Etiket: bütçe görüşmeleri

  • Perihan Koca: MESEM güzellemesi yapanların hiçbirinin çocuğu MESEM’de değil!VİDEO

    Perihan Koca: MESEM güzellemesi yapanların hiçbirinin çocuğu MESEM’de değil!VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, TBMM’de Milli Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmasında, “MESEM’ler çocuklar için bir ölüm makinesine dönüşmüşken birileri kalkıp MESEM güzellemeleri yapıyor. Ama bakıyoruz; MESEM övgüleri yağdırmaya doyamayan hiçbir patronun, bakanın, milletvekilinin çocuğu MESEM’lerde değil” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, TBMM’de 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmelerinde konuşma yaptı.

    “MESEM’LER ÇOCUKLAR İÇİN ÖLÜM MAKİNESİNE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA”

    Perihan Koca, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “MESEM’ler çocuklar için bir ölüm makinesine dönüşmüşken birileri kalkıp MESEM güzellemeleri yapıyor. Ama bakıyoruz; MESEM övgüleri yağdırmaya doyamayan hiçbir patronun, bakanın, milletvekilinin çocuğu MESEM’lerde değil. Yoksulların 10 yaşındaki çocukları MESEM’lerde ölümle burun buruna çalışsın, bakanın çocuğu özel okullarda okusun, yok öyle yağma.”

    PİRHA/ANKARA

  • Fırat’tan Bakan Tunç’a: Cemevlerine ilişkin AİHM kararlarını neden uygulamıyorsunuz?

    Fırat’tan Bakan Tunç’a: Cemevlerine ilişkin AİHM kararlarını neden uygulamıyorsunuz?

    PİRHA-DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Adalet Bakanlığı bütçe görüşmelerinde Bakan Yılmaz Tunç’a, “Cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin 2014-2016 yıllarında alınan AİHM kararlarını Anayasa’nın 90’ıncı maddesi gereğince neden uygulamıyorsunuz? Alevilik inancını bu coğrafyanın sosyal, siyasal, inançsal ve kültürel sorunu hâline neden getiriyorsunuz?” diye sordu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, dün yapılan Adalet Bakanlığı bütçe görüşmelerinin soru cevap kısmında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a cevaplaması için sorular yöneltti.

    “CEMEVLERİNE İLİŞKİN AİHM KARARLARINI NEDEN UYGULAMIYORSUNUZ”

    Milletvekili Celal Fırat, Bakan Tunç’a şu soruları yöneltti:

    1-Sayın Bakan, cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin 2014-2016 yıllarında alınan AİHM kararlarını Anayasa’nın 90’ıncı maddesi gereğince neden uygulamıyorsanız? Yine, Yargıtayın 3. Hukuk Dairesi 28 Kasım 2018 tarihinde cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin AİHM’in aldığı kararı onamıştır, bu konuda neden bir düzenleme yapmıyorsunuz? Alevilik inancını bu coğrafyanın sosyal, siyasal, inançsal ve kültürel sorunu hâline neden getiriyorsunuz?

    2-Hapishanelerde Kürtçe yoğun sansür uygulanmaktadır, Kürtçe kitap ve mektuplar tercüman olmadığı gerekçesiyle verilmemekte, aileleriyle telefonda Kürtçe konuşan tutsakların telefonu kapatılmaktadır. Hapishanelerde Kürtçenin engellemesinin dayanağı olan herhangi bir yasa var mıdır?

    3- 2018-2023 yılları arasında görülen boşanma davalarının ardından yoksulluk nafakası almayı hak etmiş kaç kadının, nafakasını tahsil edemediği için icra takibi başlatılmıştır?

    ADALET BAKANI TUNÇ’A DEM PARTİ SIRALARINDAN TEPKİ

    Celal Fırat’ın sorularını cevaplayan Bakan Tunç, Meclis’te cemevleriyle ilgili çok önemli düzenlemeler yapıldığını iddia etti.

    Bakan, şunları ekledi:

    “Sayın Fırat, cemevlerinin ibadethane sayılmasıyla ilgili bir soru sordu. Daha önce cemevleriyle ilgili bu Mecliste çok önemli düzenlemeler yapılmıştı, cemeevlerine özellikle imar planlarında yer verilmesi noktasındaki yasal düzenleme gerçekleştirildi. Yine, Kültür ve Turizm Bakanlığı kapsamında Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı şeklinde bir başkanlık da oluşturuldu.

    Hapishanelerde Kürtçe’nin engellenmesi gibi bir durum söz konusu değil; bu geçmişte yaşanan bir durumdu, anneler çocuklarıyla, çocuklar babalarıyla cezaevlerinde kendi dillerinde konuşamıyorlardı. Hatta sizler siyaset yapamıyordunuz, propaganda yapamıyordunuz yani artık ana dilde propaganda yapmak, ana dilde cezaevlerinde konuşmak yasak değil; dolayısıyla, böyle bir durum söz konusu değil.”

    Bakan Tunç’un cevabından sonra DEM Parti sıralarından tepkiler yükseldi.

    PİRHA/ANKARA

  • KESK, Kartal Meydan’ında miting gerçekleştirdi-VİDEO

    KESK, Kartal Meydan’ında miting gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA-KESK, “Emekten yana, demokratik halk bütçesi istiyoruz” şiarıyla Kartal Meydanı’nda miting gerçekleştirdi. Her geçen gün iktidarın baskı politikalarının emekçiler üzerinde artarak devam ettiğini söyleyen KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “İktidar ülkedeki bütçeyi kendi iktidarlarının geleceği için kullanıyor ve bugün ülkedeki ekonomik krizi daha fazla derinleştirdiklerini görüyoruz” dedi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), “Emekten yana, demokratik halk bütçesi istiyoruz” şiarıyla Kartal Meydanı’nda miting gerçekleştirdi. Miting öncesinde kitle miting alanına yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte ‘Emekten yana, demokratik halk bütçesi istiyoruz’ pankartı açıldı. Yürüyüşte sık sık ‘Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz’ , ‘Sermayeye değil emekçiye bütçe’ sloganları atıldı.

    “İKTİDARIN BASKI POLİTİKASI EMEKÇİLER ÜZERİNDE ARTARAK DEVAM EDİYOR”

    Her geçen gün iktidarın baskı politikalarının emekçiler üzerinde artarak devam ettiğini söyleyen KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Sendikal haklarımız, toplu sözleşme haklarımız, grev yapma hakkımız, örgütlenme haklarımıza yönelik anti demokratik uygulamalar devam ediyor. 13 Aralık’ta Meclise gelecek yeni bir bütçe ile karşı karşıyayız. Geçmiş yıllarda olduğu gibi iktidar yine bütçeyi sermayeden ve yandaştan yana yapan bir politikayı ortaya çıkarmaya çalışıyor. İktidar ülkedeki bütçeyi kendi iktidarlarının geleceği için kullanıyor ve bugün ülkedeki ekonomik krizi daha fazla derinleştirdiklerini görüyoruz” dedi.

    “YAŞAMAK VE YAŞATMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

    Kimin gücü yeter bizi görevimizden almaya diyerek sözlerine başlayan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı da, “Bizler Türkiye’de yaşayan herkesin sorumluluğunu taşıyanlarız, yaşamak ve yaşatmak için mücadele ediyoruz. Bizi görevlerimizden araçsallaştırdıkları yargı eliyle geri tutabileceklerini zannediyorlarsa yanılıyorlar. Barış olmadan insanların sağlıklı bir yaşam sürdürme olanağı yok. Gazze’de olanları hep birlikte görüyoruz, bunları izlemek için değil mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur. TTB hepimiziz ve biz sağlık emekçileri olarak alanlardayız. Biz Akbelendeyiz, İliçteyiz ve savaşlara karşı Gazze’de ve Rojava’dayız. Biz nerede savaş varsa orada savaşı durdurmak için onların karşısında mücadelemizi büyütüyoruz” diye konuştu.

    Mezopotamya Kültür Merkezi’nden Nurcan Demircioğlu’nun müzik dinletisiyle miting sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bakan Ersoy, Cemevi Başkanlığı ve Ali Rıza Özdemir ile ilgili soruları yanıtsız bıraktı

    Bakan Ersoy, Cemevi Başkanlığı ve Ali Rıza Özdemir ile ilgili soruları yanıtsız bıraktı

    PİRHA- Meclis bütçe görüşmelerinde ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’da görüşüldü. Görüşmede MHP’li vekillerin başkanlığa övgü dolu sözleri dikkat çekerken, Bakan Mehmet Nuri Ersoy, ülkücü Ali Rıza Özdemir ve Cemevi Başkanlığı ile ilgili milletvekillerinin sorularını yanıtsız bıraktı. 

    Türkiye’de Alevi inancı ve cemevi hala devlet tarafından yasal olarak tanınmazken, AKP-MHP ivedilikle Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Mahkeme kararlarını dahi tanımayan AKP ve küçük ortağı MHP’nin, Alevi kurumlarını ve Alevi toplumunu hiçe sayarak kurduğu bu asimilasyon merkezi olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na maaşlı dede ve çalışan arayışına çıkması, başına da ülkücü olarak bilinen Ali Rıza Özdemir’in getirilmesi tepkileri iyice yükseltti.

    Dün Meclis’te bütçe görüşmelerinde ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da görüşüldü.

    Plan Bütçe Komisyonu bütçe görüşmeleri boyunca söz alan MHP vekillerinin tamamının, Alevi toplumunun reddettiği Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na övgüler dizmeleri dikkat çekti. Bu durum, kurumun başına Türk Ocaklarında yetişen ülkücü Ali Rıza Özdemir’in de atanmasıyla beraber Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir MHP projesi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

    BAKAN ERSOY: 620 CEMEVİNİN TALEPLERİ DEĞERLENDİRMEYE ALINDI

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bakanlık bütçe sunumunda Alevilerle ilgili bölümde ‘Alevi Diyaneti’ olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetlerinin Alevilere hizmet olduğunu iddia etti.

    Ersoy, “Alevilik-Bektaşilik’in korunması ve desteklenmesi adına önemli bir adım atarak Alevi – Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımızı kurmuştuk. Başkanlık teşkilatlanma çalışmalarını tamamlayarak 2023 yılında faaliyetlerine başlamış bulunmaktadır. Kuruluş amacı kapsamında Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapmış olduğu saha çalışmaları neticesinde 620 cemevinin bakım, onarım, tefrişat giderlerine ilişkin talepleri değerlendirmeye alınmıştır; ayrıca 605 cemevinin de aydınlatma giderleri ödenmektedir. Cemevlerini destekleme çalışmalarının yanında Alevilik-Bektaşilik’in korunmasına, desteklenmesine ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunacak çalışmalar da yapılmaktadır. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı 2023 yılı içerisinde bu amaç doğrultusunda Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri gerçekleştirmiştir. 2024 yılının Şubat ayı içerisinde Alevilik Bektaşilik İhtisas Kütüphanesi hizmete açılacaktır” dedi.

    ÇELENK: CEMEVLERİ İBADETHANE STATÜSÜNDE OLMALIDIR

    HEDEP Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk bütçe görüşmelerinde, Alevilerin cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesine ilişkin yürüttüğü hukuk mücadelesinin uzun yıllardır sürdüğünü hatırlatarak, “AİHM’in ‘Cemevleri ibadethanedir’ kararına rağmen, bu statü kabul görmüyor. Bu ülkenin vatandaşları olarak vergi ödüyorlar ve cemevlerinin ibadethane olduğunu bile kabul ettirmekte güçlük çekiyorlar. Aleviler ısrarla karşı çıkmasına rağmen Bakanlık bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu; onların yine istekleri hilafına bu kurumun başına bir atama gerçekleştirildi. Alevilerin hilafına Alevi kültürünü mü tanımlamaya çalışıyorsunuz? Sayın Bakan, Alevilerin ve aslında tüm kamuoyunun isteği olan Madımak hafıza ve utanç müzesinin hayata geçirilmesi için ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye sordu.

    TEMELLİ: ALEVİ İNANCINI YOK SAYAN BİR YAKLAŞIM SÖZ KONUSU

    HEDEP Muş Milletvekili Sezai Temelli ise, “Aleviliği her şeyden önce, kültür kodlarıyla okumak mümkün değildir” diyerek şunları kaydetti:

    “Alevi-Bektaşiler için kutsal olan Hacı Bektaş Veli dergahı müze statüsündedir. Yani Süleymaniye Camisi müze olabilir mi? Burası da Alevi toplumu için ibadethane ama müze statüsünde. Bunun gibi, Alevi toplumunun özellikle cemevlerinin birer ibadethane olduğundan hareketle dile getirilen birçok mesele dikkate alınmadı, alınmadığı gibi, adeta, Alevi toplumunu bu kültür anlayışının içine sıkıştırarak bu inancı yok sayan bir yerden bir yaklaşım söz konusu. Oysa, yine, bütün inançların bir arada yaşadığı bir coğrafyadayız. Bütün inançlara eşit mesafede yaklaşabilecek bir kültür politikamızın olması bir zarurettir. Bir arada yaşama dediğiniz bundan, bu yoldan geçer, eşit yurttaşlık dediğimiz mesele buradan geçer.”

    BAKIROĞLU: HÜKÜMETİN YAPTIĞI ÇALIŞMALAR, ALEVİLERİN İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRMEKTEN UZAK

    CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakıroğlu da, Alevilerin her türlü baskıya rağmen inançlarını yaşattıklarını ve yaşatmaya devam edeceklerini vurguladı. Bakıroğlu şöyle devam etti:

    “Alevi inancı, Aleviler bu topraklarda, Anadolu’da bin yıldan beri inançlarını koruyarak bugünlere kadar gelmişlerdir. Her türlü baskıya rağmen, her türlü zulme rağmen bunu becermişler, her türlü asimilasyon çalışmalarına rağmen bunu becermişler ve bugünlere kadar gelmeyi başarmışlardır ve bundan sonra da inançlarını yaşatacaklardır. Şimdi, bizim burada anlayamadığımız bir şey var, yıllardan beri iktidarınız, Alevilerle, Alevi Bektaşi inancına sahip yurttaşlarla, onların dernekleriyle, temsilcileriyle bir araya geliyor, çalıştaylar yapılıyor. Ancak gelinen noktada, bakıyorsunuz, bir tane Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı2na indirgenmiş durumda. Muhataplarınızın, yani Alevi Bektaşi inancına inanan insanların talepleri çok basit esasında. Diyorlar ki, ‘Cemevi bizim ibadethanemizdir, ibadethane statüsünde olması lazımdır ve eşit yurttaşlık istiyoruz.’ Yaptığınız bütün çalışmalar, bu çok basit, çok temel isteklerini yerine getirmekten ne yazık ki uzaktır.”

    KAYA: ‘MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLSUN’ TALEBİYLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMANIZ VAR MI?

    HEDEP Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

    “*Sayın Bakan, Alevi ve Bektaşilerin kutsal inanç mekânları Bakanlığınıza bağlı olarak müze statüsünde ve izne bağlı olarak ziyaret edilen mekânlara indirgenmiştir. Alevileri inciten bir uygulama bu. Dolayısıyla, AİHM ve iç hukuktaki yüksek yargının kararlarına göre yani birçok hukuki karara göre ibadethane statüsü tescillenen cemevleriyle ilgili gerekli yasal düzenlemeleri yapmayı düşünüyor musunuz?

    *Bir diğer mesele, Sivas Katliamı’nın Alevi toplumunda yarattığı durumla ilgili bir daha yaşanmaması ve toplumun hafızasından silinmemesi açısından, Alevi toplumunun ‘Madımak utanç müzesi olsun’ diye talepleri var. Buranın utanç müzesine dönüştürülmesiyle ilgili bir çalışmanız var mı?”

    ÇAKIRÖZER’DEN ‘ALİR RIZA ÖZDEMİR’ SORUSU

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer‘in ise, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir ile ilgili, soruları oldu.

    Çakırözer, Bakan Ersoy’a, “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda üç ayda değişiklik yapılmasının gerekçesi nedir? Yeni Başkan Ali Rıza Özdemir’in “Aleviliğin Yazılmayan Tarihi” “On İki İmam” “Yahudiliğin Büyük Sırrı” gibi kitapları hem kendi ismiyle hem başka bir isimle yani bir sahte isimle yazmasının gerekçesi nedir? Bu konuda Bakanlığınızın bu görev değişikliği konusundaki gerekçesi nedir?” sorusuna cevap istedi.

    BAKAN ERSOY, SORULARI YANITLAMADI

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın soru cevap kısmında, soruları yanıtsız bıraktığı görüldü.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    > Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı açıldı; Alevilerden ise tepkiler yükseldi: Asimilasyon başkanlığı!

    > Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na Ali Rıza Özdemir getirildi

    > ‘Cemevi Başkanlığı; Alevi örgütlerine, pirlerine, yoluna atanmaya çalışan bir kayyumdur’- VİDEO

    > ‘Özdemir, ülkücü faşist bir gelenekten geliyor; Alevilere vereceği bir şey yok’- VİDEO

  • ‘Her 5 gençten biri, her 3 kadından biri işsiz; emekten yana bir bütçe istiyoruz’-VİDEO

    ‘Her 5 gençten biri, her 3 kadından biri işsiz; emekten yana bir bütçe istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- KESK Dersim Şubeler Platformu, 2024 bütçesiyle ilgili bir basın açıklaması yaptı. KESK Dersim Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mazlum Doğan, “Ne yazık ki tüm vergi yükü gelmiş geçmiş tüm bütçelerden daha ağır bir şekilde bize, emekçi sınıflara, halka yıkılmak isteniyor” dedi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dersim Şubeler Platformu, 2024 bütçesiyle ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı TÜM-BEL-SEN Dersim Şube Başkanı ve KESK Dersim Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mazlum Doğan okudu.

    “TÜM VERGİ YÜKÜ EMEKÇİLERE YIKILMAK İSTENİYOR”

    Emeği ile geçinen kesimler ve halk olarak, her geçen gün daha fazla yoksullaştıklarını ve güvencesiz hale getirildiklerini belirten Doğan, “Tablo ortada. İşsizlerin sayısı 9 milyona ulaştı. Her 5 gençten biri, her 3 kadından biri işsiz. Ülkeyi OECD ülkeleri içinde resmi enflasyonu en yüksek ülke durumuna getirdiler. Tüm dünyada gıda enflasyonu düşerken bizde artmaya devam ediyor. Açlık sınırı 16 bin TL’ye, yoksulluk sınırı 49 bin TL’ye dayandı. 85 milyonluk nüfusun 51 milyonu açlık sınırı, 32 milyonu ise yoksulluk sınırı altında bir yaşam savaşı veriyor” dedi.

    Bütçe teklifine göre önümüzdeki yıl devletin her 100 TL’lik giderinin 89 TL’si vergilerden karşılanacağını ifade eden Doğan, “Peki vergiler kimden, nereden toplanacak? Ne yazık ki tüm vergi yükü gelmiş geçmiş tüm bütçelerden daha ağır bir şekilde bize, emekçi sınıflara, halka yıkılmak isteniyor” dedi.

    “VERGİLER KİMLERE, NEREYE HARCANACAK”

    Doğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    Peki büyük bölümü bize yıkılan bu vergiler nereye, kimlere harcanacak?

    Toplanacak her 100 TL verginin:

    –  17 TL’si iktidarın yurt dışından ve içinden aldığı borçların sadece faiz ödemesine,

    -16 TL’si savunma ve güvenlik harcamalarına,

    – 5 TL’si “teşvik” olarak büyük patronlara, sermayeye

    -3 TL’si hizmet alsak da almasak da müşteri garantili şehir hastanelerine, yol, köprü, havaalanı, tünel inşaatı müteahhitlerine gidecek.

    2006 yılında %40 olan genel kamu hizmetlerine ayrılan pay ise bu bütçede %29’a indiriliyor. Üstelik eğitime ayrılan bütçenin bir bölümü CEDES gibi projelerle tarikatlara, cemaatlere, hısım akraba çevresinin kurduğu vakıflara, Diyanete aktarılacak. Sağlığa ayrılan bütçenin 84 Milyar TL’si yani günlük 229 milyonu hasta garantisi verilen şehir hastanelerine gidecek.

    “BÜTÇEDEN ASLAN PAYI PATRONLARA GİDECEK”

    Kısacası bütçeden aslan payı ne eğitime ne sağlığa gidecek. Çünkü aslan payı istisna, muafiyet, teşvik olarak sermayeye, patronlara gidecek. Ülkenin ekonomisini göz gören çökertenlerin yarattığı borçların faizine gidecek.  Savunma ve güvenlik adı altında silahlanmaya gidecek. Bütçeden milyonları yakından ilgilendiren sorunlara ayrılan pay ise tirajı komik seviyelerde kalacak.

    Çünkü toplanacak her 100 TL verginin sadece:

    -4 TL’si yoksullukla mücadeleye

    – 4 TL’si tarım ve ormancılığa

    – 3 TL’si istihdama,

    – 2,7 TL’si hukuk ve adalete.

    -Sadece 400 kuruşu kırsal kalkınmaya, 360 kuruşu çocukların korunmasına ayrılıyor.

    Toplanacak her 100 TL verginin sadece 120 kuruşu bağımlılıkla mücadeleye, 53 kuruşu ise kadının güçlendirilmesine ayrılıyor.

    Öte yandan vergilerdeki fahiş artışa rağmen bütçe 2 trilyon 652 milyar TL açık veriyor.

    Ne yazık ki hala ‘hükümet yerel seçimlere giderken kesenin ağzını açacak, maaşları, ücretleri enflasyonun üzerinde arttıracak’ diyenler var.

    Oysa bu iktidar yıllardır ne zaman kaşıkla verse kepçe ile geri aldı.

    Son seçimden hemen sonra okul öncesi eğitimdeki bir buçuk milyon öğrencinin 1 öğün ücretsiz yemeğini bile kesenlerin yerel seçimlerden sonra ne yapacağını tahmin etmek için kâhin olmaya gerek var mı?

    KESK olarak iktidarın kendi eliyle yarattığı enkazın tüm faturasını emekçilere, halka yıkmak istediği bu bütçeyi kabul etmiyoruz.

    “HALKTAN, EMEKTEN YANA BİR BÜTÇE İÇİN”

    • Öncelikle bütçe hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz.
    • Vergide adalet istiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmasını istiyoruz.
    • Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine, özelleştirme soygununa son verilmesini istiyoruz.
    • Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılmasını istiyoruz.
    • Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesini istiyoruz.
    • Başta depremzedeler ve öğrenciler olmak üzere tüm dar gelirlilere kamusal, güvenli ve sağlıklı barınma olanaklarının sağlanmasını istiyoruz.
    • Eğitimin her kademesindeki çocuklarımız için 1 öğün ücretsiz, sağlıklı yemek istiyoruz.
    • Emeğe kölelik dayatan politika ve uygulamalara son verilmesini istiyoruz.
    • İnsanca yaşamaya yetecek, yoksulluk sınırı üzerinde bir ücret istiyoruz.
    • Bütçeden engellilere yönelik kamu hizmetlerinin geliştirilmesi için ayrılan payın arttırılmasını, kamuda engelli istihdamının arttırılmasını istiyoruz.
    • Yoksulluğu önleyici, dar gelirlileri koruyucu tedbirlerin hayata geçirilmesi için Temel Gelir Güvencesi istiyoruz.

    2 ARALIK’DA MİTİNG

    2 Aralık Cumartesi günü İstanbul ve Diyarbakır’da hayata geçireceğimiz mitinglerle emeğimize, ekmeğimize, geleceğimize, bütçe hakkımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

    Yıllardır yoksulluk, işsizlik ve yağma düzenin çarkları arasında öğütülen herkesi HALKTAN, EMEKTEN YANA BİR BÜTÇE için omuza omuza vermeye mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • KESK Dersim Şubeler Platformu, ekonomik krize karşı maaş bordrolarını yaktı-VİDEO

    KESK Dersim Şubeler Platformu, ekonomik krize karşı maaş bordrolarını yaktı-VİDEO

    PİRHA-KESK Dersim Şubeler Platformu, ücretlerdeki erimeler ve gerçek enflasyon rakamlarına göre geçim bütçesi oluşturulması talebiyle Sanat Sokağı’nda basın açıklama yaptıktan sonra maaş bordrolarını yaktı. 

    Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Dersim Şubeler Platformu, ücretlerdeki erimeler ve gerçek enflasyon rakamlarına göre geçim bütçesi oluşturulması talebiyle Sanat Sokağı’nda açıklama yapıp maaş bordrolarını yaktı.

    ‘Artık yeter geçinemiyoruz’ pankartının açıldığı eylemde, basın açıklamasını Tüm Bel-Sen Dersim Şube Başkanı Mazlum Doğan okudu.

    “HAYATLARIMIZ HER GÜN BİRAZ DAHA ZORLAŞIYOR”

    Hayatlarının her gün biraz daha zorlaştığını ifade eden Doğan, “Her güne yeni zamlarla uyanıyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı, çocuğumuzun okul, bebeğimizin bez ve mama masraflarını, yaşadığımız evin kirasını karşılayamaz olduk. Kışın kapıya dayanması ile elektrik-doğalgaz faturaları kâbusumuz yeniden başladı. Ülkeyi yönetenler yıllardır ‘Memurlarla toplu sözleşme yapıyoruz, memuru, emekliyi enflasyona ezdirmiyoruz’ diyorlar. Ama her seferinde maaşlarımızı TÜİK enflasyonuna göre hatta bunun da altında arttırıyorlar. Bugün TÜİK rakamlarına göre yıllık enflasyon yüzde 83,5 ama bizim gerçekte yaşadığımız hayat pahalılığı bunun en az iki katı. Maaş artışlarımız sanal TÜİK enflasyonuna göre hem de altı ay geriden yapılıyor. Yapılan sözde artışlar da daha cebimize girmeden adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile geri alınıyor. Mali, sosyal, özlük haklarımız her geçen gün geriye doğru gidiyor güvencesiz istihdam politikaları sonucunda çalışma yaşamında onlarca parçaya bölündük” dedi.

    “TÜM KAMU EMEKÇİLERİNİ ORTAK MÜCADELEYİ BÜYÜTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Sermayeden yana bütçelerle oyalandıklarını belirten Mazlum Doğan, şunları kaydetti:

    “Kamu emekçilerinin, emeklilerin, işçilerin, gençlerin, kadınların, halkın bütçe hakkı yok sayılıyor. Bugüne kadar biz emekçilerin, emekten, halktan yana bütçe’ talebi, ‘Bütçe imkânlarımız kısıtlı’ denilerek görmezden geliniyor. Halkın %99’u her geçen gün yoksullaşırken %1’lik azınlık ise daha da zenginleşti. Sadece son iki yıl içinde emeğin büyümeden aldığı pay yüzde 11,2 azalırken sermayenin payı ise yüzde 11,1 arttı. Ülke biz çalışanlar için bir ‘Asgari Ücretliler Ülkesine’ dönüştürüldü. 2023 bütçesinde de halkın sırtındaki vergi yükü ağırlaşıyor. Başta eğitim ve sağlık hizmetleri olmak üzere kamu hizmetlerine bütçede ayrılan pay azalırken faize, kur korumalı mevduat sistemine, müşteri garantili şehir hastanelerine, yol, köprü, havaalanı, tünel inşaatı müteahhitlerine, ‘beşli çeteye’, sermayeye aktarılan pay artıyor. Tüm kamu emekçilerini sermayeye değil halktan, emekten yana bütçe talebini yükseltmeye, ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Koçyiğit: Alevilerin dergahlarını gasp etmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?-VİDEO

    Koçyiğit: Alevilerin dergahlarını gasp etmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?-VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te yapılan bütçe görüşmelerinde cemevleriyle ilgili yapılan yasal düzenlemeye dair konuşarak, “Aleviler için en önemli dergah olan Hacı Bektaş Dergahı’nı gasp etmekten ne zaman vazgeçeceksiniz? Orası bir dergah, kültür evi değil, orası bir müze değil. Orası Alevilerin dergahı ve bütün Alevi kanaat önderleri o kurumun kendilerine iade edilmesini istiyor” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te yapılan bütçe görüşmelerinde söz alarak cemevleriyle ilgili yapılan yasal düzenlemeye dair konuştu.

    “ALEVİLERİN DERGAHLARINI GASP ETMEKTEN VAZGEÇİN”

    HDP’li vekil Gülistan Kılıç Koçyiğit, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Kültür Bakanlığı’na soruyorum, Aleviler için en önemli dergah olan Hacı Bektaş Dergahı’nı gasp etmekten ne zaman vazgeçeceksiniz? Orası bir dergah, kültür evi değil, orası bir müze değil. Orası Alevilerin dergahı ve bütün Alevi kanaat önderleri o kurumun kendilerine iade edilmesini istiyor. Ancak Kültür Bakanlığı hali hazırda orayı gasp etmeye devam ediyor.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDP’li Özen: Bu bütçe rantın, talanın ve savaşın bütçesidir; kabul etmiyoruz! -VİDEO

    HDP’li Özen: Bu bütçe rantın, talanın ve savaşın bütçesidir; kabul etmiyoruz! -VİDEO

    PİRHA- Meclis’teki bütçe görüşmeleri sırasında söz alan HDP Milletvekili Zeynel Özen, “Bu bütçe yandaşa rant dağıtma bütçesidir, savaşın bütçesidir. Bakın, bu bütçede yoksullar yok, emekliler yok, işçiler yok, çiftçiler yok, hayvancılıkla uğraşanlar yok, öğrenciler yok, tüm yoksullar, emekçiler yok burada. Biz bu talan ve soygun bütçesini kabul etmiyoruz ve hayır diyoruz” dedi.

    Sık sık yaşanan tartışmalarla gündeme gelen 2023 yılı bütçe görüşmeleri devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak bütçeye ilişkin konuştu.

    Özen konuşmasında, yapılan bütçenin emekçilerin, halkın sorunlarına çözüm üretmediğini belirterek, iktidarın rant ve talan politikalarından vazgeçmesi gerektiğini söyledi.

    “AKP İKTİDARI VARKEN YOKSULLUK VE İŞSİZLİK AZALMAYACAK”

    ‘Bu bütçe ne hakçadır ne de halkın bütçesidir’ diyerek sözlerine başlayan Özen, şunları dile getirdi:

    “Bu bütçe yandaşa rant dağıtma bütçesidir, savaşın bütçesidir. Bakın, bu bütçede yoksullar yok, emekliler yok, işçiler yok, çiftçiler yok, hayvancılıkla uğraşanlar yok, öğrenciler yok; tüm yoksullar, emekçiler yok burada. Bu bütçenin amacı yoksulluğu ve adaletsizliği azaltmak değil. Bu bütçe uygulandığında Maraşlı çiftçinin, Konyalı esnafın, Ağrı’da hayvancılıkla uğraşanın durumu daha da iyi olmayacak. Rantın, faizin ve savaş iktidarı olan AKP’nin bu bütçesiyle iş cinayetleri devam edecek, kadın kırım politikaları sürdürülecek, doğanın ekolojik talanı derinleşecek; AKP iktidarı varken yoksulluk ve işsizlik azalmayacak, tam tersine artacak.

    “EKONOMİDE BUNCA REZALETE, ENFLASYONA RAĞMEN AKP PEMBE TABLO ÇİZİYOR”

    Bu bütçe, Karadeniz’de ‘Ben halkım!’ diyen Havva Ana’nın karşısına jandarma copu olarak çıkacak, Dersim’de orman yakacak, Meriç’te mülteci boğacak; Şirvan’da, Soma’da, Amasra’da madenciye ölümü fıtrat olarak dayatacak. Bu bütçeyle her sabah evinden çıkan en az 6 işçi akşam evine geri dönemeyecek, iş cinayetlerinde katledilecektir. Bu bütçe “Köle değiliz!” diyen işçilere gözaltı ve tutuklama olacak, bu bütçe kadın emeği için bağımlı yaşamı dayatacak çünkü bu bütçe emeğin sömürüsü demek, bu bütçe engelliler için daha çok engel çıkaracak, bu bütçe esnaf için iflas, çiftçi için daha çok masraf demek, bu bütçe halka dolaylı vergide artış; rantın vergisinde ise af demektir, bu bütçede AKP’nin adaletsizliği tescillidir. Ekonomide bunca rezalete ve enflasyon rekorlarına rağmen AKP’liler kürsüye çıkıp halen burada toz pembe tablolar çiziyorlar, ey AKP’liler hiç mi sokağa çıkmıyor musunuz siz?

    “BU BÜTÇE HALKIN BÜTÇESİ DEĞİL, BİR AVUÇ OLİGARŞİK GRUBUN BÜTÇESİDİR”

    Sayın Ticaret Bakanı, sizin selefiniz olan Ruhsar Pekcan, kendi bakanlığında, kendi şirketindeki bozuk dezenfektanları fahiş fiyattan satmıştı. Peki ne oldu? Herhangi bir soruşturma açıldı mı? Üstüne üstlük ödül bile verdiniz. Bu memlekette ekonominin neden bu hâlde olduğunun cevabını Ruhsar Pekcan örneğinde anlayabiliriz arkadaşlar. Avrupa’da, bakanlar en ufak bir hediye aldığında bu istifa gerekçesi olur, bizde ise kendi bakanlığını dolandırana ödül verilmektedir. Son olarak, bu bütçe halkın bütçesi değil, bir avuç oligarşik grubun bütçesidir; saray ve küçük ortağının son bütçesidir; 5’li çetenin bütçesidir; halkın cebindeki parayı bir avuç sermayedara aktarma bütçesidir. Biz bu talan ve soygun bütçesini kabul etmiyoruz ve hayır diyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor

    Bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor

    PİRHA- Meclis’teki bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor. Çıkan kavga sonrası İYİ Partili Hüseyin Örs’ün, başına aldığı darbenin ardından hastaneye kaldırıldığı ve elektroşok ile hayata döndürüldüğü açıklandı. MHP milletvekilleri ise sık sık HDP’lilere yönelik sözlü saldırıda bulundu. HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Biz insan haklarını savunuyoruz, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz” dedi. 

    Meclis’teki bütçe görüşmeleri tartışmalarla devam ediyor.

    Görüşmelerinde İYİ Parti Milletvekili Ümit Yılmaz, kürsüde iktidarın ekonomi politikalarına dair konuşma yaparken AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan ile arasında sözlü tartışma yaşandı. Daha sonra AKP Milletvekili Alpay Özalan kürsüye yürüdü. İYİ Parti Milletvekili Hüseyin Örs, Özalan’ı engellemeye çalışırken AKP Bursa Milletvekili Zafer Işık, Örs’e yumruk attı.

    Çıkan kavga sonrası İYİ Partili Hüseyin Örs’ün, başına aldığı darbenin ardından hastaneye kaldırıldığı ve elektroşok ile hayata döndürüldüğü açıklandı. Örs yoğun bakıma alındı.

    “BİZİM HAK SAVUNUCULUĞUMUZU SORGULAMAK HADDİNİZE DEĞİL”

    Gençlik ve Spor Bakanlığı 2023 yılı bütçesi üzerine Meclis Genel Kurulu’nda söz alan MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) hedef aldı. Kılavuz, HDP’lilere yönelik ‘Sözde insan haklarını savunan’ ifadelerini kullanarak, HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istedi.

    HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Kılavuz’un söylemlerine karşı söz alarak, “Biz insan haklarını savunuyoruz, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Biz insan haklarını herkes için amasız, fakatsız savunuyoruz. Burada tek bir ilkemiz var; evrensel hukuk, Türkiye’nin imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler uygulanmasa da Anayasa’dır. Biz ırkçılık yapmıyoruz. Tek bir kimliğin üstünlüğünü savunmuyoruz. Biz işkenceyi bazılarına olur, bazılarına olmaz demiyoruz; bazı katliamlara olur, bazılarına olmaz demiyoruz. Bu nedenle bizim insan hakları savunuculuğumuzu kimse sorgulayamaz, sorgulatmayız, hadlerine değildir. Bu konuda pratiğimiz bunu gösteriyor. Ne mutlu insanım diyene” ifadelerini kullandı.

    Ardından AYM’nin bütçesi konuşulmaya başlandı. Konuşmalarda, HDP’ye açılan kapatma davası üzerinden sert tartışmalar yaşanıyor.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Kılıçdaroğlu: Siz baronları savunuyorsunuz

    Kılıçdaroğlu: Siz baronları savunuyorsunuz

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Genel Kurulu’nda 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinde konuşarak, “Malı götürenlerin bütçesi bu bütçe. Alt gelir gruplarından bir avuç insana olağanüstü kaynak transferi var” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Genel Kurulu’nda 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinde konuştu.

    Türkiye’nin tek adam rejimiyle yönetildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, hükümetin uyuşturucu politikasını eleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun sözlerine AKP’liler sert tepki gösterdi.

    “TEK KİŞİLİK HÜKÜMET”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yaptığı sunum üzerinden sözlerine başlayan Kılıçdaroğlu, “Sayın Oktay’ı dinleyince Erzurumlu esnafın muhasebeciyle yaptığı konuşma aklıma geldi. Erzurumlu esnaf, muhasebeciye şöyle söyler: ‘Hesaba bakırem, hac farz olmuş; cüzdana bakırem, zekâta muhtacız.’ Gerçekten de öyle. Her şey mükemmel ama memleket niye bu hâlde? Neden memleket bu hâlde ve neden saray çok iyi. Tek kişilik hükümetse, gelecek buraya, Parlamentoya gelecek, onuruyla kendi bütçesinin arkasında duracak ve bütçesini savunacak. Parlamentoda, atamayla gelmiş olanların, halkın oy vermediği kişilerin bu kürsüye çıkıp bizden oy istemesi kadar abes bir şey yoktur. Bütçenin arkasında hükümet yok. Atanmışlar, gelmişler buraya, bize bütçeyi sunuyorlar; talimat almadan hiçbirisi parmağını bile kaldıramaz. Çünkü hiçbirisinin yetkisi yok. Yangın söndürmeye gidiyorlar, ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yangını söndürmeye başladık’ diyorlar, talimat gelmezse yangını söndürmeyecek misiniz? Söndüremezler” dedi.

    “UYUŞTURUCU SANIKLARIYLA SOYLU’NUN OĞLUNUN NE İLİŞKİSİ VAR?”

    Türkiye’nin ‘kirli paranın çamaşırhanesi’ haline getirildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Ülkeye sadece para mı girdi, uyuşturucu parası sahibini de getirdi. Her yeri methe çevirdiler. En önemli mafya liderleri, uyuşturucu baronları Türkiye’ye geldiler. Bu baronlar at koştururken, araya fotoroman malzemesi giriyor. Emniyet güçleri paralize edildi. Emniyet güçlerine baskı yapılıyor. Bu pisliğin önünü açanları deftere yazdık. Bir, Süleyman Soylu’nun en büyük uyuşturucu operasyonu dediği operasyonda nasıl oldu da herkes serbest kaldı. Ne oldu? İddianamede çıkarılan sanıklarla Soylu’nun oğlunun ne ilişkisi var? İstanbul Emniyeti Soylu’nun oğlunun aracını sanıklara kiraladığı için mi aradı? İki, Soylu’nun Türkiye’den gönderdik dediği Sırbistan’daki uyuşturucu çetesi lideri nasıl oldu da İstanbul’un göbeğinde kendine özel bir hayat kurdu, uyuşturucu faaliyetlerini yönetti, rakip çetesi elini kolunu sallayarak onu öldürdü? Üç, Kolombiya’da yakalanan 5 ton kokainin gerçek sahibi kim? Soylu, Kolombiya’daki makamlarla iş birliğine neden direndi? Dört, Mustafa Çalışkan ile ne derdiniz var? FETÖ ile, uyuşturucu ile mücadele eden bu kişi neden bu konuma getiriyorsunuz?” diye sordu.

    “BARONLARI SAVUNUYORSUNUZ”

    Kılıçdaroğlu, son olarak şunları dile getirdi:

    “Çocuğu uyuşturucu kullanan annelerle görüştüm, haberiniz yok sizin. Bağcılar’a gittiniz mi, araştırma raporlarını göndereceğim size. 2022’de 20 araştırma önergesi verdik. Uyuşturucu kullananlar evlatlarımız. Met dedikleri ürün ta Afganistan’dan geliyor. Sınırları yolgeçen hanına döndürdünüz. Uyuşturucu Türkiye’ye geliyor, torbacı yakalıyorsunuz. Torbacıyı kullananda sorun, o adamla neden mücadele etmiyorsunuz. Ahlak kavramını çok yıprattınız. Meclis’e Gazi Meclis diyorsunuz. Tarihi de bilmiyorsunuz. Ben uyuşturucudan şikâyet ediyorum, siz baronlarını savunuyorsunuz. Nasıl olur böyle bir şey? Siz hiç fakir mahallerdeki anne babaları dinlediniz mi? Buraya Gazi Meclis diyorsanız şehit ve gazilerin arasında ayrım yapamazsınız. Malı götürenlerin bütçesi bu bütçe. Alt gelir gruplarından bir avuç insana olağanüstü kaynak transferi var.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Sancar: Bu iktidarın veda bütçesidir

    HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Sancar: Bu iktidarın veda bütçesidir

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, 2023 bütçesinde kaynak aktarılan iki büyük kesimin savaş ve faiz lobileri olduğunu vurgulayarak, “Bu bütçe sizlerin veda bütçesidir, küçük ortağının değersiz yalnızlığının müjdecisi bir bütçedir. Fabrikalarda, işyerlerinde, üniversitelerde, sokaklarda, köylerde, farklı yaşam alanlarında eşitlik, barış, özgürlük, adalet, hak, hukuk ve insanca yaşam mücadelesini daha da büyüteceğiz” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinin sürdüğü Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.

    Türkiye’nin AKP-MHP koalisyonunun savaş politikaları nedeniyle her gün daha fazla yoksullaştığını söyleyen eş başkanlar, daha fazla açlık ve sefalet, daha fazla yolsuzluk ile tarihin en önemli seçimine doğru gidildiğini belirtti.

    “YÜRÜTME-SAKLAMA-AKLAMA SİSTEMİ”

    İlk olarak söz alan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Türkiye’nin yaşadığı çoklu krizlerin sebebini tabi ki iktidar açıklayamayacak durumdadır. Biz bugün bunu tek tek açıklayacağız. Yasama-Yürütme-Yargı Kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdınız. Yerine Yürütme-Saklama-Aklama sistemi kurdunuz. Meclisin denetim yetkisini elinden aldınız. Yeni bir vesayet rejimi kurdunuz. Talimatlı bir yargı düzeni yarattınız. Hukuksuz yargı aracılığıyla demokratik siyasete ve topluma karşı bir darbe mekanizması kurdunuz. Kolluk güçlerini, siyasetinizin destek gücü haline getirdiniz. Yolsuzlukları merkezden yerele kadar tüm kurumlara yaydınız. Sayıştay’ın yolsuzluk raporlarını uç uca eklesek buradan sarayınıza yol olur” diye konuştu.

    “TAHRİBATLARIN EKONOMİDEKİ SONUÇLARI ÇOK AĞIR”

    İktidarın yarattığı tahribatların ekonomideki sonuçlarının çok ağır olduğunu vurgulayan Buldan, şunları aktardı:

    “Yemek parasını ödeyemeyen öğrenci yurttan, kirasını ödeyemeyen kiracı evden atılmaktadır. Milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir. Çocuklar bugün beslenme çantasında sadece kuru bir ekmekle okula gitmek zorunda bırakılıyorsa, bunun sebebi, yandaşlarınızın, 5’li çetenizin ihalelerle, rüşvetle, çifter maaşlarla doldurduğu çantalardır. Yandaşlarınızın beslenme çantasında yok yoktur! Ama çocuklar okula aç gitmektedir. Sütü, peyniri, yumurtayı lüks tüketim haline getirdiniz. Çocukların sütünden, yumurtasından kestiğiniz vergileri ise Kur Korumalı Mevduat adı altında zenginlere pay ettiniz. Yandaşlarınız tonlarla götürürken halkın yaşamını ise grama bağladınız! Yoksulun sofrasındaki soğanı da elinden aldınız. Kış geldi sobalar, kombiler yanmıyor. Çünkü halkın cebini yaktınız.

    “SATACAK BİR ŞEY BIRAKMADINIZ”

    Çiftçiyi, üreticiyi, esnafı, emekliyi borç batağına sürüklediniz. Bir de durmadan çıkıp ‘enflasyona ezdirmeyeceğiz’ diyorsunuz. O halde buyurun, asgari ücreti HDP’nin teklifi olan 12 bin 500 lira yapalım. Ama yapmayacağınızı ve yapamayacağınızı biliyoruz. Çünkü siz ancak halktan toplamayı bilirsiniz. 2023’te toplayacağınız vergi 3 trilyon 200 milyar liradır. Belli ki satacak başka bir şey bırakmadınız, vatandaşa yükleniyorsunuz. Dışarıda yandaşlarınıza vergi cenneti yaratırken, içeride ise halka vergi ve zam cehennemi yaşatıyorsunuz. Oysa 20 yılda yandaşlarınıza dağıttıklarınızı toplasanız 10 katı gelir elde edilir. Halkı düşünüyorsanız, buyurun çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınan adaletli bir vergi düzenini hep birlikte yaratalım. Vergi cennetlerini kapatalım. Temel gıdalardaki vergiyi derhal kaldıralım. Yapmazsınız. Çünkü sizin hesabınız başkadır.

    “BİR YANDA YOKSULLAR BİR YANDA DÜZENİN İSTİSMARINDAN MENFAAT SAĞLAYANLAR VAR”

    Buldan’ın ardından söz alarak bunun bir otoriterleşme, faiz, seçim ve enflasyonolist bütçe olduğunu ifade eden HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Sermayeye kaynakların daha çok aktarıldığı bir bütçedir. Kamusal hizmetlerde reel kesintilere uğrayan bir bütçedir. Vergiler yoluyla yükün halkların omuzlarına bindirildiği bir bütçedir. İktidarın ve küçük ortağının yüzde 85 dediği Enflasyon, 2023 yılı bütçesinde yüzde 160 olarak karşımıza çıktı. Türkiye halklarının boğazından geçen lokmayı her geçen gün küçülten bu enflasyonist politika son derece asimetrik bir zenginleşmenin de zeminini yarattı, yaratmaya da devam ediyor. Bir yanda gece yatağa aç giren çocuklar, gün boyunca yoksulluğu iliklerinde hisseden insanlar, gençler, emekçiler, emekliler varken, diğer yandan bu düzenin istismarından menfaat sağlayan sermayedarlar ve bürokratik oligarşi var” diye konuştu.

    “30 MİLYON İNSAN AÇLIK SINIRININ ALTINDA”

    Bugün Türkiye’de 30 milyon insanın açlık sınırının altında yaşadığına dikkat çeken Sancar, sözlerine şöyle devam etti:

    “Gençler mutsuz, Türkiye’yi terk etmenin yollarını arıyor. Eğitim sistemi tamamen çürümüş durumda. Öğrenciler ne evrensel değerleri ve bilgi teknolojilerini hak ettikleri gibi edinebiliyor ne de bugünlerini ve geleceklerini güvende hissediyor. Sağlık sisteminde ‘5 dakikalık göstermelik tedavi’ye dönülmüşken, halk hastanelerde sabah karanlığında sıraya girerek, aylar sonrasına verilen randevuların yarattığı sağlık sorunlarıyla boğuşuyor. Esnaf siftah yapamıyor, mutsuz ve umutsuz. Kredilerle ayakta kalmaya çalışıyor. Ayakta kalamayanlar dükkân kapatıp işsizler ordusuna katılmak zorunda kalıyor. Çiftçi maliyetleri karşılayamıyor. İthalat politikalarından kaynaklı sorunlar nedeniyle üretimden dışlanıyor. Kadınların yaşam hakkı her an tehdit altında, erkek şiddeti kadınları hayattan koparmaya devam ediyor. Kadın emeği daha derin bir sömürü çarkına bağlanmış durumda.”

    “HDP’NİN BÜTÇESİNE 8 AY KALDI”

    HDP’nin yetki sahibi olduğu ilk bütçeye çok fazla zaman kalmadığını kaydeden Sancar, “En fazla 8 ay kaldı. İktidar, 20 yıldır ülkeyi yöneten kendisi değilmiş gibi, yarattığı sorunları çözmenin sözünü veriyor!  Böyle bir yaman çelişkiyle yüz yüzeyiz değerli arkadaşlar. Vaatler arka arkaya sıralanıyor. Bütün bunlar kendi ürünleri değilmiş gibi çözüm önerilerinin sıralayan konuşmalar yapılıyor, nutuklar atılıyor, vizyon belgeleri açıklıyor. Oysa halkımızın büyük bir çoğunluğu gerçeklerin farkında. ‘Asgari ücreti artıracağız’ diyorlar ama kurdukları ekonomik sistem, enflasyonist politikalarla alım gücünü yok ettiler, paranın değerini pula çevirdiler, tüm emekçileri açlık sınırında yaşayan asgari ücretli haline getirdiler” dedi.

    “DEMOKRATİK GELECEĞİN İNŞA GÜCÜ BURADADIR, BİZİZ”

    Sançar, son olarak, “Fabrikalarda, işyerlerinde, üniversitelerde, sokaklarda, köylerde, farklı yaşam alanlarında eşitlik, barış, özgürlük, adalet, hak, hukuk ve insanca yaşam mücadelesini daha da büyüteceğiz. Çözüm biziz, Türkiye’nin demokratik geleceğin inşa gücü buradadır, göreceksiniz bu güç ve fikriyat mutlaka kazanacak. Hepinizi bu duygu ve düşüncelerle selamlıyor selam ve sevgilerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • TTB: Sağlık Bakanlığı 2023 Yılı Bütçe Teklifi sağlığa zararlıdır!

    TTB: Sağlık Bakanlığı 2023 Yılı Bütçe Teklifi sağlığa zararlıdır!

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı için sunulan bütçe teklifini değerlendirerek, “Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılı bütçe teklifinde yer alan hedeflerin neredeyse hiçbiri kabul edilemez” dedi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı 2023 Yılı Bütçe Teklifi üzerine değerlendirmesini kamuoyu ile paylaştı.

    TTB Genel Merkezinde yapılan basın açıklamasında ilk konuşan isim Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten oldu. Ökten, yapılan açıklamada Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın olması gerektiği vurgusunu yaparak Sağlık Bakanlığı bütçesinin azaltıldığını, tedavi edici hizmetlere %70 pay ayrılırken koruyucu sağlık hizmetleri payının %30 ile sınırlı tutulduğunu söyledi.

    Ökten ayrıca, “Toplum sağlığını koruyacak bir sisteme ihtiyacımız var. Aksi halde aylar sonraya verilen randevu, ameliyat tarihi gibi sorunlar katlanarak sürecektir” dedi. Ali İhsan Ökten son olarak 13 şehir hastanesine %23 pay ayrılmasına tepki göstererek, bu sayının ilerleyen yıllarda 31’e yükselmesi halinde sağlık bütçesinin çok daha dengesiz hale geleceğini, diğer kamu hastanelerinde nasıl hizmet verileceğinin belirsizleşeceğini ifade etti.

    “BÜTÇE KANUNU BASINA-HALKA KAPALI OLARAK GÖRÜŞÜLMEYE BAŞLANDI”

    TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Adalet Çıbık tarafından okunan açıklamada “Sağlık Bakanlığı 2023 Yılı Bütçe Teklifi Sağlığa Zararlıdır; Toplum Sağlığı Düşünülerek Yeniden Yapılandırılmalıdır!” denilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye’de genel bütçe, AKP’nin hükümet olmasıyla birlikte, bir yandan ‘sosyal devlet’ hedefi daha da zayıflarken; diğer yandan şirketleri, sermaye sahiplerini vergi vermekten neredeyse azade eden uygulamalarla toplumsal eşitsizlikleri daha da artıran bir içerik kazandı. Bu tablo, elbette yeni değil. Ancak, AKP’nin 20 yıllık iktidarıyla geldiğimiz Kasım 2022 itibarıyla bütçe, yoksulu daha yoksul ve aç, zengini çok daha zengin yapan ekonomik ve sosyal politikaların hayata geçirilmesinin aracı yapıldı.

    Öyle ki kurumlar vergisi adıyla şirketlerden, sermaye sahiplerinden alınan vergi 1999 yılında yüzde 46 iken aşama aşama azaltılıp, 2022 yılında yüzde 22’ye düşürüldü. Bu uygulamayla şirketler ve sermaye sahipleri tarafından ödenmesi gereken vergi oranı yüzde 52 azaltılmış oldu. Başka bir ifadeyle, şirketler ve sermaye sahipleri oran olarak bu yıl, 23 yıl önce ödemeleri gereken verginin yarısından daha azını ödemeleri gerekiyor. Buna karşın, örneğin, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı bütçeleri, topluma sunmakla yükümlü oldukları hizmeti asgari ücretli ailelere bile para almadan sunabilecekleri düzeye çıkartılmadı. Toplumun devlet tarafından sunulmakta olan sağlık hizmetlerine, eğitim-öğretime, tiyatroya vb. ulaşabilmesi ve yararlanabilmesi için cebinden önemli miktarlarda harcama yapması gerekiyor.

    Bilindiği gibi, Haziran 2018 genel seçimleri sonrasında uygulamaya giren Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte, bütçeyi Cumhurbaşkanlığı hazırlıyor ve cumhurbaşkanı tarafından bir yasa teklifi olarak TBMM Başkanlığı’na iletiliyor. “2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi” de 17 Ekim 2022 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunuldu ve Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, maalesef basına-halka kapalı olarak görüşülmeye başlandı.

    Toplam bütçe teklifi bir önceki yılın teklifine göre yüzde 150,3 artırılarak, 4 trilyon 469 milyar 570 milyon 19 bin TL gider ve 4 trilyon 248 milyar 666 milyon 270 bin TL gelir olarak sunuldu. Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan beşinci bütçe olmasına karşın, denk bütçe yapılamamış, daha teklif halindeyken gelirde yaklaşık yüzde 5’lik bir eksiklik yaratılmıştır. Bunun parasal karşılığı 220 milyar 903 milyon 749 bin TL’dir. Öyle ki Milli Savunma, Adalet, Dışişleri bakanlıkları başta olmak üzere birçok bakanlığın bütçesinden çok daha fazladır.

    Cumhurbaşkanlığı, 2023 yılı bütçe gelirlerinin yüzde 86,5’inin vergi gelirlerinden sağlanmasını teklif etmektedir. Yanı sıra, vergi gelirlerinin de yalnızca yüzde 17,4’ünün kurumlar vergisi üzerinden toplanması hedeflenmiştir. Hedeflenen vergi gelirinin büyük bölümünün yine çalışanların maaş ve ücretlerinden, küçük esnafın ve köylünün kazancından kesilecek-alınacak vergilerle ve KDV, ÖTV gibi dolaylı vergiler üzerinden sağlanması hedeflenmektedir.

    Bu teklifin hayata geçirilmesi daha önceki yıllarda olduğu gibi eşitsizlikleri ve yoksulluğu artıracaktır. Adil değildir. Hakkaniyetsizdir. Yalnızca bu nedenle dahi kabul edilebilir değildir. Bütçe gelirleri öncelikle kârdan, ranttan, faizden alınacak vergilerle sağlanmalıdır. Gıda, ilaç, kitap, su, elektrik, doğalgaz, sağlık, eğitim başta olmak üzere, mal ve hizmet alımlarında KDV, ÖTV vb. dolaylı vergiler kaldırılmalıdır. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınacak adil bir bütçe teklifi hazırlanmalıdır.

    “BÜTÇE TEKLİFİNDE YER ALAN HEDEFLERİN NEREDEYSE HİÇBİRİ KABUL EDİLEMEZ”

    Yaşanmakta olan sorunların yarattığı gereksinimler, bütçe teklifini hazırlayanlar tarafından görülmemiş olacak ki genel bütçe içinde Sağlık Bakanlığı bütçesinin payı, 2022 yılı için yüzde 6,63 iken 2023 yılı için yüzde 6,56 olarak belirlenmiş. Bırakalım artırılmasını, maalesef payı azaltılmış. Bu yetmezmiş gibi bakanlığın azalan payının yanı sıra, bakanlığın bütçesi içinde ‘koruyucu sağlık programının’ payı da bir önceki yıla göre azaltılmaktan kurtulamamış; yüzde 33,4’den yüzde 28,7’ye indirilmesi teklif ediliyor. Yetmiyor. Bakanlık bütçesindeki payı 2022 yılında yüzde 64,2 olan ve 2023 yılında yüzde 69,6 olması teklif edilen ‘tedavi edici sağlık programının’ başında da büyük bir kara delik var: Şehir hastaneleri! Sağlık Bakanlığı 2023 Yılı Bütçe Teklifi; ‘tedavi edici sağlık programı’ için ayrılan bütçenin yüzde 22,9’unun şehir hastanelerinin patronlarına kira bedeli ve hizmet alım bedeli olarak ödenmesini içeriyor.

    Bunların yanı sıra, bilindiği gibi Türkiye’de emek gücünü satarak yaşamak zorunda olanların tümü gibi hekimler ve sağlık emekçileri de AKP hükümetleri döneminde daha da yoksullaşmış ve geçinemez hale gelmiştir. Bütçe teklifinde hekimlerin maaş ve emekli aylığına etki edecek 7200 ek göstergenin uygulanması ve özel hizmet tazminat oranlarının yükseltilmesiyle maaşlarda en az yüzde 200 oranında artış yapmaya olanak verecek düzenlemeler 2023 yılı bütçe teklifinde yer almalıdır. Hiçbir hekimin, sağlık emekçisinin aylık gelirinde performans ücretinin payı yüzde 10’u-15’i geçmemeli, gelirlerinin hemen tümünün emekliliğe de yansıtıldığı düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

    Sağlık Bakanlığı 2023 yılı bütçe teklifinde yer alan hedeflerin neredeyse hiçbiri kabul edilemez. Sağlık Bakanı, 24 Kasım 2022 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapacağı; Sağlık Bakanlığı 2023 Yılı Bütçe Teklifi konuşmasından önce gerekli düzenlemeleri yapmalıdır. Bakanlığın bütçesinde yapılacak düzenlemeler; halkın sağlığının korunması ve geliştirilmesi önceliğiyle toplumun sağlık sorunlarının en kısa sürede ve kamusal olarak çözülmesi, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin çalışma koşullarının ve özlük haklarının insan yaşamına yakışır, günümüzün koşullarına uygun hale getirilmesi ve şiddetin önlenmesi öncelikli hedefleriyle gerçekleştirilmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Özen: Torba yasa teklifi, Alevileri asimile etmek, Aleviliği tanımlamak için getirildi-VİDEO

    Özen: Torba yasa teklifi, Alevileri asimile etmek, Aleviliği tanımlamak için getirildi-VİDEO

    PİRHA- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınan torba yasa teklifine tepki göstererek, HDP Milletvekili Zeynel Özen, “Bir yasa teklifi sorun çözmek için getirilir. Eğer bir sorun yoksa Aleviler konusunda bu yasa teklifini neden getirdiniz? Bu getirdiğiniz teklif Alevileri asimile etmek, Aleviliği tanımlamak, Alevilerin gazını almak için getirilmiştir. Sorun çözmeyecektir” dedi.

    Cemevleri ile ilgili düzenlemeleri de içeren torba yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye devam ediliyor.

    Görüşmelerde söz alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, hükümetin Alevileri tanımlamaya çalıştığını, bunun kabul edilemez olduğunu ve getirilen yasa teklifinin Alevilerin sorunlarını çözmeyeceğini söyledi.

    “ALEVİLERİN SORUNU YOKSA BU YASA TEKLİFİNİ NEDEN GETİRDİNİZ?”

    Milletvekili Zeynel Özen, bu topraklarda Alevilerin sorununun on yıllardır devam ettiğini belirterek, “Muaviye’den Yezid’ten bu yana Kerbela’dan bu yana devam ediyor. Sorun yok, diyorsunuz. Sivas’ı, Maraş’ı, Çorum’u, Gazi’yi, Gezi’yi unuttunuz mu? Kimler katledildi buralarda? Siz burada Aleviliği tanımlamaya çalışıyorsunuz. Bu bir teolojik tartışmadır. Ben Sünnilik konusunda konuşmayı, tanımlama yapmayı ne hakkım olarak görürüm ne haddim olarak görürüm. Eşitlikten bahsediyorsunuz ama toplantının başında bölücülükten bahsediyorsunuz. Bir yasa teklifi sorun çözmek için getirilir. Eğer bir sorun yoksa Aleviler konusunda bu yasa teklifini neden getirdiniz? Bu getirdiğiniz teklif Alevileri asimile etmek, Aleviliği tanımlamak, Alevilerin gazını almak için getirilmiştir. Sorun çözmeyecektir” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • İçişleri Bakanlığı bütçesinde AKPli vekil ile CHPli vekil arasında kavga çıktı

    İçişleri Bakanlığı bütçesinde AKPli vekil ile CHPli vekil arasında kavga çıktı

    PİRHA- Bütçe görüşmeleri kapsamında bugün İçişleri Bakanlığı bütçesi Meclis’e geldi. Bütçe tartışmaları hararetlenip kavgaya dönüştü. AKP’li ve CHP’li iki vekil birbirinin üzerine yürüdü.

    TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığının bütçe görüşmelerinde milletvekilleri arasında kavga yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıt verdiği konuşması sırasında AKP İzmir Milletvekili Alpay Özalan, Özel’in üzerine yürüdü. Partilerin diğer vekilleri de kavgaya dahil oldu. Bu sırada Bakan Soylu da Özel’in üzerine yürüdü.

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Soylu’nun açıklamaları sonrası kürsüye gelerek sert bir konuşma yaptı.

    Özel, ”Suç işleri bakanı deyince kabule denen görüş, bugün bir itirafa döndü. Bir suç örgütü liderine koruma vermesiyle ilgili sorusuna cevap vermemek için, karakol baskını sorusuna cevap vermemek için, insan kaçakçılığı ile ilgili ağır kusuruna cevap vermemek için, Aliye Uzun konusuna cevap vermemek için böyle bir konuşmaya karar verdi” diyen Özel, ”Sinir krizi geçirerek diyor ki : Devlete iftira attırma. Devlete iftira yok, kendisine sorulan sorular var” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Barınamıyoruz Hareketi 12 Aralık’ta Ankara’ya gidiyor-VİDEO

    Barınamıyoruz Hareketi 12 Aralık’ta Ankara’ya gidiyor-VİDEO

    Üniversite öğrencilerinin barınma hakkına dikkat çeken Barınamıyoruz Hareketi, Ankara’da toplanacak. Meclis’teki bütçe görüşmelerini hatırlatan öğrenciler “Ayın 12’sinde Ankara’ya gidiyoruz” dedi.

    “Barınamıyoruz Hareketi,” 12 Aralık’ta Ankara’da olacak. 2022 yılı bütçe görüşmelerinin TBMM’de sürdüğüne dikkat çeken öğrenciler, “Her yılın rutini olan bütçe görüşmelerinin de tarihimizin de farkındayız. Artık onları da planlarını da öğrencileri görmeyen bütçelerini de beklemiyoruz” dedi.

    Barınma sorunu yaşan üniversite öğrencilerinin kurduğu “Barınamıyoruz Hareketi”, Ankara’da bir araya gelecek. Öğrenciler, bugünden itibaren 12 gün boyunca devam edecek 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin TBMM’deki görüşmeleri sırasında 12 Aralık’ta Ankara’da olacak.

    “Artık yeter” diyen gençler, 12 Aralık’ta herkesi Ankara’ya davet ederek sosyal medyadan şu mesajı yayımladı:

    “Her yılın rutini olan bütçe görüşmelerinin de tarihimizin de farkındayız. Artık onları da planlarını da öğrencileri görmeyen bütçelerini de beklemiyoruz. Artık sadece bir adım atmaya değil, koşmaya niyetleniyoruz. Bizi ittikleri uçurumun kıyısını eşik kabul ediyoruz. Bu eşikten atlayacağız. Ayın 12’sinde ‘yönetenlerin şehrine’ Ankara’ya gidiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Atay: Siz, Kızılbaş düşmanı Ebussuud’un, bizler ise Pir Sultan’ın yolundayız-VİDEO

    Atay: Siz, Kızılbaş düşmanı Ebussuud’un, bizler ise Pir Sultan’ın yolundayız-VİDEO

    PİRHA-TİP Hatay Milletvekili Barış Atay, Meclis konuşmasında hükümeti eleştirerek “Siz, ‘Kızılbaşların öldürülmesi, canları, malları helaldir’ diyen Ebussuud’un tarafısınız. Siz, mevki, güç için erke biat eden Hınzır Paşa’nın tarafısınız; biz ‘Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan’ diyen Pir Sultan Abdal’ın yolundayız” dedi.

    Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay, TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmelerine dair konuştu.

    Atay, iktidarı eleştirerek bütün kamu ihalelerinin ‘yandaş sermayeye’ aktarıldığını ifade ederek, “Milyonlarca lira vergi borcunu sildiğiniz beşli çete ve yandaş patronlar… O kadar çok vergi borcu sildiniz, o kadar çok kamu ihalesi verdiniz ki adam kendine jet aldı. Alın size kaynak” dedi.

    “ALPARSLAN KENDİNE SARAY YAPTIRMA GEREĞİ DUYMAMIŞKEN…”

    Atay, iktidarın Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaptırdığı saray inşasını da gündeme getirerek şunları söyledi:

    “Bu yeni yaptırılan Ahlat sarayıyla ilgili diyorlar ki, ‘Malazgirt Zaferi’nin anısına Alparslan için yaptırdık.’ Enteresan, çünkü zaferi kazanan Alparslan kendine saray yaptırma gereği duymamış 950 yıl sonra arkadaşlar kendilerine iş edinmişler de bir tane saray yapıyorlar Alparslan için.

    Bu bütçe döneminde de anlıyoruz ki bu bütçe yine 39 liraya mahkûm edilen halkın değil, sermayenin bütçesi. Bu bütçe, salgın döneminde her gün arkadaşlarını kaybeden ama bir dilim kaşar ekmeğe talim ettirilen sağlık emekçilerinin değil, halka tablolarlar yalan söyleyen hastane patronu Bakanın bütçesi. Bu bütçe, 2020 yılında bile 2 kilometrelik ekmek kuyruğunda, çorba kuyruğunda beklemek zorunda kalanların değil, ancak kuru ekmek yiyebilenlere ‘Ee, aç değiller ki’ diyebilen milletvekillerinin bütçesi.

    “BU BÜTÇE TARİKATLARIN, CEMAATLARIN BÜTÇESİ”

    Bu bütçe yoksul oldukları için okuma imkânı ararken tarikatların, cemaatlerin eline düşüp tacize uğrayan, yangında ölen çocukların değil; bizzat tarikatların, cemaatlerin, özel okul zinciri olan Millî Eğitim Bakanının bütçesi aynı zamanda.

    Bu bütçe üniversite öğrencilerinin değil, bu bütçe üniversitelere ‘Fuhuş evleridir’ diyen akademisyenlerin bütçesi.

    “BU BÜTÇE ZABITACA DÖVÜLEN ÇOCUKLARIN BÜTÇESİ DEĞİL”

    Bu bütçe dokuz yaşında işporta tezgâhı açmak zorunda kalan ve zabıtalarca dövülen çocuğun bütçesi değil, kendine çocukluğundan kalma anıları depreşsin diye dinozor parkı yapan, 750 milyon dolar parayı da hiçe sayan, hiç eden Belediye Başkanınızın bütçesi.

    Bu bütçe kendini köprüye asan işçinin, oğluyla birlikte arabada yaşamak zorunda kalan ama üstüne bir de sokağa çıkma yasağından dolayı para cezası kesilen babanın değil, karantinada spor yaptığı yalı bahçesini -cahilliğimiz- anca sahil şeridi zannedebildiğimiz holding patronunun bütçesi.

    Ben, konuşalım ki taraflarımız bir kez daha netleşsin istiyorum. Bakın, bize ‘terörist’ diyeceksiniz diye bildiğimizi söylemekten sakınacak değiliz. Biz halktan tarafız, siz günde 2.500 asgari ücretlinin parasını yiyen Cumhurbaşkanından tarafsınız. Biz halk için mücadele eden Mahir’in, bağımsız Türkiye için idama yürüyen Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in, işkencede parçalanan İbrahim’in tarafıyız; siz onlara pusu kuran, ‘Üç fidan idam edilsin’ diye çift el havada bekleyen ve Kaypakkaya’nın parçalanmış cesedini babasına çuvalda verenlerin tarafısınız.

    Biz, ‘Kardeşlerim, bakmayın sarı saçlı olduğuma/Ben Asyalıyım/Bakmayın mavi gözlü olduğuma/Ben Afrikalıyım’ diyen Nazım’ın tarafıyız; siz ‘Türklerden başka herkes düşmandır’ diyen Nihal Atsız’ın tarafısınız. Biz ‘Hor bakma fukaraya sakın ey ehlihüner’ diyen Şah Kalender Çelebi’nin tarafıyız; siz ‘Kızılbaşların öldürülmesi, canları, malları helaldir’ diyen Ebussuud’un tarafısınız. Siz mevki, güç için erke biat eden Hınzır Paşa’nın tarafısınız; biz ‘Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan’ diyen Pir Sultan Abdal’ın yolundayız. O yüzden size son sözüm:

    ‘Yürü bre Hızır Paşa,

    Senin de çarkın kırılır.

    Güvendiğiniz padişahınız,

    O da bir gün devrilir.’

    PİRHA/ANKARA

  • Tüm emekliler Sendikası: 2021 bütçesi savaşın bütçesidir-VİDEO

    Tüm emekliler Sendikası: 2021 bütçesi savaşın bütçesidir-VİDEO

    PİRHA-Tüm Emekliler Sendikası, Mecliste görüşmeleri devam eden 2021 bütçesi ve haklarında süren kapatma davasına ilişkin basın açıklaması yaparak, “Açlık düzenine karşı insanca bir yaşam istiyoruz” dedi.

    2021 Bütçe tasarısı görüşmeleri sürerken emekliler de taleplerini dile getirdi. Tüm Emekliler Sendikası, yurt genelinde eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

    Ankara’da Genel Merkez binası önünde bir araya gelen sendika üyeleri, “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganı atarken “Emekliye ücretsiz ulaşım hakkı verilsin. Emekliye %5 temel gıdaya %48 zam” dövizleri taşındı.

    Tüm Emekliler Sendikası Genel Sekreteri İshak Kocabıyık, “İnsanca bir yaşam ve savaşa karşı barış için hala taleplerimizle yollardayız” diyerek şunları dile getirdi:

    “2021 bütçe tasarısı sarayın istekleri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Bu bütçe ne yazık ki savaşın bütçesidir. Bu bütçe sağlıksızlığın bütçesidir. Bu bütçe yoksulluğun, açlığın bütçesidir. Savaşa karşı barış, halkların eşitliği, insanca bir yaşam şiarıyla sendika olarak 108 şubemizle beraber söz konusu taleplerimizi dile getiriyoruz. Dile getirdiklerimiz sadece yazılı kağıtta olan taleplerimiz değil. Biz anı zamanda doğa ile barışık bir yaşam için mücadelemize devam edeceğiz. Tüm Emekli Sen için çıkarılan ne kadar engel, baskı var ise 25 senelik mücadele tarihimizde olduğu gibi yırtıp bir tarafa atacağız.”

    “GÖRÜŞLERİMİZE BAŞVURULMUYOR”

    Sendika açıklamasını ise Çankaya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Halil Özdemir okudu. İktidarın, halkın ihtiyaçları yönünde hiçbir değişikliğe izin vermeyeceğini söyleyen Özdemir, şunları kaydetti:

    “Bu görüşmelerde, bizlerin görüşlerine başvurulmamakta, temsil ettiğimiz kesimler yok sayılmaktadır. Bu sarayın ve TBMM çoğunluğunun siyasi tercihidir. Bu siyasi tercihte yoksullardan, kadınlardan, çalışanlardan, emeklilerden, işçilerden değil, sermayeden, rantiyeden yana kullanılmaktadır.

    Bunun yanı sıra emekliler için uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan sendika kurma hakkımız mahkemeler vasıtasıyla elimizden alınmaya çalışılmakta, devletin uluslararası sözleşmelere uygun iç hukukta düzenlemeler yapmak yerine emeklilerin 25 yıllık sendikal geçmişini yok saymaya çalışmakta, sendikaları kapatmakla tehdit etmektedir.”

    BU BÜTÇE SAĞLIKSIZLIĞIN BÜTÇESİDİR”

    Açıklamada, salgını önleyici tedbirler içerisinde yaşlılara engel konulmasının “onur kırıcı” olduğuna vurgu yapılarak şöyle devam edildi:

    “Bu tedbirler yerine halk sağlığı önlemlerinin, koruyucu hekimliğin, sağlığın bütünüyle kamusal ve parasız bir hizmet olmasının koşulları yaratılması gerekirken, sağlıkta özelleştirmenin simgesi olan şehir hastaneleri yapımına hız verilmiştir. Oysa çoğu şehirlerde pek çok hastane binası boşaltılmış, işlevsizleştirilmiş, yıkılmaya terk edilmiştir. Bu bütçede de emeklilerin sağlık haklarını iyileştirici ne bir madde ne de böyle bir niyet vardır. Açlığa mahkum edilen emeklilere bir de salgının yükü eklenmiş, sağlık hizmetlerinden parasız olarak yararlanması gereken kesimler adeta para kazanmanın yolu gibi görülmüş ve görülmeye devam edilmektedir.

    Son günlerde devreye giren, güya salgına karşı önlem diye adlandırılan kısıtlamalar ise, tedbir olmaktan daha fazla, halkın yaşam biçimini değiştirmeye ve baskıcı bir sistemi iyice yerleştirmeye, toplumsal muhalefetin her adımını engellemeye yönelik hale gelmiştir.

    “DOĞA KARŞITI VE BİLİMSELLİKTEN UZAK BİR BÜTÇE”

    Son yıllarda artan ölçüde, sel gibi, deprem gibi felaketler yaşanmaktadır. En son İzmir ve civarında yaşanan deprem gerek can kaybı açısından gerekse de kamunun sorumlulukları açısından acı gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir.

    Ülkenin doğal zenginliklerini sermayeye peşkeş çekmenin bir sonucu olarak yaşanan ve adeta cinayete dönüşen felaketlere karşı bütçede her hangi bir kaynak yoktur. Aksine bu tür felaketleri önleme ve sonrası önlemleri almakla yükümlü kurumlara bütçeden ayrılan pay komik dencek orandadır. Bir örnek olması açısından Diyanet İşleri Başkanlığına 13 milyar lira AFAD’a ise 2 milyar lira ödenek ayrılması söylenebilir.”

    Halil Özdemir, Tüm Emekliler Sendikası’nın taleplerini de şu şekilde sıraladı:

    *Emeklilerin sendikalarına karşı açılmış kapatma davaları geri çekilmeli, Valilikler bu davalara taraf olmamalıdır.

    *Uluslararası sözleşmeler ve 25 yıldır emeklilerin zorluklarla baş ederek sürdürdüğü kazanımlar ve sendikal örgütlenmesi tanınmalı, anayasal güvence altına alınmalıdır.

    *En düşük emekli aylığı brüt asgari ücret tutarına yükseltilmelidir.

    *Emekliler arasındaki ücret dengesizliği bir an önce giderilmeli.

    *Yılda 4 sefer aylık tutarında ikramiye verilmelidir.

    *Sağlık hizmetleri tamamen kamusal olmalı, kamu eliyle yürütülmelidir.

    *Emeklilerden sağlık ve tedavi katkı payları alınmamalıdır.

    *Ekmek, et, su, elektrik, doğalgaz gibi temel ihtiyaç ürünlerine zam yapılmamalıdır.

    *Coronavirüse karşı bulunduğu söylenen aşıların tıbbi olarak onaylanmasından sonra ücretsiz olarak (Sağlık çalışanları ve ardından 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olanlardan başlamak üzere) aşılanmasına başlanmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Hacıbektaş Dergahı’nda kayıp olan eşyalar ne zaman getirilecek?’- VİDEO

    ‘Hacıbektaş Dergahı’nda kayıp olan eşyalar ne zaman getirilecek?’- VİDEO

    PİRHA – 2020 Bütçe görüşmelerinde söz alan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Hacıbektaş Dergahından tadilat nedeniyle götürülüp getirilmeyen eşyaların ne zaman getirileceğini Kültür ve Turizm Bakanı’na sordu. 

    Haberin Videosu

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM 2020 bütçe görüşmelerinde, Hacı Bektaş Dergahı’nda yaşanan bakımsızlığı, ödenek yetersizliğini ve kaybolan malzemeleri Kültür ve Turizm Bakanı’na sordu.

    Hacıbektaş’ın Alevilerin inanç merkezlerinden ve ibadet yerlerinden biri olduğunu söyleyen Kenanoğlu, ‘Size göre müzedir ama bize göre inanç ve ibadet özelliğini korumakta ve bu amaçla her yıl yüz binlerce insan ziyaret etmektedir” dedi.

    2019 yılında 11 ayda 584 bin kişinin ziyaret ettiğini söyleyen Kenanoğlu, dergahın bakımsız, kimi yerlerde beton dökülmeleri, koku giderici ve ayaklara takılan galoşun ödenek yetersizliğiyle temin edilmediğinin altını çizdi.

    Dergahtaki envanterlerde bulunan ve dergaha ait olan kimi malzemelerin tadilat ve tamirat diye götürüldüğünü ancak geri getirilmediğini kaydeden Ali Kenanoğlu, Alevilerin bu eşyaların ne zaman geri getirileceğini merak ettiğini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Bütçe görüşmelerinde CHP ve HDP’den protesto

    Bütçe görüşmelerinde CHP ve HDP’den protesto

    HDP ve CHP’li vekiller, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerinde EYT, taşeron ve işsizlik sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dövizler taşıdı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2020 yılı bütçe teklifinin görüşüldüğü Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT), taşerona kadro ve işsizlik sorunlarına dikkat çeken dövizlerle görüşmeleri protesto etti.
    HDP’liler, komisyona ellerinde EYT yazan dövizlerle katıldı. CHP’li Kani Beko da elinde EYT döviziyle HDP’ye destek verdi. Bu sırada AKP sıralarında CHP’ye “teröre destek vermeyin” ifadeleri kullanıldı.

    CHP’li milletvekilleri ise AKP’nin taşeron ve istihdama ilişkin verdiği sözleri ve bunun karşısında yaptıklarını anlatan şu dövizleri taşıdı: “İddialar: Taşerona kadro verdik, Gerçekler: Taşerona ayrım devam ediyor”,  “İddialar: İşsizlik fonu işçi ve işverenin ortak fonudur. Gerçekler: İşsizlik fonu işçiye ait bir fondur”, “İddialar: İstihdamı 2.5 milyon arttıracağı. Gerçekler: İşsiz sayısı 8 milyona çıktı.”

  • Kenanoğlu Meclis’te hatırlattı: Uğur Kurt’un katili hala dışarıda dolaşıyor

    Kenanoğlu Meclis’te hatırlattı: Uğur Kurt’un katili hala dışarıda dolaşıyor

    PİRHA – TBMM’de devam eden bütçe görüşmelerinde Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 22 Mayıs 2014’te Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt’un katilinin hala dışarıda olduğunu mecliste gündeme getirdi. 

    22 Mayıs 2014’de bir yakınının cenazesine katılmak üzere İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde bulunan Uğur Kurt, polis tabancasından çıktığı tespit edilen kurşunun kafasına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmişti. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Uğur Kurt’un faili olarak yargılanan polis 1 yıl 8 aylık bir cezaya çarptırılmış, daha sonrasında ise bu ceza 12.000 TL’lik para cezasına dönüştürülmüştü.

    “UĞUR KURT’UN KATİLİ HALA SERBEST”

    TBMM’de devam eden bütçe görüşmeleri kapsamında İçişleri Bakanlığı ve bakanlığa bağlı bulunan kurumların bütçe ve kesin hesapları görüşüldüğü sırada, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, AKP grubunun emniyet teşkilatı üzerine yaptığı konuşmalar sırasında Uğur Kurt’u meclis sıralarından tekrar hatırlattı.

    AKP grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Kemal Çelik’in “…polisin kötü muamele yaptığına yönelik iddialar bugün için yüzde 90 oranında düşmüştür” demesi üzerine Uğur Kurt’un cemevinde katledildiğini hatırlatan Kenanoğlu, “Uğur Kurt’u cemevinin önünde öldürdüler be! İddiaymış… Katil hala serbest dolaşıyor” dedi.

    Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oluç’un konuşması üzerine söz isteyen AKP grup başkanvekili Mehmet Muş’un – Kemal Çelik’in söylediklerine paralel bir şekilde – Türkiye’de devlet halkının güvenliğini sağlatmakta mükelleftir, bu anayasal bir yükümlülüktür. İnsanların güvenliğini sağlamaktan, insanların rahat bir şekilde hayatını sürdürmesinden kim, neden rahatsız olur? Rahatsız olanlar belli” demesi üzerine ise Kenanoğlu tekrar Uğur Kurt’u hatırlattı ve Uğur Kurt’un hesabının sorulması gerektiğini belirtti.

    PİRHA /İSTANBUL