Etiket: Celal Necati Üçyıldız

  • Celal Necati Üçyıldız: Suriye’ye barış gelirse Türkiye’de de barış sağlanır- VİDEO

    Celal Necati Üçyıldız: Suriye’ye barış gelirse Türkiye’de de barış sağlanır- VİDEO

    PİRHA- Tahtacı Araştırmacı-Yazar Celal Necati Üçyıldız, Suriye’deki Alevi, Hristiyan, Dürzi, Ezidi ve Kürt topluluklarına yönelik saldırıların devam ettiğine dikkat çekerek, “Suriye’de barış sağlanmadan Türkiye’de de barış sağlanamaz; Türkiye’deki barıl Suriye’yi de etkileyecek. Avrupa da bundan etkilenecek” dedi. Üçyıldız, Avrupa’daki Alevi örgütlerine ve sosyal demokrat partilere sessizliklerini bozma çağrısı yaptı.

    Suriye’de son dönemde Alevilere yönelik saldırılar artarken, Hristiyanlar, Dürziler, Ezidiler, Kürtler ve Süryaniler de baskı ve zulüm altında yaşamaya devam ediyor.

    Tahtacı Araştırmacı-Yazar Celal Necati Üçyıldız, Türkiye’deki Alevilerin Suriye’deki kardeşlerinin yanında durmasının önemine dikkat çekerek, Avrupa’daki Alevi örgütleri ve sosyal demokrat partilere sessizliklerini kırma çağrısı yaptı. Üçyıldız, Suriye’de barışın sağlanmasının Türkiye’de ve Avrupa’da barış için kritik olduğunu vurguladı.

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ VE AVRUPA SESSİZ KALMAMALI” 

    Suriye’de yaşayan toplulukların baskı altında olduğunu vurgulayan Üçyıldız, “Orada Aleviler de, Ezidiler de, Kürtler de hepsi şu anda baskı, korku ve zulüm altında. Bizim Türkiye olarak, Aleviler olarak özellikle onların yanında yer almamız lazım. Alevi örgütlerinden yavaş yavaş tepkiler geliyor ama yetmiyor. Avrupa’daki Alevilerin ve Alevi örgütlerinin de bu sese katılması gerekiyor. Birçok Avrupa ülkesi, sosyal demokrat dediğimiz ülkeler bu işe sessiz kalıyorlar. Bizde de sessiz kalınıyor. ‘Sosyal demokratım’ diyen partiler bile sessiz” diye konuştu.

    Üçyıldız, Suriye’deki güvenlik sorunlarının çözümünde bölgedeki toplulukların kendi inisiyatifiyle hareket etmesinin önemine de dikkat çekti. Üçyıldız’a göre, Kürtler, Hristiyanlar, Dürziler, Ezidiler, Süryaniler ve Alevilerin bir araya gelerek ortak hareket etmesiyle IŞİD yapılanmasından arda kalanların temizlenmesi mümkün. Ancak bu sürecin başarılı olabilmesi için Avrupa’daki Alevi örgütlerinin de konuya dahil olarak ilgili ülkelerin dikkatini çekmesi gerektiğini vurguladı.

    “SURİYE’DE BARIŞ TÜM BÖLGEYİ OLUMLU ETKİLER”

    Üçyıldız, barışın bölgeyi ve Avrupa’yı doğrudan etkilediğini belirterek şunları kaydetti:

    “Eğer Suriye barışını sağlayamıyorsak, buradaki barışı da sağlayamayız. Aleviliğin tanımında insan olgusu var, insan olgusunun içinde barış var. Türkiye’de olacak bir barış Suriye’yi de etkiler, Avrupa’yı da etkiler. Şu anda Avrupa, Suriye’den Türkiye’ye gelen insanlara para ödemekle meşgul. Sürekli bedel ödüyorlar. Oysa Suriye’de ya da Türkiye’de barış olursa Avrupa da rahatlayacak.”

    Avrupa devletlerine ve kurumlarına seslenen Celal Necati Üçyıldız, “Avrupa, ey Avrupa! ‘Kendimde barış, benden uzakta’ diye düşünme. Barışı önemse, görmezden gelme” çağrısında bulundu.

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/ MERSİN

  • “Siyasi partilerin Alevilere bakış açısında bir sıkıntı var” – VİDEO

    “Siyasi partilerin Alevilere bakış açısında bir sıkıntı var” – VİDEO

    PİRHA – “Siyasal Katılım Arayışları, Siyasal Özne Olma / Yerel Yönetimlere Katılım ve Temsil” panelinde konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Seçimler geldiğinde siyasi partiler, diğer toplumsal kesimlerle ilişki kurarken, söz konusu Aleviler olunca bu ilişki tam tersine dönüşüyor. Oy istemeye geliyorlar. Alevileri oy deposu olarak görüyorlar ve sürekli Alevilerden isteyen taraftalar” dedi.

    Cumhuriyetin 100. yılında Aleviler Konferansı “Siyasal Katılım Arayışları, Siyasal Özne Olma / Yerel Yönetimlere Katılım ve Temsil” paneli ile devam ediyor.

    HDP 27. dönem İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, konuşmacı olarak Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Tahtacı Alevileri temsilen Celal Necati Üçyıldız katıldı.

    “ALEVİLERİ SADECE OY DEPOSU OLARAK GÖRÜYORLAR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevilerin yerel yönetimlerden talepleri olduğunu belirterek “Siyasi partilerin Alevilere bakış açısında bir sıkıntı var. Örneğin genel seçimler geldiğinde genel seçimlerde siyasi partiler, diğer toplumsal kesimlerle ilişki kurarken söz konusu Aleviler olunca bu ilişki tam tersine dönüşüyor. Oy istemeye, adaylarına destek istemeye geliyor. Alevileri, tabiri caizse oy deposu olarak görüyorlar ve sürekli Alevilerden isteyen taraftalar” dedi.

    Aslan şöyle devam etti:

    “DİYANET KAPATILSIN DİYEN HDP, 1  KASIM’DA NEDEN BUNDAN VAZGEÇTİ”

    “Aleviler her seçim öncesi nasıl bir Türkiye, nasıl bir siyaset, nasıl bir TBMM ya da nasıl bir yerel yönetim gibi defalarca kez bildirilerini, söylemlerini dile getirdiler. Türkiye’de siyasi unsurlar kurucu aklın etkisinden kurtulamıyorlar. Mesela Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın diyen HDP 1 Kasım’da neden bundan vazgeçti? Bizim yoldaşımız dediğimiz siyasi kurumlarla da ilişkiler sıkıntılı. Alevilerin yerel yönetimlerden talepleri çok net. Biz bir yerel yöneticinin doğaya, insana dair eşit ve demokratik davranmasını istiyoruz. Adil davranmasını istiyoruz. Diğer toplumsal kesimlere hangi değeri ve hakkı veriyorlarsa, Alevilere de aynı eşit mesafede bakmalılar. Belediyenin işe alırken kişinin inanç kimliğine bakmaması lazım. Biz Alevilere bu ayrımın yapılmasını istemiyoruz. Siyasi partiler meclis yapısını bile oluştururken söz konusu Aleviler olunca parmak hesabı yapıyor.”

    “YEREL SEÇİMLERDE CİDDİ TALEPLERDE BULUNMAMIZ LAZIM”

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevilerin taleplerini arka arkaya dizip siyasetçilere vermelerinin zaman alacağını söyleyerek şunları kaydetti:

    “30 yıllık bir Alevi hareketi var. Biz 30 yıl önce dernekçiliği, vakıfçılığı bilmiyorduk. 30 yıl içinde çok mesafe aldık. Özellikle son yerel seçimde örgütlenme modelini geliştirip değiştirmemiz lazım. Hem genel hem yerel seçimlerde çok ciddi taleplerde bulunmamız lazım. Biz Türkiye’de yaşayan tüm halkların özgürce yaşayabilmesi yolunda destek verirken onlar böyle bakmıyor. Alevi örgütlerinin yerel seçimlerden çıkacak sonuçlara göre yeni bir örgütlenme modeline geçme zorunluluğu var. Alevi halkı bugüne kadar hiçbir çıkar için boynunu eğmemiş ve yolundan dönmemiştir. Bizim tek çatı olmamız lazım.”

    “TAHTACILARIN SOSYAL GÜVENLİKLERİNİN OLMASI LAZIM”

    Tahtacı Alevileri temsilen konuşan Celal Necati Üçyıldız ise, Tahtacıların sorunlarına değinerek, “Tahtacıların sosyal güvenliklerinin olması lazım. Tahtacılar ormancı oldular diyorlar. Çünkü AKP’ye üye olunmazsa orman işleriyle uğraşamazsınız” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mersin Edebiyat Sanat Kampı’nda Tahtacı kültürü konuşuldu- VİDEO

    Mersin Edebiyat Sanat Kampı’nda Tahtacı kültürü konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- 3. Mersin Edebiyat Sanat Kampı etkinlikleri kapsamında ‘Toroslar’dan Marmara’ya Tahtacı Kültürü ve Doğası’ konulu panel gerçekleşti. Panelde Tahtacı kültürü, tarihsel yolculukları ve doğa ile ilişkileri konuşuldu.

    Bu yıl 3’ncüsü düzenlenen Mersin Edebiyat Sanat Kampı, Kızılkaya köyünde yapıldı. Sanat kampında söyleşi, panel, sergi, dans gösterimi ve konserler başta olmak üzere birçok etkinlik Mersinlilerle buluştu.

    Kampın kapanışı ise ‘Toroslar’dan Marmara’ya Tahtacı Kültürü ve Doğası’ konulu panel ile yapıldı. Panelden önce Çamalanlı köylüler mengi oynadı.

    Moderatörlüğünü Zeliha Aydın Kelekçi’nin yaptığı panelde Yazar Celal Necati Üçyıldız, Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, Araştırmacı-Yazar Ali Aksüt ve Yazar Hüseyin Gümüş konuşmacı olarak yer aldı.

    “TAHTACILARDA KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ VAR”

    Panelde; Tahtacıların kültürü, yerleşim yerleri, halk oyunları, Tahtacılıkta kadının yeri ve önemi, Tahtacıların doğa ile ilişkisi, ozan geleneği başlıkları konuşuldu.

    Zeliha Aydın Kelekçi, Tahtacı kültüründe kadınların önemine değinerek, “Tahtacı kadınlar güçlüdür. Tahtacı kültürünü var eden, onu farklı kılan kadınların erkeklerle eşit alanda hem ormanda çalışması, hem de kültürü ayakta tutmasıdır” dedi.

    Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, bu derneği kurmaktaki amaçlarını anlatarak, “Bu dernek üzerinden Türkiye’deki bütün Tahtacıları örgütlemek gibi bir hedefimiz var. Bu vesileyle ülkenin birçok yerinde benzer dernekler kuruldu. Onlarla iyi ilişkiler içerisindeyiz” diye konuştu.

    Yazar Celal Necati Üçyıldız ise Tahtacıların yerleşim sistemini, Tahtacı adının nereden geldiği hakkında bilgi verdi.

    “TAHTACILAR KENDİNE HAS BİR TOPLUM”

    Yazar Hüseyin Gümüş, yapılan birçok araştırma sonucunda Tahtacıların kendine has bir toplum olduğunu belirterek, “Tahtacıların kendine has inancı ve kültürü olan bir topluluktur. Kavga etseler dahi silah kullanmazlar, kaba kuvvetten hoşlanmazlar. Doğa ile iç içeler ve geçimlerini ormandaki ağaçlardan sağlarlar. Ağaçları keserken onlardan özür dileyen, oldukça kendine has bir topluluktur” ifadelerini kullandı.

    “MANİ DİNİNİN İÇİNDEN GELDİLER”

    Tahtacıların yerleşim yerleri ve tarihi hakkında bilgi veren Araştırmacı-Yazar Ali Aksüt ise onların Uygur ve Göktürklerin bakiyeleri olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Uygur coğrafyasındaki mani dininin içinden geldiler. Semahlarıyla, mengileriyle, folklora aşırı düşkünlükleriyle geldiler. O insanlar ibadetlerini sonbaharda kadınlı erkekli yapıyorlar. Ve ibadetlerinde saz çalıp raks ediyorlar.”

    Sabri Meral

     

  • Tahtacılardan iktidara: Aleviliğin kültür olarak tanımlamasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    Tahtacılardan iktidara: Aleviliğin kültür olarak tanımlamasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Tahtacı Araştırmacı-Yazar Celal Necati Üçyıldız, iktidarın Aleviliği bir kültür olarak tarif etmeye çalıştığını belirterek, “Biz Aleviler bunu asla kabul etmiyoruz. Cemevlerimiz inanç yerlerimizdir demeye devam edeceğiz. Mevcut iktidardan bir beklentimiz de yoktur” dedi. Çamalan Cemevi Başkanı Refik Deviren de, Alevilerin öncelikli talebinin Alevi inancının kabulü olduğunun altını çizdi.

    Tahtacı Araştırmacı-Yazar Celal Necati Üçyıldız ve Çamalan Cemevi Başkanı Refik Deviren, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Şahkulu Sultan Dergahında açıkladığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde açılması planlanan ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na dair değerlendirmelerde bulundular.

    “İKTİDAR ALEVİLİĞİ BİR İNANÇ OLARAK GÖRMÜYOR”

    Tahtacı Araştırmacı-Yazar Celal Necati Üçyıldız, iktidarın Aleviliği bir kültür olarak tarif etmeye çalıştığını belirterek, “Yasalardan kaynaklı Alevi derneklerimizi ‘kültür’ adı altında açsak da, Alevilik bir inançtır. Bir yıl önce Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı yetkilileri cemevlerini gezdiğinde cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, eşit yurttaşlık hakkının tanınması, zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi temel taleplerimizi ifade ettik. Bu taleplerimizin hiçbirini yerine getirmediler” dedi.

    “KAFALARINDAKİ ALEVİLİĞİ BİZE DAYATIYORLAR”

    “Kafalarındaki Aleviliğe göre bir uygulama yapıyorlar” diyen Üçyıldız, “O da nedir? Aleviliği bir kültür olarak görmek de nedir? Bunun sonucu olarak da Aleviliği Kültür Bakanlığına bağlı bir başkanlık kurulmasını kararlaştırdılar. Biz Aleviler bunu asla kabul etmiyoruz. Cemevlerimiz inanç yerlerimizdir demeye devam edeceğiz. Mevcut iktidardan bir beklentimiz de yoktur” ifadelerine yer verdi.

    “ALEVİLERİN TALEPLERİNİN ARTIK KARŞILANMASI GEREKİR”

    Çamalan Cemevi Başkanı Refik Deviren de, Alevilerin öncelikli talebinin Alevi inancının kabulü olduğunun altını çizerek, “Biz Tahtacılar olarak köyümüzde kendi imkanlarımızla inanç hizmetlerimizi daha iyi yerine getirebilmek için cemevi yaptık. Alevilerin taleplerinin artık karşılanması gerekir. 21’inci yüzyılda Alevi inancı gerçeğinin göz ardı edilmesi ve taleplerinin görmezden gelinmesini kabul etmiyoruz. Bizler sonuna kadar Alevi hak mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    Diren KESER/MERSİN

  • Tahtacı Alevilerin iki asırlık birikimi: Kırtıl Müzesi-VİDEO

    Tahtacı Alevilerin iki asırlık birikimi: Kırtıl Müzesi-VİDEO

    PİRHA- Tahtacı Aleviler, Edremit’ten İslâhiye’ye kadar köylerinde hem inançlarını hem de kültürlerini korumaya devam ediyor. Tahtacı Alevilerin, inançlarını ve kültürlerini korumaya çalıştığını belirten Halk Bilimi Araştırmacısı Celal Necati Üçyıldız, oluşturulan 3 müzeyle 2 asırlık kültürü yansıttıklarını ifade etti.

    Uzun süre dağlarda, ormanlarda çalışan, sonra yerleşik düzene geçen Tahtacı Aleviler, Edremit’ten İslâhiye’ye kadar köylerinde hem inançlarını hem de kültürlerini korumaya devam ediyor.

    Şehirleşmenin artmasıyla Tahtacı Alevi nüfusu köylerde azalsa da, çeşitli dernek ve vakıflar üzerinden örgütlenerek asimilasyona karşı direniyorlar.

    Özellikle köylerde yaşayan Tahtacı Aleviler hem inancını hem de geleneklerini yaşatıyorlar. Tahtacı Alevi inancını ve geleneğini sürdürmek adına bir grup araştırmacı, uzun uğraşlar sonucu Edremit’in Tahtakuşlar, İzmir’in Narlıdere ve üçüncüsü de Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Kırtıl köyünde olmak üzere Tahtacı kültürünü yansıtan müze açtı.

    “2 ASIRLIK BİR KÜLTÜR MÜZEYE YANSIYOR”

    29 Ekim 2008 günü açılışı yapılan ve zenginleşerek bugüne kadar gelen Kırtıl köyü müze ve kütüphanesine dair, Halk Bilimi Araştırmacısı Celal Necati Üçyıldız, PİRHA’ya konuştu.

    Üçyıldız, üç müzenin ortak özelliğinin, üretim araçlarının aynı olması olduğunu belirterek, “800 km uzaklık bir şey değiştirmemiş. Geleneklerine sıkı sıkıya sahip çıkan, dağların kovuklarına da gitse, yasaklar da konsa kültürünü yaşamaya devam ediyor” dedi.

    İki asırlık bir kültürün müzeye yansıdığının altını çizen Üçyıldız, müzenin daha da zenginleşmesi için Tahtacılara çağrıda bulundu.

    Diren KESER/Erol KAMALAK/MERSİN