Etiket: borç

  • AKP’li Pertek Belediyesi işçilerin alacaklarını borç bahanesiyle ödemiyor, zorla izne gönderiyor

    AKP’li Pertek Belediyesi işçilerin alacaklarını borç bahanesiyle ödemiyor, zorla izne gönderiyor

    PİRHA-31 Mart seçimleri öncesinde imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’ni uygulamayan AKP’li Pertek Belediye Başkanı Recai Vural, işçilerin biriken alacaklarını da borç bahanesiyle ödemiyor. İşçiler ise zorla izne gönderiliyor.

    Evrensel Gazetesi’nden Orhan Kurul’un haberine göre; Pertek Belediyesinde çalışan 116 işçi DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası ile imzalanmış toplu sözleşmeye bağlı haklarını alamıyorlar. 2024 yılının mart ayından beridir asgari ücret alan işçilerin alacakları AKP’li Belediye Başkanı Recai Vural tarafından ödenmiyor. İşçilere, yapılan toplu sözleşmeyi tanımadığını ve ödemeyi asgari ücret üzerinden yapacağını ifade eden AKP’li Vural, DİSK Genel-İş Sendikası tarafından şikayet edildi.

    Şikayet sonrasında incelemelerde bulunan müfettiş, şikayeti değerlendirerek toplu sözleşmeye bağlı hükümlerin uygulanmasının gerekliğine dair bir rapor hazırlamış olsa da AKP’li Vural, işçilerin alacağını ödemiyor.

    İddiaları sormak üzere Evrensel’in AKP’li Belediye Başkanı Recai Vural, iddiaları kabul ederek, önceki dönemde belediye yönetiminin belediyeyi çok borçlandırdığını ifade etti ve işçi çıkarmaya gideceğini söyledi.

    İŞÇİLER SENDİKADAN İSTİFA ETTİRİLİYOR

    İsmini vermeke istemeyen bir işçi de, sendikadan istifaların başladığını söylerken, belediye başkanına daha yakın işçiler üzerinden sendikalı işçilere “İstifa edin maaşlar yatsın” baskısı yapıldığını söyledi. İşçilerin sendikadan istifaya zorlandığını ifade eden işçi, 20’nin üzerinde işçinin aynı dilekçeyle istifa ettiğini belirtirken, başka bir işçi de dilekçenin belediye yönetimi tarafından yazıldığını iddia etti.

    ZORUNLU İZİN DAYATMASINA “TALEP FORMU”

    Otuzun üzerinden işçinin belediye yönetimi tarafından zorla izne çıkarıldığını ifade eden bir işçi de belediye yönetimi tarafından işçilere ‘izin talep formu’ şeklinde bir evrakın cuma günü imzalatıldığını söyledi. İşçilerin eksik yatan ücretlerinin bir kısmının dahi yatırılmadığını söyleyen başka bir işçi ise “Bu ayın maaşını 15’inde almamız gerekirken eksik yatanı da almadık. İçeride 2, bazılarının 3, 4 aylık alacağı var” dedi.

    “İŞÇİLERİN HAKLARINI ALMADIKLARI DOĞRU”

    Pertek Belediyesinin AKP’li Belediye Başkanı Recai Vural iddialara ilişkin yaptığımız görüşmede, mart ayından beri işçilerin toplu sözleşmeye bağlı haklarını alamadıklarının doğru olduğunu söyleyerek “Zaten işçi çıkarmaya gidiyorum, çünkü gelir gideri karşılamıyordu. Geldiğimde işçiler dört aylık ücretlerini almamışlardı. Buna rağmen toplu sözleşme yapılmış. 2019 yılında işçiler asgari ücretin üzerinde maaş alıyorlardı. Asgari ücret o zaman 2 bin 500 liraydı. Ben 3 bin 600 lira veriyordum. Benden önceki başkan ‘Daha fazla işçi çalıştıracağım’ deyip ücretleri düşürdü. O zaman sendika bir şey yapmadı, kimse ortada yoktu. Fakat biz gelince tabi bu iş siyasi, ideolojik bir şey” dedi. Kendinin 2019 yılında belediye başkanlığı yaptığı dönemde 46 kişinin belediyede çalıştığını ancak 2019 yerel seçimlerinden 2024 yerel seçimlerine kadar olan dönemde 92 personelin daha alındığını söyleyen Vural, “Seçim günü dahi personel almış. Tabii onları çıkardık” diye konuştu.

    “MÜFETTİŞİN CEZA YAZDIĞI DOĞRU”

    Müfettişin, toplu sözleşmeye bağlı hükümlerin uygulanması yönünde rapor yazdığını ve belediyeye ceza yazıldığını da kabul eden Vural, “2019’da belediyeyi teslim ettiğimde bir tek lira SGK borcumuz yoktu. Şimdi 22.5 milyon lira SGK’ya, 6 milyon da maliyeye borç bırakmış. Denizbank’tan da para çekilmişti. O da ödeniyor” dedi. İşçilerin alacaklarının ödenmemesinin gerekçesini ‘Kasada para yok’ diye açıklayan Vural “Belediyenin parası yenilmemiş, belediye soyulmuş. İşçilerin izne çıkarılmasına dair de “İzinleri fazla olanlar kimler dedim. Üç senelik, beş senelik izinleri var. Dedim burada boşuna durmasınlar. Gitsin bari izinlerini kullansınlar. Kış günü iş yok güç yok. Yazın hiç değilse çalışırız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Pazarcık Belediye Başkanı İkizer: Afşin’e ödenen para Pazarcık’a ödenmiyor-VİDEO

    Pazarcık Belediye Başkanı İkizer: Afşin’e ödenen para Pazarcık’a ödenmiyor-VİDEO

    PİRHA-Pazarcık Belediye Başkanı Haydar İkizer, AKP’den kazandıkları belediyenin başına geçtiklerinde birçok sorunun çözüme kavuşmadığını belirtti. AKP’nin kaybettiği belediyeden geriye 205 milyon borç kaldığını, 20 yıllık ödenmeyen SGK borçlarını kendi belediyeleri döneminde ödemeye başladıklarını söyledi.

    6 Şubat Pazarcık merkez üssü olan Pazarcık’ta yerel seçimleri kazanan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Belediye Başkanı Haydar İkizer, depremin en çok etkilediği Pazarcık’ta hükümetin kendine ait belediyelere hizmet götürdüğünü ancak muhalif belediyelere yönelik hizmet götürmediğini söyledi. İkizer, belediye seçimlerini kazandıktan sonra AKP’nin 205 milyon TL borç bıraktığını, esnaflardan alınan malzemelerin paralarının ödenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ait borçların verilmediğini, 20 yıl ödenmeyen borçların belediye tarafından tahsil edildiğini söyledi. İkizer, yurtdışında kalan vatandaşlara da seslenerek şehrin tekrar canlanması için de gurbetçilerin yazın Pazarcık’a gelip esnaflardan alışveriş yapmasını istedi.

    “BELEDİYEYİ 205 MİLYON TL BORÇLA ALDIK”

    Belediyeyi devraldıktan sonra birçok sorunun çözülmediğini söyleyen İkizer, belediyenin borçlarını ödedikleri için hizmetin aksadığını söyleyerek şu açıklamayı yaptı:

    “5 yıllık AKP yönetimi boyunca herhangi bir işlem yapılmamış, herhangi bir çalışma yapılmamış. Biz belediyeyi 205 milyon TL borçla devraldık. Cumhurbaşkanlığı’nın yayınladığı bir genelge vardı. Belediyelere ait olan SGK borçlarının ödenmesi için muhalif belediyelere baskı uygulanması yönünde bir açıklamaydı. Bizler de bu baskıyı hafifletmek için borçlarımızı yapılandırmaya gittik. Bize gelen paranın 3,5 milyon TL’si SGK borcuna gidiyor. SGK’nin 20 yıllık borcunu biz ödüyoruz. Öte yandan esnaflarımız mağdur edilmiş. Biz esnaflarımızın mağdur olmaması için borçlarını ödüyoruz. Şu ana kadar, 6 ay içinde 30 milyon TL esnaf borcu ödedik. Bunları da hizmetlerden kısarak ödüyoruz. Yani hizmet yerine borç ödüyoruz” ifadesinde bulundu.

    “KÖY YOLLARI İÇİN 10 MİLYON TL’LİK İHALE AÇTIK”

    Pazarcık’a bağlı köylerde bozulan yolların yapılması için ihale açtıklarını söyleyen İkizer, daha önceden çalışmayan belediyelerin aksine gidilmeyen köylerde de çalışma yürüteceklerinin altını çizdi. İkizer, çalışmalarına yönelik şu açıklamalarda bulundu:

    “Şu an en önemli sorunlarımız yol, su, alt yapı çalışmaları… Dünya Bankası hibe etmek amacıyla İller Bankasına ödenek verdi. İhaleyle alınacak olan bu para alt yapı çalışmalarına kullandırılacak. Köylerde bozulan yolları onarmak için 10 milyon TL’lik bir ihale açtık. Depremde bozulan yolları da belediye olarak biz yapacağız. Esnafları gezdiğimizde bizden istedikleri hizmet ilk olarak suların, yolların bir an önce yapılmasıydı. Esnaf bizden olağanüstü bir şey istemiyor. Biz daha önceki belediyelerin yapmadığı çalışmaları yaptık. Ziyaret edilmeyen köylere gitmeye çalışılıyoruz.”

    “BELEDİYE’NİN KAMYONLARI OLMADIĞI İÇİN KİRALANIYOR”

    Belediyenin iş makinalarının yetersiz olmasından dolayı kiralamak zorunda kaldıklarını söyleyen İkizer, “Şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey çöp konteynırları. Batıdaki şehirlere gidip baktığınızda onlar böyle çöple ilgili herhangi bir sorunu yok. Belediyenin çöp aracı olmadığı için 11 tane çöp aracı kiraladık ve her ay bunlara 1,5 milyon TL ödeme yapıyoruz. Eskiden çöp konteynırı vardı, nereye gitti bununla ilgili bir bilgimiz yok. 84 tane mahalle, 60 tane mezra var. Burada sadece bir çöp kamyonu ve 2 tane kepçe çalıştırabiliyoruz. Yokluk içinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Halkımızdan sabırlı olmalarını, 1-2 sene kadar beklemelerini istiyorum” şeklinde konuştu.

    “AFŞİN’E ÖDENEN PARA PAZARCIK’A ÖDENMİYOR”

    İktidarın belediyelere yönelik tutumlarının farklı olduğunu dile getiren İkizer, muhalif belediye olmalarından dolayı hizmet alamadıklarını ifade ederek, “Afşin’e ödenilen para bizim belediyelerimize ödenmiyor. Depremde oraya yapılan yardım bize yapılmadı. Ayrıca ekstra yardımlar da alıyorlar. Bize İller Bankası’ndan ne geliyorsa onu kullanıyoruz. Depremi en ağır hisseden Pazarcık’ın daha çok yardım alması gerekirken en az yardımı biz alıyoruz. Bakanlık nezdinde de böyledir. Bize acil olarak yapılması gereken yardımlar muhalif belediye olduğumuz için gelmiyor” diye belirtti.

    “UYUZ KÖPEKLER TEDAVİ EDİLDİKTEN SONRA BIRAKILIYOR”  

    Uyuz köpeklerle ilgili olarak gelen şikayetleri değerlendirdiklerini dile getiren İkizer, “Yasaya göre hasta olan köpekleri barınağa getirip kısırlaştırdıktan sonra 15 günlük bir tedavinin ardından tekrar alınan yere bırakılacak. Uyuz olan köpekler tedavi edildikten sonra doğal alanlarına bırakıyoruz” dedi.

    “DEPREMDEN ETKİLENEN İLÇEDE ÜCRETSİZ KONSER DÜZENLENİYOR”

    İkizer, depremde en çok etkilenen ilçede halkın moralini geri getirmek için ücretsiz konserler düzenlediklerini, ilerleyen dönemlerde de buna yönelik çalışmalar yapacağını söyledi.

    İkizer’in yaptığı konuşmada şu ifadeleri kaydetti:

    “Şubat depreminin ardından toplumsal bir travma yaşıyoruz. Halkın yaşadığı psikolojik sorunları gidermek amacıyla ücretsiz konserler düzenliyoruz. Birçok sanatçıyla yaptığımız görüşmelerde bize ücretsiz konser verebileceklerini söylediler. Bazı sanatçılar bizlerden para istedilerse de bunu sponsorlar aracılığıyla ödedik. Halkımızın moral ve motivasyonunu tekrar kazanmak için bu tür çalışmalar yapacağız.”

    “GURBETÇİLERE ÇAĞRI: PAZARCIK’A GELİN”

    İlçeyi tekrar canlandırmak için yurtdışında yaşayan gurbetçilere de çağrıda bulunan İkizer, “Yazın ilçeye gelerek esnafımızdan alışveriş yapsınlar. Bu şekilde esnafımızda da bir hareketlilik olmuş olur. Böylelikle esnafımız da karamsarlığını unutmuş oluyor. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız Pazarcık’ı bizden daha çok düşünüyorlar. Ellerinden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “NE GEREKİYORSA ONU YAPACAĞIZ”

    İkizer, son olarak çalışmalarına daha yoğunluk vereceklerinin altını çizerek, “Esnafımız, halkımız yaptığımız çalışmalardan memnun. Halkımız için elimizden ne geliyorsa yapacağız. İnsanlarımız endişe etmesinler, bütün imkanlarımızı seferber edip ne gerekiyorsa çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Kamber YILDIZ/PAZARCIK-MARAŞ

  • Dersim Belediyesi’nin envanteri ve detaylı borç durumu açıklandı-VİDEO

    Dersim Belediyesi’nin envanteri ve detaylı borç durumu açıklandı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nin envanteri ve detaylı borç durumu halka açıklandı. Dersim’de açıdan çıkan tüm sorunlara cevap olacaklarını belirten Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “5 Nisan 2024 tarihi itibariyle belediyenin toplam borcunun 230 milyon 673 bin 692 TL. Bütün bu ekonomik sıkıntılara rağmen devrimci ve yurtsever bir ruhla çalışmalarımızı birlikte planlayacağız” dedi.

    Dersim Belediyesi yönetimi düzenlediği basın toplantısıyla belediyenin borç ve envanter durumuna ilişkin açıklama yaptı. Açıklamaya Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak, Birsen Orhan, Başkan Yardımcıları Ümit Kaya, Mustafa Taşkale ve kurum temsilcileri katıldı.

    “DEVRİMCİ BİR BELEDİYECİLİK İDDİASINDAYIZ”

    Devrimci, halkçı yerel yönetim paradigmasıyla beş yıl boyunca Dersim’i yöneteceklerini ifade eden Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Dersim coğrafyasında yaşanan ve ileride yaşanacak siyasal baskılara karşı Dersim İttifakı ve halkımızla birlikte beş yıllık süreci aktif bir şekilde tamamlayacağız. Devrimci, demokratik ve toplumcu bir belediyecilik iddiasındayız. Bu yeni dönemi hep birlikte öreceğiz. Halkımız şunu bilmeli. 4 Nisan 2024 tarihi itibariyle Dersim Belediyesinin mal varlığı nedir? Kaç tane gayrimenkulu var? Kaç tane aracı var? Kaç tane kiralık dükkanı var? Taşınır ve taşınmaz malları nelerdir? Gelirleri nelerdir? Borçları nelerdir? Halkımız bunu bilmelidir” diye belirtti.

    “BORÇLAR ÇALIŞMAMIZA ENGEL OLMAYACAK”

    Borçların çalışmalarının önünde engel olmayacağını vurgulayan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Sorunlar yaşayacağız ama bunlar kısa vadeli sorunlar olacak. Çünkü Dersim İttifakı ve Dersimliler güçlüdür. Hem ulusal ve uluslararası alanda seferberlik ruhuyla birlikte çalışacağımız yüzlerce dostlarımız ve kurumlarımız var. Biz Dersim ruhuyla ekonomik sıkıntılara rağmen yerel yönetim çalışmalarımızı birlikte planlayacağız. Asıl amacımız beş yıl sonra belediyeyi halkımıza devrimci bir tutumla envanteri ve borçları açıklayarak teslim etmek. Biz bu anlayışı yerel yönetimlerde gelenek haline getirmemiz gerekiyor. Bu süreci birlikte örgütleyerek Dersim’e açığa çıkan tüm sorunlara cevap olacağız” diye konuştu.

    DERSİM BELEDİYESİ’NİN AÇIKLADIĞI ENVANTERLER VE BORÇ DURUMU

    DERSİM BELEDİYESİ PERSONEL DURUMU
    Memur: 40 kişi
    Kadrolu İşçi: 52 kişi
    Şirket İşçisi: 288 kişi
    Toplam: 380 kişi

    DERSİM BELEDİYESİBE AİT GAYRİMENKULLER
    193 adet işyeri kiralık olarak verilmiş durumda
    Moğultay Mah. Dersim Apt. 6 adet mesken, 6 adet büro
    Belediye işhanında 4 adet mesken, 1 adet misafirhane
    Halk ekmek fırın binası
    Otogar
    Değirmen
    Mezbahane
    Sebze Hali
    Asfalt Plent
    İstanbul Şişli’de 6 katlı bina
    Atatürk Mah. 2 adet lojman
    Pazar yeri
    Arıtma tesisi
    Hayvan bakım barınağı

    DERSİM BELEDİYESİ ARAÇ DURUMU
    Araç ve iş makinesi sayısı: 73 adet
    Arızalı araç sayısı: 7 adet
    Hibe araç sayısı: 4 adet
    Kısmen arızalı araç sayısı: 6 adet

    DERSİM BELEDİYESİ BORÇ DURUMU
    4 Nisan 2024 tarihi itibariyle toplam borç durumu:
    30 milyon 673 bin 692 TL

    2023 yılı toplam geliri:
    188 milyon TL

    2023 yılı toplam gideri:
    271 milyon TL

    2024 yılına devreden borç:
    82 milyon TL

    İller Bankası borcu:
    1 milyon 547 bin TL

    Vergi Borcu:
    23 milyon 739 bin TL

    Belediye Şirketi Vergi Borcu:
    14 milyon 961 bin TL

    Belediye Şirketi SKG Borcu:
    94 milyon 139 bin TL

    Aksa Fırat Perakende A.Ş Borcu:
    41 milyon TL

    Fırat Elektirik Dağıtım Şirketi Borcu:
    1 milyon 201 bin TL

    Firma ve kişi alacakları:
    11 milyon 846 bin TL

    Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü
    1 milyon 668 bin TL

    İşçi ikramiye ve mesai alacakları:
    10 milyon 446 bin TL

    Emekli sandığı borcu:
    789 bin TL

    Fırat Kalkınma Ajansı borcu:
    1 milyon 480 bin TL

    Dersim Katı Atık Birliği borcu
    784 bin TL

    PİRHA/DERSİM

  • Maltepe’de ‘açım, çocuklarım aç’ diyen yurttaş intihar etti

    Maltepe’de ‘açım, çocuklarım aç’ diyen yurttaş intihar etti

    PİRHA – Maltepe’de bulunan AVM’de bir yurttaşın, ödeyemediği 15 bin lira borç nedeniyle intihar ettiği belirtildi.

    İşçi Hareketleri Koordinasyonu, sanal medya hesabından İstanbul Maltepe’de bulunan AVM’de bir kişinin, ödeyemediği 15 bin lira borcu olduğunu söyleyerek intihar ettiğine yönelik görüntüyü paylaştı.

    İşçi Hareketleri Koordinasyonu, “Düşük #asgariücret ile emekçileri açlığa mahkum edenler de ölüme sürükleyenler de aynıdır. Borç yüzünden ölmek değil refah içinde yaşamak için birleşelim” diyerek tepki gösterdi.

    AVM’deki yurttaşın, korkuluklara çıkarak “Açım ben, çocuklarım aç, 15 bin lira borcum var” diye bağırıp intihar ettiği görülüyor.

    AKP iktidarı, dün yaptığı açıklamada asgari ücretin 17 bin 2 TL olduğunu açıklamış, çok sayıda emekçi ve yurttaş ise yaptıkları paylaşımlarla geçinemediklerine vurgu yapmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da Barınamıyoruz Hareketi: Çantalarımızı yastık, bankları yatağımız yaptık-VİDEO

    İstanbul’da Barınamıyoruz Hareketi: Çantalarımızı yastık, bankları yatağımız yaptık-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’nin dört bir yanında ev ve yurt ücretlerinin pahalılığını ‘Barınamıyoruz’ diyerek protesto eden öğrencilerin parklardaki nöbetleri sürüyor. Çantalarını yastık, bankları ise yatak yaptıklarını belirten öğrenciler barınma haklarını kazanana kadar mücadeleye devam edeceklerini ifade ettiler. 

    ‘Barınamıyoruz’ diyerek fahiş yurt ve ev kiralarını protesto etmek için Türkiye’nin birçok noktasında sokaklara çıkan, parklarda sabahlayan öğrenciler eylemlerine devam ediyor.

    Öğrenciler yalnız barınma kalemindeki pahalılıktan şikayetçi değil. Aynı zamanda ulaşım, beslenme, iletişim, sosyal aktivite gibi noktada yaşanan zamlar ve fahiş fiyatlardan da şikayetçiler.

    Taleplerini dillendirmek üzere İstanbul Beşiktaş’taki Sporcular Parkı’nda dördüncü gün nöbeti için bir araya gelen öğrenciler PİRHA‘ya açıklamalarda bulundular.

    “BARINAMAYANLAR OLARAK HEPİMİZ SOKAKTA KALDIK”

    Mimar Sinan Üniversitesi öğrencisi Kardelen Şahin, okuluna gün içinde 4-5 saatlik mesafede oturduğunu söylerken; “Yurda yerleşemediğim ve ev tutamadığım için ben de buradayım. Barınamayanların genel ilkesi, hepimiz sokakta kaldık. Yurtlar yetersiz. Fahiş ev kiraları malum. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nün (KYK) verdiği bütçe belli” dedi.

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın “Yurt konusunda Türkiye’de bugüne kadar hiçbir iktidarın yapmadığı yatırımları yaptık. Göreve geldiğimizde üniversite öğrencilerinin altığı burs 45 liracıktı, 45 liracık. Ya elinize dilinize dursun ya. Şu anda 650 TL’ye çıktı nereden nereye geldi” şeklindeki açıklamasını da değerlendiren Şahin, şunları söyledi:

    “Önemli olan verilen paranın rakamı değil değeridir. 45 TL’ye o zamanlar 3 gram altın alınıyorken; şu an 650 TL ile 1 gram altın alamıyorsunuz. İnsanlarla dalga geçermiş gibi 650 lira verdim demek hakaret gibi öğrencilere. Hiçbir öğrencinin 650 lirayla geçinmesi mümkün değil. Yapılanlar ahlak dışı.”

    “BARINMA HAKKIMIZI ALANA KADAR MÜCADELE DEVAM EDECEĞİZ”

    İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinde okuyan Aleyna isimli öğrenci de okuluyla evi arasında 2 buçuk saatlik bir mesafenin olduğunu kaydetti. “Bana yurt çıkmadı ve nerede kalacağımı bilemiyorum” diyen Aleyna, “Okulumun yanındaki evlerin kiraları pandemiden önceki fiyatlara göre %150 artmış durumda. Kiraya çıkma durumum da yok. KYK bursunun 45 TL olduğu döneme baktım. O dönem birçok şey daha uygunmuş. Şu an KYK bursu 650 TL iken; KYK yurtları 500-550 TL. İstanbul’daki en uygun evler 1700-1800 TL’den başlıyor.

    Bunun dışında sağlıklı beslenebilmemiz imkânsız hale geldi. Ulaşım aynı şekilde çok pahalı durumda. Bizden barınma, beslenme ve ulaşım giderlerimizin 650 TL ile karşılamamız bekleniyor. Barınamıyoruz hareketi olarak eylemlerimize devam edeceğiz. Barınma en temel hakkımız. Bunu alana kadar da nöbetlerimiz sürecek. Mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “20-30 KİŞİNİN DEĞİL 10 MİLYON ÖĞRENCİNİN TALEBİNİ İLETİYORUZ”

    Yine bir vakıf üniversitesinde öğrenci olan Hasan Doğan ise son zamanlarda artan kira zamlarını protesto etmek için sokaklara çıktıklarını belirterek, “Mevcut kira ve yurt ücretlerini ödeyecek ne bizim ne de ailemizin durumları var. Bizler bugün burada 20-30 kişi değil 10 milyon öğrencinin talebini iletiyoruz herkese. Yurtların 700 bin barınma kapasitesi var. Bizler ise 10 milyon öğrenciyiz. Mağduriyeti yaratan ve çözüm sunmayan da devletin kendisidir. Taleplerimiz açık ve net. Ev fiyatlarının düşürülmesi. Öğrencilere ev bursu verilmesi. Herkese insanca yaşayabileceği barınma şartlarının oluşturulması. Aynı zamanda yurtların denetlenmesi ve daha sağlıklı bir yaşam için fiyatların düşürülmesi” şeklinde konuştu.

    “ÇANTALARIMIZI YASTIK, BANKLARI YATAĞIMIZ YAPTIK”

    Doğan, Türkiye’nin farklı yerlerinde nöbetlerinin sürdüğünü ifade ederken, “Çözüm bulunana dek bütün yolları deneyerek; parkları ve bankları yatağımız yapıp, gökyüzünün altında sokaklarda nöbetimizi devam ettireceğiz. 10 milyon öğrenciyiz ve sorun çözülene kadar her yerde onları rahatsız etmeye devam edeceğiz” dedi.

    2017 yılında İstanbul’a üniversite okumak için geldiğinde kaldığı evin kira ücretinin 750 TL olduğunu vurgulayan Doğan son olarak şöyle konuştu:

    “Şu an kaldığım ev Kartal’da. Okulum ise Avcılar’da. Okulun yakınında ev tutma ihtimalim yok. Merkezi yerlerde kalamıyorum. Ulaşım, yemek, sosyal aktivite, faturalar, internet masraflarımız var. Sorunlar çok. Bütün bunları 650 TL ile çözmek mümkün değil. Bütün arkadaşlarımızı kent meydanlarına, sokaklara davet ediyoruz. Çantalarımızı yastık yaptık. Parklarda banklarda sabahlıyoruz.”

    “CUMHURBAŞKANI EV VE YURT FİYATLARINA HİÇ BAKMIYOR”

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde eğitimine devam eden Fatma Sümeli de, devam eden nöbetlere ilişkin, “Barınamıyoruz hareketi adı altında dördüncü gecemizdeyiz. Barınma sıkıntısı yaşadığımız için bir araya geldik. Bunu duyurmaya çalışıyoruz. Bu durumun yaşam koşullarımızı ve eğitim şartlarımızı ne kadar zorlaştırdığını göstermek istedik. Cumhurbaşkanı ev ve yurt fiyatlarına hiç bakmıyor. 650 TL burs veriyor ama 480 TL yurt kirası alıyor. Geri kalan 170 lira ile geçinmemi istiyor. Kitaplarımın tanesi 70 lira. Ben nasıl geçinebilirim? Yalnız barınma sıkıntısı değil bir bütün olarak eğitim sıkıntımıza tepki gösteriyoruz. Bu noktada herkese çağrıda bulunuyoruz” yorumunda bulundu.

    Barış KOP / İSTANBUL

     

     

     

  • Pazar durgun, esnaf şikayetçi, vatandaş yarım kilo ürün alamıyor-VİDEO

    Pazar durgun, esnaf şikayetçi, vatandaş yarım kilo ürün alamıyor-VİDEO

    PİRHA- Ekonomik krizin etkilerinin pandemiyle birlikte daha da ağırlaştığını belirten İzmir’deki pazar esnafı, “Ne alım gücü var ne de satan için kar var. Halk ancak yarım kilo alabiliyor. Hem halk hem de esnaf mağdur. Ya bu işin üzerinde tamamen dursunlar ya da çekip gitsinler” diye konuştular. 

    Ülkede yaşanan ekonomik kriz pandeminin de etkisi ile her geçen gün daha da derinleşerek sürüyor. Krizin etkilerinin en fazla hissedildiği yerlerden biri olan pazarda, esnaf satış yapamaz, yurttaş ise tezgahlara uğrayamaz durumda.

    Tezgahlar arası mekik dokuyarak en ucuz ürünü bulmaya çalışan vatandaş ise pandemi ile birlikte fiyatların daha da artmasından şikayetçi.

    İzmir’in Konak ilçesine bağlı Alsancak Mahallesi’nde kurulan pazarı esnafı, satışların yarı oranda düşmesinden yakınıyor. Vatandaşın her şeyden yarım kilo almak zorunda bırakıldığına vurgu yapan pazar esnafı, var olan borçlarından dolayı tükenmek üzere olduklarını belirtti.

    “MASRAFLARIMIZ AĞIR, ALTINDAN KALKAMIYORUZ”

    60 yıldır pazarcılık yapan Hikmet Karadut, ekonomik kriz ve yasaklardan kaynaklı masraflarının ağırlaştığını belirterek, “Bu pandemi kısıtlamasından dolayı işlerimiz çok berbat. İdare etmeye çalışıyoruz. Alım gücü yüksek, millet de para kalmadı. 1 kilogram domates alan insan yarım kilo alıyor. Neredeyse bir kavunun yarısını kesip verecek durumdayız. Sebze, meyve bize gelinceye kadar dört el değiştiriyor. Bu da fiyatı iki katına çekiyor ve halka iki kat pahalı satmak zorunda kalıyoruz. Masraflarımız ağır bunun altından kalkamıyoruz. Pandemi süreci daha sıkı tutulsaydı iyi olacaktı. Psikolojimiz bozulmuş durumda” dedi.

    “HALK ANCAK YARIM KİLO ALABİLİYOR”

    Döviz kurundaki yükselişe salgın sürecinin de eklendiğini belirten 20 yıllık pazar esnafı Rauf Subaşı ise insanların 3-4 kilo aldığı meyve, sebzede şimdi ise yarım kilo dahi alamadığını aktardı.

    Subaşı, şunları aktardı:

    “Pazar tamamen ölü durumda. Ne alım gücü var ne de satan için kar var. Halk ancak yarım kilo alabiliyor. Satıcının ürünü de elinde kalıyor. Hem halk hem de esnaf mağdur. Öğlen olmasına rağmen malımız hala duruyor. Pazarlar bomboş, fiyatlar yüksek. Devlet bu duruma el atmadıktan sonra halkta, esnafta ezilmeye, çile çekmeye mağdur.  Pandemide fiyatlar daha da arttı. Şu anda daha da berbat. Esnaf kan ağlıyor. Ne ödemelerimizi yapabiliyoruz, ne verdiğimizi alabiliyoruz. Vatandaş fiyatlara bakıp gidiyor. Artık nereye kadar dayanabileceğimizi bilemiyorum. Mazot, işçi parası, nakliye, yer kirası belimizi bükmüş durumda. Sadece seçim zamanlarımızda yanımıza gelmelerini istemiyoruz. Ya bu işin üzerinde tamamen dursunlar yada çekip gitsinler. Esnafın çoğu icralık, kimse yardım alamıyor.”

    “İHTİYACI KADAR DEĞİL GÜCÜ YETTİĞİ KADAR ALIYOR”

    Kendisi de 6 yıldır Alsancak Pazarı’nda esnaflık yaptığını söyleyen Necmettin, “Alım gücü yüksek. Pazardan bir şey alınmıyor, mallar tezgahta kalıyor. İnsanlar mağdur. Önceden 3-4 kilo alan vatandaş şimdilerde yarım kilo alıyor. İhtiyacı kadar değil gücü yettiği kadar alıyor” diyerek yakındı.

    Geçen yıllara oranla fiyatların daha da pahalandığını dile getiren Necla adındaki yurttaş, ekonomik krizle beraber alım güçlerinin düştüğünü vurgulayarak,  “Herkesin alım gücü düştü. He rşeyi istediğin gibi alamıyorsun. Pandemi bir taraftan, fiyatların yükselmesi bir taraftan. Bir iki bir şey alıp geri gidiyoruz. Emekli yapılan zam ne alabilir ki? Market, pazar nerede ucuz buluyorsak oradan alıyoruz. Baştakilerin buna çözüm bulması gerekiyor. Vatandaşın önüne ne konuyor ise onu almaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

    “DEVLET TEZGAH KİRAMIZA DEĞİL İNDİRİM YAPMAK DAHA DA YÜKSELTİYOR”

    Alsancak Pazarı’nda balıkçılık yapan Şenol Bayram isimli esnaf da pandemi ile birlikte geriye çekilen kısıtlama saatlerinin işlerine etki ettiğini söyledi.

    Devletin kira yardımı bir yana tezgah kiralarına dahi zam yaptığını sözlerine ekleyen Bayram, “Hafta sonu olan pazarları hafta başına aldıkları için durumlarımız iyi değil. Av yasağı geldiği için balıkta pahalı. Yaşlılar evden dışarı çıkamıyor. Önceden kalan balıklarımız lokantalara gidiyordu. Şimdi ise lokantalar kapatıldı, mallar elimizde kalıyor. Devlet 3 ayda bir bizden tezgah kurduğun yerin parası alıyor. Yardımcı olmuyor. Değil indirim yapmak fiyatları daha da yükseltiyorlar. İşlerimiz düşmüş durumda. Yasaklardan dolayı saat 5 gibi tezgahlarımızı toplamak zorundayız. Malımız ister kalsın, ister kalmasın” diyerek tepki gösterdi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Mersin’de borcundan dolayı bir kişi yaşamına son verdi

    Mersin’de borcundan dolayı bir kişi yaşamına son verdi

    Mersin’de yüklü miktarda banka borcu bulunan ve uzun süredir işsiz olduğu öğrenilen Gökhan Şeremet adlı yurttaş intihar etti. 

    Mersin’in Akdeniz ilçesinde Gökhan Şeremet adlı yurttaş dün akşam saatlerinde intihar etti. 5 çocuk babası olduğu öğrenilen Şeremet’in yüklü miktarda banka borcunun bulunduğu ve uzun süredir işsiz olduğu belirtildi.

    Şeremet’in cenazesi Toroslar ilçesi Akbelen Mezarlığı’na defnedilecek. Son zamanlarda intihar vakaları gittikçe artı. İntiharlar: Şırnak, Antalya, Kocaeli, İzmir, İstanbul ve Ankara’da çeşitli gerekçelerle intihar vakaları yaşandı.

  • Hükümetin Hacıbektaş Belediyesi’ne tutumu Meclis gündeminde

    Hükümetin Hacıbektaş Belediyesi’ne tutumu Meclis gündeminde

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Hacıbektaş Belediyesi’nin borçlandırılmasını ve üstüne İller Bankası’nın para talep etmesini Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a sordu. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İller Bankası’nın 65 milyon lira borcu olan Hacıbektaş belediyesinden ayrıca üste para talep etmesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması için soru önergesi verdi.

    Kenanoğlu soru önergesi vermek için gerekçesinde şunları belirtti:

    “Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi Alevilerin yerleşim yeri olup aynı zamanda bütün Alevi-Bektaşilerin önemli inanç merkezlerinden biridir. Yılın her döneminde Hacıbektaş ilçesine ziyaretler yapıldığı gibi, Hacıbektaş Veli’yi anma etkinliklerine Türkiye’nin her yerinden on binlerce Alevi yurttaşımız katılmaktadır.

    Ancak, Alevi dünyasının inanç merkezlerinden birinin bulunduğu Hacıbektaş Belediyesi, Türkiye’de en borçlu İlçe Belediyeleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. İlçe nüfusunun 5 bin 200, belediyenin borcunun ise 65 milyon lira olduğu söyleniyor. İller Bankası aracılığıyla belediyeye gelen ödeneğin tamamının borçlara kesildiği, her ay devletin belediyelere gönderdiği ödenekten kesilen paralar yetmeyince İller Bankası’nın Hacıbektaş belediyesinden ayrıca üste para talep ettiği öğrenilmiştir.

    Hacıbektaş Belediyesi için İller Bankası’na her ay 300 bin lira ödenek gönderiyor, ancak, bunun yüzde 40’ının yani 120 bin lirasını İller Bankası alacağına karşılık olarak kesiyor, kalan 180 bin lira ise SGK ve Maliye borçlarına kesiliyor. Borçlar 2018 yılında belediyeye bildirilmeden yapılandırılmış ve her ay kesilmeye başlanmıştır. Kesilen borç yetmezmiş gibi son ayda ayrıca 42 bin 700 lira para isteniyor. Bu uygulama sadece Hacıbektaş Belediyesi’ne yapılıyor.

    7 aydır belediye personelinin maaşları kendi öz kaynaklarından ödeniyor. Kişi başına 12 bin 500 lira borçlu olan Belediye şu an Türkiye birincisidir. Aylık 280 bin lira olan personel giderini kendi öz kaynakları ile karşılayan Belediye, kış aylarında geliri düştüğü için personel maaşlarını da ödeyemez duruma gelmiştir. SGK’ya olan borçlar 20 yıl boyunca ödenmediği için 32 milyon lira olmuş. Maliyeye 5 milyon lira borçları vardır. Belediyenin böyle bir mali yapıya sahip olması ve borç ödeyemeyeceği bilindiği halde İller Bankası 60 milyonluk projeye onay vermiş ve belediye borçlandırılmıştır. Bu durum Hacıbektaş Belediyesi’nin elini kolunu bağlamıştır. Çünkü 10 yıllık gelirlerine ipotek konulmuştur.”

    HDP Milletvekili Kenanoğlu Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a yanıtlaması için şu soruları yöneltti:

    • Başka borçlu belediyelere uygulanmayan bu yöntemin, Hacıbektaş Belediyesi’ne uygulanmasının sebebi nedir?
    • Mali olarak zor durumda kalan Hacıbektaş Belediyesi’ni bu durumdan kurtarmak için Bakanlık olarak ne yapmayı düşünüyorsunuz?

    (HABER MERKEZİ)   

     

  • Diyarbakır’da sözleşmeli öğretmen yaşamına son verdi

    Diyarbakır’da sözleşmeli öğretmen yaşamına son verdi

    Diyarbakır Çınar’da sözleşmeli öğretmenlik yapan Esat Tarhan, ödeyemediği borçlarından dolayı yaşamına son verdi.

    Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki bir okulda sözleşmeli öğretmenlik yapan Esat Tarhan’ın dün yaşamına son verdiği öğrenildi.

    Hayatına son vermesinin ardından Çınar Devlet Hastanesi morguna kaldırılan Tarhan’ın cenazesi bugün aile bireyleri tarafından teslim alınarak defnedilmek üzere memleketi Dersim’e götürüldü.

    Bugün kent merkezinde defnedileceği belirtilen Tarhan’ın ödeyemediği borçları nedeniyle hakkında başlatılan icra takipleri yüzünden yaşadığı psikolojik sorunlardan dolayı yaşamına son verdiği iddia edildi.

  • AKP’nin aldığı 37.5 ton lop et için CHP’li belediyeye haciz geldi!

    AKP’nin aldığı 37.5 ton lop et için CHP’li belediyeye haciz geldi!

    Samsun’un Atakum ilçesi eski belediye başkanı AKP’li İsak Taşçı döneminde seçimlere 46 gün kala, 37.5 ton lop et alımı yapıldığı ancak faturasının ödenmediği ortaya çıkmıştı. Eti belediyeye satan firma, faturanın ödenmemesi üzerine icra takibi başlatmıştı.

    Atakum Belediye Başkanlığı’nı AKP’li İsak Taşçı’dan devraldıktan sonra borçlarla ve hacizlerle uğraşan CHP’li Başkan Cemil Deveci dün bir skandalla daha karşı karşıya kaldı.

    Atakum Belediyesi tarafından önceki dönemlerde kurulan ve borçlarıyla gündemden düşmeyen Atakum İmar İnşaat Şirketi’nde haciz şoku yaşandı. Şirketin Samsun esnafına, kamu kurumlarına ve pek çok kalemde bulunan 40 milyon TL’lik borcu nedeniyle Atakum Belediyesi’ne hizmet eden 6 aracı haczedildi. Hacze konu olan işlemlerin içerisinde, Türkiye gündemini de sarsan 37.5 ton lop et borcu da yer aldı.

    Cumhuriyet’ten Cemil Ciğerim’in haberine göre, Atakum İmar İnşaat Şirketi’nin Samsun esnafı, kamu kurumları gibi kalemlerde toplamda 40 milyon TL’lik borcu nedeniyle yapılan haciz işleminde, Atakum Belediyesi’ne ve halkına hizmette bulunan 2 otobüs, 1 minibüs, 1 hafif ticari araç, 1 transit pikap ile 1 binek araç haczedildi. Haciz işlemi için yanlarında şoför getirmeyen polis memurlarına, yine Atakum Belediyesi şoförleri yardımcı olarak araçların garaja götürülmesini sağladı. Atakum Belediyesi personeli ise araçların mesai saatleri içerisinde birer birer belediyeden götürülmesini şaşkınlıkla izledi.

    NE OLMUŞTU?

    8 Şubat ve 26 Mart 2019 tarihleri arasında Atakum Belediyesi’ne bağlı İmar İnşaat Şirketi üzerinden belediyenin tesislerinde kullanılmak için Karadeniz Lezzet Hizmetleri Tem. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şirketi’nden 1 milyon 628 bin lira karşılığında 37.5 buçuk ton lop et alımı gerçekleştirdiği ortaya çıkmıştı.

    Etlerin parası ödenmediği için alacaklı firma tarafından icra takibi başlatıldı. Alacaklı firmaya para ödenmeyince mahkemeden 1 milyon 154 bin liralık haciz kararı çıktı. Yalı Kafe ve Seyir Terası’nda Samsun İcra Dairesi’ne bağlı haciz memurları tarafından haciz işlemleri yapıldı.

  • Tunceli Belediyesi’nin ‘Kara listesi’ ortaya çıktı

    Tunceli Belediyesi’nin ‘Kara listesi’ ortaya çıktı

    PİRHA- Kayyum yönetiminde olan Tunceli Belediyesi’nin borç listesi ortaya çıktı. DBP yönetimi döneminde kasasında 18.000.000,00 TL bulunan belediyenin, kayyumdan sonra faiz dahil toplam 67.567.806,04 TL borcu olduğu öğrenildi. Belediyenin en fazla borcunun olduğu kalem ise İller Bankası’na ödenecek 33.898.819,74 liralık tutar oldu.

    Yerel seçim sonrası kayyum atanan belediyelerin borç listeleri de açığa çıkmaya başladı. 2016 yılında Tunceli Belediyesi’ne atanan kayyum yönetiminin toplam borç tutarının 67.567.806,04 TL olduğu öğrenildi.

    Kayyum atanmadan önce DBP’li belediyenin kasasında 18.000.000,00 TL olduğu ifade edilirken geçen iki yılın ardından 67.567.806,04 borç yapıldı.

    TUNCELİ BELEDİYESİ BORÇ BATAĞINDA

    Tunceli Belediyesi’nin borç listesinin başında İller Bankası’na ödenecek 33.898.819,74 liralık tutar bulunuyor. Kayyum yönetiminin borçlular listesinin ikinci sırasında ise banka kredilerine ödenecek 10.900.409,28 liralık miktar mevcut.

    İki yıllık kayyum yönetiminin geride bıraktığı borçlar arasında Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ödenecek miktar da bir hayli dikkat çekiyor. 4.457.766,46 liranın SGK’ya ödeneceği belirtilen listenin devamında TEDAŞ, firmalar, Tunceli İcra Müdürlüğü, sendika aidatları gibi kalemler yer alıyor.

    Belediyeye ait olan borç listesinde ayrıca kasada bulunan miktarın ise 266.783,51 TL olduğu görüldü.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Merkez Bankası’ndan dolar hamlesi

    Merkez Bankası’ndan dolar hamlesi

    Türk Lirası’nın değer kaybı devam ederken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) ‘finansal istikrarın desteklenmesi ve piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi amaçlarıyla’ bazı tedbirler alındığı açıklandı.

    Merkez Bankası’nın açıklamasında “Bankaların ihtiyaç duyduğu tüm likidite karşılanacak” dedi. Piyasalar açılmadan 2. bir açıklama yapan Merkez Bankası, yabancı para zorunlu karşılıklarda 400 baz puan indirime gitti. Merkez, Türk Lirası zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 250 baz puan indirim yaptı.

    Merkez Bankası’nın ilk yaptığı açıklamada alınan tedbirler şöyle sıralandı:

    I. Türk lirası likidite yönetimi:

    1) Merkez Bankası tarafından gün içi ve gecelik vadedeki hazır imkânlar çerçevesinde bankalara ihtiyaç duydukları tüm likidite sağlanacaktır.

    2) Türk lirası işlemler karşılığında alınan teminatların iskonto oranları tür ve vadelerine göre güncellenerek bankalara teminat yönetiminde esneklik tanınacaktır. Söz konusu düzenleme ile bankaların mevcut serbest teminatlarının iskonto edilmiş değerinde yaklaşık 3,8 milyar TL tutarında artış olması öngörülmektedir.

    3) Bankaların Türk lirası işlemleri için kullanabilecekleri teminat döviz depo limitleri 7,2 milyar Euro seviyesinden 20 milyar Euro’ya çıkarılmıştır.

    4) 2018 Yılı Para ve Kur Politikası metninde yer aldığı üzere, temel fonlama aracı olan 1 hafta vadeli repo ihalelerine ilave olarak ihtiyaç duyulan günlerde geleneksel yöntemle 91 güne kadar vadeli repo veya depo satım ihalesi açılabilecektir.

    5) Bankacılık sistemi fonlama ihtiyacının yüksek olduğu günlerde vadeleri 6 – 10 gün arasında olmak kaydıyla farklı vadelerde birden fazla repo ihalesi açılabilecektir.

    6) Bankaların teminat yönetimine esneklik kazandırılması amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalelerinde kazanan tekliflerin bir bölümünün veya tamamının, bankalar tarafından talep edilmesi halinde repo işlemi yerine aynı faiz oranı ve vade ile Bankalararası Para Piyasasında depo işlemi olarak sonuçlandırılmasına imkân tanınacaktır.

    II. Döviz likidite yönetimi:

    1) Bankalar bir hafta vadeye ek olarak bir ay vadeyle de döviz depo imkânından yararlanabileceklerdir.

    2) Merkez Bankası döviz depo piyasasındaki aracılık faaliyetlerine yeniden başlayacaktır. Bu çerçevede, Döviz ve Efektif Piyasaları Uygulama Talimatı ile belirlenen kurallar doğrultusunda döviz depo piyasasında bankalar Merkez Bankası aracılığı ile birbirlerinden borç alıp verebileceklerdir.

    3) Bankaların döviz deposu almak üzere de kullanabilecekleri yaklaşık 50 milyar ABD doları seviyesindeki mevcut limitleri gerektiğinde artırılabilecek ve kullanım şartlarında iyileştirmeye gidilebilecektir.

    4) Bankalar Döviz ve Efektif Piyasalarında kendilerine tanınan limitler dahilinde döviz karşılığı efektif işlemleri yoluyla Merkez Bankasından efektif temin edebileceklerdir.

    Piyasa derinliği ve fiyat oluşumları yakından takip edilecektir. Gerekli görülmesi halinde, finansal istikrarı korumaya yönelik ihtiyaç duyulacak tüm önlemler alınacaktır.

    Merkez Bankası’nın 2. açıklama şöyle:

    “Finansal piyasaların etkin işleyişinin desteklenmesi ve bankalara likidite yönetiminde esneklik sağlanması amacıyla;

    Türk lirası zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 250 baz puan indirilmiştir.

    Yabancı para diğer yükümlülükler için aşağıdaki vadelerde zorunlu karşılık oranları 400 baz puan indirilmiştir.

    Yabancı para yükümlülükler için azami ortalama tesis imkanı yüzde 8’e çıkarılmıştır.

    Rezerv Opsiyonu Mekanizması kapsamında Türk lirası yükümlülükler karşılığında ABD dolarının yanısıra euro cinsinden de zorunlu karşılık tesis edilebilecektir.

    Değişiklik ile finansal sisteme yaklaşık 10 milyar TL ve 6 milyar ABD doları ile 3 milyar ABD doları tutarında altın cinsinden likidite sağlanmış olacaktır.”

    “MB, piyasaya güven verdi”

    Dünya gazetesinin aktardığına göre analistler Merkez Bankası’nın bu hamlelerini “MB olası bir panik halinde ve likidite ihtiyacı duyulduğu anda; ‘gerek euro gerek dolar gerekse Türk Lirası’nda bankaların ihtiyaç duyduğu tüm parayı karşılayacağım.’ diyor. ‘Ben parayı sizin hizmetinize sunacağım.’ diyerek piyasalara güvence verdi” şeklinde yorumladı.

    MB’NİN DÖVİZ REZERVİ NE KADAR?

    9 Ağustos’ta yapılan çıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervleri, geçen hafta 2 milyar 307 milyon dolar artarak 102 milyar 919 milyon dolara yükseldi.

    TCMB Haftalık Para ve Banka İstatistiklerine göre, 3 Ağustos ile biten haftada, Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 2 milyar 463 milyon dolar artışla 80 milyar 793 milyon dolar olarak gerçekleşti. Brüt döviz rezervleri, 27 Temmuz ile biten haftada 78 milyar 330 milyon dolar seviyesindeydi.

    Söz konusu dönemde altın rezervleri, 156 milyon dolar düşüşle 22 milyar 282 milyon dolardan 22 milyar 126 milyon dolara indi.

    Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, geçen hafta bir önceki haftaya kıyasla 2 milyar 307 milyon dolar yükselerek 100 milyar 612 milyon dolardan 102 milyar 919 milyon dolara ulaştı.