Etiket: çekmeköy

  • Çekmeköy’de Şiirle Karşılaşmalar’ın üçüncüsünde Şair Gülten Akın ağırlandı-VİDEO

    Çekmeköy’de Şiirle Karşılaşmalar’ın üçüncüsünde Şair Gülten Akın ağırlandı-VİDEO

    PİRHA- Çekmeköy’de bir grup sanatçının, şairin öncülüğünde düzenlenen Şiirle Karşılaşmalar’ın üçüncüsünde Gülten Akın’dan şiirler okundu. 

    Medine Ayten Sarıbal, Gül Yağız, Haydar Yağız, Işın Coşkun, Abbas Karakaya’nın düzenlediği Şiirle Karşılaşmaların üçüncüsünde Şair-Yazar Gülten Akın ağırlandı. Gülten Akın’ın Kestim Kara Saçlarımı şiirinin ardından Kadın Olanın Türküsü, Şu Giden Atlıya Türkü, Savaşı Beklerken, Sardunya, Dereye İlahi, Büyü Eller İlahisi, Atın Türküsü, Ertuğrul Ağıdı okundu. Gültekin Tetik de gitarıyla okunan şiirlere eşlik etti.

    Çekmeköy’ün tanınmış simalarından şair, çocuk kitabı yazarı Mustafa Işık da programa bir şiirini okuyarak katıldı. Çekmeköy’ün bilinen bazı siyasi yüzleri, Boğaziçi Üniversitesinden iki akademisyen ve ABD’de yaşayan, Çekmeköylü tarihçi Ayfer Karakaya Stump da şiir akşamına katıldı.

    Etkinliğe katılan çocuklar da kendi yazdıkları şiirleri okuyarak geceye renk kattılar.

    Şiirle Karşılaşmalar Ekibi, 30 yıllık haksız mahpusluktan sonra 26 Kasım 2024’de 51 yaşında özgürlüğüne kavuşan Şair İlhan Sami Çolak’ı selamladı. Çolak’ın annesi Zeytun Çolak’ın 30 yıllık dirençli, mücadeleci duruşunun Gülten Akın’ın 1980’lerde, oğlunun uzun tutukluğu, müebbet ve idamla yargılanışı, uzayan hapislik ve yargı sürecindeki desteği ve direncine benzediğine dikkat çekildi.

    Şiir okuyanlara Gülten Akın’ın Kestim Kara Saçlarımı adlı kitabı hediye edildi. Şiirle Karşılaşmalar’ın müdavimlerine de aynı kitap hediye edilirken, şiir okuyan ikisi ilkokul, biri ortaokul öğrencisine de hikaye kitapları verildi.

    Öte yandan etkinlikte Çekmeköy Çamlık Mahallesi’nde inşaatı devam eden kültür merkezine, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Ata Önder Atabay ve Güney Doğan adlarının verilmesinin Çekmeköylülerin bir talebi olduğu ifade edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Çekmeköy’de ‘Güneş Topla Benim İçin’ şiir etkinliği-VİDEO

    Çekmeköy’de ‘Güneş Topla Benim İçin’ şiir etkinliği-VİDEO

    PİRHA- Çekmeköy’de bir grup sanatseverle CHP Çekmeköy Kadın Kolları tarafından yapılan “Şiirle Karşılaşmalar” adlı etkinlikte Ülkü Tamer şiirleri okundu. Etkinlikte Haydar Yağız ve Gül Yağız, Ülkü Tamer’in bestelenmiş şiirlerden ikisini bağlamayla çalıp söylediler.

    “Şiirle Karşılaşmalar” adlı şiir etkinliğin ikincisi Cumartesi günü Çekmeköy Hamidiye Kültür Merkezi salonunda yapıldı. Bir grup sanatseverle CHP Çekmeköy Kadın Kollarının ortak etkinliğinde bu kez Ülkü Tamer şiirleri okundu. Etkinliğin adı Tamer’in şiirinden alındı: Güneş Topla Benim İçin.

    Etkinlikte Haydar Yağız ve Gül Yağız, Ülkü Tamer’in bestelenmiş şiirlerden ikisini bağlamayla çalıp söylediler.
    Şiirlerin okunması ve şairin şiirinin, hayatının tanıtılması Şair Abbas Karakaya, Medine Ayten Sarıbal ve Işın Coşkun tarafından yapıldı.

    Program Tamer’in çok bilinen “Ben Sana Teşekkür Ederim” şiiriyle başladı. Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün/ Ben uyurken benim anlımdan beni sen öptün;/ Serinlik vurdun korulara, canlandı serçelerim/ Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata/ Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta/ Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da.

    Tamer’in Yunus Emre’ye ithaf ettiği “Selam Olsun” adlı şiiri ise salondaki izleyicilerle hep beraber okundu.

    10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Çekmeköylü genç öğretmen Önder Atabay’ın ailesi de etkinliğe katılanlar arasındaydı. Önder Atabay’ın ablası Özgür Atabay Acun, kardeşi Önder için yazdığı şiiri okudu ve kardeşi hakkında konuştu.

    Etkinliği düzenleyenler de Önder Atabay adının Çekmeköy’de kamusal bir mekana verilmesi için çalışacaklarını söylediler.

    Sanatsız, güzel-duyusuz hayatın eksik ve marazlı olacağını belirten düzenleyici ekip, “Şiirle Karşılaşmalar”ın üçüncüsüne, Aralık ayında ‘Kestim Kara Saçlarımı’ diyen Gülten Akın’ı konuk edecekler.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bir grup şiirsever ve Çekmeköy Cemevi’nden ‘Şiirle Karşılaşmalar’ etkinliği-VİDEO

    Bir grup şiirsever ve Çekmeköy Cemevi’nden ‘Şiirle Karşılaşmalar’ etkinliği-VİDEO

    PİRHA- Bir grup şiirsever, Çekmeköy Cemevi ile birlikte “Şiirle Karşılaşmalar” adlı etkinlik gerçekleştirdi. Etkinlikte Şair Melih Cevdet Anday tanıtılarak, Anday’ın şiirleri okundu. Ayda bir yapılması planlanan etkinlikte bağlama virtüözü Haydar Yağız ve Gül Yağız deyiş ve türküler seslendirdiler.

    Işın Coşkun, Medine Sarıbal, Gül Yağız, Haydar Yağız ve Abbas Karakaya’dan oluşan Çekmeköylü bir grup şiirsever, hafta sonu Çekmeköy Cemevi yönetimiyle beraber Hamidiye Mahallesi Kültür Merkezi salonunda bir şiir akşamı gerçekleştirdi. “Şiirle Karşılaşmalar” adıyla ayda bir kez yapılması planlanan etkinliğin ilk şairi Melih Cevdet Anday’dı. Etkinliğin ilk bölümünde Anday tanıtılırken, konuşmalar arasında 12 tane şiiri okundu. Anday’ın bestelenmiş iki şiirine ve kendi sesinden bir şiirine de yer verildi.

    Etkinliğin ikinci bölümünde ise seyirciler arasından isteyenler şiir okudu. Gecede, bağlama virtüözü Haydar Yağız ve Gül Yağız deyiş ve türküler seslendirdiler.

    Programı düzenleyip sunan Işın Coşkun, Medine Sarıbal, Gül Yağız, Haydar Yağız ve Abbas Karakaya, “Çekmeköy’de Çekmeköy Rönesansına doğru insanları şiirle karşılaştırmak istiyoruz” diye belirttiler.

    Sanatsız bir hayatın eksik olduğunu düşünen ekip, Şiirle Karşılaşmaların ikincisinde yani gelecek ay, “Güneş Topla Benim İçin” diyen Ülkü Tamer’den şiirler okuyacaklarını belirttiler.

    Etkinliğe özellikle gençlerin ilgisinin olması dikkat çekti. Şiir okuyanlar arasında gençler ve iki ilkokul öğrencisi de vardı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Süleymancılar Cemaati Çekmeköy ormanının ortasına okul yapmış

    Süleymancılar Cemaati Çekmeköy ormanının ortasına okul yapmış

    AKP döneminde Çekmeköy Belediyesi’nin, Süleymancılar Cemaati’ne orman arazisi sattığı ortaya çıktı. Cemaat, ormanın ortasındaki araziye özel okul yapmış!

    Radikal dinci tarikatlardan Süleymancıların İstanbul’da Çekmeköy ormanında okul yaptırmış.

    BirGün’den İsmail Arı‘nın haberine göre, kamuda örgütlendiği bilinen cemaatlerin başında gelen Süleymancılar Cemaati’nin İstanbul’da Çekmeköy ormanının ortasına inşa ettiği özel okulun ayrıntıları ortaya çıktı. Süleymancıların Cemaati’nin en fazla gelir sağladığı kurumlarının başında İsabet Okulları geliyor. Bu okul zincirinin ülke genelinde tam 44 şubesi bulunuyor.

    İsabet Okulları’nın 44 şubesinden biri ise Çekmeköy ilçesinde, ormanın ortasında yer alıyor. Ormanın ortasındaki arazi Çekmeköy Belediyesi’ne aitti. Ancak iki ayrı parsel halindeki arazi, AKP’li Ahmet Poyraz’ın belediye başkanlığı döneminde, Süleymancılar Cemaati’ne bağlı “Yoksullara Yardım Derneği’ne” satıldı. Araziyi 2010 yılında satın alan cemaat ise kısa süre sonra özel okul inşa etti.

    Orman Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise özel okulun çevresinin “Çekmeköy Devlet Ormanı” ile çevrili olduğu belirtilerek “Özel okulun bulunduğu parseller, devlet ormanı olmayan özel mülkiyet parselleridir. Bu parsellerin çevresi Çekmeköy Devlet Ormanı ile çevrilidir” denildi.

    Yerel seçimde CHP’ye geçen Çekmeköy Belediyesi, AKP döneminde Süleymancılar Cemaati ile yakın ilişki içindeydi.

    Belediyenin 2020 Yılı Faaliyet Raporu’nun, “Tahsis ve Devirler” başlıklı bölümünde, Mimar Sinan Mahallesi’ndeki “Sosyal kültürel tesis alanının” Süleymancılar Cemaati’ne bağlı Türkiye Eğitim ve Kültür Derneği’ne tahsis edildiği belirtilmişti. Araziye inşa edilen bina “Uğurlar Yüksek Öğretim Erkek Öğrenci” adı altında kullanırken, yurt yetkilileri, “Süleyman Hilmi Tuna Hazretleri’ne bağlıyız” diye açıklama yapmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Okullarda durum vahim: Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çocukları namaza götürdü

    Okullarda durum vahim: Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çocukları namaza götürdü

    PİRHA- AKP hükümetinin laik eğitim karşıtı politikası sürüyor. Bu kez İstanbul Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ÇEDES projesi kapsamında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerini camiye götürdü. Namaz çıkışı AKP’li Çekmeköy Belediyesi çocuklara çorba dağıttı.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi”ne (ÇEDES) karşı tepkiler sürerken öğrenciler sabah namazı için camilere götürülmeye devam ediyor.

    BirGün’den Deniz Güngör’ün haberine göre, İstanbul Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Çekmeköy Müftülüğü tarafından 4’üncüsü gerçekleştirilen “Hep Birlikte Huzura” adlı sabah namazı programı oldu. Ensar Camiinde gerçekleştirilen etkinliğe öğrencilerle birlikte aileleri de katıldı. “Ensar Camisi Sabah Namazı Programı” adı altında paylaşılan duyuruda namazın ardından Çekmeköy Belediyesi tarafından çorba dağıtıldığı da belirtildi.

    Etkinlik kapsamında Sabiha Hamdi İlkokulu, Semiha Yıldırım İlkokulu, İzzet Yüksek Ortaokulu, Nükte Söze Ortaokulu ve Fatma Talip Kahraman Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri camiye götürüldü. Etkinliğin ardından çocukların camideki görüntüleri Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından paylaşıldı. Etkinliğe, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Akhan, okul müdürleri de katıldı.

    Görüntüler, müdürlüğün sosyal medya hesabında şu ifadelerle paylaşıldı:

    “Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Müftülüğümüzün koordinesinde ÇEDES Projesi kapsamında programımızın dördüncüsünü gerçekleştirdik. Programımız 25 Şubat Pazar günü sabah Ensar Camisi’nde İlçe Milli Eğitim Müdürümüz, şube müdürlerimiz, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz, sivil toplum kuruluşu temsilcilerimiz, sevgili öğrencilerimiz ve velilerimizin katılımıyla gerçekleştirildi. Sabah namazı programına katılan ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerimize, velilerimize, öğretmenlerimize ve çorba ikramı ile bize destek olan Çekmeköy Belediyesi’ne teşekkür ederiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Çekmeköylüler, AKP’li belediyenin park talanına karşı direnişi sürdürüyor-VİDEO

    Çekmeköylüler, AKP’li belediyenin park talanına karşı direnişi sürdürüyor-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Çekmeköy Belediyesi’nin, Mehmet Akif Mahallesi’nin deprem toplanma alanı da olan parkı kapalı pazar ve otopark alanına dönüştürmek istemesine karşı mahalle halkının eylemleri sürüyor. Yasal sürecin devam ettiğini belirten halk, “Parkın, park olarak kalması için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz” diyor.

    İstanbul’un AKP’li Çekmeköy Belediyesi’nin Mehmet Akif Mahallesi’ndeki aynı zamanda deprem toplanma alanı da olan parkı yapılaşmaya açmak istemesiyle başlayan eylemler ikinci ayını geride bıraktı. Mahallede 5 katlı pazar yeri olmasına rağmen belediye söz konusu park alanı içerisine kapalı pazar ve otopark alanı yapmak istiyor. Projeye karşı mahallelinin nöbeti ise sürüyor.

    “BELEDİYE YANLIŞTAN DÖNENE KADAR DİRENİŞE DEVAM EDECEĞİZ”

    Projenin iptal edilmesi talebiyle başlattıkları eylemler kapsamında bir araya gelen mahalle halkı “Parkın, park olarak kalması için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz. Çekmeköy Belediyesi’ni bu yanlışından vazgeçmeye çağırıyoruz. Vazgeçmediği sürece direnişimize devam edeceğiz. İş yargıya intikal etmesine rağmen belediye hala geri adım atmamakla birlikte, ağaç söküm işlemine devam edeceğini söylüyor. Nöbetimize her gün devam edeceğiz. Parkımızı kurtarabiliriz. Nefes alabilir, deprem toplanma alanımıza sahip çıkabiliriz” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Kenanoğlu: Fetihtepe ve Çekmeköy’de yaşananlar kentsel değil, rantsal dönüşüm! -VİDEO

    Kenanoğlu: Fetihtepe ve Çekmeköy’de yaşananlar kentsel değil, rantsal dönüşüm! -VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul Fetihtepe ve Çekmeköy’de yaşanan sorunları Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu Genel Kurul konuşmasında, “Kentsel değil rantsal bir dönüşüm yapılmak isteniyor. Bölgede yaşayan vatandaşların elektriği, suyu, gazı kesilmiş. Ölümlere sebep olacak vakalar da söz konusu. Halkın onayladığı bir çözüm getirilmeli” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul Fetihtepe ve Çekmeköy’de yaşanan sorunlara dair Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.

    İstanbul Fetihtepe’de 16 kez iptal edilen bir kentsel dönüşüm projesinin Beyoğlu Belediyesi tarafından yeniden uygulanmak istendiğini belirten Kenanoğlu, Çekmeköy’de ise deprem toplanma alanı olan bir parkın ranta açıldığını ifade etti.

    “OKMEYDANI’NDA ZORAKİ BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM SÖZ KONUSU”

    Okmeydanı’nda ciddi bir dramın söz konusu olduğunu dile getiren Kenanoğlu, “Hakikaten hiçbir şekilde hakkın, hukukun tanınmadığı, 16 defa iptal edilen, reddedilen bir karar var ve buna rağmen de ısrarla orada bir kentsel dönüşüm yapmak isteyen Belediye Başkanı var. Kentsel dönüşümün nasıl olması gerektiği üzerine birçok brifing yapıldı, birçok sunum yapıldı. Bu işin toplumun, orada yaşayan halkın rızası olmazsa eğer nasıl sorunlara yol açacağı konusunda birçok belge, bilgi ve sunum toplandı. Bu Meclis’in arşivlerinde de, kayıtlarında da var. Şimdi bakıyorsunuz, Okmeydanı’nda insanların kabul etmediği şekilde, zoraki bir kentsel dönüşüm söz konusu. Tabii, mahalle halkı da diyor ki: ‘Bu kentsel dönüşüm falan değil, bu rantsal dönüşüm.’ Yani belirli müteahhitlerin burada koruyup kollandığı bir sistem var. Dolayısıyla da biz evlerimizi vermek istemiyoruz” diye konuştu.

    “GECEKONDU BÖLGELERİ BÜYÜK RANT MERKEZLERİ HALİNE GELDİ”

    ‘Niye Okmeydanı bölgesi?’ diye soran Kenanoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Şu anda kentin tam orta göbeğinde kalmış ve orada geçmişten gelip gecekondularda oturan insanlar var. Aynı Küçük Armutlu’da olduğu gibi, şehrin diğer göbeğinde kalan başka gecekondu bölgelerinde olduğu gibi. Yani buralar şöyle görülüyor; buralarda büyük rant alanları oluştu, bunlar çeksin gitsin başka yere, biz buralarda büyük rant merkezleri oluşturacak yapılar, binalar oluşturalım şeklinde bir bakış açısı da var. Küçük Armutlu’daki bakış açısı da bunun üzerine kurulu.”

    “BÖLGEDEKİ VATANDAŞLARIN ELEKTRİĞİ, SUYU, GAZI KESİLMİŞ DURUMDA”

    Bölgede yaşayan insanların elektriklerinin, sularının kesildiğini anımsatan Kenanoğlu, konuşmasının devamında, “Biraz önce baktım Belediye Başkanı bu konuda ne diyor diye. Belediye Başkan şöyle diyor: ‘Marjinal grupların söylemi.’
    Başka bir şey değil yani, marjinal gruplar söylemi üzerine kurulu bir ideolojik yaklaşımdan bahsediyorum. İzliyorsunuzdur iki gündür. Biz oradaki yaşananları izliyoruz, vatandaşların evlerinin içerisinden yansıyan görüntüler var. Ya, kimin ne dediği, kimin ne olduğu belli. Biraz önce, bu konuşmadan önce oradaki tanıdığım bir dernek başkanını aradım dedi ki: ‘Buradaki bu mahallede, şu anda bu mağduriyeti yaşayanların büyük çoğunluğu da AKP’ye oy verenler.’ Hani böyle işine gelmediği zaman marjinal ilan ediliyor ya kolaylıkla, öyle değil. ‘Şu anda o mağduriyeti yaşayanların büyük çoğunluğu da AKP’ye oy veren mahalleliler’ dedi. Hakikaten insanların hastaları var, mağdur olmuş insanlar var, engelli insanlar var ve onların orada elektriği, suyu, gazı kesilerek orada başka bir işkenceye maruz bırakılıyorlar. Ölümlere sebep olacak vakalar da söz konusu” dedi.

    “DEPREM TOPLANMA MERKEZİ İMARA AÇILMIŞ”

    Fetihtepe’nin ardından Çekmeköy’deki dönüşüme ilişkin konuşan Kenanoğlu, şunları aktardı:

    “Burada deprem için toplanma alanına ve oradaki bir parka yapılaşma izni veriliyor ve bununla ilgili sıkıntılar var. Şimdi, burada biz Deprem Araştırma Komisyonu’ndayken şuna tanık olduk. Denildi ki özellikle bazı ilçeler için bir depremde toplanma merkezi sadece mezarlıklar, bak, sadece mezarlıklar… Yani sağ çıksanız da depremden sonra mezarlığa gideceksiniz, öldüyseniz de mezarlığa gideceksiniz, mezarlıktan başka gideceğiniz yer yok İstanbul’da şu anda. Şimdi, bütün bunlar niye yok? İşte, bu tür park alanları imara açılıp yapılaşmaya açıldığı için. Çekmeköy’deki vatandaşın isyanı da buna yönelik. İşte, sizin bildiğiniz o müteahhitlerden birinin imar planı yapılırken ona ayrılması gereken park alanı ayrılmamış, ona başka yerden verilmiş, gelmiş orada halkın ortak park alanına ve toplanma alanına göz dikmiş ve orası imara açılmış, orayla ilgili sıkıntılar var. Sonuçta biz İstanbul milletvekiliyiz ve İstanbul’daki yaşanan sorunları, sıkıntıları ve Türkiye’nin birçok bölgesinde, farklı bölgelerinde yaşanan sorun ve sıkıntıları burada dile getireceğiz. Bunların çözülmesi konusunda da elimizden geleni yapacağız. Sizden de talebimiz, her ne kadar kulağınızı da kapatsanız, gözünüzü de kapatsanız biz bu sorunları buradan bunun için dile getiriyoruz. Çünkü orada insanlar mağdur ve sıkıntı yaşıyorlar ve bunların çözülmesini istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • AKP’li Çekmeköy Belediyesi ilçenin en büyük ikinci parkını yıkıyor-VİDEO

    AKP’li Çekmeköy Belediyesi ilçenin en büyük ikinci parkını yıkıyor-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Çekmeköy Belediyesi ilçenin en büyük ikinci parkı ve deprem toplanma alanı olan parka yönelik yıkım kararı başlattı. Duruma tepki gösteren yurttaşlar, kendilerine engel olmak isteyen polislere de seslenerek, “Hırsızları koruyorsunuz. Senin çocuğun da oynamayacak mı bu parkta?” diye sordu. 

    İstanbul’un AKP’li Çekmeköy Belediyesi Mehmet Akif Mahallesi’nde bulunan ve ilçenin en büyük ikinci parkı olduğu belirtilen Mehmet Durul Parkı’nı yapılaşmaya açtı. Anı zamanda bölgenin deprem toplanma alanı olan parka otopark yapılması için dün iş makinaları yıkım işlemine başladı. Halkın duruma tepki göstermesi üzerine parka girişi engellemek amacıyla yapılan metal kapı açılmıştı.

    İş makinaları bu sabah saat 05.00’te parka tekrar girdi. Yaşananlara tepki gösteren yurttaşlar, kendilerine engel olan polislere de seslenirken, “Hırsızları koruyorsunuz. Senin çocuğun da oynamayacak mı bu parkta?” diye sordu.

    KAFTANCIOĞLU DA DURUMA TEPKİ GÖSTERDİ: RANTA ÇEVİRMEYE KALKIYORLAR

    Park alanında yaşananlara bir tepki de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’ndan geldi. Kaftancıoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Bu parka iş makinalarını soktular bugün! Giderayak park dahil kalmış bütün yeşil alanları ranta çevirmeye kalkıyorlar. Hala parka o akaryakıt istasyonunu inatla yapmaya kalkarsanız eğer, gittiğiniz gün o istasyonu oradan kaldırıp yeniden park yapmazsak eğer sizin gibi olalım!” ifadelerine yer verildi.

    BirGün Gazetesi’nde yer alan habere göre ise AKP’li Çekmeköy Belediyesi’nin Belediye Başkan Yardımcısı Şahmettin Yüksel, yurttaşların itirazına rağmen parkta iş makinelerinin çalışmaya devam edeceğini belirterek, “Söz konusu alana kapalı pazar yeri yapıyoruz. Mahalle aralarındaki pazarları kaldırıyoruz. İşin ihalesini yaptık. Firmaya yer teslimini yaptık” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çekmeköy’de evi yıkılan Suna Duman’ı HDP Milletvekilleri ziyaret etti-VİDEO

    Çekmeköy’de evi yıkılan Suna Duman’ı HDP Milletvekilleri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekilleri Oya Ersoy ile Züleyha Gülüm, Çekmeköy’deki Serindere Islah Projesi kapsamında evi yıkılan Suna Duman’ı ziyaret etti. “İBB’nin bu soruna bir an önce el atıp; çözüm bulması gerekiyor” diyen Gülüm, “AKP’yi zaten biliyoruz. Her şeyi rant olarak gören bir iktidar. Gördüğü araziye “Nasıl talan ederim?” diye bakıyor” ifadelerini kullandı. Oya Ersoy ise “Yıllardır vergilerini veren insanları kaldırıp, evlerine çökme operasyonudur” diye konuştu.

    İstanbul‘un Çekmeköy ilçesinde yürütülen Serindere Islah Projesi kapsamında evi yıkılan Suna Duman, bir barakada adalet mücadelesine 3 yıldır devam ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Oya Ersoy ile Züleyha Gülüm, Çekmeköy’de Farabi Sokak’taki barakasında 1146 gündür nöbetine devam eden Duman’ı ziyaret etti.

    “MAHALLE VE DAYANIŞMA KÜLTÜRÜ DARMADAĞIN EDİLİYOR”

    Barınma hakkının temel bir hak olduğunu belirten HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, “Bir sorun varsa, orada yaşayan insanların barınma hakkını içine alan bir çözümle gelirsiniz. Bu yapılan çözüm değildir. Ortada ciddi bir mağduriyet var. Görünen o ki; Çekmeköy Belediyesi buranın tamamına göz koymuş. İnsanların iç içe yaşadığı, birbirleriyle kaynaştığı yaşam biçimi burada yok edilecek. Sadece bina meselesi değil. Yaşam alanlarımıza yönelik müdahale aynı zamanda sosyal ilişkilerimize de müdahale oluyor. Mahalle ve dayanışma kültürünü darmadağın eden bir yaklaşım söz konusu” dedi.

    “AKP, HER ŞEYİ RANT OLARAK GÖREN BİR İKTİDAR”

    Gülüm, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) soruna çözüm bulması gerektiğini söylerken; şöyle konuştu:

    “Ortada bir dere ıslah projesi varsa yerine binalar dikmekle olmaz. Bu binalar dikildiğine göre taşma sorunu yok. İBB’nin bu soruna bir an önce el atıp; çözüm bulması gerekiyor. AKP’yi zaten biliyoruz. Her şeyi rant olarak gören bir iktidar. Gördüğü araziye “Nasıl talan ederim?” diye bakıyor. Bu anlayış hakim zaten. Ama İBB’nin de buna izin vermeyen ve sorunu çözen bir yaklaşım geliştirmesi gerekiyor. İnsanların yaşam alanları bu şekilde talan edilemez. Bir sel riski varsa bile bunun çözümü, insanları yaşadığı yerlerden kovmak, göç ettirmek olamaz. Barınma hakkı en temel hak. Ücretle, parayla ölçülebilecek bir şey değil aslında.”

    “ŞİRKETLERİ, YANDAŞLARI İÇİN KENTSEL RANTI ELE GEÇİRİYORLAR”

    HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy ise ülkenin dört bir yanında rant projelerinin devam ettiğini kaydetti. “Şirketleri, yandaşları, akrabaları için kentsel rantı ele geçiriyorlar” diyen Ersoy, “1980 sonrası kurulan gecekondulara göz diktiler. Yıllardır vergilerini veren insanları kaldırıp, evlerine çökme operasyonudur. Bu ülkede kentsel dönüşüme ihtiyaç var fakat biz halk yararına istiyoruz. Halkın sağlıklı barınabileceği şehirler oluşturulmalı.

    AKP’nin genel başkanı “İstanbul’a ihanet ettik” diyor. İşte ihanete devam ediyorlar. Her taraf betona gömülmüş durumda. 1999 depreminden sonraki hale bakın. Deprem toplanma alanlarına alışveriş merkezleri dikildi. İhaneti durduracak olan bizleriz. Suna Duman’ın direnişini selamlıyoruz. Her zaman yanındayız. Daha önce burada toplu bir direniş olsaydı belki engel olunabilirdi.

    Yapılanlar, kentin merkezinde kalan ve değerlenen yerlere çökme harekâtı ve insanlara “Gidin, ne yaparsanız yapın” demektir. Pandemi koşullarında İstanbul gibi bir deprem bölgesinde bunu asla yapamazsınız. AKP için kendisine biat edenler dışında hiç kimse yurttaş olarak görülmüyor. Yurttaşlık hakkımızı sonuna kadar savunup; “Bu memleket bizim” demeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “KANAL İSTANBUL’A ‘HAYIR’ DEDİN DE ÇEKMEKÖY KANALINA NEDEN ‘EVET’ DEDİN?”

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na bir kez daha seslenen Suna Duman, “Hepimiz Kanal İstanbul’a karşı çıktık. Sen, Kanal İstanbul’a ‘hayır’ derken; Çekmeköy kanalına neden ‘evet’ dedin de bu hale getirdin? Niye betonlaştırdın?” diye sordu.

    Farabi Sokak mağdurları, HDP milletvekillerinden sorunlarını TBMM’ye taşımalarını istedi.

    Barış KOP / İSTANBUL

     

     

     

     

  • ADFE Başkanı Celal Fırat, evi yıkılarak mağdur edilen Suna Duman’ı ziyaret etti

    ADFE Başkanı Celal Fırat, evi yıkılarak mağdur edilen Suna Duman’ı ziyaret etti

    PİRHA-Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat, İstanbul Çekmeköy’de yürütülen Serindere Islah Projesi nedeniyle evi yıkılan ve kulübede yaşamaya mahkum edilen Suna Duman’ destek ziyaretinde bulundu. Ev isteyen Duman, 3 yıldır direniyor. 

    İstanbul’un Çekmeköy ilçesi Farabi Sokak’taki Dere Islah Projesi, mağdurların direnişine rağmen devam ediyor. 2018 yılında evi yıkılan ve evinin yerine bina yapılan Suna Duman, bir kulübede yaşam savaşı veriyor.

    Kendisi de bir Alevi olan Suna Duman direnişinde yalnız bırakılırken, yaşadığı sorunları dile getirerek, çözüm bulunması için çaba gösteriyor.

    Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat, adalet nöbetinin 1124’üncü gününde Suna Duman’ı direniş mekanında ziyaret etti. Fırat, Duman’ın mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini kaydetti.

    Suna Duman’ın, Serindere’de bulunan evi, “dere bandında kalıyor” gerekçesiyle yıkılmış, yerine çok katlı binalar yapılmıştı. Bölgede devam eden ıslah projesinin “korsan” olduğunu belirten Farabi Sokak mağdurları 2018 yılından beri hak mücadelelerini sürdürüyor. Dere çevresinde son olarak peyzaj çalışmaları nedeniyle ağaçlar kesilmişti.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Farabi Sokak mağdurları İmamoğlu’na seslendi: Sen de haksızlığa uğradın, sesimizi duyun artık-VİDEO

    Farabi Sokak mağdurları İmamoğlu’na seslendi: Sen de haksızlığa uğradın, sesimizi duyun artık-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Çekmeköy’de yürütülen Serindere Islah Projesi’nde, peyzaj düzenlemesi adı altında yapılan son çalışmalara tepki gösteren Farabi Sokak mağdurları, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenerek, “Sen de haksızlığa uğradın. Senelerdir sokakta yaşıyoruz. Sesimizi duyun artık” dedi. Evi yıkıldığı için aylardır kulübede yaşayan Suna Duman da “Burada sokakta yaşıyorum resmen. Mücadele veriyorum bin 120 gündür. Bunu görmeyecek insanın sağır, dilsiz, kör olması gerekiyor” diyerek tepki gösterdi. 

    İstanbul’un Çekmeköy ilçesi Merkez Mahallesi Farabi Sokak’taki dere ıslah projesi tepkilere rağmen devam ediyor. 2018 yılında dönemin AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından “dere bandında” kaldığı gerekçesiyle yıkılan gecekonduların yerine siteler yapıldı. Son olarak ise mevcut İBB yönetimi tarafından dere çevresinde peyzaj düzenlemesi yapılıyor.

    Farabi Sokak mağdurları ise bin günü aşan süredir mücadelelerini sürdürürken; son yaşananlara ilişkin PİRHA‘ya konuştular.

    “PEYZAJ ADI ALTINDA ÜZERİNDE MEYVELERİ OLAN AĞAÇLARI KESTİLER”

    Uzun süredir devam ettirdiği hak mücadelesi ile ilgili olarak konuşan Suna Duman, “Bin 120 gündür adaletsizliğe karşı mücadele ediyorum. Haklarımızın teslim edilmesini istiyorum. Son olarak peyzaj çalışması adı altında ağaçlar kesildi. Üzerinde meyveleri olan ağaçları kestiler. Ne kadar çabaladıysam hiç kimse müdahale etmedi. Bunu yapan da İSKİ. Buradan İSKİ’ye sesleniyorum. Yeter artık bu zulümleri bitirsinler. Ekrem İmamoğlu’na sesleniyorum. İSKİ’yi neden durdurmuyor?” dedi.

    “SENELERDİR SOKAKTA YAŞIYORUM, YETER ARTIK, DUYUN BENİ”

    Halk Ozanı Davut Sulari’nin de akrabası olan Duman, süreç içerisinde etnik ve inanç kimlikleri üzerinden ayrımcılığa maruz bırakıldıklarını ifade etti. Kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını söyleyen Duman, şöyle konuştu:

    “Buranın planları iptal edildi. İptal olunca yerlerimizi teslim etmeleri gerekiyordu. Bize sözler verildi. Ama verilen sözler tutulmadı. Duysunlar artık beni. Buradaki insanları sürgün ettiler. Yetmiyormuş gibi “Siz Kürtsünüz, siz Alevisiniz diye” ayrımcılığa tabi tuttular.

    “YIKTIKLARI EVİMİN YERİNE 5 KATLI BİNA YAPTILAR”

    Dere bandında kalıyor gerekçesiyle yıktıkları evimin yerine 5 katlı bina yaptılar. Bizlere Pendik’te ev tahsis ettiklerini belirttiler. Gittiğimizde de evlerin fahiş fiyatlardan bize satılmak istendiğini öğrendik. Verdikleri o binalarda kiracıyız biz. Köy senetle alınmış burası. İnsanlar parasıyla aldı. Burada sokakta yaşıyorum resmen. Mücadele veriyorum bin 120 gündür. Bunu görmeyecek insanın sağır, dilsiz, kör olması gerekiyor.”

    “KORSAN DERE ISLAĞI, BÜTÜNLEŞİK DAHA BÜYÜK RANT PROJESİNİN PARÇASIDIR”

    Farabi Sokak mağdurlarının yürüttüğü mücadeleye destek veren Doğa ve yaşam hakları savunucusu Şair-Akademisyen Abbas Karakaya ise iklim krizinden kaynaklı son gelişen afetlere değinerek; “Korsan dere ıslağı aslında bütünleşik daha büyük rant projesinin bir parçasıdır. Burada yapılmak istenen aslında ormanın, doğanın bir meta olarak görülmesidir. Seyir Tepesi Ormanı’ndaki proje ile buradaki korsan proje de bunu gösteriyor. Burada yapılan işlerin ihtiyaç olup olmadığı tartışmalı. İSKİ buraya dair bize herhangi bir proje sunamamaktadır. Buradaki evler AKP döneminde yıkıldı. Ama iş makinaları 2020 Ağustos’unda yeni dönem İBB yönetimi döneminde sokuldu. Bir takım müteahhitleri zengin etmek için vergilerimiz çarçur ediliyor. Doğa yok ediliyor. Yazık oluyor. İşte orman yangınları da gösterdi. Karadeniz’de sel oluyor. Burada da korsan dere ıslağına korsan bir peyzaj ekleniyor” ifadelerini kullandı.

    EKREM İMAMOĞLU’NA ÇAĞRI: SEN DE HAKSIZLIĞA UĞRADIN, BURADAKİ İNSANLARA SAHİP ÇIKIN

    Farabi Sokak mağdurlarından bir yurttaş ise İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenerek; şunları söyledi:

    “Burada korkunç bir ayrımcılık, istismar ve adaletsizlik var. Bin 120 gündür Suna Duman burada nöbet tutuyor. Kendisine sahip çıkın. Ekrem İmamoğlu sahip çıkmıyor. CHP yönetimine sesleniyorum. Bir komisyon kurun ve burada dönen tüm yolsuzlukları ortaya çıkarın. Ne demek bin 120 gündür İstanbul’un orta yerinde bir kadın kulübede tek başına yaşasın? Bu nasıl bir yönetimdir? Ekrem Başkan hani kadınlara değer veriyordun? Hani dürüst adamdın? Sen de haksızlığa uğradın. Yeter. Bu ayrımcılığı asla unutmayacağız.

    Bakın Muharrem ayındayız. Alevilerden oy alıyorsun. Ama bir Alevi kadını Çekmeköy’ün orta yerinde kurtlar sofrasına terk ettin. Buna asla izin vermeyeceğiz. Bunu böyle bil. Bize neye mal olursa olsun. Seni haberdar ettik. Ama duyarsız davranıyorsun. Dere korsan ve projesi yok. Bir de korsan peyzaj yapıyorsun. Kime yapıyorsun, kimi kovuyorsun, kimleri yerleştiriyorsun buraya? Beton lobisi İstanbul’u ve ülkemizi ne hale getirdi? Yoksullar nasıl perişan oldu? Doymadınız mı? Yeter artık.”

    Helin YILMAZ – Barış KOP / İSTANBUL

     

  • ‘Dere Islahı’ denilerek yıkılan gecekonduların yerine site yapıldı!

    ‘Dere Islahı’ denilerek yıkılan gecekonduların yerine site yapıldı!

    PİRHA-İstanbul Çekmeköy’de 2018 yılında İSKİ, dere ıslahı gerekçesiyle gecekonduları yıkıp aynı yere site yaptırdı. Dere yakınında kalmadığı halde evleri yıkılan mağdurlar, haklarını almak için başlattıkları nöbetlerinin 1055. gününü geride bıraktı. Mağdur aileleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan İSKİ hakkında inceleme başlatmasını istiyor.

    Çekmeköy, Merkez Mahallesi Farabi Sokak’taki gecekondular, AKP döneminde İSKİ tarafından yapılan dere ıslahı gerekçesiyle yıkıldı. Yıkılan gecekonduların olduğu sokak üzerine ise yeni siteler yapıldı.

    Farabi Sokak mağdurlarının mücadelesi, açtıkları davayla başladı. Dava sırasında mahkeme İSKİ’den proje sunmasını istedi. Ancak İSKİ herhangi bir proje sunmadı. Buna karşın İmar Barışı kapsamında yapı kayıt belgesi de alan yurttaşların evleri yıkıldı. Dere kenarının 10 metre yakınında bulunan evlerin yıkılması gerekirken 26,5 metre uzaklıktaki gecekondular da yıkıldı. Gecekonduların yıkımının ardından ise daha yakın mesafelerde yeni binalar yapıldı. Dere yatağı ise kimi binalar için kaydırıldı.

    “BAŞKANIN KÖYLÜSÜ APARTMAN YAPTI”

    Farabi Sokak mağdurları Cumhuriyet’ten Kayhan Ayhan’a konuştu. Yıkılan gecekondu sahiplerinden Suna Duman, “Yavaş yavaş parseller büyütülüp sokak yok edildi. İmar barışından faydalandık. Ancak Ağustos’un 2’sinde de bizim gecekondumuzu yıktılar. Mahkeme süreci devam etmesine rağmen… 7. İdare Mahkemesi’nce yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Bir hafta sonra bu karar çıkınca diğer evlerin yıkımı durdu. Yıkımla birlikte eş zamanlı inşaatlar başlamıştı” dedi.

    Kendilerine önce dere bandında kaldıklarının söylendiğini belirten Duman, “Dere bandında kalıp kalmadığımızı 9 ay sonra öğrendik. Dere bandında kaldığı söylenen yere Çekmeköy Belediye Başkanı’nın köylüsü olduğunu söyleyen kişi apartman yaptı. Peki benim evim neden yıkıldı? Dere bandının 10 metre yakınındaki evler yıkılır kanuna göre. Bunlara izin veriyorlar ama dereden 26 metre uzaktaki müstakil evlerimizi de yıkıyorlar. İSKİ korsan bir şekilde yıktı. Ama talimatı kim verdi? Çekmeköy Belediyesi verdi” diye konuştu.

    CİMER’e yazdığı dilekçeye yanlış yanıt verildiğini aktaran Duman, “Mahkeme sonuçlanmış, bütün her şey düşmüş gibi gösterdiler. Burada dümeni çeviren Çekmeköy Belediyesi. Mimarlar Odası’nın açtığı davayı da kazandık. Ancak bir türlü bu dere durmadı. Pendik KİPTAŞ’a kiracı olarak mahkûm edildik. Kiracı sözleşmesine en son gittim. Direndiğim için gitmek istemedim. ‘Senin aileni dışarı atarız’ dediler. Ailem yalvardığı için mecburen gidip imzaladım. Benim evimi yıktılar burada beni kiracı yaptılar” diye konuştu. Gecekondulardaki insanların genellikle Alevi ve Kürt olduğunu, hizmet alamadıklarını da söyleyen Duman, AKP’li bir komşusunun “Ben yıllarca sana hizmet ettim sen benim evimi neden yıktın” sorusuna belediye başkanının gülerek “Sen de arada kaynadın” dediğini öne sürdü.

    “BETONA GÖMDÜLER”

    Ailelere destek olan Çevre Gönüllüsü Haydar Kaya, “Güncel ifadeyle resmen buradaki yoksul insanların malına çöktüler. Bu işi AİHM’ye taşıyacağız. Çünkü burada ağır derecede bir insan hakkı ihlali var” dedi.

    Abbas Karakaya ise “İstanbul’daki dereler sadece İSKİ’nin eline ve merhametine bırakılırsa 5-10 sen sonra hiçbir doğal dere kalmayacak. Aynen bugün Marmara’nın durumuna uyanacağız. Marmara nasıl bugün ölmüşse, çöplüğe dönmüşse… Burası kendi halinde akan bir dereydi, doğal güzelliği vardı. Ancak betona gömdüler” diye konuştu.

  • Farabi Sokak Mağdurları: Çekmeköy Serindere’de neden yoksulların evini yıktınız?

    Farabi Sokak Mağdurları: Çekmeköy Serindere’de neden yoksulların evini yıktınız?

    PİRHA- Çekmeköy’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından AKP döneminde başlayan ıslah çalışması tepkilere rağmen sürüyor. Farabi Sokak Mağdurları, “Burası Çekmeköy Palamut Deresi. Dereye sıfır binalar yapılmış. O zaman Çekmeköy Serindere’de neden yoksulların evini yıktınız, İSKİ, İBB?” diye sordu. 

    İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından AKP döneminde başlayan ıslah çalışması tepkilere rağmen sürüyor. Farabi Sokak Serindere’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait iş makinaları tarafından kazı çalışması yapılıyor.

    Çekmeköy Merkez Mahallesi’ne bağlı Farabi Sokak’taki evler,  2 Ağustos 2018  tarihinde su havzası alanı olduğu gerekçesiyle yıkılmıştı. Mahallede 30 yılı aşkın süredir yaşayan ancak belediye tarafından evleri yıkılan aileler, çadırlarda yaşamaya başlamıştı. Belediye görevlileri çadırları zorla sökünce, aileler konteynerlere sığınmak zorunda kalmıştı.

    Farabi Sokak Mağdurları, tepkisini sosyal medyada da sürdürüyor. Mağdurlar,  “Burası Çekmeköy Palamut Deresi.
    Dereye sıfır binalar yapılmış. O zaman Çekmeköy Serindere’de neden yoksulların evini yıktınız, İSKİ, İBB?” diye sordu.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İlgili haberler…

    Çekmeköy deresi ıslah çalışmasına karşı adalet nöbeti devam ediyor-VİDEO

    ‘Çekmeköy’de dere ıslah çalışması korsan bir şekilde devam ediyor!’-VİDEO

    Çekmeköy’deki dere ıslah projesine tepki: Yaşam alanlarımız talan ediliyor!-VİDEO

    Karakaya: Çekmeköy’de dere ıslah çalışması imar rantını artırma aracıdır-VİDEO

     

  • Suna Duman: Burada dönen yolsuzluğu ortaya çıkaracağım-VİDEO

    Suna Duman: Burada dönen yolsuzluğu ortaya çıkaracağım-VİDEO

    PİRHA-Çekmeköy’de Köy-içi deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edildi. Mağduriyet yaşayanlardan Suna Duman, “2.5 yıl önce benim evim dere ıslah çalışması nedeniyle yıkıldı, ben o günden bugüne bir yemin içtim burada dönen bu yolsuzluğu ortaya çıkarmak için bir direniş başlattığını” söyledi.

    İstanbul, Çekmeköy’de deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edildi.

    Üç yıldır evinin yıkılması üzerine direniş başlatan Dersimli Suna Duman, 2 Ağustos 2018 yılından bu yana 6 metrekarelik barakada adalet nöbeti tutuyor.

    “BURADA BİR DİRENİŞ BAŞLATTIM”

    Bu dereyle ilgili çok tartışmalarının olduğunu söyleyen Suna Duman, “Çalışan kepçecilerle burayı niye kazıyorsunuz dediğimizde cephe almışlardı bize, burada bayağı bir arbede yaşadığımı da biliyorum. 2.5 yıl önce benim evim dere ıslah çalışması nedeniyle yıkıldı, ben o günden bugüne bir yemin ettim burada dönen bu yolsuzluğu ortaya çıkarmak için. Burada bir direniş başlattım halen de devam ediyorum hiçbir yere gitmedim hala buradayım ve burada durmaya da devam edeceğim” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Çekmeköy’de dere ıslah çalışması korsan bir şekilde devam ediyor!’-VİDEO

    ‘Çekmeköy’de dere ıslah çalışması korsan bir şekilde devam ediyor!’-VİDEO

    PİRHA-Çekmeköy’de Köy-içi deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edildi. Mağduriyet yaşayanlardan Suna Duman, yetkili yerleri aradıklarını fakat buna rağmen projenin korsan bir şekilde çalışmaya devam ettiğini söyledi. Duman, “İki yıl önce evlerimiz yıkıldı. Lütfen sesimizi duyun” çağrısında bulundu.

    İstanbul, Çekmeköy deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edilmiş durumda.

    Üç senedir süren proje kapsamında evinin yıkılması üzerine direnmeye çalışanlardan Dersimli Suna Duman, 2 Ağustos 2018’den bu yana 6 metrekarelik barakada adalet nöbeti tutuyor.

    “PROJESİZ, ONAYSIZ ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR, LÜTFEN SESİMİZİ DUYUN”

    Çekmeköy Merkez Mahallesi, Farabi Sokak Serindere’de dere ıslah çalışmasının ‘korsan bir şekilde’ devam ettiğini söyleyen Suna Duman, “Yetkili yerleri aradık. Yetkililerin konuşmasına rağmen projeye korsan bir şekilde devam ediyorlar. Yanlarında yetkililerin bulunduğunu söylüyorlar ama yetkili olduğu söylenen kişiler yanımıza gelip konuşmuyor, bizlere cevap vermiyor. Hiçbir şekilde bizi ciddiye almadan çalışmaya devam ediyorlar. Polis ekipleri sadece buradaki insanlara müdahale etmek için var. İşi oldu bittiye getirerek elimizdeki kanıtları da yok etmeye çalışıyorlar. Bunu yapan İSKİ ve Büyükşehir Belediyesidir. Farabi Sokak mağdurlarıyız biz. İki yıl önce evlerimiz yıkıldı, lütfen sesimizi duyun” diye konuştu.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Çekmeköy’deki dere ıslah projesine tepki: Yaşam alanlarımız talan ediliyor!-VİDEO

    Çekmeköy’deki dere ıslah projesine tepki: Yaşam alanlarımız talan ediliyor!-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Çekmeköy’de yaşayan yurttaşlar, koktuğu ve taşkınlara sebebiyet verdiği iddiasıyla başlatılan dere ıslah çalışmasına karşı çıkarak, projenin yaratacağı tahribata dikkat çektiler. Yurttaşlar, “Rantı arttırmak üzere derelerin altı üstü kapatılarak ıslah projesi yürütülüyor” dediler.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) uzun süre önce başlattığı Çekmeköy Soğuksu; Köy-içi ya da Çekmeköy olarak da bilinen derenin ıslah çalışması devam ediyor.

    İBB 14 Ocak 2021’de yayınladığı bir videoda derenin koktuğunu ve taşkınlara sebebiyet verdiğini iddia etmişti. Ancak Çekmeköy sakinleri yürütülen ıslah çalışmasına karşı çıkıyor.

    Bölgede yaşayanlar, çevredeki gecekonduların ‘dere yatağı’ gerekçesiyle yıkıldığını söylerken, aynı gecekondu arazileri üzerine büyük yapıların kurulduğuna dikkat çekiyor. Yurttaşlar “Bir yapılaşma darbesiyle karşı karşıyayız” derken ıslah çalışmasının derenin koku yayması ya da taşmasıyla bir ilgisinin olmadığını belirttiler.

    “NEFES ALDIĞIMIZ YAŞAM ALANLARININ TAHRİBATIDIR”

    Yapılmak istenen ıslah çalışmasının doğayı korumak adına hiç bir faydasının olmayacağını ve yaşam alanlarını tahrip edeceğine vurguda bulunan bir yurttaş, şunları kaydetti.

    “Önce yapılaşma ve sonrasında o yapılaşmanın rantını arttırmak üzere derelerin altı üstü kapatılarak ıslah projesi yürütülüyor. Bu yaşam alanlarının, tarım alanlarının, nefes aldığımız alanların yok edilmesine yol açan tahribatlara bir çeşit onay anlamına geliyor. Dolayısıyla ne doğanın korunması açısından ne doğaya sahip çıkmak açısından ne de insanların yaşamlarının kalitesini arttırmak açısından doğru değildir. İBB’den ve İSKİ’den beklememiz gereken bu yerlere meşruluk, yasallık kazandıracak çalışmalar değil, bu alanlara sahip çıktıklarını gösteren tutumlarının kamuoyuna sunulmasıdır. Beklentimiz suya, su alanlarına ve doğaya sahip çıkılan, insanlara doğal ve güvenli alanlarda yaşayabileceği mesajını verebilecek projelerin sunulmasıdır. Bu derenin ne şu anda ne de daha kuvvetli bir yağışta burada yaşayanlar için bir tehlike oluşturması söz konusu değildir” diye konuştu.

    “BU ÇALIŞMANIN ISLAH DEĞİL, RANT OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”

    Bu çalışmanın ıslah değil rant olduğunu dile getiren başka bir yurttaş da, “Ben otuz senedir burada yaşıyorum. Sabahları ve akşamları yürüyüş yapıyorum. Burası kaynak suyu ve en yükselmesi beklenen  maksimum derecesinde bile yüksekliği artmıyor. Dolayısıyla burada ne kokan ne de kirli bir su var. Burada derenin ıslahını gerektiren hiç bir durum yok. Burada bir rant durumu var” dedi.

    Yaklaşık 12 yıldır Çekmeköy’de yaşayan bir diğer yurttaş ise, “Son dört-beş yıldır bu ormanda yürüyüşler yapıyorum. Bu derenin ıslah edilmesi konusundaki düşüncelere katılmıyorum. Derenin hiçbir zaman taştığını ya da koktuğunu görmedim. Yaz aylarında daha çok kuruyor. O yüzden ıslah çalışması yapılmasın, doğal haliyle kalsın istiyorum” diyerek tepki gösterdi.

    “ORMANLIK ALAN YAPILAŞMAYA AÇILIYOR”

    Bu çalışmalarla hem doğal alanların tahribatına hem de su toplama havzalarını yapılaştırmaya yol açan anlayışın önünün açıldığına dikkat çeken Çekmeköy sakinlerinden bir diğer yurttaş ise, “Kendi rantları için tarım alanlarına, dere kenarlarına, ormanlık alanlara inşaatlar yapılmasının önü açılıyor. İnsanların mağdur edilmesi gibi sonuçlar inşaat sektörünün rant projelerinin beklenen yan etkileri olarak görülüyor. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönem dikkate alındığında bu anlayışların toplum için, toplum sağlığı ve toplumun geleceği için ne kadar büyük tehlikeler taşıdığını da ayrıca görmüş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Derenin ıslah çalışmasına ihtiyacı olmadığını vurgulayan yurttaşlar, yetkililere seslenirken doğal yapısıyla kalmasını ve orman alanına dokunulmamasını istediler.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Karakaya: Çekmeköy’de dere ıslah çalışması imar rantını artırma aracıdır-VİDEO

    Karakaya: Çekmeköy’de dere ıslah çalışması imar rantını artırma aracıdır-VİDEO

    PİRHA- Çekmeköy’de Köy-içi deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edildi. Doğa ve yaşam hakları savunucusu Şair-Akademisyen Abbas Karakaya, dere ıslah çalışmasının elzem olmadığını ve bu projeden vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Karakaya, dere ıslahında ısrar edilmesinin sebebini ise  şöyle açıklıyor: Islah işlemi, sitedeki dairelerin değerini, imar rantını artırmanın aracıdır. Çalınan minarenin kılıfıdır.”

    İstanbul, Çekmeköy’de deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edildi.

    Üç yıldır evinin yıkılması üzerine direniş başlatan Dersimli Suna Duman, 2 Ağustos 2018 yılından bu yana 6 metrekarelik barakada adalet nöbeti tutuyor.

    Çekmeköy Hamidiye Mahallesi’nde oturan, doğa ve yaşam hakları savunucusu Şair-Akademisyen Abbas Karakaya da Çekmeköy deresi ıslah çalışması projesi karşı çıkan isimlerden.

    5 mahalleden oluşan Çekmeköy’de deresi ıslah çalışmasının mağdur ettiği insanların direnişlerini destekleyen Karakaya, eski adıyla Soğuksu; Köy-içi ya da Çekmeköy olarak da bilinen derenin İstanbul’un sayıları gittikçe azalan son doğal derelerinden biri olduğunu belirtti.

    “BU DERENİN ISLAHINI GEREKTİRECEK BİR DAYANAK, İHTİYAÇ YOKTUR”

    Bu dere ıslahının gerekli olmadığını, ıslah edilmezse çevreye, insanlara, hayvanlara zarar verecek bir durum arzetmediğini vurgulayan Karakaya, “Bu derenin bilinen tarihi içinde çevreye, insanlara verdiği bir zarar yok. Herhangi bir taşkın hadisesi bilinmiyor. Çünkü derenin geçtiği yerlerde çok yakın zamana kadar ev yoktu, mekan yoktu. Bu dere kokmuyor. Çünkü dere boyunda ağır bir yapılaşma veya sanayi tesisi yoktu, hala yok. Burası Eskişehir’deki Porsuk çayı gibi değil. Kısacası burada ıslahı gerektirecek bir dayanak, ihtiyaç söz konusu değil” dedi.

    “İSKİ’NİN İNTERNET SAYFASINDA BİLGİ YOK”

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin geçen günlerde yayınladığı videoda derenin koktuğu ve taştığı için ıslah edildiğinin iddia edildiğini söyleyen Karakaya, İBB’nin dere kesitinin üç katına çıkarılacağını söylemesini garipsediğini çünkü elde bir istatistiki bir veri olmadığını kaydetti.

    İSKİ’nin internetteki sayfasında da proje hakkında hiçbir bilgi olmadığını belirten Abbas Karakaya, 30 Eylül 2018’de Çekmeköy ilçesine yağan yağmurda kimi siteleri su basmasına rağmen derede hiç bir taşkınlık olmadığını dile getirdi.

    “DERE BOYUNDA BİTMİŞ VEYA DEVAM EDEN İNŞAATLAR VAR”

    Çekmeköy Köy-içi deresinin kokmayan, taşmayan, kendi halinde bir dere olduğunu ifade eden Karakaya, şöyle devam etti:

    “Dere boyu ciddi bir betonlaşmaya maruz kalmaktadır. Örneğin, ıslah çalışmasının başlangıç noktasının 500-600 metre yukarısında, dere boyundaki bitmiş ya da devam eden inşaatların varlığı gibi. (Cihangir okulları, Maks okulları, Serinvadi Evleri, Köy-içi Evleri). Bu yapıların dere yatağına ya da dere kıyı çizgisine sıfır olarak nasıl yapıldıkları bir yana, sosyal donatı, otopark gibi mekânlardan yoksun oluşları ilçede nüfus yoğunluğuna, ulaşımda sorunlara yol açacaktır.”

    Abbas Karakaya, dere ıslahının yapıldığı alanın başlangıç ya da herhangi bir noktasında şantiyelerde görülen bilgilendirici bir tabela olmadığına da işaret ederek, “Yani dere vadisine sokulan iş makinelerinin hangi rapor, hangi analiz, proje ya da ruhsata göre sokuldukları, ıslahın ne amaçla yapıldığı, şantiye sorumlusu, yüklenici kim ya da kimler olduğuna dair tek bir satır bilgi yok. Dere ıslahında Devlet Su İşleri’nin (DSİ) rolü, katkısı ya da onayı olup olmadığını da bilmiyoruz” diye konuştu.

    DERE VADİSİNE İŞ MAKİNALARI 17 AĞUSTOS 2020’DE GİRDİ

    Dere vadisine iş makinelerinin 17 Ağustos 2020 tarihinde girdiğini ve vadide çalışmaya başladıklarını aktaran Karakaya, şunları kaydetti:

    “Doğal derenin tabanının en geniş yeri 1.5- 2 metreyken, bu 8-9 metreye kadar genişletiliyor, hatta derinleştiriliyor. Derenin doğal yatağı tamamen değiştirtildiği gibi, akış istikameti (hidroliği) de kasıtlı olarak, teknik verilerin hilafına değiştiriliyor. En vahimiyse, dere yatağına demirlerle tahkim edilmiş, devasa beton bloklar döşeniyor. Bu çalışmaya ıslah demek yanıltıcı ve yanlıştır. Çekmeköy Deresi ve vadisinde durumu iyileştirilen, iyiye giden, düzeltilen hiçbir şey ya da canlı organizma yoktur. Tersine, dere yatağının doğal bitki örtüsü kazınıyor, vadideki meşelikler, meşe ağaçları ve yamaçlarda insanların elleriyle diktikleri ağaçlar kesiliyor.”

    DERE ISLAH ÇALIŞMASINDA NEDEN ISRAR EDİLİYOR?

    Abbas Karakaya, dere ıslahında ısrar edilmesini ise şöyle açıklıyor:

    “Son 5-6 yıl içinde dere ıslahının duyulmasıyla eşzamanlı olarak ıslahın yapılacağı vadinin teraslarında siteler yükselmeye başladı. Kimileri bitti, kimilerinin inşaatı sürüyor. Bu siteler dar alanlara yapıldıklarından sosyal donatı alanları, sitelerden beklenen sosyal tesis, park vb. sunamıyorlar; yine bu yüzden terk alanlarını başka yerlerde göstermek zorunda kalmışlardır. İşte, derenin geçtiği vadi bu sitelere özel yeşil alan olarak hazırlanmaktadır. Bu iş için peyzaj yeterli değildir. Çünkü dere vadisinde otuz yıldan beri 16 gecekondu vardı. Sitelerin manzarası bozulmasın diye bu gecekondudaki insanların göç ettirilmeleri gerekmektedir. İşte, ıslah işlemi, sitedeki dairelerin değerini, imar rantını artırmanın aracıdır. Çalınan minarenin kılıfıdır.”

    PİRHA/ İSTANBUL 

     

  • Barakada yaşamak zorunda kalan Dersimli Suna Duman 907 gündür adalet arıyor-VİDEO

    Barakada yaşamak zorunda kalan Dersimli Suna Duman 907 gündür adalet arıyor-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde dere ıslah ve peyzaj çalışması nedeniyle evi yıkılan ve barakada yaşamak zorunda bırakılan Suna Duman, “907 gündür hak mücadelesi veriyorum ve adalet arıyorum” dedi. Duman, ayrıca Alevi ve Kürt olmalarından kaynaklı ayrımcılığa tabi kaldıklarına dikkat çekti.

    İstanbul, Çekmeköy deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edilmiş durumda.

    Üç senedir yapılan haksızlığa, evinin yıkılması üzerine direnmeye çalışanlardan Dersimli Suna Duman, 2 Ağustos 2018 yılından bu yana 6 metrekarelik barakada adalet nöbeti tutuyor.

    Dere ıslah çalışması nedeniyle evlerinin yıkılmasının ardından yerine başka evlerin yapılıyor olmasına tepki gösteren Duman, “Dere ıslah çalışması yapılırken sesimi bir şekilde duyurdum. Birileri durdurdukça onlar korsan bir şekilde çalışmaya devam ettiler. Artık bunun görülmesini istiyorum” diye konuştu.

    Evi yıkılan Suna Duman, evlerden 3’ünün 4 Nisan 2018’de yıkıldığını belirterek, Çekmeköy Belediyesi Başkanı Ahmet Poyraz’ın yıkımın baş sorumlusu olduğunu kaydetti. İlk yıkımla birlikte adli mercilere başvurduklarını aktaran Duman, yıkımın İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından bir hafta sonra durdurulduğunu dile getirdi. Söz konusu hafta içerisinde sokaktaki 3 hanenin yerle bir edildiğini söyleyen Duman, mahkeme kararı sonrası birkaç ay boyunca diğer evlerin yıkılmadığını kaydetti.

    HUKUKSUZ, KORSAN ŞEKİLDE EVLERİMİZİ YIKTILAR”

    2017 yılında bir tebligatla evlerinin boşaltılması istenen Farabi Sokak sakinlerinden biri olan Suna Duman, 2018 Ağustos ayında zorla kapıları pencereleri kırılarak, polis zoruyla evlerinden çıkarıldıklarını söyledi.

    Duman, süreci şöyle anlattı:

    “Evlerimiz yıkıldıktan sonra iki buçuk ay havalı çadırda yaşadım. Çünkü direnmeye başladım. Haksız yere evlerimizin yıkıldığını biliyordum. Biz imar barışından faydalanmıştık ve davamız bu süreçte devam ediyordu. Hukuksuz, korsan bir şekilde evlerimizi yıktılar. Sonrasında çadırımı kaldırdılar ve ailemle birlikte konteyner da yaşamaya başladım. 27 gün sonra usulsüzlükle konteyneri de kaldırdılar.”

    TACİZLERE, HAKARETLERE MARUZ KALDIM”

    Duman, evinin yıkılmasının ardından, önce yaşadığı çadırın daha sonra yaşadığı konteynerin de arazileri sahibi kişiler tarafından kaldırıldığını belirtti. 907 gündür direndiğini ifade eden Duman, “Sonrasında şu an içinde yaşadığım kulübeyi yaptım. Çadırı, kulübeyi, konteyneri kaldırmam için tacize, hakarete ve birçok şeye maruz kaldım. Bir kadın olarak her şeye maruz kaldım. Şiddet gördüm, her gün bir şiddet yaşadım. Korktum, kendimi koruyabilmek için geceleri uyumadım. Artık sesimin duyulmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

    İMAMOĞLU’NA ÇAĞRI

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu seçilmesinden sonra sesini ulaştırmak için birçok girişimde bulunduğunu ancak bir türlü ulaşamadığını dile getiren Duman, “Yetkililere özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na sesleniyorum. Bu size son çağrım. Gelin ve Farabi sokakta yapılan yolsuzluğu, usulsüzlüğü kendi gözünüzle görün artık” çağrısında bulundu.

    Diren SATI/İSTANBUL

     

     

  • AKP’li belediye evsiz bıraktı; ‘Alevi ve Kürt olduğum için belediye çözüm sunmuyor-VİDEO

    AKP’li belediye evsiz bıraktı; ‘Alevi ve Kürt olduğum için belediye çözüm sunmuyor-VİDEO

    PİRHA – İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde kentsel dönüşüm kapsamında AKP’li belediyenin gecekondularını yıkması üzerine aileler sokakta kaldı. Dersimli kadın evlerinin yıkılmasına isyan ederek, sorunun çözülmesini istedi. 

    İstanbul’da AKP’li Çekmeköy Belediyesi’nin imara açtığı bölgelerde yaşayan gecekondu sakinleri evlerinden çıkartılarak adeta sokağa terk edildiler. Yıkılan yerlerde dere ıslah çalışması olacağı belirtildi ancak bu hiç gerçekleşmedi. 

    Yıkılan evlerinin yanında kurdukları çadırlarda yaşamaya çalışan aileler, alternatif çözümler sunulmadan kapı dışarı edilmelerinden duydukları rahatsızlığı dillendirerek direniyorlar. Evleri yıkılan yurttaşlar gerek ilçe belediyesi, gerekse Büyükşehir Belediyesi ile görüşmeler yapmaya çalıştıklarını ancak geri dönüş olmadığını belirttiler.

    “EVİMİ YIKTILAR, DİRENECEĞİM!”

    Evleri yıkılan Dersimli bir aile, “Bu haksızlığı ortaya çıkarmak için, yolsuzluğu gün yüzüne çıkarmak için direniyorum. Burada bir insan yaşayabilir mi? Bir hayvanın dahi kalamayacağı bir yerde yaşamak zorundayım. Oturduğumuz sokak yerle bir edildi. ‘Bu insanlar ne yapar, nereye gider’ demediler. Yıktılar tüm sokağı, sonradan satıldığını öğrendik. Bu evlerde haram yoktu. Kendi emeğimizle alın terimizle kazandığımız parayla bu evleri yaptık, komşularımızla mutlu mesut yaşıyorduk” dedi.

    Dersimli kadın kendilerine yapılan haksızlığın çözülmesi gerektiğini belirterek, 2 yıldır sürdürdüğü direnişi çözüm bulununcaya kadar sürdüreceğini kaydetti. 

    “KARADENİZLİ MÜTEAHHİTİ KARADENİZLİ BAŞKAN BAŞIMIZA BELA ETTİ”

    Evleri yıkılan aile, “Rizeli başkan Rizeli müteahhiti başımıza bela etti. Bizim helalle, alın teriyle inşa ettiğimiz evlerimizi hırsızlara satacak, para kazanacaklar. Başkandan çözüm bekledik ilgilenmedi bizimle… Burada yaşayan Karadenizli komşularımız işlerini hemen hallettiler. Başkan onlara çözüm sunmasa da yol gösterdi ama bizi görmedi, duymadı. Ben de buradan söylüyorum direneceğim gözleri açılıncaya kadar, kulakları duyuncaya kadar direnişimi sürdüreceğim. Vergimi harcımı ödüyordum. Başkan çıksın cevap versin, vergi ödediğimde, harç ödediğimizde işgal yok da bugün mü işgalci olduk” dedi.

    “ARAMADIĞIM, GİTMEDİĞİM YER KALMADI; BENİ MUHATAP ALMADILAR”

    Derdini anlatmak adına çeşitli kurumları ve siyasi partileri ziyaret edip kendini anlatmak istediğini belirten yurttaş, “AKP’nin İstanbul İl Başkanlığı’na gittim, İlçe Başkanlığına gittim. Belediyeye, Büyükşehir Belediyesi’ne gittim. Dilekçeler verdim. Kaymakamlığa gittim. Valiliğe gittim. Hiçbir yerde dilekçelerime muhatap bulamadım. Aramadığım, görüşmek için gitmediğim yer kalmamıştı. Vatandaş olarak devlet beni muhatap almadı” dedi.

    “ALEVİ VE KÜRT OLDUĞUM İÇİN ÇÖZÜM SUNULMADI BANA”

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte neredeyse her mitinginde dillendirdiği “Bizler mezhepçiliği, ırkçılığı ayağımızın altına almış bir iktidarız” sözlerini hatırlatan yurttaş “Cumhurbaşkanı çıkıyor biz mezhepçilik, ırkçılık yapmıyoruz diyor ama burada kendi partisinden bir belediye başkanı Kürt ve Alevi olduğum için bana çözüm sunmuyor, kapı dışarıda muşambaların altında yaşamamı bana reva görüyor. Kürt ve Alevi olduğum için bana çözüm bulunmadı, derdime derman aranmadı” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • HBVAKV İstanbul Çekmeköy Cemevi Maraş anması düzenliyor

    HBVAKV İstanbul Çekmeköy Cemevi Maraş anması düzenliyor

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın 39. yıldönümünde yaşamını yitirenler anılmaya devam ediyor.  

    İstanbul’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çekmeköy Cemevi, yarın akşam Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak, katliamı lanetleyecek. Anmada, cemevi korosu, Anıl Cem Arslan, Ata Durak, Okan Erbaş ile Emre Bakar, Yusuf Aslan, Çağlasu Aslan yer alacak. Şiir dinletisinin de yapılacağı anma, 30 Aralık Cumartesi günü saat 18.30’de gerçekleşecek.  (HABER MERKEZİ)