Etiket: cemal süreya

  • Yusuf Cengiz Kütüphanesi’nin açılışı İzmir’de yoğun katılımla gerçekleşti-VİDEO

    Yusuf Cengiz Kütüphanesi’nin açılışı İzmir’de yoğun katılımla gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği bünyesinde oluşturulan Yusuf Cengiz Kütüphanesi’nin açılışı yoğun katılımla gerçekleşti.

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği bünyesinde oluşturulan Yusuf Cengiz Kütüphanesi açıldı. Kütüphanede ayrıca Dersimli yazar ve şairler Cemal Süreya, Emirali Yağan, Mehmet Çetin ve Fadıl Öztürk adına köşeler oluşturuldu.

    Konak ilçesinde bulunan dernek binasında gerçekleşen açılışa Yusuf Cengiz’in ailesi, Fadıl Öztürk’ün eşi Berrin Öztürk’ün yanı sıra birçok şair, yazar ve çok sayıda kişi katıldı.

    “BU KÜTÜPHANE BİR IŞIKTIR”

    Açılış öncesi konuşan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, “Burada İzmir’e ve Dersimlilere küçük bir ışık saçacak bir kütüphanemiz var. Burada bir tanıklık yapacağız. Bizler 52 öğrencimize burs veriyoruz. Klasik dernekçiliği aşan bir yerden öğrencilerimizle temas sağlamak istedik. Böyle bir kütüphane açmakla öğrencilerimizin ders çalışma alanı olacak hem de burada kitapları alabilecekler. Neden Yusuf Cengiz dedik? Yusuf Cengiz, Dersim doğasına, barajlarla boğulmasına, madenlere peşkeş çekilmesine yönelik kurulan komisyonun başkanıydı. Kendisiyle de bu konularda birkaç kez toplantılar yaptık. O nedenle ismini bir kütüphanede yaşatmak istedik. Kaybettiğimiz Cemal Süreya, Mehmet Çetin, Emirali Yağan ve Fadıl Öztürk’ün de isimlerini yaşatmak istedik. İz bırakmak önemli ve İzmir’de bu kütüphane bir ışıktır. Sizlerin de katkılarıyla yaşatmak hepimizin boyun borcudur” ifadelerini kullandı.

    KURDELEYİ AİLELER KESTİ

    Kütüphane açılışında ayrıca şair Namık Kuyumcu, İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, şair ve yazarlar Ali Şeker, Dilek Özkan, Önder Birol Bıyık, Hıdır Işık, Fırat Adır, Günseli Kaya şiirler seslendirirken, Fadıl Öztürk’ün eşi Berrin Öztürk ise kütüphane açılışına katkı sunanlara teşekkür etti.

    Konuşmaların ardından Fadıl Öztürk ve Yusuf Cengiz’in aileleri tarafından kurdele kesilerek kütüphane açılışı gerçekleştirildi. Tüm katılımcılar kütüphaneyi ziyaret etti.

    PİRHA/İZMİR

  • Şair Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 33. yıl dönümü

    Şair Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 33. yıl dönümü

    Asıl adı Cemalettin Seber olan ve modernist bir hareket olan ikinci yeni şiirin öncülerinden Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 33. yıl dönümü.

    1931 yılında Pülümür’de doğan ve Dersim Katliamı’nda çocuk yaşta ailesiyle birlikte Bilecik’e sürgün edilen Kürt-Alevi (Kırmanc) bir ailede büyüyen Süreya, 9 Ocak 1990’da girdiği şeker koması sonucu yaşamını yitirmişti.

    İkinci Yeni şiirinin teorisini yazan usta şair arkasında “Üvercinka”, “Göçebe”, “Beni Öp Sonra Doğur Beni”, “Uçurumda Açan”, “Sıcak Nal” ve “Güz Bitiği” gibi birçok unutulmaz eser bıraktı.

    CEMAL SÜREYA KİMDİR?

    Cemalettin Seber veya tanınan adıyla Cemal Süreya 1931 yılında Pülümür’de doğdu. Dersim katliamı sebebiyle Pülümür’den Bilecik’e sürgün edilen Alevi-Kürt (Kırmanc) bir ailede dünyaya gelen Süreya, devlet memurluğu da yaptı. İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden biri olan Süreya, “Üvercinka” (1958), “Göçebe” (1965), “Beni Öp Sonra Doğur Beni” (1973), “Uçurumda Açan” (1984), “Sıcak Nal” (1988), “Güz Bitigi” (1988) isimli şiir kitaplarına imza attı. Eserlerinde en sık işlediği temalar aşk, kadın, yalnızlık, sosyal ve siyasal eleştiriler, ölüm, tanrı düşüncesi, portreler ve manzum poetikaydı.

    Şair, 1959 yılında Yeditepe Şiir Armağanı’nı, 1966 yılında Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü’nü, 1988 yılında ise Necatigil Şiir Ödülü’nü kazanmıştır. Bu yazının amacı, Tertele’yi, 1960, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerini tecrübe eden Cemal Süreya’nın şiirlerinde politik izleğin peşine düşmektir zira şair 80’den sonra Kürt olduğunu dile getirmiştir.

    Deneme, eleştiri, günlük ve antoloji türlerinde yazılar kaleme alan Süreya ayrıca Fransızcadan 40’a yakın kitabı Türkçeye çevirdi. Sosyalist bir dünya görüşüne sahip olan Süreya, Papirüs dergisini çıkarmış ve bu dergide edebî görüşlerini açıklamasının yanı sıra dergiyi bir aydın olarak fikirlerini ortaya koymak için araç olarak kullanmıştır. 9 Ocak 1990’da girdiği şeker koması sonucu vefat etmiş, cenazesi 10 Ocak’ta Şişli Caminde kılınan öğle namazından sonra Kulaksız Mezarlığında toprağa verilmiştir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Londra Cemevi’nde ‘Ben kolay ölmem’ oyunu sahnelendi

    Londra Cemevi’nde ‘Ben kolay ölmem’ oyunu sahnelendi

    PİRHA- Bu yıl ‘Barış ve Adalet’ şiarı ile düzenlenen Britanya 11’inci Alevi Festivali kapsamında Londra Cemevi’nde, bu kez bir tiyatro oyunu sahnelendi.

    Britanya 11’inci Alevi Festivali kapsamında Londra Cemevi’nde Kürt hukukçu Ali Has’ın kaleme aldığı ve iki büyük şair Ahmed Arif ile Cemal Süreya’yı bir araya getiren ‘Ben Kolay Ölmem’ adlı oyun sahnelendi. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği oyuna, Cemevi Eşbaşkanı Filiz Koç, demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    Oyunda, Cemal Süreya karakterini Göktay Tosun; Ahmed Arif’i ise Cüneyt Yalaz canlandırdı. Yönetmenliğini Nesimi Kaygusuz’un üstlendiği oyunun müziklerini, oyuna özel yaptıkları besteleriyle Kardeş Türküler’den Vedat Yıldırım ve Bajar Grubu’ndan Cansun Küçüktürk sahnede eşlik etti.

    İki şairin yaşamları ile birlikte Türkiye’nin yakın tarihteki kanlı süreçlerini izleyiciyle buluşturan oyun izleyicide duygusal bir etki bıraktı. Özellikle 1943 yılında 33 Kürt’ün kurşuna dizilerek katledilmesi ve  Dersim Katliamı’nın işlendiği replik ve şiirler sırasında izleyici gözyaşlarına hakim olamadı. Kardeş Türküler’den sanatçı Vedat Yıldırım’ın Kürtçe uzun havaları da izleyiciden tam not aldı.

    BEN KOLAY ÖLMEM

    Londra’da yaşayan Kürt hukukçu Ali Has tarafından kaleme alınan ‘Ben Kolay Ölmem’ adlı oyun her iki şairin de bir çok otobiyografik belge, anı, röportaj ve mektuplarına ulaşılarak yoğun bir araştırma sonucu ortaya çıkmış.

    Kürt ve Alevi halkının iki önemli ferdi olan Ahmed Arif ve Cemal Süreyya’nın bir tren vagonunda buluşarak çıktıkları bir yolculuk ile başlıyor oyun, Bu yolculuk, bir yüzleşme olduğu kadar iki şairin yaşamlarında etki bırakan olaylara ve derin izlere yer veriyor. Her iki şairin kesişen hayatları, arkadaşlıkları ve mücadelelerinin anlatıldığı yolculukta Cemal Süreyya’nın bir Dersim sürgünü olarak şehirlilerin, Ahmed Arif’in ise dağların ovaların sokakların şairi olduğu vurgusu yapılıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Şair Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 31. yıl dönümü

    Şair Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 31. yıl dönümü

    PİRHA- Asıl adı Cemalettin Seber olan ve modernist bir hareket olan ikinci yeni şiirin öncülerinden Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 31. yıl dönümü.

    1931 yılında Pülümür’de doğan ve Dersim Katliamı’nda çocuk yaşta ailesiyle birlikte Bilecik’e sürgün edilen Kürt-Alevi (Kırmanc) bir ailede büyüyen Süreya, 9 Ocak 1990’da girdiği şeker koması sonucu yaşamını yitirmişti.

    İkinci Yeni şiirinin teorisini yazan usta şair arkasında “Üvercinka”, “Göçebe”, “Beni Öp Sonra Doğur Beni”, “Uçurumda Açan”, “Sıcak Nal” ve “Güz Bitiği” gibi birçok unutulmaz eser bıraktı.

    CEMAL SÜREYA KİMDİR?

    Cemalettin Seber veya tanınan adıyla Cemal Süreya 1931 yılında Pülümür’de doğdu. Dersim katliamı sebebiyle Pülümür’den Bilecik’e sürgün edilen Alevi-Kürt (Kırmanc) bir ailede dünyaya gelen Süreya, devlet memurluğu da yaptı. İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden biri olan Süreya, “Üvercinka” (1958), “Göçebe” (1965), “Beni Öp Sonra Doğur Beni” (1973), “Uçurumda Açan” (1984), “Sıcak Nal” (1988), “Güz Bitigi” (1988) isimli şiir kitaplarına imza attı. Eserlerinde en sık işlediği temalar aşk, kadın, yalnızlık, sosyal ve siyasal eleştiriler, ölüm, tanrı düşüncesi, portreler ve manzum poetikaydı.

    Şair, 1959 yılında Yeditepe Şiir Armağanı’nı, 1966 yılında Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü’nü, 1988 yılında ise Necatigil Şiir Ödülü’nü kazanmıştır. Bu yazının amacı, Tertele’yi, 1960, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerini tecrübe eden Cemal Süreya’nın şiirlerinde politik izleğin peşine düşmektir zira şair 80’den sonra Kürt olduğunu dile getirmiştir.

    Deneme, eleştiri, günlük ve antoloji türlerinde yazılar kaleme alan Süreya ayrıca Fransızcadan 40’a yakın kitabı Türkçeye çevirdi. Sosyalist bir dünya görüşüne sahip olan Süreya, Papirüs dergisini çıkarmış ve bu dergide edebî görüşlerini açıklamasının yanı sıra dergiyi bir aydın olarak fikirlerini ortaya koymak için araç olarak kullanmıştır. 9 Ocak 1990’da girdiği şeker koması sonucu vefat etmiş, cenazesi 10 Ocak’ta Şişli Caminde kılınan öğle namazından sonra Kulaksız Mezarlığında toprağa verilmiştir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cemal Süreya, sürgün edildiği topraklarda anıldı-VİDEO

    Cemal Süreya, sürgün edildiği topraklarda anıldı-VİDEO

    PİRHA – Şair Cemal Süreya, sürgün edildiği topraklarda anıldı.

    Dersim’in Pülümür ilçesinde Munzur Akademi Kültür Sanat Derneği ve Pülümür Belediyesi öncülüğünde, şair Cemal Süreya anıldı.

    Pülümür merkezde bulunan Cemal Süreya anıtı önünde gerçekleşen anmaya sanatçılar, Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Anmada, şiirler okunarak heykeli önüne karanfiller bırakılarak çılalar yakıldı.

    Sonrasında Gazi Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen anma etkinliğinde sanatçılar şiirler okudu, müzik dinletisi gerçekleştirildi.

    Anmanın ardından Erkan Bektaş’ın oynadığı, Nazım Hikmet’in yazdığı Şeyh Bedreddin Destanı adlı oyun sergilendi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 30. yılı

    Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 30. yılı

    Türk edebiyatının usta şairlerinden Cemal Süreya’nın aramızdan ayrılışının 30. yılı

    Bugün, edebiyatın en tanınan ve en sevilen isimlerinden Cemal Süreya’nın ölüm yıl dönümü. Cemal Süreya, 9 Ocak 1990 tarihinde 59 yaşındayken şeker komasından hayatını kaybetmişti.

    Şair, yazar ve çevirmen Cemalettin Seber veya tanınan adıyla Cemal Süreya, 1931 yılında Dersim Pülümür’de  dünyaya geldi. İlk şiir deneyimlerini ortaokulda eskizlerle, lisede aruzla yapsa da onun şiir çalışmaları asıl üniversite yıllarında başladı.

    Eserlerinde en sık işlediği temalar; aşk, kadın, yalnızlık, sosyal ve siyasal eleştiriler, ölüm, tanrı düşüncesi, portreler ve manzum poetikadır. Ayrıca Fransızcadan kırka yakın kitabı Türkçeye çevirdi. On üç Günün Mektupları (1990) dışında hiçbir yazısı veya şiiri, dergi ve gazetede yayımlanmadan kitaba dönüşmemiştir.

    CEMAL SÜREYA KİMDİR?

    1931’de Erzincan Pülümür’de dünyaya geldi. Ailesinin ona verdiği asıl isim Cemalettin Seber’di. Maliye Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik, Darphane müdürlüğü, Kültür Bakanlığı’nda kültür danışma kurulu üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve 25 yıldan fazla da Türk Dil Kurulu üyeliği yaptı. Emekliliğinde, yayınevlerinde danışmanlık ve ansiklopedilerde redaktörlük ve çevirmenlik yaptı.

    1960 Ağustos’unda çıkardığı Papirüs dergisini yalnızca 4 sayı yayınlayabildi. Pazar Postası, Aydınlık, Yeditepe, Oluşum, Politika gibi birçok yayın kuruluşunda şiir ve yazılar yazdı. İlk şiirine ‘’Şarkısı Beyaz’’ adını vermişti ve bu şiir 8 Ocak 1953’te ‘’Mülkiye’’ dergisinde yayınlandı. 1950’li yılların başında gelişim gösteren ‘’ikinci yeni hareketi’’ ne katıldı. O daha çok ‘’garip’’ akımının etkisinde gibiydi.

    1953’te ilk şiiri ‘’Şarkısı Beyaz’’ın yayınlanmasının ardından dergilerde karikatürleri de yayınlandı Cemal’i edebiyat dünyasına tanıtan şiirine de ‘’Gül’’ adını vermişti. 1955’te ise ‘’Üvercinka’’ ve ‘’Dalga, Güzelleme, Üçgenler, Cigarayı Denize Attım, Nehirler Boyunca Kadınlar Gördüm’’ gibi eserlerini kaleme aldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Şair Cemal Süreya, Dersim’de anıldı: Şiirleri okundu, mektupları paylaşıldı-VİDEO

    Şair Cemal Süreya, Dersim’de anıldı: Şiirleri okundu, mektupları paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA – Şair Cemal Süreya, ölümünün 29. yılında memleketi Dersim’de anıldı. Munzur Akademi Kültür Sanat Derneği’nde yapılan anma gecesine Süreya’nın kendi el yazısı mektuplarıyla yazar Mesut Özcan, birçok şair ve yurttaş katıldı. 

    9 Ocak 1990’da hayata veda eden Şair Cemal Süreya, ölümünün 29. yılında memleketi Dersim’de anıldı. Munzur Akademi Kültür Sanat Derneği’nde şiir dinletisi ve anma düzenlendi.

    Dinletide araştırmacı yazar Mesut Özcan ‘Kendi El Yazısıyla Cemal Süreya Mektupları’ yazılarını paylaştı. Süreya’nın biyografisi ve anıları aktarıldı.

    Yurttaşlar, Cemal Süreya ile olan anılarını aktarırken müzik grupları da dinleti gerçekleştirdiler. Süreya için mumlar yakıldı, kendi şiirleri seslendirildi.

    CEMAL SÜREYA KİMDİR?

    Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, 1931 yılında Pülümür’de doğdu. Babası Hüseyin Seber, annesi ise Gülbeyaz Seber’dir. 6 yaşında ailesiyle beraber Erzincan’dan ayrılarak Bilecik’e yerleşti. İlkokula, Bilecik’te başladı ve İstanbul’da devam etti. Lise öğrenimini Haydarpaşa Lisesi’nde tamamladı. Yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamladı.

    Üniversiteden mezun olduktan sonra Maliye Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Orta Doğu İktisat Bankası ve Türk Dil Kurumu’nda çalıştı.

    Annesini küçük yaşta kaybeden Cemal Süreya, edebiyata yönelişi ile ilgili şunları söyler: “Belki beni edebiyata götüren bir sürü neden vardır. Ama bir keskin neden ararsam bunu annemde bulduğumu söyleyebilirim.”

    Cemal Süreya’nın okuma tutkusu çocukluğunda başlamıştı. O günleri şöyle anlatıyor: “Bizim çocukluğumuzda her kitabı bulamazdık. Bunun için elime ne geldiyse okudum. Hatta sokakta kese kağıdı ve gazete bulurduk, içinde roman varsa okurduk.”

    Dostoyevski’nin yazarlık kariyerinde önemli bir etkisi olan Cemal Süreya bunu şöyle anlatır: “Benim edebiyatla ilgili olarak ikinci bir doğum tarihim var 1943. Dostoveyski’yi okudum ve ondan sonra hiç huzur kalmadı bende.”

    Cemal Süreya, şiir ve yazılarını çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayınladı. 1990 yılında hayata veda etti.

    PİRHA/DERSİM