PİRHA – Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına yönelik eyleme ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 96 kişi adliyeye sevk edildi.
Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına yönelik saldırıya ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 96 kişi Bayrampaşa Devlet Hastanesindeki sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Yapılan gözaltılar için 2 başsavcıvekili ve 35 savcı görevlendirildi.
Saldırının ardından Çağdaş Hukukçular Derneği, 4 üyesinin, avukatlık ofislerinin kapıları kırılarak düzenlenen polis baskınlarında gözaltına alındığını duyurmuştu. Gözaltına alınanlar arasında derneğin tutuklu Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın eşi avukat Betül Vangölü Kozağaçlı da bulunuyor.
PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kurucu Başkanı Murtaza Demir’in, Tokat’taki Keçeci Baba Dergahının camiye çevrilmesi üzerine kaleme aldığı yazı nedeniyle yargılandığı davanın 2’nci duruşması Çağlayan’da Adliyesi’nde görüldü. Duruşma 16 Kasım 2021’e ertelendi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kurucu Başkanı ve aynı zamanda Madımak Katliamı tanıklarından Murtaza Demir, Keçeci Baba Dergahının camiye çevrilmesi üzerine kaleme aldığı yazı nedeniyle yargılanıyor.
Murtaza Demir’in yargılandığı davanın 2’nci duruşması bugün (22 Haziran Salı) Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi, 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Murtaza Demir’e TKP Heyeti, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği yöneticileri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) yöneticileri ve yurttaşlar destek verdi.
“BİZ SADECE ALEVİLİĞİ DEĞİL, ÜLKEYİ KAYBEDİYORUZ”
Murtaza Demir, duruşma sonrası PİRHA‘ya konuşarak şu açıklamayı yaptı:
“Bu davadan yola çıkarak, Aleviler hep birlikte ‘sizin yaptığınız ayıptır, bizim yıllardır inancımız böyledir, bizim inancımıza saldırmaya hakkınız yoktur. Madem anayasa var, yasa var, devlet var, sistem var, ortada laiklik diye bir kurum var. Bütün bu yapılar mevcutken siz bunu yapamazsınız’ demelidirler. Bunu bireysel olarak ya da bir kaç kişiyle değil, gür bir sesle söylememiz gerekir. Bunu söyleyebilir, bu anlamda organize olabilirsek; bize, inancımıza ve kültürümüze yapılan bu saldırıyı püskürtebiliriz.”
Demir, duruşmanın 16 Kasım’a ertelendiğini belirterek, “16 Kasım’da kamuoyunu tatmin edecek bir sayıda mahkemeye gelir, terbiyelice, bize yakışan bir biçimde meseleyi izah edersek, bu mesele bizim inancımız açısından bir kazanım olur. Gasp edilen hakkımızın geriye alınması, bize iade edilmesi bakımından, susulmamalı, hep birlikte mücadele edilmelidir. Biz sadece Aleviliği değil, ülkeyi kaybediyoruz” dedi.
“İNANÇLARA AYNI MESAFEDE YAKLAŞMAK DEVLETİN LÜTFU DEĞİL, GÖREVİDİR”
Avukat Tugay Topbaş ise bütün inançlar ve dinler konusunda Türkiye’nin de imzalamış olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne işaret ederek şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’ye hakim olan dini anlayış, anlamak ve içselleştirmek zorundadır. Çağdaş yaşamın, insanlığın bugün geldiği noktanın İnsan Hakları bilincinin bizi getirdiği nokta bütün inançlara aynı ve eşit mesafede yaklaşması zorunluluğudur. Bu devletin bir lütfu değil, görevi ve mecbur olduğu bir davranış biçimidir. Bu nedenle Alevilerin de bu tür durumlarda devletten bir lütuf bekliyormuş gibi bir hisse kapılmadan bunun hakları olduğunu bilerek ve bu bilinçte ısrar ederek, haklarını, inançlarını ve özellikle kültürlerini korumaları şarttır.”
PİRHA-Gezi direnişi sırasında polisin gaz fişeğiyle vurulan Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin görülen davada karar açıklandı. Sanık polise 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Karara isyan eden anne Gülsüm Elvan, “16 kiloya 16 yıl…Çocuğum için emir veren kişi yargılanana kadar durmayacağım” dedi.
Gezi direnişi sırasında Okmeydanı’nda başından hedef alınarak vurulan Berkin Elvan’ın ölümüyle ilgili açılan davanın karar duruşması İstanbul Adliyesi 17’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Mahkeme, sanık Fatih Dalgalı‘yı kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 16 yıl 8 ay hapse çarptırdı. Sanık tutuklanmadı.
ANNE GÜLSÜM ELVAN: 16 KİLOYA 16 YIL
Kararın ardından konuşan Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm elvan, sanık polise verilen cezaya, “16 kiloya 16 yıl…Çocuğum için emir veren kişi yargılanana kadar durmayacağım” diye isyan etti.