Etiket: Cem Erkan’ı

  • Gomılgana Ziyareti’nde Muharrem Cemi yürütüldü-VİDEO

    Gomılgana Ziyareti’nde Muharrem Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri ile Pertek Alevi kurumları ve köyleri, Gömülgen (Gomılgana) Ziyareti’nde Muharrem Cemi yürüttü. Cem erkanında konuşan Şıx Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarına atanmış bir “kayyım” olduğunu belirterek, Alevi kurumlarının her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ile Pertek Alevi kurumları ve köyleri tarafından Gömülgen (Gomılgana) Ziyareti’nde, “Yolda birlik inancıyla cem oluyor, Hüseyni duruş ile ikrarlaşıyoruz” şiarıyla Muharrem Cemi gerçekleştirildi. Çok sayıda talibin katıldığı cem erkanı öncesinde getirilen lokmalar pişirilerek pay edildi.

    Cem erkanını Şıx Çoban Ocağı Piri İbrahim Kete, Şıx Delil Berxecan Ocağı’ndan Ahmet Doğan, Axuçan Ocağı’ndan İnanç Dolu, Kureyşan Ocağı’ndan Fethiye Yıldırım, Şıx Delil Berxecan Ocağı’ndan Sultan Haydaroğlu ve Şıx Çoban Ocağı’ndan Sultan Korkmaz yürüttü. Zakirliği ise Hasan Yavuz yaptı.

    “ZİYARETLERİMİZ ÜZERİNDE KARAKOLLAR YAPILIYOR”

    Şıx Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete, Gömülgen (Gomılgana) Ziyareti‘nin binlerce yıllık geçmişine dikkat çekerek, Zeycan Ziyareti üzerine karakol yapılmasına tepki gösterdi.

    Reya Heq Yol’unun kadim bir inanç olduğunu vurgulayan Kete, “Bizim Yol ulularımız, pirlerimiz, analarımız ve dervişlerimiz inancımızı anlatırken ‘Biz Reya Heq evladıyız’ derlerdi” dedi.

    Kete, “Düzgün Baba, Gömülgen (Gomılgana) gibi kutsal mekanlarımız binlerce yıldır evrensel düzeyde doğayla, havayla, suyla, ateşle ve toprakla ikrarlaşan bir inancın merkezleridir. Ne yazık ki bugün inancımız, birçok yürütücüsü de dahil olmak üzere hak ettiği yerde değildir. Bizler binlerce yıldır bu kutsal mekanlarda bir araya geliyoruz. Bizi buraya çeken kutsalın kendisidir. Bu inancın yürütücüleri hiçbir zaman arsızın, hırsızın, pirsizin kapısına gitmedi. Bugün burada pay edilen lokma hepimizin helal lokmasıdır. Hepiniz emek verdiniz, ikrarınızla buraya geldiniz. Bu emek ve aşka saygı duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERİN EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK TEMELİNDE TALEPLERİ VAR”

    Birçok Alevi dergahının bu yoldan gelenler eliyle peşkeş çekildiğini söyleyen Kete, buna izin vermeyeceklerini belirtti.

    “Bugüne kadar pirlerimiz, analarımız ve yol ulularımız taliplerini kadılara götürmedi. Talip de pirini devlet kapısına götürüp maaş istemedi” diyen Kete, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarına atanmış bir kayyım olduğunu ifade etti.

    Pirlerin ve mürşitlerin yüzyıllardır taliplerinden hakullah aldığını hatırlatan Kete, Alevi kurumlarının bugün her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.

    Kete, “Biz Alevi toplumu olarak eşitlik ve özgürlük temelinde taleplerimizi dile getiriyoruz. Kutsal mekanlarımızdan ellerinizi çekin. Bu mekanlar bu Yol’un yürütücülerine aittir. Biz hiçbir zaman başka bir inancın kutsal mekanlarını işgal etmedik. Bugün birçok kutsal mekanımız Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı. Kendi dergahlarımıza adeta bilet keserek giriyoruz” dedi.

    “ALEVİ İNANCI KİŞİSEL ÇIKARLARA ALET EDİLİYOR”

    Şıx Çoban Ocağı Piri İbrahim Kete de yaptığı kısa konuşmada Reya Heq Yol’unun bir edep ve erkan Yol’u olduğunu belirterek, “Hakk birdir diyerek yolunu yürüten pirler vardır. Bu yol paylaşımcı, eşitlikçi, özgürlükçü ve hakikatçi bir yoldur” dedi.

    Alevi inancının kişisel çıkarlara alet edildiğini söyleyen Kete, “Biz kendi pirimizden, mürşidimizden, rayberimizden ve müsahibimizden uzaklaştırılmış bir Alevilikle karşı karşıyayız. Aleviler neden özüne benzemekten kaçıyor?” diye sordu.

    Reya Heq Yol erkanının bugünlere pirlerin sazı ve sözüyle ulaştığını vurgulayan Kete’nin konuşmasının ardından cem erkanı yürütüldü. Zakir Hasan Yavuz’un gülbengleri eşliğinde semah dönüldü.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü- VİDEO

    Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü- VİDEO

    PİRHA – Amasya’nin Göynücek ilçesine bağlı Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü.

    Amasya’nın Göynücek ilçesine bağlı bulunan çoğunluğu 1938 Dersim Katliamı’ndan sonra göç edenlerin yaşadığı Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl sonra ilk defa cem erkanı yürütüldü.

    Köydeki okulu cemevine çeviren köylüler 35 yıl sonra yürüttükleri cem erkanında 12 hizmeti yerine getirdi. Cem erkanını İmam Rıza Ocağı’ndan Hüseyin Solmaz yürütürken, cem erkanında gülbang okundu, deyişler söylendi, semah dönüldü, lokmalar paylaşıldı, gönüller birlendi.

    “KÖYLÜLER ÖZÜNE DÖNMEK İSTİYOR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sarıyer Şube Başkanı Celal Özer, 35 yıl sonra köyde yapılan cem erkanın insanları tekrar eski ritüellere yönlendirdiğini söyleyerek, herkesin özüne dönmek istediğini ifade etti.. Köydeki okulun odasını cem erkanı için dönüştürdüklerini belirten Özer, gerekli çalışmaları yaptıktan sonra cemevi yapmayı planladıklarını dile getirdi.

    HABER MERKEZİ

  • Dersim Pirler Meclisi’nden Valiliğe tepki: Cem erkanı Valilik gölgesinde olmaz

    Dersim Pirler Meclisi’nden Valiliğe tepki: Cem erkanı Valilik gölgesinde olmaz

    PİRHA- Tunceli Merkez Cemevi’nde yapılacak Hızır Cemi’nin gününün değiştirilmesine ve pirlerin cem erkânına katılmaları yönünde aranmasına tepki gösteren Dersim Pirler Meclisi, bunun Alevi yol ve erkânına açık bir müdahale olduğunu belirterek, “Devlet inanca yön vermez, cem rızalıkla yürütülür” dedi.

    Tunceli Merkez Cemevi’nde 12 Şubat Perşembe düzenlenecek Hızır ceminin , idari baskıyla 11 Şubat Çarşamba gününe alınması tepki çekti.

    Dersim Pirler Meclisi, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada , Alevi yol ve erkânına açık müdahaleler yapıldığını belirtilerek Tunceli Valiliği’nin inanç alanına müdahale ettiğini belirtti.

    Açıklamada, düşkünlüğü yol erkânı ve pirler tarafından verilmiş, ancak düşkünlüğü kaldırılmamış olan Ali Ekber Yurt’a yönelik tepkiler nedeniyle bazı pirlerin cemlere katılmama iradesi gösterdiği hatırlatıldı. Buna rağmen Tunceli Valiliği’nin pirleri arayarak cem erkânına katılmalarını istemesi, inanç alanına doğrudan bir müdahale olarak nitelendirildi.

    “CEM, TALİMATLA, İDARİ BASKIYLA YÜRÜTÜLECEK BİR İBADET DEĞİLDİR”

    Dersim Pirler Meclisi açıklamasında,  “Bu girişim, cemlerin rızalık, yol ve pir iradesiyle değil; devletin idari gücü kullanılarak yönlendirilmek istendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Oysa Alevi inancında, düşkünlüğü yolca sabit olan bir kişinin rızalık sağlanmadan cem erkânına dâhil edilmesi mümkün değildir. Cem, talimatla, idari baskıyla ya da valilik gölgesinde yürütülecek bir ibadet değildir.” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, Perşembe akşamı yapılması gereken Hızır Cem’inin hangi gerekçeyle Çarşamba gününe çekildiği sorulurken, “Devlet, Cuma namazları öncesinde valilikler aracılığıyla imamları ya da yurttaşları arayıp namaza çağırmakta mıdır? Devletin Sünni ibadet pratiğine bu şekilde müdahale etmediği ortadayken, Alevi cemlerine yönelik bu tutum açıkça eşitsiz, ayrımcı ve inanç içi erkânı hiçe sayan bir yaklaşımdır.” denildi.

    “DEVLET İNANCA YÖN VERMEZ”

    Dersim Pirler Meclisi, düşkünlüğü yolca sabit olan kişilerin devlet eliyle meşrulaştırılmasının, Alevi yolunun özüne, erkânın onuruna ve Dersim halkının inançsal iradesine ağır bir müdahale olduğunu vurguladı.

    Açıklama, “Cemler siyasal ya da idari vesayetle değil, rızalıkla yürütülür. Alevi yolu rızalık yoludur. Cem, valilik gölgesinde olmaz. Devlet inanca yön vermez.” sözleriyle son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • Varto’daki İnanç Festivali’nde cem tutuldu-VİDEO

    Varto’daki İnanç Festivali’nde cem tutuldu-VİDEO

    PİRHA- Varto’ya bağlı Qûrçik (Görgü) köyünde düzenlenen ‘Doğa, Kültür ve İnanç Festivali’nin 2. gününde cem yürütüldü.

    Görgü Köyü (Qûrçik) Cem ve Kültür Evi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABF), Varto’ya bağlı Qurçik (Görgü) Köyü’nde düzenlediği “Doğa, Kültür ve İnanç Festivali” 2’nci gününde de devam etti. Festivale, Alevi örgütlerinin yanı sıra çevre köy ve ilçelerden çok sayıda yurttaş katıldı.

    Festivalin 2. gününde ilk olarak yerel sanatçılar Serkan Özdem, Erencan Çelik, Burhan Karakaş, Bilge Uygun, Mürsel Fırat’ın müzik dinletisi ile başladı. Konserde Serkan Özdem, Cumartesi Annelerine yazılan bir eseri seslendirerek, Cumartesi Annelerinin direnişini selamladı.Coşkulu geçen konserde sık sık Alevilik inancına vurgu yapılarak, asimilasyon politikalarına karşı Alevilik inancına sahip çıkma çağrısı yapıldı. Ardından davul  zurna eşliğinde yurttaşlar halaya durdu.

    CEM YÜRÜTÜLDÜ

    Konserin bitmesinin ardından kitle, Qûrçik Cemevinde düzenlenen cem erkanına geçti. Cem erkanını Kureyşan Ocağı’ndan Pir Derviş İsmail yürüttü. 12 hizmetin yürütüldüğü erkanda nefesler seslendirilerek semahlar dönüldü.

    Çerağların sırlanması ardından lokmalar pay edildi.

    Festival 3. gününde Vartoya’y’a bağlı Hamurpet gölüne düzenlenen gezi ve davul zurna ile sona erecek.

    PİRHA/VARTO

  • Pertek’in Corovan köyünde cemevi açıldı, 50 yıl sonra cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    Pertek’in Corovan köyünde cemevi açıldı, 50 yıl sonra cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Pertek ilçesinin Corovan (Çakırbahçe) köyünde Celal Abbas Ocağı Corovan Cemevi’nin açılışı yapıldı. Corovan köyünde 50 yıl sonra cem erkanı yürütüldü.

    Dersim’in Pertek ilçesinin Corovan (Çakırbahçe) köyünde Celal Abbas Ocağı Corovan Cemevi’nin açılışı yapıldı. 50 yıl sonra Corovan köyünde cem erkanı yürütüldü.

    Celal Abbas Ocağı Corovan Cemevi’nin açılışına HDP Alevi Masası Eşsözcüsü Nesimi Aday, HDP Parti Meclisi Üyesi İbrahim Kasun, Dersim Araştırmaları Merkezi Başkanı Selman Yeşilgöz, Sultan Hıdır Derneği Başkanı Songül Koyun ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Köylülerin kendi imkanlarıyla yaptığı cemevinin açılışına Tunceli Valisi ve Pertek Kaymakamı da katıldı. Açılışa katılan yurttaşlar, “Asıl sorun açılan cemevlerinin yasal statüsünün olmaması, çünkü Türkiye’de Alevi inancı halen kabul edilmiyor. Aleviliğin ve cemevlerinin bir yasal statüsünün olmamasını asıl sorun” diye ifade ettiler.

    “50 YIL SONRA İLK KEZ COROVAN’DA CEM ERKANI YÜRÜTTÜK”

    6 yıldır cemevini açmak için mücadele ettiklerini söyleyen Celal Abbas Ocağı evletlarından Fethi Erdoğan, “Herkes yardımda bulundu ve Corovan’a cemevini yaptık” diye belirtti.

    Almanya Aschaffenburg Cemevi Yöneticisi Ali Altan ise, “Cemevimizi açtık, 50 yıl sonra ilk kez Corovan’da cem erkanı yürüttük, çok güzeldi” diye konuştu.

    “ALEVİ İNANCI ÜZERİNDE CİDDİ BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI VAR”

    Cemevinin insanların kendi imkanlarıyla yapıldığını belirten HDP Alevi Masası Eşsözcüsü Nesimi Aday, “Devlet yetkilileri cemevlerinin açılışlarına katılıyor ancak Alevi inancını resmen tanınmıyorlar. Bu konuda engelleyici çeşitli yasalar var. Örneğin Köy Kanunu’na göre okul ve cami olan yer köydür. Yasaya göre bu köy de, bu Cemevi de yok hükmündedir. Ciddi bir inkar ve asimilasyon politikası var, yüzyıl önce cem tutulduğunda Kur’an ayetleri yoktu, şimdi ise Kur’an ayetleriyle başlanıyor cem erkanlarına. Yüzyıl önce olmayan şeyler şimdi nasıl var oluyor? Tek devlet, tek dil, tek din anlayışıyla birlikte cemevleri üzerinden şekil bulmaya başladı. AKP son zamanlarda Alevilerle ilgili açılımlar yapmaya çalışıyormuş. Cemevlerini kültür merkezi statüsünde Kültür Bakanlığı’na bağlamayı düşünüyorlarmış. Cami, kilise, havra ne ise cemevi de odur. Cemevleri kültür merkezi değil, inanç merkezleridir” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi Muhabbet Cemi gerçekleştirdi-VİDEO

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi Muhabbet Cemi gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi, Muhabbet Cemi yürüttü.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi, Muhabbet Cemi yürüttü. Muhabbet Cemi, Hacı Bektaş Veli ocağı yol yürütücüsü Süleyman Demir, Gülçin Akça, Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı, Zakir Hayri Aslandoğan ve Akın Gülyurt tarafından yürütüldü.

    Zakir Hayri Aslanboğa Kaygusuz Abdal’la ilgili yaptığı bilgilendirmede, ülkenin en ünlü şairlerinden olan Kaygusuz Abdal Alanya Sancağı beyinin oğlu ve asıl isminin ise Gaybî’ olduğunu ifade ederek, “Alevilik inancında genelinde ikrar cemi tekrar aynı bedende ikinci kez de doğmak anlamındadır. Bu yerine getirilir ve hak yolunda kabul edilir. Elmalı Tekke köyündeki Pir Abdal Musa dergahında yıllarca hizmet eder aynı zamanda bu yolda pişer. 4 kapı 40 makamdan geçer. Abdal Musa Kaygusuz Abdalı bir gün yanına çağırır ve Kaygusuz Abdal’a bir posta iki kişi oturmaz der ve onu gözcü olarak Mısır’a görevlendirir ve 40 tane derviş verilir. Finike Limanı’nda Mısır’a doğru yolculuk yapar ve orada dört tane Alevi dergâhı kurar” diye konuştu.

    Ardından yol hizmetkarı Süleyman Demir ise Kaygusuz Abdal’la ilgili şunları ifade etti:

    “Anadolu’da dört dergahtan birincisi Hacı Bektaş Veli Dergahı, ikincisi Ruşenler Köyü /Yunanistan Evros İli, Russa Köyü) yakınında bulunan  Seyit Ali Sultan Dergahı, üçüncüsü Abdal Musa Dergahı, dördüncüsü ise Mısır’da Nil kenarında Kasrü’l-ayn Dergahı. Bu dergahta yetişen aşıklar, sadıklar, saz ehli, söz ehli, muhabbet ehli dervişler dergahlarda bütün çevredeki toplumu eğiterek Anadolu Aleviliğini öğretiyorlar.”

    12 Hizmet tamamlandıktan sonra yol hizmetkarı Zakir Süleyman Demir, Mustafa Sazcı, Hayri Aslandoğan ve Akın Gülyurt ‘un söylediği deyişler ve nefeslerin ardından lokma gülbengi ve lokmaların pay edilmesi ile cem erkanı tamamlandı.

    PİRHA/ANTALYA

  • Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 kazan kurulup cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 kazan kurulup cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 yıl boyunca oruç tutup Muharrem hizmetini tamamlayan Güner Ayaz için 12 kazan kuruldu. Bu ritüelin unutulmamasını istediğini vurgulayan Ayaz; “Gördüğüm kadarıyla kültürümüz unutulmaya başlandı. Ben kültürümüzün unutulmaması için bir katkı sağlayacağım. Umarım herkes belki beni örnek alır ve bu yola sahip çıkar” dedi.

    Düzgün Baba Cemevi’nde, 12 yıl boyunca oruç tutup Muharrem hizmetini tamamlayan Güner Ayaz için 12 kazan kuruldu. Çerağlar uyandırılıp, gülbenkler verildikten sonra cem erkanı düzenlendi.

    Cem erkanına Pir Zeynel Batar, Pir Baki Aydın, Pir Kazım Açıktepe, Pir Cemal Can ve çok sayıda yurttaş katıldı. Cem erkanından sonra lokma ve aşure pay edildi.

    “BU RİTÜELİN UNUTULMAMASINI İSTİYORUM”

    12 sene oruç tuttuğunu belirten Güner Ayaz; “Bizim kültürümüzde 12 sene oruç tutan birisi olarak 12 kazan kaynatmak istedim. Bu ritüelin unutulmamasını istiyorum, bizim kültürümüz unutulmasın. Gördüğüm kadarıyla kültürümüz unutulmaya başladı inşallah ben kültürümüzün unutulmaması için bir katkı sağlarım. Belki beni örnek alırlar ve bu yola sahip çıkarlar” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • İmam Bakır: Ceme bir aşk meydanı olma hissiyatını veren zakirlerdir-VİDEO

    İmam Bakır: Ceme bir aşk meydanı olma hissiyatını veren zakirlerdir-VİDEO

    PİRHA- İmam Bakır, zakirliğin Alevi inancındaki karşılığını ve Xızır’ın önemini anlattı. Bakır, “Zakir, ceme gerçekten bir aşk meydanı olma hissiyatını veren, ruhsal anlamda en büyük yürütücüdür” dedi. 

    Alevi inancında kutsal bir yer edinen Xızır ayının önemini bir de Zakir İmam Bakır’ın dilinden dinledik. Darda ve zorda olana yetişen Boz Atlı Xızır, deyiş ve nefeslerde nasıl anlatılıyor, Adıyamanlı Zakir İmam Bakır anlattı.

    Uzun yıllar müzik eğitmenliği de yapan İmam Bakır, deyiş ve nefeslerin kendisinde uyandırdığı duyguyu ve bağlama ile olan buluşmasını şu sözlerle anlattı:

    “Deyişlerin, aslında melodilerden daha çok içindeki anlam ve manaya biraz yürek ve kulak vermek gerektiğini düşünüyorum. Derinlikli insan, bilincini, gönlünü ve yüreğini verdiği zaman ruhsal anlamda gerçekten de doğa, evren bütün kavramları sözlü bir şekilde içeren, melodik formatıyla müthiş bir etkisi oluyor. Deyişleri dinlerken müthiş bir haz aldım. Gerçekten kendimi içinde buldum ve onu da kendi içimde keşfetmem gerektiğinin farkına varıp ve bağlamaya başladım.”

    “XIZIR BİZİM İÇİMİZDE”

    Zakir İmam Bakır, Xızır’ın her dönemde ve birçok kutsal kitapta da farklı isimlerle karşılığı olduğunu belirterek “Rey-hak Alevi inancında Xızır farklı bir yer edinmiş. Xızır denince güneşin bize verdiği enerji, ayın, yıldızların bize verdiği o nur geceyi aydınlatan, her zaman ve yaşamın her alanında her nefes alışverişimizde aslında Xızır ile bire biriz” ifadelerini kullandı.

    Xızır’ın insan içinde olduğunu söyleyen İmam Bakır, anlatımına şu sözlerle devam etti:

    “Sen Xızır’sın, ben Xızır’ım. Sen benim Xızır’ımsın, ben senin Xızır’ınım. Bizim kültürel anlamda da günlük yaşamımızda da yerden kalkarken bile ‘Ya Xızır’ deyip kalkılır. Ya da bir işe başlanacağı zaman ‘Ya Xızır’ deyip ondan destur, himmet alıp bu şekilde işe başlanır.

    Biri güzel bir şey yaptığı zaman, bir yardımda, katkıda bulunduğu zaman ‘Xızır Yoldaş’ın olsun, arkadaşın olsun,  Xızır her daim seninle olsun’ denilir. Xızır bizim kültürümüzün en büyük parçasıdır.”

    “ZAKİR, RUHSAL ANLAMDA CEMLERİN EN BÜYÜK YÜRÜTÜCÜDÜR”

    İmam Bakır, ‘Alevi inancında, cemlerde zakirliğin nasıl bir önemi var’ sorusuna da yanıt verdi. Bakır, bağlı olduğu Avuçan Ocağı’ndan Seyit dededen çok feyz aldığını ifade ederek şunları aktardı:

    “Zakirlik anlamında ilk ceme katıldığımda 9 yaşındaydım. Cemlerden önce Salı çarşamba ve perşembe oruç tutulur, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gün olan Perşembe bizim için kutsaldır. Cemlerimiz genelde o gece yapılır. Herkesin getirmiş olduğu Xızır lokması bugünkü yapılan cemlerde olduğu gibi cemden sonra tüm canlarla paylaşılır. O gün Xızırın kültürü, biçimi, felsefesi, inancı nedir biraz daha farkına varıyorsun.

    Dedelerimiz eskiden cemlerde kendileri çalıp, söyleyip cemleri yürütürlerdi. Benim ve benim gibi olan canlarımızın desteği ile dedelerimizin yanında zakirlik yapmaya çalışıyoruz.

    “ZAKİR CEMLERDE YÜREKLERE DOKUNANDIR”

    Zakirliğin kültürümüzdeki ve cemlerdeki yerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Pirden, dededen sonra cemin yürütmesinde, cemin gerçekten bir aşk meydanı olması hissiyatını veren, ruhsal anlamda en büyük yürütücüdür diye düşünüyorum. Zakir, nefesi, sesi, sesinin yanıklığıyla, deyişleriyle, duazlarıyla, mersiyeleriyle yüreklere dokunandır. Cemlerde zakirliğin büyük bir önemi var, diye düşünüyorum.

    “ÖZGÜN CENAZE ERKANI SÜREÇ İÇERİSİNDE ASİMİLE OLDU”

    İmam Bakır, cenaze erkânlarında, nefeslerin bağlama ile birlikte seslendirmesine de değinerek “Buna karşı olanlar açısından bir çelişki söz konusu. Bizim erkânımız tamimiyle cemdir. Görgümüzde, sorgumuzda, mahkememiz de, öğretimimiz de orasıdır. Canlarımızın bağlama eşliğinde, nefeslerle cenaze erkânı yürütülmesi çok doğrudur” dedi. Bakır, “Yapılanlar belki de geç kalınmışlıktır” diyerek şöyle devam etti:

    “Toplumun sürekli baskı altında olması, inancın yasaklı olması, sürekli kendi yaşamını idame etmek gibi telaş içerisinde olduğu için kendisine ait özgün cenaze erkânı süreç içerisinde bir şekilde asimile oldu.
    İçerisinde yaşadığı toplumu inançlarına, dini biçimine göre biraz da kendini kabul ettirmek adına bunu başkasını yadırgamak ya da yanlıştır demiyorum tabii ki herkes inandığı şekilde ibadet ritüelini de cenaze erkanı da yürütebilir.

    Bağlamayla, nefesle, dedenin gülbeng ve önderliğinde o meydanı açması, Hakk’a yürümüş olan canımızın o şekilde sırlaması bana göre çok çok yerinde ve doğru bir tavırdır.”

    Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN/ANKARA