerin Kobani’ye neden gitmek istedikleri anlatılırken, katliamın yıldönümünde yapılacak anmaya çağrı yapıldı.

    “Rojava halkının yaralarını sarmak için hareket eden yoldaşlarımızı tarihin gördüğü en kanlı gençlik katliamlarından birinde kaybettik” denilen bildiride, 33 düş yolcusu için adalet mücadelesinin süreceği belirtildi.

    Bildiride, “Suruç için adalet, herkes için adalet” sözünün ülkede yaşanan tüm adaletsizlikler için yükseltilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, “Daha fazla katliama, yalana, talana sabrımız kalmadı! Bizler adalet istiyoruz” denildi. (HABER MERKEZİ)

  • Malatya’da siyasi parti ve STK’lerden hükümete ‘acil önlem alın’ çağrısı

    Malatya’da siyasi parti ve STK’lerden hükümete ‘acil önlem alın’ çağrısı

    PİRHA- Malatya’da faaliyet yürüten bazı siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve inanç grupları ortak bir açıklama yaparak, iktidar ve devletin acil olarak sokağa çıkma yasağı da dahil olmak üzere etkili önlemler alması gerektiğini talep ettiler.

    Aralarında HDP, CHP, EMEP, ESP, İHD, TMMOB, PSAK,BELEDİYE İŞ, BTS, BES, ÇGD, EĞİTİM SEN, EĞİTİM İŞ, ADD, EŞİT YURTTAŞLIK DER, SES, SOL PATİ ve ZEYNEL ABİDİN VAKFI’nın da bulunduğu kurumlar, “Sosyal izolasyon istiyoruz!“ başlığı altında bildiri yayınladılar.

    “SAĞLIKÇILARA ÖZEL SERVİS SAĞLANMALI”

    Bildiride, “Tüm dünya ile birlikte ülkemiz de alışık olmadığımız zor zamanlardan geçmektedir. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve neredeyse tüm dünya devletlerinde görülen (Covid-19) koronavirüsün Türkiye’de de görülmesi ile birlikte tedbirler üst seviyeye çıkarılmalıydı, ancak görünen o ki geç kalınmış. En kötüsüde salgın hızla yayılmaktadır. Salgının yayılmasını önlemek, hem bireysel, hem de toplumsal sorumluluğumuzdur. Toplumun bir kesimini izole edip, bir kesimini de iş yaşamına devam ettirmenin çözüm olmadığı artık anlaşılmıştır.
    İçlerinde yaşlılar, engelli bireyler, azınlıklar, yerli halklar, mülteciler, sığınmacılar, göçmenler, evsizler ve yoksulların da bulunduğu Covid-19 virüsüne karşı özellikle savunmasız olanlara ayrıca özen gösterilmesi acil ve ivedi talebimizdir. En kısa zamanda sağlıkçılara özel servis sağlanılmalı, sağlıkçıların hepsine test uygulanması en kısa zamanda yapılmalıdır“ denildi.

    Bildiride, gündemdeki yargı paketinin de bir an evvel, demokratik usuller göz önünde bulundurularak yasallaşması ve cezaevlerinin doluluk oranı gibi önemli risk faktörlerinin azaltılması gerektiğine vurgu yaparak, iktidarı ve yönetenleri göreve çağıran imzacı kurumlar, acil olarak yapılması gerekenleri sekiz maddelik bir açıklamayla kamuoyuna duyurdular:

    Maddeler şöyle:

    1-27 Mart 2020 tarihinde açıklanan 7 maddelik yeni önlemler paketinin tek başına yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu gün geldiğimiz noktada geniş, yaygın ve etkin bir sokağa çıkma yasağı ve karantina hemen uygulanmalıdır. Artık sorun “Evde kal” aşamasından “Evde tut” aşamasına gelmiştir. İktidarı bir an önce bu önlemleri almaya çağırıyoruz!

    2- Zaruri ihtiyaçlar dışındaki üretim faaliyetleri durdurulmalı, toplum hareketliliği asgari düzeye indirilmelidir. Kamu emekçilerine, işçilere ücretli izin verilmelidir. Serbest meslek sahipleri ve esnafın gelir kayıpları telafi edilmeli, geliri olmayan yoksul ailelere mutlaka sosyal ve nakdi yardımlar yapılıp, toplumsal izolasyon sağlanmalıdır.

    3- Salgın boyunca elektrik, su, doğalgaz ve internete erişim ücretsiz olmalıdır. Elektirik ve doğalgaz dağıtım hizmetleri kamulaşmalıdır.
    Belediye hizmetlerinin aksamaması için belediyelere merkezi bütçeden kaynak aktarılmalıdır.

    4- İşten çıkarma salgın süresince yasaklanmalıdır. Çalışanlar ücretli izinli sayılmalıdır. Bu izinler “mücbir sebep” sayılmalı ve yıllık ücretli izinde mahsup edilmemelidir.
    Kapanan işletmelerin çalışanlarınının ücretleri tam veya tama yakın bir şekilde ödenmelidir.

    5- Sağlık hizmetleri kamu ve özel ayrımı olmadan, tamamen ücretsiz olmalı, sağlık kurumlarına kaynak aktarılmalı, gerekiyorsa tüm sağlık kurumları kamulaşmalıdır.
    Sağlık emekçilerinin sağlığı için tüm gerekli önlemler alınmalıdır. Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmek için kaynaklar seferber edilmelidir.
    KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile işine son verilmiş sağlık emekçileri derhal işlerine iade edilmelidir.

    6- Tarımsal üretimin sürdürülmesi sağlanmalıdır. Bunun için çiftçilerin kooperatif ve bankalara olan borçları ertelenip, faizleri silinmelidir. Üretimi sürdürecek başta mazot desteği olmak üzere çiftçilere ekonomik destek verilmelidir.

    7- Covid-19 testleri yaygınlaştırılmalı, bütün sağlık kuruluşları test yapar hale getirilmeli, salgının yaygın olduğu yerleşim yerleri kamuoyuna duyurulmalı, bu yerleşim yerlerine özel izolasyon uygulanmalıdır.

    8- Cezaevleri, askeri kışlalar virüsün yayılması durumunda en riskli alanlardır. Özellikle cezaevlerinde virüsün yayılma hızı dikkate alınarak kitlesel ölümlerin olması kaçınılmazdır.

    Abidin ÇETİN/MALATYA

  • Gezi için ortak bildiri: Ben de oradaydım

    Gezi için ortak bildiri: Ben de oradaydım

    Salı günü karar duruşması yapılması beklenen Gezi Davası için bir imza metni yayımlandı. “Ben de oradaydım, Gezi’deydim” başlıklı metne aydın, sanatçı ve siyasetçilerin de aralarında yer aldığı bin 376 kişi imza attı.

    Aydın, sanatçı ve siyasetçilerin de aralarında yer aldığı bin 376 kişi, 18 Şubat’ta altıncı duruşması görülecek olan Gezi Davası’ndaki hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla bir metin yayımladı.

    “Ben de oradaydım, Gezi’deydim” başlıklı metne imza atanlar arasında Baskın Oran, Zülfü Livaneli, Ayşe Kulin, Ferhat Tunç, Erol Katırcıoğlu, Garo Paylan, Genco Erkal, Halil Ergün, Ertuğrul Kürkçü, Gençay Gürsoy, Rober Koptaş, Şebnem Korur Fincancı, Akın Birdal, Aydın Selcen, Barbaros Şansal, Birsen Tezer, Celal Başlangıç, Fatmagül Berktay da bulunuyor.

    “Gezi’de dile gelen bu toplumun özlemleri ve talepleridir yargılanamaz” denilen metinde yer alan ifadeler şöyle:

    “Ben de oradaydım, ağaçlar, nehirler, dağlar kardeşim olduğu için

    Ben de Gezi’deydim, düşüncemi özgürce söyleyebileyim diye

    Ben de oradaydım, birlikte eylemenin, dayanışmanın güzelliğini yaşamak için

    Ben de Gezi’deydim, kimse ne giydiğime, kaç çocuk doğuracağıma,

    gülüp gülmeyeceğime karışmasın diye

    Ben de oradaydım, yaşadığım şehir beton yığınına dönmesin diye

    Ben de Gezi’deydim, barış içinde yaşamak istediğim için

    Hepimiz oradaydık.

    Gezi’de dile gelen bu toplumun özlemleri ve talepleridir, yargılanamaz!”

  • KESK İzmir Şubeler Platformu’ndan 11 Ocak’da yapılacak miting için çağrı-VİDEO

    KESK İzmir Şubeler Platformu’ndan 11 Ocak’da yapılacak miting için çağrı-VİDEO

    PİRHA – KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri 11 Ocak’da ‘Halk için bütçe, demokratik bir ülke istiyoruz’ sloganıyla yapacağı miting için bildiri dağıttı. 

    Haberin Videosu

    KESK İzmir Şubeler Platformu 11 Ocak Cumartesi günü yapacakları miting için bildiri dağıttı. ‘Halk için bütçe, demokratik bir ülke istiyoruz’ sloganıyla yapılacak miting için Karşıyaka Çarşısında bildiri dağıtan platform üyeleri, halka mitinge katılım çağrısı yaptı.

    Ekonomik krizin, işsizlik ve yoksuluğun insanların hayatında her geçen gün zorlaştırdığı belirtilen bildiride, “İğneden ipliğe her gün gelen zam yağmuru, eriyen maaşlarımız, artan borçlarımız kapanan iş yerleri, hacizler toplu intiharlara kadar varan toplumsal çıkmazlara yol açıyor” denildi.

    Bildiride, artan vergi yükünün insanları da daha fala yoksulluğa ittiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)