Etiket: burak ustaoğlu

  • Haber-Sen: TRT tarihinin en büyük emekçi katliamı yapılmakta-VİDEO

    Haber-Sen: TRT tarihinin en büyük emekçi katliamı yapılmakta-VİDEO

    PİRHA – Haber-Sen, TRT’nin kamu görevi hizmetinden vazgeçerek şirket mantığıyla yönetildiğini ifade etti. Yakın bir zamanda 169 çalışanın farklı kurumlara sürgün edildiği TRT’de ayrıca ‘istihdam fazlalığı’ nedeniyle yüzlerce çalışanın da emekliliğe zorlandığı açıklandı.

    Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN), Anayasada özerk ve tarafsız bir kamu hizmeti yayıncısı olarak tanımlanan TRT’nin, 703 sayılı KHK ile kamu hizmetinden uzak bir anlayışla yayın yaptığını açıkladı.

    Haber-Sen Genel Merkezinde yapılan açıklamada konuşan Genel Sekreter Burak Ustaoğlu, TRT tarihinin en büyük siyasi kadrolaşmasının yapıldığını ifade ederek bir tür emek kıyımı yaşandığını da sözlerine ekledi.

    169 ÇALIŞAN FARKLI KURUMLARA SÜRGÜN EDİLDİ

    703 Nolu KHK ile TRT’nin şirketleşip tasfiyelere başladığını ifade eden Ustaoğlu, şunları söyledi:

    “İkna odalarında baskılara uğrayarak önce 186 arkadaşımız emekli edildi. 169 arkadaşımız da TRT’den diğer kamu kurumlara sürgün edildi. Bu arkadaşlarımız, hiçbir alakası olmayan kamu kurumlarına sürgün ediliyor. Daha önce de 1980 yılında gördük. 1402 Sıkıyönetim Yasası’yla TRT’den 101 arkadaşımız faşist yönetimin uygulamasıyla TRT’den uzaklaştırmıştır. O arkadaşlarımız yılmadı, usanmadı ve on senelik süren bir hukuk savaşından sonra iade itibariyle TRT’ye geri döndü. Bizler de döneceğiz.”

    Basın açıklamasını okuyan Haber-Sen Genel Başkanı Musa Özdemir ise TRT’nin mevcut yayıncılık anlayışı ile kamu hizmeti yayıncılığından çıkıp, iktidar propagandası yapan bir kanala dönüştüğünü söyledi.

    Özdemir şöyle devam etti:

    “Gelirlerinin yüzde 80’inden fazlası halktan toplanan TRT, ‘Halk için yapılan, halk tarafından finanse edilen ve halk tarafından kontrol edilen’ Kamu Hizmeti Yayıncılığı yapmakla mükelleftir. Dün 1786 kişiyi teşvik adı altında ikna odaları vasıtası ile emekli edenler şimdi gözlerini TRT emekçilerine diktiler. TRT’de İFP (İstihdam Fazlası Personel) var denilerek üretmekten yana, kamu hizmeti yayıncılığı bilincine sahip, tecrübeli emekçileri kurumdan ayırarak başka kurumlara gönderilmek üzere 169 TRT emekçisi Devlet Personel Başkanlığına bildirilmiştir. Merak ediyoruz nasıl oluyor da bir kurumda hem İstihdam Fazlası Personel olacak hem de o kurum dışarıdan devamlı personel alacak. Eğer personel fazla ise geçen ay sadece AA (Anadolu ajansı) üzerinden 280 kişi bu kuruma nasıl alındı? Diğer kurumlardan nakille TRT’ye geçişler neden olmaktadır? Yapılan ihalelerle alınan insanlar kim? Madem bu kurumda fazla personel var bu insanları neden TRT alıyor? Çok açık ve net… TRT tarihinin en büyük siyasi kadrolaşması yapılmaktadır. Ve yine TRT tarihinin en büyük emekçi katliamı yapılmaktadır.

    Kamu Hizmeti Yayıncılığını sadece sahibinin sesi haline getirilmeye çalışıldığı gibi, Taşrada görevli personele ise tayin baskısı yapılmaktadır. Bir yandan İstihdam Fazlası Personel var denilirken diğer yandan yüzlerce kişinin şirketler üzerinden işe alınması kamu yayıncılığına karşı yapılan en büyük ihanettir.

    Bizler HABER-SEN olarak Şirketleşen bir TRT değil. Emeği sömüren bir TRT değil.  Tarafsız ve halka hizmet eden bir TRT istiyoruz.

    TRT emekçilerinin geleceğini karartmaya çalışanlara son sözümüz ‘Ferman padişahın ise ferman halkındır’ yaşasın özerk demokratik katılımcı TRT mücadelemiz”

    Açıklama ardından söz alan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ise şunları kaydetti:

    “Biliyoruz ki 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkartılan KHK’lerle birlikte kamuyu bir şirket gibi yönetme anlayışı hakim oldu. TRT çalışanlarının uzun süreden beri iş güvencelerine dönük saldırılar artarak devam etmekte. Güvencesizliğe karşı çalışma hakkımızı ortadan kaldıran uygulamalara karşı öteden beri mücadele içerisindeyiz. Özellikle kamuda kadrolu çalışmayı ortadan kaldırıp güvencesizliği dayatan bu uygulamaya karşı örgütlü bir mücadele sürdüreceğimizi buradan bir kez daha belirtmek istiyorum.”

    PİRHA ANKARA

  • TRT fiilen şirket oluyor; Haber-Sen’den tepki – VİDEO

    TRT fiilen şirket oluyor; Haber-Sen’den tepki – VİDEO

    PİRHA – TRT’nin özelleştirilmesi sonucu personele yansıyacak olan sorunları değerlendiren Haber-Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu, “TRT’ye şirket kurma, yerli yabancı sermayeli şirketlere ortak olma hakkı veriliyor. TRT fiilen şirket oluyor. Neoliberal politikaları benimsemiş bir anlayışla bunu yapıyorlar. En önemlisi TRT kamu ihale kanunundan muaf tutuluyor” dedi.

    TRT’nin özelleştirilmesiyle yaşanacak sorunları Haber-Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu PİRHA’ya değerlendirdi.

    TRT’de 2003 yılında acil eylem planı ile başlayan TRT’yi itibarsızlaştırmak için tartışmaya açtıklarını söyleyen Ustaoğlu, 703 No’lu KHK ile birlikte TRT’de yaklaşık 5 bin kişinin hayatının değişeceğini ve bu 5 bin kişinin 2 binin emekli olacağını kalanların ise istihdam personel fazlası adı altıda başka kamu kuruluşlarına gönderileceklerini kaydetti.

    TRT’deki bu değişikliğin sadece TRT’nin var olan personeline yönelik olmadığını, bundan sonra TRT’de çalışacak personele de özel hukuk hükümlerine tabii bir istihdam modeli belirlendiğini belirten Ustaoğlu, “Bu değişiklikle tamamen iş kanunu gereği işçi statüsünde çalıştırılacaklar. 657 (Devlet Memurlar Yasası) sayılı yasada çalışanların iş güvencesi vardı, iş güvencesinden, özlük haklarından arındırılmış insanlar TRT’de istihdam edilecek” dedi.

    “TRT MÜDÜRÜNÜN GÖREV SÜRESİ CUMHURBAŞKANI İLE AYNI”

    TRT’deki değişikliğin sadece personele yapılmadığının altını çizen Ustaoğlu, “İdarecilere yönelikte yapılıyor. TRT’de bu kadar değişim, bu kadar farklılaşma yaşanırken 703 No’lu KHK’nin 3 ve 4 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile TRT’deki yönetim kurulu 15 günde bir toplanma zaruriyeti vardı, bunu değiştirdiler ve bunu 3 ayda bire çıkardılar. Bu ne demek? Yönetim kuruluna ‘TRT’yi biz yöneteceğiz sen maaşını alıyorsun, sen sadece onaylayacaksın’ demektir” ifadelerini kullandı.

    TRT genel müdürünün görev süresini Cumhurbaşkanının görev süresiyle eşitlendiğini belirten Ustaoğlu, “Böyle bir pozisyonda doğru tarafsız bir yayıncılık yapılabileceğini düşüne bilir miyiz?” diye sordu.

    TRT’YE ŞİRKET KURMA HAKKI

    TRT’ye şirket kurma, yerli yabancı sermayeli şirketlere ortak olma hakkının tanındığını söyleyen Burak Ustaoğlu,  Neo Liberal politikaları benimsemiş bir anlayışın bunu yapabileceğini belirterek şöyle devam etti:

    “En önemlisi TRT kamu ihale kanunundan muaf tutuluyor. TRT’nin bir şirkette %1 bile olsa o şirkette kamu ihale kanunundan muaf tutuluyor. TRT’nin halk tarafından finanse edildiği bir bütçesi vardı. Elektrik payı ve bandrol paralarıyla. Bunların hangi şirkete nasıl, ne şekilde ihale edildiği kamu ihale kanunundan uzaklaşınca bununla birlikte bizim de denetlememizden uzaklaşmış olacak.”

    TRT’nin uzun zamandır kamu hizmeti yayıncılığında karnesinin zayıf olduğunu ve bunun da son seçimlerde siyasi partilere göstermiş olduğu zaman dilimleriyle de kanıtlandığını kaydeden Ustaoğlu, TRT’de kamu hizmeti yayıncılığının çok ciddi bir darbe aldığını, kar mantalitesi ile hareket eden bir kurumdan kamu hizmetinin beklenilmeyeceğini söyledi.

    “MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ” 

    TRT’de kamu hizmeti yayıncılığını benimsemiş insanların olduğunu ve bunların kurumdan el çektirilmeye, uzaklaştırılmaya çalışıldığının altını çizen Haber-Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu, mücadeleye devam edeceklerini, gerek hukuki zeminde, gerek sendikal zeminde ve gerekse de kurumlarla kurdukları irtibatlarla  mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Haber-SEN: Tehdit edilen TRT emekçilerinin sesine nefes olalım-VİDEO

    Haber-SEN: Tehdit edilen TRT emekçilerinin sesine nefes olalım-VİDEO

    PİRHA- TRT’deki kadrolaşma harekatıyla ilgili (Haber Sen) Basın Yayın İletişim ve Posta Hizmetleri Sendikası Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen ve KESK’e bağlı sendikaların MYK üyeleri ve Haber-Sen üyeleri katıldılar.

    TRT’deki kadrolaşmaya ilişkin Haber-Sen Genel Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleşti. Açıklamaya KESK MYK üyeleri, Haber-Sen üyeleri katıldı. Açıklamayı okuyan Haber-SEN Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu okudu. Ustaoğlu, “TRT’nin deneyimli, bilgili, birikimli yayıncılarını kurumdan uzaklaştırmak için AKP 10 yılda üçüncü emekliliğe teşvik düzenlemesini yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni devre dışı bırakarak ülkeyi Kanun Hükmünde Kararnamelerle ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile yöneten AKP, TRT tarihinin en büyük kadrolaşma harekatını başlattı” ifadelerini kullandı.

    “TRT EMEKÇİLERİ TEHDİT EDİLİYOR”

    “Bakanlıkların ve çeşitli kamu kurumlarının teşkilat yasaları KHK ile değiştirildi. OHAL KHK’ları ve sonrasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile TRT fiilen şirkete dönüştürüldü” diyen Ustaoğlu, ‘İstihdam Fazlası Personel’ uygulamasına ilişkin şunları aktardı:

    703 sayılı KHK ile TRT’de emekliliğe teşvik düzenlemesi ile “İstihdam Fazlası Personel”in diğer kamu kurumlarına gönderilmesine ilişkin düzenleme yapıldı. TRT kapatılmıyor, küçültülmüyor ve özelleştirilmiyor ama “İstihdam Fazlası Personel” yaftasıyla deneyimli bilgili birikimle TRT emekçileri “Ya emekli ol, ya da diğer kamu kurumlarına gideceksin” denilerek “atıl” hale getiriliyor. KHK çıktıktan sonra TRT’de değişim ofisi adı altında ikna odaları oluşturuldu. Emekliliği hak eden personel emekli olmamaları halinde diğer kamu kurumlarına gönderilmekle tehdit ediliyor. Emekliliği henüz hak etmemiş kamu yayıncıları da iş güvencesi ile tehdit ediliyor;

    TRT emekçilerine, “Emekli olmayanlar, diğer kamu kurumlarına gönderilmeyenler TRT’de kadrolu çalıştırılmayacak, ‘Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Personel’ olarak istihdam edilecek” denilerek tehdit ediliyor. Kısacası TRT Emekçileri tehdit ediliyor…

    Öte yandan kapatılan Başbakanlıktan yüzlerce çalışan TRT’ye naklediliyor. Neden.”

    “TRT, FİİLEN ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Ustaoğlu, KHK ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile TRT’nin fiilen şirkete dönüştürüldüğünü belirterek “Yönetim Kurulu hem yandaşlar için bir gelir kaynağına dönüştürüldü hem de 15 günde bir yapılan toplantı 3 ayda bire çıkarılarak işlevsizleştirildi. Şirket kurma, satıl alma ve ortak olma düzenlemesi genişletilerek TRT’nin tüm işlerinin şirketler aracılığı ile yapılmasının önü açıldı. TRT ve TRT’nin kurduğu, satın aldığı, yüzde 1 payla olsa bile ortak olduğu şirketler kamu ihale kanunu kapsamı dışına çıkarıldı” dedi.

    Bu düzenlemelerin hedefinin; bilgi, birikim ve deneyim sahibi birer kültür işçisi olan TRT emekçilerinin tasfiye edilmesi ve iş güvencesinin ortadan kaldırılması olduğunu ifade eden Ustaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “TRT’nin tek adamla bir şirket gibi yönetilmesi TRT’ye aktarılan kamu kaynaklarının hortumlatılmasının önündeki tüm engellerin kaldırılmasıdır. TRT yönetimini, “İstihdam Fazlası Personel “in diğer kamu kurumlarına gönderilmesinden ve emekçileri iş güvencesi ile tehdit etmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.

    Biz HABER-SEN olarak bugüne kadar olduğu gibi işimize, aşımıza ve Kurumumuza sahip çıkmak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    Ustaoğlu, son olarak şöyle çağrı yaptı:

    “TRT emekçilerini, TRT’de örgütlü sendikaları işimize, aşımıza ve kurumumuza sahip çıkmak için ortak mücadeleye çağırıyoruz. Gelin TRT emekçilerinin sesine nefes olalım…

    Şimdi sesimizi ortaklaştırmaz isek yarın için çok geç olabilir.”

    “CUMHURBAŞKANI, ANONİM ŞİRKETİ HAYALİNE UYGUN KABİNEYİ HAYATA GEÇİRDİ”

    Açıklamadan sonra konuşma yapan KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

    “Bugün TRT’nin 703 sayılı KHK ile Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile teşkilat yapılanmasının ve yasal mevzuatının değiştirilmesi aslında bir anlamda fiilen bu özelleştirmelerin sürdüğünün bir göstergesi.

    Baktığınızda Türkiye’yi bir anlamda anonim şirketi gibi yönetmek istediğini bu hayallerini kamuoyuyla paylaşmak tan çekinmeyen bir cumhurbaşkanı tam da bu hayaline uygun bir kabineyi hayata geçirdi. Şirket sahibi, özel hastane sahibi, sağlık bakanı, özel okul sahibi bir Milli Eğitim Bakanı, özel tur sahibi bir Turizm Bakanı ve benzeri örnekler kabine de yer aldı.

    Bu kabine bize Türkiye’nin bundan sonra bir anonim şirket mantığı ile yürütüleceğini ve bu şirketin de bir aile şirketi olduğuna çok net gösterdi.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA