Etiket: cavid-19

  • KESK Mersin Şubeler Platformu: KHK’liler işlerine iade edilmelidir

    KESK Mersin Şubeler Platformu: KHK’liler işlerine iade edilmelidir

    PİRHA- KESK Mersin Şubeler Platformu adına açıklama yapan BES Şube Başkanı Murat Doğan, koronavirüs salgınına karşı İl Salgın İzleme Kurulu oluşturduklarını belirterek, salgınla mücadelede yaşanan sıkıntıları dile getirdi.

    K oronavirüs salgınıyla ilgili Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mersin Şubeler Platformu adına Büro Emekçileri Sendikası (BES) açıklama yaptı.

    “5 SAĞLIK ÇALIŞANINDA COVİD-19 POZİTİF TESPİT EDİLMİŞTİR “

    Koronavirüs salgınına karşı KESK bünyesinde kurulan Salgın İzleme Kurulu’na eş zamanlı olarak Mersin’de de İl Salgın İzleme Kurulu oluşturduklarını belirten Doğan, şunları ifade etti:

    “Bugün itibariyle ilimizde çalışan en az 5 sağlık çalışanında Covid-19 pozitif tespit edilmiştir. Bu nedenle, Aile Sağlık Merkezi ve diğer basamaklardaki sağlık merkezlerinde yaşanan kişisel koruyucu donanım eksikliğinin ivedi olarak giderilmemesi halinde daha fazla sağlık emekçisi efekte olacağından korona virüs mücadelesi de sekteye uğrayacaktır. Sağlık emekçileri bugün itibariyle psikolojik ve ruhsal olarak dinlenebilecekleri çalışma (vardiya) sistemine ulaşamamışlardır. Sağlık emekçilerinin sayısı bu çapta bir durum için yeterli olmadığından KHK ile işlerine son verilen sağlık emekçilerinin görevlerine iade edilmeleri gerekir.”

    Akkuyu Nükleer Santrali inşaatı tüm hızıyla sürerken, salgın günlerinde de risk yaymaya devam ettiğini ve sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda kalan işçilerin salgını yayma tehlikesi olduğuna dikkat çeken Doğan, yetkilileri santral inşaatını acilen durdurmaya çağırdı.

    “SALGINDAN DOLAYI DÖNÜŞÜMLÜ ÇALIŞMASI SAĞLANMALI”

    Hafta sonları alınan sokağa çıkma yasağı uygulamasının olumsuzluklara yol açtığını, bu nedenle en az 14 günlük bir karantinanın hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Doğan “Salgın ile ilgili olarak merkezi ve yerel bütün kamu kurum ve kuruluşları ile ilimizde de Valilik ve belediyelerin eş güdüm içinde çalışması durumunda salgınla daha etkili mücadele edileceği de bilinmelidir” dedi.

    Doğan açıklamasına şu taleplerle devam etti:

    “*Zorunlu hizmetler hariç tüm hizmetlerin durdurulmasını, İl Pandemi Kurulu’na KESK adına Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın da dahil edilmesini,

    *KHK’lerle ihraç edilen ve haklarında herhangi bir soruşturma ve kovuşturma bulunmayan tüm KESK’lilerin işlerine acil bir şekilde iade edilmesini,

    *Salgından dolayı dönüşümlü çalışma sağlanmasını,

    *Yatılı kamu kurumlarında (sosyal hizmet kurumları, KYK yurtları gibi) görevli tüm personel ve kalmakta olan vatandaşların Covid-19 tarama testlerinin ivedilikle yapılmasını ve belli periyotlarla tekrarlanmasını,

    *Pandemi süresince su, elektrik ve doğalgazdan ücret alınmamasını,

    *İş akitleri feshedilen, ücretsiz izne ayrılanlara ve ihtiyaç sahibi her vatandaşa ayni ve nakdi yardım yapılmalı, yardımlar siyasi rant sağlamayı amaçlamadan herkese eşit olarak yapılmasını,

    *Ülkemizde bulunan göçmenler ile diğer dezavantajlı grupların da yardımlardan aynı şekilde yararlandırılmalarını, ekonomik kayıpların giderilmesini, ekim ve dikim mevsimi olması nedeniyle salgın sonrası sorun yaşamamak için tarım ile ilgili gerekli tedbirlerin alınmasını, olası bir karantina uygulama öncesinde de üretim ile ilgili planlamaların yapılmasını ve çiftçinin desteklenmesi ile gıda üretimi ile ilgili düzenlemeler yapılırken ZMO, TMMOB, sendika gibi meslek örgütlerinin önerilerinin dikkate alınmasını,

    *İlimizdeki mevsimlik işçiler için başta Akdeniz, Tarsus, Erdemli ve Toroslar ilçeleri olmak üzere tüm ilçelerde elektrik ve su gibi alt yapısı hazırlanmış, insanca yaşanabilir asgari şartların sağlandığı konaklama yerlerinin belirlenmesi ve hazırlanması ile sağlık kontrollerinin düzenli yapılmasını,

    *Mevsimlik işçilere ücretsiz maske ve diğer dezenfeksiyon malzemelerinin verilmesini,

    *Özellikle sokağa çıkma yasağının uygulandığı günlerden önce sokak hayvanları için gerekli önlemlerin alınmasını,

    *Salgın döneminde işyerleri kapanan küçük işletmelere kira vb. destek verilmesini,

    *Kadına karşı şiddet konusunda tv, radyo, gazete, sosyal medyadan kamu spotları yayınlanmasını,

    *İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin şekilde uygulanmasını,

    *Bu süreçte ilan almakta sorun yaşayan ve zor günler yaşayan yerel basının desteklenmesini,

    *İnfazda eşitliğin sağlanmasını ve cezaevlerinde olası salgının önüne geçilmesi için acil tedbir alınmasını ve alınan tedbirlerin de kamuoyu ile paylaşılmasını, talep ediyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

     

     

     

     

  • HDP’li Turan uyardı: Önümüzde olası en büyük tehlike kıtlıktır

    HDP’li Turan uyardı: Önümüzde olası en büyük tehlike kıtlıktır

    PİRHA- HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, Covid-19 pandemisi sebebiyle sınırlar kapatılırken tarımda dışa bağımlılığın sonucu olarak da Türkiye’yi bekleyen olası en büyük tehlikenin kıtlık olduğuna dikkat çekti. Turan, “Bu nedenle virüsle mücadele kadar, gıda üretimi ve üretimde rol alan çiftçi ve emekçilerin koşulları da bir o kadar önemlidir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, Covid-19 pandemisi sebebiyle Türkiye’de yaşanabilecek kıtlık meselesini ve konuyla ilgili mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını meclis gündemine taşıdı ve Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

    Turan önergesinde, “Türkiye tarımda, ithalata dayalı politikaları yıllardır uygulamaktadır. Covid-19 salgınıyla birlikte ülkeler tarımsal ürün ihracatını askıya almış, sınırlarını kapatmıştır. Dolayısıyla Türkiye’de tarımsal üretim, gıda tedarik zinciri de tehlike altına girmiştir. Yurttaşlar önümüzdeki süreçte kıtlıkla karşı karşıya kalabilecektir. Bununla birlikte tarlada çalışan mevsimlik tarım işçilerinin kronik haline gelen ekonomi, sağlık, barınma, çalışma koşulları, gibi sorunlarına koronavirüs salgını da eklenmiştir. Salgının işçilerin hayatını tehdit etmesi, kırsalda yayılmasıyla işçiler çalışamayacak, tarımsal üretim de sekteye uğrayacaktır ve tüketiciler gıda bulamayacaktır” dedi.

    “BİR AN ÖNCE MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALI”

    Önergenin gerekçe kısmında ise şu ifadeler yer aldı:

    Pandemi sürecinde sınırlar kapatılırken tarımda dışa bağımlılığın sonucu olarak da bizi bekleyen olası en büyük tehlikenin kıtlık olduğuna dikkat çeken Turan, şunları belirtti:

    “Yetersiz ve sağlıksız yaşam koşulları, Covid-19 salgınıyla birlikte düşünüldüğünde işçilerin ölümüne neden olabilecektir. Zaman kaybetmeden mevsimlik tarım işçilerin koşullarının iyileştirilmesine yönelik önlemler alınması gerekmektedir. Tarlada “fiziksel mesafeyi” korumak kolay görünse de çiftçinin, mevsimlik işçilerin, kırsalda yaşayan, çalışan insanların sağlık ve yaşam koşullarının hiç de kolay olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle virüsle mücadele kadar, gıda üretimi ve üretimde rol alan çiftçi ve emekçilerin koşulları da bir o kadar önemlidir. Çünkü kırsalda virüs yayılırsa o zaman tehlikenin boyutları çok daha büyüyecektir. Tarlalardan ürün toplanamayacağı için tüketiciler de gıdaya ulaşmayacaktır. Kıtlık da düşünüldüğünde birbirini izleyen felaketler ardı sıra gelecektir. Konuyla ilgili gerekli tedbirlerin bir an önce alınması amacıyla bir meclis araştırma komisyonun kurulması elzemdir.”

    PİRHA/MERSİN

  • Adana Tabip Odası Başkanı Hilal: Sağlık Bakanlığı tabip odalarıyla birlikte çalışmalı

    Adana Tabip Odası Başkanı Hilal: Sağlık Bakanlığı tabip odalarıyla birlikte çalışmalı

    PİRHA- Adana Tabip Odası (ATO) Başkanı Ahmet Hilal, Covid-19 salgınında Türkiye’deki en büyük eksikliğin yeteri kadar test yapılamaması olduğunu söyledi. Hilal, Sağlık Bakanlığı’nın odalar ile birlikte çalışması ve sağlık emekçilerinin hastalığa maruz kalmaması için de önlemler alınması gerektiğini ifade etti.

    Koronavirüs tüm dünyada can almaya devam ederken, Türkiye’de de ilk kayıp Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından açıklandı.

    Vaka sayısının da arttığı ifade edilirken, Adana Tabip Odası (ATO) Başkanı Ahmet Hilal, salgın ile ilgili PİRHA’ya yaptığı açıklamada, “Önümüzde İtalya ve İran gibi olumsuz örnekler ile Güney Kore gibi olumlu örnekler var” diyerek, en büyük eksikliğin yeteri kadar test yapılamaması ve bunun sonucu olarak da tanı koymada yetersizlikler olduğunu söyledi.

    “Böyle büyük çaplı bir salgın durumu daha önce yaşanmamıştı. O nedenle alınan önlemlerin yeterli olup olmadığını zaman gösterecek” diyen Hilal, “Hastalık alınan tedbirlere rağmen yayılmaya devam ederse veya bu tedbirlere uyulmaz ise çok sayıda hastanın hastanelere başvurması halinde hastaneler çalışamaz hale gelebilir. TTB’nin belirttiği gibi illerdeki olgu sayısının ve hangi illerde olduğunun açıklanması koruyucu tedbirlerin uygulanması açısından daha iyi olur” ifadelerini kullandı.

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARINI KORUMAMIZ LAZIM”

    Sağlık Bakanlığı ve yerelde Sağlık İl Müdürlüklerinin tabip odalarıyla çalışmadıklarını ve her şeyi tek elden yapmaya çalıştıklarını, bunun sonucu olarakta yurttaşta güven sorunu ortaya çıktığını vurgulayan Hilal, şunlara dikkat çekti:

    “Bu süreçteki en riskli grup sağlık çalışanları, insanlara evden çıkmayın dendiği zaman onlar bizzat  hastalığın üzerinde çalışıyor. Hekimleri ve tüm sağlık çalışanlarını korumamız lazım. Sağlık yöneticileri ve bakanlık çalışanlar için başta eldiven, maske, önlük olmak üzere tüm koruyucu malzemeleri sağlamalı. Vatandaşlarımızın çok gerekmedikçe sağlık kuruluşlarına gitmemeleri hem kendilerini korumaları hem de sağlıkta yığılmayı engellemeleri için gerekli.”

    Diren KESER/ADANA