Etiket: birlik sendikası

  • 10 No’lu iş kolunda olan sendikalar: Bu iş kolu hakları gasp ediyor, bölünmeli -VİDEO

    10 No’lu iş kolunda olan sendikalar: Bu iş kolu hakları gasp ediyor, bölünmeli -VİDEO

    PİRHA- 10 No’lu iş kolunda olan sendikalar, “Sendikal örgütlenmeyi engelleyen; toplu iş sözleşmesi (TİS) ve grev hakkını gasp eden 10 No’lu iş kolunun bölünmesini istedi. Sendikalar, “10 No’lu İş kolu, bu alanda çalışan emekçileri sendikal mücadeleye yabancılaştıran, bizlerin söylemiyle bir çorba iş koludur” dedi. 

    10 No’lu iş kolunun düzenlenmesini ve sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen sendikalar, bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

    10 No’lu iş kolunda bulunan; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (Öğretmenler Sendikası), Türkiye Sosyal Sigortalar, Eğitim, Büro, Ticaret, Kooperatif ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası (Sosyal İş Sendikası), Öz Büro İş Sendikası, Tüm İşçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Sendikası (Birlik Sendikası), Sinema Emekçileri Sendikası (Sine Sen), Bağımsız Emek Sendikası, Oyuncular Sendikası, Sineme Televizyon Sendikası ve Mağaza ve Market İşçileri Sendikası (Mağaza Market-Sen), açıklamasının ardından toplantı yaptı.

    Mülkiyeliler Birliği’nde yapılan açıklamayı Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Basın ve Yayın Sekreteri Umut Erkurt okudu.

    “İŞVERENLER 10 NO’LU İŞ KOLUNU BİR KAÇIŞ OLARAK GÖRÜYOR”

    Umut Erkurt “Sendikaların neredeyse tamamının türlü konularda sorun yaşadığı ve bu sendikaların sendikal çalışmalarını engelleyen, çalışma alanlarını daraltan 10 No’lu İş kolu; bu alanda çalışan emekçileri sendikal mücadeleye yabancılaştıran, bizlerin söylemiyle bir çorba iş koludur” dedi. Erkurt, şunları ekledi:

    “Kimi işverenlerin asıl iş kollarındaki sendikal örgütlenmeden kaçmak için 10 No’lu “çorba iş kolunu bir kaçış, bir arka bahçe olarak görerek şirketlerini 10 No’lu iş koluna dahil göstermeleri de sendikal mücadeleye büyük zarar vermektedir, örneğin 16 No’lu iş kolunda çalışması gereken depo ve liman işçileri, böyle bir sendikal sorunla içi içedir.
    Temmuz 2023 verilerine göre 40629 üyesi olan ÖZ BÜRO-İŞ Sendikası, toplu iş sözleşmesi yapmak için oldukça yeterli üye sayısı bulunmasına karşın 10 No’lu iş kolunun içindeki birbirinden ilgisiz faaliyet alanlarının çalışan sayısını şişirmesi, ÖZ BÜRO İŞ’te örgütlenen sendika üyelerinin TİS hakkını da açıkçası gasp etmektedir.

    “10 NO’LU İŞ KOLUNUN BÖLÜNMESİ BİR ZORUNLULUKTUR”

    10 No’lu iş kolunun bölünmesi, temel meslek alanlarının ayrı iş kollarına taşınması tartışmasız bir zorunluluktur. Bu aşamada, bu iş kolundaki market ve mağaza çalışanlarından tutalım, büro, eğitim ve güzel sanatlar çalışanlarına kadar sayısı milyonlarla ifade edilen emekçinin bir arada tutulması yapısal sorunlar taşımaktadır. Meslek alanlarının ayrı ve yalnızca kendi faaliyet alanlarını kapsayan iş kollarına taşınması aynı zamanda 10 No’lu iş kolundaki diğer sendikaların çalışma alanını da rahatlatacak, 10 No’lu iş kolundaki çalışan sayısının düşmesi bu koldaki diğer sendikaların TİS haklarına ulaşmasını da kolaylaştıracaktır. Bu nedenle iki ayrı yeni iş kolunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kurulması vazgeçilmez önemdedir: ‘Eğitim, Öğretim ve Bilim İş Kolu” ile “Güzel Sanatlar İş Kolu’.

    Tüm bu sorunlar, nedenler ve çözüm yollarına ilişkin olarak 10 No’lu iş kolunda yer alan ve aşağıda adı ve imzası bulunan sendikalar, 10 No’lu iş kolunda sendikal çalışmayı engelleyici bu sorunun tüm paydaşların uzlaşısıyla çözüme ulaştırılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan görüşme ve acil çalışma beklemektedir.”

    Öğretmen Sendikası Başkanı Eren Edebali ise, bütün sendikaların her konuda ortaklaşamasa dahi 10 No’lu iş kolunun tartışılması konusunda ortaklaşması gerektiğine vurgu yaptı. Edebali “Biz 10 No’lu iş kolunun düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    Basın açıklamasının ardından sendika üyeleri ve katılımcılar konuya ilişkin toplantı yaptı.

    ANKARA/PİRHA

     

  • Birlik Sendikası’ndan müzik emekçilerine çağrı

    Birlik Sendikası’ndan müzik emekçilerine çağrı

    PİRHA-Kültür Bakanı salgın günlerinde büyük zorluklar yaşayan müzik emekçileriyle alay eden açıklamalarını sürdürürken, Birlik Sendikası’ndan tüm müzik emekçilerine çağrı geldi.

    Salgın günlerinde işsizlik, yoksulluk ve intihar haberiyle gündeme gelen müzik emekçilerine “müjde” olarak bin liralık bir ödeme açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un konuya ilişkin yaptığı son açıklamaya Birlik Sendikası’ndan tepki geldi.

    Sendikadan yapılan açıklamada müzik emekçilerine örgütlenme çağrısı yapılırken, “Gelin kol kola girelim ve haklarımız için hep birlikte mücadele edelim” denildi.

    İNSANCA YAŞAMANIN, İNSANCA ÜRETMENİN VE YOK SAYILMAMANIN TEK YOLU ÖRGÜTLÜLÜKTÜR!

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Habertürk TV’de katıldığı akşam haberlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın salgın döneminde yaptığı çalışmaları büyük bir övünçle anlattı. Bakanlığın çeşitli alanlarda yürüttüğü projelere yer verilen programda, kültür sanat emekçilerinin salgınla kötüleşen durumu ise görmezden gelindi. Geçtiğimiz aylarda müzik emekçilerine yapılacağı açıklanan, her ay biner lira olmak üzere toplam üç bin liralık yardımın, Nisan ayını da kapsayacak şekilde dört bin liraya çıkarıldığını bir “müjde” olarak duyuran Ersoy, bu alandaki kayıt dışı çalışmanın sorumluluğunu ise ne işletmelere ne de devlete yükledi. Bakan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile salgın sonrasında bu bağlamda bir çalışma başlatılacağını ve işletmelerin, kendi bünyesinde çalışan müzik emekçilerini kayıt altına alması için “cezbedici” düzenlemelerin yapılacağını belirtti.

    Bakanın sözünü ettiği proje ve yatırımların tamamı, yerli-yabancı pek çok şirkete yeni kâr olanakları açmak ve kültür sanat alanında piyasalaştırmayı derinleştirmekten başka bir anlama gelmiyor. Bu tabloda sanat emekçilerine reva görülenin ise ucuz iş gücü ve yoğun sömürü olduğu son derece açıktır. Müzik emekçilerine “müjdelenen” kişi başı bin liralık ek ödemenin pek çok müzik sektörü çalışanına ulaşamayacağı gerçeği bir yana, açıklanan bu ek ödeme de ilki kadar komik, ciddiyetsiz ve gerçek dışıdır. Müzik emekçileri, pandemi koşullarında sektörün daralması ve iş olanaklarının azalması gibi nedenlerle büyük bir geçim sıkıntısı içindedir. Fakat müzik emekçileri, bugün, ciddi bir açlık tehdidi ile karşı karşıyadır! Bu tehdidi ortadan kaldırmak ise devletin görevidir.

    Müzik emekçilerinin güvence altına alınması “özendirici” düzenlemelerle değil ancak bağlayıcı yasaların işletilmesiyle mümkündür. Bakanlık, bu gerçeklere gözlerini kapamakta ve piyasacı politikalarını büyük bir başarı hikâyesi olarak lanse etmektedir. Tüm müzik sektörü emekçilerine çağrımızdır. Müzik emekçilerinin insani koşullarda yaşamasının,  insanca üretmesinin ve yok sayılmamasının tek yolu örgütlülüktür! Gelin kol kola girelim ve haklarımız için hep birlikte mücadele edelim.”

    (HABER MERKEZİ)