Etiket: Çayan Demirel

  • 99 isimden, yüzde 99 engelli belgesel yönetmeni Çayan Demirel için çağrı

    99 isimden, yüzde 99 engelli belgesel yönetmeni Çayan Demirel için çağrı

    PİRHA-Yüzde 99 engelli belgesel yönetmeni Çayan Demirel’e verilen hapis cezasının iptali için 99 isim çağrıda bulundu. Çağrıda, “Yüzde 99 kalıcı engeliyle Çayan Demirel’in cezaevinde yaşamını tek başına sürdürebilmesi mümkün değildir. Sağlık durumu dikkate alınarak Çayan Demirel’in cezasının iptal edilmesi insani bir gerekliliktir” denildi.

    Yüzde 99 engelli belgesel yönetmeni Çayan Demirel hakkında verilen 2 yıl 1 aylık hapis cezasının iptali için 9 kurum ve 99 kişinin imzasıyla çağrı metni yayımlandı.

    “ÇAYAN DEMİREL’İN CEZASININ İPTAL EDİLMESİ İNSANİ BİR GEREKLİLİKTİR”

    Çayan Demirel’in engeli sebebiyle cezaevinde yaşamını sürdürebilmesinin mümkün olmadığına dikkat çekilen çağrıda, “Çayan Demirel’in cezasının iptal edilmesi insani bir gerekliliktir. Yaşamını sürdürebilmek için profesyonel sağlık yardımı alması gereken Çayan Demirel’in cezaevi şartlarında yaşayamayacağı tıbbi raporlarla kesin bir durumdur. 2013 yılında çektiği belgesel filmin gösterime girdikten iki yıl sonra Batman’da açılan davada sürekli değişen heyetlerle 7 yıl süren yargılama sonucunda, yüzde 99 sürekli engelli olan yönetmen Çayan Demirel’e hükmün geri bırakılmasına olanak tanınmayarak verilen 2 yıl 1 aylık hapis cezası istinaf sürecindedir. Mesleğini yaparken ifade özgürlüğünü kullanan sinemacı Çayan Demirel bu hükümden dolayı hapse girme tehlikesiyle yüz yüzedir. Belgesel gösterime girmeden, montajından hemen sonra sağlığı kalıcı olarak bozulan, olay tarihinde 38 yaşındaki Çayan Demirel, dava açıldığında ifadesi alınacak durumda değildi. Sağlık raporları sunulmasına rağmen, durumu dikkate alınmadan Batman’da dava açılmıştır. Çayan Demirel ağır sağlık sorununa rağmen yine de İstanbul’dan Batman’a giderek iki kez mahkemeye katılmıştır. Mahkeme Çayan’ın hastalığını dikkate almadığı gibi, filmin gösterimi sırasında yoğun bakımda olduğu gerçeğinin de görmek istemedi. Kararda, Batman’daki gösterim nedeniyle “basın yoluyla propaganda” artırımına da gidildi. Bu çerçevede Çayan Demirel’e verilen ceza da yüzde 50 oranında yükseltilmiş olduğundan, tecil yolu da kapatılmıştır. Ancak, iddianamenin fikir ve sanat özgürlüğüne aleni aykırılığı bir yana beyninde oluşan ağır hasar nedeniyle konuşma güçlüğü de çeken yönetmen Çayan Demirel, bu iddianame ile kendisine yöneltilen suçlamalara karşı savunma hakkını dahi kullanamamıştır.

    “KAMUOYUNU DUYARLI OLMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Görme merkezinde oluşan hasardan dolayı gözleri de görmeyen Çayan Demirel’in, birçok fiziki engeli var, ince motor hareketleri zayıf, sadece sağ elini biraz kullanabiliyor, tek başına yemek yiyemiyor, tuvalete gidemiyor, banyo yapamıyor. Bütün bunları aile bireylerinin yardımıyla yapabilmektedir. Ayrıca hastanede tedavisi devam ediyor. Yaşamını sürdürebilmek için profesyonel sağlık yardımı alması gereken Çayan Demirel’in cezaevi şartlarında yaşayamayacağı tıbbi raporlarla kesin bir durumdur. Evrensel insani değerler göz önünde bulundurulduğunda: Yüzde 99 kalıcı engeliyle Çayan Demirel’in cezaevinde yaşamını tek başına sürdürebilmesi mümkün değildir. Sağlık durumu dikkate alınarak Çayan Demirel’in cezasının iptal edilmesi insani bir gerekliliktir. Bütün kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz” denildi.

    99 KİŞİ ÇAĞRI METNİNE İMZA ATTI

    Çağrı metninde imzası bulunanlar ise şu şekilde:

    A.Serdar Koçman, Abdullah Demirbaş, Ahmet Önal, Ahmet Uçar, Akın Atauz, Akın Birdal, Ali Baran Dersim, Ali Ekber Kaypakkaya, Amele Can, Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Aris Nalcı, Attila Tuygan, Avrupa Sürgünler Meclisi, Ayşe Hür, Ayşe Yumli, Aziz Tunç, Babür Pınar, Baskın Oran, Berk Özdemir, Berker Özağaç, Canan L. Kaplan, Cengiz Aktar, Ceren Gündoğan, Denis-Dion Dreisbusch Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği, Diyalog Grubu Doğan Bermek, Doğan Özgüden, Düşünce Suçuna Karşı Girişim, Enver Enli, Erdoğan Kahyaoğlu, Eren Keskin, Ergun Babahan, Ergün Ortak, Ertuğrul Mavioğlu, Esra Koç, Esra Mungan, Ezeli Doğanay, Fatin Kanat, Fatma Töre, Fazıl Ahmet Tamer, Fırat Ateşoğulları, Fikret Başkaya, Füsun Erdoğan, Gençay Gürsoy, Gülizar Kılıç, Gün Zileli, Gürhan Ertür, Hacer Koçak, Hakan Türkmen, Hakkı Özdemir, Halil Savda, Hanife Örs, Hicri İzgören, Hilmi Toy, Hüseyin Alataş, Hüseyin Berkan, Hüseyin Habip Taşkın, Hüseyin Şenol, İbrahim Betil, İnci Tuğsavul, İnsan Hakları ve Dayanışma Derneği, İrfan Aktan, İsmail Aktaş, İsmail Beşikçi, İsmail Cem Özkan, İsmail Çoban, Korkut Akın, Kuvvet Lordoğlu, Leman Stehn, Mahmut Konuk, Mahmut Uzun, Mehmet Yusufoğlu, Meryem Güneş, Mihail Vasiliadis, Mustafa Diyar Demirsoy, Mustafa Erdemli, Mustafa Şener, Nabi Kırman, Nazar Büyüm, Nejla Okyay, Nurten Kırmızıgül, Özgür Başkaya, Özgür Tiyatro, Pervin Erbil, Ragıp Zarakolu, Ramazan Gezgin, Rauf Uluç, Sait Çetinoğlu, Selo Uğurel, Sema Vural, Sibel Özbudun, Şahin Çokbilir, Şanar Yurdatapan, Şevket Karakuş, Şiar Rişvanoğlu, Şükriye Ercan, Temel Demirer, Ümit Kardan, Xeta Sor, Yaşar Othan, Yıldız Aydın, Yılmaz Demir, Yurttaş Girişimi, Zeynep Tozduman.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:
    -Bakur belgeseli davası: Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’e 2’şer yıl hapis cezası
    -Yönetmen Çayan Demirel için kampanya: Hapis cezası iptal edilsin

  • Yönetmen Çayan Demirel için kampanya: Hapis cezası iptal edilsin

    Yönetmen Çayan Demirel için kampanya: Hapis cezası iptal edilsin

    PİRHA – Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ve yönetmen Çayan Demirel’e, ‘Bakur’ belgeseli nedeniyle 2’şer yıl hapis cezası verilmesinden sonra sosyal medya üzerinden destek kampanyası başlatıldı.

    Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ile birlikte yönettikleri Bakur” (Kuzey) belgeselinde ‘terör örgütü propagandası yapmak’ iddiasıyla Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan ve 2 yıl hapis cezasına çarptırılan yönetmen Çayan Demirel için sosyal medyadan destek kampanyası başlatıldı.

    “ÇAYAN DEMİREL’E VERİLEN HAPİS CEZASI İPTAL EDİLSİN”

    Kampanyaya katılan sosyal medya kullanıcıları şu ifadeleri kullandı:

    “%99 engeliyle hapishane koşullarında yaşamını tek başına sürdürebilmesi mümkün olmayan Belgesel Sinema Yönetmeni Çayan Demirel’e verilen hapis cezası, (sağlık durumu dikkate alınarak) iptal edilsin”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Bakur belgeseli davası: Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’e 2’şer yıl hapis cezası

    Bakur belgeseli davası: Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’e 2’şer yıl hapis cezası

    PİRHA – Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ve yönetmen Çayan Demirel’e, “Bakur” belgeseli nedeniyle 2’şer yıl 1’er ay hapis cezası verildi.

    Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ve yönetmen Çayan Demirel’in yönetmenliğini yaptıkları “Bakur” (Kuzey) belgeselinde “terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla yargılandıkları davanın 7’nci duruşması Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya Çayan Demirel ve avukatı Meral Hanbayat, İstanbul Adliyesi’nden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, Batman Barosu Başkanı Avukat Erkan Şenses ise duruşma salonunda hazır bulundu.

    Filmin yapımcısı Ayşe Çetiner, SEGBİS ile duruşmaya bağlanan eşi Çayan Demirel’in geçirdiği hastalık nedeniyle yüzde 99 engelli olduğunu ancak mahkemenin bunu dikkate almadığını ifade etti.

    “SAVAŞA DEĞİL BARIŞA DİKKAT ÇEKİLDİ”

    MLSA’dan Jiyan Kaya’nın aktardığına göre avukat Meral Hanbayat, “Müvekkillerim söylendiği gibi belgeselde savaşı övme değil, tam tersi barışa dikkat çekmişti. Barış talepleriyle yine barış sürecinin olduğu bir dönemde bu belgesel çekilmiştir” dedi. Batman Barosu Başkanı avukat Erkan Şenses ise esasa ilişkin yaptığı savunmada, “Dosyada sağlık ve belgesele dair raporlar var. AİHM ve AYM’de bir ifadenin kullanıldığı zamanın konteksine yani izlenildiği zamana dikkat çeker. Ama mahkeme bunu hiç dikkate almadan bir yargılama yapıyor. Dünyanın her yerinde örgüt ve devletlerin diyalog süreçleri ılıman süreçlerdir. Barış süreci olan bir dönemde bu belgeseli çekmek neden savaşa teşvik olsun ki? Bu sanatsal ifade özgürlüğü kapsamında çekilen bir belgeseldir. Bizler iç hukukun yeterine getirilmesini ve müvekkilinin beraatını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme, Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’i 2’şer yıl 1’er ay hapis cezasına çarptırdı.

    NE OLMUŞTU?

    Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ile yönetmen Çayan Demirel’in yönettiği, yapımcılığını Ayşe Çetinbaş’ın üstlendiği 92 dakikalık “Bir Gerilla Belgeseli: Bakur (Kuzey)” belgeselinin 2013 yılında başlayan hazırlıkları iki yıl sürdü. Belgesel 2015 yılında seyirciyle buluştu.
    Bakur, 34. İstanbul Film Festivali’nde yarışma dışı kategorisinde gösterilecekti. Ancak İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), belgeselin gösterimini iptal etti, gerekçe olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 11 Nisan’da gönderdiği “kayıt tescil belgesi” konusundaki uyarı yazısını gösterdi.
    İptal edilen gösterim tarihinde izleyiciler, Atlas Sineması önünde toplandı, daha sonra film gösterimi yerine forum yapıldı. Sinemacılar ortak bir toplantı düzenledi ve bazı film ekipleri boykot kararını uyguladı.
    Belgeselin gösteriminden iki yıl sonra, filmin iki yönetmeni Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel ile Batman’daki film gösteriminden sorumlu Dicle Anter’e “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla dava açıldı. Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 18 Temmuz 2019’da Bakur belgeselinin yönetmenleri Mavioğlu ve Demirel’e ayrı ayrı 4 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
    İstinaf mahkemesi, Şubat 2022’de Mavioğlu ve Demirel’e fazla ceza verilmesi ve indirim uygulanmaması nedeniyle yerel mahkemenin kararını bozdu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Belgeselci Çayan Demirel, malulen emeklilik hakkını kazandı

    Belgeselci Çayan Demirel, malulen emeklilik hakkını kazandı

    PİRHA – Yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu sahibi belgesel sinemacı Çayan Demirel’in malulen emeklilik hakkı için beş yıldır verdiği hukuk mücadelesini kazandı. 

    Belgesel sinemacı Çayan Demirel’in malulen emeklilik hakkı için beş yıldır mücadele ediyordu. Mahkeme Adli Tıp raporlarını dikkate alarak, Çayan Demirel’in 18 Mart 2015’ten itibaren malulen emekliliğine karar verdi. Dava, İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki 36. İş Mahkemesi’nde görüldü.  Demirel, geçirdiği ani rahatsızlık sonucunda Yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu’na sahipti.

    NE OLMUŞTU?

    18 Mart 2015’te, Ertuğrul Mavioğlu ile birlikte yönettikleri Bakur belgeselinin tamamlanmasından bir gün sonra başladı. Çayan Demirel’in kalbi birden durdu ve 15 dakika boyunca çalışmadı. Aylarca hastanede kaldıktan sonra Demirel’e Yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu verildi. Bu rapor, Demirel’in görme, konuşma, hareket etme ve kişisel ihtiyaçlarını tek başına görme becerilerinin zarar gördüğünü ortaya koyuyor. (HABER MERKEZİ)

     

  • Çayan’ın arkadaşlarından çağrı: Emeklilik hakkı önündeki engeller kaldırılsın 

    Çayan’ın arkadaşlarından çağrı: Emeklilik hakkı önündeki engeller kaldırılsın 

    PİRHA- Belgeselci ve sinemacı Çayan Demirel bir yandan Ertuğrul Mavioğlu’yla birlikte yönettikleri Bakur filminden dolayı aldıkları 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezaevine girme ile karşı karşıyayken, diğer taraftan hak ettiği malulen emeklilik hakkının mücadelesini yürütüyor.

    Çayan’ın arkadaşları, 36. İş Mahkemesi’nde görülecek olan Çayan Demirel’in malulen emeklilik hakkıyla ilgili duruşma öncesi açıklama yaptı.

    “ÇAYAN’IN EMEKLİLİK HAKKININ ÖNÜNE KONULAN ENGELLER KALDIRILMALIDIR”

    Yapılan açıklamada “18 Mart 2015’te Bakur’un montajının tamamlanmasından bir gün sonra Çayan Demirel’in kalbi birden durdu ve on beş dakika boyunca çalışmadı. Hayata tutunmak için geçen aylar sonrasında hastaneden çıktığında yüzde 99 engelli raporu sahibiydi” denilerek şunlara yer verildi:

    “Çektiği film nedeniyle yargılanırken özel durumu mahkeme heyeti tarafından dikkate alınmadığı gibi Çayan Demirel bu ülkenin engelli bir yurttaşı olarak da haklarından faydalanamıyor. Malulen emeklilik hakkı için yaptıkları başvuru reddedildi. Aile, engelli yurttaşlara dayatılan bu muameleye tepki olarak dava açtı.

    Bu kez Adli Tıp Kurumu’ndan rapor almaları gerekiyordu. Uğraştılar, onu da aldılar. Adli Tıp Kurumu “sürekli bakıma muhtaç” tespitinde bulundu, ama bu da yetmiyordu. Mahkeme bu kez de raporlardaki ‘uyumsuzluk’ nedeniyle dosyayı Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na sevk etti, halen yeni bir rapor bekleniyor. Türkiye’de engelliler, en büyük engeli sağlık haklarına erişirken yaşıyor, yakınlarına ağır bir bürokrasi reva görülüyor. Yüzde 99 rürekli engelli raporunun gereğinin yapılmasını, yıllardır yakınlarının verdiği büyük uğraşa rağmen arkadaşımız Çayan’ın emeklilik hakkının önüne konulan engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz. Arkadaşımız malulen emeklilik hakkını kazanana dek davanın takipçisi olacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Bakur belgeseline verilen cezaya birçok kesimden tepki – VİDEO

    Bakur belgeseline verilen cezaya birçok kesimden tepki – VİDEO

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi ile Ankara Aydın ve Sanatçı Girişimi, Bakur belgeseli yönetmenlerine verilen cezayla ilgili açıklama yaparak “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına da aykırı olan bu haksız cezalandırmaya karşı Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun yanındayız” dedi. 

    İHD Ankara Şubesi ile Ankara Aydın ve Sanatçı Girişimi, çözüm sürecinin devam ettiği 2013 yılında PKK kamplarını görüntüleyerek örgütün Türkiye dışına çekilme sürecini anlatan Bakur belgeseli yönetmenlerine verilen cezayı basın açıklamasıyla kınadı.

    Mülkiyeliler Birliği binasında yapılan açıklamaya çok sayıda akademisyen ve sanatçı da katıldı.

    İHD Ankara Şube Yöneticisi Nuray Çevirmen, Bakur isimli belgeselin Mayıs 2015’te Batman’da gösterilip iki yıl sonrasında ‘terör propagandası yapmak’ suçlamasıyla dava açıldığını ve Batman 2. Ağır ceza mahkemesi, söz konusu davayı, Çayan ve Mavioğlu’na verdiği 4 yıl 6’şar ay ceza ile karara bağladığını aktardı.

    Çevirmen, belgeselin henüz gösterime girmeden yönetmen Çayan Demirel’in kalp krizi geçirerek % 99 oranında sürekli engelli bir halde yaşamını sürdürmeye çalıştığını da ifade etti.

    “SANATSAL İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK BİR MÜDAHALEDİR”

    Basına okunan metnin devamında şunlar dile getirildi:

    “Şiddeti teşvik etmeyen, terör eylemlerini haklı göstermeyen, konuyu eleştirel bir biçimde ele almaya ve ülkedeki barış ortamına katkı sağlamaya çalışan bir sanat eseri olan Bakur’un yönetmenlerine açılan bu dava sanatsal ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaledir.

    Sanatsal ifade özgürlüğü, sanatçının özgürce çalışması, eserini yaygınlaştırmasını ve bunun müdahaleye uğramamasını güvence altına alır. Keyfi olarak, farklı süreçlere göre değişim gösteren politik atmosferlere göre değiştirilemez ve ortadan kaldırılamaz bir güvencedir bu. Bugün ne yazık ki ülkenin en temel ve ağır sorunu olan Kürt sorununu bir yerinden kapsamına alan filmler gösterim şansı bulamamakta, fiilen engellenmekte ve sansüre tabi tutulmaktadır. Kürtçe müzik yapan sanatçıların konserleri iptal edilmekte, dahası, Kürtçe konuşan vatandaşlar kimi zaman sadece bu nedenle linç girişimlerine maruz kalmaktadır.

    Özcesi, sanat eserlerinin suç unsuru kabul edilmesi temel insan haklarına ve hukuka aykırıdır. Sanatsal ifade özgürlüğünü ihlal eden bu haksız ve hukuka aykırı cezai müeyyidenin tüm sonuçlarıyla birlikte bir an önce ortadan kaldırılmasını, genel olarak düşünce ve ifade özgürlüğü üzerindeki engellemelere son verilmesini talep ediyoruz. Yorum, haber, sanat, müzik ve film yapma hakkımız kadar, sanat ve sinema ürününe özgürce erişim hakkımız da kutsaldır. Dokunulamaz.”

    “KİMSE BİZDEN PABUÇ BIRAKACAĞIMIZI BEKLEMESİN”

    Okunan basın açıklaması sonrası söz alan Akademisyen Fikret Başkaya, “Mülk sahibi sınıflar ve devlet, fikirlerin sonuçları olduğunu ve düşüncelerin kitlelere mal olduğunda maddi bir güç oluşturduğunu biliyor. Dolayısıyla civciv yumurtadayken ezmek üzere harekete geçiyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İşte yasaklar, sansür bu amaçla gündeme geliyor. Fakat sansürün asıl amacı cezayı alan şahıstan ziyade bir otosansür yaratmaktır. Dolayısıyla insanlar, ‘yazarsam, çekersem, çizersem başıma iş gelir mi?’ diye düşünüyor. Bugün yapılanlar da insanlara bunu düşündürmek için aslında. Fakat bunlar gerçeği söyleyecekler için asla caydırıcı olamaz. Kimse bizden pabuç bırakacağımızı beklemesin, asla öyle bir şey yapmayacağız. Ertuğrul Mavioğlu ile Çayan Demirel dostlarımız yalnız değildir.”

    Konuşmacılar arasında yer alan İsmail Beşikçi ise “Amerika’da Noam Chomsky, ülke yönetimini en ciddi eleştiren kişidir. Başkanı, kongreyi, senatörü eleştirir. Yani yönetimi her yerde eleştirir ama bu eleştirilerinden dolayı asla ceza almaz. Çünkü demokrasinin gereği budur” yorumunu yaptı.

    Barış Akademisyenlerinden KHK ile ihraç edilen Prof Nejla Kurul ise “Bugünkü kötücül ortam üniversiteler kadar her kurumu etkisi altına aldı. Şu veya bu biçimde kitaba, kaleme, klavyelere sarılan insanlar, böyle bir yaşamı red edeceklerini düşünüyorum. Çünkü insan olmak demek; kendilerine verilmiş olan yetenek, bilgi ve becerilerini en güzel şekilde açığa vurmak demektir. Kürt meselesi Türkiye’nin yakıcı sorunu. Belgeselin çekildiği dönemlerde bir barış dönemi söz konusuydu. Ayrıca Bakur hiçbir şekilde şiddet içermeyen bir çalışma” dedi.

    PİRHA / ANKARA

     

     

  • Belgeselciler bu toplumun vicdanıdır: Tanık olmaya devam edeceğiz- VİDEO

    Belgeselciler bu toplumun vicdanıdır: Tanık olmaya devam edeceğiz- VİDEO

    PİRHA- ‘Bakur’ belgesel filmi nedeniyle yargılanan gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ve yönetmen Çayan Demirel’e destek veren belgeselciler, “Sinemacılar olarak özgürce üretme hakkımızın ve de izleyiciler olarak sinema eserlerine özgürce erişim hakkımızın elimizden alınmasına karşı mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.” dedi.

    Bakur Belgeseliyle Dayanışma Platformu, ‘Bakur’ adlı belgesel film nedeniyle yargılanan gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ve yönetmen Çayan Demirel’e verilen 4’er yıl 6’şar ay hapis cezasını protesto etti. İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Taksim Hill Otel’inde basın toplantısı gerçekleşti. Basın açıklamasına Hakların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Saruhan Oluç, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ve Ali Şeker, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı, İHD İstanbul üyeleri, yakınları kaybeden Aileler, Bakur belgesel filminin yönetmenleri Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel yanı sıra birçok sanatsever katıldı. Basın toplantısının olduğu salona “Sinema Yargılanamaz” Türkçe ve İngilizce yazılı pankart asıldı. Basın açıklamasını oyuncu Nur Sürer yaptı.

    “BU GERÇEKLİKLE MÜCADELE EDİLİR, BOYUN EĞİLMEZ”

    Basın açıklamasında ilk olarak söz alan Bakur filminin yönetmenlerinden Ertuğrul Mavioğlu, anayasa reform söylemlerinin kamuoyuna geldiğinde bir rahatlanma olduğunu söyledi. Mavioğlu, “Ama her seferinde de vidayı biraz daha sıkarak beyimizde bir diş daha açarak, bizlere Türkiye’de yaşadığımızı bize hatırlatıyorlar. 4 ay 6 ay değil sadece bizim ceza almamız Selahattin Demirtaş’ın içeride tutuluyor olması, binlerce öğrencinin ceza evinde sudan gerekçelerle tutulması Türkiye’nin gerçekliği. Bu gerçeklikle mücadele edilir, boyun eğilmez susulmaz ifade özgürlüğü denen şey insanı insan yapan esas gerçek şeydir. İfade özgürlüğüne sahip çıkmak insan olma mücadelesidir Bu çerçevede bizim yaptığımız şeyde budur. Bakur filminden ceza almış değil hakikatin peşinde koşan insanlardan koşan biri olduğumuz içindir” dedi

    Başkalarına ibret olsun diye ağır cezaya çarptırıldıklarını idea eden Mavioğlu, “Hepimizi bir şekilde suçlu ilan etmeye çalışıyorlar. Tam da Tezer Özlü’nün söylediği gibi ‘bu ülke bizim ülkemiz değil. Bizleri yok etmek isteyenlerin ülkesi’ demişti. Onun için bu salonda bir araya geldiğimiz gibi her alanda bir araya gelip mücadele etmemiz gerekir” diye konuştu.

    “BELGESELCİLER TOPLUMUN VİCADINIDIR”

    Çayan Demirel’in eşi Ayşe Çetinbaş ise şöyle konuştu:

    “Filmi çekip bitirdikten sonra ertesi gün Çayan’ın kalbi durdu. 18 Mart 2015’te kalbi durdu ve 15 dk çalışmadı. Ve mucize bir şekilde yolda tesadüfen geçen bir ambulansın sayesinde hayatta kaldı. Ancak uzun bir süre komada ve hastanede kaldı. Böyle bir süreçte filmin gösterimi yapılırken engellemeler sansürler yapıldı. Bir de Batman’da yapılan bir gösteriminden dolayı dava açıldı. Dava gösterime ise bu işi organize edenlere dava açılması gerkirken o süreçte hastanede yatan Çayan’a açıldı. Ancak davanın neye açıldığını bile bilmiyoruz. Tüm bunlar bir rezalet. Ama günümüzde hukuk aramayı geçtik. Bu filmin başına çok şey geldi. Bu dava sembolik bir dava. Bir yaptırım uygulanmaya çalışılıyor sinemacılara. ‘Bu tür filmler yaparsanız 4 yıl gibi cezalar ile sizi cezalandırırız’ diyorlar. Ancak biz belgesellerimizi filmlerimizi yapmaya devam edeceğiz. Ve tanık olmaya devam edeceğiz. Barışa olan umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Belgeselcilerin bu toplumun vicdanı olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar gösterim alanı bulmakta zorlansakta, filmlerimizi zor koşullarda yapsakta günün birinde bütün bunlar belgeselcilerin sayesinde bu toplumun tarihinin belleğini oluştuğunu düşünüyorum.”

    OLUÇ: SİNEMAYI DA YARGILIYORLAR

    HDP milletvekili Saruhan Oluç, düşünce ifade özgürlüğü ve bilgi haberleşme özgürlüğünün hiçbir şeyde bu iktidarın bırakılmadığı belirtti. “Sinema yargılanamaz diyoruz ama sinemayı da yargılıyorlar” diyen Oluç, “İnsanları da, fikirleri de yargılıyorlar. Elbette ki hukuk mücadelesi çok önemli her alanda hukuk mücadelesinin sonuna kadar devam ettirilmesi gerekiyor. Bundan hiçbirimizin şüphesi yok. Esas önemli olan vicdanı ve umudu örgütleyebildiğimiz ve büyütebildiğimiz oranda bu iktidara bu iktidar anlayışına karşı en etkili ve kalıcı mücadeleyi verme imkanına sahip olacağız” dedi. Yönetmenleri yalnız bırakmayacaklarını ve onları asla yalnız bırakmayacağını vurgulayan Oluç, “Dayanışmamızı sonuna kadar hem hukuki alanda hem de siyasi alanda göstereceğiz. Bu mücadeleyi hep birlikte, bütün demokratik güçler ile kazanabiliriz” diye konuştu.

    TANRIKULU: UYGULANAN DÜŞMAN CEZA HUKUKUDUR

    CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Gerçekten bunu hukuk, yargı demek mümkün değil. Türkiye’de yargı denen kurum kalmamıştır. Yargı yürütme organının bir parçası gibi. Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, jandarma, yargı, HSYK hiçbir farklılık kalmamış. Kendisini güvenlik aygıtının devamı gibi gören bir yargı anlayışı var ve uyguladıkları hukukta düşman ceza hukukudur” dedi.

    FİNCANCI: YARGI ORTADAN KALKMIŞTIR

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı da, “Yargı ortadan kalkmıştır. Biz tekrar hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde mücadeleye devam edeceğiz. Haklarımızı almak için dimdik ayakta duracağız. Hakikate ulaşma çabalarından dolayı arkadaşlarımızla gurur duyuyuoruz” ifadelerini kullandı.

    Bakur Belgeseliyle Dayanışma Platformu adına basın açıklamasını Sanatçı Nur Sürer okudu.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Tanık oldukları barış ihtimalinin kaydını tutup belleğimize not düşen iki belgesel yönetmeninin, kayan Demirci ve Ertuğrul Mavioğlu’nun maruz kaldığı düşman ceza hukuku kararı nedeniyle, arkadaşlanmızla dayanışmak için bugün burada bir araya geldik.

    2013 yılında, barış ve çözüm süreci devam ederken çekilen Baktır (Kuzey) belgeseli. Türkiye sınırlan içindeki PKK kamplarım görüntüleyerek, örgütün Türkiye sınırlarının dışına çekilme sürecine tanıklık etmiştir. 2015 yılında kurgusu tamamlanarak seyircilerle buluşmaya hazır olan Bakur belgeselinin 2015 Uluslararası İstanbul Film Festivali’ndeki galası eser işletme belgesi olmadığı gerekçesiyle bir gün kala engellenmiş ve bu, büyük bir uluslararası skandala neden olmuştu. Dalıa sonra ise Bahir gerek Türkiye’de, gerekse yurtdışında, örneğin Almanya’da DOKLeipzig, İsviçre’de Visions du Reel ve İsveç’te Stockholm Film Festivali gibi önemli uluslararası belgesel festivallerinde bugüne kadar on binlerce izleyiciyle buluştu.

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ VE TEHDİT NİTELİĞİNDE”

    Bakur belgeselinin Türkiye’deki gösterimlerinden biri de Mayıs 2015’te Batman’da Yılmaz Güney Sineması’nda gerçekleştirilmişti. Bu gösterimden tam iki yıl sonra. 2017 yılında, filmin yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na ‘terör propagandası yapmak’ suçlamasıyla dava açıldı.

    Söz konusu davanın geçen Perşembe günü, yani 18 Temmuz 2019 tarihinde Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yedinci duruşmasında, mahkeme heyeti, yönetmenler Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na gıyaplarında, üstelik son savunmaları dahi alınmadan 4 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Avukatların mazeret bildirmiş olmalarına rağmen savunma hakkım hiçe sayarak kararını açıklayan mahkeme heyeü. ayrıca Çayan Demirci’m Baktır belgeselini bitirdikten hemen sonra geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu’nu dikkate dahi almayarak yeniden suy işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat oluşmaması… infazdan kayma ihtimalleri ’ gibi gerekçelerle her iki yönetmene de yurtdışı yasağı koydu.

    Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Bakur belgeselinin yönetmenlerine verdiği hapis cezası kararı bir ilk değildir. Şubat 2019’da aynı mahkeme. Nû Jîn (Yeni Yaşam) belgeselinin yönetmeni Veysi Altay’ı yine ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmış, aynı davada Batman Yılmaz Güney Sineması yöneticisi Dicle Anter’e de aynı suçlamayla 2 yıl 1 ay hapis cezası vermişti.

    Bakur belgeseli davasında ise hapis cezaları daha da arttırılarak 4 buçuk yıl olmuş ve bu Türkiye sineması tarihine ikinci bir kara leke olarak geçmiştir. Çözüm sürecinin devam ettiği 2013 yılında çekimlerine başlanan ve 2015 yılından bu yana, yani 4 yıldır on binlerce seyirciyle buluşan Baktır belgeseli, şiddeti teşvik etmeyen, terör eylemlerini haklı göstermeyen ve nefret yerine barış duygusunun oluşmasını sağlamayı amaçlayan bir sanat eseridir. Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği bu düşman ceza hukuku karan, hem filmin yönetmenlerinin sanatsal ifade özgürlüğünü hiçe saymaktadır, hem de Türkiye’de üretimde bulunan tüm sinemacılara yönelik doğrudan bir ifade özgürlüğü ihlali ve tehdit niteliğindedir.

    “AİHM’E AYKIRI BU KARARI KABUL ETMİYORUZ”

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile korunan sanatsal ifade özgürlüğü, sanatçının özgürce çalışmasını, eserini yaygınlaştırmasını ve bunun müdahaleye uğramamasını güvence altına alır. Türkiye Cumhuriyeti Terörle Mücadele Kanunu’na göre dahi çok açık ve net bir şekilde ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmesi gereken belgesel film yaratmanın suçmuşçasına değerlendirilip, yönetmenlerinin yargılanması hukuka tamamen aykırıdır. O yüzden, değil yönetmenlerine hapis cezası verilmesi, aslında bu davanın hiç açılmaması gerekirdi. Kendi Anayasamıza, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi kararlanna da aykırı bir yargılama sonucu verilen bu kararı kabul etmiyoruz. Sinemacılar olarak özgürce üretme hakkımızın ve de izleyiciler olarak sinema eserlerine özgürce erişim hakkımızın elimizden alınmasına karşı mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Mavioğlu ve Demirel’e 4’er yıl 6’şar ay hapis cezası

    Mavioğlu ve Demirel’e 4’er yıl 6’şar ay hapis cezası

    Bakur belgeselinde ‘terör propagandası’ yapmak suçlamasıyla yargılanan Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na 4’er yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. Duruşmaya katılamayan Mavioğlu karara tepki göstererek “Nelerin üstesinden geldik, bu zorbalık da aşılır elbet!” dedi.

    ‘Bakur/Kuzey’ belgeselinin yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na ‘terör propagandası’ yapmak suçlamasıyla yargılandıkları davadan 4’er yıl 6’şar ay hapis cezası verildi.

    Demirel ve Mavioğlu’na “Bir Gerilla Belgeseli: Bakur (Kuzey)” belgeseli nedeniyle açılan davanın 7. duruşması, Batman 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü.

    “CEZA YARI ORANINDA ARTTIRILDI”

    Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’e “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 3’er yıl hapis cezası verdi. Suçun basın yayın yoluyla işlendiği gerekçesiyle ceza yarı oranında arttırılarak 4’er yıl 6’şar aya çıkarıldı. Ayrıca, Mavioğlu ve Demirel hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

    “BU ZORBALIK DA AŞILIR ELBET”

    Sosyal medya hesabından açıklama yapan Mavioğlu, “Film çekene, yazı yazana, hakikatin peşine düşene, sözünü esirgemeyene verilen bu ağır cezalar başkaları ibret alsın diye. Sakın ibret almayın, sakın cümlenizi eksiltmeyin, sakın enseyi karartmayın. Nelerin üstesinden geldik, bu zorbalık da aşılır elbet!” dedi.