Etiket: Birsen Orhan

  • Birsen Orhan: Gülistan Doku’nun katledilmesi devletin Dersim’deki özetidir!-VİDEO

    Birsen Orhan: Gülistan Doku’nun katledilmesi devletin Dersim’deki özetidir!-VİDEO

    PİRHA- Görevden alınarak yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, Gülistan Doku’nun katledilmesini, Dersim’de devlet kurumları ile yürütülen kadın politikalarının özeti olarak yorumlayarak, kayyım uygulamasının kadın politikalarını görünmez kıldığını belirtti.

    Türkiye’nin son yıllardaki en karanlık dosyalarından biri olan Gülistan Doku davası sil baştan yürütülüyor. 6 yıldır “Munzur’un karanlık sularında” aranan adaletin aslında devletin arşivlerinde, silinen hastane kayıtlarında ve yönü değiştirilen kameralarda gizlendiği ortaya çıktı.

    2026’nın şafak operasyonuyla aralanan perde; bir üniversite öğrencisinin kaybının değil, bir valinin oğlunu ve bir polisin yakınını korumak için seferber edilen devasa bir “suç bürokrasisinin” anatomisini gözler önüne seriyor.

    Dosya kapsamında dönemin valisi ve kayyımı Tuncay Sonel’in yanı sıra 12 kişi tutuklanırken, dosya kapsamının kimlere uzanacağı tartışılıyor.

    Görevden alınarak yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişemelere ve dönemin valisi Tuncay Sonel’in görev yaptığı dönemdeki uygulamalarına dair sorularımızı cevaplandırdı.

    “KADININ ÖZELLİKLE VAROLUŞUNU HEDEF ALAN BİR YAKLAŞIM SÖZKONUSU”

    PİRHA: Dersim özelinde kadınlara yönelik özel bir politika mı uygulanıyor?

    Birsen Orhan: Dersim’de asimilasyon politikalarının aslında en büyük ayaklarından biri de kadın bedeni ve kadın emeği üzerinden yürütülen çalışmaların olması. Bu sistematik ve süreklilik arz eden bir uygulama şeklinde dünden bugüne çekilen bir hat aslında. Bugüne geldiğimizde tek bir gerçeklik var. Kadının özellikle varoluşunu hedef alan, kadın fikriyatını hedef alan bir yaklaşım olduğu gerçekliği.

    Şimdi 1938’de özellikle Dersim Tertelesi sonrasında ‘Dersim’in Kayıp Kızları’ adını verdiğimiz ve sonrasında özellikle kadının dilini, inancını, kimliğini hedefleyen ve o dönemde Dersimli kızların farklı bölgelere, yatılı okullara gönderilmesi ile başlayan bir asimilasyon politikası bugün farklı bir formatıyla karşımıza çıkıyor.

    Farklı format nedir? Aslında bugün gündemimizde olan , 6 yıl 3 ay önce, 5 Ocak 2020’deki bir kadın cinayeti, Gülüstan Doku gerçekliği. Peki neydi bu Gülüstan Doku gerçekliği? Aslında Dersim’de kadın kimliğine, kadın fikriyatına yönelik saldırıların tam da sistemin, iktidarın, devletin bir karnesi olarak tanımlayabiliriz. Bu karnede neler var? Bu karnenin içerisinde uyuşturucu var. Bu karnenin içerisinde çeteleşme var ve suç örgütleri var.

    Bugün açığa çıkan tabloya baktığınızda devletin birçok mekanizmasının, devlet kurumlarının bu çetenin içerisinde yer almasını tesadüf olarak değerlendirmek yetersiz olur ve eksik bir değerlendirme olacağı kanısındayım. Çünkü emniyetinden, valiliğine, İş-Kur’a, hastanesine baktığınızda kentin aslında tüm devlet mekanizmalarının bu işin parçası olması aslında Dersim’de yürütülen kadın politikalarının özetidir diyebiliriz.

    Şunu da belirtmekte fayda var. Biliyorsunuz ki dönemin valisi yani bu cinayetin şu an tutuklu bulunan kişisi dönemin kayyumu ve valisi Tuncay Sonel. Şimdi bu süreci elbette ki kayyum politikalarından da bağımsız değerlendirmemek gerekiyor.

    “DERSİM’DE KAYBOLUNMAZ, KAYBETTİRİLİR”

    -Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri nasıl yorumluyorusunuz?

    Birsen Orhan: Şöyle ki Gülustan Doku dosyasının soruşturmasını aslında Dersim’de 6 yıl önce de sorsaydınız Dersim halkına aynı cevabı alacaktınız. Bugün de geldiğimiz noktada açığa çıkan sonuç aslında Dersim halkının yanılmadığını da gösteren bir sonuç. Peki Dersim halkı bunu nereden biliyordu? Dersim halkı tecrübelerinden biliyordu. Kendi yaşanmışlığından biliyordu. Bu kentte uygulanan kadın kırımlarının, kadın politikalarının, asimilasyon politikalarının, özel savaş politikalarının tekrardan burada yaşam bulmasından kaynaklı bu sonucu ve aslında bu mekanizmalarda yer alan kişilerin kimler olduğunu işaret eden bir yerdeydi.

    Açığa çıkan sonuç üzülerek söylüyorum; Sevindirici. Neden bunu üzülerek söylüyorum? Çünkü hala bir kadın bu kentte kaybettirildi. Yani biz biliyoruz ki Dersim’de kaybolunmaz, kaybettirilir. Ki Gülüstan Dokusu’da kaybedilenler arasında.

    Ancak bugün iktidar içerisindeki o çözülmelerden kaynaklı kendi iç çatışmalarından kaynaklı bu dosyanın çözülmesine yönelik hamlelerin gerçekleştiğini hepimiz biliyoruz. Dersim halkı da Dersim’deki dinamikler de, biz kadınlar da bu şekilde yorumluyoruz.

    “SÜLEYMAN SOYLU DOSYAYA DAHİL EDİLECEK Mİ?”

    -Adil bir sonucun çıkması için ne yapılalı?

    Birsen Orhan: Gelinen aşamayı tabii ki değerli buluyoruz. Soruşturmanın başlatılması faillerin şu an şüpheli sıfatıyla yer alanların sorgulanması önemli ama önemli olan bundan sonraki aşama neye evrilecek? Gerçekten suçlu olarak bu suç örgütleri cezalandırılacak mı? Ve en önemlisi de şu ki gerçekten Gülistan Dokun’un kaybettirilen bedeni bulunacak mı?

    Bu kent 7/24 izlenen bir kent. Kameralarla, dronlarla hatta biz şu an bu çekimi yaparken bile şu an bir gözetim altında olduğumuzu ifade edebiliriz. Bu kadar izlenen, gözlenen, kişi başına neredeyse düşen bir kamera gerçekliği varken Gülistan Doku nasıl oldu da dronları aşarak bir yerde kaybettirildi.

    Bir defininden söz ediliyor. Vali kayyım bunu açıklarken kendince yine o güvenlikçi politikalarının bir parçası olarak ‘Vatan Millet Sakarya’ edebiyatı üzerinden bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Bu da aslında kendi ellerine almak istedikleri bir kalkan. Ki bu dosyada ismi geçen birçok isim var. Birçok bürokrat yine devlet kurumlarına geçen kişiler var. Bunlar soruşturulacak mı? Yine Süleyman Soylu’nun adı geçiyor bu süreçte dönemin İçişleri Bakanı’nın bir müdahalesinin olduğu söyleniyor. Kendisinin ifadesi alınacak mı? Bu süreç içerisinde gerçekten hakkaniyetli bir soruşturma yürütülecek mi? sorusu hala açıkçası bizler açısından cevabı bilenen bir soru değil. Dersim halkı nezdinde de bu böyle. Dolayısıyla izliyoruz, dosyanın takipçisiyiz.

    6 yıl 3 ay gibi bir zamanda bir aile günlerce bir köprüde bekletildi. O aileyle empati kurmaya çalışsanız, kuramıyorsunuz. Çünkü gerçekten duygusal, zihinsel, fiziksel olarak gerçekten insanı yoran ve yıpratan bir süreçti.

    Biliyorsunuz ki mekanlar her zaman hafızalar üzerinde derin izler oluşturuyor. Dolayısıyla hala o köprüden geçtiğimizde, ‘Gülistan Doku nerede?’ sorusunu sormak ve bu kentte de Gülistan Doku’yu gözlerimiz hala arıyor.

    “KENT KAYYIM ELİYLE RANTA AÇILDI”

    -Kayyım uygulamısının en yakıcı sonucunu Dersim’de gördük. Hala süren bir kayyım uygulaması var. Bunu neye bağlıyorsunuz?

    Birsen Orhan: Şimdi kayyım politikalarını sadece bir yönetimsel değişiklik olarak değerlendirmemek gerekiyor. Yani kadın özgürlüğünden ekolojiye, demokrasiye kadar toplumun bütün varoluş gerekçelerini elinden alan bir sürece dönüşüyor. Yani bu alanlar da gasp ediliyor.

    Bunu neden ifade ediyoruz? Bakın daha dün 4 Mayıs’ın 89. yıldönümünde bizler bir anma gerçekleştirdik. Ama tam da o esnada Dersim’de ne oluyordu? Dönemin şu anki mevcut kayyımı Alevi dedelerini toplayarak burada bir toplantı yaptı. Toplantının içeriğini bizler tabii ki basından kendi söylemlerinden öğrendiğimiz kadarıyla tamamen bir asimilasyon içeren, para odaklı, Diyanet’e entegre edilmiş bir Alevilik konuşulmuş. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nca aslında burada da bir asimilasyon politikasının içerisinde kayyumun söz kurması, kendini meşrulaştırması anlamına geliyor. Yani bizim hafıza alanlarımızda da söz kurmak isteyen bir yaklaşım söz konusu.

    Bakın ekolojik bir yapıdan bahsediyoruz. Bizim siyasetimizin demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü yapısına saldırı var. Çünkü kayyım geldiğinde kadın kazanımlarımız olan kadın danışma merkezleri, kadın yaşam merkezleri, bunları kapatarak, işlevsizleştirdi.

    Yine beraberinde kentte bulunan birçok alanı ranta açılarak, ekolojik yıkıma da bir davetiye çıkarılıyor. Bunun parçası yine gördüğümüz üzere bugün bu sonuçlarının yaratılmasında özellikle Gülistan Doku gerçekliği üzerinde dönemin kayyımının hem yerel halkla kurmuş olduğu kafa-kol ilişkileri, hem de o alanın vermiş olduğu bir rehavetten kaynaklı ne kadar bir tahribata sebep olduğunu da gözlemleyebiliriz.

    “KADIN ÇALIŞMALARINI GÜÇLENDİRMELİYİZ”

    -Yerel yönetimler kadın politiklarından ne yapmalı?

    Birsen Orhan: Şimdi elbette ki yerel yönetimler ne yapmalı sorusunun cevabı çok katmanlı. Yerel yönetimler kadınların böyle sosyal destekle geçiştiren bir anlayışın olmaması gerçekliği bizim önümüzde duruyor. Bunu neden söylüyoruz? Bir kere ekonomik bağımsızlık olmalı. Bugün kadın bedeni üzerinde özellikle bir ekonomik bağımlılık yaratma durumu söz konusu. Bunu fuhuş ve çeteleşmede görebiliyoruz. Aslında özünü buradan alan sorun. Dolayısıyla kadın üretim alanları, kooperatiflerin geliştirilmesi bu anlamda çok önemli bir yerde duruyor.

    Yine şiddet olgusu özellikle kadının söz kurma noktasında, kadın iradesinin kırılması noktasında Alo şiddet hatlarının kurulması, sığınma evlerinin kurulması, kadınlara baro desteğinin sağlanması, özellikle yerel yönetimler boyutuyla önemli.

    Sadece ekonomi, şiddet odaklı değil de kadının kültürel anlamda dilidir, inancındır, yaşayabileceği alanlar tahsis edilmesi gerekiyor. Özellikle çok dilli belediyecilik mekanizmasını harekete geçirmek, ana dillerde kreşler açmak bu açığa çıkan asimilasyon politikalarının bir panzehiri olarak da değerlendirebiliriz.

    Yerel yönetimlerde kadınların karar mekanizmalarında söz alması. Nedir bunlar? Kadın meclisleridir, kadın koordinasyonlarıdır, eş başkanlık sistemidir. Yine meclislerde fermuar sistemidir. Kadınların kamusal alanda o tekçi, ulus devlet çizgisinin bize dayatmış olduğu anlayışın ötesinde özellikle mahalle komünlerinin oluşturması, kolektif bir alanın oluşturulması gerçekten de bu yaşatılan asimilasyon politikalarının önüne bir set çekeceğini düşünüyoruz.

    Nuray ATMACA/DERSİM

  • DEM Parti ve TJA’dan Doku ailesine dayanışma ziyareti- VİDEO

    DEM Parti ve TJA’dan Doku ailesine dayanışma ziyareti- VİDEO

    PİRHA- Aralarında Ayla Akat Ata’nın da olduğu TJA ve DEM Partili kadınlar, Tunceli Adliyesi’nde bekleyen Doku ailesine dayanışma ziyaretinde bulundu.

    Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci Sınıf Öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında 13 Nisan’da 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların ifade işlemleri sürerken, Tunceli Adliyesi önünde bekleyen Doku ailesine dayanışma ziyaretleri de sürüyor. Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA) aktivistleri Ayla Akat Ata, Hülya Alökmen, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, aileyi ziyaret etti. 

    Dosya avukatı Ali Çimen ve aileden son gelişmelere dair bilgi alan kadınlar, dayanışma dileğinde bulundu. Doku ailesi, Meclis’te Gülistan Doku için komisyon kurulmasını isterken, kadınlar DEM Parti tarafından bu yönlü sunulan önergenin AKP-MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlattı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Yeke Yeke Yeke: Amed ve Dersim taraftarları Seyit Rıza Meydanı’nda buluştu!-VİDEO

    Yeke Yeke Yeke: Amed ve Dersim taraftarları Seyit Rıza Meydanı’nda buluştu!-VİDEO

    PİRHA- Amedspor taraftar grubu ‘Barikat’ Dersim’e geldi ve Dersimspor taraftar grubu ile birlikte kadınlar ve çocuklarla buluştu. Sık sık ‘Yeke Yeke Yeke Amed, Dersim Yeke’ sloganlarının atıldığı buluşma, halkın yoğun ilgisine sahne oldu. Buluşma yapılan konuşmaların ardından, Seyit Rıza Meydanı’nda çekilen halaylarla son buldu.

    Amedspor’un taraftar grubu “Barikat”, Dersimspor taraftar grubu ile bir araya geldi. Kadınlar, çocuklar ve çok sayıda yurttaşın katılımıyla gerçekleşen buluşma, renkli ve coşkulu anlara sahne oldu.

    Seyit Rıza Meydanı’nda katılımcılar çektikleri halaylarla alanı şenlendirdi. Taraftar grupları, dayanışma ve kardeşlik mesajları verdi. Yapılan konuşmalarda, sporda dostluk ve birliktelik vurgusu öne çıktı.

    “DERSİM AMED’DİR, AMED DERSİM’DİR”

    Amedspor’un bölgede geziler yaptığını ve şimdi de Dersim’e geldiğini belirten Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Dersim Amed’dir, Amed Dersim’dir dedik ve Amedspor’u burada, Seyit Rıza Meydanı’nda taraftarlarımızla, kadınlarla, gençlerle, çocuklarla karşıladık. Biz biliyoruz ki Amedspor sadece bir takım değildir. Amedspor bir kimliktir, bir duruştur, bir haykırıştır” dedi ve Amedspor ile Dersim’in bir olduğuna tekrardan dikkat çekti.

    Amedspor’un Dersim’i ziyaret etmesinden çok memnun olduklarını ifade eden Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak da, “Burası Seyit Rıza’nın mekanıdır. Düzgün Baba’nın, Seyit Rıza’nın, Alişer’in, Zarife Hatun’un güzelliği gençlerimizin üzerinde olsun” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Futbol sadece bir oyun değil. Aynı zamanda kimlikler, kültürler ve tarihler arasında kardeşliği, dayanışmayı, birliği ve dirliği güçlendiren bir alandır. Dersimspor’un Amedspor tarafından davet edilmesi, son bir yıldır tartıştığımız ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinin adımlarından biridir. İnanıyoruz ki Amed’deki bu maç  vesilesiyle ülkemize huzur ve barış getirecek. İnanıyoruz ki Kürt halkının demokrasi talepleri, yüz yıl sonra amacına ulaşacaktır”

    Dersimspor Klubü yöneticisi Sinan Tutuman ise şunları belirtti: “Bütün kalbimizle ve sevgimizle Amedspor’un yanında olduğumuzun mesajını vermek istiyorum. Duygularımız birbiriyle denk. İnanıyorum ki Amedspor bu sene şampiyon olacak, Dersimspor’da onun bir ardılı olacaktır. Hep beraber tüm bölgede sporu kalkındırıp, birlikte şampiyonlukları göğüsleyeceğiz”

    Buluşma, Seyit Rıza Meydanı’nda çekilen halaylarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu’dan Gülistan Doku çağrısı- VİDEO

    Dersim Kadın Platformu’dan Gülistan Doku çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Dersim Kadın Platformu, Gülistan Doku’nun akıbetini sormak için 5 Ocak’ta gerçekleştirilecek eyleme katılım çağrısında bulundu.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan ve akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku’nun durumu belirsizliğini koruyor.
    Gülistan’ın kaybedilişinin 6. yılında Dersim Kadın Platformu, “Unutmayacağız! Peşini Bırakmayacağız” diyerek davanın takipçisi olduklarını kaydetti.

    Platform adına açıklama yapan Munzur Üniversitesi Öğrencileri ve yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, 5 Ocak’ta ypacakları eyleme katılım çağrısında bulundu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Yerlerine kayyım atanan eş başkanlar Dersim’e geldi: Gasp ettiğiniz belediyeleri geri verin-VİDEO

    Yerlerine kayyım atanan eş başkanlar Dersim’e geldi: Gasp ettiğiniz belediyeleri geri verin-VİDEO

    PİRHA- Yerlerine kayyım atanan DEM Partili belediye eş başkanları DEM Parti Dersim İl Örgütü’nün açtığı ‘Barış için imza” standını ziyaret edip basın açıklaması yaptı. Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Bizim derdimiz gasp ettiğiniz belediye binaları değil. Bizim tek derdimiz, halkın özgür iradesiyle gidip oy kullandığı seçimde kendi seçilmişlerini görevden alarak atamayla halkın başına verdiğiniz kayyumlarınızdır. Halkın belediyelerinden elinizi çekin” diye konuştu.

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, Van Belediye Eş Başkanı Abdullah Zeydan, Mardin Belediye Eş Başkanı Devrim Demir, Batman Belediye Eş Başkanları Gülüstan Sönük ve Yeşil Işık, Halfeti Belediye Eş Başkanları Mehmet Karayılan ve Saniye Bayram, Bahçesaray Belediye Eş Başkanları Nebahat Benek ve Ayvaz Hazır, Kağızman Belediye Eş Başkanları Güner Hatay ve Mehmet Alkan, Siirt Belediye Eş Başkanları Mehmet Kaysı ve Sofya Alagaş Dersim’de esnaf ziyareti yapıp Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Örgütü’nün Seyit Rıza Meydanı’nda açtığı ‘Barış için imza” standını ziyaret edip basın açıklaması yaptı.

    “HALKIN BELEDİYELERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN”

    Yıllardır verdikleri emeklerinin sömürülüp yerlerine kayyım atandığını söyleyen yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Bizim derdimiz gasp ettiğiniz belediye binaları değil. Bizim tek derdimiz, halkın özgür iradesiyle gidip oy kullandığı seçimde kendi seçilmişlerini görevden alarak atamayla halkın başına verdiğiniz kayyumlarınızdır. Bizim derdimiz bu anlayışladır. Kayyum zihniyetini her seferinde elinde bir sopa olarak tutan anlayışladır. Bugün Esenyurt’ta yaşanan da 22 Kasım’da Dersim Belediyesi ile birlikte Ovacık Belediyesi’ne atanan kayyum da aynı zihniyetin ürünüdür. Halkın belediyelerinden elinizi çekin” diye belirtti.

    “HALKIN İRADESİNİ GASP EDENLER HER ZAMAN TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNDE YERLERİNİ ALMIŞLARDIR”

    Yıllardır demokrasi ve özgürlük mücadelesi yürüttüklerini vurgulayan yerine kayyım atanan Van Belediye Eş Başkanı Abdullah Zeydan, “Çok zulümlere, katliamlara maruz kaldık. Ama hiçbir zaman onurlu mücadelemizden vazgeçmedik. Çünkü bu mücadele barış mücadelesidir. Kürt’e, Türk’e, Laz’a, Çerkez’e, Alevi’ye, Sünni’ye, Hristiyan’a, Müslüman’a barış içerisinde onurlu ve özgür yaşamı isteyen bir mücadeledir. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla başlayan barış ve demokratik toplum sürecinin de Türkiye’de yaşayan bütün kimliklere bütün inançlara barış içerisinde onurlu ve özgür bir yaşamı armağan edeceğini de biliyoruz. Dolayısıyla bizler bu süreci sonuna kadar sahiplenirken halkın iradesine bir darbe olan kayyım gasplarına karşı da aynı şekilde mücadelemizi büyüteceğiz. Siyasi rakiplerinize yargı kumpaslarıyla, hukuk tuzaklarıyla yaklaşmayın. Eğer gerçekten kendinize güveniyorsanız, ideolojinize, pratiğinize, partinize güveniyorsanız hesaplaşmanın yeri seçim sandıklarıdır. Bizler çok iyi biliyoruz ki halkın iradesini gasp edenler her zaman kaybetmiştir ve tarihin çöplüğünde yerlerini almışlardır. Ama halk her zaman dimdik ayakta kalmıştır. Bundan sonra da böyle olacaktır” dedi.

    “KAYYIM SİYASETİNDEN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİ”

    Yerine kayyım atanan Mardin Belediye Eş Başkanı Devrim Demir ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bizler maalesef bugün kayyım tarafından yerleri gasp edilmiş belediye eş başkanları olarak kayyım sorununu konuşmak için bir araya geldik. Elbette kayyımlar bizim için bir anlam ifade etmiyor. Bizler kayyımla gelmedik kayyımlarla da gitmeyeceğiz. İlk günden bu yana bütün meclis üyelerimiz ve eş başkanlarımız olarak halkımızın içinde çalışmalarımızı yapmaya devam ettik. Ama bir kez daha buradan da sesleniyoruz. Bu sistem kayyım siyasetinden bir an önce vazgeçmeli. Halkımızın bütün haklarını gasp eden ve bir rejime dönüşen sistem buna bir an önce son vermeli. Bu halk kentlerini yönetmesi için kendi yöneticilerini iradesiyle seçiyor ama 3 dönemdir Kürt halkın iradesi ellerinden alınıyor. Bizler özellikle çözüm sürecinin konuşulduğu bu günlerde bir kez daha süreçle ilgili umut ettiklerimizi dile getiriyoruz. 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla bu topraklarda olumlu bir hava onurlu barış umudu bütün yurttaşların yüreğinde filizlendi.”

    “KAYYIM GASPINI KABUL ETMİYORUZ”

    Dersim’de insanların çok acılar yaşadığını ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Geçmişten bugüne kadar Dersim hep yangın yeriydi ve sürgünler, katliamlar hep devam etti. Bu coğrafyada 1938’den bu yana topraklarımıza sahip çıkıyoruz. Önceki dönemde de belediyeye kayyım atandı ve insanlar işten çıkarıldı, dilimizi yasakladılar, kültürümüzü yok saydılar. Biz kayyım gaspını kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kadınlar gündemi konuştu: Saldırılara karşı kadınlar örgütlenmeli-VİDEO

    Dersim’de kadınlar gündemi konuştu: Saldırılara karşı kadınlar örgütlenmeli-VİDEO

    PİRHA- 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yapılan Kadınlar Gündemi Tartışıyor’ başlıklı panelde demokratik toplum inşası ve kadınların rolü, kadın hakları, aile yılı, kadın emeğinin sömürülmesi, kadın mücadelesinin yönü konuşuldu. Panelde kadınlara yönelik bütünlüklü saldırılara karşı mücadele ve örgütlenme çağrısı yapıldı.

    23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3. gününde ‘Kadınlar gündemi tartışıyor’ paneli yapıldı. Yerine kayyım atanan Dersim Eş Başkanı Birsen Orhan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde TJA Aktivisti Ayla Akat, DEDEF üyesi hukukçu Gamze Yentür, SKM Sözcüsü Tanya Kara ve EMEP GYK Üyesi Sema Barbaros konuşmacı olarak yer aldı.

    Sanat Sokağında yapılan panele Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Milletvekili Sevda Karaca, DEDEF Kadın Meclisi, Dersim Kadın Platformu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Panel başlangıcında Birsen Orhan, festivale dönük sosyal medyada bir ‘linç kampanyası’nın başlatıldığını söyleyerek, “Bu festival, başladığı günden bugüne yasakçı zihniyete karşı 23 yıldır dimdik bir şekilde ayakta. Bilinçli bir şekilde sanal medyada festival tertip komitesine ve Dersim’in dinamiklerine yönelik saldırılar var. Bu saldırıların bilinçli, politik bir şekilde yapıldığının farkındayız. Elbette ki her eleştiri kıymetlidir ancak ortaya çıkan saldırılar tamamen Dersim’in kültürüne, kimliğine ve tertip komitesine ideolojik bir saldırı var. Bu saldırılar karşısında festivali her geçen yıl daha güçlü bir şekilde yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    AİLE YILI İLANINA KARŞI ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ÇAĞRISI

    Panelde ilk olarak konuşan SKM Sözcüsü Tanya Kara, iktidarın 2025 yılını ‘Aile Yılı’ ilan etmesinin altında yatan tehlikelere dikkat çekti. AKP-MHP’nin aile politikalarıyla toplumu İslamcı bir rejim düzleminde örgütlemeyi istediğine vurgu yapan Kara, “Aile yılının ilanında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olmak üzere iki kurul kuruldu ve sonrasında doğrudan Diyanet göreve çağırıldı. Bu kurumlar rejimin önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası belirlediklerini gösteriyor. Kadınları birey olarak görmeyen, kadınları sadece anne, eş olarak gören bir yaklaşımla karşı karşıyayız ve aynı zamanda LGBTİ+’ların varlığını kabul etmeyen ve nefret örgütleyen bir anlayış var. Aslında uzun süredir kadınlara yönelik bütünlüklü bir saldırı var. Kadın cinayetlerindeki artış, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi, Kürdistan’daki kadın dernekleri kapatılması, eş başkanlığa dönük doğrudan saldırılar, kadınların yasal güvencelerine saldırılar artarak devam etti” dedi.

    Tanya Kara, aile yılıyla birlikte hem kültürel hem siyasi açıdan çok katmanlı bir sorunun oluştuğunu ancak bu sorunların karşısında kadınların örgütlü mücadele ile durabileceğinin altını çizdi.

    “KADINLAR DİRENÇ NOKTALARI OLUŞTURMALI”

    EMEP GYK Üyesi Sema Barbaros da aile yılı üzerinde durarak, “Aile Yılı ilanı, AKP iktidarının bitmek bilmeyen bir süreci, yeni bir durum değil aslında. AKP’nin iktidar olduğu dönemden beri bir sermaye-devlet içerisinde aile politikalarının, aile ve evlilik birliğinin iktidar için çok özel bir anlamı olduğunu söylemek mümkün. AKP iktidarı aslında kadınların canı pahasına aileyi savunuyor çünkü sonuçta sermaye için hem ucuz işçi gücü hem üretimin devam etmesi hem de güvencesiz çalıştırmanın bir yöntemi. Sermaye kadını ucuz iş gücü olarak görmek istiyor, çocuk işçiliğini arttırmak istiyor. AKP aileye teşvik adı altında maddi destek, evlilik danışmanlığı, doğum izinleri, esnek ve uzaktan çalışma, yarı zamanlı çalışma gibi politikaları izliyor. Önümüzdeki yıllarda iktidarın yürüteceği süreçlerde kadın ve çocuktan yana politikalar izlemeyeceğini ve sermaye ne diyorsa onu yapacağını bir kez daha görüyoruz” şeklinde konuştu.

    “Sermaye ve iktidar örgütlü mücadele yürütüyor” diyen Barbaros, tüm yapılan saldırılara karşı başta kadınların direnç noktası oluşturması gerektiğini kaydetti.

    “6284 ETKİN UYGULANMIYOR”

    DEDEF üyesi hukukçu Gamze Yentür, kadın haklarının hukuki boyutuna dair konuşarak, “Bugün 6284 sayılı yasa çok iyi bir kanundur. Kadınlar için çok ciddi bir güvence ancak bugün toplumsal süreç içerisinde bu kanunun etkili şekilde uygulanmadığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Anayasamızda herkese eşittir, kimse dil, din, ırk, cinsiyet olarak ayırt edilmez ancak gerçekte böyle değil. Demek ki bunun toplumsal koşullarının oluşması gerekiyor. Buradaki önemli olan gerçeklikle bilimselliğin arasındaki bağı kurmaktır. Afaki tartışmalar yerine biraz daha bilimsel göstergelere başvurmak gerek” dedi.

    Yentür, kadınlara çağrıda bulunarak şiddete uğramaları halinde baroların kadın hakları merkezlerine, kadın örgütlerine başvurmalarını dile getirdi.

    “KADINLAR BARIŞ SÜRECİNİN HER AŞAMASINDA YER ALMALI”

    TJA Aktivisti Ayla Akat, geçmişten bugüne Kürt kadın hareketinin karşılaştığı sorunlara değindi. Ardından ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde kadınların etkin rol oynaması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Analar ağlamasin deniliyor ama anaların gözyaşları henüz kurumadı. Öyle sadece sarılmakla gözyaşları durmuyor. Risk almakla, cesaretle inşa etmek gerekiyor. Bunu bilmek, bununla mücadele etmek gerekiyor. Kadınlar kurulacak her mekanizmada yer almalı ve alacaktır da. İster Meclis içerisinde olsun ister Meclis dışında olsun. İnsan hakları örgütlerimiz uzun yılların deneyim birikimine sahipler. Tüm bu kurumlar, çatışmalı sürecin ve barışın kaydını tutacak kurumlardır. Ne zaman ki biz gerçekten cesaretle kararlılık üretmeye başlarsak onun yarattığı çekim herkesi bunun içine dahil edecektir. Kimseyi beklememize gerek yok. Eğer demokratik bir sistem ve barış için mücadele iddiamız ortaksa bizi bir araya getiren nedenlerimiz çok. O yüzden bizi bir araya getiremeyecek nedenlere dönüp bakmayalım, onları azaltmanın peşine düşelim. Tek bir çözüm var; sonuna kadar örgütlenmek, tek bir gerçek var kendimizi eğitmek. Kim olduğumuzu bilmek, kim olduğumuzu doğru bir şekilde anlatabilmek. Hangi kimliğe sahip olursak olalım… Ben bugün Sünni Kürt bir kadın olarak buradayım, yanıbaşımda Alevi kadın arkadaşlarım var. Tüm farklılıklarımızla örgütlülük içinde olan kadınlarız, o yüzden sesimiz gür çıkıyor.”

    Panel, soru ve cevapların ardından sona erdi.

    PİRHA/ DERSİM 

  • 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali başladı: Kimliği olan bir festival- VİDEO

    23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali başladı: Kimliği olan bir festival- VİDEO

    PİRHA-23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin açılışını yaptı. Açılışta konuşan yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Munzur Festivali, bir festivalin çok ötesinde kimliği olan bir duruştur. Bu anlamda Dersim inancını, kültürünü, hafızasını önümüzdeki dört gün boyunca sahneye söze, sese ve saza yansıtacağız” dedi.

    Bu yıl “Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” şiarıyla düzenlenen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali başladı. Dört gün sürecek olan festivalin açılışı Seyit Rıza Meydan’ında yapıldı.

    ESKİŞEHİR’DEKİ ÖLÜMLER SEBEBİYLE EĞLENCE İPTAL EDİLDİ

    Programda yer alan Varvara Grubu Silemanu davul ve zurna gösterisi, Eskişehir’deki yangında 10 kişinin yaşamını yitirmesi üzerine iptal edildi. Tertip Komitesi adına konuşan Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “Eskişehir’deki yangında 10 kamu görevlisini kaybettik. Bu büyük acıyı paylaşıyoruz. Bu nedenle davul zurna gösterisini iptal ettik ancak diğer programlarımız devam edecektir” dedi. Bilir, boş olan öğrenci yurtlarının misafirlere tahsis edilmemesini de eleştirerek, “Festival için şehir dışından gelen yurttaşlar KYK yurtlarında yer olmasına rağmen arabalarda, çadırlarda konaklamak zorunda kalıyorlar. Buradan yetkililere sesleniyoruz; bu uygulamadan vazgeçin, insanlarımız bu sıcak havada mağdur olmasın” diye konuştu.

    Ardından yerine kayyım atanan Dersim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale de, “Eskişehir’de orman yangınında yaşamını yitiren kamu görevlilerine baş sağlığı diliyoruz. Bu bir iş cinayetidir, artık bu tür acıların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “MUNZUR FESTİVALİ KİMLİĞİ OLAN BİR FESTİVALDİR”

    Son olarak konuşan yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan da sözlerine Eskişehir’de yaşamını yitirenlere baş sağlığı dileyerek başladı. Orhan, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ticari bir faaliyet değil; kültür, inanç, dil açısından bir duruş olduğunu belirtti.

    Festivalin yıllardır kendini tekrar ettiğine dair eleştirilere de yanıt veren Orhan, “Bu festival bir karakterdir, bu karakter değişemez. Dersim, çoklu kimliklerin olduğu bir yer. Alevi inancının hala bir statüsü yok. Cemevleri hala ibadethane statüsünde kabul görülmüyor. Alevi inkarı hala mevcut, bu yüzden yapılan barış ve demokratik toplum çağrısı bunun için bir fırsattır. Bir rol model olacağı apaçıktır. Dersim halkı bu süreci özveri ile karşılamıştır” dedi.

    “KÖKLÜ MİRASIMIZI SÜRDÜRME MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

    Dersim’in bir kadın kenti olduğuna da vurgu yapan Orhan, şu ifadeleri kullandı:

    “Tüm kadınların yaşadığı sorunları Dersim kadınları da yaşıyor. Ama direniş hafızasını ve köklü mirasını biz kadınlar devralarak her zaman sesimizi yükselteceğiz. Kadın haklarıyla birlikte toplumun demokratikleşmesi, eşit yurttaşlık hakkının da savunması noktasında mücadelemizi devam ettireceğiz. Bu anlamda festival programımızda kadın panelistlerimizden kadın sanatçılara kadar Dersim inancını, kültürünü, hafızasını sahneye söze, sese ve saza yansıtacağız.

    Dilimiz kültürel bir soykırım altında. Bugün bir çoğumuz kendimizi ifade etmekte güçlük çekiyoruz. Belediyeye kayyım atandığında kapattığı ilk kurum dil kurumları oldu. Bu anlamda bu festivalin bugün başka bir anlamı var. İradesi gasp edilen Dersim, Ovacık ve diğer tüm belediyelerin halka teslim edilmesi gerekmektedir. Bu belediyeler halkındır, geri verin! İrademizi gasp edemezsiniz!”

    PİRHA/DERSİM

  • İstanbul’da Dersim buluşması: Kültürümüzü yaşamak istiyoruz, susmayacağız!-VİDEO

    İstanbul’da Dersim buluşması: Kültürümüzü yaşamak istiyoruz, susmayacağız!-VİDEO

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) İstanbul’da düzenlediği ‘Birlik ve Dayanışma Pikniği’ne yoğun ilgi oluştu. Halayların çekilip Kirmanckî ezgilerin seslendirildiği programda Dersim’e yönelik saldırılara da dikkat çekildi.

    İstanbul’da ikamet eden Dersimliler, Birlik ve Dayanışma Pikniği’nde buluştu.

    Fatih mesire alanında bir araya gelen Dersimliler, programın yapıldığı alana “Kadın cinayetleri politiktir. Dersim’de doğanın talanına geçit vermeyeceğiz. Kadın, yaşam, özgürlük” yazılı pankartları astı.

    Buluşmaya, DEM Parti il ve ilçe yöneticileri, Dersim Belediye Başkanı Birsen Orhan, Devrimci İşçi Partisi yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Programa, gırnata ve davul eşliğinde halaylar çekerek başlandı. Ardından Sanatçı Bülent Renkli, Kirmanckî seslendirdiği ezgilerle sahne aldı.

    “DERSİM’İ ÇIPLAK BIRAKMAYI AMAÇLIYORLAR”

    DEDEF Başkanı Ali Rıza Bilir, yaptığı konuşmada Dersim’e dönük baskı ve asimilasyon politikalarına değindi. Dersim Belediyesine atanan kayyum sonrası işten çıkarılanların eylemini selamlayan Bilir, şu konuşmayı yaptı:

    “Derneklerimizin amacı doğamızı, dilimizi, inancımızı korumaktır. Yıllardır Dersim’i sular altında bırakıp, tarihten silmek isteyen bir devlet anlayışı ile karşı karşıyayız. Barajlarla, madenlerle toprağımızı zehirlemek istiyorlar. Ekonomik ve sosyal olarak Dersim’i çıplak bırakmayı amaçlıyorlar. Gençlerimiz Avrupa’ya göç etmiş durumdalar.

    Öncelikle dilimizi korumalı, konuşmalıyız. Her yerde dilimizi aktif kullanmalıyız. Yüzümüzü mutlaka Dersim’e dönmeliyiz. Biz yıllardır topraklarımızın olumlu yönde işletilmesini istiyoruz. Ancak bunun tam tersi faaliyetler söz konusu. Biz, onların faşist anlayışlarına karşı çıkıyoruz. Dersim nüfusunun yüzde 80’ini göç vermişiz. İstanbul’da yaşayan Dersimli nüfusu 82 bin oldu. Topraklarımızdan bizi zorla süren anlayışa karşı çıkmayacak mıyız?

    Bizi birbirimizden kopartmak istiyorlar. Dersimliler olarak kendi dilimizi, inancımızı, kültürümüzü yaşamak istiyoruz. Şu an Sekasur’da maden çıkartmak istiyorlar. O proje sahibi Dersimli canımıza sesleniyoruz; lütfen toprağımızı kirletecek projeye imza atma! Biz bunu savunduğumuz için ‘DEDEF, her şeye karşı çıkıyor’ deniliyor. Bir dahaki etkinlikte daha çok haykırıp, daha çok birlikte olacağız. Coğrafyamızı koruyup, garanti altına alıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

    “GÜLİSTAN DOKU NEREDE?”

    3 Mayıs’ta kurulan Dersim Kadın Meclisi de sahneye gelerek katılımcıları selamladı. Kısa konuşma yapan Yazgül Gül, “Dersimli kadınlar olarak 1 ay önce kurultay yaptık. Belediye başkanı Sevgili Birsen Orhan da bizimle omuz omuzaydı. Biliyoruz ki DEDEF, sıradan bir örgüt değildir. Derneğimizin önemini bilerek buradan yola devam ettik. Bizlerin sorunları çok. Gülistan Doku’nun akıbeti ne oldu? ‘Kadın cinayetleri politiktir’ demiştik. Kimliğimiz, çevremiz tehlike altında” diye belirtti.

    22 Kasım’da yerine kayyum atanan Dersim Belediye Başkanı Birsen Orhan ise “Bu kayyımlar hırsızdır” diyerek konuşmasına başladı. “Kayyım tüm değerlere saldırıdır” diyen Orhan, şunları söyledi:

    “Kayyumlar gelir gelmez emekçileri işinden etti. Gerçi kayyuma da kayyum atandı, biz Dersimlilerin ahı tuttu diyelim. İstanbul’da da kayyum pratiği var. İktidara diyoruz ki halkın iradesinden elinizi çekin.

    “HEPİMİZ KENDİMİZİ SORGULAMALIYIZ”

    Düzgün Baba’da çok üzücü bir durum yaşandı. 2 canımızı kaybettik. Bizler, inanç alanlarımıza kan bulaşsın istemiyoruz. Bugün Dersim’de ajanlaştırılan kişiler… Uyuşturucu en küçük yaşa inmiş, fuhuş baş göstermiş durumda. Eğer Dersim bu haldeyse hepimiz kendimizi sorgulamalıyız. Dersim’e sahip çıkın. Dersim’i özel savaş politikalarına terk etmeyin.

    “AMACIMIZ BARIŞ”

    Şimdi yeni bir süreçteyiz. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, bizim mücadele alanımızı belirleyen bir çağrıdır. Rotamızın pusulası budur. Bizler, iktidarın can suyu değiliz. Bizim, birilerinin koltuğunu garantiye aldırma gibi bir derdi yok. Bizim amacımız barış. Nerede olursak olalım biz Dersimliler direnmeye devam edeceğiz.”

    “SUSMAYACAĞIZ!”

    Yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de DEDEF’in düzenlediği buluşmada yer aldı. AKP Hükümetinin politikalarını eleştiren Sarıgül, “Birileri bizi susturmak istiyor diye susmayacağız. Dilimize, inancımıza kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz” vurgusunu yaptı.

    Dersim Pertekliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Umut Can Akyol da yaptığı konuşmada Pertek ilçesindeki Ponzataş maden ocağına dikkat çekti. Akyol, “Hiçbir rant uğruna doğamızın talanına göz yummayacağız. Bugün burada buluşmamız sadece bir piknik değil, aynı zamanda hep birlikte ses olmamız anlamına geliyor” diye belirtti.

    Program, Delal Kahraman, Hüseyin Türküdenizi, Domane Dersim ve davul zurna eşliğinde devam etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bakırhan Dersim’de konuştu: Türkiye’nin demokratikleşmesi Dersim ruhunu kabullenmekten geçer-VİDEO

    Bakırhan Dersim’de konuştu: Türkiye’nin demokratikleşmesi Dersim ruhunu kabullenmekten geçer-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Dersim’de konuştu. Aleviyi görmeyen, tanımayan aklın Kürt ve Alevi meselesini çözmekten uzak olduğunun altını çizen Bakırhan, “Dersim ruhunu dikkate alın diyoruz. Dersim, sosyalistlerin, emekçilerin, Alevilerin kentidir. Türkiye’nin demokratikleşmesi Dersim ruhunu kabullenmekten geçer. Çifte asimilasyona uğrayan Dersimliler daha fazla sahip çıkmalıdır. Dersim bu sürecin kendisidir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dêrsim İl Örgütü, 2’nci Olağan Kongresi’ni kentte bulunan bir otelde gerçekleştiriyor.

    Kongre saygı duruşuyla başlarken, kongrede ilk olarak yerine kayım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan konuştu.

    “AYIPTIR GÜNAHTIR”

    Birsen Orhan, 3 aydır Dersim halkının iradesinin gasp edildiğini belirterek, “Hala da devam edecek bir elinde kayın sopasını tutanlar bir eliyle bize barış elini uzatanlar bunu iyi bilsin ki biz burada Dersim’den barış çığlığını yeniden yükseltiyoruz. Diyoruz ki inadına barış. Kayyım sadece Dersim ile sınırlı değil. Hakkari’den Esenyurt’ta kayyım uygulanıyor. Ayıptır günahtır. Bu kente kayyımlar geldiği günden bu yana emekçi arkadaşlarımız üzerindeki baskısı devam etmektedir. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne dikkat çekerek, ana dili üzerinde yürütülen asmilasyona karşı dilin daha fazla konuşulması çağrısında bulundu.

    “DİLİMİZİ, VARLIĞIMIZI KORUYACAĞIZ”

    Alevi ve Kürt halkı olarak katliamlara maruz kaldıklarını hatırlatan Kordu, “Dilimizi, varlığımızı, onur ve yaşam mücadelemizi inkar eden yok sayanlara karşı demokasi ve barış mücadelemizi büyütelim” dedi.

    “ALEVİNİN KİMLİĞİNİ YOK SAYMAKTIR, KÜRDÜ YOK SAYMAKTIR”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise, son günlerde artan gözaltı, tutuklamalara dikkat çekerek, “Anti-demokratik uygulamaları kendine rehber edinenler demokrasiye kolay kolay gelmezler. Barış ve özgürlüğü kolayca kabul etmezler. Çünkü onların varlık gerekçeleri baskıdır, reddir, inkardır, Alevinin kimliğini yok saymaktır, Kürdü yok saymaktır. Güçlü, örgütlü toplumlar anti-demokratik karakterli rejimleri demokrasiye getirecektir” diye konuştu.

    “ALEVİYİ GÖRMEYEN, TANIMAYAN AKIL BU MESELEYİ ÇÖZMEKTEN UZAKTIR”

    Bakırhan, devletin yüz yıllık politikasının sonuç almadığının altını çizerek, şunları ifade etti:

    “Alevi, inancım onurumdur, eşit yurttaşlıktan vazgeçmiyorum dedi ve mücadelesini büyüttü. Kürtlere uygulanmayan zulüm kalmadı. Dersim’in her santimetre karesi zulüm yaşadı. Bundan sonuç alamadıkları için bu tartışmalar başladı. Zulüm politikaları bizim akışımızı, mücadelemizi durduramaz. Yolumuzu bulur yine devam eder gideriz. Oyalama, kandırma gibi söylemler var. Biz yerimizdeyiz, barış, özgürlük, demokrasi mücadelemizi her zaman sürdürür ve büyütürüz.

    Aleviyi görmeyen, tanımayan akıl bu meseleyi çözmekten uzaktır. Dersim ruhunu dikkate alın diyoruz. Dersim, sosyalistlerin, emekçilerin, Alevilerin kentidir. Türkiye’nin demokratikleşmesi Dersim ruhunu kabullenmekten geçer. Çifte asimilasyona uğrayan Dersimliler daha fazla sahip çıkmalıdır. Dersim bu sürecin kendisidir. Deden toruna kalan miraas onurlu bir şekilde devam ettiriliyor.

    Bir taraftan kayyım bir taraftan barış olmaz. Alevilerin rızası, hakları olmadan, eşit yurttaş olmadan hiçbir süreç yürümez. Alevilerin olmadığı bir çözüm çözüm olmaz. Kendinize, değerlerinize, mücadelenize güvenin. Kimse bu mirası, mücadeleyi ellerimizden alamaz.

    Sayın Öcalan bir çağrı yapacak; Alevinin eşit yurttaş olması, Kürdün, emekçinin haklarını alması için çağrı yapacak. O zaman kimin çözümden yana olup olmadığını göreceğiz. Dağların kaybolan anahtarıyla barışın kapısını açacağız.

    Ayın Öcalan’ın çağrısının anı anına verilecek bir yol ve yöntemin bulunması gerekmektedir. Mevzuata uygun değil diyerek bunu engelleyemezsiniz. Yüz yıllık bir sorunu mevzuata bağlayamazsınız.”

    Kongre seçimle devam ediyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a hapis cezası!

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a hapis cezası!

    PİRHA- Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a kayyım protestolarında yaptığı konuşmalarda “mücadele” kelimesini kullandığı gerekçesiyle 5 ay hapis cezası verildi. 

     

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan hakkında kayyım protestolarında yaptığı konuşmalar ile Jineolojî’ye Giriş kitabı gerekçeleriyle “Halkı suç işlemeye alenen tahrik” iddiasıyla açılan davada karar çıktı.

    Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Orhan katılmazken, Birsen Orhan’ın avukatları Fatma Kalsen, Enver Erdal Şimşek ve Kenan Çetin duruşmada hazır bulundu.

    Savcı, mütalasında Birsen Orhan’ın Jineolojî’ye Giriş kitabını bulundurduğu gerekçesiyle “halkı suç işlemeye alenen tahrik” suçlaması işlediğini ileri sürdü. Ayrıca kayyım protestolarında yaptığı konuşmalarda “işgal” ve “mücadele” ifadelerini kullanması nedeniyle cezalandırılmasını talep etti.

    Mahkeme, kayyım protestolarındaki konuşmalarını “yakın tehlike” olarak değerlendirerek, Orhan’a 5 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın ev hapsi kaldırıldı-VİDEO

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın ev hapsi kaldırıldı-VİDEO

    PİRHA-Yerine kayyım atanan ve 30 Kasım’dan itibaren ev hapsinde olan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, bugün Tunceli Adliyesi’nde ilk duruşması görüldü. Birsen Orhan’ın ev hapsi ve yurtdışı yasağı kaldırıldı, duruşma 7 Şubat’a ertelendi. 

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a ise 24 Kasım’da ev hapsi ve yurtdışı yasağı verilmişti.

    “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında Birsen Orhan’ın ev hapsi ve yurtdışı yasağı kaldırıldı. Duruşma 7 Aralık’a ertelendi.

    “EV HAPSİ CEZASI KALDIRILDI”

    Birsen Orhan’a mütalaada ceza istendiğini söyleyen Avukat Kenan Çetin, “Ancak ifadesi alındığı için hem yurtdışı yasağı hem de ev hapsi cezası kaldırıldı. Duruşma 7 Şubat’a ertelendi” dedi.

    “HAKLI VE MEŞRU PROTESTOLAR ŞUÇ SAYILDI”

    Haksız ve hukuksuz bir süreç yaşadığını söyleyen yerine kayyım atanan Dersim belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Bu süreçte yanımda olan tüm dostlarıma teşekkür etmek istiyorum. Kayyıma karşı yapmış olduğumuz haklı ve meşru protestolar suç sayılarak birçok soruşturma açıldı. Bizim işlediğimiz bir suç yok, haklı ve meşru bir tepkidir. Bizler belediye başkanları olarak bu kentin seçilmişleri olarak belediyelerimizi korumak gibi sorumluluğumuz var” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklandı
    -Ev hapsi verilen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan: Suç unsuru sayılan konuşmam bir hakikattir-VİDEO

  • Birsen Orhan’ın tutuklanması protesto edildi: Direnişimize devam edeceğiz-VİDEO

    Birsen Orhan’ın tutuklanması protesto edildi: Direnişimize devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın tutuklamasına tepki göstererek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Türkiye’de her gün yeni bir hukuksuzluk yaşandığını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Ev hapsinde olan birisini tutuklayan bir yargı var karşımızda. Bu ülkede yargı AKP-MHP iktidarının kararlarına göre hareket etmektedir. Bugün Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın tutuklanması da bunun en somut örneğidir” dedi.

    Sabah saatlerinde  “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla gözaltına alınan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın tutuklamasına tepki göstererek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘İrademize sahip çıkıyoruz gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz’ pankartı açıldı. Kitle sık sık ‘Kayyım gidecek biz kalacağız’ ve ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ sloganları attı.

    “DİRENİŞİMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    Türkiye’de her gün yeni bir hukuksuzluk yaşandığını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Ev hapsinde olan birisini tutuklayan bir yargı var karşımızda. Bu ülkede yargı AKP-MHP iktidarının kararlarına göre hareket etmektedir. Bugün Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın tutuklanması da bunun en somut örneğidir. Belediyelere atanan kayyımlarla birlikte bu ülkede halkın iradesine karşı bir darbe gerçekleştiriliyor. Ne darbeleriniz ne de gasplarınız bizim mücadelemizi engelleyemeyecek. Mücadelemize ve direnişimize devam edeceğiz, asla sizlere boyun eğmeyeceğiz. İktidarın hizmeti giren yargı ve kayyımlarda dahil gerçek adalet olduğunda hepsi yargılanacaklar ve halka hesap verecekler” dedi.

    “BİRSEN ORHAN, BARİYERE MUKAVEMET ETTİĞİ İÇİN TUTUKLANDI”

    Avukat Kenan Çetin ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Polise mukavemet ettiği iddiasıyla gözaltına alınan Birsen Orhan, bariyere mukavemet ettiği için tutuklandı. bariyer, polis memuru olmuş durumda. İlk defa ev hapsinde olan birisi tutuklandı. Şunu net bir şekilde söylüyoruz ev hapsine alınmaması gereken birine tutuklama verildi. Türkiye’de tutuklama bir tedbir değil bir infaz şekline dönüştü. Kaçma ve delilleri karartma şüphesi varsa tutuklama tedbiri tartışılabilir. Ev hapsinde olan birisinin kaçması söz konusu olabilir mi? Ancak Anayasa’yı değiştirmek isteyenler kendi Anayasa’sına uymayarak hukuku çiğniyor bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Kadınlar, çocuklar, gençler öldürülüyor doğa katlediliyor ancak hukukun hasta olması herkes için kötü bir sonuç. Özellikle hukuk uygulayıcılarına söylüyoruz hukuk herkese lazım.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklandı

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklandı

    PİRHA-Sabah saatlerinde Pertek’teki evinde gözaltına alınan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklandı.

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a ise 24 Kasım’da ev hapsi ve yurtdışı yasağı verilmişti.

    Sabah saatlerinde  “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla gözaltına alınan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan adliyeye getirildi

    Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan adliyeye getirildi

    PİRHA- Sabah saatlerinde evinden gözaltına alınan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan ifade için Tunceli Adliyesi’ne getirildi.

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, Pertek İlçe Emniyet Müdürlüğü’nce gözaltına alındı. Orhan’ın Dersim’e götürüleceği öğrenildi. Birsen Orhan hakkındaki “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla gözaltına alındığı belirtildi.

    Sabah saatlerinde evinden gözaltına alınan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan ifade için Tunceli Adliyesi’ne getirildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan: Beni halktan koparmak için ev hapsi verdiler-VİDEO

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan: Beni halktan koparmak için ev hapsi verdiler-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, kendisini halktan koparmak için ev hapsi cezası verildiğini söyledi. Orhan, “Özellikle gece saatlerinde sinyal gelmiyor denilerek arayarak rahatsızlık vermek istiyorlar. Kelepçenin bileğinizde olması ve yaşamınızın her anının takibi insanlık onurunu zedeleyen bir durum. Dersim halkı kendi iradelerinin kim olduğunu çok iyi biliyorlar. Dersim direniş kentidir, bu mücadele geleneği de asla yere düşmeyecek” dedi.

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atandı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için 9 kişi tutuklandı. Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a ise 24 Kasım’da ev hapsi ve yurtdışı yasağı verildi.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan ile belediyeye kayyım atanmasını ve kendisine verilen ev hapsi cezasını konuştuk.

    “BENİ KİTLELERDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN EV HAPSİ CEZASI VERDİLER”

    Kayyımın irade gaspı olduğunu vurgulayan Birsen Orhan, “Belediyemize kayyım atandıktan sonra kullandığım sözlerden dolayı 24 Kasım’da hakkımda bir gözaltı kararı çıktı ve daha sonra ev hapsi ve yurtdışı yasağıyla devam eden bir süreç oldu. Troller tarafından oluşturulan algıyla ifadem alındı” dedi.

    “Söylediklerim gözaltına alınmamı gerektirecek bir söz değildi, söylediğim Dersim tarihinin hakikatiydi” diyen Orhan şöyle devam etti:

    “Dersim tarihinde yaşanan travmaların 2016 ve 2024 yılındaki kayyımlarla birlikte bu süreci tamamlayan bir süreç olduğunu söyledim ve bu sözlerim çarpıtılarak bir yerlere servis edildi ve hakaretlere maruz kaldım. Artık yargıya birileri yön vermeye çalışıyor ve Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen ceza ne ise bana verilen ceza da aynı şekilde hak ve hukuktan uzak bir cezaydı. Aldığım ceza aynı gün gece saatlerinde vekalet verdiğim avukatlarıma tebliğ edildi ve apar topar ikametgâh adresime gelmek zorunda kaldım. Amaçları beni kitlelerden uzaklaştırmaktı, bir seçilmiş belediye başkanını halktan koparmak için kendilerince verebilecekleri en iyi cezayı verdiler. Ev hapsi süreci normalde 5-10 günü bulan bir süreçtir ancak ayak bileğime bir kelepçe takılarak şu anda gözetim altındayım. Evimin sınırları içerisinde yaşamımı devam ettiriyorum, destek olmak için gelen misafirlerim oluyor. Ancak özellikle gece saatlerinde uyurken sinyal gelmiyor denilerek rahatsızlık verilmek isteniyor. Kelepçenin bileğinizde olması ve yaşamınızın her anının takibi insanlık onurunu zedeleyen bir durum.”

    “BİZİM KAPIMIZ HALKIMIZA AÇIKTI AMA KAYYIM HALKIN ÖNÜNE BARİKATLAR KOYDU”

    Dersim Belediyesi’nin 2016 yılında kayyım sürecini yaşadığını ifade eden Birsen Orhan, “Dersim İttifakı ile birlikte yürüttüğümüz 7 aylık çalışmada kentin her noktasındaki soruna hakimdik ve halkın arasındaydık. Halkımızla beraberdik ve bize verilen sorumlulukla hareket ediyorduk. Biz iktidarın tasarruf tedbirleri adı altında belediyelerin alanlarını kısıtlayarak belirli alanlarda çalışma yürütmesine olanak vermesine rağmen şimdiye kadar birçok çalışma yaptık ve birçok çalışmamız da yarım kaldı. Bizim belediyemizde kapılarımız herkese açıktı ama şu anda kayyımla birlikte barikatları halkın önüne koyarak ve beton yığınlarıyla belediyenin etrafını kuşatarak bırakın belediyenin kapısından girmeyi belediyenin olduğu sokaktan geçmesine bile müsaade edilmedi. Böyle bir anlayış halka nasıl hizmet verebilir?” diye sordu.

    Halkın kendi iradesine sahip çıktığını vurgulayan Birsen Orhan, “Kayyıma karşı refleksi sadece belediye eş başkanları olarak biz göstermedik, bizim divanemiz General Zeng’in tepkisini herkes gördü. Bizim divanemiz böyleyse düşünün diğer toplumsal refleksleri. Birisi geliyor ve sizi evinizden yaka paça çıkartıyor siz ne yaparsınız tabi ki bir refleks gösterirsiniz. Dersim halkı da demokratik hakkını kullanarak belediyeye kayyım atanmasını protesto etti. Ancak geldiğimiz noktada 9 kişi tutuklandı. İktidarın bir sindirme politikasını gösteriyor. Dersim Belediye Eş Başkanına ev hapsi cezası verilmesi ve protesto hakkını kullanan kişilere de uyduruk gerekçelerle tutuklayarak mesaj verilmek isteniyor ama Dersim halkı hiçbir zaman bu baskılara boyun eğmemiştir, bu yüzden baskılar bizi yıldıramaz sözü boşuna söylenmiş bir söz değildir” diye belirtti.

    “DERSİM HALKI KENDİ İRADELERİNİN KİM OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYOR”

    Kendisinin eve hapsedildiğini ancak Dersim halkıyla birlikte verdikleri mücadelenin dünyaya ulaştığını belirten Birsen Orhan, şunları kaydetti:

    “Bizler eve hapsedildik ama sesimizin çıkmayacağı anlamı gelmesin, biz yine halkımızla buluşacağız. Dersim halkının o günkü direnişi muazzamdı, birçok insan o süreçte Dersim’de olamamanın burukluğunu yaşadılar. Ben inanıyorum ki gözü kulağı burada olan tüm Dersimliler bu süreci sahiplenecektir, belediye eş başkanlarına verilen cezayı kabul etmeyecektir. Dersim halkı kendi iradelerinin kim olduğunu çok iyi biliyorlar. Dersim halkının direniş ruhunu yeniden yeşerttiği için hepsini saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Dersim direniş kentidir, bu mücadele geleneği de asla yere düşmeyecek.”

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/DERSİM

  • Dersimliler kayyımı istemiyor: Belediye Eş Başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız -VİDEO

    Dersimliler kayyımı istemiyor: Belediye Eş Başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız -VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteren yurttaşlar, ‘Yarın seçim olsa DEM Parti daha büyük bir oy oranıyla tekrar kazanır” ifadesinde bulundu. Yurttaşlar, “Biz kayyım istemiyoruz. Bizim seçtiğimiz belediye başkanları çok iyidir. Biz belediye başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız, her zaman destek olacağız” dedi.

    Ovacık ve Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımlara yönelik konuşan yurttaşlar, kendi iradesiyle seçtikleri belediye başkanlarının görevinden alınmasının irade gaspı olduğunu belirterek yerine gelen kayyımın Dersim’i temsil etmeyeceğini ifade ettiler. Belediye başkanlarının kısa sürede önemli işler yaptıklarını söyleyen yurttaşlar, “10 sene önce açılmış bir davası varsa şimdiye kadar nerelerdeydi. Madem Belediye Başkanlarının suçu var o zaman mazbata vermeselerdi. Mesela Esenyurt Belediye başkanına neden 15 sene sonra soruşturma açıldı?” diye sordu.

    “KAYYIM ATANMASINI TASVİP ETMİYORUZ

    Kayyımın bir çözüm olmadığının ve kayyım atanmasını tasvip etmediklerinin altını çizen yurttaşlar, şunları söyledi:

    “-Yarın bir seçim olsa halk daha fazla oy verir. Bunlar bir yerden başladılar, herhalde devamı gelecek. Seçimden alamadıklarını başka türlü alacaklar.

    -Kayyım atanmasını tasvip etmiyoruz. Yani halkın iradesine el koyuyor. Yine belediye tarafından bir kusuru varsa encümenler tarafından seçilebilirdi.

    -Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak aynı bir işçi gibi çalışıyordu. İnsanları kutuplaştırarak geleceğini yok ediyorlar. Atanan kayyım bir gasptır. Ben eş belediye başkanlarının halkı tahrik edecek herhangi bir tepkisine tanık olamadım. Ben sabah 5.00’da tezgah açtığımda Cevdet Konak işçilerle birlikte çalışıyordu. Bunu toplumu kutuplaştırdığını, ayrıştırdığını görüyorum.

    -24 sene boyunca ülkeyi mahvettiler. Halkın seçtiği belediye başkanlarını yok sayıp kayyım atıyorlar. Biz kayyım istemiyoruz.

    -Bizim seçtiğimiz belediye başkanları çok iyidir. Biz belediye başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız, her zaman destek olacağız.

    -Belediye başkanlarımıza yapılan muamele bir irade gaspıdır. Halk kendi hür iradesiyle bir seçime gitti, oyunu kullandı.”

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/DERSİM

  • Ev hapsi verilen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan: Suç unsuru sayılan konuşmam bir hakikattir-VİDEO

    Ev hapsi verilen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan: Suç unsuru sayılan konuşmam bir hakikattir-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği mahkemece, ev hapsi ve yurt dışı yasağı konarak serbest bırakıldı. DEM Parti Dersim İl Örgütü’nde açıklama yapan Birsen Orhan, “İktidar ve onun aygıtları kendilerince suç üretebiliyorlar. Suç unsuru sayılan konuşmam bir hakikattir ve ben o hakikati dile getirmekten hiçbir zaman çekinmeyeceğim. Bu halka 1938 yılında da travmalar yaşatıldı bugün de yaşatılmaya devam ediliyor” dedi.

    İçişleri Bakanlığı tarafından yerine kayyım atandığı gün hakkında gözaltı kararı çıkarılan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, sabah saatlerinde ifade vermek üzere Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Buradaki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye getirilen Birsen Orhan, savcılık tarafından  “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ile “Kamu görevlisine hakaret” iddialarıyla tutuklama talebiyle Tunceli Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlik ifadesi alınan Birsen Orhan, adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. Birsen Orhan’a ev hapsi ve yurt dışı yasağı adli kontrolü verildi.

    Verilen ev hapsi ve yurt dışı yasağı kararının ardından, aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, İttifak bileşenleri ve Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak’ın da olduğu heyet DEM Parti İl binasına gelerek açıklama yaptı.

    “GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Kürtler ve Alevilerin yaşadıkları haksızlıklar ve hukuksuzlukların hat safhada olduğunu dile getiren Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, ” Dolayısıyla bugün de açığa çıkan sürece şaşırmadık. İktidar ve onun aygıtları kendilerince suç üretebiliyorlar. Dosyamda tamamen hak ve hukuktan uzak ne idüğü belirsiz haber sitesinin yayınlamış olduğu görüntü nedeniyle hakkımda gözaltı kararı çıkmıştı. Biz hakkımda verilen karara sevinmiyoruz çünkü 8 arkadaşımız gözaltına alınmıştı bunlarda 2 tanesi de tutuklandı. Suç unsuru sayılan konuşmam bir hakikattir ve ben o hakikati dile getirmekten hiçbir zaman çekinmeyeceğim. Bu halka 1938 yılında da travmalar yaşatıldı bugün de yaşatılmaya devam ediliyor. Belediyemiz gasp edildiği için biz onları işgalci olarak nitelendirmekten geri adım atmayacağız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, savcılık ifadesi ardından tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.

    Ayrıntılar geliyor…

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de Cevdet Konak’a verilen cezaya tepki: İktidar belediyeleri rant alanı olarak görüyor-VİDEO

    Dersim’de Cevdet Konak’a verilen cezaya tepki: İktidar belediyeleri rant alanı olarak görüyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen cezaya tepki göstermek için Dersim Belediyesi önünde basın açıklaması yapıldı. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Belediyemizle, halkımızla, partilerimizle, kurumlarımızla burada olacağız. Belediyemiz de Dersim halkına hizmete devam edecek” dedi.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de aralarında olduğu 4 kişinin “örgüt üyeliği ” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Tunceli Adliyesi’nde dün görüldü. Duruşmada 4 kişiye de 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesine karşı Dersim’de dün başlayan protestolar sürüyor.

    Bugün de aralarında Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan, Cevdet Konak, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Karakoçan Belediye Eş Başkanı Songül Düzgün, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) MYK üyeleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim, Erzincan, Elazığ il örgütleri,  Dersim İttifakı bileşenleri ve çok sayıda yurttaş kararı protesto etmek için Dersim Belediyesi önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.

    “VERİLEN KARAR, SİYASİ BİR DARBEDİR”

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen cezayı kabul etmediklerini vurgulayan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Katıldıkları cenazeler, doğa gezileri ve sıradan gördüğümüz hiçbir şekilde yargılama sebebi yaşamayacağımız, takipsizlik beklediğimiz bu davada bu sonuçla karşılaştık. Biz biliyoruz ki bu bir siyasi darbedir. Birileri tepeden karar alıyor ve birileri de bu kararı uyguluyor. Hukuk hiçbir zaman bu kadar araçsallaştırılmamıştı. Bizler de dünden beridir belediyemizde gece de devam eden nöbet tutuyoruz. Dersim halkı bu hukuksuzluğu tanımayacak. AKP-MHP rejimi şunu çok iyi bilsin ki Dersim halkı bu kez çok kararlı. Biz çok kararlıyız, bu kez her ne pahasına olursa olsun belediyelerimizi sizlerin sömürge valilerine teslim etmeyeceğiz” diye konuştu.

    “İKTİDAR, BELEDİYELERİ RANT ALANI OLARAK GÖRÜYOR”

    İktidarın belediyeleri rant alanı olarak gördüğünü söyleyen Karakoçan Belediye Eş Başkanı Songül Düzgün, “Bu hukuksuzluklara asla biat etmeyeceğiz. Bu hukuksuzluktan bir an önce vazgeçilmesini istiyoruz. Belediyelerimizden elini çekin, bu rant, iktidar ve sömürgeci anlayıştan uzak durun” diye belirtti.

    “HERKESİN BELEDİYESİNE SAHİP ÇIKMASI GEREKİYOR”

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen cezanın adaletsiz bir karar olduğunu belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Basın ve gösteri yürüyüşlerinin ‘örgüt üyeliği’ne gerekçe gösterilerek seçilmişler nezdinde halk cezalandırılıyor. Gerçek bir adalet böyle sağlanamaz. ‘İnsanca yaşamak istiyorum, hizmet istiyorum, bu ülkenin hukukunun ve adaletinin saygı göstermesini istiyorum’ diyen herkesin belediyelerine sahip çıkması gerekiyor. Halkın demokratik tepkisini göstermesi gerekiyor. Burada olacağız, belediyemizle halkımızla, partilerimizle, kurumlarımızla burada olacağız. Belediyemiz de Dersim halkına hizmete devam edecek” diye ifade etti.

    “HUKUKSUZLUK SONA ERENE KADAR MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Kayyım hukuksuzluğunun devam ettiğini dile getiren ESP PM Üyesi Orhan Çelebi, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Cevdet Konak ve Mustafa Sarıgül’e savunması yapılmadan 6 yıl 3 ay ceza verildi. Bunların hukuksuzlukları kendilerine uğramadığı için bunu işliyorlar. Bu hukuksuzluğa son vermek için mücadele etmeye, belediye başkanlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Tüm halkımızı da bu dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’e 6 yıl hapis cezası
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak: Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz-VİDEO
    -Dersim’de Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen hapis cezası protesto edildi-VİDEO
    -Dersim Belediye Eş Başkanları: Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz-VİDEO
    -Dersim Belediyesi’nde nöbet eylemi başladı-VİDEO
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’tan çağrı: Dersim’e ve belediyeye sahip çıkın!-VİDEO

  • Dersim Belediye Eş Başkanları: Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Dersim Belediye Eş Başkanları: Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, Kırmancki ve Türkçe yaptıkları konuşmayla Dersim halkına belediyelerine sahip çıkma çağrısı yaptı.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de aralarında olduğu 4 kişinin “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Tunceli Adliyesi’nde görüldü. Duruşmada 4 kişiye de 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

    Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, Kırmancki ve Türkçe yaptıkları konuşmayla Dersim halkına çağrı yaptı.

    “HÜKÜMET DERSİM’LE İLGİLİ YENİDEN SİYASİ BİR KARAR ALDI”

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Kırmancki yaptığı çağrıda, “

    100 yıl aradan sonra, hükümet Dersim’le ilgili yeniden bir siyasi karar aldı. 100 yıldır Dersimliler ve Kırmanclar, devletin bu kararlarını biliyor. 1924’ten başlayarak bugüne kadar başımıza hep bu tarz şeyler geldi. İktidar bugün alelacele siyasi bir karar aldılar. Hem bana hem de Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verdiler. Sesinizi yükseltin, siz bu topraklara her zaman sahip çıktınız, bundan sonra da sahip çıkacaksınız. Siz Seyit Rıza’nın torunları ve Alişer ile Zarife’nin arkadaşlarısınız” dedi.

    “SEÇİMLE GELDİK, KAYYIMLA GİTMEYECEĞİZ”

    Hukuk araçsallaştırılarak Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiğini ifade eden Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bugün irademize ipotek konulmak istendi ancak Dersim İttifakı bileşenleri ve sivil toplum örgütlerimizle bu durum geri püskürtüldü. İktidar tarafından kayyıma hazırlık yapılıyor. Bugün bizler nöbetimizi başlattık ve halkımızla birlikte belediyemizdeyiz. Dersim halkının bize verdiği bu görev ve sorumluluğu hiçbir şekilde sömürge valilerine teslim etmeyeceğiz. Buradan AKP iktidarına sesleniyoruz yenileceksiniz. Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz. Bizler seçimle geldik, kayyımla gitmeyeceğiz. Dersim halkını direnişimize destek olmaya bekliyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’e 6 yıl hapis cezası
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak: Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz-VİDEO
    -Dersim’de Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen hapis cezası protesto edildi-VİDEO