Etiket: cemaat yurtları

  • Hükümetten dinci vakıf ve dernekler için kıyak düzenleme!

    Hükümetten dinci vakıf ve dernekler için kıyak düzenleme!

    PİRHA – Eğitim Sen, 28.03.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan bir yönetmelikle eğitim ve yurt faaliyetlerinde yapılan değişikliğe itiraz etti. Yapılan düzenleme ile dinci kuruluşların daha biçimde destekleneceğini belirten Eğitim Sen, “Tarikat ve cemaatlere kapıları sonuna kadar açan yönetmeliği kabul etmiyoruz!” dedi.

    AKP hükümeti sürecinde eğitim ve öğretim alanında daha görünür olan dinci örgütler için bir yasal düzenleme daha yapıldı. 28.03.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan bir yönetmelikle eğitim ve yurt faaliyetlerinde önemli değişiklikler yapıldı. Yayınlanan yönetmelikle, eğitim ve yurt faaliyetleri için kamu arazisinden faydalanma imkânı tanınan “vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu yararına çalışan dernekler” ifadesi kaldırılarak her türlü vakıf ve derneğe bu imkânlar tanınmış oldu.

    “YÖNETMELİĞİ KABUL ETMİYORUZ!”

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ilgili düzenlemeye dair yazılı açıklama yaptı. AKP-MHP Hükümetine yakın olan tüm dinci dernek ve vakıfların, eğitim ve yurt faaliyeti yürütebileceğine vurgu yapan Eğitim Sen, itirazını şu sözlerle kamuoyuna açıkladı:

    “Ekonomik krizin omuzlarımızdaki ağırlığı her geçen gün artarken, yaklaşan yerel seçimler genel seçim havasına bürünmüş ve gündemimiz buraya kilitlenmişken, 28.03.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan bir yönetmelikle eğitim ve yurt faaliyetlerinde çok önemli bir değişiklik yapıldı.

    Siyasi iktidarın yıllardır izlediği politikalar göz önünde tutulursa, siyasal iktidar tarafından makbul görülen tarikat ve cemaatlere bağlı tüm dernek ve vakıfların artık kolaylıkla eğitim ve yurt faaliyeti yürüteceği ortadadır.

    Yaşanan onca acıya ve istismar edilen, tacize ve tecavüze uğrayan çocuklarımıza rağmen siyasi iktidarın böyle bir karar almış olması tüm açıklığı ve netliğiyle siyasal bir tercihtir! Kaldı ki, tarikat ve cemaatleri “yol arkadaşı” olarak gören, “Sizin tarikat, cemaat dediğiniz bizim sivil toplum kuruluşu (STK) dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz.” diyen siyasi iktidar temsilcilerinin bu düzenlemeyle tarikat ve cemaatlere kapıları sonuna kadar açacağı su götürmez bir gerçektir!

    “YAPTIKLARINIZI UNUTTURMAYACAĞIZ!”

    Eğitim Sen olarak, çocuklarımızın haklarını yok sayarak siyasi ikbal ve çıkar hesapları yapanlara, tarikat ve cemaatler eliyle çocuklarımıza yaşatılan zulmü yok sayanlara, eğitim hizmetini tarikat ve cemaatlerin eline bırakanlara, eğitim ve barınma gibi en temel hakları karanlıkta boğmak isteyenlere sözümüz de açık ve nettir! Bizler, eğitim ve bilim emekçileri olarak tüm gücümüzle çocuklarımıza ve öğrencilerimize sahip çıkacağız! Bu ve benzeri her adımınızı ısrarla yargıya taşıyacak, yaptıklarınızı unutturmayacağız! Devletin tüm imkânlarını ve kamu kaynaklarını uğruna seferber ettiğiniz tarikat ve cemaatleriniz karşısında bilimsel ve laik eğitimi tüm gücümüzle savunmayı sürdüreceğiz! Yürüttüğünüz toplum mühendisliği karşısında farklılıklarımızla birlikte eşitçe ve özgürce yaşayabileceğimiz bir toplumu var etmek için asla geri adım atmayacağız!”

    PİRHA/ANKARA

  • Enes Kara için Ankara’da eylem yapılacak!

    Enes Kara için Ankara’da eylem yapılacak!

    PİRHA- Batıkent Emek ve Demokrasi Güçleri, kaldığı tarikat yurdunda maruz kaldığı baskı sebebiyle intihar eden Enes Kara için Ankara’da basın açıklaması yapacak.

    Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 19 yaşındaki Enes Kaya’nın intiharıyla birlikte tarikat yurtlarına dönük protestolar sürüyor. Batıkent Emek ve Demokrasi Güçleri, “Tarikat yurtları kapatılsın. Çocuklarımızın geleceğini tarikat ve cemaatlere bırakmayacağız” çağrısı ile 15 Ocak Cumartesi günü saat 18:30’da Murat Karayalçın Meydanı’nda basın açıklaması yapacak.

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim Gençlik Örgütleri: Enes Kara’nın hesabını gençlik soracak-VİDEO

    Dersim Gençlik Örgütleri: Enes Kara’nın hesabını gençlik soracak-VİDEO

    PİRHA-Cemaat yurdunda maruz bırakıldığı baskılar nedeniyle psikolojik olarak yorulduğunu belirten paylaşımının ardından intihar eden Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara için Dersim Gençlik Örgütleri basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Cemaat yurtları, dinci gericiliğin gençlerin hayatını karartmak için kazdığı bir çukurdur. Enes intihar etmemiştir, Enes bu karanlık çukura düzenin tamamının elleriyle itilmiştir” denildi.

    Ailesinin ve cemaat yurdunda maruz bırakıldığı baskılar nedeniyle psikolojik olarak yorulduğunu belirten paylaşımının ardından intihar eden Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara için Dersim Gençlik Örgütleri Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.

    Dersim Gençlik Örgütleri adına açıklamayı Yusuf Akın okudu. Basın açıklamasında gençlere Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri de destek verdi. Yapılan açıklamada ‘İntihar değil cinayet’, ‘Cemaat ve tarikat yurtları kapatılsın’, ‘Enes Kara’nın hesabını gençlik soracak’ pankartı açıldı.

    “CEMAAT YURTLARI, DİNCİ GERİCİLİĞİN GENÇLERİN HAYATINI KARARTTIĞI BİR ÇUKURDUR”

    20 yaşında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi arkadaşımız Enes Kara gelecek kaygısından, ülkenin durumundan, kaldığı cemaat yurdunda ki baskılardan dolayı yaşamına son verdiğini belirten Akın, şunları kaydetti:

    “Cemaat yurtları, dinci gericiliğin gençlerin hayatını karartmak için kazdığı bir çukurdur. Enes intihar etmemiştir, Enes bu karanlık çukura düzenin tamamının elleriyle itilmiştir. Şüphesiz bu cinayet, tarikat ve cemaat yapılanmalarında sistematik hale gelmiş bir gericilik sarmalının çıktılarından biridir Ülkemizde tarikat ve cemaatlerin uzun süredir cirit attığı, adeta “köşe kapmaca” oynadığı bilinen bir gerçek. Cemaat ve tarikatlar, ülkede egemen olan siyasi iktidarın, çıkar ilişkileri ekseninde yardakçısı oluyor, çıkar çatışması olduğunda ise göstermelik olarak “düşmanı” haline geliyor. AKP iktidarının temel kadro ve para kaynağını teşkil eden bu cemaatler, bu yönleriyle iktidarın esas dayanaklarından birini oluşturuyor. Bu nedenle cemaat ve tarikat yapılanmalarını AKP iktidarından bağımsız düşünmek mümkün değil.”

    “CEMAAT YURTLARI DERHAL KAPATILMALIDIR”

    Ülkede bu şartlarda yaşayan milyonlarca genç olduğunu dile getiren Akın, “Tersinden, bu şartlar sayesinde zenginleşen, gericiliğin sırtını sıvazlayan yalnızca bir avuç sömürücü. Eğitim-öğretim yılının başında ülkenin her yerinde olduğu gibi Dersim’de de birçoğumuz barınma sorunu yaşadık. Üniversite kontenjanlarını arttırıp yeni yurt açmayanlar Dersim’de de gençleri cemaat ve tarikat yurtlarına mecbur bıraktılar. Munzur Üniversitesinde rektörlük usulsüz atamalar ve kayırmalarla cemaatleri üniversite içine de yerleştirip bilim yuvası olan üniversiteyi tarikat ve cemaat yuvasına çevirmek için çalışmalarına devam etmektedir” dedi.

    Akın, “Geleceksizliğe karamsarlığa umutsuzluğa mahkum edilmeye çalışılan bizler birlikte bir araya gelerek  tüm bu  saldırılara karşı, omuz omuza, dayanışma içerisin de mücadele edeceğiz. Özgür, şiddetsiz ve eşit bir gelecekte, yaşamımızın bizim olduğu yarınlarda hep birlikte mücadele ederek yer alacağız. Cemaat yurtları derhal kapatılmalıdır, tüm öğrenciler için yurtlar devlet tarafından ücretsiz olarak sağlanmalıdır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Cemaat yurdunda kalan öğrenci yaşamına son verdi: Baskılara artık dayanamıyorum-VİDEO

    Cemaat yurdunda kalan öğrenci yaşamına son verdi: Baskılara artık dayanamıyorum-VİDEO

    PİRHA-Elazığ Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara, kaldığı cemaat yurdunda, baskılar nedeniyle yaşamına son verdi.

    https://youtu.be/AlnzOwfDGzk

    Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara, cemaat yurdunda yaşadığı baskı sebebiyle “artık dayanamıyorum” diye anlattığı video paylaşımı ardından intihar etti.

    29 Yaşında olduğu belirtilen Enes Kara’nın Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi olduğu bilgisi paylaşıldı.

    “TÜM YAŞAMA SEVİNCİMİ KAYBETTİM”

    Enes Kara, intihar öncesi kayda aldığı videoda şu konuşmayı yaptı:

    “Mesela şu an bir cemaat yurdunda kalıyorum. Bunu aileme söylememe rağmen burada kalmaya zorladılar. Buradaki görevli abi, babamla konuştu ve babamın arayıp söylediği şey şu oldu ‘oranın kurallarını kısaltma. Namazını kıl, oradaki kitapları oku’ vs. Böyle bir durumun içindeyim ve ilk günümü anlatmak istiyorum. Sabah 6.30 gibi sabah namazına kalkıyoruz ve sonrasında okula gidiyorum. 5’e kadar okuldayım ve ardından akşam namazı var, sonrasında ise buradaki kitapları okumak zorundasınız. Ondan sonra yatsı namazı var ve saat 8 oluyor psikolojik olarak çok yoruluyorsunuz. Zaten bütün gün okuldasınız ve sonrasında istemeye istemeye bunları yapınca özgürlüğünüz elinizden gitmiş hissediyorsunuz. Çok kötü bir durum, bir yerden sonra dayanılmıyor. Pazartesi günleri de mesela burada cemaat dersleri var. Ona da katılmak zorundasınız. Hafta sonları 3 belki de 4 saatiniz size kalıyor. İçinde yaşadığım durum sebebiyle tüm yaşama sevincimi kaybettim. Açıkçası bunu aileme de söyleyemiyor, korkuyorum. Ne yapacaklarını bilmiyorum. Çünkü her şeyi yapma potansiyelini taşıyorlar.”

    “BİRİLERİ KENDİNİ SORGULAYACAK MI?”

    Konuya ilişkin henüz Fırat Üniversitesi yetkililerinden bir açıklama gelmezken Fırat Üniversitesi Öğrenci Topluluğu, sosyal medya üzerinden şu paylaşımları yaptı:

    “Bugün (10 Ocak 2022) , Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan Enes Kara, Hilalken Mahallesi’ndeki yaşadığı 8 katlı apartmanın önünde ölü bulundu. Bir can daha gitti, bir can daha yitirdik.

    Baskının, zorlamanın insanların canına mal olabildiğini bir kez daha gördük.

    Gencecik bir kardeşimiz canına kıydı. Bu olaydan sonra birileri kendini sorgulayacak mı?

    Ailesi, yaşadığı cemaat yurdu/evi yetkilileri, herhangi bir akademisyen/eğitimci/yetkili kişi kendini sorgulayacak mı? Bunların hiçbirisi bu arkadaşımızın canına kıymasında tek bir sebep değil, ancak bir can gitti arkadaşlar…”

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Veli-Der’den istismar protestosu: Tarikat ve cemaat yurtları kapatılsın-VİDEO

    İzmir Veli-Der’den istismar protestosu: Tarikat ve cemaat yurtları kapatılsın-VİDEO

    PİRHA- Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir 2 No’lu Şube, tarikat yurtları ve Diyanet’e bağlı Kur’an kursunda gerçekleşen katliam ve cinsel istismarlara tepki göstererek, failler kadar Diyanet ve yetkililerinin de bu istismarlardan sorumlu olduğuna işaret etti.

    Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir 2 No’lu Şube  Şubesi, Antalya’da kaçak tarikat yurdunda üniversite öğrencisinin kafasının kesilmesi ve Erzurum’da Diyanet’e bağlı Kuran kursunda 7 çocuğun cinsel istismara maruz bırakılmasını protesto etti.

    ‘Tarikat Yurtları Kapatılsın, Kamulaştırılsın’ pankartının açıldığı açıklamada sık sık, ‘Karanlığa teslim olmayacağız’, ‘İstismarı aklama, saklama, yargıla’, ‘Laik, bilimsel, parasız eğitim istiyoruz’ sloganları atıldı.

    “TARİKAT VE CEMAATLERLE PROTOKOL OLAYLARIN ÖNÜNÜ AÇTI”

    Açıklamayı okuyan Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Yürütme Kurulu üyesi Sevgi Demirel, son günlerde çocuklara yönelik saldırılarla acıların tazeliğini koruduğunu ve öfkenin patlama noktasında olduğunu belirtti. Demirel, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kendisine bağlı Kuran kursunda yaşanan utanç verici olayla ilgili hala bir açıklama yapmamasını kınayarak, “Tarikat ve cemaatlerle yapılan protokollerle bu dini kurumlar eğitim sisteminin bir parçası haline getirilirken, hoca adı altında hiçbir pedagojik formasyonu olmayan kişiler çocuklarımızı teslim aldı ve bunların denetimi yapılmayarak bu yaşadığımız olayların önü açıldı. Bu yanlıştan dönülmedikçe ne yazık ki bu olaylar son bulmayacak” dedi.

    “FAİİLER KADAR YETKİLİLER DE SORUMLUDUR”

    Demirel, yetkililerin üniversiteli gençlerin sorunlarını çözmeyerek, tarikat ve cemaat yurtlarına mecbur bıraktığına vurgu yaparak, “Halbuki barınma en temel anayasal haktır. Yetkililer, bu sorunu çözmek yerine, tarikat ve cemaatlere yol vererek “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışıyla kaçak olarak faaliyet gösteren yurtlara göz yummaktadırlar. Resmi olarak faaliyet gösterenlere ise, denetim yapılmamaktadır. Antalya’da katledilen gencimiz işte bu anlayışın kurbanıdır. Çocuklarımızın yaşadığı bu kötü olaylardan failler kadar ilgili ve yetkililer de sorumludur” ifadelerini kullandı.

    “CEMAAT YURTLARI KAPATILMALI”

    Sevgi Demirel, 20. Milli Eğitim Şurasında alınan dini eğitimin 4-6 yaş seviyesine indirilmesi kararı ile çocukların kendi ideolojileri ile şekillendirmelerinin önünün açıldığına işaret etti.

    Demirel, Antalya ve Erzurum’da yaşanan olayların ve benzerlerinin bir daha yaşanmaması için taleplerini şöyle sıraladı:

    *Dindar ve kindar nesil yetiştirme sevdasından vaz geçilmelidir. Din ve inanç konusu vicdani bir konudur, dolayısıyla bu konu vicdanlara bırakılmalıdır.

    *Bu olayların kaynağı olarak gördüğümüz tarikat ve cemaat yurtları kapatılmalı, binaları kamulaştırılarak öğrencilere sağlıklı, nitelikli, güvenli ve ücretsiz barınma hizmeti verilmelidir.

    *Kuran kursları yerine, çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerine göre sportif, sanatsal çeşitli sosyal etkinlik alanları açılmalı ve buralardan her çocuğun ücretsiz olarak yararlanmaları sağlanmalıdır.

    *12 yaş öncesinde çocukların dini eğitim almaları pedagojik açıdan sakıncalıdır ve bu yaş grubuna dini eğitim verilmesinde çocuğun üstün yararı yoktur. 12 yaşından sonra da isteğe bağlı olmalıdır. Dini eğitim alacak olanlara da, pedagojik formasyonu olan ve kendi alanında yetkin eğitimciler eğitim vermelidir.

    *Okul öncesinde; çocuğun fiziksel, ruhsal, zihinsel ve sosyal gelişimini sağlamasına yardımcı olacak bilimsel eğitim verilmeli ve devlet okullarında parasız olmalıdır.

    PİRHA/İZMİR