Etiket: biyoloji

  • AKP’nin müfredatı dinselleştirmesine karşı ailelere duyarlılık çağrısı-VİDEO

    AKP’nin müfredatı dinselleştirmesine karşı ailelere duyarlılık çağrısı-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümeti tarafından biyoloji ders kitabında evrim teorisinin yerine yaratılış teorisine yer verilmesine tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Çocuklarımız bilim üzerinden eğitilmesi gerekirken müfredat değişiklikleriyle ve din ile köleleştirilmeye çalışılıyor” dedi. Erdoğan, müfredat değişikliklerine karşı aileleri duyarlı davranmaya davet etti.  

    2017-2018 Eğitim Öğretim yılında müfredattan ‘Hayatın Başlangıcı ve Evrim’ ünitesini kaldırıp evrim teorisiyle ilgili bilgileri ders kitaplarından çıkaran iktidar, 2024-2025 Eğitim Öğretim yılında ise biyoloji ders kitabında yaratılış teorisine yer verdi.

    ÇEDES projesiyle imamların derslere girmesi, seçmeli din derslerinin zorunlu hale getirilmesi gibi politikalar ile eğitimin dinselleştirilmesi konusunda tartışmalar sürerken, eğitimde gerici bir adım daha atılmış oldu.

    Konuya ilişkin, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “MÜFREDAT DEĞİŞİKLİKLERİ CEMAATLERİN DAYATMALARIYLA OLUYOR”

    AKP döneminde eğitim sisteminde birçok müfredat değişikliği yapıldığını belirten Nurettin Erdoğan, müfredattaki değişikliklerin Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol imzalayan cemaatlerin dayatmasıyla yapıldığını vurguladı.

    Erdoğan, “Şeriat anlayışı, şeriat düzeni okullarda anlatılmaktadır. İnsan anatomisini kendi anlayışları üzerinden anlatarak çocuklarımızın beyinlerini yıkıyorlar. Şeri düzenindeki gibi kâğıt maketlerden yaptıkları Kâbe’ye dua etme ve şeytan taşlama gibi ritüellerin uygulandığını görüyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    “BU YAŞANANLARDAN BİRÇOK AİLENİN HABERİ YOK

    Okullarda kurban maketleri üzerinden çocukların ellerine bıçaklar verildiğini belirten Erdoğan, “Bizim körpe çocuklarımız ilim ve bilim üzerinden eğitilmesi gerekirken, din üzerinden beyinleri köleleştirilmeye çalışılıyor. Bu yaşananlardan birçok velinin haberi yok. Çocuklarını okula gönderiyorlar ama okulda ne gibi eğitimden geçiyorlar, ne gibi bir süreç uygulanıyor, hangi bilgiler çocuklara anlatılıyor? Bunlarla ilgili velilerin okullarda çocuklarının üzerinden araştırma yapmaları gerekiyor” dedi.

    “BU TÜR UYGULAMALARA KARŞI ÇIKAN ÖĞRETMENLER CEZALANDIRILIYOR”

    Okullarda bazı öğretmenlerin bu tür uygulamalara karşı çıktığı için ceza alma durumu ile karşı karşıya kaldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

    “O öğretmenlerimiz azınlıkta kaldığı için sesleri çıkmıyor. Onlara destek olmaları için ailelerin daha duyarlı olmaları gerekir. Biz de onlara gereken destekleri vermeye hazırız. Bu konuda bizlere bu tür sorunları iletirlerse kamuoyuyla paylaşırız. En azından engellemeye ya da önlerini kesmeye çalışırız.
    Şu süreçte eğitim tamamen ayaklar altına alınmış durumda. Müfredat değişikliği allak bullak olmuş, karmaşık bir hal almış. Kimin ne tür eğitim verdiği belli değil. Buradan mezun olacak çocuklarımız hangi alanda hangi branşlarda başarılı olacak? Ülkenin geleceği için ne tür katkılar verecektir? Bunların hepsi muamma. Çocuklar okullarda temel bir eğitim görmüyor. Bununla ilgili toplumumuzu duyarlılığa davet ediyoruz. Çocukların eğitiminin takipçisi olmalarını velilerimizden rica ediyoruz. Bir ülkenin eğitim seviyesi çok düşükse o ülkenin çökme durumunun da kaçınılmaz olduğunu Orta Doğu’da görmekteyiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Öztürk’ten müfredat tepkisi: AKP-MHP iktidarı biat eden bir toplum yaratmak istiyor-VİDEO

    Öztürk’ten müfredat tepkisi: AKP-MHP iktidarı biat eden bir toplum yaratmak istiyor-VİDEO

    PİRHA – AKP hükümeti tarafından Biyoloji ders kitabında evrim teorisinin yerine “yaratılış teorisi”ne verilmesine tepki gösteren Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “Eğitim müfredatlarının içi boşaltılarak yerine dini söylemlerle biat eden bir toplum yaratılmak isteniyor” dedi. Öztürk; öğretmenler, veliler ve halk birlikte ortak bir mücadele yürütürse bunun yıkılabileceğini belirtti.

    2017-2018 eğitim öğretim yılında müfredattan ‘Hayatın Başlangıcı ve Evrim’ ünitesini kaldırıp evrim teorisiyle ilgili bilgileri ders kitaplarından çıkaran iktidar 2024-2025 eğitim öğretim yılında ise biyoloji ders kitabında ‘yaratılış teorisi’ne yer verdi.

    ÇEDES projesiyle imamların derslere girmesi, seçmeli din derslerinin zorunlu hale getirilmesi gibi politikalar ile eğitimin dincileştirilmesi konusunda tartışmalar sürerken, eğitimde gerici bir adım daha atılmış oldu.

    Konuya ilişkin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    AKP 20 yıllık iktidarında hiçbir zaman Milli Eğitimi ele geçirmekten vazgeçmediğini belirten Öztürk, “AKP olabildiğince bilimsellikten laiklikten uzak eğitim sistemini oluşturmaya çalıştı” dedi.

    “İMAM HATİPLERE YATIRIM YAPMALARI İŞE YARAMADI”

    İktidarın ilk dönemler imam hatiplere yatırım yaptığını vurgulayan Öztürk, “İmam hatiplere yatırım yapması bir işe yaramadı. Çünkü aileler çocuklarını imam hatipe yollamadı. İmam hatiplerin içerisi iyi yapıldı, iyi döşendi ama sonuçta yatırım boşa gitmiş oldu. Gene de amacından vazgeçmedi, çünkü toplumu yönetebilmesi için dini kullanması gerekiyordu” diye ifade etti.

    AKP’nin dini kendi istekleri doğrultusunda ve tek mezhep üzerine kullandığını belirten Öztürk, “Bu sefer bütün okulları ilkokuldan, ortaokuldan, liseden, okul öncesine kadar olan okulların hepsini dinselleştirmeye çalıştı” dedi.

    “BİLİMSELLİĞİ İSPATANMIŞ OLAN EVRİM TEORİSİ ÇIKARTILARAK YARATILIŞ İNANCI YERLEŞTİRİLDİ”

    Geldiğimiz sürece rağmen AKP’nin istediği gibi bir nesil gelmediği için farklı yöntemlere başvurduğunu belirten Öztürk, “Müfredatı değiştirip, müfredatın içini boşaltıp, yalanlarla doldurup, bilimsel olarak ispatlanmış olan evrim teorisini yok sayarak, yaratılış teorisini ön plana çıkartııp bütün ders programlarını buna göre düzenlemeye çalışıyor. Gerici zihniyeti devam ediyor. Gerici bir eğitimin yollarından biri de müfredatlarının içini boşaltıp tam da dini söylemler ve biat eden bir toplum yaratmaktır” dedi.

    “TÜRKİYE AVRUPA ÜLKESİ OLSAYDI, YUSUF TEKİN İSTİFA ETMİŞ OLURDU”

    AKP’nin bu anlayışından hiçbir zaman vaz geçmediğini ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de tam da istedikleri gibi tarikatlardan yetişen ve tarikatları öven bir kişilik olduğunu vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti:

    “Milli Eğitim Bakanı, tarikatları öven tarikatlara proje üreten ve tarikatlara para aktaran bir insan. Aslında normal bir Avrupa ülkesi olmuş olaydı şimdi yüz kere istifa etmiş olacaktı. Şu an yapılması gereken tek bir şey var. Ailelerin tepki göstermesi, ailelerin ve velilerin bu konuda örgütlenip, kendi yanlarına sendikaları da alarak bundan vazgeçilmesi için sokağı kullanmaları gerekiyor. Eskiye baktığımızda medreselerden bahsediyoruz. Medreseleri kabul etmesek bile medreselerde yapılan eğitim bunlardan daha bilimseldi. İçeriğine baktığımızda en azından biraz daha kimya, fizik, matematik görülebiliyordu. Şimdi bunların hiçbiri görünmeyecek.

    “AKP-MHP İKTİDARININ TEK DERDİ BİAT EDEN BİR TOPLUM YARATMAK

    Biat eden bir toplum yaratmaya çalışıyorlar. Yani sonsuza kadar iktidarlarını ve rantlarını sürdürebilmek için böyle bir toplum gerekli. AKP- MHP iktidarı buna göre bir şekillenme yapıyor. ‘Belki bir 20 yıl daha durursak istediğimiz gibi her şeyi elimizde tutarız’ diyorlar. Onların tek derdi rantı elde tutmak ve biat eden bir toplum yaratmak. Mevcut verilere bakıldığında; ülkedeki eğitimin, dünyada uygulanan bilimsel eğitimlerin tamamen dışında. Yalan yanlış şeylerle eğitimin içini dolduruyorlar.

    Dünyadaki verilere baktığımızda hepsinde ülkemiz sonuncu. Bunun tek bir sebebi var, eğitimin gericileşmesi ve ezbere dayalı, laiklikten, bilimsellikten uzak bir eğitimin olmasıdır. Bundan kaynaklı olarak tarikatlara peşkeş çekilen bir eğitim var. Eğitimin tamamen içi boşaltılmıştır. Velilerin, ailelerin, örgütlerin buna karşı durmaları ve sokağı kullanmaları gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Türkiye’nin eğitim sistemi demokratik, parasız, bilimsel, anadilde olmak zorundadır’-VİDEO

    ‘Türkiye’nin eğitim sistemi demokratik, parasız, bilimsel, anadilde olmak zorundadır’-VİDEO

    PİRHA- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Lami Özgen Özgen, eğitimdeki gericileşmeyi PİRHA’ya değerlendirdi. AKP hükümetinin dünden bugüne tekçi bir süreç işlettiğini ifade eden Özgen, “Bu ülkenin eğitim sistemi demokratik olmak zorunda, parasız olmak zorunda, eşitlikçi, özgürlükçü, bilimsel ve aynı zamanda ana dilde olmak zorundadır” dedi. 

    Haberin Videosu

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Lami Özgen Özgen, 2017-2018 eğitim müfredatında din dersinin bir saatten iki saate çıkarılıp, biyoloji ve yabancı dil ders sayısının azaltılmasını ve evrimin müfredattan çıkarılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “EĞİTİM PROGRAMLARI İDEOLOJİK”

    AKP hükümetinin eğitim sistemini aslında 2012-2013 eğitim yılında 4-4-4 yöntemiyle tek din, tek meşrep çerçevesinde planladığına işaret eden Lami Özgen, eğitim programlarının ideolojik olduğunu kaydetti. Özgen, “Hükümet 2012’den bu yana 4-4-4 eğitim yasasıyla beraber yeni eğitimin tekli otoriter milliyetçi ve dinci ve aynı zamanda ayrımcı, ötekileştirici ideolojik boyutu sürekli kurumsallaştırıyor” dedi.

    “DİN DERSİ TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE DAYATILIYOR”

    KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, 12 Eylül Darbesi sonrası din derslerinin zorunlu hale getirildiğini hatırlatarak, zorunlu din derslerinin,  toplumun çok kimlikli, çok dilli, çok dinli, çok inançlı boyutları gözetilmeksizin toplumun bütün kesimlerine dayatıldığını belirtti.

    Biyolojinin milyarlarca canlının yaşamını, biyolojik yapısını canlılık ilişkilerini kapsayan bir bilim dalı olduğunu belirten Özgen, “O yüzden, biyolojiye özellikle milliyetçi, dinci eğitim felsefesi ve programları çerçevesinde yaklaşıldığında insanla beraber, diğer canlıların da biyolojik gelişim süreçleri, biyolojik evrim süreçleri, tamamen yok sayılarak tamam en klasik din felsefeleri çerçevesinde hatta İslam dininin sadece daraltılmış boyutları üzerinden ele alınmak suretiyle eğitim süreçlerinde öne çıkartılıyor” diye konuştu.

    “Biyolojik bilim felsefesi başlığı ve çerçevesi gözetilerek müfredat programı geliştirilmelidir” diyen Özgen, “Din kültürü ve ahlak bilgisi ve diğer bütün din ve inançlara yönelik derslerle, din felsefesi ya da İslam felsefesi çerçevesinde bir birinden farklılaştırılarak ayrıştırılmalıdır” ifadesini kullandı.

    “DİN DERSİ, FİZİK, KİMYA VE BİYOLOJİNİN ALTERNATİFİ OLAMAZ”

    Din derslerinin hiçbir zaman fizik, kimya ve biyolojinin alternatifi olamayacağının altını çizen Özgen, şunları kaydetti:

    “Bu bakış açısı ile bu dersleri özünden koparıp onların sebep olduğu bilimsel gelişmeleri yok sayıp, önümüzdeki 100 yıla yönelik oluşturulan eğitim programları ve çerçevelerinin daraltılması ve milliyetçilik ve dincilik üzerinden tekleştirilmesi, toplumun aslında düşünsel, siyasal, insani ve ahlaki olarak teknik ve mesleki olarak çok ileriye götürülemeyeceğinin somut nüvelerini kendi içinde barındırıyor. Bu boyutu ile bir tutumu öne çıkarmak tamamen siyasal, ideolojik, politik bir tutumdur ve bu konuda nitekim hükümet yetkilileri defalarca ifade ediyorlar. Kendimizin ihtiyacı olan insan tipini yaratmaya yönelik bir eğitim sistemi, eğitim müfredatı içeriği ve yaratmak istediğimiz toplum ve geleceğin ideolojik ve politik çerçevesi bu eğitim süreciyle şekillenmelidir.”

    “HÜKÜMET DİNSEL, ETNİK, İNANÇSAL YAKLAŞAMAZ, BUNA HAKKI YOKTUR”

    “Hükümetin her boyutuyla dinsel, etnik, inançsal, cinsiyet açısından oldukça çoklu olan toplum yapısına böyle yaklaşamaz. Buna hakkı yoktur” şeklinde konuşan Lami Özgen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Aynı zamanda bu boyut temel yurttaşlık haklarına aykırıdır. Demokratik hukuk sistemine aykırıdır, dünden bugüne Türkiye’nin altına imza arttığı bütün uluslararası sözleşmelere aykırı bir durumdur. Yani böyle tek ve otoriter bir devlet bir yönetim anlayışı, bu ülkenin ihtiyacı değil, tam tersine bu ülkede birçok toplumsal sorunların, çatışma ve çelişkilerin öne çıkararak derinleşmesine sebep olacaktır. Benzer politikalardan kaynaklı bu ülkede zaten birçok çatışma ve çelişki yaşandı, halen yaşanmaya devam etmektedir. Bunun tarihsel ve siyasal sorumluluğu tamamen AKP hükümetinin sorumluluğundadır. Bu çerçevede eğitim alanına ilişkin tüm farklılıkların bir arada yaşamaları için ortak bir konsensüs oluşturularak ihtiyaçlar belirlenmelidir. Eğitim alanındaki ihtiyaçlar da böyle olmak zorundadır.”

    “MEVCUT EĞİTİM SİSTEMİ İHTİYAÇLARI KARŞILAMIYOR”

    AKP hükümetinin dünden bugüne tekçi bir süreç işlettiğini ifade eden KESK Genel Başkanı Özgen, “Bu ülkenin eğitim sistemi demokratik olmak zorunda, parasız olmak zorunda, eşitlikçi, özgürlükçü, bilimsel ve aynı zamanda ana dilde olmak zorundadır. Mevcut eğitim yasası zaten bu ihtiyaçları karşılamıyor. Bu boyutuyla da sürekli müfredatın içine müdahale etmek suretiyle parça parça bu eğitim sistemini istediği alana kanalize etmek bu ülkeye bir şey kazandırmıyor. Uzun vadede de AKP iktidarına, hükümetine bir şey kazandırmayacağı da ortaya çıkacaktır” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • “AKP’nin Eğitim Bakanı, bilimi okuldan kovmak istiyor”-VİDEO

    “AKP’nin Eğitim Bakanı, bilimi okuldan kovmak istiyor”-VİDEO

    PİRHA-Anadolu ve fen liselerinde din dersi sayısının arttırılmasına Eğitim-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, tepki gösterdi. Biyoloji, felesef ve yabancı dil ders saatlerinin azaltılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Sağdıç, “AKP’nin Milli Eğitim Bakanı bilimi okuldan kovmak istiyor” dedi. 

    Haberin Videosu

    Eğitim-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, 2017-2018 Eğitim- Öğretim yılı için biyoloji, felsefe gibi derslerin saatlerinin azaltılıp, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin saatlerinin uzatılmasını PİRHA’ya yorumladı.

    Sağdıç, Milli Eğitim Bakanlığı 2017-2018 yılından itibaren özellikle Anadolu ve fen liselerinin ders saatlerinde çeşitli değişiklikler yaptığını hatırlatarak, şu bilgileri verdi:

    “Bu yılın başında yeni müfredat diye taslak olarak ortaya çıkardığı müfredatın hazırlıklarına bu şekilde başladı. Bunun ilkokul ve ortaokullarda önümüzdeki yıl devreye gireceği söyleniyor. Ama liselerde ders saati üzerinden yeni değişiklikler yapıltı. Anadolu ve fen liselerinde haftalık 1 saat olan din kültür ve ahlak bilgisi dersini 2 saate çıkardı ki bu zorunlu. Bunun yanında biyoloji dersini de 3 saatten 2 saate indirdi. Felsefe saatinde bir değişiklik görülmüyor.
    9. sınıflarsa özellikle 6 saat olan yabancı dil dersini 4 saate indirdi. Görsel sanat ve müzik dersini de seçmeli olmaktan çıkarıp zorunlu hale getirdi ve 1 saatten 2 saate çıkararak fazlalaştırdı. Dil ve anlatımla edebiyat dersi birleştirilip Türk Kültürü ve Edebiyatı adı altında bir ders konuldu. Dil ve inkılap tarihi 11. sınıfta okutuluyordu 12. sınıfa alınarak 2 saat olarak devam ediyor.”

    Milli Eğitim Bakanlı bu uygulamaları eğitim öğretimi yap boz tahtasına çevirdiğini belirten Sağdıç, “Özellikle 2012 yılında 4+4+4 getirildikten sonra dersler üzerinde çok değişikler oldu. Birçok kitap bulunamadı çünkü Fetullahçıların yazdığı söyleniyordu, toplatıldı. Uzun süre çocuklar kitapsız olarak dersleri işlemeye devam ettiler. AKP’nin bu yaklaşımı yeni değil. 2014 yılında da o zamanın Milli Eğitim Bakanı yeni bir müfredat hazırlamıştı. O günden bugüne ders saatleri ha bire değişikliğe uğruyor” diye konuştu.

    “DİN DERSİ ÖĞRENCİLERİN İTAAT ETMESİNİ İSTİYOR”

    Din içerikli ders sayısının sürekli yükseltildiğine dikkat çeken Sağdıç, şunları kaydetti:

    “Özellikle imam hatip liseleriyle imam hatip ortaokulları çoğaltıldı. Normal okullarda da, yeni imam hatip sınıfları açıldı. Bu noktada AKP hükümeti çok istikrarlı. Değişmeyen bir şey daha var. Bilim, sanat ve felsefe ders sayılarının azaltılmış olması. Din dersini 1 saat fazlalaştırıp, biyoloji ve felsefe ders saatini 1 saat azaltmak şu anlama geliyor: Demek ki bilimi AKP ve AKPnin Milli Eğitim Bakanı müfredattan kovmak istiyor. Bunun yerine dini, müfredata yerleştirmek istiyor. Biyoloji dersi, biz kimiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz’u yansıtır. Yani kısacası en önemli dayanağı evrimdir.
    Felsefe de dünyayı anlama, algılama ve yorumlama açısından önemli bir derstir. Din dersi ise mutlak itaati kabul eder ve mevcut kurulu düzene öğrencilerin itaat etmesini, buna uygun davranışlar geliştirmesi noktasında bir işlev görüyor.”

    Ders saatlerinde yapılan değişikliklerin AKP’nin siyasal, ideolojik düşüncesi ile tamamen örtüştüğünü ifade eden İsmail Sağdıç, “Özellikle yaşamın her alanında olduğu gibi milli eğitimde de değişiklik oldu. Tamamen bu alanların özelleştirilmesi, ticarileştirilmesi, piyasa koşullarına göre işletme. Bu da velilerin cebinden daha fazla para çıkmasına neden oluyor. 2002 yılında yapılan düzenleme bunu getirdi. Dersanelerin yasaklanması, özel okullara verilen teşviklerin yaygınlaştırılması, halkın çocuklarının okuması için cebinden daha fazla paranın çıkmasına neden oldu” dedi.

    “BÜTÜN OKULLARI İMAM HATİPLERŞTİRMEK İSTİYORLAR”

    Eğitim sisteminin tamamen dini kurallarla yeniden yapılandırıldığını söyleyen Sağdıç, “Sadece imam hatip liseleri, ortaokulları değil, bütün okulları, imam hatipleştirme dertleri var. Bu konuda da amaçlarına ulaşmak için hızlı adımlarla gidiyorlar.

    “İMAM HATİPLERE İLGİ AZ, DİĞER OKULLARDA DİN DERSİNİ ARTIRIYORLAR”

    Eğitim-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, biyoloji dersinin azaltılması din dersi saatinin fazlalaşması bir süreç olarak görülmeli” diyerek şöyle konuştu:

    “Özellikle imam hatip liseleri imam hatip ortaokulları yapmalarına rağmen, boş bir sürü teşvik veriyorlar. Gerçekten halk başka bir şey bekliyor. Çocuklarının bilim öğrenmesini istiyor, dünyayı öğrenmesini ve yorumlamasını istiyor. İmam hatip lise ve ortaokullarını sayısında bir artış var. Fakat onların beklediği bir artış yok. Onlar da bu eksikliği özellikle Anadolu ve fen liselerine din dersini fazlalaştırarak, diğer okulları din içerikli derslerle doldurarak kapatmaya çalışıyorlar.”

    “İMAM HATİPLERE ÖZ EVLAT MUAMELESİ, DİĞER OKULLARA AYRIMCILIK”

    Askeriye ve emniyet teşkilatına personel alırken imam hatip mezunlarının tercih edilmesini değerlendiren Sağdıç, “Bu aslında AKP’nin toplumu getirmek istediği noktayı çok iyi gösteriyor. Bu da tamamen bir ayrımcılık. Diğer okulları ötekileştiren, imam hatiplere veya fakültelere öz evlat muamelesi yapan ve korumaya alan bir süreç” dedi.

    Eğitim-Sen olarak öteden beri eğitimin bilimsel ve laik temellerde parasız ve kamusal, anadilinde demokratik olması noktasında mücadele ettiklerini belirten Sağdıç, özellikle bilim ders sayılarının azaltılması kabul edilebilir değildir” diye konuştu.

     “BU ÜLKEDE BİLİMİ SAVUNANALR GALİP GELECEKTİR”

    “Anadolu ve fen liselerinde yabancı dil dersinin azaltılması anlaşılabilir bir şey değildir” diyen Sağdıç, “Bu okullar ağırlıkta yabancı dil dersi veren okullardır. Demek ki buralardan AKP rahatsız oldu. Bilimi okuldan kovmak istiyor. Özellikle bilimin müfredattan çıkarılması ile birlikte diğer kalan bilimsel kırıntı derslerden biyolojiden arınmak istiyor. Ne yaparsa yapsın bunu başaramayacaktır. Bu ülkede bilimi savunanlar galip gelecektir” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSAN/ANKARA