Etiket: carina cuanna

  • Sivas Madımak Katliamı Davası 12 yıldır tozlu raflarda tutuluyor: AYM neyi bekliyor?

    Sivas Madımak Katliamı Davası 12 yıldır tozlu raflarda tutuluyor: AYM neyi bekliyor?

    PİRHA- 2 Temmuz 1993; tarihte kara bir gün ve utanç sayfası olarak insanlık tarihine kaldı. Sivas Madımak Oteli’ne saldıran 15 bin kişiden sadece 124 saldırgan yargılandı. Katliamın arkasındaki güçler ve dönemin sorumluları da dahil kimseye dokunulmadı. Türkiye’de süren davalar zamanaşımına uğrarken, AYM’ye yapılan başvuru ise 12 yıldır tozlu raflarda bekletiliyor; Peki neden?

     

    Sivas Madımak Oteli’nde Asım Bezirci, Asaf Koçak, Ahmet Özyurt, Asuman Sivri, Behçet Aysan, Belkıs Çakır, Carina Cuanna, Edibe Sulari, Erdal Ayrancı, Gülender Akça, Gülsüm Karababa, Handan Metin, Hasret Gültekin, Huriye Özkan, Koray Kaya, Mehmet Atay, Menekşe Kaya, Metin Altıok, Muhibe Akarsu, Muhlis Akarsu, Muammer Çiçek, Murat Gündüz, Nesimi Çimen, Nurcan Şahin, Uğur Kaynar, Yeşim Özkan, Yasemin Sivri, Serpil Canik, Sehergül Ateş, Serkan Doğan, Özlem Şahin, Sait Metin, İnci Türk bundan 33 yıl önce 2 Temmuz’da katledildi.

    30 Haziran’da başlayan Pir Sultan Abdal anma etkinliğine katılmak üzere Sivas’a gelmiş aydınlar, sanatçılar ile etkinlikleri izlemek üzere orada bulunanlar, Madımak Oteli’nde yakılarak, vahşice katledildiler. Devlet katliamı önleyebilirdi, önlemedi.  Orada, apaçık bir insanlık suçu işlendi ama gerçek sorumluları yargılanmadı, katiller korundu. 2 Temmuz 1993; tarihte kara bir gün ve utanç sayfası olarak insanlık tarihine kaldı.

    Sivas Madımak Katliamı, önceki pek çok katliamda yaşananlarla neredeyse aynıydı. Hazırlıklar çok öncesinde başlatılmış, saldırganlar örgütlenmiş, etkinlik sırasında Kuran’a , Kabe’ye, Peygambere ve Müslümanların maneviyatına saldırıldığına dair asılsız söylentiler yayılmış, bu içerikte bildiriler dağıtılarak, yerel gazetelerde haberler yapılarak belli bir kesim kışkırtılmış, tarih 2 Temmuz’u gösterdiğinde ise saldırının dozu artırılmış, önce etkinliğin yapıldığı Kültür Merkezi’ne saldırılmış, ardından bu saldırı kalabalık bir güruhla konukların kaldığı Madımak oteline yönelmiş, otel kuşatılmış, parke taşları sökülerek taşlanmış, ardından ateşe verilmiş, tüm çıkış kapıları kapatılmış, içindekiler ölüme teslim edilmişti. Madımakta alevlere karşı yaşam mücadelesi verildiği o dakikalarda;  dönemin Cumhurbaşkanı “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyin” buyurmuş, hükümettekiler olayı izlemekle yetinmiş,  otel çevresinde bulunan askerler saldırganlara müdahale etmediği gibi yangını söndürme ve kurtarma faaliyeti yürütmemiş, hatta bölgeyi terk etmişti.

    YARGILANMADILAR

    2 Temmuz 1993 tarihinde iktidarda SHP-DYP hükümeti bulunuyordu. Tansu Çiller başbakan, Erdal İnönü başbakan yardımcısıydı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Öner, Sivas Valisi ise Ahmet Karabilgin’di.

    2012 yılına kadar devam eden ve Sivas Madımak Katliamı Davası olarak bilinen katliam davasında diğer katliam davalarında olduğu gibi etkin bir süreç yürütülmedi.

    15 BİN SALDIRGAN

    15 bin saldırganın olduğu katliamda sadece 124’ ü hakkında dava açıldı. Dava sanıklarından Ali Kurt ve Mevlüt Atalay pişmanlık yasasından yararlanmak için mahkemeye yaptıkları başvurularında olayda Hizbullah, İslami Hareket Teşkilatı ve Kaplancılar gibi örgüt bağlantılarını anlattılar, ancak mahkeme “olayda örgüt yok” dedi. Olay sonrası tutuklanan 124 saldırgandan birçoğuna hafif cezalar verilerek, ağır tahrik indirimleri uygulandı.  33’ü hakkında idam cezası verildi ancak bu ceza, sonrasında müebbet hapse çevrildi. İdam cezası alan sanıklardan 8’i 1997 yılında tahliye edildi ve bir daha yakalanmadılar. Mahkeme 2012 yılında, yakalanmayan 7 saldırgan hakkında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verdi ve dosyayı kapattı.

    Ceza almasına rağmen yakalanmayan katiller arasında Refah Parti yöneticileri de vardı. Katillerin savunmanlığını yapan sekiz avukat ise sonrasında AKP’den milletvekili seçildi.

    UTANÇ!

    Başta katliamda yakınları kaybedenlerin aileleri olmak üzere Alevi toplumu, 33 insanın yakılarak katledildiği Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi yapılmasına izin vermezken, katliam sırasında ölen iki saldırganın adının da yer aldığı isimler listesi “Bilim ve Kültür Merkezi”ne yazıldı.

    KATİLLERE AF!

    Katliamın asli faillerinden olduğu gerekçesi ile hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş bulunan dava sanığı Ahmet Turan Kılıç, tartışmalı ve uzman hekimlerin itirazını içeren bir Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından affedildi ve 31 Ocak’ta tahliye edildi.

    1997 yılında tahliye edilen ve sonrasında hepsi firar eden sanıklardan Murat Karataş, Eren Ceylan ve Murat Sonkur hakkındaki dava 2023 yılında zamanaşımı nedeniyle düştü.

    Katledilenlerin aileleri 33 yıldır bu katliamın sorumlularının ceza alması için bir hukuk mücadelesi veriyor. Yıllarca süren ve cezasızlık politikasına karşı aileler, avukatları aracılığıyla 2014 yılında davayı AYM’ye taşıdı. 2024 yılında yapılan görüşmenin ardından ek bir rapor hazırlanması talep edildi ancak 12 yıldır henüz bir karara varılmadı.

    ANA DAVA SÜRECİ

    1993-2001 yılları arasında 8 yıl boyunca çeşitli mahkemelerde yargılamalar yapıldı. Bu yargılamalar sonucunda 2001 senesinde Yargıtay tarafından 33 sanığa idam, 4 sanığa 20 yıl ve 1 sanığa ise 15 yıl hapis cezası verildi. 13 Mart 2012 tarihinde firari olan 5 sanık hakkında dava, zamanaşımı nedeniyle kapatıldı. 2014 yılında 5 sanık için verilen zamanaşımı kararının kesinleşmesinin ardından ailelerin avukatı Şanal Sarıhan AYM’ye başvuruda bulundu. 14 Eylül 2023 tarihinde dava zamanaşımı nedeniyle düşürüldü.

    AYM’YE BAŞVURU VE BEKLEME SÜRECİ

    2014: Aileler AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.
    29 Haziran 2021: Başvurunun 7.yılında AYM ilk olarak başvuruyu gündemine aldı.
    15 Şubat 2024: Başvurunun 10. yılında AYM Genel Kurulu başvuruyu görüştü.
    Şubat 2024: Ek rapor hazırlanmasına karar verildi.
    30 Haziran 2026: Başvurunun 12. yılında hala bir karar yok.

    AYM’NİN BENZER DAVALARDAKİ KARAR SÜRELERİ

    2012 Eylül – 2022 Ağustos tarihleri arasında 10 bin 397 davada AYM’nin ortalama karara süresi, 2 yıl 6 ay 27 gün. Delil sorunu/adil yargılanma ihlali kararlarındaki ortalama süre, 2 yıl 8 ay 19 gün. AYM’nin karara varmak için en uzun süre beklettiği dava için geçen süre ise 8 yıl 24 gün. Sivas Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl AYM’ye başvurunun üzerinden ise 12 yıl geçmesine karşın neden karar vermiyor? AYM neyi bekliyor?

    AİLELERİN BAŞVURU GEREKÇELERİ

    Aileler AYM’ye yapmış oldukları 2014 tarihli bireysel başvuruda şu ihlalleri iddia etmişlerdir:

    1.Yaşam Hakkının İhlali – 35 kişinin akıbetinin belirsizliğinin 30 yıldan fazla devam etmesi
    2.Adil Yargılanma Hakkının İhlali – Etkisiz ve oyalayıcı yargısal süreç
    3.Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali – 30 yılı aşan yargılama süresi
    4.Toplantı ve Gösteri Hakkının İhlali
    5.İnsanlığa Karşı Suç Statüsü – Zamanaşımına uğramaması gerekliliği

    AİLELER VE AVUKATLARIN İDDİALARI

    Metin Altıok’ın kızı Zeynep Altıok, Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan ve Nesimi Çimen’in oğlu Mazlum Çimen adına avukatlar, dosyanın 33 yıldır derdest durumda olduğunu, otuz yılı aşan bu süre zarfında faillerin korunması, firari sanıkların yakalanmaması ve yargılamanın bilinçli bir şekilde sürüncemede bırakılması konularını gündeme getirdiler.

    SOMUT İHMAL ÖRNEKLERİ

    Davanın yeterince önemsenmediği ve ihmallerin çok fazla olduğu belirtilen başvuruda, 30 yıl içinde firari sanıkların ciddi şekilde aranmadığı, yurt dışında bulunanların iade talep işlemlerinde gecikmeler olduğu ve seçici bir arama stratejisi izlendiği (bazı sanıkların evlerinde dahi aranmadığı) belirtilmiştir.

    AYM’NİN YAKLAŞIMI VE “ART NİYET” İŞARETLERİ

    1.2014-2021 (7 yıl): Başvuru gündeme alınmadı.
    2.2021-2024 (3 yıl): İnceleme yapıldı ancak kararlaştırılmadı.
    3.2024 (Şubat): Ek rapor hazırlanmasına karar verildi – (bir erteleme şüphesi)

    Avukatlar, dosyanın 33 yıldır derdest (görülmeye devam eden) durumda olduğunu ve 2014’teki başvurunun AYM tarafından 12 yıldır karara bağlanmadığını, bu süreçte herhangi bir ara karar dahi verilmediğini belirterek bunun etkisiz bir hukuk yolu oluşturduğunu savundu.

    ULUSLARARASI YARGIYA GİDİŞ

    AYM’deki bu bekletilme nedeniyle Metin Altıok’ın kızı Zeynep Altıok, Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan, Nesimi Çimen’in oğlu Mazlum Çimen adına avukatlar Av. Dr. Günal Kurşun, Av. Zahide Beydağ Tıraş Öneri ve Av. Deniz Özbilgin dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı.

    Başvuru gerekçeleri arasında ulusal yargı mekanizmalarının adaleti tesis etmekte tamamen yetersiz kalması, yargısal sürecin bir oyalama aracına dönüşmesi ve evrensel hukuk ilkelerine aykırılık nedenleri yer almıştır.

    Diren KESER-Fırat ALTINTAŞ/İSTANBUL

     

  • Karabudak: Hollanda hükümeti Madımak Katliamı davasına müdahil olmalı-VİDEO

    Karabudak: Hollanda hükümeti Madımak Katliamı davasına müdahil olmalı-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak, Madımak Katliamı davasının duruşmasının 20 Ocak’ta Ankara’da yapılacağını hatırlatarak, Hollanda devletinin, katliamda ölen vatandaşı Carina Cuanna için davaya müdahil olmasını istediklerini söyledi. 

    Hollanda Sosyalist Parti Milletvekili Saadet Karabulut, aralarında semah dönen canların, ozanların olduğu 35 insanın yakılarak öldürüldüğü Sivas Katliamı’na dair 2. kez Hollanda Parlamentosu’na soru önergesi verdi.

    Karabulut, katliamda yaşamını yitirenler arasında yer alan Hollanda vatandaşı Carina Cuanna’in faillerinin yargılanması için Hollanda Dışişleri Bakanı’na, “20 Ocak 2021’deki duruşmaya katılmaya razı mısınız?” sorusunu yöneltti.

    Demokratik Alevi Derneği de Madımak Katliamı davasının takipçisi olduğunu belirterek, Hollanda vatandaşı Thuijs için de mücadele yürüteceklerini dile getirdi.

    Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak, “Madımak, devlet eliyle yapılmış bir katliamdır” diyerek “Katledilen 33 canımızdan birisi de Hollanda Vatandaşı Carina Cuanna idi. Katliamdan sonra Hollanda Hükümeti Carina Cuanna’nın cenazesini alıp Hollanda’ya götürmüş, sonrasında ise ne devlet kurumlarıyla, ne de Madımak aileleriyle temasta bulunmuştur. Madımak aileleri çeşitli zamanlarda Carina’nın ailesini, Hollanda Hükümetini, Hollanda elçiliği aracılığıyla mahkemelere davet ettiler. Sürekli çağrıda bulunmalarına rağmen maalesef şu ana kadar hiçbir netice alamadılar” ifadelerini kullandı.

    “SANIK İHSAN ÇAKMAK BELEDİYE PERSONELİYDİ”

    Mustafa Karabudak, katliam sorumlularının devlet tarafınca korunduğunu vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:

    “4 Mayıs 2006 yılında Madımak firari sanıklarından ihsan Çakmak İstanbul Büyükşehir belediyesine bağlı metroda çalışırken yakalanmıştı. O dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın istifa etmesi için bir kampanya başlatmıştık. Buna paralel olarak Hollanda hükümetinin davaya katılması istendi ancak hiçbir cevap vermediler.

    5 Aralık 2017 yılında Hollanda Büyükelçiliğinin önünde bir basın açıklaması yapmıştık. Elçilik görevlileriyle yaptığımız görüşmede Hollanda hükümetini duruşmaya davet ettik o anda bize herhangi bir cevap vermediler. Ancak daha sonra mektupla düşüncelerini bildireceklerini söylediler. Aylar sonra gelen mektupta da Carina ve ailesinin özel yaşamından dolayı hiçbir şekilde bilgi vermeyeceklerini ve sürece dâhil olmayacaklarını söylediler.

    En son 4 Eylül 2020 Hollanda Büyükelçiliği’ne hem bir dosya sunmak hem de 9 Eylül’de yapılacak mahkemeye çağrı için gitmiştik. Ancak muhatap bulamadık. Sadece bizi dışarda güvenlik görevlileri karşıladı. İçeriye de dilekçemizi almadılar.”

    “HOLLANDA DIŞİŞLERİ BAKANIN AÇIKLAMASI TALİHSİZDİR”

    Hollanda Sosyalist Parti Milletvekili Saadet Karabulut, Hollanda Dışişleri Bakanına “Davaya müdahil olacak mısınız?” soru önergesine karşılık “Davayı takip etmekteyiz. Ancak hiçbir davet gelmediği için de sürece dahil olmadık” cevabını almıştı.

    DAD Ankara Şube Başkanı Karabudak, “Bu açıklama talihsiz bir açıklamadır” diyerek Hollanda hükümetini kınadıklarını da ekledi.

    Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılmaması için mücadele yürüteceklerini söyleyen Mustafa Karabudak, şöyle devam etti:

    “Bizler hak ve hakikatin peşinde olmaya devam edeceğiz. Bu topraklarda bir sürü katliamlar yaşandı. Maraş, Çorum, Malatya, Koçgiri, Dersim… Tüm bu katliamlar zaman aşımına uğradı, dosyalar kapatıldı. Sivas Madımak davasının da bu şekilde kapatılmasını istemiyoruz. Gerçek suçluların, gerçek katillerin açığa çıkartılıp kanun karşısında, adalet karşısında hesap vermesini istiyoruz. Çünkü yüzleşmek hakikatlerin ortaya çıkmasıdır. Bu süreçte de Hollanda Hükümetini yanımızda görmek istiyoruz.”

    “HOLLANDA HÜKÜMETİ MADIMAK DAVASINA MÜDAHİL OLMALIDIR”

    Mustafa Karabudak, Hollanda hükümetinin, Almanya’daki firari sanıkların iadesi için talepte bulunabileceğine işaret ederek sözlerine şu cümlelerle son verdi:

    “Buradan çağrımız; 20 Ocak 2021 tarihinde Madımak duruşması yapılacak. Hollanda hükümetinin bizimle beraber davaya müdahil olmasını istiyoruz. Bizler Carina’yı 32 canımızdan hiç ayırt etmedik. Tüm eylem ve etkinliklerimizde onun adını da andık. Bu anlamda biz, Carina’nın ailesini ve Hollanda hükümetini, buraya gelip vatandaşına sahip çıkmasını istiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Carina Cuanna için soru önergesi

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Carina Cuanna için soru önergesi

    PİRHA – CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Carina Cuanna için TBMM’ne soru önergesi verdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlunun tarafından yazılı olarak yanıtlaması için verilen önergede, “Carina Cuanna’nın katledilmesine ilişkin Hollanda hükümetine bildirim yapılmış mıdır” diye sordu.

    2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta cuma namazından çıkan binlerce gerici grubun, Pir Sultan Abdal’ı Anma etkinliğine katılanların kaldığı Madımak otelini yakması sonucu 35 insan hayatını kaybetti. Yakılanlar arasında Hollanda vatandaşı Carina Cuanna da var. Ancak Hollanda devleti, Carina Cuanna için herhangi bir girişimde şu ana kadar bulunmadı.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Dışişleri Bakanı Mevlit Çavuşoğlu’nun yanıtlaması için Meclis’e soru önergesi veren Kaya, şunları belirtti:

    “2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal şenlikleri için Sivas’a gelen aralarında Aziz Nesin, Metin Altıok,  Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen de bulunduğu 33 aydın, yazar, sanatçı, çocuk kaldıkları Madımak otelinde yakılarak katledilmişti. Katledilenler arasında Hollanda Vatandaşı Carina Cuanna da vardı. “Sivas Davası” olarak tarihe geçen Mahkeme sonucunda 22 sanık 15’er yıl 3 sanık 10’ar yıl 54 sanık 3’e yıl, 6 sanık 2’şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37’si ise beraat etti.
    Yargıtay DGM kararı bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı. 1998’de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak idam cezaları usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu. Usul eksiklikleri giderildikten sonra 2000 yılında yeniden idam cezasına çarptırılan 33 sanık 2002’de idam cezasının kaldırılması ile müebbet hapse mahkûm oldu. Gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü.
    Sivas Katliamı’nın kilit isimlerinden 8 sanık ise 1997’deki bozma kararı sonrasında firar etti. Firar eden ve hala hayatta olan sanıklarla ilgili olarak yargılama Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 2014/ 167 E sayılı dosya ile devam etmektedir.”

    Bu bilgiler kapsamında, CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Dışişleri Bakanı Mevlit Çavuşoğlu’nun yanıtlaması için şu soruları sordu:

    1-Carina Cuanna’nın katledilmesine ilişkin Hollanda hükümetine bildirim yapılmış mıdır?

    2-Hollanda hükümetine bildirim yapılmışsa yanıt ne olmuştur?

    3- Carina Cuanna  için davaya katılma veya davayı takip etme iradesi Hollanda Hükümeti’nden gelmediyse, Bakanlığımızın davaya taraf olma talebi olmuş mudur? Avukat tayin edilmiş midir?

    4-Firari sanıklarla ilgili Almanya dışında Avrupa birliği serbest dolaşım hakkı, diğer hak ve yasalar çerçevesinde Hollanda hükümetinden bir talepte bulunulmuş mudur?

    PİRHA/ANKARA

     

  • Katliam duruşması öncesi Hollanda Büyükelçiliği önünde eylem yapılacak-VİDEO

    Katliam duruşması öncesi Hollanda Büyükelçiliği önünde eylem yapılacak-VİDEO

    PİRHA- Sivas Katliamı davasının uluslararası boyuta taşınması için mücadele sürüyor. PSAKD Genel Merkezi Karadeniz Sorumlusu, Müze Komitesi Başkanı Alaattin Türkoğlu, 4 Eylül’de görülecek Sivas Katliamı davası öncesi Hollanda Büyükelçiliği önünde eylem yapacaklarını söyledi. Türkoğlu, “Hollanda devletinin Carina Cuanna heykelini yaptırması lazım. Bunun için mücadelemizi yapıyoruz” dedi. 

    Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak otelinde 35 insanın gerici-faşistler tarafından yakılarak öldürülmesinin üzerinden 27 yıl geçti. Ancak katliamla ilgili gerçekler hala açığa çıkarılmadı.

    Sivas Katliamı davasında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi zaman aşımı kararı verdi.

    2005’ten sonra 13 sanık için “cezalarının karşılığı olmadığı” gerekçesiyle tahliye kararı verilmişti. Tahliye kararları sonradan geri alındı ama bu kişiler yakalanmadı. Bu isimler dışında haklarında idam hükmü bulunan Harun Kavak, Mehmet Yılmaz, Metin Ceylan ve Sedat Yıldırım ile 7.5 yıl hapis cezasına mahkûm olan Adem Ağbektaş ve Serdar Özgentürk ‘ün Almanya’da olduğu biliniyor. Ancak bugüne kadar bu hükümlülerin yakalanarak Türkiye’ye iadesi konusunda bir girişimde bulunulmadı.

    Katliam gerçekleştiğinde 18 yaşını bitirmiş olmasına rağmen sanıklardan Vahit Kaynar hakkında yaş sebebiyle cezasında indirim uygulandı ve tahliye kararı verildi. Yargılama sonucu müebbet hapse mahkum olan Kaynar, en son Polonya’da yakalandı ancak Türkiye’ye iade edilemeden tahliye olduğu Polonya’dan kaçtı. 12 hükümlü hakkında kırmızı bülten bulunduğu biliniyor. Firarilerin 20 kişi olduğu biliniyor.

    2023’TE ZAMANAŞIMINA GİRME TEHLİKESİ 

    Dosyaları henüz zamanaşımına girmeyen ancak Yargıtay bozmasından sonra müebbet hapisle yargılanan 3 firari sanık hakkındaki dava hâlâ sürüyor. DGM’nin 1997’de tahliyelerine hükmettiği, sonrasında kayıplara karışan bu sanıkların davaları 2023’te zamanaşımına girecek.
    Firari sanıklar Murat Sonkur, Marut Karataş ve Eren Ceylan hakkındaki yargılamada mahkeme, son olarak sanıkların gazetelere verilecek ‘ilanla’ ve kapılarına asılacak tebligatla aranmasına hükmetti. Karara göre, gelmemeleri halinde sanıkların mallarına el konulacaktı.

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, Sivas Davası’nın izini sürerken, katliamda yaşamını yitiren vatandaşı Carina Cuanna için Hollanda’nın davaya müdahil olmasını istiyor.

    PİRHA’ya konuşan PSAKD Genel Merkezi Karadeniz Sorumlusu, Müze Komitesi Başkanı Alaattin Türkoğlu, 4 Eylül’de görülecek Sivas Katliamı davası öncesi Hollanda Büyükelçiliği önünde eylem yapacaklarını söyledi.

    Türkoğlu, “7 Eylül’de mahkememiz var. 4 Eylül‘de şehit ailesi Hüseyin Karababa, avukatımız Özgür Piroğlu, Denetleme Kurulu başkanımız İsmail Ateş, ben ve arkadaşlarımız Hollanda Büyükelçiliği önünde olacağız. Hollanda’nın, katliamda ölen vatandaşı Carina Cuanna’ya sahip çıkmasını ve heykelini yaptırmasını talep edeceğiz” dedi.

    4 EYLÜL’DE HOLLANDA BÜYÜKELÇİLİĞİ ÖNÜNDE OLACAĞIZ”

    Türkoğlu şöyle devam etti:

    “Hollanda Vatandaşı Carina Cuanna bizim canımızdır. Hollanda büyük elçiliğine defalarca gittik, dilekçelerimizi verdik. Hollanda devletinin Carina Cuanna heykelini yaptırması lazım. Bunun için biz mücadelemizi yapıyoruz. Bizim amacımız uluslararası mahkemede Hollanda Büyükelçiliği vatandaşına sahip çıksın ve mahkeme devam etsin. 7 Eylül’de mahkememiz var. Sivas Katliamı’nın 27 yıldır Mahkemesi devam etmektedir. 4 Eylül‘de şehit ailesi Hüseyin Karababa avukatımız Özgür Piroğlu Hollanda Büyük elçiliği önünde olacaklar. Denetleme Kurul başkanımız İsmail Ateş, ben ve arkadaşlarımız da orada olacağız.”

    “HOLLANDA’YA SESLENİYORUZ: ŞEHİDİNİZİ SAHİPLENİN VE HEYKELİNİ YAPTIRIN”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi’nde bunu gündeme getireceklerini söyleyen PSAKD Genel Merkezi Karadeniz Sorumlusu, Müze Komitesi Başkanı Alaattin Türkoğlu,”Genel merkez bu konuda karar alsa da almasa da bizler şehit ailelerinin yanındayız. Şehitlerimizin katillerinin bir tanesi orada ticaret yapıyor. Hollanda o katili yargılanması için Türkiye’ye iade etmiyor. Onun için Hollanda Büyükelçiliği’ne diyoruz ki şehidinizi sahiplenin ve heykelini yaptırın.” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Karabudak: Hollanda’nın Sivas davasına müdahil olması için çalışma başlatmalıyız -VİDEO

    Karabudak: Hollanda’nın Sivas davasına müdahil olması için çalışma başlatmalıyız -VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın katliam davasında yol alınması için Hollanda’nın ölen vatandaşı Cuanna ile ilgili müdahil olması gerektiğini söyledi. Karababa’nın bu konuda Alevilerin imza kampanyası başlatması çağrısına Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube Eş Başkanı Karabudak’tan yanıt geldi. Karabudak, Cuanna ile ilgili imza kampanyasını değerlendireceğiz” dedi. 

    27 yıl önce Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, katliamın aydınlatılması için mücadele yürütüyor. Katliamda ölen Carina Cuanna’nın Hollanda vatandaşı olduğu ve bu ülkenin davaya müdahil olması durumunda davanın uluslararası platforma taşınacağına dikkati çeken Karababa, Alevilere de, Cuanna ile ilgili bir imza kampanyası yapmaları için çağrı yaptı. Karababa, davanın neden hala AİHM’ye taşınmamasına ise tepki gösteriyor.

    Hüseyin Karababa‘nın PİRHA’daki bu açıklamalarına ve çağrısına Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak‘tan yanıt geldi.

    PİRHA‘ya konuşan Karabudak, “PİRHA’da yayınlanan Hüseyin Karababa’nın açıklamalarını okuduk. Demokratik Alevi Dernekleri olarak değerlendiriyoruz, Hüseyin Karababa’nın sesine ses veriyoruz. Bu dava bizim davamızdır. Davaya da müdahiliz. Kendisi o süreci detaylı olarak anlattı. Sürece ben de şahidim. 2007 yılında Sivas katillerinden olan İhsan Çakmak’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi metrosunda memur olarak yakalanmasıyla ilgili bir kampanya yapmıştık. İstanbul’a gittik Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması yaptık. Bir katili çalıştırdığı için Kadir Topbaş’ın istifa etmesini istedik. Sonrasında Ankara’ya geldik Hollanda Büyükelçiliği önünde bir açıklama yapmıştık. Daha sonra Ankara Hollanda büyükelçiliği ile görüşmeler yapıldı. Hollanda Hükümetine Carina Cuanna’ya, vatandaşına sahip çık demiştik” diye konuştu.

    “SÜREKLİLİK OLMAYINCA SONUÇ ALAMADIK”

    Yaptıkları girişimlerin anlamlı olduğunu ancak sürekliliği olmadığı için bir sonuç alamadıklarını belirten Karabudak, şöyle devam etti:

    “İnsan katletmenin, canlarımızı almanın zaman aşımı olmaz. Biz Sivas Katliamı’nın ve yaşanan tüm katliamların dosyalarının tek tek açılmasını istiyoruz.
    Devlet Alevilerle yüzleşmeli, Sivas Madımak’la, Çorum’la, Malatya’yla, Maraş’la Dersim’le tüm Alevi katliamları ile yüzleşmeli ki bizler de barışık olalım.
    Devletin diğer bir taraftan da Alevilere dönük yapılan bir asimilasyon politikasıdır. Sürekli katledilmeleri, katillerin ceza almaması, bu yaşanan katliamlardan dolayı Alevler sürekli kendilerini gizlemiştir. 1993 yılında Madımak’ta yaşanan katliamdan sonra insanlar Aleviyim demeye başladılar, süreci takip etmeye başladılar.”

    “CARİNNA CUANNA İÇİN İMZA KAMPANYASINI DEĞERLENDİRECEĞİZ”

    Hüseyin Karababa’nın katliamda hayatını kaybeden Carina Cuanna için davaya Hollanda’nın müdahil olması için Alevilere imza kampanyası yapmaları için yaptığı çağrıyı değerlendireceklerini belirten Mustafa Karabudak, “Bizler özelde de böyle bir çalışma yapabiliriz. Tüm musahip kurumlarımızla da ortak neler yapacağımızı konuşup imza kampanyası ya da farklı bir çalışma başlatabiliriz. Bu işin bir de Avrupa ayağı var. Hollanda ile ilgili bir diplomasi oluşturabiliriz” dedi.

    “DAVAYA SAHİP ÇIKARSAK DEVLET BELKİ ALEVİLERLE YÜZLEŞİR” 

    Sivas Katliamı davasına sahip çıkılmasının önemli olduğunu belirten Karabudak, “Biz davaya sahip çıkarsak, mahkemeleri ve duruşmaları güçlü tutarsak daha anlamlı olur. Belki devlet katillere sahip çıkmaz, gerçek katilleri ortaya çıkarır, onları adalete teslim eder ve Alevilerle de yüzleşir” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA