Etiket: cem evi

  • Emek ve dayanışmanın beldesi: Bahadın-VİDEO

    Emek ve dayanışmanın beldesi: Bahadın-VİDEO

    PİRHA- Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın Belde Belediye Başkanı Yurtseven Bozdemir belediye çalışmalarını ve Bahadın halkıyla ortak yürüttüğü çalışmaları ajansımıza anlattı.

    Haberin Videosu

    Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın Beldesi ülkedeki birçok yerel yönetime örnek oluşturacak çalışmalar yapmaktadır. Bahadın halkı adına Bahadın Belde Belediyesi Başkanı Yurtseven Bozdemir dayanışmayla büyüttüğü çalışmaları mikrofonlarımıza anlattı.

    “GECEMİZİ GÜNDÜZÜMÜZE KATARAK ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR ÇALIŞIYORUZ”

    Gecelerini gündüze katarak çalıştığını belirten Bozdemir, Bahadın halkıyla beraber birçok alanda aktif çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaları sıralamak gerekirse; Halkın ihtiyaçları için iki yüz ortaklı Bahadın market, halkın imece yöntemiyle kurduğu 24 yataklı Yaşlı Bakım Merkezi, kadın dayanışmasıyla kurulan Kadın Eli Derneği, şenlik ve diğer kültürel etkinliklerin düzenlendiği Yusuf Ziya Bahadınlı Kültür Merkezi ve daha birçok tesis ve dayanışma ağı bulunmaktadır.

    KADIN DAYANIŞMASIYLA YÖRESEL ÜRÜNLER

    Kadın emeğini görünür kılmak ve kadın istihdamına dayalı çalışmalar yürütmek adına, uluslararası platformlardan da destek alan Kadın Eli Derneği yöredeki unutulmaya yüz tutan yöresel ürünleri yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Kadınların yaptıkları yöresel ürünler erişte, tandır, gırcı mantı, şakırdaklı, omaç, düğaşı, gönül çöreği gibi ürünler yeniden üretilerek nesillere aktarılıyor.

    Bozdemir, birçok alanda etkili çalışmalar yapılmasına rağmen belediyenin ciddi sıkıntıları olduğunu belirtti. Yazın ve kışın yol çalışmalarında eksiklikler olduğunu, yaşadıkları yerin konumundan dolayı büyük belediyelerden sık sık yardım talebinde bulunduklarını belirtti.

    “ÖĞRENCİLER OKULA ÜST ÜSTE SIKIŞARAK GİTMESİN”

    Çeşitli platformlarda eksiklikleri dile getiren Bozdemir, çağrısını yeniden dile getirdi. “Yol çalışmalarında kullanılmak üzere greyder ve öğrencilerin rahat bir şekilde okula gidebilmesi için otobüse ihtiyacımız var.”

    Belediye başkanı Bozdemir, beldedeki Cemevinin ihtiyaçlarını duyarlı insanlar sayesinde halkla bir araya gelerek eksiklikleri gidermeye çalıştığını söyledi.

    “HALKIMIZI MİSAFİR ETMEK İSTİYORUZ”

    Belediye Başkanı Bozdemir, Bahadın’da yaşanan sorunları ve çalışmalarını buna bağlı olarak güçlerini aşan ihtiyaçları anlatırken aynı zamanda yolu Bahadın’dan geçecek olan herkesi misafir etmek istediklerini de ekliyor. Bozdemir gelecek misafirlerimizin ve dışarıdan bizi takip eden Bahadın dostlarının Bahadın’a kulak vermelerini beklediklerini dile getirdi.

  • DAD Ana Fatma Cemevi, TOKİ işçileriyle dayanışma kahvaltısı düzenledi- VİDEO

    DAD Ana Fatma Cemevi, TOKİ işçileriyle dayanışma kahvaltısı düzenledi- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ana Fatma Cemevi yaklaşık 2 yıldır ücretlerini alamayan ve 21 gündür direnişte olan TOKİ işçileri için dayanışma kahvaltısı düzenlendi.

    Dayanışma kahvaltısına HDP, EMEP, AKA-DER, Halkevleri, TİP, PSAKD, Taş Düşmeler Yönetmeni Medet Dilek, DAD Ankara şube ve mahalle halkı katıldı. Kahvaltıda konuşan TOKİ işçisi Kerem Özkaya, “Bizi değil altı kez gözaltına alma, yüz kez de alsalar bin kerede alsalar biz bu hakkımızı sonuna kadar savunacağız” dedi.

    “GÖZALTINA ALSALAR HAKLARIMIZI SAVUNACAĞIZ”

    2 yıldır ücretini alamayan ve 21 günde direnişte olan TOKİ işçisi Kerem Özkaya hiçbir şekilde ücretlerinin ödenmediği belirtti. Ücretlerini alamadıkları gibi suçlu hale getirildiklerini ve birçok defa gözaltına alındıklarını vurgulayan Özkaya şunları söyledi:

    “Biz 20107 Şubat ayında başladık. TOKİ’ye bizim sayımız 225 kişiye ulaştı. Şubat 2017 den Aralık 2017 kadar bu çalışan 225 kişinin sadece ücretleri olan asgari ücret olan 1.404 TL  den yatırıdırlar geri kalan alacaklarımıza karşılık çek ve senetler verilmesine rağmen maalesef  bu  çek ve senetler yatırılmadı ve bu güne kadar hiçbir ödeme yapılmadı. Direnişe karar verdik 22 Kasım’da direnişe geçtik 11. günümüzde polis ve çevik kuvvetler bizim çadırlarımızı yıktı bizi gözaltına aldı ve bugüne kadar bizi altı kez gözaltına aldılar. Biz bu görevimizden vazgeçmeyeceğiz bizi değil altı kez gözaltına alma yüz kez de alsalar bin kere de gözaltına biz bu hakkımızı sonuna kadar savunacağız.”

    “SÖMÜRÜYE KARŞI GELECEĞİMİZİ ÖRGÜTLEMELİYİZ”

    TOKİ işçileri ile dayanışma kahvaltısına destek amaçlı katılan Ovacık Belediye başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu  emek sömürüsünün kat be kat artarak devam ettiğinin altını çizerek dayanışma çağrısında bulundu. Maçoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Aslında bu meselenin öznesi olan iş yoldaşlarımızın sözü bizim sözümüzdür.  Dünya varoluştan bu yana emek meselesi sömürü meselesi olmaya başladı. Özellikle son yüzyıl içerisinde dünyanın bir çık yerinde, alanda işçi sınıfının hakikaten yok sayılan işçi sınıfının yönetimsel alanda varlığını reddeden bir kapitalist emperyalist devlet sistemi anlayışının çok daha da vicdansız aştığı, daha da zalimleştiği dönemde yaşıyoruz aslında. Bu onların aslında yukardan aşağı doğru çakılışı anlamına geliyor. Bizler birlikte olmak zorundayız birlikte olduğumuz sürece de direngen yanımızı mücadele dökerek, örgütleyerek aslında geleceği örgütleyebilir, geleceği kurtarabilir, kurtarabileceğimizi düşünüyorum.”

    “EMEKÇİLER ÖRGÜTLENİRSE BİR ÇOK MESELE ÇÖZÜME GİDER”

    Etkinlikte konuşan HDP Mamak ilçe Eş Başkanı Mustafa Akkaya, “Bu mücadele şimdiye kadar değişik şekillerde devletin bizzat baskısıyla, terörüyle işçileri bu hafta mücadelesi engellenmeye çalışıldı. Biz hakkımızı alacağız, devlet verse de, vermese, de bu hakkımızı alacağız” dedi.

    Halka ucuza eve edinmeleri için kurulan TOKİ’nin iktidarın tekeline girdiğini dile getiren HDP Ankara İl Eş Başkanı Hüseyin Gevher de AKP iktidarı tarafından işçilerin mağdur edildiği ve işçilerin direnişini sahiplendiklerini belirtti.

    Son olarak söz alan EMEP ilçe yöneticisi Rıza Ercan, “İşçi sınıfı mücadele ettiği, birleştiği zaman yaşadığımız bir sürü meselenin aslında çözümünü de başta işçi sınıfı hayata geçirir. İşte kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri, düşük ücretler, işsizlik, açlık bir sürü mesele var. Bunların hepsinin çözümü işçi örgütlenmesiyle ve işçi sınıfının mücadele etmesi ile çözülür” diye konuştu. TOKİ işçileri dayanışma çağrısını yineleyen Ercan sözlerini devamında şunları vurguladı:

    “TOKİ işçilerinin mücadelesi sanki bir özel meseleymiş gibi gözüküyor, ama aslında üçüncü hava limanı işçilerinden, maden işçilerinden, metal işçilerinden pek farklı değil. Bu sınıf mücadelesi günümüzde de sınıf mücadelesi var kapitalist sistem olmasından kaynaklı,  işçi sınıfının mücadelesinden başka yapacak hiçbir seçenek yok. Bugün Fransa’da sarı yelekliler işçi ve emekçiler başta petrol zammına karşı bütün işçileri kapsadı ve tepki gösterdiler.  Yönetenler geri adım atsalar da bu mücadele edenlerin talepleri hayata geçmediği için mücadele devam ediyor. Bizim ülkemizde de mücadele devam edecek. TOKİ işçileri bugün  ücretlerini hak ettiklerini alsalar dahi sınıflar var olduğu sürece mücadele devam edecek.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • PSAKD Keçiören Cemevi, yoksul öğrenciler için kermes düzenledi-VİDEO

    PSAKD Keçiören Cemevi, yoksul öğrenciler için kermes düzenledi-VİDEO

    PİRHA- Ailesinin maddi durumu iyi olmayan öğrencilerin eğitimlerine katkı sunmak için kermes düzenleyen PSAKD Keçiören Şubesi Cemevi üyesi kadınlar el emeklerini sergileyerek, herkesten destek beklediklerini açıkladılar. 

    PSAKD Keçiören Şubesi Cemevi üyesi kadınlar, maddi durumu iyi olmayan öğrencilerin eğitimlerine katkı sunmak için kermes düzenledi.

    PSAKD Genel Örgütlenme Sekreteri, Keçiören Şubesi Mali Sekreteri Sercan Aydoğan, “Öğrencilerimizin yararına yaptığımız bu kermes Ocak ayından beri varlığını sürdürüyor. Özellikle eğitim meselesi toplum için önemli. Çocuklarımızın önlerinin açılması için maddi anlamda bir şeyler yaratma adına yapılan bir etkinlik” dedi.

    “DAHA FAZLA ÖĞRENCİYE YARDIM ETMEK İSTİYORUZ”

    Kermesi hafta içi yapmış olmalarına rağmen katılımın iyi olduğunu belirten Aydoğan, kermesle ilgili olarak şu çağrılarda bulundu:

    “Kermesimiz Cumartesi ve Pazar günleri devam edecek. Burada canların bizlere destek olması, en azından gelecek sene daha güçlü bir şekilde, daha çok öğrenci kardeşimize ulaşmamız için bizlerle birlikte olmalarını diliyoruz. Burada çok sayıda hizmet veren kadın arkadaşlarımıza hizmetleri kabul olsun diyorum.”

    Kermesin sponsorlarından Nurdoğan Kahramaner ise “Sevgi mutfağının kurucularındanım. PSAKD’nin böyle bir kermes yapması düşünülmüştü. Ben de bu konuda nasıl yardımcı olacağımızı arkadaşlarımıza sordum, hep birlikte karar verdik” diye konuştu.

    “ÇORBADA BİZİM DE TUZUMUZ OLSUN İSTEDİK”

    Kahramaner, kermesi yapmalarındaki amacı ise şöyle ifade etti:

    “Türkiye’de insanlar fazlaca yoksullaştılar. Yoksullaşan Türkiye’de insanlara biz nasıl yardımcı olabiliriz, çocuklarımızın geleceğine nasıl katkıda bulunabiliriz diye düşündük ve bu konuda birlikte karar aldık. Bir şeyler yapalım insanları toplayalım, bir katkı da bizim olsun, çorbada tuzumuz olsun ve bu gelirle mağdur olan öğrencilerimize bir örnek teşkil ederek onlara yardımda bulunalım dedik.”

    Daha önceden belirledikleri öğrenci gruplarına yardım etmek adına böyle bir kermes düzenlediklerini belirten Kahramaner, “İnanıyorum ki bu kermes bir başlangıç olacak ve insanları, dostları bir araya getirerek çocuklarımıza gelecek sağlamak adına bir çok şey yapmış olacağız. Katkıları çok güzeldi. Bende sponsor olmaktan mutluyum. Keşke daha çok olsaydı, daha çok katkıda  bulunabilseydik. Ama bu kadar. Bu bir başlangıç, devamı gelecek. Çocuklarımıza kültürümüzü öğretmek adına, yeşertmek adına bir şey yaparak onları okutacağız, öğreteceğiz. Bu da yine eğitime gidecek” diye konuştu.

    Ev hanımı Aliye Özkan ise elimizden geldiğince kültürümüze, derneğimize destek olmak için yardımlaşma, dostluk ahbaplık yapıyoruz. El emeği, göz nuru malzemelerimizi satıp destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

    “CANLARDAN DESTEK BEKLİYORUZ”

    PSAKD Aktivitelerinden Gülbahar Yılmaz ise Kermesle ilgili şunları ifade etti.

    “Biz bu kermesimiz, bu çabalarımız okuyan öğrencilerimiz için. Eylül ayından bu yana çalışmalara başladık. Elimizden geldiği kadarıyla karınca kararınca yardımcı olmaya çalışıyoruz. Öğrencilerimize destek amaçlı çalışmalarımız. İnşallah devamı gelir. Bütün halktan, bütün canlardan destek bekliyoruz. Bize yardımcı olmalarını bekleriz.”

    “ÖĞRENCİLER İÇİN MANTIMIZI AÇTIK, ERİŞTELERİMİZİ KESTİK”

    Ev hanımı Döndü İçler ise “Pir Sultan Abdal Keçiören Şubesi olarak bu kermesimizi öğrencilere katkı olsun diye yapıyoruz. Bütün diğer arkadaşlara teşekkür ederiz. Herkes kendi karınca kararınca elinden geleni yapıyor biz de burada mantılarımızı açtık, eriştelerimizi kestik, sırf öğrencilerimize katkı olsun diye” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

    .

  • Yıldırım’dan korsan hoparlörle ezan tepkisi: Bu provokasyonu yapanlar derhal bulunmalı-VİDEO

    Yıldırım’dan korsan hoparlörle ezan tepkisi: Bu provokasyonu yapanlar derhal bulunmalı-VİDEO

    PİRHA- Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, İstanbul Sarıyer’de Ayazağa Cemevi yanında ve Alevilerin yoğun yaşadığı mahallede yapılan korsan hoparlörle yüksek sesli ezan uygulamasına sert tepki gösterdi. Bunun 1980’li yıllarda uygulanan kablolu asimilasyon benzeri olduğunu belirten Yıldırım, bunu yapanların bir an önce bulunup haklarında işlem yapılmasını istedi. 

    İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokakta elektrik direklerine korsan hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunması tepki çekmeye devam ediyor.

    Cemevi yöneticilerinin korsan hoparlörün kaldırılması yönündeki girişimleri sonuçsuz kalırken, Sarıyer müftülüğü hoparlörün kendi bilgileri dışında bağlandığını yazılı belge ile doğruladı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin dilekçesine yönelik cevap veren Sarıyer Müftülüğü, bahsedilen yerde kendilerine ait hiçbir ezan sisteminin bulunmadığını söyledi.

    Ancak olayın gündeme gelmesinden bu yana hiçbir gelişme yaşanmazken, aksine bazı çevreler tarafından mahalle sakinlerine yönelik tehditler yöneltildi. Müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi yönetimine şimdiye kadar herhangi bir dönüş olmadı.

    Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokağa yetkililerden habersiz hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunmasıyla ilgili PİRHA’ya konuştu.

    “BU BİR KABLOLU ASİMİLASYONDUR”

    Yıldırım, “Biz bu gelişmeleri daha önceki yıllarda kablolu asimilasyon olarak değerlendirmiştik. Bu kablolu asimilasyon biliyorsunuz Alevi köylerine cami yapılamayan yerlerde kablo ile ilçe merkezlerinden çekilen kablolarla hoparlörlere takılarak köyü bir anlamda cami varmış gibi, bir camiden yapılacak her türlü dini yayını bu hoparlörler aracılığı ile yapmak anlamına geliyordu” dedi.

    Kaplolu asimilasyonun 1980’li yıllarda uygulanan bir yönetem olduğunu belirten Yıldırım, “Alevi köyleri cami yapılmasını kabul etmediler ve buna karşılık bir asimilasyon yöntemi olarak geliştirilmişti.  Şimdi bunun İstanbul gibi bir Metropolde gündeme gelmiş olması son derece şaşırtıcı ve ilginç daha doğrusu soru işaretleri taşıyor” diye konuştu.

    “BİR PROVOKASYON GİRİŞİMİDİR”

    Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bugün bu reddedilmiş bir anlayış, bir yaklaşım ama karşımıza yeniden ısıtılıp sunulmuş durumda. Bunun araştırıldığında hiçbir sorumlusunun olmadığı görülüyor. Hiç kimse biz yaptık demiyor. Yani bu da ayrıca bir soru işareti. Ne Diyanet ne ilçe, ne kaymakamlık. İstanbul Sarıyer bölgesinde özellikle cemevimizin olduğu bölgede yapılan bir tür provokasyon olarak değerlendirmek lazım.”

    LAİKLİĞİN ÖNEMİNE VURGU

    “Bunun bir sahibi yok, bir ihtiyaç yok. Camilerin olduğu bir yerde insanlar zaten ibadetlerini yapıyor. İbadet edecek olanlar, müslümanlar ibadetlerini camilerde yapıyorlar” diyen Yıldırım şunları kaydetti:

    “Bu bir provokasyon diye düşünüyorum, nitelendiriyorum ben. Bir taciz aynı zamanda. Bu yeniden bir anlamda kablolu asimilasyonun hortlaması anlamına da geliyor. Şu zamanda yani toplumda gerçek anlamda da bir hoşgörünün karşılıklı sevgi, saygı ihtiyacının en yoğun olduğu zamanlardayız. Alevi toplumu insanların ibadetine, inançlarına, ritüellerine ilişkin, bunların olmaması yönünde herhangi bir tavır içerisinde değiller. Daha doğrusu kimsenin inancını, ibadetini engellemek ya da onlara yönelik bir karşı tavır içerinde değilken, kendilerine yönelik bu türden bir durum kabul edilebilecek bir şey değil. O nedenle laiklik meselesi burada tekrar gündeme geliyor.”

    “DEVLET BİR İNANÇ YANINDA TAVIR ALMAMALI”

    Yıldırım, ”Yani devletin bir inancının olmaması gerektiğini, devletin bir inanç yanında tavır almaması gerektiğini, bunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. O yüzden ben bu kablolu asimilasyona bir an önce son verilmesi gerektiğini, sorumlular kimse onların bir an önce ortaya çıkartılması ve haklarında gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini de düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “İNSANLAR İBADETLERİNDE ÖZGÜRDÜR, HİÇ BİR ŞEKİLDE ZORLANAMAZ”

    Bu korsan hoparlör tacizinin sadece Ayazağa’da Alevilerin sorunu olmadığını bütün Alevi toplumunun, laiklikten yana demokrasiden yana olan, insanım diyen herkesin sorunu olarak değerlendirmesi gerektiğine işaret eden Yıldırım, “İnsanlar ibadetlerinin gereklerini kendi bildikleri şekilde yapmalıdırlar. Devlet bunun sorumlularını biran önce açığa çıkarmak zorundadır diye düşünüyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA