Etiket: cemal gürsel mahallesi

  • Malatya’da Alevilerin yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi boşaltılmak isteniyor-VİDEO

    Malatya’da Alevilerin yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi boşaltılmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA-Malatya’da deprem nedeniyle yıkımın en az olduğu yerlerden olan ve Alevilerin yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi, deprem öne sürülerek boşaltılmak isteniyor. Bütün evlere hasarlı raporu verildiğini söyleyen Yüksel Kalı, “Cemal Gürsel Mahallesi’ne çökmeye çalışıyorlar. Herkesin evine hasarlı raporu verdiler ama bu mahallede yıkılan bir ev yok, ölüm olmamış, nasıl bu mahallenin hepsine hasarlı raporu veriliyor” diye sordu.

    Maraş merkezli depremlerde Malatya’da 3 bin 899 bina yıkıldı, 23 bin 968 bina ise ağır hasar gördü. Malatya’nın merkez ilçesi Yeşilyurt’a bağlı Cemal Gürsel Mahallesi, depremde en az yıkımın olduğu mahallelerin başında geliyor. Yalnızca 3 binanın yıkıldığı mahallede, binaların çoğunun hasarsız olmasına rağmen ‘ağır hasarlı’ olduğuna dair rapor verildi.

    Malatya’da deprem nedeniyle yıkımın en az olduğu yerlerden olan ve Alevilerin yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi deprem gerekçesiyle boşaltılmak isteniyor.

    “BÜTÜN EVLERE HASARLI RAPORU VERİLDİ”

    Bütün evlere hasarlı raporu verildiğini söyleyen Yüksel Kalı, “Cemal Gürsel Mahallesi’ne çökmeye çalışıyorlar. Herkesin evine hasarlı raporu verdiler ama bu mahallede yıkılan bir ev yok, ölüm olmamış. Nasıl bu mahallenin hepsine hasarlı raporu veriliyor. Bu mahalleye müteahhitler girmek istiyordu, burada yaşayanlar itiraz etti. 5 yıllık bir şey değil 25 yıldır uğraşılan bir şey. Bu mahallenin hepsi Alevi, o yüzden mahallenin üzerine çökülmek isteniyor. Yoksa diğer yerlerde de yıkılan evler var. Oralarda niye buradaki gibi bir rant peşinde koşulmuyor da burada böyle oluyor. Burayı almaya çalışacaklar. Çarşıda insanların evleri yıkılmış, orada insanları kurtarmaya çalışmıyorlar, Çevre Şehircilik Bakanlığı buraya yönlendirmiş. Buraya geleceklerine köylere gidip yardım etsinler. Burası hasarlıysa TOKİ de hasarlıdır, neden orası hasarlı gösterilmiyor?” dedi.

    “EVLERDE SADECE SIVA ÇATLAĞI VAR”

    Evine hasarlı raporu verilmesini kabul etmeyeceğini ve karara itiraz edeceğini belirten Fadime Güngör de, “Bir adam mahalleye geldi bir şeyler yazıp gitti ama evlerde hasar yok sadece evlerde sıva çatlağı var. Mahalleyi dağıtacaklar ama biz bunu istemiyoruz. Bu mahallede yaşayanlar hep Alevi, bunun için ağır hasar raporu verildi” diye konuştu.

    Cihan BERK/MALATYA

  • ‘Babasının adı Hüseyin diye iş verilmeyen çocuklarımız var’

    ‘Babasının adı Hüseyin diye iş verilmeyen çocuklarımız var’

    Malatya’da evi işaretlenen Alevi yurttaşlardan biri olan Zeynep Çelikkanat, soruşturmanın sürdüğünü ancak ne devlete ne de polise güvenmediğini söyledi. Çelikkanat, “Başımıza ne geldiyse devletten geldi” dedi.

    Malatya’da bulunan Cemal Gürsel Mahallesi’nde 22 Kasım’da Alevi yurttaşların oturduğu 13 evin kapısının işaretlenmesinin ardından gelen tepkiler üzerine başlatılan soruşturma sürüyor. Daha önce de benzer şekilde kapısı işaretlenen Aleviler, yaşanan olayın münferit olmadığını söylüyor. Son yaşanan saldırıda evi işaretlenen Zeynep Çelikkanat yaşananlara ilişkin jinnews’e konuştu. Soruşturmanın sürdüğünü ancak ne devlete ne de polise güvenmediğini söyleyen Çelikkanat, “Başımıza ne geldiyse devletten geldi” dedi.
    “BABASININ ADI HÜSEYİN DİYE İŞ VERİLMEYEN ÇOCUKLARIMIZ VAR”
    Devletin kendisinden olmayan halkları baskı, korku ve şiddet uygulayarak cezalandırdığını belirten Zeynep, “Yaratılmak istenen korku duvarlarına karşı cesareti kuşanmak gerek” dedi. Zeynep, “Biz Aleviler, Sünniler, Kürtler, Ermeniler her zaman birlikte yaşamış halklarız. Güvenliğimiz için sözde polis diye görevlendirilen kişiler de devletin zihniyetine hizmet ediyorlar. Bizleri sevmeyen devletin polisine nasıl güvenelim. Bu ülkede babasının ismi Hüseyin diye iş verilmeyen çocuklarımız var. Devlet kendinden olanlara çok rahat ekmek verirken, biz Alevileri ise batı illerinde inşaatlarda çalışmaya mahkum ediyor” diye konuştu.
     
    “KAPILARIMIZ AÇIK UYURDUK”
    “Zamanında Alevi, Sünni nedir bilmezdik. Korkularımız yoktu. Kapımız açık uyurduk” diyen Zeynep, “Şimdilerde kimsenin kimseye güveni kalmadı. Halklar arasındaki güvensizliğin en fazla iktidara yarayacağını söyledi. “Bir Alevi öldürene, bir cennet sevabı verilecek deyip kendini var etmeye çalışan dini-siyasi bir yapılanma var. Kirli zihniyetleri ile kendilerini dinci olarak tanıtan bu gibi düşüncelerin, bizlere zarar vermesine ve ayırmasına izin vermemeliyiz” ifadelerini kullanan Zeynep, “Bizler Alevi, Sünni, Ermeni, Kürt, Türk, Hıristiyan her ne dilden, renkten, dinden olursak olalım aynı yaşamı paylaşan insanlarız. Bu coğrafyada tüm renkler, diller, dinler birlikte yaşadık, yaşlandık” diyerek, birlik çağrısında bulundu.
  • O yurttaş konuştu: Ömrümüz mahallede nöbet tutarak geçti

    O yurttaş konuştu: Ömrümüz mahallede nöbet tutarak geçti

    Malatya’da Cemal Gürsel Mahallesi’nde evi işaretlenen ve evinin önündeki çarpı işaretinin önünde çekilen fotoğrafında korku dolu ifadeleri ile tanınan Yüksel Kalın. İlk olmayan bu ırkçı saldırılara karşı ömrünün mahallede nöbet tutmakla geçtiğini söyleyen Yüksel, fotoğrafın aksine korkuya karşı dimdik bir duruş sergiliyor.

    Malatya’da evleri işaretlenen Alevilerden duvarın önünde duran bir kadının ‘kaygılı’ şekilde çekilmiş fotoğrafı çokça konuşulmuştu. Yüksel Kalın, fotoğrafın ‘korkuyor’ şeklinde lanse edilmesinin ardından ‘korkmuyordum sadece üşüyordum’ açıklamasını yapmıştı. Yüksel ile yeniden o duvarın önünde buluşan jinnews muhabiri Gülistan Azak Aleviler’e yönelik geçmiş saldırılara doğru bir yolculuk yaptı. Azak, Yüksel ile hafızasına ve yüreğine kazınan haksızlıkları ve katliamları konuştu.
    Cemal Gürsel Mahallesi’ndeki 13 evin işaretlenmesi, Paşaköşkü Mahallesi’ndeki Alevilerin korumasında olan Kurtuluş Kiliseleri Derneği’nin camlarının kırılması gibi saldırıların sistematik bir hal aldığını söyleyen Yüksel, “Türkiye’nin bu haline üzülüyorum” dedi.
    “ÖMRÜMÜZ NÖBET TUTARAK GEÇTİ”
    Malatya’da Alevilere dönük saldırıların 1978 yıllarına dayandığını ve o dönemlerin canlı tanığı olduğunu söyleyen Yüksel o dönemleri şöyle anlattı:

    “1978 yıllarında zamanın Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu’nun öldürülmesinden yine biz Aleviler sorumlu olarak gösterildik. Yine o dönemde mahalle olarak yoğun saldırılara uğradık. ‘Hamido olayları’ denilen o olayların yaşandığı dönemlerde iş yerlerimiz, evlerimiz yakıldı, öldürüldük, taşlı saldırıya uğradık. Ben küçükken babam ve annem beni kardeşlerimi korumam için eve kilitleyip mahallede nöbet tutarlardı. Ben büyüdüm kendi çocuklarımı eve kilitleyip mahalle nöbet tutmaya başladım. Bugün Alevilerin durumu yine aynıdır. Ömrümüz nöbet tutarak geçti.”

    “BİR AY BOYUNCA MAHALLEDE BOŞ KOVAN TOPLADIK” 
    Yaşanan tüm saldırıların planlı olduğunu ve hepsinin aynı amaç için yapıldığının altını çizen Yüksel, Alevi halkının her zaman hedef seçildiğini belirtti.
    Bir ay içinde mahallenin üç kez silahlı saldırıya uğradığını vurgulayan Yüksel, evleri işaretlenmeden evvel yaşadığı bir olayı şöyle anlattı:
    “Bir ay boyunca boş kovan topladık mahalleden. Mahallemizde sürekli bir ambulans tur atıyordu. Bir gün ambulansı durdurdum neden geldiklerini sordum. Hızla uzaklaştılar. Ben de 112’yi aradım. Bizim mahalleye ambulans göndermediklerini söylediler. Ertesi gün belediye zabıtaları mahalleye gelip bazı evlere girip çıktılar, sebebini sormama rağmen yine cevap alamadım. Zabıtaların geldiği günün ertesi sabahı evlerimizi işaretlenmiş gördük.”
    “GELİN CANLAR BİR OLALIM”
    Yaşanan tüm sorunların güvenlik zafiyetinden kaynaklandığını belirten Yüksel, “Tüm bunlara tesadüf mü diyelim?” diye sordu.
    Alevilere dönük saldırılara sessiz kalınmaması gerektiğinin altını çizen Yüksel, “Özsavunmamızı almak zorundayız. Biz Alevilere dönük bir saldırı politikası hayata geçiriliyor. Bunun arkasında devlet desteğinin olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu nedenle bizi sevmeyenlerden koruma bekleyen bir tavır içinde de değiliz. Gelin canlar birlik olalım, nefret duvarlarını birlikte yıkalım” ifadelerini kullandı.   (HABER MERKEZİ)
  • Evleri işaretlenen Malatyalı Aleviler: Failler derhal bulunsun

    Evleri işaretlenen Malatyalı Aleviler: Failler derhal bulunsun

    Malatya’da evleri işaretlenen Aleviler, olayın provokasyon olarak yorumlanmasının geçiştirme anlamına geldiğini belirterek, faillerin bir an önce bulunmasını talep ediyor.

    Malatya’da Alevi yurttaşların yoğunlukta yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi’nde 13 evin kapısının işaretlenmesine ilişkin polislerin inceleme başlatmasına rağmen şu ana kadar hiç kimse hakkında soruşturma başlatılmadı. Yaşananları Maraş Katliamı sürecine benzeten Aleviler, faillerin bir an önce yakalanmasını bekliyor.
    Son dönemdeki saldırıları değerlendiren Alevi Eşit Yurttaşlık Derneği Başkanı Erdoğan Ünverdi, İstanbul Habibler Cemevi’nin taşlanması,  Cemal Gürsel Mahallesi’ndeki 13 evin işaretlenmesi ve son olarak Paşaköşkü Mahallesi’ndeki Alevilerin korumasında olan Kurtuluş Kiliseleri Derneği’nin camlarının kırılmasıyla saldırıların sistemli bir hal olduğunu söyledi. Cemal Gürsel ve Paşa Köşkü mahallelerinde yaşayan Alevilerin tedirgin olduğunu söyleyen Ünverdi, “Burada bize düşen görev, bu ülkenin ezilenleri, demokratları, aydınları bir araya gelip bir güç oluşturmaktır” diyerek birlik mesajları verdi.
    “PROVOKASYONA GELMEYECEĞİZ”
    Mahallede tedirginliğin halen devam ettiğini söyleyen Cemal Gürsel Mahalle Muhtarı İmam Yıldız ise, işaretlemenin toplumu ayrıştırma amacıyla yapıldığını belirtti. 1980’den önce de mahallede provokasyon yapıldığını söyleyen Yıldız, “15 Temmuz darbe girişiminden sonrada mahallemizin de içinde olduğu Paşa Köşkü Mahallesi’nde provokasyon yapmaya çalıştılar. Mahalleliler de bu duruma tepki gösterdi. Muhtarlık ve vatandaşlar olarak yaşanabilecek olayların önüne geçtik” diye ifade etti. Hükümete ve tüm siyasi partilere seslenen Yıldız, mahallelilerin her şeyin bilincinde olduğunu ve bu provokasyonlara gelmeyeceklerini dile getirdi.
    “BİZ BURADA ALEVİ SÜNNİSİ BERABER YAŞIYORUZ”
    Evleri işaretlenen 68 yaşındaki 6 çocuk annesi Elif Ceylan, olayı sabah saatlerinde fark ettiklerini ve bunun kendilerini korkuttuğunu söyledi. Saldırıya başlangıçta anlam veremediklerini dile getiren Ceylan, “Geçmişte Maraş katliamı olsun, Sivas katliamı olsun, ister istemez korktuk. Bizde ayırımcılık yoktur. Biz burada Alevisi ve Sünnisi ile beraber yaşıyoruz. Örneğin benim gelinim Akçadağlı Sünni’dir. Amaçları bizi birbirimizden ayırmak ve bir birimize düşürmektir” dedi.
    “SALDIRGANLAR AÇIĞA ÇIKARTILSIN”
    Saldırıyı gerçekleştirenlerin bir an önce açığa çıkartılmasını beklediklerini belirten Ceylan, yaşadıkları tedirginliği şu sözlerle dile getirdi: “Biz akşamları korkuyoruz. Her an bir saldırı ile karşı karşıya kalmak korkusu ile yaşıyoruz. Benle eşim yalnız kalıyoruz. Akşam olmadan kapılarımızı kilitleyip oturuyoruz. Gece bir yana, gündüz bile dışarıya çıkmaya cesaret edemeyecek duruma geldik.”
    (Kaynak: MA)