PİRHA- Almanya’da AABF‘ye bağlı Hamm Hohestrasse’deki cemevinde aşure lokması paylaştırıldı.
12 gün boyunca süren matem oruçlarının ardından AABF‘ye bağlı Hamm Hohestrasse’deki cemevinde aşure lokması paylaşımı yapıldı.
Lokma dağıtımına Hamm Anakent Belediye Başkanı Marc Herter, Bölge Milletvekili Mıchael Thews, AABK İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede, davetli birçok sivil toplum örgütü üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve 200’ün üzerinde dernek üyesi, kardeş Unna ve Hakbir cemevlerinin başkan ve yöneticileri katıldı.
Emre Kalyon üç nefes okuduktan sonra derrnek yöneticisi Cansel Kaplan’ın Kerbela, Matem oruçları, Alevi inancı, Alevilerin yaşama bakışları, evrensel değerlere olan hümanist, insancıl sevgi ve insan odaklı bakış açılarını ve bu değerlere olan bağlılıklarını dile getiren Almanca olarak özellikle geniş biçimde katılan davetli Alman misafirlere hitap eden bir konuşma yaptı.
“CEMEVLERİNE SALDIRI KABUL EDİLEMEZ”
Cansel Kaplan, ‘‘Türkiye’de ve Almanya’da cemevlerine yapılan saldırıları kabul edemeyiz, suçluların bir an evvel yakalanıp cezalarını çekmelerini istiyoruz” dedi. Daha sonra söz verilen Hamm Anakent Belediye Başkanı Marc Herter de konuşmasında barışa vurgu yaptı ve Ukrayna savaşının, barışın ne kadar kırılgan bir şey olduğunu söyleyerek her zaman Alevilerin arasında olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
“BİZ HİÇ ZALİM OLMADIK”
Aşure gününde son konuşmayı AABK İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede yaptı. Cafer Kaplan Dede şunları kaydetti:
‘‘Bizim için Kerbela yas, üzüntü ve orada acımasızca katledilen ulularımızı yad etme, anma zamanıdır. Aleviler olarak bizler her zaman sevgi ve barıştan yanayız. Dünyanın neresinde olursa olsun acı çekenlerle, zulüm görenlerle dayanışma gösterir onların hissiyatlarını paylaşırız. Son saldırılar bizi diz çöktüremez. Bizler ikrarımızdan dönmeyiz. Temennimiz şu ki, bu saldırılar bir an evvel son bulsun, ülkemizde huzur, barış olsun, başta Aleviler olmak üzere ayrımcılığa uğrayan bütün toplum katmanları haklarına kavuşsun. Bizler Kerbela’da, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi de, Gezi de şehit olduk ama hiç zalim olmadık. İnançlı, onurlu bu duruşu gelecek kuşaklara taşımak niyetiyle aşuremizin tüm insanlığın birliğine vesile olmasını ve kabulünü aşk-ı niyaz ediyoruz’’ şeklinde konuştu.
Cemevi Başkan Mehmet Akbaba ve yönetiminin birlikte organize ettiği Hamm’daki aşure lokması, Cafer Dede’nin gülbenk vermesi ve lokmaların paylaştırılmasıyla son buldu.
PİRHA- Geçen hafta Isparta Cemevinin açılışı sırasında PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan konuşurken provokasyon yapan Isparta Belediye Başkanı’nın saldırısı karşısında sessiz kaldıkları görülen ve dolayısıyla eleştirilen isimlerden Cafer Kaplan, Veli Aydın ve Özkan Lafatan ortak yazılı bir açıklama yaptı. Üç isim, “Biz de insanız, eksiğimiz, hatamız olduysa da af ola. Yolumuzun düsturu gereği, bu müşkülü Meydan’a taşımayı talep ediyoruz! Yol ne der ise, Allah eyvallah” dedi. Isparta Cemevi Başkanı Sabriye Aydın’dan ise henüz bir açıklama gelmedi.
Isparta’da 25 Eylül Cumartesi günü cemevi açılışında AKP’li Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in yaptığı provokasyonun yankıları sürüyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan’ı Diyaneti eleştirdiği için kürsüden indirmeye çalışan ve Alevi toplumunu aşağılayan tavrı nedeniyle Isparta Belediye Başkanı tepkilerin odağında oldu.
Ancak belediye başkanın saygısızlığına rağmen Gani Kaplan’ın yanında değil belediye başkanının yanında duran Isparta Cemevi Başkanı Sabriye Aydın ile saldırı karşısında sessiz kaldığı görülen Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede, Veli Aydın ve Özkan Lafatan’a da eleştiriler yöneltildi, hatta istifaya çağrıldılar.
AKP’li Belediye Başkanı’nın kürsüye saldırıp, PSAKD Başkanı Gani Kaplan’ın sözünü kesmesinin ardından cemevinin açılışının yapılması, kurdele kesilmesi ve semah dönülmesi tepkileri yükselten gerekçeler oldu.
Bazı yazılı-görsel medyada ve sosyal medyada Alevilerin yoğun eleştirdiği isimlerden Cafer Kaplan,Veli Aydın ve Özkan Lafatan ortak yazılı bir açıklama yaptı.
Cafer Kaplan,Veli Aydın ve Özkan Lafatan açıklamada kendilerine yöneltilen eleştirilere tepki göstererek, bazı kişilerin trollük yaptığını, iç hesaplaşma içinde olduklarını iddia ettiler.
Açıklamada, “Biz de insanız, hata yapabiliriz, eksiğimiz, yanlışımız olabilir. Niyetimizin dışında farklı anlamlar ortaya çıkmıştır. Eksiğimiz, hatamız olduysa da af ola. Sosyal medya üzerinden, kurumumuzun daha fazla yıpratılmaması için, Yolumuzun düsturu gereği, bu müşkülü Meydan’a taşımayı talep ediyoruz! Dar Meydanın’da Cem erenlerinin huzurunda, özümüzü meydana dökmeye hazırız. Yol ne der ise, Allah eyvallah” ifadeleri yer aldı.
Açıklamanın tam metni şöyle:
“Dört yıl önce temeli atılan Isparta Cemevi’nin inşaatı bittiğini, almış olduğumuz davetten öğrendik. Isparta’da Cemevi açılışının ilk olması, Isparta’nın konumu açısında önemli olduğu için davet edildiğimiz açılış törenine katıldık.
Açılış konuşmalarının sıralanması konuşmacıların ortak kararı ile alınmıştır.
Açılış töreninde Gani Kaplan Başkanımız hepimizin ortak taleplerini dile getirmiştir: “Cemevleri Alevilerin ibadet yeridir ve yasal statüye kavuşturulmalıdır. Laiklikten bahsedilen bir yerde Diyanet gibi bir kamu kurumunun olması doğru değildir ve kaldırılmalıdır. Laiklik de toplumsal barışın güvencesidir!”
Gani Başkan’ın konuşması esnasında birinin bağırarak sahneye doğru yürüdüğünü gördük. Bu kişinin belediye Başkanı olduğunu, Gani Başkan dahil, sonradan öğrendik. Gani Başkan da bunu röportajında dile getirmiştir.
Aynı anda sivil polislerin, korumaların ve bunlara destek olan bazı üyeler ile Alevi örgütlenmesinin yanında yer alan diğer izleyicilerin de karşı karşıya gelme olasılığını gördük.
Belediye başkanının yerine oturması konusunda program sunucusu Özkan Lafatan’ın çabası oldu. Ayrıca kürsü önünde durarak, Sayın Gani Kaplan’ın konuşmasının engellenmesine karşı çaba sarfetti.
Kürsüden indirilip, konuşması engellenmek istenen Gani Başkan’ın o anda sessiz bekleyişini gören Özkan Lafatan, mikrofonun sesini tekrar açtırarak, başkanın konuşmasını tamamlaması ve son sözü söylemesi niyetiyle “lütfen son sözü söyleyin” terkininde bulunmuştur. Buna Gani Başkan da şahittir.
Konuşmasını tamamladıktan sonra kürsüden ayrılan Gani Başkan’dan sonra sırasıyla davet edilen Sayın Ercan Geçmez ve Sayın Celal Fırat da kürsüye çıkmadılar ve “Kürsü özgürlüğünün olmadığı bir yerde biz de konuşmayız. Protesto ediyoruz. Gani başkanımızın arkasındayız.” dediler.
Özkan Lafatan kürsüden “Müşkülümüz ve dertlerimiz var, bunu da buradan ifade edeceğiz” diye ifade etmiştir.
Gani Kaplan Başkanımızın söylemlerinin hepimizin söylemi olduğunu hem Isparta Cemevi yöneticilerine, hem de tüm üyelerine ifade ettik. Gani Kaplan Başkanımızın yanında olduğumuzu defalarca dile getirdik.
Isparta Cemevi Başkanı ve yöneticilerinin açılış esnasında tutumlarını kınadık ve bizzat cemevi başkanına ve üyelerine söyledik.
“BELEDİYE BAŞKANININ YAPMIŞ OLDUĞU YARDIMI İADE ETMEK GÖREVİMİZDİR”
Belediye başkanının ‘bu betonu ben döktüm ve ben yardım ettim’ sözü hepimizi yaralamıştır. Onun yapmış olduğu yardımı geri iade etmek görevimizdir.
Cemevi açılış töreninin yakından ve uzaktan AABK ile ilgisi yoktur. Tüm konuklar cemevi başkanı tarafından yazılı olarak davet edilmiştir. AABK yöneticileri de aynı şekilde yazılı davet edilmiştir.
Açılış töreninin içeriği, davet edilen konuklar ve program da Cemevi yönetimi tarafından hazırlanmıştır.
Bir gün önce bir araya gelindiğinde, özellikle semahın dışarda dönülmesini Cafer Dede doğru bulmadığını, ‘semahlarımız ibadet yerimiz olan cemevinde olmalıdır’ diye ifade etmiştir.
Lakin tüm bu yaşananlardan sonra Vali’nin ve Belediye Başkanı’nın cemevine gelmelerinden dolayı semah tamamlanmadan sonlandırıldı.
Ayrıca Pazar günü yapılması planlanan cem erkânı da, canların kurban adakları olmasına rağmen iptal edilmiştir.
TEPKİ GÖSTERENLERE TROL SUÇLAMASI
Orada olmayan bazı sosyal medya kullanıcılarının saldırı ve hakaretlerini kabul etmiyoruz! Isparta’nın konumu ve mevcut durumunu yaşamayanların, ütopik görüş beyan etmeleri, bazı trollerin, iç hesaplardan kaynaklı saldırı ve eleştirilerini haksız buluyoruz!
İsmi geçen yöneticiler olarak yaklaşık 30 yıldır her koşulda kurumumuza hizmet veriyoruz. Sadece Isparta’da değil, Türkiye’de tüm organize edilen Sivas, Çorum, Maraş, Gazi katliamlarının anmalarına defalarca katılan yöneticileriz. Katıldığımız anma etkinliklerinde söylediklerimiz, kendi sosyal medya hesaplarımızda yaptığımız açıklamalar ortadadır.
Bir kez bile olsun Sivas, Çorum, Maraş’a gelmeyenlerin, sahte isim ve sosyal medya hesapları üzerinden bir fırsatı değerlendirir gibi, bizlere yapılan haksız eleştirileri ve linç politikalarını ısrarla devam ettirenleri, toplumumuzun takdirine bırakıyoruz!
“BİZ DE İNSANIZ HATA YAPABİLİRİZ; EKSİĞİMİZ, HATAMIZ OLDUYSA AF OLA”
Ayrıca açılışa katılan Türkiye’deki kurum başkanlarımızın açıklamaları ortadadır. Açıklamalarında “Ortam o kadar gergindi ki, yapılacak en küçük bir tutumla geçmiş yıllarda olduğu gibi, çok kötü sonuçlar doğabilirdi.”
Kurum başkanlarımızın bu hassasiyetleri göz önünde bulundurulmalıdır ve doğru, vicdanlı analizlerle yaşananlar değerlendirilmelidir.
Ancak biz de insanız, hata yapabiliriz, eksiğimiz, yanlışımız olabilir. Niyetimizin dışında farklı anlamlar ortaya çıkmıştır. Eksiğimiz, hatamız olduysa da af ola.
Hakaret ve linç dışında yapılan eleştirilere de saygı duyuyoruz.
Bu yaşananlardan ders çıkararak , geleceğe yönelik yeni metodlar geliştirmeliyiz.
“MÜŞKÜLÜ MEYDANA TAŞIMAYI TALEP EDİYORUZ”
Sosyal medya üzerinden, kurumumuzun daha fazla yıpratılmaması için, Yolumuzun düsturu gereği, bu müşkülü Meydan’a taşımayı talep ediyoruz!
Dar Meydanın’da Cem erenlerinin huzurunda, özümüzü meydana dökmeye hazırız.
Yol ne der ise, Allah eyvallah. Saygılarımızla.”
PİRHA-Isparta Cemevinin açılışı için yapılan törende PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’a belediye başkanının müdahalesine Avrupa’daki Alevilerden tepki geldi. Kurum temsilcileri, Gani Kaplan’a yapılan saldırıyı kabul etmediklerini belirterek, “Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Alevilere yönelik ayrımcılık artık bir son bulmalıdır. Çözüm devletin dinden elini çekmesiyle ve bizi kontrol altına alma girişiminden vazgeçmesiyle olacaktır” dedi.
25 Eylül Cumartesi günü Isparta Cemevinin açılışı için yapılan törende konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevilerin ibadethaneleri olan cemevinin yasal statüye kavuşturulmadan yapılacak hizmetlerin bir anlamı olmadığını söylemiş ve “Diyanet’in yaptığı hizmetten tek bir dinin tek bir mezhebi yararlanıyor. Laiklik toplumsal barışın güvencesidir. Bu ülkede Diyanet olduğu sürece laiklikten bahsedilemez. Diyanet vesayeti var. Üzerimize çöktü” demişti.
Kaplan’ın bu sözleri üzerine Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen yerinden kalkarak Kaplan’a doğru yürümüş ve Kaplanı’ı kürsüden indirmek istemişti. Başdeğirmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevilerin ve cemevlerinin yanında olduğunu, söz konusu cemevini de kendisinin yaptırdığını iddia etmişti.
Isparta Belediye Başkanı’nın bu saldırısına Avrupa‘dan da tepkiler tepkiler gelmeye devam ediyor.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ( AABK) Başkanı Hüseyin Mat, ‘’90 küsür yıldır verdiğimiz vergilerin hesabını veremediniz, bir cemevine birkaç tuğla bağışladınız onu da başımıza vuruyorsunuz. Diyanet gibi bir kamu kurumu laiklik ile asla bağdaşmaz. Bu tekçi ve gerici kamu kuruluşunun kaldırılması bizim en esas taleplerimizden bir tanesidir. Gani Kaplan Başkanımız bizim taleplerimizi dile getirmiştir, arkasındayız. Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Alevilere yönelik ayrımcılık artık bir son bulmalıdır. Çözüm devletin dinden elini çekmesiyle ve bizi kontrol altına alma girişiminden vazgeçmesiyle gelecektir” dedi.
AABK Yönetim Kurulu üyesi Haydar Aygören de, Isparta Cemevinin Avrupa’dan giden bağışlarla yapıldığını, Isparta Belediyesi yardım etmiş olsa bile vatandaşların vergileri olduğunun altını çizerek, “Siyaseti ve ayrımcılığın kralını AKP’nin arka bahçesi gibi çalışan Diyanet yapmaktadır. Gani kaplan’ın kürsüde konuştuğu talepleri hepimiz her yerde getiriyoruz. Kaplan’ın Diyanet’i eleştiren konuşmasını engellemeye çalışmak, Kaplan’ı kürsüden indirmeye çalışmak siyasal İslamın gerçek yüzüdür, bunu protesto ediyoruz. O olay anında kürsünün yanına gidip, Gani Başkan‘a daha iyi sahip çıkılmalı yanında çember oluşturulmalı, cemevinde bulunan herkes orada cem olup ‘gelin canlar bir olalımı’ diye haykırmalıydılar. Alevileri dizayn, asimile edemeyecekler bunu bilsinler’’ diye konuştu.
Grevenbroich Alevi Kültür Merkezi (AKM ) Başkanı ve AABF NRW Bölge Sözcüsü Mesut Kabakçı ise, ‘’Eşit yurttaşlık temelinde baktığımızda cemevlerinin yasal statüye kavuşmaması, halen bir bir ibadethane sayılmaması devlet nezdinde Aleviler açısından bir zuldür, zulümdür. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) bizim için Devlet Su İşleri ((DSİ) ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nden (KGM) hiç bir farkı yoktur. Bugün de KGM’nin yapmış olduğu hizmetten Türkiye’deki tüm halklar herkes faydalanıyor. DSİ’nin yaptığı tüm hizmetlerden din, ırk, milliyet ayrılmaksızın herkes bundan faydalanıyor. Ama bugün DİB’in yaptığı hizmetten maalesef ki maalesef tek bir dinin, tek bir mezhebi faydalanıyor. Bu da bizim için bir zuldür, büyük bir haksızlıktır” ifadelerini kullandı.
Almanya‘ da sürgünde yaşayan Halkların Demokratik Partisi 25. ve 26. Dönem Van Milletvekili Lezgin Botan, ‘Isparta Cemevi’nde yaşanan duruma ilişkin şunları dile getirdi:
‘Isparta’daki olay bir sosyal faciadır. AKP, devlet politikasının çizdiği sınırları bile ortadan kaldırmış, yeni sınırlar çizerek Diyanet aracılığıyla güzide, aydın, ilerici bir inanç grubu olan Alevileri aşağılamaya, yok saymaya, itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Gani Kaplan Diyanet konusundaki konuşmasında son derece haklıdır. AKP yöneticileri kim kendinden farklı düşünüyor, yaşıyorsa, kendisinin politikalarına karşı çıkıyorsa ki bunlar demokrat, devrimci, laik insanlardır, Alevilerdir, Kürtlerdir onları nefessiz bırakıyor, öl diyor. Diyanet Alevilerden de alınan vergilerle binlerce cami açıyor, personel istihdam ediyor ve yine de utanmadan Alevilerin aleyhine fetva veriyor. Bu nasıl bir vicdansızlıktır? Bu nedenle tüm demokrat, vicdan sahibi insanların yan yana gelmesi, ortak mücadele etmesi gerekiyor. Biz ilerici Kürtler olarak Alevi dostlarımızın yanındayız ve Isparta’daki hoşgörüden yoksun, tepeden bakan, tekçi, inkarcı zihniyeti ve gerici müdahaleyi şiddetle kınıyoruz.”
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede de, Isparta Cemevi açılışında yaşanan olayların asla kabul edilemez olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Ben de o anda oradaydım. Burada Avrupa’ da ya da Isparta dışında olsam o olayı, müdahaleyi ve sonrasını televizyonda izlesem ben de sosyal medyada ya da başka platformlarda aynı tepkileri gösterir, kızardım ama oradaki atmosfer, cemevinin bulunduğu mahalle, ortam, realite bambaşkaydı. Gani Kaplan başkanın taleplerini biz her yerde dile getiriyoruz. Diyanet konusunda son derece haklıdır. Isparta‘daki canların, cemevinin orada tutunabilmesi için zamana ihtiyaç var. Onlar biraz daha ürkekler, cemevine ve kendilerine zarar gelmesini ve toplumdan dışlanmak istemiyorlar. Bu sorunların çözümü için Türkiye‘ deki politik zihniyetin bize, diğer farklı inançlara bakış açısının pozitif değişmesi, hatta bu hükümetin değişmesi gerekiyor. Biz Gani Başkanı yalnız bırakmadık, Isparta Cemevi başkanının da o andaki hatası nedeniyle başta Gani Kaplan olmak üzere başkanlardan özür dilemesi gerektiğini anında kendisine ilettim. Ayrıca yaşananları yetkili kurullarımızda görüşüp, değerlendireceğiz.”
NE OLMUŞTU?
PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Isparta Cemevinin açılışında yaptığı konuşmasında Alevilerin inanç merkezi olan olan cemevinin yasal statüye hala kavuşturuladığını bu nedenle yapılacak hizmetlerin bir anlamı olmadığını ifade etmiş, konuşmasının devamında ise Diyanet’in Alevilere yönelik ayrımcı söylemlerini hatırlatarak Diyanet’in yaptığı tüm hizmetlerden tek bir mezhebin yararlandığını Laikliğin toplumsal barışın güvencesi olduğuna vurgu yapmış ülkede Diyanet olduğu sürece laiklikten bahsedilemeyeceğini söylemişti.
Diyanet’in Alevilere yönelik ayrımcı tutum ve müdahalelerini eleştiren Kaplan’a konuşması devam ettiği esnada Ispartanın AKP’li Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen yerinden kalkarak Kaplan’ın bulunduğu kürsüye doğru yürümüş, Kaplan’ın kürsüden indirilmeden programa devam edilmeyeceğini söylemişti.
Bunun üzerine Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez de PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’a karşı ölçüsüz üslup kullanan ve konuşmasına müdahale etmeye çalışan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e tepki olarak söz almayarak ve durumu protesto etmişlerdi.
PİRHA-Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın’ın kamuoyunda gri dedeler olarak da bilinen 111 kişinin 8 Avrupa ve Balkan ülkesinde 54 farklı merkezde görevlendirildiğini açıklamasının ardından Avrupa’daki Alevilerden görevlendirmelere tepki geldi.
Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, Alevilerin tepkisini çekecek bir açıklamada bulundu. Alevi alan uzmanı olarak adlandırdığı, kamuoyunda gri dedeler olarak da bilinen 111 kişinin 8 Avrupa ve Balkan ülkesinde 54 farklı merkezde görevlendirildiğini söyledi. Bu kişilerin, 28 Ekim’e kadar görev yapacakları belirtildi.
Avrupa’da bulunan Alevi inanç önderleri bu görevlendirmelere tepki gösterdi.
“ALEVİLER YOLLARINDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEKLER”
Uryan Xızır Ocağı mensubu Pir Mustafa Mısır devletin Alevilerin inancını ve direniş ruhunu yok etmek için elinden geleni yaptığını belirtti. Pir Mısır Diyanet’in Alevileri asimile politikalarını eleştirerek , “Hüseyin gibi dik duramayanlar bu asimilasyon politikalarına alet oluyor. Bugün hakkımızda fetva verenler islamın özü bizmişiz gibi söylemlerde bulunuyorlar. Diyanet işleri başkanı söylemişti, “tek bir ibadet yeri camidir, Aleviler de gelip orada ibadetlerini yapabilirler”demişti. Bizim öyle bir derdimiz yok. Biz cem olduğumuz yerde ibadetimizi yapabiliriz. Aleviler yol bildikleri yerde yollarında yürümeye devam ediyorlar” dedi.
“ALEVİ İNANCI ONLARI RAHATSIZ EDİYOR”
AABK Yol ve Erkan Kurulu Başkanı Cafer Kaplan ise bu görevlileri yollayarak Alevilerin kafalarını bulandırmak istediklerini kaydetti. Kaplan devamında şunları vurguladı:
“Sanki buradaki dedeler hizmet yürütemiyor gibi bir algı yaratmak istiyorlar. Diyanet yolluyordu, şimdi Kültür Bakanlığı yolluyor. Biz Aleviler uyanık olmak zorundayız. Bu insanları cemevilerine getirip hizmet yürütecek aşamaya getirmemeliyiz. Kurumsal yapımız içerisinde bunlara izin vermiyoruz.
Alevi değerlerini bugüne kadar getirdik, bu değerlerimizi asimile edilmesine izin vermeyeceğiz. Cemevleri toplumun gidip geldiği yerler olması onları kaygılandırdı. Alevi inancı onları rahatsız ediyor.
Alevi inancındaki bağlamızdan, semahımızdan tutunda bütün değerlerimizi inkar ediyorlar. Cemevlerimizi kültür evi olarak görmek istiyorlar. Diyanet şimdi cemevlerimizi ziyaret ediyor. Diyanet “ben gideyim orada görüneyim” görüntüsünü veriyor, cemevlerini kontrol altına almak istiyor. Bizi yok sayan insanların cemevlerine gelmesi bizi rahatsız ediyor.”
“MUAVİYE’NİN KARŞISINDA DURUYORUZ”
FEDA Pirler Kurulu Başkanı Pir Rıza Yağmur Alevi inancının evlerden, kentlere doğru yayıldığında iktidarla buluşmaya başladığını hatırlattı, “Boşluk bırakılırsa, pir ile talip arasındaki ikrar bağı kurulamazsa muaviye taifesi bu boşluğu doldurmaya çalışır” dedi.
İktidarın yanında durmadıklarını kaydeden Yağmur sözlerine şöyle devam etti:
“Bizim kimsenin dinine imanına karıştığımız yok.İktidarın yanında durmuyoruz. Din adamları iktidarın yanında durmaz, din adamları tanrı ile insan arasında insani bir bağ kurar. Alevilerin son yıllarda kalan boşluğunu doldurmaya çalışıyorlar. Hak ve hakikatin yolunda, yola erkana verdiğimiz sözde durarak muaviyenin karşısında duruyoruz. 111 kişi gelip, 1 tane bile Alevi onların karşısında dara duruyorsa iki elimiz yakalarında olacaktır.”
PİRHA-Dersim’de kayyum tarafından asılan Recep Tayyip Erdogan afişi Alevilerin tepkisine neden oldu.
Tunceli Belediyesi’ne atanan kayyum tarafından Tunceli merkezde bir binaya üzerinde Recep Tayyip Erdogan’ın resminin bulunduğu ve “Ali rehberin olsun, Hızır yardımcın olsun, Düzgün Baba yoldaşın olsun. Yolun açık olsun cumhurun reisi” yazılı pankart asıldı.
Pankartın altına da “Munzur’un şahitliğinde kutlu yürüyüşe devam” yazılı bir pankart daha asıldı.
Gelen bilgiler arasında Dersimli yurttaşların pankarta tepki gösterdikleri yer alırken, pankartı indirmek isteyen yurttaşlara da polisin biber gazıyla karşılık verdiği iddia edildi.
Bu durum Alevi toplumunda da tepkiyle karşılandı.
Pir Cafer Kaplan, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “Ya Düzgün Baba Alevi inancını, Dersim’in kutsallarını yok sayan bu zihniyette sen de hesap sorasın, yüzlerini güldürmeye son” ifadelerini kullandı.
Pir Eren Yıldırım da paylaştığı mesajda “Bizim oralarda böylelerine güzel bir deyim vardır; Hızır canını alsın, Düzgün Baba seni çarpsın” dedi.
Hasan Subaşı ise paylaştığı mesajda şunlara yer verdi:
“Tayyip Erdoğan, Muaviye ve Yezit’in günümüzdeki temsilcisidir. Çağımızın zalim Muaviyesi için bu dileklerde bulunan ve yol önderlerimizin isimlerini vererek onlardan yardımcı olmalarını dileyenler işbirlikçi hain Hızır Paşa’nın yolundan yürüyen kınalı kekliklerdir! Hızır Paşa’nın yolundan yürüyenler Aleviliğin ve Alevilerin adına konuşamazlar!”
PİRHA- Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan, Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı’nın Ramazan Bayramı Cemi çağrısına ve duyurusuna tepki gösterdi. Kaplan, “Alevi inancımızı diğer kesimlerin yok etmesine gerek kalmadan sizler kendi inancınızı sünnileştirerek yok ediyorsunuz. Ramazan orucu ve Ramazan bayramı Alevi inancında yoktur. Mevlütler ve kandiller Alevi inancına ait değildir.” dedi.
Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı tarafından 21 Haziran 2017 tarihinde tüm şubelere gönderilen çağrı metninde, ‘25 Haziran 2017 Pazar Günü Ramazan Bayramı Cemi saat 6.30’da yapılacaktır’ ifadesi yer alıyor.
Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı’nın yayınladığı Ramazan Bayramı Cemi için yayınladığı duyuruya bir tepki de Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan’dan geldi. Kaplan, “Bu bildiri kabul edilmez. Bunu yapanların da, Aleviliği yaşayıp yaşamadıkları da araştırmalıdır” dedi.
“KENDİ İNANCINIZI SÜNNİLEŞTİREREK YOK EDİYORSUNUZ”
Sosyal medya hesabından bir mesaj yazan Kaplan, Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı’na seslenerek, “Alevi inancımızı diğer kesimlerin yok etmesine gerek kalmadan sizler kendi inancınızı sünnileştirerek yok ediyorsunuz” dedi.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan şunları kaydetti:
“Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı’nın yayınladığı bu bildiri kabul edilmez. Bunu yapanların da, Aleviliği yaşayıp yaşamadıkları da araştırmalıdır. Kendi yazılı organlarında bu bayramı Muaviye Hz. Aliden kurtulduğu için şeker dağıtıp bayram yaptı diye yazacaksınız, arkasından kalkıp Ulularınızdan atalarınızdan utanmadan bu bayramı cemevlerine taşıyıp bir de ibadet olarak Cem erkanına alet edeceksiniz.
Şunu herkes bilmelidir ki Ramazan orucu ve Ramazan bayramı Alevi inancında yoktur. Mevlütler ve kandiller Alevi inancına ait değildir.
Aleviler Muharrem orucu ve Hızır orucu tutarlar. Aleviler Hak Muhammed Ali deyip Nefes ve Düvazhe bağlamayla çalıp söylerler.
Sünnilik şapkanızı kafanızdan çıkartın Alevi şapkası takın.”
ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU DA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
Alevi Bektaşi İnanç Kurulu da, Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı’nın 25 Haziran’da Yenibosna Cemevi’nde Ramazan Bayramı Cemi düzenlemesine tepki gösterdi. Alevi inancında Ramazan Bayramı Cemi olmadığını hatırlatan İnanç Kurulu, “Alevi -Bektaşi yol erkanında Ramazan, Ramazan bayramı ve Ramazan Cemi yoktur” dedi. Açıklamada, “Sizler oruç tutup, teravi namazına gidiyor musunuz? Alevilikte böyle bir şey var mıdır? diye soruldu. (HABER MERKEZİ)