Etiket: boğaziçi

  • Eğitim-Sen’den Boğaziçi Üniversitesi kreşinde din eğitimine tepki

    Eğitim-Sen’den Boğaziçi Üniversitesi kreşinde din eğitimine tepki

    PİRHA-Eğitim-Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi, Boğaziçi Üniversitesi okul öncesi eğitim birimindeki değişikliklere ilişkin açıklamada bulundu. Eğitim-Sen açıklamasında çocuklara “değerler eğitimi” adı altında din eğitimi verileceğini belirtildi.

    Kayyum rektörlerin atanmasından itibaren birçok değişim geçiren Boğaziçi Üniversitesi’nde bir değişiklik de okul öncesi eğitim biriminde oldu.

    Eğitim-Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi’nin yaptığı açıklamaya göre, Boğaziçi Üniversitesi’nin kreşinde 4-5 yaşındaki çocuklara tek tip üniforma zorunluluğu ve “değerler eğitimi” adı altında din eğitimi getirildi.

    “İNANCA YÖNELİK HER TÜRLÜ DAYATMA AYRIŞMALARA NEDEN OLMAKTA”

    Eğitim-Sen’in açıklamasında inanca yönelik dayatmaların olumsuz etkilerine vurgu yapılarak, şunlar aktarıldı:

    “Çocuk gelişimine ilişkin bilimsel alan yazın ve ilgili insan hakları ile çocuk hakları norm ve standartları temel alındığında, okul öncesinde din eğitiminin ve/ya dini referanslar içeren ahlak eğitimi ile değerler eğitiminin birçok açıdan sorunlara yol açacağı açıktır. (Bknz. Çocuk Haklarına Sözleşmesi 12. 14 ve 36. maddeleri ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 24. Maddesi ile çelişmektedir.) İnanca yönelik her türlü dayatma geçmişte olduğu gibi başka toplumsal gerilimlere ve ayrışmalara neden olmakta ve bir arada yaşama kültürünü olumsuz etkilemektedir.”

    “KAMU KURUMLARININ KİŞİSEL İNANÇ ALANINA GİRMESİ DOĞRU DEĞİL”

    Eğitim-Sen, inanç temelli eğitimin karşısında çocuğun yüksek yararının gözetilmesi gerektiğini vurgularken, “Laik bir ülkede kamu kurumlarının din dersi uygulamalarıyla bireylerin kişisel inanç alanına girmesi doğru değildir” dedi.

    Açıklamada şu sözler yer aldı:

    “Anayasamızda devletin nitelikleri demokratik, laik ve sosyal devlet olarak tanımlanmış olup, ‘Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41. Maddesinde’ devletin çocukların korunması için gerekli tedbirleri alacağı’ ve ‘her çocuğun korunma ve bakımdan yararlanma hakkı olduğu’ ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere gerek Anayasanın 90. Maddesi uyarınca bağlayıcı hükümde olan BM Çocuk Hakları Sözleşmesi gerek Anayasa açısından ‘çocuk bakımı ve korunması hizmetlerinin devlet tarafından nitelikli bir şekilde sağlanması’ hakkı güvence altında alınmıştır.
    Boğaziçi Üniversitesi yönetimini, çocukların ve ilgili kamu personelinin haklarına aykırı uygulamalara son vermeye, kreş ve diğer sosyal haklar konusunda ilgili tarafların görüş ve önerileri ile hukuki ve bilimsel ilkeler çerçevesinde hareket etmeye davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Tutuklanan Boğaziçi’li 3 öğrenciye tahliye

    Tutuklanan Boğaziçi’li 3 öğrenciye tahliye

    Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’yu Kadıköy’de protesto ederken tutuklanan Necmettin Erdem, Akın Karakuş ve Koral Hacıbeyoğlu tahliye edildi.

    Kadıköy’de, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu protestolarında tutuklanan öğrencilerin iddianamesi bugün kabul edildi.

    İddianamenin kabulü ile eylemlerde tutuklanan üniversiteliler Necmettin Erdem, Akın Karakuş ve Koral Hacıbeyoğlu tahliye edildi. Recep Acar ve Yunus Emre Karaca’nın da ev hapsi kararları kaldırıldı.

    Aynı davada yargılanan Ömer Şengel ise başka bir dosyadan tutuklu yargılanması sebebiyle tutukluluğunun devamına karar verildi.

    Kadıköy eyleminden dolayı yargılanan öğrencilerin duruşması 20 Ekim 2021’de İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Akademisyenlerin kayyım rektöre karşı nöbeti 58. gününde

    Akademisyenlerin kayyım rektöre karşı nöbeti 58. gününde

    Üniversitelerine atanan kayyım rektöre karşı nöbet eylemini sürdüren Boğaziçili akademisyenler, özerk üniversite talebini yineledi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’ya karşı akademisyen ve öğrencilerin başlattığı eylemler 58’inci gününe girdi. Bir kez daha Güney Kampüsü’nde bir araya gelen akademisyenler, rektörlük binasına sırtlarına dönerek, kayyım rektörü istifaya çağırdı.

    Nöbet eyleminde kayyımlara karşı “özerk üniversite” talebi yinelenirken, direnişin süreceği mesajı verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenlerinden kayyıma bir kez daha istifa çağrısı

    Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenlerinden kayyıma bir kez daha istifa çağrısı

    Üniversitelerine atanan kayyım rektöre karşı nöbet eylemini sürdüren Boğaziçili akademisyenler, bir kez daha istifa çağrısı yaptı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’ya karşı akademisyen ve öğrencilerin başlattığı eylemler 54. gününe girdi. Bir kez daha Güney Kampüsü’nde bir araya gelen Boğaziçili akademisyenler, rektörlük binasına sırtlarına dönerek, kayyım rektörü istifaya çağırdı.

    Akademisyenler bu hafta yaptıkları açıklamada, Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne kendi iradesi dışında atanan meslektaşlarının istifa talebinin bir aya yakın süredir işleme konulmamasına, demokratik yollarla seçtikleri enstitü müdürünün ise atamasının yapılmamasına tepki gösterdi. Ayrıca seçilen Mühendislik Fakültesi dekanın atamasının da yapılmadığını belirten akademisyenler, “Atanmış rektör, üniversitemizim teamüllerine aykırı olarak atanmış Hukuk Fakültesi dekanı, üniversite yönetim toplantısına katmakta bir beis görmemiştir” dedi.

    Demokratik hakları için mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan akademisyenler, “Atanmış rektör, rektör yardımcıları ve atanmış hukuk fakültesi dekanını istifaya davet ediyoruz. Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” diye seslendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Akademisyenler 44. kez kayyım rektöre sırtını döndü

    Akademisyenler 44. kez kayyım rektöre sırtını döndü

    Boğaziçi Üniversitesi akademik kadrosu, atanan kayyım Rektör Melih Bulu’ya karşı başlattığı nöbet eyleminde bugün de rektörlüğe sırt çevirdi. 

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AKP’li Melih Bulu’yu Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atamasına yönelik tepkiler sürüyor.
    Öğrencilerin eylemlerinin yanı sıra üniversitede görev yapan akademisyenlerin başlattığı nöbet eylemi, İstanbul’da etkili olan soğuk hava ve kar yağışına rağmen direnişin 44’üncü gününde devam etti.
    Her gün olduğu gibi saat 12.00’de Güney kampüsü meydanında bir araya gelen akademisyenler, rektörlük binası sırtlarını dönerek herkese kayyımlar karşısında birlik olma çağrısında bulundular. (HABER MERKEZİ) 
  • Sinemacılardan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek

    Sinemacılardan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek

    PİRHA- Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek verenler çoğalıyor. Aralarında Defne Halman, Halil Ergün, Jülide Kural, Kazım Gündoğan, Kıvanç Sezer, Nur Sürer, Pelin Batu, Tilbe Saran ve Menderes Samancılar’ın da bulunduğu sinemacılar bir bildiri yayımladı.

    Sinemacılar yayınladıkları bir metinle Boğaziçi öğrencilerine destek verdi. Metinde “İnanıyoruz ki gençler bu ülkenin aydınlık hayalleridir. Işık da, gelecek de onlardadır” denildi.

    Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasının ardından bir ayı aşkın süredir protestolar düzenleniyor.

    Boğaziçi Üniversitesi ve şehir merkezlerinde yapılan eylemler kapsamında 11 öğrenci hakkında tutuklama kararı verilmiş, çok sayıda kişi de ev hapsi cezasına çarptırılmıştı.

    Tutuklama ve gözaltılar sürerken, Boğaziçi öğrencilerinin eylemlerine ilişkin destekler de sürüyor.

    Aralarında oyuncu, yönetmen, sinema yazarı ve senaristlerin de bulunduğu çok sayıda sinemacı Boğaziçi öğrencilerine destek açıklaması yayımladı.

    Yapılan açıklamada, “Biz sinemacılar; direnen gençlerimizin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Seçim hakkının kayyım düzeni ile değiştirilmesine, öğrencilerin isteklerinin itham, tehdit ve kaba kuvvetle baskı altına alınmasına, hapsedilmelerine itiraz ediyoruz. Saygın, değerli, intihale asla tenezzül etmemiş ve etmeyecek hocalarımızın hedef gösterilmesine de itiraz ettiğimizin bilinmesini isteriz.” ifadelerine yer verildi.

    Sinemacılar tarafından kaleme alınan metin şöyle:

    “Biz sinemacılar; hep ışığa bakmayı, ufka bakmayı, hayallerimize ve geleceğe bakmayı biliriz. Hikâyelerimiz bu bakışlarda gizlidir. Aşağı bakmamızın yegâne nedeni ise ancak yerdeki karıncayı incitmemek olabilir.

    Biz sinemacılar; inanıyoruz ki gençler bu ülkenin aydınlık hayalleridir. Işık da, gelecek de onlardadır. Boğaziçi öğrencileri demokratik, özerk üniversite istemlerinde sonuna kadar haklıdırlar. Bu nedenle anayasaya uygun, yasal, hukuki, meşru ve barışçı eylemlerini sürdürmek haklarıdır. Bu haklarını kullandıkları için suçlanamazlar.

    Biz sinemacılar; direnen gençlerimizin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Seçim hakkının kayyım düzeni ile değiştirilmesine, öğrencilerin isteklerinin itham, tehdit ve kaba kuvvetle baskı altına alınmasına,
    hapsedilmelerine itiraz ediyoruz. Saygın, değerli, intihale asla tenezzül etmemiş ve etmeyecek hocalarımızın
    hedef gösterilmesine de itiraz ettiğimizin bilinmesini isteriz.

    Biz sinemacılar; cinsel yönelimler, inançlar, etnik kimlik ya da düşünceler üzerinden ayrımcılık yapmanın “halkın bir kesimini, diğer bir kesim aleyhinde kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçu” olduğunu düşünüyoruz. Adil bir yargının bunu tespit ederek harekete geçmesi gerekirdi.

    Durduğumuz ve asla kıpırdamayacağımız yer tam da burasıdır. Durduğumuz noktadan görünen ise
    üniversitelerin kendi seçimleri olmayan ve dışarıdan atanmış kişilerce yönetilmeye çalışılmasının ne kısa ne
    de uzun vadede Türkiye’ye hiçbir yararı olmayacağıdır. Kamuoyuna duyururuz.”

    İMZA LİSTESİ

    A. Ayben Altunç – Yönetmen
    A.Ertan Güney – Oyuncu
    Açelya Elmas – Oyuncu
    Adar Baran Değer – Reji Asistanı
    Ahmet Petek – Yönetmen
    Ahu Öztürk – Yönetmen
    Algı Eke – Oyuncu
    Ali Ergül – Yönetmen
    Arif Seletli – Sanat Yönetmeni
    Armanc Dayan – Sanat Asistanı
    Aslı Kaygusuz – Reji
    Aykut Sezgi Mengi – Oyuncu
    Aysim Türkmen – Yönetmen
    Aysun Yücedemir – Sanat Yönetmeni
    Ayşe Çetinbaş – Yapımcı
    Ayşen Günsu Teker – Senarist
    Baran Yıldırım – Senarist
    Betül Arım – Oyuncu
    Bilal Korkut – Yönetmen
    Bingöl Elmas – Yönetmen
    Birkan Akyol – Oyuncu
    Burak Gülgen – Oyuncu/ Yönetmen
    Burhan Ökmen – Oyuncu
    Bülent Emrah Parlak -Oyuncu
    Bülent Yarbaşı – Yapımcı
    Cahit Seymen – Yönetmen
    Can Başak – Oyuncu
    Can Kolukısa – Oyuncu
    Can Sertaç Adalıer – Oyuncu
    Canan Evcimen – Yönetmen
    Caner Erkan – Oyuncu
    Cansel Kılınçcı – Yönetmen
    Cihat Tamer – Oyuncu
    Coşkun Liktor – Sinema yazarı
    Defne Halman – Oyuncu
    Deniz Kurtuluş Özgünay – Yönetmen
    Deniz Yeşil – Yönetmen
    Devrim Evin – Oyuncu
    Dursaliye Şahan – Gazteci/Yazar
    Duygu Eruçman – Belgesel sinemacı
    Elif Ergezen – Yönetmen
    Elif Refiğ – Yönetmen
    Emin Alper – Yönetmen
    Emrah Elçiboğa – Oyuncu
    Emre Melemez – Oyuncu
    Ercan Kesal – Oyuncu / Yönetmen
    Erol Mintaş – Yönetmen
    Ersin Gök – Görüntü Yönetmeni
    Eylül İdman – Senarist/Dramaturg
    Eyüp Boz – Görüntü Yönetmeni
    Ferat Kevir – Sinemacı
    Fırat Çete – Sanat Yönetmeni
    Fuat Erbey – Senarist /Yönetmen
    Funda Alp – Senarist
    Galip Görür – Oyuncu
    Gökhan Baykal – Post Prodüksiyon Asistanı
    Gül Büyükbeşe – Yönetmen
    Gül Fulya Yüksel – Oyuncu
    Güliz Sağlam – Yönetmen
    Gülsüm Öz – Senarist/Yazar
    Günay Alçin – Oyuncu
    Gürcan Keltek – Yönetmen
    Halil Ergün – Oyuncu
    Halis Bayraktaroğlu – Oyuncu
    Hilmi Etikan – Yönetmen
    Hüseyin Karabey – Yönetmen
    Hüseyin Kuzu – Senarist
    Hüseyin Taş – Oyuncu
    İbrahim Güler – Senarist/Yönetmen
    İlham Bakır – Yönetmen
    İlker Berke – Görüntü Yönetmeni
    İmre Azem – Yönetmen
    İpek Efe – Kısa Film Yönetmeni
    İsmet Arasan – Yönetmen
    İsmet Üstekin – Oyuncu
    Janset Paçal – Oyuncu
    Julide Kural – Oyuncu
    Kazım Gündoğan – Yapımcı
    Kıvanç Sezer – Yönetmen
    Kibar Dağlayan Yiğit – Yönetmen
    Korkut Akın – Sinema Yazarı/Yönetmen
    Levent Can – Oyuncu
    M.Nurkut İlhan – Genel Sanat Yönetmeni
    Mehmet Esen – Oyuncu
    Mehmet Ülker – Işık Şefi
    Melek Özman – Yönetmen
    Melih Biçer – Yönetmen Yardımcısı
    Meltem Savcı – Oyuncu
    Menderes Samancılar – Oyuncu
    Meryem Yavuz – Görüntü Yönetmeni
    Metin Avdaç – Yönetmen
    Mihriban Sezen – Yönetmen
    Murat Muslu – Oyuncu
    Mustafa Dok – Yönetmen
    Mustafa Ünlü – Yönetmen
    Nadir Öperli – Yapımcı
    Nazlı Bora- Yardımcı Yönetmen
    Necati Sönmez – Sinema Eleştirmeni/Yönetmen
    Nejla Demirci- Yönetmen
    Nezahat Gündoğan – Yönetmen
    Nezih Cihan Aksoy – Oyuncu
    Numan Çakır – Oyuncu
    Nur Sürer – Oyuncu
    Nurhan Özenen – Oyuncu
    Okşan Tavaslıoğlu – Senarist
    Osman Özcan – Sanat Yönetmeni
    Ömer Duran – Oyuncu
    Ömer Uğur – Yazar/Yönetmen
    Önder İnce
    Özcan Alper – Yönetmen
    Özgür Çevik – Oyuncu
    Pelin Batu – Oyuncu
    Pelin Esmer – Yönetmen
    Pınar Kula – Yönetmen yardımcısı
    Rana Alagözyaylası – Yönetmen
    Renan Bilek – Oyuncu
    Reyan Tuvi – Yönetmen/Yazar
    Rıza Akın – Oyuncu
    Rohat Merwan – Film Yönetmeni
    Salim Kadıcık – Oyuncu/Yönetmen
    Sefa Öztürk – Yönetmen
    Selen Çatalyürekli – Belgesel Sinemacı
    Selim Yıldız – Yönetmen
    Semih Dindar
    Senem Tüzen – Yönetmen
    Seray Genç – Sinema Yazarı
    Serdar pehlivanoğlu – Yönetmen
    Serhat Karaaslan – Yönetmen
    Sevda Kantarcı
    Sevgi Saygı – Senarist/Yazar
    Sevinç Baloğlu – Yönetmen
    Sibel Tekin – Yönetmen
    Sinan Biçici – Senarist
    Suat Usta -Oyuncu
    Sumru Yavrucuk – Oyuncu
    Süleyman Karaaslan – Yönetmen
    Şebnem Sönmez – Oyuncu
    Şehbal Şenyurt Arınlı- Yönetmen
    Şükrü Alaçam – Yönetmen
    Tahsin İşbilen – Yönetmen
    Taylan Işıklar – Senarist
    Tilbe Saran – Oyuncu
    Tuba Ataç – Kostüm tasarım
    Tuba Erdem – Oyuncu
    Tuncay Uncu – Işık Şefi
    Tülay Dikenoğlu – Sinema Yazarı
    Uğraş Güneş – Senarist
    Uğur Pişmanlık – Yönetmen
    Ümit Kıvanç – Yönetmen
    Vecdi Sayar – Sinema Yazarı
    Veda Yurtsever – Oyuncu
    Veysi Altay – Yönetmen
    Yasin Semiz – Yönetmen
    Yıldız Bayazıt – Senarist
    Yılmaz Yalçın – Oyuncu
    Zafer Afşar – Yönetmen
    Zafer Ayden – Yapım Sorumlusu
    Zeliha Doğan – Senarist
    Zeynep Dadak – Yönetmen

    (HABER MERKEZİ)

  • İlahiyat Fakültesi Dekanından Boğaziçililere tehdit: Gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz

    İlahiyat Fakültesi Dekanından Boğaziçililere tehdit: Gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz

    Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini, “Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim” şeklinde paylaşımlarda bulundu.

    Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı ve Üniversite Genel Sekreteri Prof. Dr. Cevdet Kılıç’ın Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine yönelik paylaştığı skandal ifadeler ortaya çıktı.

    Facebook hesabından Boğaziçi eylemlerini ve öğrencileri hedef alan Kılıç, “Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz” sözlerini paylaşarak tehdit etti.

    Daha sonra bu sözlerini silen Kılıç, paylaşımında şunları yazdı:

    “Boğaziçili misiniz, Boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var. Bilin istedik de… Şöyle söyleyeyim. Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.”

    Öte yandan Kılıç, dünyanın ve Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasında gösterilen okulun kapatılmasına yönelik de “Şöyle yapalım. Boğaziçi üniversitesini kapatalım yerine üniversite kuralım” ifadelerini kullandığı görüldü.

     

  • FEDA Kadın Meclisi: Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin yanındayız

    FEDA Kadın Meclisi: Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin yanındayız

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Kadın Meclisi, AKP-MHP iktidarının nefret söylemlerine ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ayşe Buğra’ya yönelik sarf edilen sözlere tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin safında, Ayşe Buğra’nın yanındayız” denildi. 

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Kadın Meclisi, AKP-MHP iktidarının nefret söylemlerine tepki gösterdi.

    “İçinden geçtiğimiz bu zulmat günlerde AKP-MHP iktidarı söyleminde kin ve nefret kusuyor” diyen Feda Kadın Meclisi,
    Türk Devletinin tekçi, ırkçı, cinsiyetçi ve eril dili özelikle AKP-MHP-Ergenekon ve çete devleti döneminde zıvanadan çıkmış, düşmanlaştırmada sınır tanımıyor” ifadelerini kullandı.

    “ERİL, ÇİRKİN ZİHNİYET”

    Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyıma karşı öğrenci ve öğretim üyelerinin haklı ve meşru duruşlarının tüm toplum tarafından sahiplenildiği belirtilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Öyle anlaşılıyor ki demokrasiden yana, hak ve hakikat arayışçılarının bu sahiplenmesi AKP MHP iktidarını çok ürkütmüştür. Bu nedenle önce kadınlara saldırıyla ön almaya çalışıyorlar. Yirmi yıllık iktidarlarında hep aynı eril ve nefret dilini kulandılar. Kürdistan’da; “kadın da olsa çocuk da olsa gerekeni benim polisim yapacaktır” diyerek, demokratik hakları için direnen onlarca kadını ve çocuğu katlettiler. Üniversiteli kadınların; “Yurtlarımızdan, üniversitelerimizden, yaşam şeklimizden ellinizi çekin” dediklerinde, milli şef meydanlarda bağırarak “Bunlar kadın mıdır? Kız mıdır belli değil” diyerek eril çirkin zihniyetini ortaya seriyordu.”

    “BERKİN ELVAN’IN ANNESİNİ MİTİNGLERDE YUHALATIRKEN YER GÖK UTANDI”

    Gezi direnişi sırasında Okmeydanı’nda polisin gaz bombası fişeğiyle öldürdüğü Berkin Elvan’ın annesinin yuhalatılmasını ve Hatun Tuğluk’u mezardan çıkaran zihniyeti hatırlatan FEDA Kadın Meclisi, şunları kaydetti:

    “Ondört yaşında masumo pak Berkin Elvan’ı katletmekle kalmamış, annesini mitinglerde yuhalatırken yer gök utandı. Ama onlar utanmadı. İnsanlığın en büyük erdemi utanma duygusundan zereyi miskal nasiplerini almadıklarından başka mazlumları yuhalatmaya devam ettiler.

    “HATUN TUĞLUK’U MEZARINDAN ÇIKARAN BU ZİHNİYETTİR”

    Hatun Tuğluk annenin vasiyeti üzerine Ankara Gölbaşı’na definine müsaade etmeyen, mezardan çıkaran yine bu zihniyetti. Barış isteyen beyaz tülbentli annelere terörist diyerek kriminalize eden yine bu zihniyetti.
    LGBTLİ+ insanlara karşı kullanılan çirkin dil, tekçi, ırkçı, selefist zihniyetten beslenen dildir.”

    Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ayşe Buğra’ya sarf edilen sözlere de tepki gösterilen açıklamada, “Haktan, adaletten yana olan bilim insanı Ayşe Buğra hocaya uzatılan eril, ırkçı dili şiddetle kınıyor ve ret ediyoruz. İlimin ve bilimin dışındaki her yol karanlıktır diyen inancımız dili, dini, rengi, cinsiyeti ve düşüncesi ne olursa olsun her zaman haksıza karşı haklıdan ve mazlumdan yana olmuştur. Yolumuzun bu düsturu gereğince yaşanan bu zulmatı kabul etmiyoruz. “Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde. Noksanlıkla, eksiklik senin görüşünde” diyen yol önderlerimizin her zaman nahak zihniyete karşı, mazlumların safında yer almalarından aldığımız güçle Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin safında, Ayşe Buğra’nın yanındayız” denildi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Fransa ABF’den Boğaziçililere destek: Talepleri derhal kabul edilmeli

    Fransa ABF’den Boğaziçililere destek: Talepleri derhal kabul edilmeli

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve akademisyenlerin kayyım rektör Melih Bulu’nun istifa etmesi için yaptıkları direnişi desteklediklerini açıkladı. Açıklamada, “Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve bileşenlerinin haklı talepleri derhal kabul edilmeli” denildi. 

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve akademisyenlerin kayyım rektör Melih Bulu’nun istifa etmesi için yaptıkları direnişi desteklediğini açıkladı.

    Yazılı bir açıklama yapan Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, “Özerk, demokratik bir üniversite, bilimsel, laik eğitim için, haftalardır haklı ve meşru bir mücadele veren Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve bileşenlerinin mücadelelerini selamlıyor ve destekliyoruz” dedi.

    “Tek adam rejimi iktidarını sağlamlaştırmak için, kırıntısı kalmış dahi olsa, hiçbir demokratik hakka ve kullanılmasına tahammül etmiyor” denilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “18 yıllık iktidarı süresince her alanda içine düştüğü krizleri, sıkışmışlığı ve açmazlarını, gizlemek ve ötelemek için hiçbir itiraza, eleştiriye, muhalif sese tahammül etmeyerek, bunları baskı ve şiddetle gidermeye çalışıyor. Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, yani hiç dillerinden düşürmedikleri “halkı kin ve nefrete yöneltme” suçunu her gün işleyen iktidar, bölüp, parçalama, ötekileştirme üzerinden iktidarını korumaya ve sağlama almaya çalışıyor. Böyle bir zamanda yine tepeden kayyum rektör olarak Boğaziçi Üniversitesi’ne kendi adamı ve elemanı olan birini atayan tek adam iktidarı, bugüne kadar dişini geçiremediği, tam olarak etkisi altına alamadığı, sayıları bir kaç tane kalmış önemli üniversitelere saldırıları başlatmış oldu.”

    “İKTİDARIN ÇOK KORKTUĞU EYLEMİN SAHİPLENİLMESİDİR”

    Açıklamada, “Akademik çalışması ve kariyeri oldukça tartışmalı, iktidarın has adamı Melih bulu gibi bir ismin Boğaziçi Üniversitesi’ne bütün teamüller alt üst edilerek rektör atanması ardından başlayan itirazlar ve protestolar haftalardır devam ediyor. Öğrencilerin ve hocaların demokratik ve özerk bir üniversite talebine dönüşen mücadeleleri Türkiye’nin ve dünyanın gündemine oturmuş durumda” denilerek şunlar kaydedildi:

    “Bu itiraz ve mücadele, iktidarın elindeki tüm olanakları kullanarak sürdürmeye çalıştığı baskılar, saldırılar, karalamalar, gözaltına almalar ve terörize etmeye yönelik girişimlerine karşın, toplum içerisinde destek bulmaya, umut olmaya devam ediyor.

    İktidarın çok korktuğu ve kabusu haline gelen ise öğrencilerin ve hocaların başlattığı bu haklı ve kararlı mücadelenin, mücadele biçiminin, muhalif ve toplumsal dinamikler ve kesimler tarafından sahiplenilmesi ve sürdürülmesidir. Çünkü öğrenciler ve üniversite bileşenleri bilimsel, özerk demokratik ve laik bir üniversite istiyorlar. Üniversitelerin yönetimlerine kendilerinin seçtiği kişilerin gelmesini istiyorlar.

    “YAŞAMALRINA MÜDAHALEYİ KABUL ETMİYORLAR”

    Aklın, bilimin, düşüncenin özgür, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün serbest olmasını istiyorlar. Yukarıdan dayatmalara, öğrenimlerine ve yaşamlarına müdahaleyi kabul etmiyorlar. Üniversite gençliği geleceğin kendileri olduğunu, geleceklerinin ellerinden alınarak karartılmasına boyun eğmiyorlar, susmuyorlar ve mücadeleden vazgeçmiyorlar.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve bileşenlerinin yürüttükleri meşru, kararlı ve onurlu mücadelelerini desteklediklerini belirten federasyon, haklı taleplerin derhal kabul edilmesini istedi.

    Gözaltına alınan ve tutuklanan tüm öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını da talep eden Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, “Tek adam rejiminin kolluk güçleri, basını, yandaşları ve yardakçıları tarafından yürütülen her türlü baskı, karalama ve tehditlerin derhal son bulmasını talep ediyoruz. Baş eğmiyoruz! Kabul etmiyoruz! Susmuyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Tüm Tokder: Tutuklanan Anıl Akyüz ve Şilan Delipalta yüz aklarımızdır

    Tüm Tokder: Tutuklanan Anıl Akyüz ve Şilan Delipalta yüz aklarımızdır

    PİRHA-Tüm Tokatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği (Tüm Tokder), İstanbul’daki Boğaziçi protestoları sonrası tutuklanan Şilan Delipalta ve Anıl Akyüz için yazı kaleme alarak “Gençlikle birlikte umutlu yarınlarımızı hapsetmeye çalışan güçler karşısında bizler de ‘Aşağı bakmayacağız’ diyerek tutuklamaları kınıyoruz” dedi.

    Tüm Tokatlılar Kültür ve Dayanışma Dernek Yönetimi, Boğaziçi protestoları sebebiyle Şilan Delipalta ve Anıl Akyüz’ün tutuklanmasını kınadı.

    Dernek yönetimi, sosyal medya hesabından “Kayyumlar gidecek biz kalacağız” başlığı ile paylaştığı yazıda “Gençlikle birlikte umutlu yarınlarımızı hapsetmeye çalışan güçler karşısında bizler de ‘Aşağı bakmayacağız’ diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “AŞAĞI BAKMAYACAĞIZ”

    “Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan Rektör Melih Bulu’nun antidemokratik yöntemlerle göreve gelmesini eleştiren, ayrıca hakkında intihal iddiaları ortaya çıkıp belgelerle ifade edilen M. Bulu ile üniversitelerinin bilimsel niteliğinin zedelendiğini dile getiren öğrenciler haftalardır bu uygulamayı protesto ediyor.

    İktidar tarafından provokatörlükle, terör eğilimiyle suçlanan üniversiteliler ve onlarla dayanışma içinde bulunan kitlelerin savunduğu demokrasi ve aydınlık gelecek talebi her şeye rağmen yükselmeye devam ediyor.

    Haftalardır süren eylemlerde çok sayıda genç darp edilerek, evleri basılarak, ters kelepçeler vurularak susturulmaya çalışılıyor ve onlarcası gözaltına alınarak direniş kırılmaya çalışılıyordu.

    Geçtiğimiz hafta tutuklanan iki kişiden sonra Kadıköy’de yapılan eylem sonrası gözaltına alınan iki üniversite öğrencisi daha dün tutuklandı.

    Tutuklanan Şilan Delipalta ve Anıl Akyüz bu ülkenin bilimden yana olan, demokrasiyi ve laikliğin değerlerini savunan, karanlığa karşı ışık olmak için mücadele eden gençleridir.

    Geleceğimizin teminatı, yüz aklarımızdır.

    Gençlikle birlikte umutlu yarınlarımızı hapsetmeye çalışan güçler karşısında bizler de ‘Aşağı bakmayacağız’ diyerek tutuklamaları kınıyoruz.

    Şilan’a, Anıl’a tutuklanan, ev hapsiyle cezalandırılan, gözaltılarla baskılanan tüm demokrasi savunucularına özgürlük talep ediyoruz.

    Karanlık yırtılıp

    mavi ufuklar görünecek.

    İnançla…”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara’da kayyım rektör protestosuna yine müdahale!-VİDEO

    Ankara’da kayyım rektör protestosuna yine müdahale!-VİDEO

    PİRHA-Ankara’daki üniversite öğrencileri ile sivil toplum örgütlerinin, “Kayyum rektöre direnen Boğaziçi hepimizin, aşağı bakmayacağız” çağrısı ile yapmak istediği protesto eylemine polis müdahale etti. Biber gazı ve kalkanların kullanıldığı müdahale sonrasında çok sayıda yurttaş gözaltına alındı.

    Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’ya yönelik Ankara’da yine protesto vardı.

    Çankaya Belediyesi önünde yapılmak istenen eyleme polis izin vermedi. Kızılay ve çevresi yüzlerce polis tarafından adeta abluka altına alındı.

    Çankaya Belediye binası çevresinin gözaltı araçları ile kapatılması üzerine yurttaşlar, Konur Sokak’a yöneldi. HDP Milletvekilleri Mehmet Rüştü Tiryaki ile Ali Kenanoğlu’nun da içerisinde olduğu grup adına basın açıklamasını İHD Ankara Şube Başkanı Fatin Kanat okudu. Kanat “Geri adım yok, aşağı bakmayacağız” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Bu bir ayı aşan direniş bize birçok şeyi gösterdi. Öğrenci dayanışmasından ödü kopanların üniversite kapısına nasıl kelepçe vurduklarını, korkularından köşeye sıkışanların ‘toplumsal hassasiyet’ adı altında direnenlere nasıl nefret söylemlerinde bulunduklarını ve en önemlisi bizlere alanlarda bir arada olmanın, dayanışmanın, direnişi nasıl büyüttüğünü bir kez daha gösterdi.

    ‘Yönetemiyorsunuz. Ölüyoruz, tükeniyoruz’ diyen sağlıkçılar ‘Yeter!’ diyor. Her gün öldürülen, tacize-tecavüze maruz bırakılan kadınlar ‘Yeter!’ diyor. Hakları gasp edilen işçiler ‘Yeter!’ diyor. Geleceksizliğe ve baskıya karşı öğrenciler ‘Yeter!’ diyor. Asimilasyon politikalarına başkaldıran halklar ‘Yeter!’ diyor. Nefret söylemine maruz bırakılan LGBTİ+’lar ‘Yeter!’ diyor. Ve dünyanın dört bir yanından işçiler, emekçiler, halklar, öğrenciler, kadınlar itiraz haykırışlarını yükseltiyor.”

    KORNALI PROTESTOYA CEZA!

    Fatin Kanat’ın açıklamayı okuduğu esnada polis, biber gazı ve kalkanlarla yurttaşlara müdahale etti. İki üniversite öğrencisi, yüzlerine sıkılan gaz nedeniyle fenalık geçirdi.

    Yaşanan arbede nedeniyle Meşrutiyet caddesindeki trafik aksarken kimi sürücüler, polis müdahalesini araç kornalarıyla protesto etti. Kolluk güçleri, korna çalan iki sürücünün plakasını alarak cezai işlem yaptı.

    Sakarya Caddesi ve Tunanı Hilmi Caddesi’nde de gruplara müdahale eden kolluk güçleri, aralarında avukatların da olduğu en az 21 kişiyi gözaltına aldı.

    PİRHA/ANKARA

  • Kayyım Melih Bulu: Asla istifayı düşünmüyorum

    Kayyım Melih Bulu: Asla istifayı düşünmüyorum

    Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan ve üniversite bileşenlerinin kabulünü görmeyen, istifası için yapılan eylemlerde yüzlerce kişinin gözaltına alındığı Melih Bulu istifayı düşünmediğini açıkladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne dışarıdan atanan ve öğrenciler ile akademisyenlerin kabul etmediği Melih Bulu, istifayı düşünmediğini söyledi.

    Kayyum rektör Bulu, “Başta bu krizin 6 ay içinde biteceğini öngörmüştüm, öyle de olacak” açıklaması yaptı.

    HaberTürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı’ya konuşan Bulu, “Peki ama bitme emaresi var gibi görünmüyor. Üstelik 6 ay çok uzun bir süre, böyle karmakarışık bir 6 ay geçer mi?” sorusuna, “Elbette böyle sert geçecek bir 6 ay değil. Tansiyon düşecek ancak 6 ay içinde kriz tamamen biter” yanıtını verdi.

    Alçı yazısında, “Geldiğinden beri 100 kadar akademisyenle konuşmuş. Yeni rektörün iddiasına göre 20 kadar hoca mahalle baskısı uygulayarak işi bloke ediyor.” ifadesini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kadıköy’de gözaltına alınan 76 öğrenci serbest bırakıldı

    Kadıköy’de gözaltına alınan 76 öğrenci serbest bırakıldı

    İstanbul Valiliği, dün akşam Kadıköy’de Boğaziçi Üniversitesi kayyım rektörüne karşı yapılan eylemede gözaltına alınan 76 kişinin serbest bırakıldığını bildirdi.
    İstanbul Valiliği, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım Rektör Melih Bulu’ya karşı süren protestolara destek amacıyla dün akşam Kadıköy’de yapılan eylemde gözaltına alınan 76 kişinin serbest bırakıldığını açıkladı.
    Boğaziçi Dayanışması’nın sosyal medya hesabından paylaştığı bilgiye göre, 228 öğrenci gözaltına alınırken, İstanbul valiliği 105 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
    94 öğrencinin 29’u hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı ile gözaltı işlemi uygulanırken, 65 kişi ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Protestolara katılmak üzere Beşiktaş ve Sarıyer’de toplanan öğrencilerden ise 11’i gözaltına alınmış ve ifadeler ardından serbest bırakılmıştır.


    (HABER MERKEZİ) 

  • Boğaziçi öğrencilerine destek eylemine polisten sert müdahale-VİDEO

    Boğaziçi öğrencilerine destek eylemine polisten sert müdahale-VİDEO

    PİRHA- Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin sürdürdüğü eyleme Ankara ve İstanbul’da sert müdahale olurken, yüzlerce öğrenci öğrenci gözaltına alındı. 

    İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin Kadıköy Meydanındaki buluşmasına polis biber gazı ve plastik mermiyle müdahale edip yüzlerce protestocuyu gözaltına alırken, binlerce kişinin eylemleri ise devam ediyor.

    POLİS PLASTİK MERMİ KULLANDI

    İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek vermek amacıyla Kadıköy Rıhtım’da yapmayı planladıkları eyleminin Kaymakamlık tarafından yasaklanmasının ardından, eyleme katılmak üzere Kadıköy’e giden çok sayıda öğrenci polis müdahalelerinde gözaltına alındı.

    Müdahalede biber gazı ve plastik mermi kullanılırken, öğrenciler ara sokaklarda “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları eşliğinde protestolar devam ediyor.

    Eylemi takip eden gazeteciler müdahaleden nasibini aldı. Polis hedef gözeterek onlarca gazetecinin bulunduğu biber gazı ve plastik mermi sıktı.

    Ankara’da ise Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek eyleminde polis sert müdahalede bulunurken, onlarca öğrenciyi gözaltına aldı, bir öğrenci de müdahale esnasında bayıldı.

    Sosyal medyada ise yapılan polis müdahalesine tepkiler yükselirken, yüzbinlerce twitter kullanıcısı “#AsagiBakmayacagiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL-ANKARA

     

     

  • PSAKD’den Boğaziçililere destek: Onurlu insanlar boyun eğmez, biz göğe bakacağız!

    PSAKD’den Boğaziçililere destek: Onurlu insanlar boyun eğmez, biz göğe bakacağız!

    PİRHA- Boğaziçi öğrencilerini gözaltına almak için polisin “Aşağı bak, toplu gezmek yok” sözlerine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, “Onurlu insanlar boyun eğmez. Biz göğe bakacağız” dedi. 

    Boğaziçi öğrencilerini gözaltına almak için “Aşağı bak, toplu gezmek yok” dediği görüntülerin yayılmasının ardından tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Yazılı bir açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, “Onurlu insanlar boyun eğmez. Biz göğe bakacağız” dedi. 

    Açıklamada şunlar belirtildi:

    “Boğaziçi Üniversitesi’ne, haksız ve hukuksuz bir şekilde atanan kayyım rektörü kabul etmeyen öğretim üyeleri, bilim insanları ve öğrencilerin protestoları devam ediyor. İktidar ise bu demokratik ve barışçıl eylemlere dahi tahammül edemiyor. Gençleri din hassasiyeti üzerinden itham edip algı yaratıyor. Kâbe’nin fotoğraflarını yere serdikleri yalanı üst düzey yetkililerce dillendiriliyor. Gençler tutuklanıyor.
    İktidara sesleniyoruz;
    Diyelim ki iddianız doğru. Ne olmuş yani kabenin fotoğrafı serildiyse? Kâbe maketinden pasta yapanlar yok mu bu ülkede? “Bakara makara…”diyerek inançla alay eden bakan yok muydu? Yapılan şey açıkça din istismarıdır, şeriatçı, yobazlara cesaret vermektir. Biz bu zihniyeti, Maraş Katliamı’ndan, Çorum’dan Madımak’dan biliyoruz.
    Öte yandan AKP’nin polisi tüm akılları kıskandıracak kahramanlıklar yapmaya devam ediyor. Gençler sessizce yürürken, kahraman polis “aşağı bakın” diye bağırıyor ve gözaltına alıyor.
    Pir Sultan Abdal örgütlülüğü olarak bir kez daha haykırıyoruz ki;
    Gençlerin yanındayız.
    Asla aşağı bakmayacağız.
    Onurlu insanlar boyun eğmez.
    Selam olsun göğe bakanlara!”

    PİRHA/ ANKARA 

  • Boğaziçi eylemlerinde gözaltına alınan 98 öğrenci serbest

    Boğaziçi eylemlerinde gözaltına alınan 98 öğrenci serbest

    Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlerde gözaltına alınan 98 kişi ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. 

    Valilikten yapılan açıklamada, “Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen gösterilerde dün gözaltına alınan şüphelilerden 98’i İl Emniyet Müdürlüğünce ifadeleri alındıktan sonra Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla serbest bırakılmıştır. Konuyla ilgili adli soruşturma devam etmektedir” denildi.

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin dün Hisarüstü’nde yapmak istedikleri basın açıklamasına karşı polis ekipleri okuldan çıkmalarına izin vermemişti.

    Saat 21.40 sıralarında yüzlerce polis Güney Kampüs’e girmişti. Sokağa çıkma yasağının başlatıldığı ve Rektörlüğün abluka altına alınması eyleminin ‘yasa dışı’ olduğu söylenirken, öğrencilerin dağılması istenmişti. Yüzlerce polis rektörlük önünü kapattı.

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, okulun polis ablukasına alınmasının ve dışarıya çıkmalarının engellenmesinin ardından, ‘Kayyumluk’ adını verdikleri rektörlük binasının etrafında toplanmış ve Melih Bulu ile görüşme talep etmişti.

    Polisin slogan bile atmayan Boğaziçi öğrencilerini gözaltına almak için “Aşağı bak, toplu gezmek yok” dediği görüntülerin yayılmasının ardından #AşağıBakmayacağız etiketi Twitter’da gündem olmuştu.

    İstanbul Valiliği, eylemlerde dün gece saatlerinde 159 kişinin gözaltına alındığını duyurmuş ve şu açıklamayı yapmıştı:

    “Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs önünde düzenlenen gösterilerde yapılan tüm uyarılara rağmen eylemi sona erdirmeyen (108), Rektörlüğü ablukaya almak suretiyle bina içinde bulunanların dışarıya çıkmasını engelleyen ve tüm uyarılara rağmen bu eylemlerinden vazgeçmeyen göstericilerden (51) olmak üzere toplam (159) şüpheli Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla İl Emniyet Müdürlüğünce gözaltına alınmıştır.”

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2015 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’yu Boğaziçi Üniversitesi’ne kararname ile rektör olarak atadı.

    Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne atanması, öğrenciler ve akademisyenlerin tepkisine neden oldu. Bulu’nun kayyım olduğunu söyleyen öğrenciler eylemlerini 2 Ocak 2021’den bu yana sürdürüyorlar.

    (HABER MERKEZİ)

  • Boğaziçi öğrencileri ayrılmıyor; 100’e yakın öğrenci gözaltına alındı

    Boğaziçi öğrencileri ayrılmıyor; 100’e yakın öğrenci gözaltına alındı

    Gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin sayısı 100’e yükselirken, çok sayıda üniversiteden desteğe gelen öğrenciler, üniversiteden ayrılmayacaklarını söyledi.

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin AKP’li Melih Bulu’nun kayyım rektör atanmasına karşı protestoları sürüyor. LGBTİ+ bireyi öğrencilerin tutuklanmasına tepki gösteren öğrenciler üniversite rektörlük binası önünde toplandı. Etiler Metrosu ve Güney kapısından giriş yapmak isteyen öğrencilere polis müdahale ederek, 100’e yakın öğrenciyi gözaltına aldı. Polis o esnada slogan atmadığı halde öğrencilere, “Aşağıya bak, toplu gezmek yok” diyerek saldırdı.

    Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dilşad Cambaz Kaya, Züleyha Gülüm, Murat Çepni, Dilan Dirayet Taşdemir, Serpil Kemalbay, Hüda Kaya ve birçok üniversiteden öğrenci gözaltılara karşı üniversiteye geldi.

    HDP’Lİ VEKİLLERE POLİS ENGELİ

    Üniversiteye girmek isteyen vekiller polis tarafından engellendi. Vekiller, girişlerine izin verilmemesinin yasal suç olduğunu ifade ederek, üniversite içinde eylem yapan öğrencilerin yanına gitmek istedi. Bunun üzerine yetkinin kendilerinde değil özel güvenlik birimlerinde olduğunu ifade eden polisler daha sonra rektörün bir talimatı olmadığı gerekçesiyle izin vermedi. “Kayyum rektör istemiyoruz” sloganları atan öğrenciler darp edilerek, gözaltına alınırken basın mensuplarının görüntü almaları engellenerek, alandan dışarıya çıkarılmak istendi.

    ÖĞRENCİLER REKTÖRLÜK BİNASI ALANINDAN AYRILMIYOR

    Bir süre bekleyişin ardından HDP’li heyet adına açıklama yapan Dilşad Cambaz Kaya, ögrencilere destek olmak için üniversitede olduklarını söyleyerek, “İçeriye girip öğrenciler ile bağ kuramadık. Hem milletvekiline, hem öğrenciye hem de basına barikat kuruldu. Kayyım zihniyeti her yerde devam ediyor” dedi.

    Öğrenciler rektörlük binası alanından ayrılmayacaklarını ifade ederken, bekleyişleri ise sürüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Serbest bırakılan öğrenciler mücadele çağrısı yaptı

    Serbest bırakılan öğrenciler mücadele çağrısı yaptı

    AKP’li Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasını protesto eylemlerinde gözaltına alınan ve serbest bırakılan 18 öğrenci, adliye önünde açıklama yaptı. Gözaltılarla direnişlerinin bastırılmaya çalışıldığını belirten öğrenciler, mücadeleye devam edeceklerini kaydettiler. 

    AKP’li Melih Bulu’nun Cumhurbaşkanı kararı ile Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasını protesto eylemlerinde gözaltına alınan öğrencilerden 18’i Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakılmalarının ardından adliye önünde açıklama yaptı. Öğrencilere, adliye önünde bekleyişlerini sürdüren öğrenciler ve gençlik örgütleri de destek verdi. “Üniversite yargılanamaz”, “Gençlik kazanacak” ve “Melih Bulu seni istemiyoruz” dövizleri açan kitle, “Gözaltılar, tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz”, ” Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek” sloganları attı.

    “BİZ YARGILAYACAĞIZ”

    Açıklamada ilk sözü alan öğrenci Hivda Selen, “Kayyum rektör istemiyoruz” demenin suç sayılmaya çalışıldığını söyledi. Selen, “İşte bugün buradayız. Buradan şunu söylemek istiyoruz. Sizin adalet saraylarınız üniversitelileri yargılayamayacak. Sizleri biz yargılayacağız. Mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “DİRENİŞ DEVAM EDECEK”

    Ardından konuşan serbest bırakılan öğrencilerden Ekinsu Gündoğan, direnişlerinin gözaltılarla bitirilmeye çalışıldığının altını çizerek, “Bizim direnişimiz sürecek. Yaptıkları her baskıda direnişimiz artacak” dedi.

    “YANLARINDA OLACAĞIZ”

    Son olarak söz alan öğrencilerin avukatlarından Ezgi Önalan yaşanan süreci anlatarak, onlarca avukatın gözaltındaki öğrencilerle ilgilendiğini belirtti. Önalan, “Demokratik haklarını kullanan öğrencilerin yanında olmaya devam edeceğiz. Hukuksuz olan suçlamalarla ev baskınları gerçekleştirdiler. Gözaltında işkence yaptılar. LBGTİ+ arkadaşlarımız tacize maruz kaldılar. Hala ölüm tehditleri alıyorlar. Bu durumu bu hale getirenler öğrenciler değildir. Öğrenciler yalnızca protesto haklarını kullandılar. Bunu dile getiriyoruz ve dile getirmeye devam edeceğiz” dedi.

    Açıklamanın ardından öğrenciler sloganlar eşliğinde dağıldı.

    (MA)

  • Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınan 22 öğrenci serbest

    Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınan 22 öğrenci serbest

    Boğaziçi Üniversitesi’nde AKP’li Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına ilişkin başlayan gösterilerde gözaltına alınanların 24’ü adliyeye sevk edildi. 22 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 2 kişi ise tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

    Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolar sırasında gözaltına alınan 24 kişiden 22’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2 kişi tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

    Boğaziçi Üniversitesi’ne Prof. Dr. Melih Bulu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atanmasının ardından başlayan eylemlerde gözaltına alınanların 24’ü adliyeye sevk edildi.

    Gözaltına alınanlara ‘2911 sayılı Kanun’a muhalefet’ ve ‘görevli memura mukavemet’ suçlaması yöneltildi.

    Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, sorgulanandan bazılarına ‘örgüt propagandası yapmak’, bir kişiye de ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla soru yöneltildiğini duyurdu.

    Adliyeye sevk edilen 24 kişiden 2’si tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. 22 kişi ise adli kontrol uygulaması şartıyla serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınanların 24’ü adliyede-VİDEO

    Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınanların 24’ü adliyede-VİDEO

    Boğaziçi Üniversitesi’ne Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör atanmasının ardından başlayan eylemlerde gözaltına alınanların 24’ü adliyeye sevk edildi.

    Güney Kampüs Ana Giriş Kapısı önünde 4 Ocak’ta düzenlenen eylemden sonra gözaltına alınan 24 kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Tümü bugün Çağlayan’daki adliyeye sevk edildi.

    Diğer kişilerin Vatan Caddesi’ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde sorguları sürüyor.

    Gözaltına alınanlara ‘2911 sayılı Kanun’a muhalefet’ ve ‘görevli memura mukavemet’ suçlaması yöneltildi.

    Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, sorgulanandan bazılarına ‘örgüt propagandası yapmak’, bir kişiye de ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla soru yöneltildiğini duyurdu.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzalı kararnameyle, üniversiteye 2015 seçimleri için İstanbul’da AKP’den adaylığa soyunmuş Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu rektör atanmıştı. Eylemlerin ardından 5-6 Ocak’ta düzenlenen operasyonlarda 40 kişi gözaltına alınmıştı.

    İstanbul Valiliği’nin “salgın” gerekçesiyle Beşiktaş ve Sarıyer’de gösterileri yasaklamasının ardından Boğaziçi ve diğer üniversitelerden binlerce öğrenci Kadıköy’de buluştu. Öğrenciler, “Üniversitede partili kayyım değil, demokrasi ve özgürlük istiyoruz”, “Arkadaşlarımız bırakılsın” çağrısı yaptı. ODTÜ’de de destek eylemi yapıldı.

    (HABER MERKEZİ)