Etiket: bornova

  • PSAKD Bornova Şubesi, dayanışma gecesi düzenledi-VİDEO

    PSAKD Bornova Şubesi, dayanışma gecesi düzenledi-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Bornova Şubesi Cemevi’nin dayanışma yemeğinde konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, HTŞ’ye bağlı çeteler tarafından Suriye’de katledilen Alevi akademisyen Rasha Al-Ali’yi andı. Aslan, “Suriye’de başta Aleviler ve diğer inançlar tehlike altında. Yaşanabilecek katliamlara karşı Alevi kurumları olarak bir süreç başlattık. Siyasi partilerin temsilcileri ile görüşmeler yaptık ve oluşacak bir komisyonun Suriye’ye gitmesi talebimiz oldu. Bu talebi AKP hükümetinin karşılamasını bekliyoruz” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi, dayanışma gecesi düzenledi.

    Bornova ilçesinde bulunan Sırrı Aydoğan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen dayanışma yemeğine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, HDP Milletvekili İbrâhim Akın, CHP Milletvekilleri Musa Çam ve Gürsel Erol, Alevi kurumları, yöre dernekleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Dayanışma yemeğinin gerçekleştiği salona ‘İnancımıza Saldırı Toplumsal Varlığımıza Saldırıdır’, ‘Diyanet İşleri Kaldırılsın’, ‘Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı İstiyoruz’ pankartları asıldı.

    “ZULME KARŞI OMUZ OMUZA DURUYORUZ”

    Açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi Başkanı Barış Çelik, “Bugün burada, Pir Sultan Abdal’ın ışığında bir araya geldik. Onun bize miras bıraktığı sevgi, adalet ve dayanışma değerleriyle dolu yolumuzu bir kez daha hatırlamak ve güçlendirmek için buluştuk. Bu yol, yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda mazlumun yanında saf tutmayı, zalime karşı dik durmayı öğreten bir yaşam felsefesidir. Bugün de bu felsefenin ışığında, her türlü zulme, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı omuz omuza duruyoruz” dedi.

    SURİYE’DE ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILARA TEPKİ

    Çelik, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara dikkat çekerek, “Bugün dünyanın dört bir yanında, inancımıza ve kimliğimize yönelik baskılarla, zulümle karşılaşıyoruz. Alevilik, Hakk’ı insanda görür; mazlumun, ötekinin ve ezilenin yanında saf tutmayı bir erdem bilir. Zulme karşı direniş bizim yolumuzun en güçlü özüdür. Ancak bu direniş, nefretle değil; insanlık, adalet ve kardeşlik çağrısıyla anlam bulur. Bugün Suriyeli Alevilere yönelen bu vahşet, yalnızca bir inanca değil, insanlığın ortak vicdanına saldırıdır. Bu saldırılara sessiz kalan, görmezden gelen her güç, bu suça ortak olmaktadır” diye konuştu.

    HTŞ’NİN KATLETTİĞİ ALEVİ AKADEMİSYEN RASHA ALİ ANILDI

    HTŞ’ye bağlı çeteler tarafından Suriye’de kaçırılarak katledilen Alevi akademisyen Rasha Al-Ali’yi anan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Coğrafyamızda zulüm devam ediyor. Bizler topraklarımızda barışı, sevgiyi bağırmakta inat edeceğiz. 22 yıllık iktidar zihniyeti kendisi dışındaki inançları ve halkaları yok sayıyor. Suriye’deki cihatçı ve selefi çeteleri demokrasi havarisi diye sunanları Gazi’den, Maraş’tan, Gezi’den tanıyoruz. Suriye’de başta Aleviler ve diğer inançlar tehlikeli altında. Yaşanabilecek katliamlara karşı Alevi kurumları olarak bir süreç başlattık. Arap Alevi kardeşlerimizle Avrupa’da ve burada eylemler yaptık. Siyasi partilerin temsilcileri ile görüşmeler yaptık ve oluşacak bir komisyonun Suriye’ye gitmesi talebimiz oldu. Bu talebi AKP hükümetinin kabul etmesini bekliyoruz. Alevilere yönelik siyasal Alevilik söylemleri gerçekleşen saldırıları kınıyoruz. Alevilerin gönlünü okşamakla, Kürt kardeşim demekle barış sağlanamaz. Toplumsal bir barışa ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

    ERÇE: ÖNLERİNDE EĞİLMEYECEĞİZ

    Son olarak konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ise, “Ülkeyi kara bir duman kaplamış durumda. Okullarda, eğitim kurumlarından akıl ve bilimden uzaklaşıldı. Irkçı, tekçi zihniyet ile çocuklarımızın geleceği karartılıyor. Ulularımız, Seyit Rızalar, İbrahimler, Mahirler, Denizler nasıl ki onlar önünde eğilmediyse bizlerde onların önünde eğilmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Dayanışma gecesi çeşitli sanatçıların seslendirdiği eserler ve davul zurna eşliğinde çekilen halaylar ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘ÇEDES’e karşı sivil itaatsizlikler örgütlenebilir’-VİDEO

    ‘ÇEDES’e karşı sivil itaatsizlikler örgütlenebilir’-VİDEO

    PİRHA- Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, iktidarın siyasi-ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitimi hedef alarak ÇEDES vb. uygulamaları devreye koyduğunu ifade etti. Aydın, rutin eylemlerin dışına çıkarak daha ciddi ve güçlü eylemlerle ancak ÇEDES projesinin iptal ettirilebileceğini vurguladı.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmalarını alevlendirdi.

    Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 2 Aralık 2024 tarihinde okullara gönderdiği yazı ile ÇEDES Projesi kapsamında okullara cami imamları görevlendirdi. Görevlendirme lise, ortaokul, ilkokul ve anaokullarından oluşan 99 okulu kapsıyor. İmam görevlendirmeleri gelen tepkiler üzerine şimdilik rafa kaldırılmış durumda.

    “YENİ TOPLUM YARATMA HEDEFİNİ EĞİTİM YOLUYLA HAYATA GEÇİRİYORLAR”

    Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, iktidarın ÇEDES projesi ve öncesinde geliştirdiği değişikliklerin bir bütünün parçaları olduğu ve toplumu dönüştürmeyi hedeflendiğini ifade ederek, “2017 yılında yapılan referandum sonrasında yeni bir rejim değişikliği yaşandı. AKP iktidarı yeni oluşturduğu rejime uygun bir toplum profili yaratmak  amaçla siyasal İslam amacı doğrultusunda çocuklarımızı eğitimle dönüştürmek istiyor. Bu ideoloji ile yetişen çocuklar gelecekteki toplumu birer bireyi, parçası olacaklar. Siyasal İslam ideolojisini bu yolla kalıcılaştırmak ve yeni rejimin resmi ideolojisine dönüştürmektir amaç. Daha önce çeşitli tarikat ve cemaatlerla imzalanan protokoller, müfredat değişiklikleri, öğretmenlik meslek kanunu bu projenin birer parçası ve bir bütündür. Olaya bütünlüklü olarak baktığımızda AKP iktidarı yaratmak istediği toplum hedefine ulaşmak için bu uygulamaları eğitim yoluyla hayata geçirmeye çalışıyor” dedi.

    “MÜCADELE HATTI OLUŞMALI”

    Aydın, devamında, “Eğitime yönelik bu saldırı seküler yaşamı hedef alıyor. Bu eğitim sistemi devam ettiği sürece laik bir toplum olmayacak. Laikliğin olmadığı toplumlarda da ne demokrasi, ne adalet, ne özgürlükler olur nede temel haklardan bahsedilebilir. İktidarın eğitime yönelik bu saldırılara karşı laik, seküler yaşamdan yana olan kurumların bir araya gelerek topyekün bir mücadele hattı oluşturmalıdır” diye konuştu.

    ATAMALARIN TAMAMINI CAMİ İMAMI YAPTI

    Listedeki din görevlilerin tamamının Ege Üniversitesi Kampüsü içerisindeki Bilal Saygılı camisi imamının eliyle atandığına işaret eden Aydın, “ÇEDES projesi 2023-2024 yılının eğitim yılının sonuna dair gündeme getirildi. Bu özellikle okulların kapanma dönemine denk getiriliyor, tepkilere bakılıyor. Bu tatil dönemlerinde tepkiler düştüğünde tekrar gündeme getiriliyor. Bornova’da bir cami imamı tarafından görevlendirmeler yapılıyor. 99 imamın okullarda görevlendirilmesi yapılıyor. Sanki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün üzerinde bir kurummuş gibi davranıyor. Bu cami imamı Milli Eğitim Müdürüne bu imamların atamalarının resmi olarak yapıldığını dikte ettiriyor. Gelen tepkiler üzerine bu görevlendirmeler rafa kaldırılmış durumda. Ama bu sorunu böyle çözemeyiz. Asıl çözüm ÇEDES projesinin tamamen kaldırılmasıdır” şeklinde konuştu.

    “DAHA GÜÇLÜ VE CİDDİ EYLEMLERLE SONUÇ ALINABİLİR”

    Velileri ÇEDES projesinin iptaline yönelik mücadeleye katmanın gerekliliğine vurgu yapan Aydın, projenin tamamen iptaline yönelik daha güçlü ve ciddi eylemliliklerin örgütlenmesi çağrısında bulundu. Aydın şöyle devam etti:

    “Laik, bilimsek, demokratik eğitimi savunan bütün kurumlar ortak bir tavır geliştirmek zorunda. Bunu yaparken velileri de bu işin içine katmak gerekiyor. Bu sorunu yaşayan velidir. ÇEDES’e yönelik eylemlerde artık rutinin dışına çıkmak gerekiyor. Basın açıklamaları, mitingler buna benzer eylemler artık kanıksanmış, rutine dönmüş olduğu için çokta dikkate alınmayabiliyor. Sivil toplum itaatsizlikleri ile çocukları birkaç gün okula göndermemek, eğitim sendikalarının iş bırakma eylemleri yapılabilir. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri önünde oturma eylemleri düzenlenebilir. Yine Ankara merkezli olarak tüm velilerin ve eğitim emekçilerinin katılımıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylemler olabilir. Ancak bu şekilde ciddi ve güçlü eylemler yapılırsa geri adım attırılabilir.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

  • Yazar Balkız: ÇEDES’le mücadelede Alevi örgütlerine, velilere önemli görev düşüyor-VİDEO

    Yazar Balkız: ÇEDES’le mücadelede Alevi örgütlerine, velilere önemli görev düşüyor-VİDEO

    PİRHA-Yazar Ali Balkız, Bornova’da bulunan 99 okula imam atanmasına tepki gösterdi. Balkız, bu uygulamalara karşı örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaparken Alevi örgütleri başta olmak üzere velilere önemli görev düştüğünü belirtti.

    ÇEDES projesi kapsamında İzmir’deki bazı okullara imam, müezzin, vaiz ve kuran kursu hocası görevlendirilmesine karşı tepkiler artarak devam ediyor.
    Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenilen ÇEDES projesine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) önceki dönem Genel Başkanlarından Yazar Ali Balkız, PİRHA‘ya konuştu.

    “BİLİME DAYANAN EVRİM TEORİSİNİ YOK ETTİLER”

    Çocuklara ne verirseniz onu alacaklarını belirten Ali Balkız, “Arkadaşları onu çok etkiler, oluşturur, olgunlaştırır. Bir tane din dersi mecburdu, zorunluydu o yetmedi onun yanına iki üç tane daha koydular. Bu da yetmedi bilime dayanan evrim teorisini yok ettiler. Evrim teorisi bilimdir, bilimin anasıdır. Onun yerine vahiyleri koydular, hala koymaya devam ediyorlar” dedi.

    “TARİKAT YURTLARINDA YAŞANANLARA AİLE BAKANI ‘BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ’ DİYOR”

    Balkız, tarikatların türediğinin altını çizerek, “Orada yaşayan ahlaksızlıklar, edepsizlikler, pislikler zaman zaman dışarıya dökülüyor ve bunlara Aile Bakanı ‘bir taneden bir şey olmaz ki’ diyor. Bilmem hangi yurtta, hangi kursta çocukların başına gelen o menfur fiil sonunda bir kereden bir şey olmaz deniliyor. Bir kereden bir şey olmaz denildiği zaman bin kere oluyor, milyon kere oluyor” diye konuştu.

    “İMAMIN YERİ CAMİDİR, ÖĞRETMENİN YERİ SINIFTIR”

    Bütün bu uygulamalara karşı durmanın önce Alevi örgütlerinin sonra çocuğunu okula gönderen velinin, kasabalının, köylünün görevi olduğunu belirten Ali Balkız şöyle devam etti:

    “Ayrıca cami fitne yeri değildir. Orası buluşulan, birleşilen, birlikte yaratana karşı hazır ola geçilen, onunla birlikte vicdanen, ruhen bir gönül alışverişinde bulunan yerdir.
    Geldiğimiz noktada bütün bunlar yetmiyormuş gibi İzmir’de Millî Eğitim Bakanlığı 98 tane imamı okullara nakil etti. Bir imamın yeri camidir öğretmenin yeni sınıftır. Bütün bunlar çağdışıdır, Orta Çağ’da kalmıştır.”

    “UYGULAMALARA KARŞI MI DURACAĞIZ YOKSA ÇOCUKLARIMIZI TEMELLİ KAYIP MI EDECEĞİZ”

    ÇEDES projesi gibi çağdışı uygulamalara karşı örgütlü olmanın önemine vurgu yapan Balkız, “Bu böyle gittiği müddetçe de savaş bitmeyecek, huzur gelmeyecek. Aileler çocuklarına sahip çıkamayacak mı? Yoksa tarihten, insanlık tarihinden öğrendiğimiz çağımızın örgütlenme gibi bir buluşu, bir eylem biçimi, bir organizasyon biçimi ile bu tür saldırılara karşı mı duracağız? Karşımıza yargıçlar da çıkarsalar, savcılar da çıkarsalar, biber gazları da çıkarsalar bunları göze alacağız.
    Çocuklarımızın geleceği, ülkemizin huzuru açısından, aydınlık bir dünyada, hür ve demokrasi içerisinde yaşanan bir dünya mı bırakacağız çocuklarımıza? Yoksa onları temelli kayıp mı edeceğiz? Bu kadar açık bu kadar net.”

    Cebrail ARSLAN-Buse Nehir DEMİR/ANKARA

     

  • İzmir Bornova’da okullara imam atanmasını yurttaşlara sorduk-VİDEO

    İzmir Bornova’da okullara imam atanmasını yurttaşlara sorduk-VİDEO

    PİRHA- İzmir Bornova’da ÇEDES projesi kapsamında 99 okula imam atanmasını ve din dersinin belirlenen bir camide verilmek istenmesini Bornovalı yurttaşlara sorduk.

    ÇEDES projesi kapsamında İzmir’deki bazı okullara imam, müezzin, vaiz ve kuran kursu hocası görevlendirilmesine karşı tepkiler artarak devam ediyor.

    ÇEDES projesine karşı Alevi kurumları, eğitim sendikaları, öğrenci veli dernekleri, sivil toplum örgütleri, sendikalar, siyasi partiler açıklamalar yaparken, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde nöbet eylemi başlatıldı. 10 gün sürecek nöbet eyleminde Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenilen ÇEDES projesinin iptal edilmesi talep ediliyor.

    Okullara imam atanması ve din dersinin belirlenen bir camide verilmesini sorduğumuz Bornovalı yurttaşlar okullarında ısınma, temizlik, güvenlik, kalabalık sınıflar, öğretmen atanması noktalarında birçok eksiğe işaret etti.

    Yurttaşlar, okulların kaloriferlerinin yanmadığı, temizlik görevlisi olmadığı için çocukların sınıflarının temizlenmediği, onca öğretmen ihtiyacı varken; Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bütün bu sorunları çözmek yerine ilçedeki okulların tamamına yakınına imam hatip, vaiz ve kuran öğreticisi  görevlendirmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

    PİRHA/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:
    -Laik eğitim karşıtlığı sürüyor; Bornova’da öğrencilere din dersi bu camide verilecek
    -İzmir’de 99 okula imam atandı: Çocuk istismarıdır, kabul edilemez-VİDEO
    -Veliler, camide ders verilmesine karşı eylemde: Bu dayatmayı kabul etmiyoruz!-VİDEO
    -Bornova’da öğrenci velileri, din dersinin camide verilmek istenmesini protesto etti-VİDEO

  • Bornova’da öğrenci velileri, din dersinin camide verilmek istenmesini protesto etti-VİDEO

    Bornova’da öğrenci velileri, din dersinin camide verilmek istenmesini protesto etti-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de öğrenci velileri, Bornova’da 99 okula imam atanarak din dersinin belirlenen bir camide verilmek istenmesine tepki gösterdi. Veli-Der öncülüğünde yapılan eylemde, iktidarın eğitim sistemini siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda bir araç olarak kullandığı belirtildi.

    Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir 2 Nolu Şube, Bornova’da 99 okula ÇEDES protokolü kapsamında atanan imamları protesto etmek amacıyla Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada, “Parasız bilimsel demokratik eğitim”, “Okullarda imam değil öğretmen istiyoruz” “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Tarikata değil eğitime bütçe”, “Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganları atıldı.

    “DİNDAR VE KİNDAR NESİL PROJESİ TAMAMLANMAK İSTENİYOR”

    Açıklamayı okuyan Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, ÇEDES projesinin eğitim sisteminde kalıcılaştırılmak istendiğini belirterek, “Çocuklarımızın üstün yararını gözetmeyen, bilimsellikten, laiklikten uzak ve çocuklarımızın geleceğini karartacak olan bu ÇEDES projesi, eğitim sistemimizde kalıcılaştırılmaya çalışılıyor. Milli Eğitim; öğrenci açlığı, okullarda güvenlik, temizlik gibi eğitimin kronikleşmiş devasa sorunlarını çözmek yerine, ÇEDES ve benzeri uygulamalarla çocuklarımızın beyinlerini siyasal İslam ideolojisiyle yıkayarak, hedeflediği dindar ve kindar nesil projesini tamamlamak istiyor” dedi.

    “ÇOCUKLARIN RUH VE ZİHİN SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDADIR”

    Aydın, ÇEDES benzeri uygulamalarla verilen sözde değerler eğitiminin çocukların ruh ve zihin sağlığını tehdit ettiğini vurgulayarak, “Okullarda görevlendirilen bu imamların eğitim adına çocuklarımıza verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Aksine bu ve benzeri uygulamalarla; İktidarın “dindar ve kindar nesil yetiştirme” adı altında, ÇEDES ve benzeri projeler kapsamında, verilen sözde değerler eğitimiyle çocuklarımızın ruh ve zihin sağlığı tehdit altındadır!” diye belirtti.

    “ÇEDES BİR AN ÖNCE İPTAL EDİLMELİDİR!”

    Milli Eğitim Bakanı’na seslenen Turgut Aydın, ÇEDES protokolünün iptal edilmesi çağrısını yineleyerek, şöyle devam etti:

    “Laiklik ilkesi ve laik eğitim, bir toplumda farklı inanç, farklı mezhep, farklı kimlik, farklı cinsiyet ve cinsel kimlikler, hem inananlar hem de inanmayanların bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için son derece önemlidir. Kendi siyasi ikbaliniz için, siyasal İslam ideolojisini kalıcılaştırmak amacıyla, laiklik karşıtı ÇEDES ve benzeri uygulamalarla toplumsal barışı bozduğunuz gibi ülkenin geleceğini de karartıyorsunuz. ÇEDES ve tüm protokolleri derhal iptal edin!”

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Veliler, camide ders verilmesine karşı eylemde: Bu dayatmayı kabul etmiyoruz!-VİDEO

    Veliler, camide ders verilmesine karşı eylemde: Bu dayatmayı kabul etmiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Bornova’da ÇEDES kapsamında 99 okula imam atanmasına ve din dersinin belirlenen bir camide verilmek istenmesine karşı veliler nöbet eylemi başlattı. Veliler, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÇEDES dayatmasına karşıyız. Dini eğitimi zorunlu hale getirmeleri çocuklarımızı psikolojik olarak etkiliyor. Çocuklarımızın güvenliğinden okuldaki öğretmenler sorumludur. Okul dışına çıkarılarak camiye götürülmelerine karşıyız” mesajı verdi.

    ÇEDES projesi kapsamında İzmir’deki bazı okullara imam, müezzin, vaiz ve kuran kursu hocası görevlendirilmesine karşı tepkiler artarak devam ediyor.

    ÇEDES projesine karşı Alevi kurumları, eğitim sendikaları, öğrenci veli dernekleri, sivil toplum örgütleri, sendikalar, siyasi partiler açıklamalar yaparken, dün itibariyle Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde nöbet eylemi başlatıldı. 10 gün sürecek nöbet eyleminde Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenilen ÇEDES projesinin iptal edilmesi talep ediliyor.

    Nöbet eylemine katılan veliler, ÇEDES protokolü ile eğitimin dinci, ırkçı bir müfredat yapısıyla şekillendirilmeye çalışıldığını ifade etti. İlçedeki okullarda ısınma, temizlik, güvenlik, kalabalık sınıflar, öğretmen atanmaması gibi birçok sorundan şikayet eden veliler, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bütün bu sorunları çözmek yerine ilçedeki okulların tamamına yakınına imam hatip, vaiz ve kuran öğreticisi görevlendirmesinin kabul edilemez olduğunu söylediler.

    “ZORUNLU VE DAYATMA BİR EĞİTİMİ KABUL ETMİYORUZ”

    Okul içinde ve dışında yapılan dini içerikli, toplu namaz etkinlikleri ve öğrencilere mezarlık temizletilmesi gibi etkinlikler çocukların zihinsel gelişimi açısından sakıncalı olduğunu kaydeden Nilgün Özlü, “Bizler okullarda kesinlikle imam istemiyoruz. Burası bir okul, cami değil. Herkes kendi işini, görevini yapsın. Tarikat, cemaatlerdeki taciz ve tecavüz olaylarını izliyoruz. Bunu herkes biliyor. Çocuklarımızın başına imam getirmesinler. Bizler imam değil öğretmen istiyoruz” diye konuştu.

    ÇEDES projesini ‘dayatma’ olarak yorumlayan Akgül Adıyaman, “Çağdaş, laik bir eğitim istiyoruz. Hocalar camide, öğretmenler de okullarda olsun. Herkes kendi yerinde olsun. Kişi inancını, kendi ibadetinde yaşasın. Zorunlu ve dayatma bir eğitimi kesinlikle istemiyoruz” diyerek projenin iptal edilmesini istedi.

    “KARARDAN DÖNÜLENE KADAR EYLEME DEVAM EDECEĞİZ”

    5 çocuk annesi Örüne Salkaç ise Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenen ÇEDES projesi iptal edilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade ederek, “5 çocuk annesi bir veli olarak bu nöbet eyleminde bulunuyorum. Ülkemiz laik ve demokratik bir ülke. Mecliste makamlarda oturan kişileri sonuçta bizler seçiyoruz. Halka kulağını tıkayan hiçbir bakanın dayatma sistemini istemiyoruz. İnsanlar ibadetini her yerde yerine getirebilir. Ama eğitim öyle bir şey değil. Eğitim bir ülkenin şah damarıdır. Bir ülkenin şah damarı kesilirse o ülke batar. Bizler böylesi bir dayatma sistemi kesinlikle okullarda görmek istemiyoruz. Bu karardan dönülene kadar bu eyleme devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “KADROLU ÖĞRETMEN YOK; 4 YILDA 9 ÖĞRETMEN DEĞİŞTİRDİK!”

    Sözleşmeli öğretmenlerin sürekli değişmesinden kaynaklı 4 yılda 9 öğretmen değiştirmek durumunda kaldıklarını dile getiren Sibel Söylev isimli veli, “Ben ilkokulda 4 yılda 9 öğretmen değiştirmiş bir çocuğun velisiyim. Öğretmenlerin atanamamasından ve sözleşmeli öğretmenlerin değişmesinden kaynaklı 9 farklı öğretmen değiştirmek zorunda kaldık. Öncelikle okullardaki eksik öğretmenlerin tamamlanmasını, imamların ise görevlerine camilerde devam etmesini istiyoruz.  Benim çocuğum 9 yaşında ve ülkenin iyiye gitmediğini görüyorum. Çocuğum’ ben liseyi yurtdışında okusam, beni özler misin anne’ diye sorguluyor. Benim çocuğum bunu sorgulasın istemiyorum. Ülkesinde özgürce, hakkı olan eğitimi alsın istiyorum. ÇEDES’e hayır diyorum” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi.

    “ZORUNLU DİN EĞİTİMİ ÇOCUKLARIMIZA YÖNELİK PSİKOLOJİK ŞİDDETTİR”

    Sevim Özdemir de ÇEDES projesinin çocuklarına yönelik psikolojik şiddet olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÇEDES dayatmasına karşıyız. Dini eğitimi zorunlu hale getirmeleri çocuklarımızı psikolojik olarak etkiliyor. Bu psikolojik bir şiddettir ve çocuklarımız bunu anlayamıyor. Okulların vereceği eğitimi camilerde imamlarla değil, formasyon almış öğretmenlerle olmalı. Çocuklarımızın güvenliğinden okuldaki öğretmenler sorumludur. Okul dışına çıkarılarak camiye götürülmelerine karşıyız. Çocuklarımızın bundan etkilenmesini istemiyoruz.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    İzmir’de 99 okula imam atandı: Çocuk istismarıdır, kabul edilemez-VİDEO
    Bornova Alevi Bileşenleri, 99 okula imam atanmasını protesto etti-VİDEO

  • Bornova Alevi Bileşenleri, 99 okula imam atanmasını protesto etti-VİDEO

    Bornova Alevi Bileşenleri, 99 okula imam atanmasını protesto etti-VİDEO

    PİRHA- ÇEDES protokolü kapsamında İzmir’de okullara 99 imam atanmasına tepki gösteren Bornova Alevi Bileşenleri, eğitimin tarikatlara, cemaatlere teslim edildiği vurgulayarak, toplumun inanç ve kimlik bakımından çeşitliliğini yok sayan tek tipleştirme projesine son verilmesini istedi. 

    Bornova Alevi Bileşenleri, Bornova’da 99 okula ÇEDES Protokolü kapsamında atanan imamları protesto etmek amacıyla Bornova İlçe  Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
    Açıklamada “Laik, bilimsel eğitim düşmanı ÇEDES protokolü iptal edilsin” pankartı açılırken “Parasız bilimsel laik eğitim için ÇEDES’e hayır”, “Tarikat cemaat müfredatı istemiyoruz”, “Okullarda imam değil öğretmen istiyoruz” dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Tarikata değil eğitime bütçe”, “Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganları atıldı.

    NÖBET EYLEMİ BAŞLATILDI

    AKP iktidarının çocuklara ve velilere dayattığı ÇEDES projesine karşı, CHP Bornova İlçe Başkanlığı da Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde nöbet eylemi başlattı. Eylem her gün 14.00-16.00 saatlerinde arasında devam edecek.

    “DİN GÖREVLİLERİNİN KRİTERİ NE OLACAKTIR”

    Bornova Alevi Bileşenleri adına açıklamayı okuyan Yağmur Yurdakul Özkan, çocukların gelişimine pedagojik eğitimler çerçevesinde katkı koyma görevinin din görevlilerine verilmesini eleştirerek, “Bu değerlerin kimler tarafından belirleneceği ve kapsamının ne olacağı bildirilmiş midir? Hayır. Projeye adını veren “DEĞER” kavramı insanların sosyal, ekonomik, kültürel yapılarına, inançlarına göre değişecek, oldukça soyut bir kavram iken bu kavramı belirlemede ne eğitiminden geçtiği belli olmayan din görevlilerinin kriteri ne olacaktır? Gördük ki bahsedilen değer kavramı, çocuklara travma yaratacak nitelikte olaylardan ibarettir. Ders saatinde sınıfta yaşanan, mezar başında ağıt yakma gibi bir okulda yeri olmayan görüntüler, yine ders saatinde, okulun dışında bir mezarlıkta ve bir camide temizlik yapan çocuklar gündeme gelmiştir” diye belirtti.

    “ABLA-ABİ MODELİNİ HATIRLATIYOR”

    Özkan, protokolde geçen “ÇEDES Uygulama Mekânları” kavramının belirsizliğine dikkat çekerek, “Velilerin okula diye gönderdiği çocuklarının nereden çıkacağı ve ne yaptığı ve başına ne geleceği belli değildir. Çünkü bu protokolde “ÇEDES Uygulama Mekânları” diye tarif edilen bu mekanların hangi mekanlar olacağı yönünde ise herhangi bir tarif ya da kısıt bulunmamaktadır. Yine bir başka sorun protokolün 9’uncu maddesi, cemaat örgütlenmelerinde karşımıza çıkan, ‘Abi ve abla modelini’ anımsatmaktadır. Maddeye göre, gönüllü öğrenciler, ‘Proje uygulama mekanlarında’ öğrencilere rol modellik yapabilecek denmiş ve yine bu mekanların nereler olduğu da belirtilmemiştir” dedi.

    “EĞİTİM TARİKATLARA-CEMAATLERE TESLİM EDİLDİ”

    Özkan şöyle devam etti:

    “Maalesef ki bu proje, eğitimi ve dini ideolojik bir istismar aracı haline getirmektedir diyen Özkan, Milli eğitimin bir mevzuatı varken ve o mevzuat içerisinde her türlü eğitim öğretim süreç planlanmış, programlanmış ve yürüyorken, rehberlikle ilgili okullarımızın servisleri varken, rehberlik öğretmenlerimiz varken, bu anlamda uzmanlarca eğitim verilirken, din kültürü ahlak bilgisi dersi müfredat kapsamında alanında uzmanı öğretmenleri tarafından verilirken Milli Eğitim Bakanlığı böyle bir projenin oluşumuna neden ihtiyaç duymaktadır? Daha doğru ifade etmek gerekirse siyasi iktidarın ,Cumhuriyet rejimine bağlı, laik devlet olma ilkeleri ve evrensel eğitim öğretileri ile alıp veremediği nedir? Eğitim sistemini tarikatlara ve cemaatlere teslim etme merakı nereden gelmektedir?”

    “TEK MEZHEP ANLAYIŞI EĞİTİMLE İÇ İÇE GEÇİRİLDİ”

    Tek mezhep anlayışının eğitim alanı ile iç içe geçtiğini söyleyen Özkan, ÇEDES protokolünden vazgeçilmesi çağrısını yineleyerek, “Bilimsel eğitim anlayışını yok etmeyi hedef alan bu proje, çocukların kimlikleri ve inançları nedeniyle ötekileştirilmesine ve ayrımcılığa uğramasına da yol açmaktadır. Alevilerin yaşam alanlarını yok etmekte bir beis görmeyen iktidara sesleniyorum, Alevi çocuklarına ve ailelerine yüzyıllardır hangi karanlık fikrinizi kabul ettirebildiniz de ÇEDES’i kabul ettirebileceğinizi sanıyorsunuz? Tek mezhep anlayışını yerleştiren ve eğitim alanı ile inanç alanını iç içe geçiren, toplumun inanç ve kimlik bakımından çeşitliliğini yok sayan, bu tek tipleştirme projenizi çocuklarımızın üzerinden çekin! Süresiz olarak getirilen ve bütün Türkiye’yi kapsayan , Diyanet İşleri Başkanlığının açıkça kamusal eğitim alanını gasp etme niyetini barındıran, tarafı olduğumuz birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesine, ayrımcılık yasağına açık açık aykırılık teşkil eden bu protokolü derhal sonlandırın!” dedi.

    “İNANCIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN”

    CHP’nin başlattığı nöbet eylemini Alevi kurumları olarak sahipleneceklerini belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Şube Başkanı Barış Çelik, “Okullara atanan 99 imam gidene kadar mücadele edeceğiz, sesimizi yükselteceğiz. Alevi çocuklarına uygulatmak istedikleri bu projeyi kabul etmiyoruz. Kimsenin inancıyla sorunumuz yok. İnancımızdan elinizi çekin, çocukları ayrıştırmaktan vazgeçin” diye konuştu.

    Açıklama nöbet eylemiyle devam etti.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Irmak: Okullarda imamların görevlendirilmesi cihatçı anlayışı çağrıştırıyor, ÇEDES iptal edilmeli-VİDEO

    Irmak: Okullarda imamların görevlendirilmesi cihatçı anlayışı çağrıştırıyor, ÇEDES iptal edilmeli-VİDEO

    PİRHA-Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, İzmir Bornova’da 99 okula ÇEDES projesi kapsamında cami imamlarının görevlendirilmesinin, çocuklara camide ders verilmesinin laik eğitim ve laik yaşama müdahale olduğunu söyledi. Bu uygulamaların Anayasa’ya ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olduğunu belirten Irmak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet etti.

    Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet, Gençlik ve Spor Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) Projesi İzmir’in Bornova ilçesinde hayata geçiriliyor. ÇEDES Projesi için iki yıl önce İzmir ve Eskişehir’i pilot il seçen Milli Eğitim Bakanlığı, ÇEDES projesi kapsamında aralarında anaokullarının da bulunduğu 99 okula din görevlileri atamasına tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Kemal Irmak konuya ilişkin açıklama yaptı.

    “OKULLARA İMAM GÖREVLENDİRİLMESİ SUÇTUR, BU UYGULAMALAR İDEOLOJİKTİR”

    Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 2 Aralık 2024 tarihinde okullara gönderdiği yazı ile ÇEDES Projesi kapsamında lise, ortaokul, ilkokul ve anaokullarından oluşan 99 okula cami imamları görevlendirdiğini belirten Kemal Irmak, “Okullarda imam görevlendirilmesi, laik ve bilimsel eğitime meydan okumak, laik ve seküler yaşamı ortadan kaldırmaya yönelik bir tutumdur. Eğitim sisteminde okul öncesinden yüksek öğrenime kadar bütün alanlarda dini kural ve referanslara göre biçimlendirme çalışmaları siyasal iktidar tarafından devam etmektedir. Laik eğitim ve laik yaşama meydan okuyan politika ve uygulamalarını sürdürmeye devam ediyor. Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 2 Aralık 2024 tarihinde okullara gönderdiği yazı ile ÇEDES Projesi kapsamında lise, ortaokul, ilkokul ve anaokullarından oluşan 99 okula cami imamları görevlendirmiştir. Hangi gerekçeyle olursa olsun, okullarda imamların görevlendirilmesi hem anayasanın ilgili maddesine hem de 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırıdır ve suçtur. Okulda dersi öğretmen verir. Bu uygulamalar ideolojiktir” dedi.

    “BU UYGULAMALAR CİHATÇI BİR ANLAYIŞI ÇAĞRIŞTIRMAKTADIR”

    Milli Eğitim Bakanı’nın tüm enerjisini, eğitimi dinselleştirme uygulamalarına harcadığının altını çizen Irmak, şöyle devam etti:

    “AKP’nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin eleştirilere ‘bunlar ideolojik eleştiriler’ dese de aslında kendi ideolojik anlayışını gizlemeye yönelik uygulamalardır, ataklardır bunlar. Bu uygulamalar cihatçı bir anlayışı çağrıştırmaktadır. Eğitim sistemini, bilimsel ve laik eğitimden uzaklaştırarak dini içeriklerin ön planda tutulduğu bir yapıya dönüştürmek istenmektedir. Anaokulları başta olmak üzere eğitimin bütün kademelerinde uygulanan bu tür görevlendirmeler, çocukların gelişim süreçlerini ideolojik bir biçimde yönlendirme amacını taşımakta ve pedagojik esaslara aykırılık teşkil etmektedir. Eğitimde kronikleşmiş pek çok sorun dururken kalabalık sınıflar, temizlik ve hijyen sorunları, öğretmen ve yardımcı personel açıkları ve benzeri gibi birçok sorunla boğuşurken okullar, okullarda imam görevlendirilmesi kabul edilemez bir uygulamadır. Milli Eğitim Bakanı bu tür sorunları bırakmış tüm enerjisini, eğitimi dinselleştirme uygulamalarına harcamaktadır.”

    “YUSUF TEKİN’İ İSTİFAYA DAVET EDİYORUZ”

    Bu tür uygulamaların Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre de doğrudan çocuğu siyasal istismarı anlamına gelmekte olduğu belirten Kemal Irmak, Yusuf Tekin’i bu uygulamalarından ötürü bir kez daha istifaya davet ettiklerini belirti.

    Irmak şunları kaydetti:

    “Öğrencilerin iktidarın siyasal ideolojik hedefleri doğrultusunda okul içinde ve dışındaki dini etkinliklere katılmasının sağlanması çocuğun üstün yararı ilkesine de aykırıdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre de doğrudan çocuğun siyasal istismarı anlamına gelmektedir. Okullarda dini dernek ve vakıflar üzerinden yürütülen dini etkinlikler son olarak ÇEDES uygulaması anayasadaki laiklik ilkesine, din ve vicdan hürriyetine aykırı bir uygulamadır ve derhal iptal edilmelidir. Bornova’da gerçekleşen bu uygulama eğitim sisteminin laik ve bilimsel olma niteliğini açıktan tehdit etmektedir. Bu uygulamaların İzmir, Eskişehir, Tekirdağ gibi yerlerde halkın büyük çoğunluğunun, laik yaşamdan yana olan yerlerde uygulanması ise ayrıca ve oldukça manidardır. Eğitim kurumları ve okullar dini içerikli faaliyet ve etkinliklerin değil, pedagoji biliminin mekanları olmak durumundadır. Eğitim-Sen olarak laik eğitimi ve laik yaşama meydan okumak anlamına gelen her türlü politika ve uygulamaya karşı başta eğitim emekçileri olmak üzere tüm öğrencileri, velileri ve demokratik kamuoyunu ÇEDES ve benzeri uygulamalara karşı birlikte tutum almaya ve ortak mücadeleye devam ederken Yusuf Tekin’i de bu uygulamalarından ötürü bir kez daha istifaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • İzmir’de 99 okula imam atandı: Çocuk istismarıdır, kabul edilemez-VİDEO

    İzmir’de 99 okula imam atandı: Çocuk istismarıdır, kabul edilemez-VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen İzmir 4 No’lu Şube, İzmir’de ÇEDES protokolü kapsamında okullara 99 imam atanmasına tepki göstererek, eğitim sisteminin belli bir dinin ve belli bir mezhebin kurallarına göre biçimlendirilerek çocukların istismar edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İzmir 4 No’lu Şube, İzmir’de 99 okula ÇEDES Protokolü kapsamında atanan imamları protesto etmek amacıyla Bornova İlçe  Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamada “Laik, bilimsel eğitim düşmanı Çedes protokolü iptal edilsin” pankartı açılırken “Parasız bilimsel laik eğitim için ÇeEDES’e hayır”, “Tarikat cemaat müfredatı istemiyoruz”, “Okullarda imam değil öğretmen istiyoruz” dövizleri taşındı. Açıklamada  sık sık “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Tarikata değil eğitime bütçe”, “Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa”  sloganları atıldı.

    Açıklamaya birçok siyasi parti temsilcisi ve  sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Basın metnini Eğitim Sen İzmir 4 No’lu Şube sekreteri Burhan Çiçek okudu.

    “EĞİTİMİN TARİKATLARA TESLİM EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

    ÇEDES protokolü ile eğitimin dinci, ırkçı bir müfredat yapısıyla şekillendirilmeye çalışıldığını söyleyen Çiçek, “Buradan Milli Eğitim Bakanlığına sesleniyoruz. Okullardaki laik ve bilimsel eğitime aykırı ÇEDES uygulamasını iptal et. Anayasa, yasa ve yönetmeliklerle sana verilen görevini yap.  Eğitimi,  Diyanet İşleri Başkanlığını devretmeyi amaçlayan, karma eğitime, laik yaşama aykırı, ÇEDES Projesine son ver. İlçemiz okullarında ısınma, temizlik, güvenlik, kalabalık sınıflar, öğretmen atanması noktalarında birçok sorun varken; okulların kaloriferleri yanmazken, temizlik görevlisi olmadığı için çocukların sınıflarının temizlenmediği görüntüler ortada duruyorken, onca öğretmen ihtiyacı varken;  Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün bütün bu sorunları çözmek yerine ilçedeki okulların tamamına yakınına imam hatip, vaiz ve kuran öğreticisi  görevlendirerek eğitimi diyanete, tarikatlara teslim etmesi  kabul edilebilir değildir” diye konuştu.

    “ÇOCUK İSTİSMARI”

    Çiçek, öğrencilerin  iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda okul içinde ve dışındaki bu tür uygulamalara katılmasına izin verilmesinin çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı olduğuna işaret ederek, “Okul içinde ve dışında yapılan dini içerikli, toplu namaz etkinlikleri ve öğrencilere mezarlık temizletilmesi gibi etkinlikler çocukların zihinsel gelişimi açısından sakıncalıdır. Sınıflarda dini içerikli etkinlikler (sınıflarda Kâbe ve mezar maketleriyle yapılan etkinlikler) laik eğitime ve eğitim-öğretimin amaçlarına temelden aykırıdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre doğrudan çocuk istismarı anlamına gelmektedir. Eğitim sisteminin belli bir dinin ve belli bir mezhebin kurallarına göre biçimlendirilmek istenmesi, çocuklarımızın dini etkinlikler üzerinden istismar edilmesi kabul edilemez bir durumdur” diye belirtti.

    ÇEDES PROTOKOLÜNÜN İPTAL EDİLMESİ İSTENDİ

    Laik, bilimsel, anadilde eğitimin önemine vurgu yapan Çiçek, “Eğitim Sen olarak öğrencilerimizin iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda okul içinde ve dışında gerçekleştirilen etkinliklere katılım üzerinden istismar edilmesine sessiz ve tepkisiz kalmayacağımız, velilerimizle birlikte öğrencilerimize yönelik bu tür adımları yakından takip etmeyi sürdüreceğimiz bilinmelidir” dedi.

    Açıklama sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • Laik eğitim karşıtlığı sürüyor; Bornova’da öğrencilere din dersi bu camide verilecek

    Laik eğitim karşıtlığı sürüyor; Bornova’da öğrencilere din dersi bu camide verilecek

    PİRHA- Din dersi okullardan camiye taşındı. AKP hükümetinin laik eğitim karşıtı uygulamaları hız kesmeden sürüyor. İzmir Bornova’da 7’si anaokulu, 32’si ilkokul, 27’si ortaokul ve 33’ü lise tam 99 okuldaki öğrencilere, eğitim verilecek cami adresi bildirildi. İzmir Fen Lisesi’ne de eğitimi belli olmayan Ahmet İnce adlı bir Kuran Kursu öğreticisi görevlendirildi.

    Sözcü’den Sultan Uçar’ın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı, kadrolu 50 binin üzerinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olmasına rağmen öğrencileri imamlara teslim etmişti ancak şimdi de ÇEDES projesiyle imamların yerine, “Kayyım müezzinler”, “Kuran Kursu Öğreticileri” ve “Vaizler” görevlendirdi. Kayyımların ilk din dersi İzmir’de!

    ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum) adlı proje için İzmir ve Eskişehir’i uygulama illeri seçen Milli Eğitim Bakanlığı, gelen tepkiler üzerine 2 yıldır okullarda hiçbir adım atmamıştı. MEB’in, tepkiler nedeniyle uykuya yatırdığı ÇEDES projesi, şimdi İzmir’de başlatılıyor.

    MÜFTÜDEN MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE YAZI  

    MEB, Diyanet, Gençlik ve Spor Bakanlığının ortak projesi ÇEDES’i uygulamak için Bornova İlçe Müftüsü Fethullah Yavuz, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne resmi yazı gönderdi.

    Yavuz, ÇEDES projesi için görevlendirdiği, “imam, kayyım müezzin, kuran kursu öğreticisi” unvanlı kişiler ve okul adlarının yer aldığı 99 kişilik listeyi, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdi.

    99 OKULA İMAM, KAYYIM MÜEZZİN, KURAN KURSU ÖĞRETİCİSİ ATANDI

    Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Kaya da, 2 Aralık 2024 tarihinde Bornova Müftüsünden gelen listeyi, resmi talimatla Bornova’daki tüm okullara gönderdi. Bornova’da 7’si anaokulu, 32’si ilkokul, 27’si ortaokul ve 33’ü lise tam 99 okuldaki öğrencilere, eğitim verilecek cami adresi bildirildi.

    TEK ADRES TEK İMAM

    Bornova’da dini eğitim verilecek adres olarak müftülük, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 5 yıl önce ibadete açtığı Bilal Saygılı Cami ve Külliyesi’ni gösterdi. Camideki tek din görevlisi imam Ahmet İnce. Bornova Müftülüğü resmi yazısında görevlendirilen 99 kişinin eğitim vereceği tek adres olarak da bu camiyi gösterdi.

    FEN LİSESİNE KURAN ÖĞRETİCİSİ!

    Fen Lisesi’ne Kuran öğreticisi gidecek. Türkiye’nin en iyi liselerinden İzmir Fen Lisesi’ne, eğitimi belli olmayan Ahmet İnce adlı bir Kuran Kursu öğreticisi görevlendirildi. Okullar arasında Bornova Anadolu Lisesi, Yunus Emre Anadolu Lisesi gibi nitelikli Anadolu liseleri de var.

    ‘Kayyım’ın tanımında temizlikçi deniyor. Eğitim İş İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Yılmaz Dalgalı, “Demokratik kimliğiyle öne çıkan Eskişehir ve İzmir kasıtlı seçildi. Eğitim verecekler içinde ilk kez, “Müezzin Kayyım”, “Kuran Kursu Öğreticisi”, “Vaiz” gibi unvanlar var. ‘Müezzin kayyım’ı ilk kez duyduk. Eğitimler, Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi’nde. Din kültürü dersi okullardan camiye taşındı. Kim bunlar? Bu kişilerin bir tarikatla bağlantısı olup olmadığına dair hiçbir fikrimiz yok” diyerek tepki gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Her Yer Çocuk Derneği İzmir’de Açıldı

    Her Yer Çocuk Derneği İzmir’de Açıldı

    PİRHA- Çocuk haklarını gündemde tutmak ve çocukların potansiyelini açışa çıkarmak için çalışmalar yapan Her Yer Çocuk Derneği, Bornova’da açıldı.

    Çocukların potansiyelinin açığa çıkmasının önünü açmak ve çocuk haklarını gündemde tutmak için çalışmalar yapan Her Yer Çocuk Derneği, İzmir Bornova’da açıldı. Açılışa çok sayıda çocuk, aileleri ile birlikte katıldı.

    Açılışta konuşan dernek çalışanı Hatice Göz, çok küçük bir emekçi mahallesinde başlayan Her Yer Çocuk çalışmasının 8 yılda büyük bir çalışmaya dönüştüğünü söyledi. Çocuklardan yana bir çalışma yürüterek, geleceğin değil şimdinin çocuklarıyla yola çıktıklarını dile getiren Göz, “Çocuklarla ilgili olan her şey politiktir. Pek çok çocukla birlikte büyüdük ve büyümeye devam ediyoruz. Yaptığımız tüm çalışmalar tüm çocuklara ulaşsın istiyoruz. Bu yüzden çocuklarla depremi, barışı, toplumsal cinsiyeti, gece nasıl daha iyi uyuruz diye konuşuyoruz. Çocukların da bu dünyada yeri olsun istiyor ve tüm bunları birlikte deneyimlediğimiz için çocuklarla birlikte çalışıyor ve onların bir nesne değil özne olduğu düşüncesiyle hareket ediyoruz. Her Yer Çocuk, artık burada ve ne zaman kapımızı çalsanız burada olacak” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Wan halkının irade gaspına karşı yapılan eylemde gözaltına alınan ve ardından tutuklanan çocuk hakları aktivisti Sedanur Uğur’un Şakran Kadın Kapalı Cezaevinden gönderdiği mesaj okundu.

    Üniversitelerde kurulan Çocuk Hakları Topluluklarında çalışmalar yürütenler ve çocukların yanı sıra açık mikrofonla konukların söz alması ile devam eden açılış müzik dinletisi ile sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • PSAKD Bornova’dan dayanışma kahvaltısı: Alevileri teslim alma planını bozacağız-VİDEO

    PSAKD Bornova’dan dayanışma kahvaltısı: Alevileri teslim alma planını bozacağız-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Bornova Şubesinin düzenlediği dayanışma kahvaltısında konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Aleviler üzerinde bir oyun var ve iktidar tüm sinsi planlarını uygulamaya koyuyor. Alevi pirlerini para ve iş ile terbiye etmeye çalışıyorlar. Bilsinler ki onlara boyun eğmeyeceğiz, daha güçlü önlerine duracağız ve oyunlarını bozacağız” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Şubesi, düzenlediği dayanışma kahvaltısında Gağan’ı kutladı.

    Bornova’da bulunan Sırrı Aydoğan Kültür Merkezinde gerçekleşen dayanışma kahvaltısına Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ege Bölge Sorumlusu Kemal Yıldız, Alevi kurum/cemevi temsilcilerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri katıldı.

    Çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlik Gağan’ın temsili karakteri olan Kalo Gağan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans büyük ilgi gördü.

    ÇEDES ELEŞTİRİSİ

    Açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şube Başkanı Barış Çelik, Aleviler eşit yurttaşlık mücadelesine vurgu yaptı. ÇEDES projesini eleştiren Çelik, “Demokratik bir ülkede toplumlar hangi haklara sahipse, Aleviler de bu temel haklarını yurttaşlık bağlamında aynı derecede talep etmektedir. Örneğin ‘Alevilerin anayasal olarak varlığının resmen tanınması’ bu anlamda bir başlangıçtır. Bu yıl ÇEDES adı altında bir proje geliştirerek Alevi çocuklarına zorunlu din dersinin yanında birde okullara imam veya öğretmen yeterliliği olmayan kişilerce ahlak adında dersler verilmek istenmektedir. Alevi Bektaşi Federasyonu olarak bizler bu projenin kaldırılmasını talep etmekteyiz. Diyanet dayatmasından vazgeçilip, inançların sivil hayata bırakılmasını, kurulan Alevi Bektaşi Başkanlığı’nı da kabul etmediğimizi devletin bizleri kendine göre şekillendiremeyeceğini belirtmek isterim” dedi.

    “NE BETON NE DE BEKÇİ OLMAYACAĞIZ; EŞİT YURTTAŞ OLMAK İSTİYORUZ”

    Çelik, cumhuriyetin ikinci yüzyılında Alevilerin inkar edilemeyeceğini belirterek, “Alevileri görmezden gelmiş, kendi kontrolü altına almak için elinden geleni yapmış, yüzyıllık bir cumhuriyet var. Bizleri cumhuriyetin bekçisi olduğumuzu, laik yaşamın çimentosu olduğumuz söylendi. Bizler artık cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken bekçide, çimento da olmak istemiyoruz. Eşit yurttaş olmak istiyoruz daha demokratik bir cumhuriyet istiyoruz. Cumhuriyet döneminde yaşanmış katliamların bir daha yaşanmaması, aydınların cezaevine atılmadığı, anaların ağlamadığı, aydınlık yarınlar özgür düşüncenin ve barışın egemen olduğu bir yaşam dileğiyle cümle canları aşk ile selamlıyorum” diye konuştu.

    ASLAN: TESLİM ALMA PLANINA TESLİM OLMAYACAĞIZ

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise AKP’nin Alevilere yönelik asimilasyon hamlelerine tepki gösterdi. Aslan, Alevi toplumun teslim alma planına teslim olmayacağını dile getirerek, “Her geçen gün dayanışmaya mücadeleye etmeye ihtiyaç var. Tekçi, ırkçı, yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Demokrasiden, laiklikten, özgürlükten yana olan bizler birlikte mücadeleyi etmeyi başarmak zorundayız. Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet’in müdürlüğü gibi hareket ediyor. AKP eğitim sistemini medreseye dönüştürüyor. Bizim cumhuriyet ile bir derdimiz var; oda cumhuriyetim demokratikleşmesidir. Herkesin kendi dili, inancı, rengi ile yaşayabileceği bir cumhuriyet istiyoruz. Bu ülkeyi şeriata götüren bu iktidara bir ders vermek zorundayız. Aleviler üzerinde bir oyun bar ve iktidar tüm sinsi planlarını uygulamaya koyuyor. Alevi pirlerini para ve iş ile terbiye etmeye, teslim almaya çalışıyorlar. Bilsinler ki onlara boyun eğmeyeceğiz, daha güçlü önlerine duracağız ve oyunlarını bozacağız” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Gağan’ın temsili karakteri olan Kalo Gağan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans sergilenirken, etkinlik müzik dinletisi ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Bornova’da öğrencilere çanta kampanyası: Krizden en çok çocuklar etkileniyor-VİDEO

    Bornova’da öğrencilere çanta kampanyası: Krizden en çok çocuklar etkileniyor-VİDEO

    PİRHA- Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği ve PSAKD Bornova Şubesi okula başlayacak öğrencilere yönelik kampanya sonrasında toplanan çantaları ihtiyaç sahiplerine iletti. 

    Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi yeni eğitim yılında çocukları okula başlayacak ihtiyaç sahibi ailelerle buluşarak, toplanan çantaları kendilerine iletti.

    Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin binasındaki buluşmaya dernek başkanı Barış Çelik, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, CHP Yoksulluk Dayanışma Ofisi Koordinatörü Hacer Foggo, Eğitim Sen  İzmir 4 Nolu Şube Başkanı Şuayip Vayiç ve çok sayıda öğrenci velisi katıldı.

    TEK DİN- TEK MEZHEP UGULAMASI

    Buluşmada ilk söz alan Eğitim Sen İzmir 4 Nolu Şube Başkanı Şuayip Vayiç, iktidarın tek din-tek mezhep ideolojisi ile yeni bir toplum inşa etmek istediğine vurgu yaparak, “İktidar kültür ve eğitim anlamında başarı sağlayamadığını defalarca söylemişti. Kültür alanında konserlerin, festivallerin yasaklanması, filmlerin yasaklanması kısıtlanması devam ediyor. 4+4+4 sisteminin esas amacı imama hatipleri aktif hale getirip çocukları oraya yönlendirmekti. İktidar bu alanda başarılı olamayınca bütün okulları imam hatipleştirmek istedi. Tek mezhep, tek dinli projelerini çocuklarımızın yaşamına sokmaya çalıştı. Okullara imam atayarak Diyanetin kadrolarını görevlendirme yaparak bu projeyi hayata geçirmeye çalışıyorlar. Yapılmaya çalışılan şeyle tek dinli, mezhepli eğitim okullarımıza sokulmak isteniyor. Geç kalınmış gibi görünmese tavır koymazsak yarın başka şeyler için koyacak tavrımız olamayacak. Bölge mitingini merkezi miting haline getirmenin çalışması içerisinde olacağız” diye konuştu.

    16 EYLÜL MİTİNGİNE ÇAĞRI

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, devletin farklı inançlara dayatmada bulunmasına tepki göstererek bu alanın sivil alana bırıkılması gerektiğini ifade etti. Aslan, okullara imam atanmasına karşı 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleşecek mitinge çağrıda bulunarak, “Kimsenin inancını, rengini reddetmeden bir arada yaşama amacımız var. Alevi de Sünni, inanan da inanmayan da kendisine göre çocuklarını yetiştirsin. Devletin bir inancı dayatmaması lazım. Devlet zorla bize bir inancı dayatmasın ve inancı sivil alana bıraksın. Kim nasıl inanıyorsa birlikte yaşamaya ihtiyacımız var. Ailelerin okul masrafları gittikçe artıyor ve devlet halkı muhtaç hale getiriyor. 16 Eylül de birlikte yaşanabilir bir dünya için ses çıkaralım” dedi.

    “KRİZDEN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR”

    CHP Yoksulluk Dayanışma Ofisi Koordinatörü Hacer Foggo ise ekonomik krizden en çok çocukların etkilendiğini söyledi. Dayanışmanın yaygınlaşmasının değerli olduğunu sözlerine ekleyen Foggo, “Ekonomik krizden en çok etkilenen çocuklar oluyor. Görüştüğüm her aile çocuğuna nasıl bir beslenme koyacağıma dair dert yanıyor. Bu devletin görevi. 2022’de 14.8 milyon insanın yetersiz beslendiğini paylaşıldı. ÇEDES projesi gündeme geldi. Sesimizi duyurabileceğiz çok önemli bir miting. Okulda yemek kampanyasını yüksek sesle dillendirmememiz gerekiyor. Çalışanlar da yoksullaştığı için çocukların beslenmesine maaşın yarısı gidiyor. Örgütlülükle bunu seslendirmek gerekiyor. Bu kampanya çok değerli. Dayanışmanın tüm ülkede yaygınlaşması gerekiyor. Birbirimizin yalnız bırakmamanız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Konuşmalar ardından toplanan çantalar ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir Dersim Dernekleri’nden coşkulu Gaxan kutlaması-VİDEO

    İzmir Dersim Dernekleri’nden coşkulu Gaxan kutlaması-VİDEO

    PİRHA-  İzmir Dersim Dernekleri geleneksel Gaxan Bayramı’nı düzenlediği etkinlikte kutladı. Gaxan kutlamasının temsili karakteri olan Kalo Gaxan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performansta lokmalar pay edilerek halaylar çekildi.

     

    İzmir’in farklı ilçelerinde çalışmalarını yürüten İzmir Dersim Dernekleri’nin ortaklaşa organize ettiği Gaxan kutlamasında çoşkuyla karşılandı. Bornova’da bulunan Sırrı Aydoğan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kutlama Gaxan’ın temsili karakteri olan Kalo Gaxan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans ile başladı.

    Kalo Gaxan ve Fadikê karakterleri salonda dolaşarak geleneksel lokma topladı. Çok sayıda kişinin coşkuyla karşıladığı Gaxan kutlamasında davul zurna eşliğinde halaylar çekildi.

    Anadilde Kırmancki/Kurmanci diyaloglarla halkla buluşan Kalo Gaxan ve Fadikê karakterleri renkli görüntüler ortaya çıkardı. Programda Sanatçı Şevda Çiçek, Özer Kaysavuk, Grup Can sahne alarak eserlerini seslendirdi.

    “ALEVİLİK SOSYAL BİR HAKİKATTİR, DEVLET DİNİ OLMAMIŞTIR”

    Kutlamada lokma duası veren Cemal Abdal Ocağı Piri İsmail Doğan, Alevi inancının resmi devlet ve iktidar dini gibi dinlere katılmayarak sosyal hakikatini koruduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

    “Bizim kültürümüz de insanlık tarihi kadar kadimdir. Alevilik Bektaşilik hak ile hak olmaktır. Yaşamsal değerlerimizdeki sorunlarımızı konuşarak hak, hukuku binlerce yıl önce sosyal bir hakikat haline getirmişiz. Bizim inancımız Alevilik resmi devlet ve iktidar dinlerine katılmadı. Alevilik sosyal bir hakikattir ve hiçbir ırka ait değildir. Hepsinin içerisinde bir harmanızdır ve hiçbiri birbirinden üstün değildir.  İnançlar zalimlerin elinde tanınmaz hale geldi.

    Atalarımızın örf adetlerini unutmayalım. Sözlü tarihimiz yazılı kitaplardan, tarihten daha da ötededir Bilim bile bunu böyle yorumluyor. Zalimlerin ayrıştırdığı inanaçlar aslında hakikatin formülasyonudur. Birlikte hareket edelim ki birlik daim olsun. Alevilik Avrupa’da inanç olarak her ülkede kabul edildi ve inanç öğretiliyor. Onlar mücadele ile bunu kazandı bizlerde burada mücadele ile kazanmak zorundayız. Hakların kardeşliği bizlerin hak hukuku ile buraya geldi. Alevilik zalimlere karşı hakkın dostluğudur. Kurumlarımızı sosyal ve toplumsal olaylarda destekleyip yanlarında duralım. El birliği, dil birliği gönül birliği yapmamız gerekiyor. Yoksa zalimler ekmeğimizi elimizden alıyor.”

    “TOPLUMUMUZ CAN ÇEKİŞMEKTE”

    Kutlamada konuşan Hüseyin Ozan ise, Alevi toplumsallığının hedef alınarak parçalandığına dikkat çekti. Ozan, toplumsal değerlere sahip çıkma çağrısında bulunarak şunları ifade etti:

    İnsanlık kendini dört bir yanda toplumsal varlık olarak var etmiştir. Yolumuz üzerinden vücuda gelen bir toplumsal gerçekliğimiz vardır. Bu çağda çok ağır koşullar altında yaşıyoruz. Tarihsel yaşam alanlarından koparılmış, talip ocak ilişkisi sekteye uğratılmış, dünyanın dört bir yanına dağıtılmış, büyük oranda yoksullaştırılan ve can çekişmekte olan bir toplumuz. Her halk toplumsal varlığını yaşatmak için bir mücadele halindedir. Kendi insani değerlerine, anlam dünyasına ve yaşam tarzına sahip çıkmaktadır. Toplumsal değerlerimizi gittikçe yadsıyan, değersizleştiren bir zihniyetin etkisinde olan kuşaklarımız vardır. İnsan olmak toplumsallıkla mümkün ise bizlerde toplumsallığımıza sahip çıkmalıyız.

    “YAŞAMSAL KILMAK ZORUNDAYIZ”

    Gaxan hizmetleri bir aya yayılır. Hak dediğimiz kudret zaman ve mekanın dışında değildir. Hak kainatın kendi varından var etmiştir ve baktığı her varlıkta hakkın bir formülünü görür. Doğanın bütün mevsim geçişlerine insanlarımız bir kutsallık atıf etmiştir. Günümüzde tüm insanlıkla Tüm varlığın hakkın varlığını bildiğimizde tüm varlıklarla hakkın rızasına dayalı bir ilişki kuruyoruz. Dünyanın düştüğü hale bir bakın; savaş, kıyım, doğanın tahribatı bir vahşet.  Dünyadaki vahşeti gördüğümüz zaman Alevi öğretisinin ne kadar evrensel olduğunuz görüyoruz. Biz bu kemaleti bildiğimiz, sahiplendiğimiz, içselleştirdiğimiz zaman bunlar ancak yerini bulabilir. Alevilik iddiasında olan herkes bunu dikkate almak, yaşamsal kılmak zorundadır. Tüm halklar yeni yılla bir arınma sürecine girerler. Yeni yılda yeni umutlarla başlar. Sağlık temennisi dilenir. Umut insan için çok önemlidir. Kal giden yılı temsil eder, Fadik ise gençtir yeni yılı temsil eder. Doğadaki döngüye mana yükleyerek onunla barışık yaşamayı esas alıyoruz.”

    Katılanların coşkuyla karşıladığı Gaxan kutlaması çok sayıda kişi çektiği halaylar sonrasında lokmaların pay edilmesi ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • İzmir Altındağ’daki Tahtacılar ‘Birlik Kurbanı’ lokmalarını paylaştı-VİDEO

    İzmir Altındağ’daki Tahtacılar ‘Birlik Kurbanı’ lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Altındağ’da yaşayan Tahtacılar, pandemiden kaynaklı uzun bir aradan sonra bir araya gelerek ‘Birlik Kurbanı’ gerçekleştirdi, lokmalarını paylaştı. 

    İzmir Bornova’ya bağlı Altındağ Mahallesi’nde yoğun olarak yaşayan Tahtacılar, pandemiden kaynaklı uzun bir aradan sonra bir araya gelerek ‘Birlik Kurbanı’ gerçekleştirdi. Herkesin gücü oranında katkı koyduğu birlik kurbanı kadınların kolektif emeğiyle hazırlanarak gelen misafirlere paylaştırıldı. Tahtacı Alevilerin köklü geçmişinin olduğu Altındağ Mahallesi’nde uzun yıllardır bu gelenek sürdürülüyor. Şehirleşme ile gelen yapılaşmalar sonucu Altındağ her ne kadar da mahalle ismini alsa da Tahtacılar bu mahalleye ‘köyümüz’ demekten vazgeçmiyor.

    Tahtacı Kültür Eğitim Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği Altındağ Şubesi öncülüğünde organize edilen Birlik Kurbanı’nda ayrıca kitap stantları açılarak, Tahtacılara dair paylaşımda bulunuldu.

    “HER HANE GEZİLEREK KURBAN LOKMASI TOPLANIR”

    Altındağ Mahallesi’nde doğup büyüyen Güler Aktaş, ‘Birlik Kurbanı’ geleneğinin çok eskilere dayandığını söyledi. Çok cemler gördüğünü sözlerine ekleyen Aktaş, geleneklerinin kendi aralarında halen yürüdüğünü belirterek, “Tahtacı derneği olarak Birlik Kurbanı gerçekleştirdik. Her hane gezilerek bu kurban için lokmalar toplandı. Toplanan bu lokmalar keşkek olarak hazırlandı. Bu düğün yemeğimizdir ve özel günlerde de yaparız. Önceden buğdayımızı kendimiz döverdik. Şimdi ise hazıra geldik. Kayınbabam çok dedelik yaptı. Eskiden cemlerimiz kalabalıktı. Şimdilerde gençlerimiz de ceme giriyor. Her sene cem yaparız. Geleneklerimiz, göreneklerimiz içimizde yürüyor” dedi.

    “BU KÖYDE KADINLAR HEP BİRLİKTE”

    Altındağ Mahallesi sakinlerinden Sultan Küçük ise, özellikle kadınların Yola dair hizmetlerde birlikte kolektif emekle iş bölümü yaptığını kaydederek, “Altındağ’da yani köyümüzde sürekli birlik adağı vardı. Araya pandemi girdi ve uzun zaman yapamadık. Az kişi katılıyordu. Buradaki gençler derneğin çalışmalarına katkı sundu ve birliktelik yakaladık. Kadınlar bu köyde hep birlikte. Nişan, düğün, cem, birlik kurbanı olduğunda hep birlikte çalışırız. Temennimiz birlik, beraberliğimizin güçlenmesidir” diye konuştu.

    Lokmaların pişirilmesinin ardından dedenin gülbenkleri ile kurban lokmaları paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

  • Bornova’da Aleviler Birlik Cemi tutacak

    Bornova’da Aleviler Birlik Cemi tutacak

    PİRHA- Bornova’da bulunan Alevi kurumları ve yöre dernekleri Birlik Cemi tutacak.

    Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Bornova Şubesi ve Alevi Canlar Cemevinin öncülüğünde Birlik Cemi tutulacak.

    8 Ocak Cumartesi günü Bornova’da bulunan Atatürk Mahallesi Cemevinde tutulacak cem saat 19.30’da başlayacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bornova Dersimliler Derneği ‘Gağan’ kutlaması yaptı

    Bornova Dersimliler Derneği ‘Gağan’ kutlaması yaptı

    PİRHA-Dersim’in binlerce yıldır süren yeni yıl karnavalı ‘Gağan’, Bornova Dersimliler Derneği tarafından da kutlandı.

    İzmir Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, düzenlediği etkinlik ile Gağan’ı kutladı. Dernek Başkanı Barış Çelik yaptığı açıklamada Gağan’a ilişkin bilgiler verdi. Çelik şunları söyledi:

    “Yeni bir yıla girmenin her dinde, her inançta, her coğrafyada farklı ritüelleri var. Dersimliler ise yüzyıllardır, yeni yılı Gağan Bayramı ile kutlar. Bu ayda; Khal Gağan olarak bilinen bir ritüel ile yeni yıl karşılanır, eski yıl uğurlanır.

    Aralık ayı, Dersim (Sivas Erzincan Varto Bingö lElazığ ve çevre illerin kutladığı) Kızılbaş Alevilerinin en kutsal aydır. Çünkü Gağan ayı İnançlarını,’Reya Haq’ yani Hak Yol olarak niteleyen Dersim Alevilerine göre, Aralık ayı bu inancın 10’uncu ayıdır. Gağan ayının birinci günü 22 Aralık’a, 30’uncu günü de 20 Ocak’a rastlar. Dersim Alevilerinin inancına göre, Gağan ayının ilk günü kış mevsimine de girilen gündür.

    21 Aralık’ta ilk bayram olan Sere Sale (Yeni Yıl) hazırlıkları başlar ilk kırk günlük üçlemenin bayramı olan Khal Gağan kutlamaları için haneler hazırlanma sürecine girer. Evlerin iç ve dış temizliği yapılır. Zeyi’ler (evden ayrılmış kız kardeşler teyze ve halalar) için Gağan hediyeleri düşünülmeye, ziyaretlerde öncelik sırası büyükten küçüğe sıralanmaya başlar.

    Dersim mitolojisine göre Khal Gağan, aralık ayının üçüncü haftasında başlar ve ocak ayının ilk haftasına kadar sürer. Gağan ayında, salı gününden başlayıp üç günlük oruç tutulur. Orucun amacı; çetin geçecek kış aylarının can ve mal kaybına sebep olmaması için yapılan niyaz etmektir. Pir, Mürşit ve dedelerin olduğu yerlerde cemler bağlanır. Bu süre içinde insanlar mümkün olduğunca gönül kırmamaya gayret ederler.

    Gağan’da komşular ile bozuk olan ilişkiler düzeltilir, ölenlerin hayrına ‘niyaz’ dağıtılır. Akşam evde ‘pêsare’ (bir tür çörek) yapılır. Pêsare’nin içine çeşitli büyüklükte üç ağaç konur. Bunlardan en kısası ‘rızk’, ortancası ‘zewez’ (evlilik), en uzunu ise ‘bereket’i simgeler. ‘Pêsare’ yenirken bunlar kime çıkarsa, o konuda şanslı demektir.”

    PİRHA / İZMİR

  • Bornova Dersimliler Derneği 7. Olağan Kurulu’nu gerçekleştirdi-VİDEO

    Bornova Dersimliler Derneği 7. Olağan Kurulu’nu gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA- Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği 7. Olağan Kurulu’nu gerçekleştirdi. Başkanlığa yeniden Barış Çelik seçildi.

    Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği 7. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi.

    Bornova’da bulunan Sırrı Aydoğan Kültür Merkezinde gerçekleşen kurula DEDEF Genel Başkanı Özkan Tacar, Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Yahya Yıldız, Bornova Belediyesi encümen üyesi Kadir Yıldız, Bengü Tice, İsmail Atmaca, Bornova CHP ilçe yönetimi, Bornova HDP ilçe yönetimi, Bornova EMEP ilçe yönetimi, İzmir Dersim Derneği, Menemen Dersim Derneği, Demokratik Alevi Derneği, BORKAD, SMF katılım sağladı.

    Kurulda, ‘Şeyh Bedrettin’ten Pir Sultan’a, Pir Sultan’dan Seyit Rıza’ya Bu Tarih Bizim’, ‘İnancımıza Saldırı Toplumsal Varlığımıza Saldırıdır’ pankartları asıldı.

    “DAYANIŞMA İÇİNDE OLMALIYIZ”

    Kurulda ayrıca geçmiş dönem dernek başkanlarına plaket verildi. Ardından konuşmasını yapan Barış Çelik şunları söyledi:

    “Kurumsal kimliğimiz olan derneğimize sahip çıkarak ve İzmir’de bulunan diğer Dersim dernekleri ile beraber dayanışma içinde olarak İzmir’de bir bütün olmak hem bağlı olduğumuz Dersim Dernekleri Federasyonu’muzu güçlendirmek hem İzmir Dersim derneklerini güçlendirip toplumumuzda bir bütün olmak tüm kurumların faydasına olacaktır. Birlik olarak bugünün zorluklarını aşacağımıza inanıyorum. Bulunduğumuz çevrede de Dersimli hemşeri ve üyelerimizin musahip kurumların dostlarımızın birlik içinde olarak kenetlenip Bornova’da ve İzmir’deki sorunlarla birlikte mücadele edip dayanışma içinde olmalıyız.

    “ORTAK AKILLA DERNEĞİ İYİ YERLERE GETİRMEYİ GÖREV BİLDİK”

    Bornova emek ve demokrasi güçleri ve Bornova Alevi birlikleri çatılarını daha güçlü kılarak faşizme karşı geçit vermeyeceğiz. Yurdumuzun içinde bulunduğu süreçte ekonomik ve siyasi olarak yönetilmediği toplumsal barıştan uzak savaşçı bu iktidara karşı güçlü bir barış ittifakının kurulup ötekileştirmeden var olan iktidardan kurtulmak biz Dersimlilerin talebidir. Sol bir birliktelik kurulup bu ülkeyi demokratik ve barışçıl bir sürece taşımalıdır.

    Değerli canlar bu dönemde geçen dönemdeki yönetim kurulundaki listenin bir iki değişiklikle göreve devam kararı alması anlamlıdır. Kararlı bir yönetim ile bu dönemde derneğimize hizmet kararı almış bulunuyoruz. Yolumuz rızalık yoludur. Bu anlamda sizlerden rızalığını alarak bu sorumluluğu yerine getirmek istiyoruz. Eski dernek başkanlarımızdan denetleme kurulunda görev alması gücümüze güç katarak ortak akılla bu derneği daha iyi yerlere getirerek güçlendirmeyi görev bildik. Yönetim kurulunda görev alacak olan asil ve yedek arkadaşlara teşekkür ederim. Genel kurulumuza katılan Dersimliler ve Dersimli dostları hepinize teşekkür ederiz.”

    Yapılan seçim ardından başkanlığına yeniden Barış Çelik seçildi.

    PİRHA / İZMİR

  • Resim ve Heykel sanatçısı Sadık Öztürk Hakk’a yürüdü

    Resim ve Heykel sanatçısı Sadık Öztürk Hakk’a yürüdü

    PİRHA-Resim ve Heykel sanatçısı Sadık Öztürk, beyninde oluşan tümör sebebiyle yaşam mücadelesini kaybetti.

    Sanatçı Sadık Öztürk, yaşadığı sağlık sorunlarının ardından Hakk’a yürüdü.

    1954 Doğumlu olan Öztürk, Banaz Pir Sultan Abdal heykeli, Şah Kalender, Koyun Abdal, Kul Himmet, Sivas Madımak Şehitlerinin anıtlarına imza atmıştı.

    Aynı zamanda öğretmenlik yapan Sadık Öztürk, özellikle taş oyma sanatı üzerine birçok başarılı çalışmasını geride bıraktı.

    Öztürk, 16 Eylül saat 14.00’ten sonra Bornova Gökdere Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD Bornova Şubesi, depremzedelere yardımları ulaştırıyor

    PSAKD Bornova Şubesi, depremzedelere yardımları ulaştırıyor

    PİRHA-Alevi kurumları, İzmir depreminden etkilenen depremzedelere yardım konusunda seferber olmuş durumda. Pir Sultan Abdal kültür Derneği Bornova Şubesi, toplanan yardım paketlerini depremzedelere ulaştırıyor. 

    Ege Denizi’nde 30 Ekim Cuma günü merkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesi açıkları olan 6,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD, İzmir’deki depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 107’ye yükseldiğini, 144 kişinin de tedavisinin sürdüğünü açıkladı.

    Türkiye’nin dört bir yanındaki yardım kuruluşları, vakıflar, dernekler ve gönüllü insanlar İzmir’de depremden zarar gören yurttaşlara toplanan yardımları ulaştırmaya çalışıyor. İzmir’e gönderilen yardım malzemeleri, depremzedelere ulaştırılıyor.

    Depremzedelerin, kişisel bakım malzemeleri, giyecek, battaniye, yatak ve çocuk bezi gibi ihtiyaçları karşılanırken, farklı illerden bölgeye ulaşan belediye ekipleri ile dernekler de çay, çorba, pilav, lokma, döner, meyve suyu, süt, ayran ve simit gibi yiyecek-içecek ikramında bulunuyor.

    Alevi kurumları da yardım konusunda seferber olmuş durumda.

    Pir Sultan Abdal kültür Derneği Bornova Şubesi önüne gönderilen yardım paketleri depremzedeler için hazırlandı. Aleviler canla başla depremzedelere yardımları ulaştırıyor.

    PİRHA/İZMİR