Etiket: bilgin yeşilboğaz

  • Suriye’deki Aleviler için acil çağrı: Katliamları durdurun- VİDEO

    Suriye’deki Aleviler için acil çağrı: Katliamları durdurun- VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevi bölgelerine yönelik saldırıların yeniden tırmanması üzerine Mersin’deki hak örgütleri ve inanç temsilcileri tepkilerini yükseltti. HTŞ’nin kontrol ettiği bölgelerde Alevi, Ermeni ve Dürzi halklara yönelik yeni katliam hazırlıklarına dikkat çeken kurumlar, uluslararası topluma “Bu insanlık suçunu durdurun” çağrısı yaptı.

    Suriye’de Alevi bölgelerine yönelik saldırılar ve son günlerde artan katliam haberleri, Türkiye’deki hak örgütleri ve inanç temsilcilerinin tepkisine yol açtı. Özellikle HTŞ’nin kontrolündeki bölgelerde Alevilere, Ermenilere ve Dürzilere yönelik yeni saldırılar yaşandığına dair haberler üzerine PİRHA‘ya konuşan kurum temsilcileri, “Bu bir insanlık suçudur ve derhal durdurulmalıdır” çağrısında bulundu.

    “ALEVİLERE YÖNELİK KATLİAM TEHLİKESİ BÜYÜYOR”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube yöneticisi Bedia Çaka, Suriye’de farklı inanç ve kimlik gruplarına yönelik saldırıların uzun süredir devam ettiğini hatırlatarak, “Herkesin bildiği üzere Suriye’de HTŞ terör örgütü başta Aleviler olmak üzere Ermenilere ve Dürzülere yönelik çok ciddi katliamlar yaptı. Son günlerde Alevilere yönelik yeni katliam hazırlıklarına dair duyumlar alıyoruz. Bütün halkların hak ve özgürlüklerine kavuşması hayati önemdedir. Ulusal ve uluslararası bütün güçlerin Suriye’deki Alevi katliamlarını durdurmak için harekete geçmesini bekliyoruz. Çok büyük bir katliam tehlikesi var” diye konuştu.

    “DEVLETLER DESTEKLEMEZSE BU KATLİAMLAR GERÇEKLEŞEMEZ”

    Suriye’de yaşananlarda devletlerin sorumluluğu olduğuna işaret eden Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz, “Bir katilin, kırmızı bültenle aranan bir kişinin oraya getirilip sorumlu yapılması Türkiye’nin ayıbıdır. Devletler destek vermezse bu katliamlar olmaz. Orada sadece Aleviler değil, Hristiyanlar, çocuklar, kadınlar öldürülüyor. Bütün inanç kurumlarının, demokratik kitle örgütlerinin buna büyük bir ses çıkarması lazım. Emperyalist ülkelerin hepsinin bu işte eli var. Büyük devletler destek vermezse bu katliamı yapan kişi de bunu gerçekleştiremez. Suriye halkının yanındayız ve bu katliamı kimden gelirse gelsin kınıyoruz” dedi.

    “SURİYE’DE YAŞANANLAR IRKÇI BİR SOYKIRIMDIR”

    Mersin Barosu eski başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Suriye’de etnik ve inanç gruplarına yönelik baskının derinleştiğini belirtti ve şöyle konuştu:

    “Suriye’deki savaşın başlamasından sonra ülkeyi oluşturan etnik yapılara büyük bir baskı olduğunu gördük. El Şara’nın oraya getirilmesi farklı bir rejim inşa etme çabasıdır. Arap Alevilere, Ezidilere, Dürzülere, hiçbir demokratik unsura yaşam hakkı tanımıyorlar. Bu nedenle uluslararası toplumun IŞİD artığı gruplara karşı net bir tavır alması gerekiyor. Türkiye’nin tarihsel bağları nedeniyle çok daha güçlü bir duruş sergilemesi şarttır. Oradaki barış buradaki barışın devamıdır. Suriye’de yaşanan Alevi katliamı ırkçı bir soykırımdır.”

    “BU İNSANLIK SUÇU DERHAL DURDURULMALI”

    Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık ise Suriye’de yaşanan saldırıların tüm dünya tarafından durdurulması gerektiğini ifade ederek, “Alevilere yönelik saldırılar ya da diğer halklara yönelik katliamlar fark etmeksizin bu bir soykırımdır. Bunu şiddetle kınıyoruz. Dünya ülkelerinin buna karşı faaliyete geçmesi, tepki göstermesi gerekiyor. Suriye’de barışın bir an önce sağlanması şarttır. Bu katliam ve soykırım hemen durdurulmalıdır. İnsan hakları kuruluşlarının da acil harekete geçmesini istiyoruz” sözlerini kullandı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • ‘Dilek Ağacı Projesi’ ile çocuklar hayallerine kavuşuyor-VİDEO

    ‘Dilek Ağacı Projesi’ ile çocuklar hayallerine kavuşuyor-VİDEO

    PİRHA- Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından her yıl gerçekleştirilen ‘Dilek Ağacı Projesi’ ile dilekte bulunan çocuklar hayallerine kavuşuyor. Proje kapsamında avukatlar, sivil toplum örgütleri, dernekler ve hayırsever vatandaşlar, çocukların hayallerine kavuşmasını sağlıyor.

    Köy okullarındaki çocuklar için düzenlenen ‘Dilek Ağacı’ projesi kapsamında; Mersin Adliyesi Baro Odası ve ilçe baro odalarında dilek ağacı oluşturuldu.

    Çocukların, el yazılarıyla ihtiyaçlarını yazdığı küçük kâğıtlar zarfın içine konulup avukatlar tarafından dilek ağacına asıldı. Proje kapsamında avukatlar, sivil toplum örgütleri, dernekler ve hayırsever vatandaşlar, dilek ağacından dilediği zarfı çekerek, çocukların ihtiyaçlarını karşılıyor. İsteyen de bağışta bulunuyor.

    “BU ZARFLARDA ÇOCUKLARIMIZIN HAYALLERİ VAR”

    Mersin halkını projeye destek vermeye davet eden Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Bu zarflarda köy okullarındaki ihtiyaç sahibi çocuklarımızın hayalleri var. Bu zarflarda çocuklarımızın kendi el yazılarıyla yazmış oldukları hayallerini, taleplerini görüyoruz. Birçok avukatımız, sivil toplum örgütü ve sosyal medyadan bizlere ulaşan duyarlı vatandaşlarımız, bu ağaçtan zarfları tedarik ederek çocuklarımızın hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Siz de bir çocuğun hayalini, dileğini gerçekleştirmek istiyorsanız, Mersin Barosu adliye 4. katta ve ilçe baro odalarında dilek ağacımızdan bu zarflardan alarak içindeki dileği gerçekleştirmeniz mümkün” dedi.

    “GELİN HEP BİRLİKTE ÇOCUKLARIMIZIN DİLEĞİNİ, HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRELİM”

    Çocukların dilek ağacına asmış olduğu ihtiyaçlarını, daha sonra okulları ziyaret edip kendilerine ulaştıracaklarını ifade eden Yeşilboğaz, “Bunu gerçekleştirecek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu projeyi belirli periyotlarda hayata geçirmeye devam edeceğiz. Gelin hep birlikte çocuklarımızın dileğini, hayalini gerçekleştirelim” diye konuştu.

    Açıklamanın ardından dilek ağacından zarf çeken Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz’a bir çocuğun kırmızı renkli uzaktan kumandalı araba hayali çıktı. Yeşilboğaz, “Ne güzel bir duygu, ne güzel bir dilek. Küçük bir arabayla dahi mutlu olabilecek. Onu daha da mutlu kılacak olan bu küçük hayali gerçekleştireceğiz” diye belirtti.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz: Hukukun ve demokrasinin bittiği yerdeyiz

    Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz: Hukukun ve demokrasinin bittiği yerdeyiz

    PİRHA- Mersin Barosu 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Cumhuriyet Alanı’nda tören düzenledi. Burada konuşma yapan Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Bugün adaletin, hukukun en ızdıraplı döneminin yaşandığı gündür. Aklın, vicdanın, hukukun ve demokrasinin bittiği yerdeyiz. Tarife sığmaz halimiz” dedi.

    Mersin Barosu yönetim kurulu üyeleri, avukatlar, milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri 5 Nisan Avukatlar Günü’ne ilişkin Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi.

    “ADALETİN, HUKUKUN EN IZDIRAPLI DÖNEMİNİN YAŞANDIĞI GÜNDÜR”

    Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, yaptığı basın açıklamasında, 5 Nisan Avukatlar Günü’ nün kutlama değil, mücadele günü olduğunu belirterek, “5 Nisan savunma mesleği adına, adalet adına ve hukuk adına umutla bakamadığımız kara gündür. Bugün adaletin, hukukun en ızdıraplı döneminin yaşandığı gündür” dedi.

    Yeşilboğaz, avukatların ülkenin dört bir yanında adalet ateşini yaktığı, savunma özgürlüğünün, düşünce ve ifade özgürlüğünün tutuklandığı bir ülkede, avukatların her gününün mücadele günü olduğunun altını çizerek, “Karanlıkları cübbemizle aydınlattığımız gün, yeryüzü adaletin yüzü olduğu gün, 5 Nisan avukatlar için kutlama günü olacaktır” ifadesini kullandı.

    “BİR GECE ANSIZIN HER ŞEY OLABİLİR” DÖNEMİNDEYİZ!”

    Konuşmasında İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ve hukuktaki yozlaşmaya dikkat çeken Yeşilboğaz, “Bir gece ansızın her şey olabilir” dönemindeyiz! Bir gece ansızın İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilerek kadın haklarına, çocuk haklarına ağır darbe yapıldığını, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına gözlerin ve kulakların kapatıldığını gördü bu ülke. Bir gece ansızın üniversitelere, belediyelere kayyum atandığını, doğanın, yaşam alanlarımızın rant uğruna talan edildiğini gördü bu ülke. Bir gece ansızın hukuksuzca avukatların, gazetecilerin, akademisyenlerin, öğrencilerin, siyasilerin tutuklandığını, vurulduğunu gördü bu ülke. Baroların bölünmesi yasasına karşı, savunma yürüyüşü yapan baro başkanlarına Ankara’nın girişinde, milletin iradesini ve egemenliğini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde yapılan polis kuşatmasını gördü bu ülke. Emekçinin alın terini, fakirin ekmeğini sömürü torbasına sığdırmaya çalışan yasa düzenini gördü bu ülke. Tarife sığmaz halimiz. Aklın, vicdanın, hukukun ve demokrasinin bittiği yerdeyiz” diye konuştu.

    “HER MEVSİM ÇOĞALIRIZ, HER MEVSİM BÜYÜRÜZ”

    Avukatların mesleki ve ekonomik sorunları ile avukatlara yapılan saldırıları dile getiren Baro Başkanı Yeşilboğaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Dünyayı ve ülkemizi saran koronavirüs salgını tedbirleri nedeniyle meslektaşlarımızla bir arada olamasak da, meslektaşlarımız için gerek ferdi olarak, gerekse diğer barolarla birlikte mesleğimizin, hukuk sistemimizin ve ülke sorunlarının çözümüne yönelik mücadelemizi sürdürüyoruz. Hukukçular iyi niyetle hukuk mücadelesi verirken, siyasi iktidar tarafından hala avukatların yetkilerinin kısıtlanmaya çalışılması asla kabul edilemez. Bırakın avukatları gömmeye çalışmayı. Unutmayınız ki, adaletin tomurcuklarıyız, her mevsim çoğalırız, her mevsim büyürüz. Cübbemizin gölgesinde her mevsim özgürlük, her mevsim insanca yaşam güvencesi vardır.”

    Katılımcıların avukatlık ve hukuk üzerine ilişkin yaptığı değerlendirmeyle açıklama sona erdi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mahkeme, Polipropilen tesisi için verilen ÇED raporunun iptaline karar verdi-VİDEO

    Mahkeme, Polipropilen tesisi için verilen ÇED raporunun iptaline karar verdi-VİDEO

    PİRHA- Mersin Karaduvar’da kurulmak istenen Polipropilen tesisi için verilen ÇED raporunun iptaline ilişkin Mersin Barosu’nun açmış olduğu davada Mersin İdare Mahkemesi,  yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    Mersin İdare Mahkemesi, Petrokimya Sanayi A.Ş’nin Mersin’in Akdeniz ilçesi Karaduvar Mahallesi’nde Toros Tarım’ın arazisi üzerinde yapacağı Polipropilen tesisi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun iptali ile ilgili Mersin Barosu’nun açmış olduğu davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    “KAZANAN DOĞA OLDU”

    Mahkemenin vermiş olduğu kararı değerlendiren Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, çevre mücadelesinde alınan önemli bir zafer olduğuna dikkat çekerek “Kazanan doğa oldu, kazanan yaşam oldu, kazanan Mersin oldu” dedi.

    Yeşilboğaz, Mersin halkının sağlıklı bir ortamda yaşaması, çevrenin ve doğadaki canlıların daha fazla zarar görmemesi adına dava açtıklarını vurgulayarak, “Mersin halkının bir bütün olarak yanında durduğu, her zaman için savunduğu bu davada mahkeme, bilirkişi raporları doğrultusunda ÇED raporunun olumlu olmadığı yönünde bir kanaat edinmiş olacak ki, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bizim Anayasal olarak sağlıklı çevrede yaşama hakkımızın mahkeme tarafından da tescillenmesi, korunması anlamına gelmektedir” diye belirtti.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz: Katliam yapanlar itibar görmek yerine, yargılanmalı

    Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz: Katliam yapanlar itibar görmek yerine, yargılanmalı

    PİRHA-Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, 42 yıl önce bugün Maraş’ta kadın, çocuk, genç, yaşlı, hamile demeden, insanların devletin gözü önünde katledildiğini hatırlatarak, “Ne zaman bu ülkede katliam yapanlar, devletten itibar görmek yerine evrensel hukuk normları çerçevesinde yargılanırsa, farklı kimliklerin eşit koşullarda, bir arada ve toplumsal barış içinde yaşaması mümkün olur” dedi.

    Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz yaptığı yazılı açıklamada, Maraş Katliamını 42. yılında bir kez daha lanetledi.

    Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz mesajında, “Katliamın canlı tanığı şöyle anlatıyordu o günü: “Her yer karanlıktı. Herkes karalar giyinmişti. Herkes ağlıyordu. Yüzümü güneşe çevirdim. Güneş de ağlıyordu. Siz hiç güneşin ağladığını gördünüz mü? İşte o gün Maraş’ta, güneşin ağladığı gündü!” dedi.

    “ALEVİLERE KİN, NEFRET DOLU SALDIRILARDA BULUNMASININ NEDENİ, SİYASİ ERKLERİN TUTUMUDUR”

    “42 yıl önce bugün Maraş’ta kadın, çocuk, genç, yaşlı, hamile demeden, insanların devletin gözü önünde katledildiği, Türkiye tarihinin karanlık sayfalarından olan bu olaylar, 19 – 26 Aralık 1978 tarihleri arasında yaşandı” diyen Yeşilboğaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Maraş’ta Alevilerin evlerinin işaretlenmesiyle başlayan ve 7 gün süren olaylarda 150 insan öldürüldü. Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın işyeri tahrip edildi. Katliam sonrası binlerce Alevi vatandaş, yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Günümüzde hala o karanlık zihniyetin, Alevi vatandaşların evlerini işaretleyip, onlara kin, nefret dolu saldırılarda bulunmasının nedeni, toplumumuzda hoşgörü tohumları yerine, nefret tohumları ekerek halkı ayrıştıran siyasi erklerin tutumudur. Türkiye’nin, sevgiyi, adaleti, eşitliği, demokrasi, çoğulculuğu ve insanı merkezine koyan bir dayanışma ve sosyalleşme siyasetine acil ihtiyaç var. Maraş davasının yeniden açılmasını talep etmemiz bu açıdan önemlidir. Ne zaman bu ülkede katliam yapanlar, devletten itibar görmek yerine evrensel hukuk normları çerçevesinde yargılanırsa, farklı kimliklerin eşit koşullarda, bir arada ve toplumsal barış içinde yaşaması mümkün olur. Maraş katliamında kaybettiğimiz canlarımızı bir kez daha saygıyla ve rahmetle anıyor, dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, insanlık suçu olan bütün katliamları bir kez daha lanetliyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz’dan hükümete: Savunmayı susturamayacaksınız-VİDEO

    Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz’dan hükümete: Savunmayı susturamayacaksınız-VİDEO

    PİRHA- Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Baroların yapısını değiştirecek olan düzenlemeye ilişkin yapılan eylemde yaptığı konuşmada, çoklu baro tasarının geri çekilmesini istedi. Yeşilboğaz, “Bu ülkede avukatlar var. Aydınlığı onlar temsil ediyor. Özgürlüğü onlar, hukuk devleti ve demokrasi adına ne varsa onlar temsil ediyor” dedi. 

    Mersin’de avukatlar baroların yapısını değiştirecek değişikliklere karşı açıklama yaptı.

    Mersin Adliyesi önünde bir araya gelen avukatlar adına konuşan, Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, yaptıkları yürüyüşe ve sonrasında Meclis önündeki “Adalet nöbetine” değinerek, iktidarın ve Meclis Başkanlığı’nın hiçbir şekilde kendileriyle iletişim içinde olmadıklarını ve verdikleri dilekçelere de cevap alamadıklarını belirtti.

    “UNUTMAYIN; TARİH AYDINLIK İÇİN, İNSANLIK İÇİN MÜCADELE EDENLERİ, UMUDU SAVUNANLARI YAZAR”

    Yeşilboğaz, açıklamanın devamında şunları ifade etti:

    “İlk fırsatta kapılarınızı ayırdınız, sonra susturmaya çalıştınız. Olmayınca, duruşma salonlarından atmaya; olmayınca, tutuklamaya; olmayınca, hastanelere göndermeye çalıştınız, avukatlığı hastalık derecesinde sahipleniyorlar diye. Olmayınca, hukuksuz yargılamalarla on yıllarca ceza vermek yolunu seçtiniz. Şimdi de teslim alamadığınız baroları parçalayarak, cübbelerimize ilik açmaya, düğme dikmeye çalışıyorsunuz. İstiyorsunuz ki, yargının bağımsız kalan son ayağı da iktidara bağlansın. İstiyorsunuz ki, herkes sussun. İstiyorsunuz ki, bu karanlık böyle sürsün. Sizden öncekilere de söylemiştik duruşma salonlarında; şimdi size de aynı şeyleri söylüyoruz: Bu projenin eski sahiplerinin yakalandıklarında ilk sözlerinin “avukatımı istiyorum” olduğunu hiç hatırınızdan çıkarmayın.
    Unutmayın; tarih aydınlık için, umut için, insanlık için mücadele edenleri, umudu savunanları yazar.”

    “BU ÜLKEDE AVUKATLAR VAR”

    “Bu ülkede avukatlar var. aydınlığı onlar temsil ediyor” diyen Yeşilboğaz, şunları dile getirdi:

    “Özgürlüğü onlar, hukuk devleti ve demokrasi adına ne varsa onlar temsil ediyor. Onlar; bütün baskılara, tehditlere, gözdağlarına, yargılamalara rağmen susmayanlar, güce biat etmeyenler, vazgeçmeyenler, özgürlükler için bedel ödeyenler. Ne yurttaşın sesinin kısılmasına izin verecekler, ne de karanlığınızın sürgit devam etmesine. Bizlere iyi bakınız. Teker teker saymakla bitireceğinizi sandığınız bu avukatlar gökyüzü kadar büyük bir kararlılığı cübbelerinin altında taşıyorlar. Şimdi onların cübbeleri bir barınak, bir çatı, bir kalkan. Altına kimsesiz çocuklar, öldürülen kadınlar, yakılmış ormanlar ve ortadan kaldırılmak istenen koca bir adalet sistemi sığıyor. Ve iyi dinleyin! Hepsi bir ağızdan hiçbir baskıya boyun eğmeyeceklerine, mesleklerine ve Cumhuriyet’e sahip çıkacaklarına dair bu ülkenin teker teker her bir çocuğuna yemin ediyorlar.

    “ÇOK” OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    “Bu barolar artık çok oldu” diyorsunuz ya; siz yargıyı bağımlı kıldıkça, hukuku yok saydıkça, adaleti unuttukça, insan haklarını ayaklar altına almaya devam ettikçe, biz de “çok” olmaya devam edeceğiz. Siz çocuk istismarına, kadına şiddete, kadın cinayetlerine, doğanın talan edilmesine sessiz kaldıkça; biz barolar da “çok” olmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin baro başkanlarının adalet adımlarına çelme takmaya çalıştığınızda da “çok” olmaya devam edeceğiz. Baroları bölmeye, susturmaya yönelik tasarı yasalaşırsa, “daha çok” olmayı sürdüreceğiz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin Barosu’ndan ‘Savunma Mitingi’: Savunma teslim alınamaz!

    Mersin Barosu’ndan ‘Savunma Mitingi’: Savunma teslim alınamaz!

    Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, iktidara “Baroları teslim alma projesinden derhal vazgeçin” çağrısı yaparak, “Savunma susturulamaz. Savunma teslim alınamaz” dedi. 
    Mersin Barosu, adliye otoparkında “Savunma Mitingi” düzenledi. Avukatlar cübbeleriyle eyleme katılarak, “Savunma susmayacak” diye haykırdı.
    Eylemde konuşan Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, baroların seçim sistemini değiştirmeyi öngören yasal düzenlemenin bir FETÖ projesi olduğunu, siyasi iktidarın ısrarla hayata geçirmeye çalıştığı “Baroları böl, parçala, yönet” ve “savunmayı susturma” projesine kalkan olmak için, bu projeyi asla kabul etmeyeceklerini söyledi.
    “DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”
    “Savunma Yürüyüşü”nün engelleme girişimlerini hatırlatan Yeşilboğaz, devlet eliyle insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını anlattı.
    Yeşilboğaz, “Bu ülkede baro başkanlarının adalet adımlarına çelme takıldı. Dünyanın ve ülkemizin gündeminde yankı yapan, baro başkanlarının etrafının barikatlarla çevrildiği o fotoğraf karesiyle baro başkanlarının ve avukatların darp edildiği görüntüleri, demokrasi ve hukuk tarihinin en kara lekesidir, ancak savunmanın temsilcilerinin de en onurlu fotoğrafıdır. En zorba dönemde bile savunmanın dimdik ayakta kalabileceğini, savunmanın püskürtülemeyeceğini, diz çökmeyeceğini, pes etmeyeceğini, direne direne kazanacağını, hukuk barikatımızla yıkamayacağımız hiçbir barikat olmadığını en net şekilde gösterdik” diye konuştu.
    “SAVUNMA TESLİM ALINAMAZ” 
    Yasal düzenlemenin yarın Meclis’e sunulacağını ifade eden Yeşilboğaz, “Bu barolar artık çok oldu” diyen iktidara seslendiklerini belirterek, yargıyı, hukuku, adaleti ve insan haklarını ayaklar altına aldığınız zaman çok olmaya devam edeceklerini söyledi.
    Yeşilboğaz, şöyle devam etti:
    “Yasa tasarısındaki amaç baroları teslim almak değil, adaletin kaleleri olan baroları güçlendirmek olmalıdır. Avukatlık mesleğini bir adım öteye taşıyacak, güçlendirecek, demokratikleştirecek her türlü düzenlemeye destek veririz ancak avukatlık mesleğini ve baroları geriletecek ve güçsüzleştirecek hiçbir düzenlemeyi asla kabul edemeyiz. Baroları teslim alma projesinden derhal vazgeçin. Vazgeçilmediği takdirde demokratik haklarımızı kullanmaya devam edeceğimizi basına, kamuoyuna ve en üst mertebeye bildiririz. Savunma susturulamaz. Savunma teslim alınamaz.” (MA)
  • Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz: Teslim olmamızı beklemeyin!

    Mersin Baro Başkanı Yeşilboğaz: Teslim olmamızı beklemeyin!

    PİRHA- Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, hukuksuzluk virüsünün pandemi döneminde pik yaptığını belirterek “Barolar ve avukatlar susturulmak, bölünmek istenmektedir. Bin parçaya da bölünsek de susmayacağız” dedi. 

    Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, siyasi iradenin Avukatlık Kanunu değişikliği, çoklu baro ve nispi temsil sistemi girişimine karşı baroda basın açıklaması yaptı.

    Yeşilboğaz açıklamasında, baroların tüm uyarılarına rağmen geri adım atılmaması nedeniyle, bugünden itibaren tüm baroların eylem sürecine girdiğini ve çeşitli eylemlerle yol alacaklarını söyleyerek, “Hukuksuzluk virüsü pandemi döneminde pik yapmıştır. Barolar ve avukatlar susturulmak, bölünmek istenmektedir. Bin parçaya da bölünsek de susmayacağız. Nefessiz baro, entübe toplum demektir. 19 Mayıs ve 1 Haziran baro başkanları toplantısı sonuç bildirgesine sadık olarak, teslim olmamızı beklemeyin” dedi.

    “AMAÇ, BAROLARI BÖLEREK, SUSTURARAK ETKİSİZ HALE GETİRMEK”

    Baroların ve avukatların susturulmak ve bölünmek istendiğine dikkat çeken Yeşilboğaz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Çünkü barolar ve avukatlar, yargının tek bağımsız unsurlarıdır. Biat etmeyendir, hukuksuzluğa başkaldırandır, adaletsizliğe uğrayanın yanında olup hakkını arayandır ve kazanadır. Baroların vermiş olduğu adalet ve insan hakkı mücadelesinden rahatsız olan kesimler, ‘barolar artık çok fazla oldu’ diyerek, baroları siyaset yapmakla suçlamıştır. Barolar adalete engelsiz erişim için, mağdurlar için başvurulacak hukuki yardımlar için, halkın hak arama özgürlüğü için, işkence ve kötü muameleyi engellemek için, kadına yönelik şiddetle mücadele için, İstanbul Sözleşmesi’nin yaşaması için, çocuk istismarı ile mücadele için, iş cinayetlerinin son bulması için, cinsiyet ve cinsel yönelim ayrımcılığı ile mücadele için, insan hakları ihlallerinin önünde durmak için, yaşanabilecek ve özgür bir gelecek için, laikliği savunmak için, yargı bağımsızlığı için, fetö gibi cemaatlerin ve terör örgütlerinin önünde durmak için, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkmak için, avukatların saygınlığı ve hakları için, dağıyla taşıyla, yeşiliyle, mavisiyle yaşanabilir bir dünya için, sağlıklı bir çevre için, nükleer enerji santraline, balık çiftliklerine, termik santrallere, mermer ocaklarına hayır demek için, Kazdağları’nı, Salda’yı, Cerattepe’yi, Hasankeyf’i ve yok edilmeye çalışılan her karış yurt toprağını savunmak için, doğa ranta kurban edilemez demek için,  hayvan haklarının yaşama geçmesi ve hayvanların korunması için var. İşte bu yüzden amacınız baroları bölerek, susturarak, etkisiz hale getirmektir. Bunları savunmak siyasetse, bin parçaya da bölünsek siyaset yapmaya devam edeceğiz.”

    “Susalım, tepki göstermeyelim, teslim olalım istiyorsunuz ama biliniz ki; bin parçaya da bölünsek, susmayacağız” diyen Yeşilboğaz, her hukuksuzluk karşısında tepkilerini göstermeye devam edeceklerini belirtti.

    “AVUKATLAR NEFES ALAMAZSA, ÜLKE DE NEFES ALAMAZ”

    Baroların ve avukatların bölünmesinin, ülkede yeni kaoslara neden olacağının altını çizen Yeşilboğaz, son olarak, şunları ifade etti:

    “Her fırsatta boğazlanan avukatlar nefes alamazsa biliniz ki, bu ülke de nefes alamaz. Nefessiz baro, entübe toplum demektir.  İşte bu yüzden 19 Mayıs’ta ve 1Haziran’da TBB ve barolar olarak yayımladığımız ortak bildiride vurguladığımız gibi; çoklu baro, alternatif baro, barolara üye olma zorunluluğunun kaldırılması konularının bir daha gündeme gelmemek üzere kaldırılmasını, ülke olarak daha sağlıklı günlere kavuştuğumuzda, baroların da görüşleri alınarak, avukatlık mesleğinin ve toplumun çıkarlarına yönelik daha demokratik bir Avukatlık Kanunu hazırlanmasını bugün burada bir kez daha hatırlatıyoruz. Cumhuriyetin, demokrasinin, hukuk devletinin, laikliğin ve hak arama özgürlüğünün savunucuları; hiçbir ayrım gözetmeksizin haksızlığın karşısında yer alan ve evrensel hukuk ilkelerini kendine varlık sebebi yapan baroların teslim olmasını asla beklemeyin. En zor koşullarda bile, herkes için yılmadan umudu savunmaya devam edeceğiz.”

    Diren KESER/MERSİN

     

     

     

     

  • Mersin Barosu Başkanı’ndan tepki: Kanun devleti mi yoksa hukuk devleti mi olacaksınız?-VİDEO

    Mersin Barosu Başkanı’ndan tepki: Kanun devleti mi yoksa hukuk devleti mi olacaksınız?-VİDEO

    PİRHA- Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, hükümetin meslek örgütlerine dönük müdahale sinyalinin demokrasi ve yargı bağımsızlığı açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Yeşilboğaz, ölüm orucunda olan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın savunma hakkı için mücadele ettiğini belirterek, “Umarım sesleri duyulur ve sağlıklarına kavuşurlar” dedi.  

    Meslek örgütlerinin seçim sisteminin değiştirilmesine dönük hükümet kanadından yapılan “Meclis açılır açılmaz değiştireceğiz” çıkışına meslek örgütlerinden tepkiler yükselmeye devam ediyor.

    Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, PİRHA’ya yaptığı açıklamada, süreci yakından takip ettiklerini belirterek, “Siyasi iktidar son günlerde barolar, tabipler birliği başta olmak üzere meslek odalarının seçim sistemlerine müdahale edeceğini, yapılarını değiştireceğine dair açıklamalar yapıyor. Ancak bu sürece ne barolar birliğini dahil ediyor ne de diğer meslek odalarını katıyor” diyerek tepki gösterdi.

    “TOPLUM ADINA BARO OLARAK DAVALAR AÇIYORUZ”

    Baroların insan hak ve özgürlüklerinin koruyucusu ve teminatı olduğuna dikkat çeken Yeşilboğaz, “Biz ne yapıyoruz. Bir çevre saldırısında çevre hakkına karşı yapılan yasadışı bir idari işlemde dava açıyoruz. Nükleer santrale, HES’lere, kimyasal fabrikalara, balık çiftliklerine ve daha bir çok konuda dava açtık. Bu, mevcut otoriteyi rahatsız ediyor. Çünkü kendine göre bir ekonomik dünya düzeni kurmuş ve bu kapitalist sistemde kendine bir yer edinmiştir. Sermayenin beslenmesi gerekiyor ama biz toplum adına baro olarak gidiyoruz davalar açıyoruz” dedi.

    “BAROLARIN SEÇİMLERİYLE UĞRACAĞINIZA ÜLKENİN SORUNLARINI ÇÖZÜN”

    Yeşilboğaz, avukatlar her zaman ekonomik ve siyasi olarak bağımsızlığını koruduğu ve hiçbir iktidara biat etmediğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Baroların bağlı olduğu demokrasi ve hukuk devletidir. Bizler her şeyi tartışmaya hazırız. Ülkenin bu kadar ciddi sorunları varken, bütün sorun bizim seçim sistemimizse ve siz bütün bu meseleleri bununla çözeceğinize de inanıyorsanız biz size bunu veririz. Kadın cinayetlerini, çocuk istismarlarını, ülkedeki gelir adaletsizliğini durdurun, fikir ve düşünce özgürlüğünü ve yargı bağımsızlığını eğer gerçekten temin edebileceksiniz, sağlık sistemini düzeltecekseniz, doğal bir çevrede yaşama hakkımızı verecekseniz, bunu kendi ellerimizle teslim ederiz. Neden buna ihtiyaç duyuyorlar? Toplumun böyle bir beklentisi yok. Siz bir yasayı değiştiriyorsanız, toplumsal bir karşılığının ve faydasının olması gerekiyor. Toplum açısından zararlı olduğu net bir şekilde görülüyor.”

    “80 BARO OLARAK YAPILMAK İSTENEN DEĞİŞİKLİĞE KARŞIYIZ”

    Yeşilboğaz, dünyada pandemi süreci yaşandığını belirterek, “Ciddi bir ekonomik bunalım varken ve esnaf kan ağlıyorken siyasal iktidar odaları cezalandırmak istiyor. Toplum iktidardan farkı şeyler bekliyor. Baroların yapısını değiştirince halkın karnını doymayacak, işsizlik bitmeyecek. Yurttaş iş, aş bekliyor. 80 baro olarak yapılmak istenen değişikliğe karşı olduğumuzu ifade ediyoruz. Bize rağmen yapılabilir mi? Meclise götürür ve hükümet ortağı destek verir yasayı çıkarabilirsiniz. Kanun devleti mi yoksa hukuk devleti mi olacaksınız? Demokratik bir devlet mi olacaksınız? Buna bakmak gerekiyor” diye konuştu.

    “MESLEKTAŞLARIMIZI KAYBETMEK İSTEMİYORUZ, UMARIM BU ÇIĞLIK DUYULUR”

    Avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın devam eden ölüm orucu eylemine de değinen Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Meslektaşlarımız yargılanıyor. Yargılanan arkadaşlarımız avukatlığı gerektiği için yaptığı, Soma’da ölen 301 madencinin ailesinin yanında olduğu ve davayı sonuna kadar takip ettiği, Aladağ’da cemaate karşı hukuk mücadelesi verdikleri, sermayeye ve iktidara karşı mücadele ettikleri, hukukun yanında yer aldıkları için adil yargılanma hakkı ihlal edilerek yargılanıyorlar. Ebru ve Aytaç’ın verdiği mücadele adil yargılama hakkının olmadığının en büyük göstergesidir. Meslektaşlarımızı kaybetmek istemiyoruz. Umarım bu çığlık duyulur” dedi.

    Diren KESER/MERSİN 

     

     

  • Mersin ve Adana Barosu: Osman Kavala’nın tutuklanması hukuk cinayetidir

    Mersin ve Adana Barosu: Osman Kavala’nın tutuklanması hukuk cinayetidir

    PİRHA- Gezi direnişine ilişkin davanın beraatla sonuçlanmasının ardından, Osman Kavala hakkında yeniden tutuklama kararı verilmesini yaptığı yazılı açıklamayla kınayan Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, ‘Bu bir hukuk cinayetidir, hukuki rezilliktir’ derken, Adana Baro Başkanı Veli Küçük ise “Yargı bağımsız olmaz ise hiç kimse kendini güvende hissedemez” ifadesini kullandı. 

    Gezi Davası’nda sanıklar hakkında beraat kararı veren mahkeme heyeti için Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından verilen soruşturma iznine ve Osman Kavala’nın tekrardan tutuklanmasına barolar tepki gösterdi.

    “CUMHURBAŞKANI VE İKTİDAR YARGININ ÜSTÜNDEN ELİNİ ÇEKMELİ”

    Adana Baro Başkanı Avukat Veli Küçük, Gezi davası kapsamında 840 gündür tutuklu olan Osman Kavala için dün beraat ve tahliye kararı verilmesinin üzerinden 6 saat geçmeden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasını gerekçe göstererek gözaltı kararı vermesine tepki gösterdi.

    Küçük, yaptığı yazılı açıklamasında “Gezi Parkı davasında verilen beraat kararlarının ardından bambaşka bir durum ile karşılaştık. Osman Kavala’nın gözaltı kararı verilip ardından tutuklanması siyasi iktidarın doğrudan yargıya müdahalesi ve adalet kavramını yok saymasıdır” diyerek şunları belirtti:

    “Yargı mağduriyet değil adalet üretmelidir. Kavala cezaevindeyken 15 Temmuz soruşturması neden yürütülmedi de şimdi ortaya kondu? diye sormak gerekir. Cumhurbaşkanı’nın karara ilişkin  yaptığı değerlendirmesinde, “Bazı ülkeleri ayaklandıran, oraları karıştıran tipler vardır. Onun da Türkiye ayağı içerideydi. Onu dün bir manevrayla beraat ettirmeye kalktılar” sözleri manidardır. Nitekim bu açıklamanın ardından mahkemelerin verdiği kararları beğenmedikleri andan itibaren gelen talimat sonrası HSK anında, karar veren hakimler için soruşturma izni verdi. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere siyasi iktidarın temsilcileri yargının üzerinden elini çekmeli, yargı üzerinden ayrıştırma ve polemik çabaları artık son bulmalıdır. Evrensel hukukun kurallarına ve AHİM kararlarına herkes tarafından uyulmalı, hak ve özgürlükler içselleştirilerek yaşama geçirilmelidir. Yargı bağımsız olmaz ise hiçkimse kendini güvende hissedemez.”

     “GEZİ DAVASINDA HUKUK CİNAYETİ İŞLENMİŞTİR”

    Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz da, Gezi Parkı direnişine ilişkin davanın beraatla sonuçlanmasının ardından, Osman Kavala hakkında yeniden tutuklama kararı verilmesini yaptığı yazılı açıklamayla kınadı. Yeşilboğaz kararı, ‘Bu bir hukuk cinayetidir, hukuki rezilliktir’ şeklinde değerlendirerek şunları ifade etti:

    “Osman Kavala’ya verilen beraat kararının henüz mürekkebi kurumadan, tekrar tutuklama kararı verilmesi hukuk cinayetidir. Yargıyı bu kadar aşağılamayın. Hukukçular olarak, bağımsızlığınızı ve tarafsızlığınızı bir kez olsun koruyun. Karar siyasi bir karardır. Siyaset değil, hukuk üstün olmalıdır. Bu hukuksuz kararı veren hukukçular, Osman Kavala kararının altında kalacaktır. Çünkü adalet herkese lazım olacaktır. Siyasi iktidarın, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs ‘olarak nitelendirdiği Gezi direnişi; ülkenin ağacına, toprağına, suyuna, kişi hak ve özgürlüklerine, demokrasiye sahip çıkma eylemidir. Gezi direnişi, bu memleketin adalet ve özgürlük umududur, bir demokrasi bildirisidir. En barışçıl protesto olan Gezi direnişi, devlet şiddetiyle karşı karşıya kalmıştır, yargılanmıştır. Gezinin yargılanması demek, antidemokratik politikalara karşı halkın mücadelesini yargılamak demektir. Gezi yargılanamaz.”

    PİRHA/MERSİN