Etiket: canda gündem

  • HDP’li Hüda Kaya: Diyanetin bu toplumda hiçbir meşruiyeti yoktur-VİDEO

    HDP’li Hüda Kaya: Diyanetin bu toplumda hiçbir meşruiyeti yoktur-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Diyanetin toplumu köleleştirmek istediğini belirterek, “Diyanetin bu toplumda hiçbir meşruiyeti yoktur. Bizim saltanatçı, erkekçi, saraycı, Sünnici ve mezhepçi böyle bir yapılanmaya ihtiyacımız yoktur” dedi.

    Diyanetin yaşamın her alanına ve farklı inançlara müdahalesi gün geçtikçe artıyor. Yargıdan, eğitime, kültürden spora ve ekonomiden siyasete kadar birçok alana müdahil olan ve kamuoyunda çokça tepki alan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2021 yılı bütçesi, 7 bakanlık ve 12 başkanlığın bütçesini geride bıraktı.

    Alevilerin varlığını kabul etmeyen Diyanetin, devlet eliyle farklı inançları tek tipleştirmek istemesi Alevi kamuoyunda ciddi tepkilerle karşılanıyor.

    İdeolojik sopasını Alevilere karşı kullanmaya devam eden Diyanetin, Alevi inancı hakkında yargıyı, siyasi otoriteyi, eğitim-öğretimi etkileyen ve müdahaleci tutumları hala devam ediyor.

    CAN TV’de yayınlanan ‘Canda Gündem’ programına konuk olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Diyanetin yaşamın her alanına açıkça müdahalesine tepki göstererek Diyanet’in toplumu köleleştiren bir noktada olduğuna vurgu yaptı.

    “DİYANET’İN TOPLUMDA MEŞRUİYETİ YOKTUR”

    Kaya, Diyanetin toplumda hiçbir meşruiyeti olmadığını ifade ederek, Diyanetin bu toplumda hiçbir meşruiyeti yoktur. Bizim saltanatçı, erkekçi , saraycı, Sünnici ve mezhepçi böylesi bir yapılanmaya ihtiyacımız yoktur. Toplumu köleleştiren, afyonlaştıran bir yapıdır. Devlete köleleştirmeye hizmet eden bir yapıdır. Bu sistem düzelinceye kadar gerçekleri ortaya koymaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘KHK ile ihraç edilen muhafazakarlar seküler yaşamı benimsemeye başladı’-VİDEO

    ‘KHK ile ihraç edilen muhafazakarlar seküler yaşamı benimsemeye başladı’-VİDEO

    PİRHA- 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL sonrasında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile görevlerinden ihraç edilen milliyetçi-muhafazakar kamu çalışanlarının, AKP iktidarının uygulamaları sonucu liberal, sol, özgürlükçü anlayışa kaydıklarını söyledi. Can TV’de Can’da Gündem programına katılan Gergerlioğlu, “Muhafazakarlar, ‘Devlet bana bunu nasıl yapar, demek ki bu topraklarda kötülükler olabiliyormuş. Aleviye, solcuya, Kürt’e yapılanlar gerçekten doğruymuş’ demeye başladılar” diye konuştu. 

    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, KHK ile ihraç edilen milliyetçi-muhafazakar insanların, seküler yaşamı benimsemeye başladıklarını söyledi.

    Can TV‘de Nilgün Mete‘nin sunduğu Can’da Gündem programına konuşan Gergerlioğlu, “Milliyetçi muhafazakar KHK’liler büyük bir şok, şaşkınlık ve çaresizlik yaşamışlar. Şu ana kadar kutsadıkları, her hangi bir zarar görmedikleri devlet onlara acımasız bir şekilde öncesinde muhalif gördüklerine ne yapmışsa kendisine bunu yapmış ve büyük bir şaşkınlık yaşamış.” dedi.

    Gergerlioğlu, “İktidarın Ayasofya açma, başörtüsünü istismar etme girişimleri KHK’liler arasında çok net şekilde anlaşılıyor. Kendisine soykırım uygulaması yapan bir iktidar kalkmış dini kullanarak rant elde etmeye çalışıyor. Bu, insanların dinden soğumasına, uzak durmasına, muhafazakarlıktan uzaklaşmasına yol açıyor. Bu çok net bir bulgu” diye konuştu.

    “‘DEMEK Kİ BU TOPRAKLARDA KÖTÜLÜK OLABİLİYORMUŞ’ DEMEYE BAŞLADILAR”

    Gergerlioğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Devlet bana bunu nasıl yapar, demek ki bu topraklarda kötülükler olabiliyormuş. Demek ki bu topraklarda Ermeni soykırımı vb. şeyler olabiliyormuş. Aleviye, solcuya, Kürt’e yapılanlar gerçekten doğruymuş demeye başladılar ve milliyetçi muhafazakar yapıları değişmeye başladı. Daha liberal, sola kayan, özgürlükçü, insan haklarından yana bir anlayışa doğru evrilmeye başladılar. Biz bunu birinci yılda da, ikinci yılda da, üçüncü yılda da gördük. Şu anda artarak devam ediyor.

    “İKTİDAR İNSANLARIN DİNDEN SOĞUMASINA NAEDEN OLDU”

    ‘İktidarda İslamcı bir iktidar var ve kötülük yapıyor.’ Be değişimlerin bu anlayıştan kaynaklandığını söyleyen Ömer Faruk Gergerlioğlu, “İktidarın güya İslami politikaları, görüntüde dini istismar eden politikaları karşısında hepten bu sekülerleşme devam ediyor. Ben bunu Mecliste de çok söyledim. İktidarın Ayasofya açma, başörtüsünü istismar etme girişimleri KHK’liler arasında çok net şekilde anlaşılıyor. Kendisine soykırım uygulaması yapan bir iktidar kalkmış dini kullanarak rant elde etmeye çalışıyor. Bu, insanların dinden soğumasına, uzak durmasına, muhafazakarlıktan uzaklaşmasına yol açıyor. Bu çok net bir bulgu.

    “ÇOCUKLARDA MUHAFAZAKARLIĞA, MİLLİYETÇİLİĞE KARŞI REAKSİYON OLUŞTU”

    Zaten Ak Parti ve MHP’ye oy verme oranı yüzde sıfıra düşmüş durumda. Milliyetçi ve muhafazakar reaksiyonlardan uzaklaşan bir toplum kesimi görüyoruz. Bu çok önemli bir sosyolojik tespit. Biz bunu yıllar içinde takip ediyoruz. Oranlarını takip ediyoruz. Çok net bir sonuç. Çocukları bundan etkileniyor. Düşünün anne babasını cezaevine atmışlar. Sizi cezaevine atan iktidar çıkmış din sömürüsü, başörtüsü sömürüsü yapıyor. Ve bu insanların çocukları bundan dolayı dine karşı bir reaksiyon oluşturuyorlar. Muhafazakarlığa, milliyetçiliğe karşı bir reaksiyon oluşturuyorlar.

    “KHK’LİLER MİLLİYETÇİ-MUHAFAZAKAR KALIPLARDAN KURTULDU”

    İktidar güya dine hizmet adı altında dine en büyük kötülüğü yapan bir iktidar haline gelmiş durumda. Biz bunu toplumda çok net bir şekilde görüyoruz. Aslında KHK’liler için bir yerde iyi oldu. Çünkü o milliyetçi-muhafazakar kalıplardan kurtulup, şimdiye kadar öteki gördüklerine elini  uzatan, onları anlayan, demek benim şimdi çektiğimi sen yıllardır çekiyorsun diyen bir topluluk oluştu.”

    “KHK PLATFORMLARINDA HER KESİMDEN İNSAN VAR”

    “Biz KHK platformları oluşturuyoruz. O KHK platformlarında önceden bunu başaramazdık. Şimdi her kesimden insan orada oluyor” diyen Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Sağcısı, solcusu, Alevisi, Sünnisi, dindarı, dinsizi ve herkes birbirine saygılı oluyor. Evet bir musibet yaşanıyor ama bir musibet bin nasihattan iyidir derler. Bu musibeti yaşayanlar kendi köşesine çekilmenin doğru olmadığını, artık kimlikler arasındaki bir ayrım yerine, insaniyetler arasında bir ayrım olması gerektiğini söylüyorlar. Yani insanlar şunu söylüyor: Benim için artık Alevi, Sünni, Müslüman, Hıristiyan diye bir şey yok. İyi insan, kötü insan, namuslu insan namussuz insan gibi kavramlar var.

    PİRHA/ İSTANBUL 

     

  • ‘Alevi köyüne nasıl cami dikeriz peşindeler, yoğun bir saldırı var’-VİDEO

    ‘Alevi köyüne nasıl cami dikeriz peşindeler, yoğun bir saldırı var’-VİDEO

    PİRHA- CAN TV’de yayınlanan, ‘Can’da Gündem’ programına katılan Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Ardahan, Kars ve Erzurum’da yoğun bir şekilde asimilasyon politikasının yürütüldüğünü ve hizmet karşılığında köylere cami dayatmasının olduğunu söyledi. Fırat, “İŞİD Ortadoğu’da Alevileri nasıl ki katlettiğinde büyük bir sevap işlediğini hissedenler, bu bölgede de aynı misyonu kendilerine yüklemişler” dedi.

    Haberin videosu

    Kars Sarıkamış’ta cami yaptırılan Alevi köyü Aşağısallıpınar’a giden ve Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz’dan oluşan Alevi heyeti, Kars Valisi ve Sarıkamış Kaymakam’ı ile görüşememiş, caminin cemevine çevrilmesi talepli dilekçeleri ise valiliğe zorla verilmişti.

    Program öncesi Kars Valiliği özel kalem müdürü ile iletişime geçen CAN TV Programcısı Nilgün Mete’nin, bir  hafta önceden randevu talep eden Alevi heyetinin valilik tarafından neden kabul edilmediği sorusuna ise, ‘Vali bey çok yoğundu o yüzden görüşemedi’ yanıtı verildi.

    CAN TV’de yayınlanan ve Nilgün Mete’nin sunduğu ‘Can’da Gündem’ programına katılan Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Alevi köylerindeki ve bölgedeki temasları değerlendirdi.

     “KÖYLERE CAMİ DAYATMASI VAR, SORUNLAR DİZ BOYU”

    Bir hafta önce Kars Valisi ve Sarıkamış Kaymakamından randevu talep ettiklerini ancak bir cevap alamadıklarını belirten Fırat, bölgede yoğun bir asimilasyon politikasının devrede olduğunu ifade etti. Hizmet gelmeyen köylerin cami dayatması ile karşı karşıya bırakıldıklarını söyleyen Fırat şunları kaydetti:

    “Herkes kendine yakışıyor ve şu an ki iktidar da kendine bir misyon yüklemiş. Bu misyonu yerine getiriyorlar.  Burada acı olan bizim içerimizdeki insanların bu söylemler çerçevesinde hareket etmesi. Yoğun olarak bu bölgelerde asimilasyon politikaları güdülüyor. Sorunlar diz boyu. Alevi örgütlerinin daha etkin bir biçimde bu sorunları önüne koyması lazım. Erzurum Şenkaya’da 13 tane Alevi köyü var. Oradaki sorunları, sıkıntıları dillendirdiklerinde insan insanlığından utanıyor. Hizmet yok ve köylere önceden cami yapılmış. Hizmet gelmeyen köylere de cami dayatması yapılıyor. Hizmetlerini yapacak insan bulamadıklarından şikayetçiler. Geleneklerden uzaklaşma var. Ardahan Damak ve Hanak’taki köylere gittik. Aynı problemler buralarda da var. Hizmet getirilmediğinden dert yanıyorlar. İbadetlerinden vazgeçmişler ama bu konuda bir çözüm üretmemizi talep ediyorlar. Hakka yürüme erkanı ve cem erkanları için eğitebileceğimiz 4-5 insan bu bölgeyi etken bir pozisyona getirebilir. Eğer bunu yapamıyor isek konuşmamamız lazım.”

    “ALEVİ KİMLİĞİNE DAİR CİDDİ AYRIMCILIK VAR”

    “Toplum bu konuda tedirginlik hissediyor, her tarafları kuşatılmış vaziyette” diyen Fırat, bölgede Alevi kimliğine dair ciddi bir ayrımcılığın olduğuna dikkat çekti. Fırat, “Ardahan Damal’dan bir petrol hattı geçiyor. Buradaki Alevi yurttaşları işe almıyor ve Erzurum’dan insan getirip çalıştırıyorlar. Alevi kimliğine dair ciddi bir ayrımcılık var. Buradaki insanlarla diyalog kurulup, ortaklaşa çalışmalar yürütülür ise bu sorunlara çözüm üretileceğine inanıyorum.  Bu sorunlar her gün yoğunlaşarak büyüyecek gibi gözüküyor. Yazar, aydın, sanatçı, genç ve kadınlara kadar her kesimin yan yana gelip çözüm üretmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ KÖYÜNE NASIL CAMİ DİKERİZ PEŞİNDELER”

    Kaymakamlık yazı işleri müdürünün insani çerçevede konuşması gerekirken çirkin ibareler kullanmasının insanı üzdüğünün altını çizen Fırat, dilekçeleri verirken ‘Neden camiye karşısınız’ tartışmasına maruz bırakıldıklarını ifade etti.

    Alevi köylerine yoğun bir şekilde ‘cami dikme’ peşinde olunduğuna vurgu yapan Fırat, bölge insanının sorunların çözümüne dair kendilerinden talepleri olduğuna işaret etti. Alevi kurumlarının alanda olması ve bu sorunların çözümünde üzerine sorumluluk alması gerektiğine değinen Fırat şunlar dikkat çekti:

    “Dilekçeleri verirken bize, ‘Neden camiye karşısınız’ diyorlar. Kendi köylerine bir cemevi yapılmasını uygun görürler mi diye sorduğumuzda, ‘Bizim köyde Alevi yok ki’ dediler. Peki ama bu köyde Sünni var mı? İŞİD Ortadoğu’da Alevileri katlettiğinde büyük bir sevap işlediğini hissediyorsa, bu bölgede de aynı misyonu kendilerine yüklemişler. Alevi köyüne nasıl bir cami dikeriz peşindeler. Bu çok insani değil ve vicdansızlıktır. Onun için yoğun bir şekilde bu bölgeye gelmemiz lazım. Diğer kurumlarımızla da bunu konuşacağız ve bu herkesin sorumluluğu. Trakya ve Balkanlarda da yoğun şekilde bu sorunlar var. Gitmek gerekiyor. İnsanlar aynı sorunları dillendiriyor. Yan yana gelip herkesin ne yapabilirizi düşünmesi lazım. Bu süreçte herkesin bir sorumluluk yüklenmesi kanısındayım. Çözüm odaklı konuşmalıyız. Alana inmek lazım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yazar Yiğit: El Bağdadi’nin öldürülmesi şüpheli-VİDEO

    Yazar Yiğit: El Bağdadi’nin öldürülmesi şüpheli-VİDEO

    PİRHA- Ortadoğu Uzmanı, Yazar Hamide Yiğit, DAİŞ lideri Ebubekir El Bağdadi’nin öldürülmesinin şüpheli olduğunu söyledi. CAN TV’ye konuşan Yiğit, “ABD’nin IŞİD’le mücadele özel temsilcisi, Bağdadi’nin neden Suriye ve Irak kontrolündeki yerlerde değil de Türkiye kontrolündeki bir yerde öldürüldüğünü soruyor” dedi. 

    Haberin videosu

    Ortadoğu Uzmanı, Yazar Hamide Yiğit, DAİŞ lideri Ebubekir El Bağdadi’nin öldürülmesine ve Kuzey Suriye operasyonuna ilişkin CAN Tv’de Veli Haydar Güleç’in sunduğu Can’da Gündem programında değerlendirmelerde bulundu.

    Hamide Yiğit Bağdadi’nin Türkiye denetimindeki bir bölgede öldürülmesinin şüpheli olduğunu söyledi. Yiğit, İdlib’te IŞİD örgütlenmesinin yoğun olduğunu ve oraya geçişin Türkiye üzerinden yapılmasını ABD’li diplomatların sorguladıklarını belirtti ve ekledi:

    “ABD’nin IŞİD’le mücadele özel temsilcisi, Bağdadi’nin neden Suriye ve Irak kontrolündeki yerlerde değil de Türkiye kontrolündeki bir yerde öldürüldüğünü soruyor.”

    Yiğit, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik başlattığı operasyona ilişkin de, “8 yıldır süren Suriye savaşında Kürtlerin önemli bir pozisyonu vardı. Suriye ile çatışmasız anlaşmalar üzerinden önemli bir pozisyon elde etmeye başlamıştı” dedi.

    “ORTAK BİR PAYDADA BULUŞULURSA ÇÖZÜME GİDİLİR”

    Hamide Yiğit, “ABD’nin Kürtler üzerinden kendi projelerini yürütmeye başlamasından itibaren o bölgedeki Kürtlerin geleceğine dönük bir öngörüye sahip olmak mümkün olmaz” diyerek,
    Kürtlerin ve Suriye’deki diğer halkların gerçek özneler olduğunu söyledi. Yiğit ortak bir paydada buluşulduğunda ancak çözüme gidileceğini kaydetti.

    Eylem BABAYİĞİT/İSTANBUL