Etiket: burak başer

  • ‘Parasız, bilimsel eğitim’ istedikleri için tutuklanan 2 gencin duruşması 11 Aralık’ta-VİDEO

    ‘Parasız, bilimsel eğitim’ istedikleri için tutuklanan 2 gencin duruşması 11 Aralık’ta-VİDEO

    PİRHA-15 Aralık’ta aralarında Burak Başer’in de bulunduğu 7 DEV-GENÇ’li gözaltına alınıp, 19 Aralık’ta tutuklanmıştı. 8 Kasım’da tahliye edilen Burak Başer, ablası Şura Başer’in 11 Aralık’ta Çağlayan Adliyesi’nde görülecek duruşması için dayanışma çağrısı yaptı. Başer, parasız, bilimsel, demokratik eğitim istedikleri için tutuklandıklarını söyledi. 

    Yurt ücretini ödemeyi bir ay geciktirdiği için Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Esenyurt Erkek Öğrenci Yurdu’ndan atılan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Burak Başer, yurda geri dönebilmek için İstanbul Esenyurt KYK Yurdu önünde 7 Kasım tarihinde oturma eylemi başlatmıştı. 15 Aralık’ta aralarında Burak Başer’in de bulunduğu 7 DEV-GENÇ’li gözaltına alınıp, 19 Aralık’ta tutuklanmıştı.

    8 Kasım’da tahliye edilen Burak Başer, ablası tutuklu Şura Başer’in 11 Aralık’ta Çağlayan Adliyesi’nde duruşmasının görüleceğini belirterek, dayanışma çağrısı yaptı.

    “ABLAM ŞURA BAŞER VE CAN KABA SERBEST BIRAKILSIN”

    Geçen sene eylül ayında kaldığı KYK yurdunun parasını bir ay ödeyemediği için yurttan atıldığını söyleyen Burak Başer, “7 Kasım 2022’de barınma ve parasız eğitim hakkımız için yurt önünde oturma eylemine başladım. Her pazartesi ve perşembe günleri saat 16.00-18.00 arasında oturma eylemi yaparak direndim. Direnişimin 6. haftasında 15 Aralık’ta ben ve ablamın da aralarında olduğu 7 DEV-GENÇ’li gözaltına alındık ve 19 Aralık 2022 günü de tutuklandık. Ben ve bir arkadaşım tahliye olduk. Ben yurda dönme davasını kazandım ancak şu anda bizimle birlikte tutuklanan 5 arkadaşımız halen tutuklu. Neden tutuklandık? Çünkü biz barınma haktır dedik ve direndik. Çünkü biz parasız, bilimsel, demokratik eğitim istedik. Çünkü biz uyuşturucuya karşı mücadele ettik. Çünkü biz şiir yazdık ve kitap çıkardık. Dosyamızda sadece bu saydıklarım var. Ablam Şura Başer ve Can Kaba’nın duruşması 11 Aralık’ta saat 14.15’te Çağlayan Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Dosyamızın tümünde saydıklarım var. Ablam Şura Başer ve Can Kaba da yazdıkları ‘Hücremde Sarı Yıldızım’ isimli şiir kitabından yargılanıyorlar. Tüm halkımızı duruşmaya bekliyoruz. Ablam Şura Başer ve Can Kaba serbest bırakılsın” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Bir ay ödeyememişti; yurttan atılan üniversite öğrencisi imza kampanyası başlattı

  • Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in tutukluluklarının devamına karar verildi

    Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in tutukluluklarının devamına karar verildi

    PİRHA- PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in de yer aldığı davanın duruşması görüldü. Beyhan Gün, Şimal Deniz ve diğer 9 sanığın tutukluluklarının devamına karar verildi. Savcı mütaalasında yer alan ‘saz taşımak, haki renk gömlek giymek’ gibi suçlamalar dikkat çekti. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in de yer aldığı 11 sanığın duruşması görüldü.  Duruşmada esasa dair savunma yapmayacağını söyleyen Dursun Göktaş kanser hastasını olduğunu hatırlatarak tedavi koşullarının hapishanede yeterince sağlanamadığını belirtti. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile mahkemeye bağlanan ve yüz yüze savunma hakkı gasp edilen Şura Başer, Burak Başer, Şimal Deniz ve Beyhan Gün esasa ilişkin savunma yapmayacığı belirtti.

    “YURT PARASINI ÖDEYEMEDİĞİM İÇİN OTURMA EYLEMİ BAŞLATTIM”

    Burak Başer, “Yurt parasını ödeyemediğim için oturma eylemi başlattım. Oturma eyleminin 6. haftasında tutuklandım. Benim barınma sorunum böyle çözüldü. Ablamla birlikte 9 aydır ailemden de üniversitem de uzaktayım” diyerek tahliyesini talep etti.

    “CEMEVLERİNE GİTMENİN NERESİ SUÇ” 

    Uğurcan Gün savunmasında şunları söyledi:

    “9 aylık tutsaklık sürecimde sadece tahliyemi değil beraatimi de talep ediyorum. Masumiyet karinesi esasken neden tutukluğum bu kadar uzun süre devam etti. İddianamede bunca zaman tutuklu kalmama sebep olacak tek bir delil yok. iddianamede tespit diye yazılan şeylerin hiçbiri suç değildir. Ülkemizde basın açıklamasına katılmak suç mudur? Demokratik yasal bir kurumun düzenlediği bir sempozyuma katılmak ne zamandır beri suç sayılmaktadır. Yasa dışı bir örgüt üyesi değilim. Birilerinin her şeye hakkı var. Benim gibi bir halk çocuğunun hakkı yok mu? Devrimci gençliğe yönelik AKP polisinin tahammülsüzlüğüdür. Dersim Dernekleri Federasyonu ( DEDEF)’nun  pikniğine katıldım, beden perküsyonu ile müzik yaptım. Ablam bir cemevi yöneticisi Alevi bir genç olarak cemevlerine de gittim bunun neresi suç . AKP kendinden olmayan herkesi düşman görerek boyun eğdirmeye çalışıyor.”

    “PARASIZ, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİM İSTİYORUM”

    Ali Hasan Akgül “Parasız, bilimsel, demokratik eğitim istiyorum. Ülkesindeki siyasi ekonomik gelişmeleri takip edemeyen bir genci varlığı koca bir soru işaretidir. Ağzını açanın örgüt üyesi olduğu bir yere geldik. Gerçekten  örgüt üyeliği ile uzaktan yakından alakası yok.” diyerek kendini savundu ve tahliyesini talep etti.

    “ZULMÜN RENGİ, DİNİ, MEZHEBİ OLMAZ”

    Can Kaba’nın mahkemede yaptığı savunması ise şöyleydi:

    “Ben Alevi inancının gelenekleriyle büyüdüm . O günden bugüne Alevi inancının deyişleriyle büyüdüm. Alevilik sadece bir inanç değil yaşam tarzı. Bu sebeple toplumsal olaylarla ilgileniyorum. Öğretmen sosyal medyadan Sibel Balaç’ı tanıyorum. İddianamede Sibel öğretmen hakkında video çektiğim yer alıyor. Sibel öğretmenle dayanışmak için bir günlük açlık grevi yaptım. İsrail hapishanelerinde kalan Filistinli tutsaklar var. 1000e yakın Filistinli tutsak açlık grevinde. Ben de onlara destek olmak için slogan attım “Kahrolsun İsrail faşizmi” diye. İnancım gereği bunu yaptım. Şunu biliyorum ki zulümün rengi dini mezhebi olmaz”

    “ZALİMDEN HESABI SORMAK İÇİN 12 MART YÜRÜYÜŞÜ YAPTIK”

    Emir Can Yazı yaptığı savunmada “12 Mart Gazi yürüyüşü biz Alevilerin yıllardır katıldığı bir yürüyüştür. Yine olsa yine katılırım. Oradaki pankartlar valilik tarafından izin verilmiş pankartlardır. Katiller halka hesap verecek demek örgüt üyeliği midir Zalimden hesabı sormak için 12 Mart yürüyüşü yaptık” dedi.

    “İNANÇ FAALİYETLERİM YÜZÜNDEN TUTUKLANDIM”

    Beyhan Gün, “Yüz yüze savunma yapmak için dilekçe verdim kabul edilmedi. Savunmamı yapmayacağım. İnanç faaliyetlerim yüzünden tutuklandım” derken Manavgat S tipi cezaevinde beraber tutuklu bulunduğu  Şimal Deniz, “Alevi inanç ve değerlerime bağlı bi insanım. Dosyamdaki PSAKD faaliyetlerim yüzünden tutuklu bulunuyorum.” dedi.

    PSAKD ÖRGÜTLENMESİ SUÇSA HEPİMİZ SUÇ İŞLİYORUZ

    Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in avukatı Cafer Koluman savcı mütaalasına karşı “Bizim tamamen karşı olduğumuz bir şekilde Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı oluşturarak bizim taleplerimizi boşa çıkardılar. Biz de bunun gibi durumlara karşı örgütlendik. Evet müvekkillerim örgüt üyesidir.  O örgüt PSAKD örgütlenmesidir. Eğer suçsa genel başkanı da bu salonda. Suçsa hepimiz suç işliyoruz” diyerek savunma yaptı.

    Mahkeme 11 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    Dilan Şimşek – Devrim FINDIK / İSTANBUL 

    İLGİLİ HABER

    Çağlayan Adliyesi önünde Alevilere ters kelepçeli gözaltı-VİDEO

  • Bir ay ödeyememişti; yurttan atılan üniversite öğrencisi imza kampanyası başlattı

    Bir ay ödeyememişti; yurttan atılan üniversite öğrencisi imza kampanyası başlattı

    PİRHA-Yurt ücretini ödemeyi bir ay geciktirdiği için Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Esenyurt Erkek Öğrenci Yurdu’ndan atılan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Burak Başer, yurda geri dönebilmek için imza kampanyası başlattı.

    Yurt ücretini ödemeyi bir ay geciktirdiği için Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Esenyurt Erkek Öğrenci Yurdu’ndan atılan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Burak Başer yurda geri dönebilmek için imza kampanyası başlattı.

    Geçtiğimiz ay yurt parasını bir ay ödeyemediği gerekçesiyle yurttan atılan üniversite öğrencisi Burak Başer, her pazartesi ve perşembe günleri, atıldığı İstanbul Esenyurt KYK Yurdu önünde 7 Kasım’dan beri oturma eylemi yapıyor.

    Başer’in aylık yurt ücretini ödeyememesinin ardından yurtta 10 gün daha misafir öğrenci olarak kalmasına müsaade edildi. Fakat durumunu sosyal medyada paylaştığı için yurtta geçici olarak kalma hakkı da elinden alındı.

    Başer kamuoyuyla paylaştığı açıklamada şunları ifade etti:

    “Kalacak yerim olmadığı için 10 gün daha misafir öğrenci olarak kalacaktım. Ben bu yaşadığım adaletsizliği kabul etmedim, sosyal medyada yaşadıklarımı anlatan bir video paylaştım ve basına yaşadığım adaletsizliği anlattım. Misafirliğimin 3. gününde yurt müdürü tarafından “tweet atmışsın” denilerek 2. kez yurttan atıldım. Bugün benim barınma hakkım gasp edildi. Ancak sadece ben değilim, milyonlarca öğrenci bugün geçinemiyor, yurt çıkmadığı için okumaya gelemiyor, eğitim hakkı gasp ediliyor. Ben bu yaşadıklarımızı kabul etmiyorum. Bize dayatılan paralı eğitim yüzünden aldığımız burs/kredi yetmiyor, yemek, ulaşım, kırtasiye vb. fiyatları pahalı. Gün geçtikçe daha da pahalılaşıyor. Biz her gün bunu düşünüyor, bunu konuşuyoruz. Paralı eğitim yüzünden okumak için çalışmak zorunda kalıyoruz. Ben tüm bu yaşadıklarımızın sesi olmak ve haklarımızı almak için 7 Kasım günü Esenyurt KYK Erkek Öğrenci Yurdu önünde bir oturma eylemi başlattım. Ve o günden bugüne her Pazartesi ve Perşembe 16.00-18.00 arasında oturma eylemi yapıyorum.”

    Başer, imza kampanyasındaki taleplerini ise şöyle sıraladı:

    -Yurda geri alınmak istiyorum.

    -Benim atılmama gerekçe sayılan Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Yurt Hizmetleri Yönetmeliği parasız eğitim ilkesiyle öğrencilere uygun olarak yeniden düzenlensin.

    -Parasız eğitim istiyorum.

    Başer’in imza kampanyasına destek vermek için buraya tıklayın.

    (HABER MERKEZİ)