Etiket: canan yüce

  • Mersin Kadın Platformu: Alevi kadınlar yalnız değildir-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: Alevi kadınlar yalnız değildir-VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevi kadınlara kaçırılması ve katledilmesine tepki gösteren Mersin Kadın Platformu, “Alevi kadınlara yönelik her türlü saldırının bir an evvel durdurulmasını talep ediyoruz. Alevi kadınların yalnız değildir, süreci takip edeceğiz” dedi.

    Mersin Kadın Platformu, Suriye’de katledilen ve kaçırılan Alevi kadınları için Özgecan Aslan Barış Meydanında basın açıklaması yaptı. “Suriye’de kadınlar kaçırılıyor, kaybediliyor, tecavüze uğruyor, katlediliyor. Susmuyoruz” pankartının açıldığı eylemde “Alevi kadınlar yalnız değildir”, “Kadın dayanışması sınırları aşıyor”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atıldı.

    Platform adına basın açıklamasını okuyan Canan Yüce, Alevilerin tarih boyunca eşit yurttaşlık hakkından mahrum bırakıldığına, kimliklerinin yok sayıldığına ve katliamlara maruz bırakıldıklarına değindi.

    “ALEVİ KADINLAR ÇİFTE EŞİTSİZLİĞE MARUZ KALIYOR”

    Alevilerin her zaman sistematik ayrımcılığa uğradığını belirten Yüce, “Bu tarihsel ve sistematik dışlanma ve ötekileştirme Alevi kadınları üzerinde çifte bir ayrımcılık ve şiddet olarak tezahür etmekte. Patriarkal sistemde kadın olarak, inanç kimliğinden dolayı eşit yurttaş olarak kabul edilmeyen, dışlanan Alevi kadınlar çifte eşitsizlik politikaları altında ağır şekilde bedel ödemekte” dedi.

    Suriye’deki Alevi kadınların yaşadığı ayrımcılığa dikkat çeken Yüce, “Suriyeli Alevi kadınların siyasal İslamcı cihadist çeteler tarafından uğradıkları cinsiyetçileştirilmiş saldırıları görüyoruz. Alevilere, Alevi kadınlara uygulanan “yok etme” politikalarını görüyoruz, var olma mücadelesini sürdüreceğiz. Kadın düşmanı siyasal İslamcı cihadist çetelerin Alevi kadınlara yönelik cinsiyetçi ve militarist saldırılarının ideolojik, politik olduğunun farkındayız. Kadınlara cinsiyetçi saldırılarda bulunan, kadınları vahşice katleden cihadist çeteler erkek egemen ideolojiden beslenen kadın düşmanları. Kadınların özgür ve eşitçe yaşamasından, hayatın her alanında yer almasından rahatsız olan kadın düşmanları olduklarını biliyoruz. Alevi kadınlarına karşı düşmanlıkları eşitlikçi Alevilik inancına ait olmaları, bu eşitlikçi Aleviliği kendi dünya görüşleri için tehlikeli buldukları giz değil” diye konuştu.

    “ALEVİ KADINLARA SALDIRILAR DERHAL DURDURULSUN”

    Suriye’de yıllardır Alevi kadınlara yönelik sürdürülen patriarkal, militarist, cihadist saldırılara uluslararası kamuoyunun ses çıkarması çağrısında bulunan oşunları dile getirdi:

    “Batının kadın katillerine kravat taktırarak aklamalarına karşıyız. Onlara milyonlarca euro maddi destekte bulunarak kadınların hayatlarına rağmen desteklenmelerine, siyasi ortak olunmasına karşıyız. Bilakis Alevi katliamından sorumlu olanların Uluslararası Ceza Mahkemeleri tarafından yargılanmasını ve cezalandırılmasını talep ediyoruz. Suriye’de yaşayan Aleviler ve Alevi kadınlara, tüm azınlıklara eşit yurttaşlık hakkı tanınmasını ve yaşam haklarının garanti altına alınmasını talep ediyoruz.

    Alevi kadınlara yönelik her türlü saldırının bir an evvel durdurulmasını talep ediyoruz ve süreci takip ediyoruz. Biz kadınlar hemen yanımızda, az ötemizde her türlü erkek ve devlet şiddeti altında hayatlarını kaybeden, cinsiyetçi saldırılara sistematik şekilde açık bırakılan Alevi kadınların yalnız olmadıklarını bir kez daha haykırıyoruz.”

    Açıklamanın ardından Suriye’de katledilen kadınların anısına denize karanfil bırakıldı.

    PİRHA/ MERSİN

  • Canan Yüce’den Suriye’deki katliamların durması için birleşik mücadele çağrısı- VİDEO

    Canan Yüce’den Suriye’deki katliamların durması için birleşik mücadele çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Canan Yüce, Suriye’de Arap Alevilerine dönük katliamların son bulması için uluslararası güçlerin harekete geçmesi gerektiğini vurgulayarak, birleşik mücadele çağrısında bulundu.

    Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirmesi ardından Alevilerin de tedirginliği arttı. Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturan Aleviler, ülkenin daha çok sahil kesiminde yaşam sürmekteydi. Şam’ın düşmesinin ardından HTŞ’liler, başta Lazkiye olmak üzere birçok kentte Alevilerin yaşam alanlarını adeta gasp etti.

    Suriye’deki Alevilere ait inanç merkezlerine yönelik saldırılar da tepkilere neden oluyor.

    Hüseyin bin Hamdan el Hasibi’nin türbesinin yakılıp, görevli beş sivilin öldürülmesi sonrasında bölgedeki korku daha da arttı. Arap Alevileri Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye’de bu ölümlere karşı protesto düzenledi ancak HTŞ, yapılan protestolara da silahla karşılık verdi.

    Kendisi de bir Arap Alevisi olan SYKP eski Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Suriye’de Alevilere dönük saldırı tehditlerine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “ARAP ALEVİLERİ CİDDİ BASKILARA MARUZ KALIYOR”

    Suriye’de Esad rejiminden sonra cihatçı/Selefi grupların yönetime gelmesiyle Alevilere dönük şiddet olaylarının fazlalaştığını belirten Yüce, “Yıllardır IŞİD zihniyetiyle tanıdığımız cihatçı gruplar demokratik bir Suriye inşa edeceklermiş gibi pazarlanarak iktidara getirildi. Ardından da oradaki Arap Alevilere yönelik katliam haberleri aldık. Şu anda da özellikle Arap Alevilerin yoğun yaşadığı Lazkiye, Tartus, Hama civarlarında sivil insanların Alevi oldukları için ciddi baskılara maruz kaldıkları yönünde haberler alıyoruz” dedi.

    Suriye’de yalnızca Alevilerin değil Hristiyanların, Dürzilerin ve diğer inançlara mensup sivillerin de aynı tehdit altında olduğunu kaydeden Yüce, “Bununla ilgili hem Türkiye’deki hem de Avrupa’daki Alevi örgütlerden gelen tepkiler üzerine HTŞ tarafından bir takım açıklamalar yapıldı. Fakat biliyoruz ki bu saldırılar, Colani’nin ve onu oraya getiren güçlerin bakış açısının yansıması” diye konuştu.

    “TEK YOL BARIŞ”

    Ortadoğu halkları ve dünyanın dört bir yanında süren savaşların son bulması için tek çıkar yolun barış olduğunu vurgulayan Canan Yüce, şunları ifade etti:

    “Ülkemizde de Ortadoğu’da halklar için tek çıkar yolun barış olduğunun farkındayız. Suriye’de bir an önce tüm azınlıkların haklarının tanınması gerekiyor. Alevi katliamına karşı duyarlılık çağrısı yapmak istiyorum. Uluslarası güçlerin bu konuda harekete geçmesi gerekiyor. Suriye’de Alevilerin katlediliiyor, Rojava’da Kürtler bombalanıyor, Filistin’de uzun zamandır süren bir savaş var… Tüm bunlara karşı birleşik mücadele çağrısında bulunmak istiyorum. Barışın tesisi için her kesimin elini taşın altına koyması gerekiyor.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Leyla Şaylemez mezarı başında anıldı -VİDEO

    Leyla Şaylemez mezarı başında anıldı -VİDEO

    PİRHA- Paris’te 12 yıl önce katledilen Leyla Şaylemez Mersin’de mezarı başında anıldı. Anmada yapılan konuşmalarda kadın özgürlük hareketinin önemine vurgu yapılarak, mücadeleyi sürdürme sözü verildi.

    Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 yılında Sakine Cansız ve Fidan Doğan ile birlikte katledilen Leyla Şaylemez, Mersin’deki Güneykent Mezarlığı’nda anıldı. Anmaya DEM Parti Milletvekilleri Perihan Koca, Saliha Aytemiz ve Ali Bozan, DEM Parti Mersin ve Adana İl Örgütleri, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce ile Barış Anneleri katıldı.

    CANAN YÜCE: KATİLLERİ TANIYORUZ

    Burada yapılan konuşmada SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, katliamın üstünden 12 yıl geçmesine rağmen devlet sırrı adı altında katillerin hala açıklanmadığına işaret etti. Yüce, “Ancak bizler katilleri tanıyoruz. Barışa, kadına, Kürt’e düşman, aslında hayatta olan her şeye düşmanla karşı karşıyayız” dedi.

    Türkiye’de kadın hareketinin Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın mücadelesini devraldığını dile getiren Yüce, “Her gün katlediliyoruz, öldürülüyoruz ancak kadınlar mücadeleyi asla bırakmıyor. Roza’lardan Sakine’lere mücadelemiz sürecek ve hep birlikte kazanacağız” diye konuştu.

    SALİHA AYDENİZ: MÜCADELELERİNİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ

    Ardından söz alan DEM Parti Mardin Milletvekili Saliha Aydeniz, Avrupa’nın kalbinde katledilen 3 kadının mücadelelerini sürdürme kararlılığında olduklarını kaydederek şunları söyledi:

    “Biz onların mücadelesini özgür olana kadar devam ettireceğiz. Kürtleri 4 parçaya bölmek isteyen ve mücadelesini nefessiz bırakmak isteyenler Başur’da Nagihan Akarsel’i katletti. Rojava’da Hewrin Xelef’i katletti. Bakur Kürdistan’da Seve’yi, Fatma’yı ve Pakize’yi katletti. Rojhelat’ta da Jina Emini’yi katlettiler. Jina Emini ile kadın özgürlüğü mücadelesi tüm dünyaya yayıldı. Jin, jiyan, azadi felsefesi ve Kürt kadın mücadelesi bugün tüm dünyaya yayıldı. Biz de buradan, Leyla’nın mezarının başında söz veriyoruz: Biz bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Özgürlük Kürdistan’a gelene kadar arkadaşlarımızın mücadelesini devam ettireceğiz. Kürt kadınları asla bir adım geri atmaz, özgürlükten vazgeçmez. Her gün, her dakika, her saniye mücadele edeceğiz.”

    Konuşmaların ardından kadınlar “Jin, jiyan, azadi” sloganları atarak Şaylemez’in mezarına çiçek bıraktı.

    Anmadan sonra Adalet Nöbeti’ne gidilerek Barış Anneleri ile bir araya gelindi.

    PİRHA/ MERSİN

  • SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Savaş kadınlar için daha fazla şiddet demek!- VİDEO

    SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Savaş kadınlar için daha fazla şiddet demek!- VİDEO

    PİRHA- SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, savaşların kadınlar için çok daha fazla yıkıcı olduğunu belirterek, “Savaş, daha fazla sömürü, daha fazla şiddet olarak dönüyor kadınlara. Bu nedenle başta kadınlar olmak üzere savaşlarda zarar gören her kesimin yanında olup, daha fazla kenetlenmeliyiz” sözlerini kullandı.

    Ataerkil iktidarların başlattığı savaşlardan başta kadınlar olmak üzere sistemin ötekileştirdiği tüm kesimler her türlü şiddete ve katliamlara maruz kalıyor. Özellikle kadın bedeninin ganimet olarak görüldüğü savaşlarda kadınlar direkt hedef haline geliyor.

    Hamas tarafından İsrailli bir kadının cansız bedeninin kamyonet arkasında teşhir edildiği görüntüler ile İsrail’in saldırıları sonucu binlerce kadın ve çocuğun katledilmesi kamuoyunda büyük bir tepki toplamıştı. Aynı zamanda Filistinli kadınların yıllar boyu süren çatışmalarda çeşitli işkencelere uğraması, Ukraynalı kadınların Rus askerleri tarafından tecavüze uğraması, Muş’ta Kevser Eltürk’ün cansız bedeninin sokağa bırakılması, IŞİD’in Ezidi kadınlara türlü işkenceler yapıp köle olarak satması savaş ortamında kadınların en büyük tehlike altında olan kesim olduğunu gözler önüne seriyor.

    “SAVAŞ KADINLAR İÇİN DAHA FAZLA YIKIM DEMEK”

    Ülke, ırk fark etmeksizin bütün savaşlarda en büyük yarayı kadınlar ve çocuklar aldığını belirten Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, bu savaşların aynı zamanda kadınların özgürlüğüne karşı yürütüldüğünün altını çizdi.

    Savaşların kadınlar ve çocuklar için çok daha fazla yıkıcı olduğunu dile getiren Yüce, “Savaş, daha fazla sömürü, daha fazla taciz, daha fazla baskı ve şiddet olarak dönüyor kadınlara. Kadına yönelik şiddetin arttığı, erkek iktidarlardan güç alındığı savaş dönemlerinde militarizm de ciddi anlamda boyutlanıyor. Zaten Türkiye’de ve dünyada yükselen eril zihniyet savaşlarda kat be kat arttırıyor ve en savunmasız kesime yöneliyor” dedi.

    “ROJAVA’DA KADINLARA KARŞI SAVAŞ YÜRÜTÜLÜYOR”

    Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını kadınlara karşı yürütülen bir savaş olarak değerlendiren Yüce, “Orada IŞİD barbarlığına karşı kadınlar kendi yaşamları ve hakları için bir özgürlük mücadelesi yürüttü. Bu özgürlük mücadelesi de baltalanmak isteniyor. Aynısı Filistin kurtuluş hareketi için de geçerli. Orada hem dincileşmeye karşı hem de Siyonizmin işgaline karşı kadınlar her zaman kendi kimliklerine, kültürlerine, bedenlerine ve yaşamlarına sahip çıkan bir mücadele yürüttüler” şeklinde konuştu.

    Barış olmadan eşitlik ve özgürlüğün de olmayacağını vurgulayan Canan Yüce, “Başta kadınlar olmak üzere savaşlarda zarar gören her kesimin yanında daha fazla olmalı ve bu yönde kenetlenmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Savaşa karşı güçlü bir barış cephesi kurulmalı- VİDEO

    SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Savaşa karşı güçlü bir barış cephesi kurulmalı- VİDEO

    PİRHA- SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, başta İsrail’in Filistin’e karşı saldırıları olmak üzere Orta Doğu’da süren savaşlara karşı çok güçlü bir barış cephesinin kurulması gerektiğini belirttti. Yüce, “Bütün halkların kararlı bir biçimde barış ve özgürlük mücadelesini yükseltmesi gerekiyor” dedi.

    Hamas’ın 7 Ekim’de Aksa Tufanı harekatının ardından İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları 26’ıncı gününde devam ediyor. Bu saldırılarda binlerce sivil yaşamını yitirdi. Ateşkes ve barış taleplerine kulaklarını tıkayan İsrail hükümeti, saldırıları ara vermeden sürdürüyor.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, başta İsrail’in saldırıları olmak üzere Ortadoğu’da süren tüm savaşlara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “GAZZE’DE SOYKIRIM YAŞANIYOR”

    İsrail’in savaştan öte bir soykırım yaptığını söyleyen Canan Yüce, Aksa Tufanı harekatının Filistinli sivilleri katletmek için bahane olarak kullanıldığını ifade etti.

    Yüce, “Yaşananların Filistin’in Yahudilere karşı bir savaşı değil, tam tersi Siyonist işgale karşı bir savaş olduğunu söylemek gerekiyor. Ama maalesef Hamas’ın saldırıları bahane edilerek İsrail’in saldırıları çok meşruymuş gibi bir algı yaratılıyor” diye konuştu.

    “AKP İKİ YÜZLÜ BİR TUTUM SERGİLİYOR”

    Yüce, AKP iktidarının Filistin’deki saldırıları kınarken bir yandan da İsrail ile olan ticari ve siyasi ilişkileri sürdürdüğüne dikkat çekti. Rojava’daki saldırıları da hatırlatan Yüce, “AKP iktidarı Filistin’deki siviller için göz yaşı dökerken aynı saatlerde Rojava’yı bombalıyor, oradaki Kürt halkına karşı etnik bir savaş yürütüyor. Bu sebeple AKP’nin iki yüzlülüğünü teşhir etmek lazım. Filistin halkı bilmelidir ki, AKP asla dost değil” dedi.

    “TEK ÇÖZÜM HALKLARIN MÜCADELESİ VE BARIŞ”

    “Bugün Karabağ’daki, Ukrayna’daki, Rojava’daki, Filistin’deki savaşlar birbirinden asla bağımsız değil ve buradaki tek çözüm halkların mücadelesidir” diyen Yüce, halkların kendi geleceklerini tayin etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

    Yaşanan tüm savaşlara karşı güçlü bir barış cephesinin kurulması gerektiğini belirten Yüce, şunları söyledi:

    “Burada çözüm Filistin halkının kendi topraklarında, kendi dilini, kültürünü, kimliğini özgürce yaşadığı; Yahudilerle Filistinlilerin eşit yurttaşlık temelinde aynı ülkede yaşadığı demokratik bir Filistin’den geçer. Ülkemizde de halkların birlikte eşit bir şekilde yaşadığı, kendilerini yönettikleri demokratik yönetimlerden geçer bunun çözümü. Ve ancak böyle bir çözümle barış kalıcılaşır. Barış istiyorsak öncelikle halkların kendi kaderini tayin hakkını savunmalıyız. Her türlü sömürgeciliğe amasız karşı durmalıyız ve halkların ortak yaşamını savunmalıyız”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER

  • On binler Mersin Newrozu’nda: Birlikte başaracağız-VİDEO

    On binler Mersin Newrozu’nda: Birlikte başaracağız-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de onbinler Newroz ateşi etrafından bir araya geldiği  kutlamada 3’üncü yolun önemine ve ortak mücadeleye dikkat çekilerek, ‘Birlikte başarcağız’ denildi.

    Bu yıl “Dem dema serkeftinê ye” (Şimdi kazanma zamanı) şiarıyla Çukurova bölgesinde 5 il ve 2 ilçede kutlanacak Newroz’un hazırlıkları tamamlandı. İlk Newroz kutlaması Mersin’de Tırmıl Alanı’nda kutlanmaya başlandı. Alan, polis bariyerleri ile kapatılırken; Newroz’a gelmek isteyen 2 farklı arama noktasında üstleri aranarak, alana geçebildi. Alan renga renk flamalarla süslenirken, alana; “Tecrit kıracağız faşizmi yeneceğiz”, “Newroz piroz be” ve “Kemal Kurt ölümsüzdür” pankartları asıldı. Ellerinde Newroz bayrakları ile sarı, kırmızı ve yeşil flamalar olan kadın ve çocuklar, “Biji Newroz” sloganı ve zılgıtlarla alana girdi.

    Kutlamalara; HDP, HDK, DBP, TJA, Barış Anneleri Meclisi, Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri, HDP Milletvekilleri Fatma Kurtulan ve Rıdvan Turan ile SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Birleşik Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk ve eski milletvekili Sırrı Sakık ile 7’den 70’e binlerce yurttaş katıldı.

    “ORTAK MÜCADELE İLE BU İKTİDARI GÖNDERECEĞİZ”

    Açılış konuşmasını yapan HDP Mersin İl Eş Başkanları Bedriye Kuş ve Avukat Hoşyar Sarıyıldız, kitleyi selamlayıp, Newroz’unu kutladı. Konuşma ardından Newroz ateşini Barış Annelerinizce alkış ve zılgıtlarla yakıldı. Kadın ve çocuklar Serhılda ezgisini söyleyerek, halaya durdu. HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, kitlenin Newroz’unu kutladı. Yarın bu günden daha güzel olacağını ifade eden Turan, yarının tecridin kalktığı ve barışın bir gün olacağını dile getirdi. Tüm halkın Newroz’unu kutlayan SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, AKP ve MHP ittifakının halka; baskıyı, zulmü, yoksulluğu ve savaşı dayattığını belirterek, bu politikalara karşı tüm kesimlerin direndiğini söyledi. Yüce, 3’üncü yolun önemine ve ortak mücadeleye dikkati çekerek, sortak mücadeleyle bu iktidarı göndereceklerini ifade etti.

    “BİRLEŞİK MÜCADELEYİ YÜKSELTECEĞİZ”

    Halkın Newroz’unu kutlayan Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, “Şimdi birlikte kazanma zamanı. Yaşasın Newroz” dedi. Öneren, iktidarın politikalarına karşı diz çökmeyip, mücadele ettiklerini ifade ederek, halkın birleşik mücadelesini yükseltme zamanı olup, isyan ateşini harlayacaklarını vurguladı. Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk, tüm hasta tutuklular ile tutuklu Kürt siyasetçilere selam söyledi. Kürtçe’ye dönük saldırılara değinen Merttürk, ülkede eşitlik ve barış mücadelesini yükselteceklerini kaydetti.

    “SİZLER NEWROZ’U YOKLUKTAN YARATTINIZ”

    Tüm halkın Newroz’unu kutlayan eski milletvekili Sırrı Sakık, “Sizler Newroz’u yokluktan yarattınız. Bugün milyonlar olarak kutluyoruz. Diyoruz ki Newroz kutlu olsun kadınlara halklara kutlu olsun. Ve Kürtlerin ulusal birliğine vesile olsun. 92’deki Newwroz’da yüzlerce insan katledildi. Biz bugün onlar için Newroz ateşini bir kez daha yakacağız” dedi. Tüm hasta tutuklular ile tutuklu Kürt siyasetçilerin de Newroz’unu kutlayan Sakık, “Sizin iradenizi ve HDP’yi tanımayanlar faşisttir. HDP halktır, halk burada” diye konuştu. Sakık, bu toprakların ihtiyacının barış masasının tekrardan kurulmak olduğunu belirterek, “Dişimiz tırnağımızla demokrasi mücadelesi veriyoruz. Halkı baskıcı yöntemlerle çözemezsiniz. Barış masasını kuracaksınız. Bu toprakların ihtiyacı çözüm sürecine dönmektir” diye konuştu.

    “DEKLARASYONU HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

    Son olarak konuşan HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, Newroz’un sadece bir bayram değil, dirilişin direnişin adı olduğunu söyleyerek Rahşanları, Berivanları, Zekiyeleri bir kez daha saygı ile andığını söyledi. Bu yıl ki Newrozu Kürtlerin dostalarıyla birlikte örgütleyerek alanlara geldiklerini dile getiren  Kurtulan “Biz Kürtler 2013 yılındaki Newroz’un izinden gidiyoruz. 2013 Newroz’unda Sayın Öcalan bir deklarasyon yayınladı. Diyarbakır Newroz’unda Sayın Öcalan Kürt sorunun demokratik çözümünün nasıl olacağını dünyaya, Türkiye’ye dünyaya bizlere izah etti. Biz Kürtler Sayın Öcalan’ın sunduğu deklerasyonun hayata geçmesi için  sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi. “İktidar Sayın Öcalan’la görüşecekler başka çareleri yok” diyen Kurtulan 3’üncü yolla mücadele edip, bu ülkeye barış getireceklerini kaydetti.

    Newroz kutlamaları, sanatçı Talat Yeşil, Azad Bedran ve Mehmet Aykut’un sahne alması kitlenin coşkusu bir kat daha arttı. Newroz çekilen halaylarla sona erdi.

    PİRHA/MERSİN

  • SYKP EŞ Genel Başkanı Canan Yüce Ras-el Seni Bayramını kutladı-VİDEO

    SYKP EŞ Genel Başkanı Canan Yüce Ras-el Seni Bayramını kutladı-VİDEO

    PİRHA- Arap Aleviler, Ras-el Seni bayramını kutluyor. SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, “Krizin derinleştiği bir zamanda daha fazla dayanışmaya ihtiyacımız var ” dedi.

    Arap Alevilerin yoğunlukta yaşadığı kentlerde Ras-el Seni bayramı kutlanıyor. Ortadoğu’da yaşayan diğer halklar ve inançlarda da yansımasını bulduğu Ras-el Seni bayramına dair PİRHA’ya açıklamalarda bulunan SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, yeni bir yıla merhaba anlamını taşıyan Ras-el Seni bayramının Miladi takvime göre ayın 14’üne denk gelen günde kutlandığını söyledi.

    Canan Yüce, bütün Ortadoğu halklarının Ras-el Seni bayramını kutlarken, “Bugün bir yandan ekonomik, bir yandan pandemi krizi, bir yandan da iktidarın baskılarını arttırdığı bir süreçte daha birliğe, beraberliğe ve mücadeleye ihtiyacımız var. 2022 yılının eşitliğe, barışa ve özgürlüğe vesile olmasını umut ediyoruz ” dedi.

    RAS-EL SENİ BAYRAMI NEDİR?  

    Hz. Musa’nın halkını firavunun elinden kurtardığı gün olarak kabul edilir. Nusayrilerin, Ras-es Seni’den 6 gün sonra kutladığı Ğidil Kiddes bayramı ise Hz. İsa’nın vaftiz edildiği gün olarak sayılır. Geleneklere göre bu bayramda çocuğu olmayan karı-kocalar akarsuya dalıp çıkar. Bu gelenek uzun yıllar devam ettikten sonra günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur.

    Diren KESER/MERSİN

  • SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Gadir Hum Bayramı resmi tatil ilan edilsin

    SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Gadir Hum Bayramı resmi tatil ilan edilsin

    PİRHA-Gadir Hum Bayramı kutlamalarına başlandı. Arap Alevilerinin en kutsal bayramlarından biri olan Gadir Hum Bayramı’na dair PİRHA’ya konuşan SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, “Özellikle Ortadoğu coğrafyasında bütün kültürlerin, dillerin, özgürce yaşatılabildiği, barışın egemen olduğu bir ortama, bir mücadeleye vesile olmasını temenni ediyorum. Aynı zamanda Arap Alevileri için önemli olan bu bayram gününün resmî tatil ilan edilmesini talep ediyoruz” dedi.

    Arap Aleviler, Gadir Hum Bayramı’nın kutlamalarına başlandı. Her yıl Zilhicce ayının 18’inci gününe denk gelen Gadir Hum Bayramı, Arap Alevilerinin en kutsal bayramlarından biri olarak kutlanıyor. Kurban Bayramı’nın sonraki haftasına denk gelen günde kutlanan bayramın hazırlıkları bir gün öncesinden Hırısi kazanların kurulmasıyla başlıyor. Gece boyu kazanlarda Hırısi kaynarken, Arap Aleviler sabahın ilk ışıklarında ibadet yerleri olan mescitlerde dua ediyorlar.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Gadir Hum Bayramı’na ilişkin PİRHA’ya yaptığı açıklamada, bugünün kominal geleneklerin ve kültürün yaşatıldığı, kazanların ortak kaynatıldığı, ortak pişirildiği, lokmaların birlikte yenildiği bir gün olduğunu belirterek, Arap Alevileri açısından önemini koruyan bu bayram gününün resmi tatil ilan edilmesi gerektiğini ifade etti.

    “BUGÜNÜN RESMİ TATİL İLAN EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Uzun yıllardır kamuoyu önünde Arap Alevilerinin Gadir Hum Bayramı ile ilgili taleplerini dile getirdiklerini belirten Yüce şunları aktardı:

    “Biz Arap Alevilerinin bugün hem en büyük ve önemli bayramlarımızdan birisi hem de kültürümüzü, dayanışmamızı, büyüttüğümüz günlerden bir tanesi. Kuşaktan kuşağa, dilden dile de böyle aktarılıyor. Uzun yıllardır Arap Alevileri olarak bunu gizli kutladık. Gizlice kurbanlarımızı kestik ve gizlice törenlerimizi yaptık. Biz Arap Aleviler olarak hem bunu daha açık bir şekilde yaşamak yaşatmak istiyoruz, hem de bugünün bizim açımızdan resmî tatil ilan edilmesini istiyoruz.

    Bugün bir yandan kominal geleneklerimizin, kültürümüzün yaşatıldığı, kazanların ortak kaynatıldığı, ortak pişirildiği, lokmaların birlikte yenildiği, yani birlikteliğin, dayanışmanın büyütüldüğü bir yandan da eşitliğin, kardeşliğin, barışın mesajlarının verildiği bir gün. Bu anlamda bugün Arap Alevileri açısından önemini koruyan bir bayram hala.”

    “BAYRAMIMIZI TÜM MECRALARDA AÇIKÇA KUTLAMAK İSTİYORUZ”

    “Özellikle Ortadoğu coğrafyasında bütün kültürlerin, dillerin, özgürce yaşatılabildiği, barışın egemen olduğu bir ortama, bir mücadeleye vesile olmasını temenni ediyorum” diyen Yüce, “Aynı zamanda Arap Alevileri için önemli olan bu bayram gününün resmî tatil ilan edilmesini talep ediyoruz. Arap Alevilerinin de varlığının ve kültürlerinin yok olmaması, yaşatılması için bu bayramın hem bütün mecralarda açıkça kutlanabilmesi için ortam yaratılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, “Arap Aleviler olarak daha çok dayanışma, daha çok kardeşlik, daha çok eşitlik ve çok özgürlük istiyoruz bu coğrafyada. Bu yüzden de bu günlerimizin ayrıca buna vesile olması için mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/PİRHA

     

     

  • Mersin Kadın Platformu: Deniz Poyraz isyanımızdır-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: Deniz Poyraz isyanımızdır-VİDEO

    PİRHA-HDP İzmir İl Örgütüne yönelik gerçekleştirilen saldırı ve saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesine dair Mersin Kadın Platformu, “Deniz Poyraz isyanımızdır” diyerek tepki gösterdi.

    HDP İzmir İl Örgütü’ne yönelik Onur Gencer (27) isimli saldırgan tarafından önceki gün gerçekleştirilen ve Deniz Poyraz’ın (38) katledildiği saldırıya ilişkin Mersin Kadın Platformu, Forum Meydanı’nda açıklama yaptı.

    “Deniz Poyraz İsyanımızdır” pankartının açıldığı açıklamayı platform adına Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Cana Yüce okudu.

    Canan Yüce, HDP il binasının önünde nöbet tutan polislerin katil Onur Gencer’in güpegündüz elini kolunu sallayarak parti binasına girerek kurşun yağdırmasını engelleyemediğini belirterek, “Faili tanıyoruz. Kız kardeşimiz Deniz’in faili tabii ki sadece Onur Gencer değil, her fırsatta ayrıştırıcı-faşist dil ile 6 milyon seçmenin iradesi olan HDP’ye saldıran, kapatma davası açarak kriminalize etmeye çalışan, tüm tehditleri bilmesine rağmen önlem almayan, kadın düşmanı, halk düşmanı mafya-çete iktidarıdır. Faili tanıyoruz, katillerden hesap soruyoruz!” dedi.

    “KATİLLERDEN HESABI KADINLAR SORACAK”

    Tek tipçi, tahakkümcü, eril iktidarın zihniyetidir bu ihlaller. Feray’ın, Nadira’nın, Yeldana’nın, Rabia Naz’ın, Gülistan’ın failini saklayan çürümüş cinsiyetçi, ırkçı mafya iktidarın iki gün önce de Denizi aramızdan alması aynı ihlallerdir” diyen Canan Yüce, “Bütün ötekilerin varoluşuna tahammül edemeyen faşist, eril, tahakkümcü zihniyetin HDPye sistematik saldırısı kadınlara ve LGBTİ+lara uyguladığı sistematik saldırısından ayrı görülemez. Öfkeliyiz! Yasta değil isyandayız” diye konuştu.

    “YASTA DEĞİL İSYANDAYIZ”

    Tıpkı Ogün Samast, Musa Orhan, Ümit Can Uygun gibi Onur Gencer’in de sosyal medyada verdiği ırkçı pozlara şaşırmadıklarının altını çizen Canan Yüce, “İstanbul Sözleşmesi’ni savunan kadınları ters kelepçe ile yerlerde sürüyerek, tecavüzle tehdit ederek gözaltına alan polis, eli kanlı katili kelepçe dahi takmadan gözaltına alıyor. Erkek devlet şiddetine susmuyoruz. Yasalar uygulanıp, sadece kadınların değil bu topraklarda yaşayan herkesin eşit yurttaş olarak can güvenliği sağlanana kadar inatla susmuyoruz. Sadece cinsiyetçiliğe karşı değil faşizme karşı da kadın mücadelesini büyütüyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “ERKEK DEVLET ŞİDDETİNE SON”

    Canan Yüce , sözlerine şu şekilde devam etti:
    “Deniz Poyraz “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” pankartının hemen yanı başında katledildi. HDP’nin tüm parti binalarına astığı bu pankart da aylardır iktidarın hedefindeydi. Üzerinde 2021 yılının ilk 3 ayında katledilen 88 kadının isimlerinin bulunduğu bu pankart pek çok ilde polis tarafından indirilmeye çalışıldı. Denizin bu pankartın ardında katledilmesi tesadüf değil. Çünkü İstanbul Sözleşmesi’ni savunan bizler; bu memlekette onurlu bir şekilde birlikte yaşamayı yani: barışı, kardeşliği, eşitliği, özgürlüğü, dayanışmayı savunanlarız.

    Uyuşturucu çetelerini koruyan, HDP’ye saldıran, Feray’ın ve pek çok kadının katillerini koruyan, Denizi aramızdan alan iktidar İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmaya çalışan iktidardır. O nedenle bu insan dışı ihlallerin her biri mutlak bir suretle birbiriyle iç içedir ve asla birbirinden bağımsız değildir. O nedenle tam da bu iktidarın karşısında bugün bu meydanda HDP’ye yapılan saldırının hesabını sorduğumuz gibi, Denizin hunharca aramızdan alınmasının hesabını sorduğumuz gibi yine inatla İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam ediyoruz.”

    1 Temmuz’a kadar sokakta olacaklarını ve hayatı durduracaklarını vurgulayan Canan Yüce, “Bulunduğumuz her yerde İstanbul Sözleşmesi’ni savunacak, katillerden hesap soracağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    Diren KESER/MERSİN

  • Buldan Hatay’daydı: Alevi canlarımızın sorunlarını dile getirmek sorumluluğumuzdur

    Buldan Hatay’daydı: Alevi canlarımızın sorunlarını dile getirmek sorumluluğumuzdur

    PİRHA-HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP vekilleri, Kadın Meclisi üyeleri, SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce ve Hatay İl Kadın Meclisi üyelerinden oluşan heyet, “Kadınlar için adalet” kampanyasının ikinci etabı olan “Kadın yoksulluğuna hayır” buluşmalarına Çukurova’da devam ediyor.

    HDP Eş Genel Başkan Buldan’ın da dahil olduğu heyet bugün Hatay’daydı.

    Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “İnançlıyız. Kadın mücadelesi ile kadınların birlikteliği ile kazanacağız. Bugün Hatay’da bu buluşmayı gerçekleştiriyorsak kadın mücadelemiz sayesindedir” dedi.

    “BİZ KADINLAR YÜZYILLARDIR ATAERKİL SİSTEME KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ”

    SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce ise “Biz kadınlar yüzyıllardır ataerkil sisteme karşı mücadele ediyoruz. Bizim mücadelemiz zorlu, ama bizim de kararlılığımız var. Her zaman görülmeyen bir emeğimiz var. Buna karşı da mücadele ediyoruz. İstanbul Sözleşmesi için mücadele ediyoruz” diye konuştu.

    “AKP’NİN HAKSIZLIKLARINA KARŞI ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kadınları selamlayarak konuşmasına başlayan HDP Eş Genel Başkan Pervin Buldan ise şunları kaydetti:

    “Antakya’da sevgili canlarla buluşmanın onurunu yaşıyorum. Antakya gibi savaşların ve çatışmaların olmasını istemeyen, her zaman halkların ortak yaşamını savunan bir kentten Türkiye halklarına seslenmek onur verici. Bu ülkede adaletin kırıntılarının kalmadığı bir dönem yaşıyoruz. Bunun acısını büyük bedeller ödeyerek sürdürüyoruz.

    Bizler geçmişe bakıyoruz, bu ülkede büyük zulümlerin yaşandığına her zaman tanıklık ettik. Ama en büyük haksızlıkların yaşandığı AKP döneminin bedelini yaşıyoruz. Hiçbir dönemde bu kadar zulmün yaşandığına tanık olmadık. Cumhuriyetten beri bu ülkede faili meçhuller oldu ama bu dönemde sadece Kürtlere zulüm yapılmıyor. Bu ülkede AKP gibi düşünmeyene, adalet diyene, demokrasi savunana haksızlık var. 19 yıldır Kürdün de, Alevinin de, Arapların da, Ermenilerin de, kadınların da, her kesimin AKP’ye itirazı var.”

    Buldan, tutuklu HDP’lilere sözleri olduğunu da ekleyerek, “Bugün arkadaşlarımız Kobanî Davası’ndan yargılanıyorlar. Davanın sonucunda Türkiye’nin demokratik siyasette nasıl evrileceğine tanıklık edeceğiz” dedi.

    “MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

    “Bu yargılamanın sonucunda kaybeden Kürtler ve HDP olmayacak. Kaybeden AKP ve IŞİD olacak. Biz bu ülkede savaşların olmaması için büyük bir mücadele veriyoruz ve mücadelemiz devam edecek” diyen Buldan, AKP’den adalet ve demokrasi beklemeyeceklerini, adalet ve demokrasiyi Türkiye halklarının getireceğini söyledi.

    “ALEVİ CANLARIMIZIN SORUNLARINI DİLE GETİRMEK SORUMLULUĞUMUZDUR”

    Buldan, ziyaret ettikleri türbedeki konuşmasında Alevilerden de bahsederek şunları söyledi:

    “Kadın yoksulluğu kampanyamızda Hatay’dayız. Kadınların sesi olmaya çalışıyoruz. Bugün Alevi canlarımızla bir aradayız. Biliyoruz ki Alevilerin de çok büyük sorunları var. Kendi inançlarının gereklerini özgürce yerine getiremeyen Alevi canlarımızın sorunlarını dile getirmek sorumluluğumuzdur. HDP demek, geleceğe dönük ortak yaşamı birlikte kurmak demek. Komşu ülkelerimizde de çatışma istemiyoruz. Suriye sınırında bu mesajı vermenin önemli olduğunu düşünüyorum. Özgür bir yaşamın mücadelesini halklarla birlikte kazanacağız. Bu ülkeye barışı AKP’ye rağmen getireceğiz. Bu ülkede tecridi de kaldıracağız ölümler durduracağız, barışı sağlayacağız.”

    “ALEVİLERİN, ERMENİLERİN, KÜRTLERİN KADERLERİ AYNI, MÜCADELESİ ORTAKTIR”

    Heyet, daha sonra Samandağı’nda Hz. Hızır makamını ziyaret etti. Ardından, Vakıflı Köyünde bulunan Surp Asdvadzadzin Kilisesini ziyaret etti. Kilise yetkilileri ile görüşen heyet, mum yakarak dua etti. Kısa bir konuşma yapan Buldan, “HDP’nin bu ülkede yok sayılan tüm öteki kimlik ve inançların partisi olduğunu belirterek, “Alevilerin, Ermenilerin, Kürtlerin kaderleri aynı. Ancak ortak mücadele ile birlikte başarmanın yollarını bulmalıyız” dedi.

    “KOOFERATİFİN GELİRİ KADINLARA VE OKUYAN ÇOCUKLARA GİDİYOR”

    Daha sonra kadın kooperatifinde çalışan kadınları ziyaret eden Buldan ve beraberindeki heyet, kadınların neler yaptığını sorarak yaşadıkları zorlukları dinledi.

    Kooperatifteki kadınlar, yaptıkları ev yapımı ürünleri sattıklarını ifade ederek, “5 kadınız, şimdi 35 kadın olduk. Ceviz, turunç, kabak reçelleri; zeytinyağları ve defne sabunu üretiyoruz. Satış noktamız burası. Kartımızı dağıtıyoruz. Kargo ile ürün gönderiyoruz. Genelde burada yetişen ürünleri değerlendiriyoruz. Gelen misafirlerin kalabileceği bir pansiyonumuz da var. 2005’te bu kooperatifi kurduk. Kooperatifin geliri kadınlara ve okuyan çocuklara gidiyor” dediler.

    PİRHA/HATAY

  • Gezi’de biz zaten haklıydık; şimdi asıl yargılanması gerekenler yargılanmalı-VİDEO

    Gezi’de biz zaten haklıydık; şimdi asıl yargılanması gerekenler yargılanmalı-VİDEO

    PİRHA- Gezi davasının beraatla suçlanmasının yankıları sürüyor. Konuya ilişkin konuşan SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, “Biz Hepimiz oradaydık ve ‘Gezi yargılanamaz’ diye haykırdık. Dayanışma ve mücadele sonucu kazandık” dedi. Yüce, asıl yargılanması gerekenin Ali İsmail’i, Ahmet Atakan’ı ve diğer direnişçileri öldürenler olduğunu kaydetti. 

    Haberin videosu

    Gezi davasının karar duruşmasında yargılananların tamamı beraat etti. Osman Kavala için ise tahliye kararı verilirken, başka bir dosya gerekçe gösterilerek gözaltı işlemi yapılacağı belirtildi.

    Gezi davasının beraatla sonuçlandırılmasını PİRHA’ya değerlendiren SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, ilk günden beri Gezi isyanının haklılığını, meşruluğunu savunduklarını ve gezi yargılanamaz dediklerini belirterek şunları ifade etti:

    “Bugün de ilk gün söylediğimiz gibi bu yargılama başından beri hükümsüzdü. Osman Kavala ve diğer arkadaşlarımızın Gezi’de yargılanan arkadaşlarımızın bütün davaları bizim açımızdan hükümsüzdü. Çünkü Gezi’ye kadınların, gençlerin haklı isyanıydı. Kuşların, ağaçların ve bir bütün doğanın talanına karşı verilen bir mücadeleydi. Bu yüzden bugün bir kez daha Gezi’nin haklılığı ortaya çıkmıştır. Bugünkü Gezi davasında bir kez daha dayanışmanın gücünü görmüş olduk. Türkiye’nin dört bir yanında gelenler oradaydı ve Gezi yargılanamaz diye haykırdı. Bu haykırışımızın sonucunu aldık diye düşünüyorum. Bir kez daha dayanışma ve mücadele kazandı, diyebiliriz.”

    “Gezi’de birçok arkadaşımızı kaybettik ve birçok arkadaşımız da yaralandı. Asıl yargılanması gereken Ali İsmail’i, Ahmet Atakan’ın ve diğer yitirdiklerimizin katilleri, kolluk güçleri ve devletin kendisidir” diyen Yüce “Bunda sonraki mücadele buraya evrilmeli. Gezi’de biz zaten haklıydık ama halen Ahmet Atakan’ın davası sürüyor. Ali İsmail’in katilleri yargılanmadı. Halen hukuksuz bir şekilde birçok yoldaşımız Gezi’den dolayı yargılanmaya devam ediyor. Bundan sonra mücadelemiz buradan doğru devam edecek” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/MERSİN

  • SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Ras-el Seni Ortadoğu halklarına kutlu olsun-VİDEO

    SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Ras-el Seni Ortadoğu halklarına kutlu olsun-VİDEO

    PİRHA- Arap Aleviler, Ras-el Seni bayramını kutluyor. SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, “Savaşın yükseltildiği ve gözyaşının çok dökülmeye başlandığı bir ortamda bizim inançsal ve kültürel değerlerimize, her şeye rağmen dayanışma, kardeşlik ve birlikte yaşam demek için daha çok sahip çıkıldığını düşünüyorum” dedi.

    Haberin videosu

    Arap Alevilerin yoğunlukta yaşadığı kentlerde Ras-el Seni bayramı kutlanıyor. Ortadoğu’da yaşayan diğer halklar ve inançlarda da yansımasını bulduğu Ras-el Seni bayramına dair PİRHA’ya açıklamalarda bulunan SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, yeni bir yıla merhaba anlamını taşıyan Ras-el Seni bayramının Miladi takvime göre ayın 14’üne denk gelen günde kutlandığını söyledi.

    “BİRLİKTE YAŞAMA UMUDU DA İŞLETİLİYOR”

    Yüce Ras-el Seni bayramında neler yapıldığını şöyle anlattı:

    “Günler öncesinden yemekler yapılır, içli köfte ise olmazsa olmazımızdır. Zingo dediğimiz yağlı ekmek yapılır, sofralar kurulur. Aslında Ortadoğu’daki hakların bu kadar baskı ve asimilasyon politikasına karşı başka bir direnme yöntemi yani kültürünü dilini gelenek ve göreneklerini yaşattığı, tekrardan dayanışmayı büyüttüğü gün olarak görebilir. Yaşadığımız coğrafyada, gittikçe halkların kendi kültürlerini yaşayamadığı, baskı altına alındığı, savaşların yükseldiği bir ortamda böyle günler daha çok anlam kazanıyor. Çünkü her evde aynı yemekler pişiriliyor aynı yemekler yeniyor. Aynı zamanda başka kültürlerle de bu ortaklaşıyor. Mesela Samandağ’da Arap Alevileri ile Hristiyanlar aynı gün yapıyor bu bayramı. Birlikte yemeklerini yiyorlar. Bu başka şehirlerde başka kültürlerin de bunu birlikte yaptığını aslında görebiliyoruz. Kürt coğrafyasında Süryanilerin Kürtlerin aynı anda benzer bayramı yaptıklarını görebiliyoruz. Tam da bu kadar savaşın yükseltildiği ve gözyaşının çok dökülmeye başlandığı, gittikçe toplumun birbirinden ayrıldığı bir ortamda bizim bu dini değerlerimiz ve kültürümüzde her şeye rağmen dayanışma, her şeye rağmen kardeşlik, her şeye rağmen birlikte yaşam demek için daha çok sahip çıkıldığını düşünüyorum. Antakya coğrafyası aynı zamanda bütün kültürlerin bir arada olduğu bir yer. Mesela bu yılbaşından bir hafta sonra Kıddes dediğimiz bir bayramımız daha var.  Bunu da Hristiyanlarla birlikte kutluyoruz. Bu da bir hafta boyunca kutlanan bir bayram. Yine aynı yemekler yapılıyor, aynı şekilde paylaşılıyor, birbirlerine hediye alınıyor, gurbette olanlar o günlerde gelip aile ile birlikte olurlar. Bugünlerde genç kuşaklar yaşlı kuşaklarla buluşup hem hikayelerini paylaşıyor hem de tarihini kültürünü bir kez daha hatırlatmış oluyor. Bu yüzden de Ortadoğu’da yaşayan bütün halkların ve inançların aynı zamanda birlikte yaşama umudunun da bugünlerde işletildiğini görebiliriz.”

    Canan Yüce, bütün Ortadoğu halklarının Ras-el Seni bayramını kutlarken, “Barışın, kardeşliğin büyüdüğü özgürlüklerin tesis edildiği bir coğrafya olması ümidiyle nice senelere” dedi.

    RAS-EL SENİ BAYRAMI NEDİR?  

    Hz. Musa’nın halkını firavunun elinden kurtardığı gün olarak kabul edilir. Nusayrilerin, Ras-es Seni’den 6 gün sonra kutladığı Ğidil Kiddes bayramı ise Hz. İsa’nın vaftiz edildiği gün olarak sayılır. Geleneklere göre bu bayramda çocuğu olmayan karı-kocalar akarsuya dalıp çıkar. Bu gelenek uzun yıllar devam ettikten sonra günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur.

    Diren KESER/MERSİN

  • ‘Aleviler siyaset ile hak taleplerini içeren bir mücadele ittifakı kurmalı’- VİDEO

    ‘Aleviler siyaset ile hak taleplerini içeren bir mücadele ittifakı kurmalı’- VİDEO

    PİRHA- Narlıdere Cemevi’nde düzenlenen ‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler’ sempozyumunun son gün oturumunda, ”Siyasal Karşılaşmalar-Sosyalist Partiler ve Alevilik Sorunu” başlığı tartışıldı. Son oturumda konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Alevi kurumları Alevi dinamiğinin hassasiyeti, hak ve özgürlük taleplerini içeren bir mücadele ile siyasette ittifak kurmalı” dedi.

    Haberin Videosu

    Narlıdere Cemevi ve Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği, ‘Aleviler ve Sosyalistler’ teması kapsamında Narlıdere Cemevi’nde düzenlediği sempozyum son gününde, ‘Siyasal Karşılaşmalar-Sosyalist Partiler ve Alevilik Sorunu’ oturumu ile devam etti.

    Oturum başkanlığını Ayhan Ali Duran Topuz’un yaptığı sempozyumun son oturumuna Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nden ( SYKP) Canan Yüce ve Emek Partisi (EMEP) adına İhsan Çoralan konuşmacı olarak katıldı.

    “ALEVİLER TALEPLERİ DOĞRUSUNDA İTTİFAK KURMALI”

    Alevi kurumlarının siyaset ile ile ilişkisinin Alevi toplumuna kazandırmadığını vurgulayan Ali Kenanoğlu, Alevi kurumlarının Alevilerin hak ve taleplerini içeren bir mücadele yöntemi ile ittifak geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Kenanoğlu, “Alevi kurum başkanlar doğal bir vekil adayıdır. Alevi kurum başkanları milletvekilliğini kendilerine bir hedef koydular. Genel yaklaşım bunun üzerineydi. Bunu eleştirdik. Bunun yolu yöntemi yanlış kuruluyordu. Siyasi özne olamayı başarabilmek üzerinden bunu kurmayı başarabilmeliyiz. Sürekli bir sapmalar içinde bocalarsınız. Bunun doğru bir ilişki ve Alevi toplumuna bir faydası olmadığı ortada. Alevi hareketinin doğrudan bir parti kurmamasını ifade ettim. İttifaklar üzerinden bu ilişki kurulmalı. Doğrusu Alevi dinamiğinin hassasiyeti, hak ve özgürlük taleplerini içeren bir mücadele ile ittifaklaşma üzerine kurulmalı” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN TALEPLERİ HDP’NİN PARTİ PROGRAMINA ALINDI”

    Kenanoğlu, HDP’nin zorunlu din derslerinden, diyanetin kaldırılması ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesine kadar Alevi toplumun hak ve taleplerini parti programına aldığına dikkat çekti. Alevi sorununu tıpkı Kürt sorunu gibi demokratikleşme sorunu olarak gördüklerini ifade eden Kenanoğlu, bütün bu sorunların çözümünün demokratik cumhuriyet olduğuna vurgu yaptı. Kenanoğlu şunlara dikkat çekti:

    “HDP Alevi toplumunun demokratik mücadele doğrultusunda verdiği hak mücadelesini parti programına koydu. Zorunlu din derslerine dava açıp kazanan ilk kişiyim. Diyanet kaldırılsın, devlet inançlardan elini çeksin diyen biri olarak bunu partide bunun savunuculuğu yapmadan olmazdı. Bunun için HDP içerisinde yer aldım. Şeyh Sait’in torunu olan Hişyar Özsoy, Diyarbakır milletvekili olan Nimetullah Erdoğmuş, başörtüsü mücadelesi ile tanınan ve ölümle tanınan Hüda Kaya bizim milletvekilimiz. Bunlar ile birlikte mücadele ediyoruz. Buda tabi yoğun eleştiri malzemesi haline getiriliyor. Diyarbakır’da şafi melleler ile bir toplantı yaptık ve ortam bir metin kaleme aldık. Diyanetin kaldırılmasından, zorunlu din dersine Alevi toplumun savunduğu bütün taleplere hepsi imza attı. Bizi HDP çatısı altında ortaklaştıran işte bu demokrasi mücadelesidir. HDP’nin Alevi politikasını belirlemek için Alevi kurum temsilcileri, kanaat önderleri le konferans düzenledik. Bir sonuç bildirgesi çıktı. Bu sonuç bildirgesi yok sayılmadan parti programına ekledik. Zorunlu din derslerinin kaldırması, Diyanet’in kapatılması olduğu gibi parti programına konuldu. Bu metinler bizim için yeterli değildir elbet. Alevi sorununun tıpkı Kürt sorunu gibi bit demokratikleşme olarak ele alıyoruz. Demokratik bir cumhuriyet ile bu sorunun çözüleceğine inanıyoruz.”

    “ARAP ALEVİLER KİMLİKLERİNE SAHİP ÇIKMAYA BAŞLADI”

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nden (SYKP) Canan Yüce ise, Aleviliğin tarihsel gerçekliği ve öz değerleri ile buluşmasını istediklerini dile getirdi. Aleviler ile emek bağını kuran bir kurtuluş paradigması kurmak istedikleri ifade eden Yüce, “Tarihi hep devletler yazar ama yazılmayan bir devletsiz tarih var. Alevilik felsefik öğeler taşır. Komünal ve özgün yönleri var. Genelde karşıladığımız eleştiriler Aleviliğin araçsallaştırıldığı. Laiklik üzerinden Aleviliğin CHP’de yedeklenmesi var. Aleviliğin tarihsel gerçekliğini kavrayarak, öz değerleri ile buluşmasını savunuyoruz. Bir sosyalist parti olarak bunu programımıza alıyoruz. Devlet tüm inançlara eşit yaklaşmalı. Bu mücadeleyi kendi mücadelemizin bir parçası olarak görüyoruz. Alevi hareketinin emek bağını kuran ortak bir kurtuluş paradigmasını kurmak istiyoruz. Arap Aleviler içerisinde sosyalist hareketler oldukça örgütlü. Yani sosyalist hareketi beslemiş diyebiliriz. Arap Alevi olan sosyalistler Aleviliğe çok yönelmemişler. Ulus devletler sürekli toplumu baskı altına almış. Buna Arap Alevileri de çok maruz kalmış. Ama 2011 yılı ve sonrasında Arap Aleviler bu kimliğe sahip çıkmaya, bir araya gelmeye başladı” diye konuştu.

    “KAPİTALİZM KARŞISINDA DEĞERLER DAYANIKLI KALMIYOR”

    “Alevilik ve sosyalizm fikri eşitlenerek yerine göre Alevilik suçlanırken komünizm, yerine göre de komünizm suçlanırken Aleviler suçlandı” diyen Emek Partisi’nden İhsan Çoralan, “Yani bir politik bölünme durumu yaratılmıştır. 90’lı yıllarda da Kürt ilerici siyaseti ile bağının kesilmesi durumunu farklı şekillerde yaşadık. Büyük yığınları kazanmayan devrim hareketlerinin başarılı olamadığını gördük. Alevileri sınıfsız bir toplum olarak görür isek yanılgıya düşeriz. Kapitalizmin araya girmesi ile Aleviliğin komünal değerleri de yıkıldı. Gelenekler toplumsal değişimler karşısında çokta dayanıklı kalamıyor. Alevi toplumundaki ayrışma gelecek dönemlerde kendini daha da çok hissettirecek” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İZMİR