Etiket: cemevi saldırısı

  • Cemevi saldırılarının yıl dönümü: Katliamcıları ve devleti tanıyoruz!-VİDEO

    Cemevi saldırılarının yıl dönümü: Katliamcıları ve devleti tanıyoruz!-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, 30 Temmuz 2022’de Alevi kurumlarına yönelik saldırıların yıl dönümünde açıklama yaptı. Okunan metinde “AKP’nin, Alevilerin sorunlarını çözmek gibi bir derdi olsaydı bizi yok etmeye çalışanları yargı önüne çıkartırdı. AKP’nin ikiyüzlü siyasetinin farkında olduğumuzu tekrarlamak istiyoruz” denildi.

    Şah-ı Merdan Kültür Evleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği, Sivas Divriği Gökçebel Derneği ile Ana Fatma Cemevi ve Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Merkezi’ne yönelik saldırının üzerinden bir yıl geçti. Saldırıya ilişkin Ankara 63. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Ahmet Ozan Karaca tahliye edilirken, iki tutuksuz sanık ise beraat aldı.

    DOĞA KIYIMINA DİKKAT ÇEKİLDİ!

    Saldırının yıl dönümünde Ana Fatma Cemevi’nde basın açıklaması yapıldı.

    Türkiye İşçi Partisi, Yeşil Sol Parti, Halkların Demokratik Partisi ile Tüm Emeklilerin Sendikası’ndan yöneticiler de açıklamaya destek verdi.

    Yapılan basın açıklamasında ilk olarak Akbelen ve Cudi ormanlarında süren doğa katliamına dikkat çekildi. DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, yaptığı açıklamada “Akbelen’de sermaye çıkarları uğruna ekolojiye ve buna direnen halka zarar veren devlet, Cudi’de de kasıtlı olarak çıkardığı yangınlarda tıpkı Dersim’de olduğu gibi yangına müdahale etmemektedir. Fakat kamuoyu, Cudi’deki doğa kıyımını görmezden gelmektedir. Bu iki doğa katliamının da direnişi bir olmalıdır” diye konuştu.

    Karabudak, 30 Temmuz 2021’de Konya’da yapılan Dedeoğulları Ailesi Katliamını da hatırlatarak “Sırf Kürt olduklarından ötürü ırkçı ve faşist bir saldırı sonucunda katledilen 7 canımızı buradan anıyoruz” dedi.

    “AKP’NİN İKİYÜZLÜ SİYASETİNİN FARKINDAYIZ”

    DAD Ankara Şube Eş Başkanı Karabudak, devletin cezasızlık politikaları nedeniyle Alevi toplumuna yönelik daima saldırıların olduğunu ifade etti. Karabudak, AKP’nin kültürel ve inançsal soykırım politikaları yürüttüğünü ifade ederek şu açıklamayı okudu:

    “Devletin Alevileri ötekileştirdiği bir konjonktürde bundan bir yıl önce kendisini “mehdi” olarak tanıtan ırkçı, faşist biri tarafından cemevlerimiz, ibadethanelerimiz saldırıya uğramıştır. Toplumsal baskı sonucu bu saldırgan yakalanıp, avukat canlarımızın yoğun bir gayreti ve emeğiyle bir yıla yakın cezaevinde tutulmuştur. Ama devlet yargısı tarafından serbest bırakıldı. Bize yapılan saldırı devletin gözünde basit ve sıradan bir durum olduğu için saldırganlar serbest bırakılır ve adeta ödüllendirilir. Çünkü devletin cezasızlık politikaları ırkçı, faşist zihniyete her zaman cesaret vermiştir. Bu, Alevilere gözdağı verme, hanelerine kapatma ve susturma için yapılan bir taktiktir. AKP iktidarı iki yönlü bir politika geliştirmektedir; katledemediği Alevileri şimdi inceltilmiş bir asimilasyon politikasıyla eritme, yok etme, başkalaştırma ve kendine benzetme amacı gütmektedir. Kültür Bakanlığı’na bağlı bir masa kurulması, ‘Alevilerin tarihsel sorunlarını’ çözmek değil AKP ile iş tutan, oy veren, yanında duran bir Alevi toplumsallığı yaratmaktır. AKP’nin, Alevilerin sorunlarını çözmek gibi bir derdi olsaydı tarihsel olarak Koçgiri, Dersim, Maraş, Sivas, Malatya, Çorum, Madımak, Gazi ve benzeri katliamların sorumlularından hesap sorardı. Bizi yok etmeye çalışanları yargı önüne çıkartırdı. AKP’nin ikiyüzlü siyasetinin farkında olduğumuzu tekrarlamak istiyoruz. Ayrıca AKP, Kültür Bakanlığı’na bağlı daireyi kurduktan sonra diğer taraftan Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ÇEDES adı altında yeni bir politikayla Alevi gençlerini beyaz asimilasyona tabi tutmaktadır. AKP devletinin fiziksel soykırım politikalarını, kültürel ve inançsal soykırım politikaları olarak incelterek sürdürmek istediğini biliyoruz.

    “TOPLUMSAL BİR YÜZLEŞMEYİ İSTİYORUZ”

    Öte yandan AKP, bu rolü CHP’ye de vermiş bulunmaktadır. CHP, yerel yönetimler üzerinden Alevileri, cemevlerini kendilerine bağlayarak bir politika yürütmektedir.

    Katliamcıları ve devleti tanıyoruz. Bu devletin katliamcı ve asimilasyon politikalarını çok iyi biliyoruz. Ama Aleviler, dünkü Aleviler değil; kurumları var, cemevleri var ve örgütlüler. Aleviler, AKP’nin bu ikiyüzlü politikalarına teslim olmayacaklardır.

    Biz Aleviler olarak yaşanan acılarla yüzleşilmesini, hakikatlerin açığa çıkartılmasını, toplumsal bir yüzleşmeyi istiyoruz. Bu, bu topraklarda yaşayan tüm halklara ve Alevi halklarına sözümüzdür. Türkiye’yi demokratikleştireceğiz ve özgürleştireceğiz. İnancımıza, doğamıza, dilimize, kimliğimize, yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir.”

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    -Cemevlerine saldıran Ahmet Ozan Karaca tahliye edildi

  • Cemevlerine saldıran failin tahliyesine AVF Başkanı Doğan’dan tepki: Kabul edilemez! VİDEO

    Cemevlerine saldıran failin tahliyesine AVF Başkanı Doğan’dan tepki: Kabul edilemez! VİDEO

    PİRHA – Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Ankara’da 4 Alevi kurumuna yönelik saldırı davasının karar duruşmasının ardından verilen tahliye ve beraat kararlarını değerlendirdi. Alevilerin açtığı davalara olumlu bakan hiçbir kararı görmediklerini belirten Doğan, “Bu dava da unutturulacak gibi gözüküyor. Bu kesinlikle kabul edilebilecek bir şey değil” dedi.

    Ankara’da 4 Alevi kurumuna yönelik saldırı davasının karar duruşması 7 Temmuz’da görüldü. Mahkeme, tutuklu saldırgan Ahmet Ozan Karaca’nın tahliyesine, iki tutuksuz sanık Baver Gül ile Çağdaş Can Bardakçı’nın ise beraatine karar verdi. Mahkemenin kararına ilişkin Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, PİRHA‘ya konuştu.

    “BU DAVA DA UNUTTURULACAK GİBİ GÖZÜKÜYOR”

    Ankara’da 4 Alevi kurumuna yönelik saldırı davasından çıkan sonuçla Alevilere yönelik saldırıların davalarında bir sonuç alınamadığını belirten Doğan, “Sadece bu dava değil, Alevilerle ilgili, Alevilere yapılan katliamlar, haksızlıklar, Alevi öğrencilerin okullarda uğramış olduğu yanlış uygulamalar sonucu yapılan bütün davaların hepsinde Alevilerin açtığı davalara olumlu bakan hiçbir kararı görmedik. Dolayısıyla Ankara’daki cemevlerine yapılan saldırıdaki faillerle ilgili ana sanık tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Geriye kalan iki sanık vardı. Bu iki sanık hakkında bırakın tutuksuz olarak yargılanmasını tamamen beraat kararı verildi. Sonuçta bu saldırılarla ilgili bir kişinin davası devam ediyor. Tutuksuz olarak yargılanıyor. Sonuçta bu dava da unutturulacak gibi gözüküyor” dedi.

    Bu kararın kesinlikle kabul edilemeyeceğini belirten Doğan, “Çünkü o dönemde yapılan saldırılara baktığımız zaman hangi kuruma, derneğe, federasyona ait olursa olsun orada farklı cemevlerine yapılan saldırı söz konusuydu. Hatta ardından bizim federasyonumuza bağlı Kartal Cemevi Başkanı’na (Selami Sarıtaş) karşı da bir saldırı yapılmıştı. Bunların hepsi birbirinin arkasına yapılan o dönemde bir kargaşa bir kaos yaratmaya yönelik saldırılardı” diye konuştu.

    “ÜSTÜMÜZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ”

    Avukatların taleplerinin de kabul edilmediğini söyleyen Doğan, Alevi Vakıfları Federasyonu olarak üstlerine düşeni yapmaya hazır oldukları söyledi. Doğan konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Avukatların hiçbir talebi kabul edilmiyor. Dolayısıyla o olay da bir şekilde kapanacağa benziyor. Bu kapandıktan sonra da aklımıza gelen ilk şey de şu olacak: Demek ki bunların hepsi daha önce planlanmış, bir şekilde devlet içindeki bazı güçlerin o dönem kaos, kargaşa veya bazı olayları gündeme getirmek amacıyla yapmış olduğu saldırılardı. İstediklerini aldılar. Ve sonuçta kullandıkları kişiler de bu tetikçileri de bir şekilde ceza almadan beraat ettirme yoluna gidecekler. Bu her zaman gördüğümüz bir şey. Bununla ilgili de diğer kurumların olduğu gibi bizim de üstümüze düşeni yapmaya hazır olduğumuzu bildirmek istiyorum.”

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Cemevlerine saldıran sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi-VİDEO

    Cemevlerine saldıran sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi-VİDEO

    PİRHA- 4 Alevi kurumuna yönelik yapılan saldırıya ilişkin davanın dördüncü duruşması Ankara’da görüldü. Müşteki avukatları, bir kez daha sanık Ahmet Ozan Karaca’nın bağlantılarının araştırılması gerektiğini vurguladı. Mahkeme Sanık Ahmet Ozan Karaca’nın tutukluluk halinin devamına, Ankara Barosunun davaya katılma talebinin reddine karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2023’e ertelendi.

    Ankara’da 4 Alevi kurumuna/cemevine yönelik 30 Temmuz 2022’de yapılan saldırının dördüncü duruşması devam ediyor.

    3 saldırgandan 2’sinin tutuksuz, birinin ise tutuklu yargılandığı davanın dördüncü duruşması Ankara 63’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Tutuksuz sanıklar Çağdaş Can Bardakçı ve Baver Gül, duruşmaya katılmazken, tutuklu sanık Ahmet Ozan Karaca ile Sincan Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlantı kuruldu.

    Duruşmayı çok sayıda yurttaşın yanı sıra Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi yöneticileri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Yeşil Sol Parti Ankara Milletvekili adayları da izledi.

    Dördüncü celsede Ankara Barosu da davaya katılma talebinde bulundu.

    “SANIĞIN BAĞLANTILARI AÇIKLANSIN” ISRARI SÜRÜYOR

    Duruşmada ilk söz alan Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir Özdemir, “Sanığın İzmir Emniyeti ile olan bağının ve otopark yetkilileri ile olan bağlantılarının araştırılmasını talep ediyorum” dedi.

    “SALDIRININ ARKA PLANI VAR”

    Duruşmanın sonraki aşamasında DAD Ankara Şube Avukatı Deniz Can Aydın söz aldı. Aydın, Sanık Ahmet Ozan Karaca’nın kullandığı telefon numaralarına dikkat çekerek “Sanığın kullandığı 5 ayrı telefon numarasının bilirkişi tarafından tam tespiti yapılmamıştır. Saldırı gününün akşamı, sanığa gelen mesajlar var. Bu numaraların kimlere ait olduklarını halen bilmiyoruz. Olayın üstünün fiilen örtüldüğünü düşünüyoruz. Bu nedenlerle bu olay aydınlatılamayacaktır. Burada hem hukuken hem de fiilen ciddi yanlışlar var.”

    Sanığın, İzmir’deki bir otopark ile olan ilişkisine de dikkat çeken Deniz Can Aydın, “Saldırının arka planı aydınlatılmalı. Verdiğimiz dilekçeler yeniden değerlendirilmeli” dedi.

    ÇOK SAYIDA GSM NUMARASI SORU İŞARETLERİNE NEDEN OLDU!

    Duruşmanın sonraki aşamasında mahkeme heyeti, tutuklu sanık Ahmet Ozan Karaca’ya iki farklı telefon numarasının kime ait olduğunu sordu. Sanık Karaca, sorulan numaraların ablası ve kendisine ait olduğunu öne sürdü. Sanık, saldırı gününde telefonunu yanında bulundurmadığını da iddia etti.

    Sanık Avukatı Yusuf Ziya Ünsal ise “Birçok hususu açıkladığımıza inanıyoruz” diyerek şu savunmayı yaptı:

    “ATK’den gelen cevapta bir takım bürokratik durumların olduğunu görüyoruz. Müvekkilimin böylelikle özgürlüğü kısıtlanıyor. Karaca, neredeyse infazını tamamlamış durumda. Bir sonraki aşama hürriyetinin kısıtlandığı anlamına gelecektir. Müvekkilimin tutuksuz olarak yargılanmasını ve Ankara Barosu’nun davaya katılma talebinin reddini talep ediyoruz.”

    “ALEVİ TOPLUMUNUN ADALETE GÜVENİ ZAYIFLAMIŞTIR”

    DAD Ankara Şube Avukatlarından Ümran Hakverdi ise “Bu haliyle sanık tahliye edilmemeli. Çünkü toplum tehlikeye atılacaktır. Sanığın tahliyesi özellikle Alevi toplumu için tehlikedir. Alevi toplumunun, Sivas Katliamı nedeniyle adalete güveni zaten zayıflamıştır. O nedenle tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz” diye konuştu.

    Avukat Alişan Şahin de Karaca’nın neden tutukluluk halinin devam etmesi gerektiğini “Bu sanık, 4 Alevi derneğine elini kolunu sallayarak saldırı yaptı. Suçtan kurtulmak için kendini mesih ilan etti. Sanık, saldırı öncesinde kimlerle görüşme yapmış, onların aydınlatılması lazım. Bilirkişi raporlarının saklanması suç nedenidir. Savcılık makamının beyanına katılıyoruz” sözleriyle açıkladı.

    Sonrasında söz verilen Sanık Ahmet Ozan Karaca, “Tutuksuz yargılanmak istiyorum” dedi.

    Sanığın avukatı Yusuf Ziya Ünsal, “Sanığın tutukluluk süreci anlamında çok daha kolay bir yolla bu raporun alınması sağlanabilir. Tutukluluğun devamı, alabileceği cezanın üstüne geçmek demektir. Bu konunun değerlendirmesini talep ediyorum” dedi.

    Mahkeme Sanık Ahmet Ozan Karaca’nın tutukluluk halinin devamına, Ankara Barosunun davaya katılma talebinin reddine karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2023’e ertelendi

    PİRHA/ANKARA

     

  • Özen Meclis’e taşıdı: Cemevlerine saldıran kişi aklanmak isteniyor-VİDEO

    Özen Meclis’e taşıdı: Cemevlerine saldıran kişi aklanmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA – Milletvekili Zeynel Özen, Ankara’daki dört Alevi kurumuna yapılan saldırı ardından açılan davaya ilişkin konuştu. Özen “Akıl sağlığı yerinde değil’ diye rapor verildi ve bu adamın ağır ceza mahkemesinde yargılanması gerekirken asliye hukuk mahkemesine devredildi dava. Bu da onun aklanması demektir” diye konuştu.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Ankara’da dört Alevi kurumuna yapılan saldırının ardından 30 Ocak’ta ilk duruşması görülecek davaya ilişkin Meclis’te konuştu.

    Milletvekili Zeynel Özen, 30 Temmuz 2022’de Ankara’daki cemevlerine saldırı düzenleyen şahıs hakkında “Akıl sağlığı yerinde değildir” raporunun verilmesini eleştirdi. Özen, cemevlerine saldırı kapsamında oluşturulan iddianameyi Meclis gündemine taşıyarak saldırganların aklanmak istediğini belirterek, Alevilere yönelik suç işleyenlerin korunduğunu ifade etti.

    Özen şunları kaydetti:

    “Alevi katliamlarında, Alevilerin kapıları işaretlendiğinde ya da bir olay olduğunda hep açıklama şu olur: Bir serserinin, kendini bilmezin, sarhoşun ya da bir çocuğun yaptığı söylenir. Geçtiğimiz ağustos ayında 4 Alevi kurumuna saldırı oldu ve kameralar olduğu için bu fail yakalandı; şimdiye kadar hiçbir fail yakalanmadı ama bunda fail yakalandı. Tam o senaryoyu yine bu iktidar uyguladı, işte ‘kendini bilmez, aklı yetmez’ denilen o senaryo. ‘Akıl sağlığı yerinde değil.’ diye rapor verildi ve bu adamın ağır ceza mahkemesinde yargılanması gerekirken asliye hukuk mahkemesine devredildi dava, bu da onun aklanması demektir. Çok net, suç işleyenleri kollama, kayırma ve cesaretlendirme söz konusu bu kararla. Bu nedenle, tekrar benzer saldırılar olabilir, Alevilerin tüm tedirginlikleri bu yüzdendir. Alevilerin geçmişten bugüne yaşadıkları tüm katliamların üzeri örtülmüş, dosyalar karartılmıştır.

    Bu olayın rastgele yapılmadığını biliyoruz. Arkasında muhakkak birileri var. Saldırgan neden yaşadığı İzmir’den çıkıp Ankara’ya gelip 4 kuruma saldırdı? Şehir dışından gelen birinin çok kısa bir zamanda birbirinden farklı yerlerde olan kurumlara saldırması mümkün değil. Bu kişiyi sahaya süren karanlık güçler açığa çıkartılmalıdır. Bunları ortaya çıkarmayanlar ve üstünü örtenler bundan sonra olacak tüm Alevi katliamlarından sorumlu olacaktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Erçe: 4 kuruma saldıran kişi hakkında ‘akli dengesi bozuk’ vurgusu yapanların akıllarından şüphe ederim-VİDEO

    Erçe: 4 kuruma saldıran kişi hakkında ‘akli dengesi bozuk’ vurgusu yapanların akıllarından şüphe ederim-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, 4 Alevi kurumuna saldıran şahıs hakkında düzenlenen iddianameyi eleştirerek “Yani öyle sıradan bir saldırı değildi. Bizi aldatamazlar, kandıramazlar, halkımız da bu tür yalanlara asla ve asla inanmaz” dedi.

     

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Şahı Merdan Cemevi, Sivas Divriği Gökçebel Derneği ve Ana Fatma Cemevi’ne yönelik saldırıya ilişkin şüpheliler Ahmet Ozan K, Baver G. ve Çağdaş Can B. hakkındaki soruşturmayı tamamladı. İddianamede, Ahmet Ozan K.’nin akli dengesinin yerinde olup olmadığı yönünde hastaneden de rapor alındığına vurgu yapıldı.

    3 hafta gözlem altında kalan Ahmet Ozan K. hakkında düzenlenen raporda şüphelinin ‘işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasında, bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olduğu, cezai ehliyetini bulunmadığı’ yönünde karar verilmişti.

    “BİZ BU DEVLETİ TANIYORUZ”

    İzmir’den Ankara’ya gelip 4 Alevi kurumuna saldırı düzenleyen Ahmet Ozan K’ye ‘akli dengesi yerinde değil’ raporu verilmesine bir tepki de PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’den geldi. Erçe, PİRHA’ya yaptığı değerlendirmede “Biz bu saldırılar gerçekleştiği süreçte yapmış olduğumuz basın açıklamalarında aslında kişinin akıl sağlığı konusuna değinmiştik. Bizim açımızdan çok beklenmedik, yani sürpriz bir durum değil. Ne yazık ki yarın bunun için de ‘akli dengesi bozuk, meczup, psikopat diyecekler’ gibi ifadeler kullanmıştık. Çünkü biz bu devleti tanıyoruz. Biz bu hükümeti tanıyoruz” dedi.

     “BU ŞEKİLDE RAPOR DÜZENLEYENİN AKLINDAN ŞÜPHE DUYARIM”

    Cuma Erçe, geçmişte Alevilere yönelik katliam ve benzeri saldırılarda da benzer tutumların alındığına vurgu yaparak şunları söyledi:

    “26 Ocak’ta Sivas Madımak Duruşması var. 30. yılını girdi ve bu büyük insanlık dramı içerisinde bu davanın da zaman aşımına uğrama tehlikesi var. 30 yıldır hem uluslararası alanda hem ülkemize gündem olmuş bu mesele ile ilgili bile bir zaman aşımına uğratma çabası içinde olan devletin, cemevi saldırısı meselesinde bu şekilde kapatma girişimi bizim açımızdan sürpriz değil. Bunu çok net söylüyorum.

    Bizim navigasyon cihazı ile zor bulduğumuz yerleri, üstelik Ankara’yı bilmeyip İzmir’den gelen bir kişi 45 dakika içerisinde bulup, saldırı gerçekleştirip elini kolunu sallaya sallaya Ankara’dan çıkması ve böyle bir kişi hakkında akli dengesinin bozuk olduğu vurgusu yapanların akıllarından şüphe ederim. Buna bu şekilde rapor düzenleyecek olan kim ise doktorunun da sağlıkçısının da siyasetçisinin de aklından şüphe duyarım. Sanmasınlar ki bu davalar mahşere kalacak. Bu davaların arkasındaki gerçek suçluların ortaya çıkmayacağını zannetmesinler. Eninde sonunda bunlarla hesaplaşacağız.

    Geçtiğimiz günlerde de Ankara’nın orta yerinde bir cinayet işlendi ve bu cinayeti işleyenin devletin içindeki hangi görevliler aracılığıyla İstanbul’dan çakarlı araçlarla getirildiği, nasıl organize edildiği günlerdir tartışılıyor. Bu akli dengesi bozuk insanın da İzmir’den kimler tarafından, nasıl getirildiğini halkımız eninde sonunda öğrenecek. Ve bunu gerçekleştirenler eninde sonunda halka hesap verecekler. Yoksa elbette ki bu saldırıyı gerçekleştiren o zavallı ile bizim bir sorunumuz yok. Ama bu saldırıları bu zavallıya yaptırtan gerçek faillerin açığa çıkması için her türlü yasal, hukuki, fiili mücadelemiz sürecek.”

    “ÖYLE SIRADAN BİR SALDIRI DEĞİLDİ”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, 4 kuruma yapılan saldırı sürecinin farklı bir önem arz ettiğini vurgulayarak sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Çünkü bu saldırılar öyle bir dönemde gerçekleşti ki saldırının hemen arkasından cumhurbaşkanı, cemevlerine, dergahlara ziyaretlere başladı. Bu saldırıların hemen arkasından torba yasa ve kanun hükmünde kararname ile Alevi kurumlarını kendi içinde bölmeye çalışan politikalar gerçekleşti. Yani öyle sıradan bir saldırı değildi. Bizi aldatamazlar, kandıramazlar halkımız da bu tür yalanlara asla ve asla inanmaz.
    Bu davanın kesinlikle biz bir tarafında yer alacağız. Çünkü Alevi kurumlarından kaçırırcasına kendi başlarına fezlekeler, iddianameler hazırlıyorlar. Bizi bu anlamda muhatap dahi kabul etmeme tutumları devam ediyor. Halbuki saldırıya uğrayan cemevleri, Alevi kurumlarıdır.
    Alevilerin tehdit edildiği ve bu saldırılar sonrası Alevilik üzerinden geliştirilen politikalara baktığımızda bizim gibi tüm Alevi kurumları bu meselenin aslında direk mağduru ve muhatabıdırlar. Hedef Alevi kurumları, hedef Aleviliktir. Dolayısıyla her Alevi Kurumu bu davanın bir aşamasında kendini görmek zorundadır.”

    Eren GÜVEN – Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Cemevleri saldırganına ‘akıl sağlığı yoktur’ raporuna DAD Eş Başkanlarından tepki geldi-VİDEO

    Cemevleri saldırganına ‘akıl sağlığı yoktur’ raporuna DAD Eş Başkanlarından tepki geldi-VİDEO

    PİRHA- Ana Fatma Cemevi/Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Eş Başkanları Mustafa Karabudak ile Meral Gökkuş, Ankara’da 4 Alevi kurumuna saldıran şahıs hakkında “cezai ehliyeti yoktur” kararı verilmesine tepki gösterdiler. Karabudak ve Gökkuş, “Bu iddianamenin hukuksal bir boyutu yoktur, siyasal iktidarın bir kararı olduğunu düşünüyoruz. Karanlık ellerin saldırıları devam ediyor” dedi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Şahı Merdan Cemevi, Sivas Divriği Gökçebel Derneği ve Ana Fatma Cemevi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin şüpheliler Ahmet Ozan K, Baver G. ve Çağdaş Can B. hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. İddianamede, Ahmet Ozan K.’nin akli dengesinin yerinde olup olmadığı yönünde rapor alınması için sevk edildiği hastanede 3 hafta gözlem altında kaldığı, düzenlenen raporda şüphelinin ‘işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasında, bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olduğu, cezai ehliyetini bulunmadığı’ yönünde karar verilmişti.

    Ana Fatma Cemevi ve Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Eş Başkanları Mustafa Karabudak ile Meral Gökkuş, Ankara’da Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Şahı Merdan Cemevi, Ana Fatma Cemevi’ne ve Sivas Divriği Gökçebel Derneği’ne saldıran 3 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameye ilişkin konuştu.

    İzmir’den Eskişehir’e gelerek 2 kişi ile saldırıyı planlayan Ahmet Ozan K’ye ‘akli dengesi yerinde değil’ raporu verilmesini eleştiren Mustafa Karabudak, “İddianameye hiç şaşırmadık. Çünkü geçmişten bugüne tüm Alevi katliamlarında, Alevilerin kapıları, duvarları işaretlendiğinde yaşananların aynısı tekerrür ediyor” dedi.

    “SİYASAL İKTİDARIN BİR KARARI”

    Hazırlanan iddianamede Ahmet Ozan K., Baver G. ve Çağdaş Can B. şüpheli olarak yer aldı. Saldırıya uğrayan derneklere ise iddianamede yer verilmedi. Mustafa Karabudak, kararı eleştirerek şunları söyledi:

    “Olayın hem mağduru hem de müştekiyiz. Yani davanın sahibiyiz. Kurumumuz saldırıya uğramıştır, ilk baştan beri şikayetimiz vardır. Ve bunun üzerine 5 Avukat arkadaşımızın, bizim adımıza dilekçesi mevcut. İsmimizin bu dosyada olmaması garip bir durum. Biz bunun peşini bırakmayacağız. Artık yüzümüzü kamuoyuna döneceğiz ve elimizden geldiğince kamuoyu oluşturacağız. Bu iddianamenin hukuksal bir boyutu yoktur, siyasal iktidarın bir kararı olduğunu düşünüyoruz.”

    “BENZER SALDIRILAR OLABİLİR”

    Mustafa Karabudak, cezasızlık politikaları nedeniyle benzer saldırıların yine yaşanabileceğine dikkat çekti. “Bugün yarın bize yönelik yine bir saldırı olabilir” diyen Karabudak, tedirginliğini şu sözlerle aktardı:

    “Ortada bir cezasızlık, zamana yayma durumu var. Suç işleyenleri kollama, kayırma söz konusu. Bu nedenlerle tekrar benzer saldırılar olabilir. Alevilerin tüm tedirginlikleri bundan ötürüdür. Alevilerin geçmişten bugüne yaşadıkları olaylarda şiddete uğramış, katliama uğramışlar ama bir şekilde olayların üzerleri örtülmüş, dosyalar karartılmıştır. Bu da birilerine tekrar görev çıkartmak, cesaretlendirmektir. 4 kurum saldırıya uğradı, birinde yaralama söz konusu, diğer iki kurumda ise içeriye girip şiddet ve cebir var. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gereken bu olay Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kapatılmak isteniyor.

    Bu olayın rastgele yapılmadığını biliyoruz. Arkasında birileri muhakkak var. Saldırgan neden yaşadığı İzmir’den çıkıp, Ankara’ya gelip 4 kuruma saldırdı? İzmir’de cemevi yok muydu? Saldırganın Ankara’ya gelmesini anlamıyoruz. Şehir dışından gelen birinin, kısa bir zaman diliminde birbirinden farklı yerlerde olan kurumlara saldırması mümkün değil. Muhakkak bu kişiyi mobilize eden, her anlamda destekleyenler vardır. Biz, bunun açığa çıkmasını istiyoruz. Çünkü bunlar tetikçidir, arkalarını siyasal iktidara dayamışlar ve yarın da bir rapor alıp dışarı çıkarlar.”

    “30 OCAK’TA DURUŞMADA MUHAKKAK OLACAĞIZ”

    Mustafa Karabudak son olarak 30 Ocak’ta görülecek duruşmaya ilişkin katılım çağrısı yaparak, “Toplumun refleksi bizim açımızdan önemliydi. Büyük destek, dayanışma gelişti. İnsanların bu durumdan ötürü rahatsızlıklarını gördük. Ama diğer taraftan cemevine gittiklerinde orada bulundukları anda herhangi bir saldırıya uğrayacak, başına iş gelecek kaygısı olan insanların sayısı da az değil, bunu da gözetmek lazım. Mahkeme 30 Ocak’ta görülecek ve bizler muhakkak orada olacağız” diye konuştu.

    “KARANLIK ELLERİN SALDIRILARI DEVAM ETMEKTE”

    Cemevi saldırısı ardından oluşturulan iddianameye bir eleştiri de Ana Fatma Cemevi DAD Ankara Şube Eş Başkanı Meral Gökkuş’tan geldi. Alevi toplumuna dönük geçmişte yapılan katliam ve saldırıları hatırlatan Gökkuş, şunları kaydetti:

    “Çok iyi biliyoruz ve unutmuyoruz. Selçuklusundan, Osmanlısından bu yana Cumhuriyetin kuruluşundan sonra da Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi’de evlerimizi işaretleyip, katliam yapan bir güruhun dışarıda kol geziyor. Bu karanlık ellerin yeniden saldırıları devam etmektedir.

    Ankara’da cemevlerine yapılan saldırıda şahsa verilen ‘akli dengesinin yerinde olmadığı’ kararı düşündürücüdür. Akli dengesi yerinde olmayan şahısın dört ayrı cemevine saldırı gerçekleştirmesi nasıl mümkün olabilir? Bu akli dengesizliğin değil, akli dengesi yerinde olan bir sahsın planlayıp tasarlayabileceği bir saldırıdır.”

    “UNUTMADIĞIMIZ BİZLERE YAPILAN HAKSIZLIĞINIZ, ZORBALIĞINIZ”

    Meral Gökkuş, saldırı dosyasının karartılmak istendiğini ifade ederek, “Saldırının üstü her ne kadar diğerleri gibi kapatılmaya, unutturulmaya çalışılsa da bizlerin de bu yapılanları hiçbir zaman unutmayacağımızı belirtmek isteriz. Unutmadığımız itikatimiz, unutmadığımız bizlere yapılan haksızlığınız, zorbalığınız, hak yediğinizdir. Şu da unutulmasın ki Alevi halkı olarak vicdanımız ve hakkaniyetli oluşumuzla, üstümüzdeki sevgi hırkasıyla her zaman var olup, mücadelemizle ikrarlaşıp yolumuzun düsturunda devam edeceğiz” diye konuştu.

    İLK DURUŞMA 30 OCAK’TA!

    İddianamede, Ahmet Ozan K, Baver G. ve Çağdaş Can B. hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik”, “ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme”, “inanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” ile “silahla basit yaralama” suçlarından 12 yıl 10 aya kadar hapis cezası isteniyor.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • İstanbul Valiliği’nden açıklama: Cemevine saldıran failler yakalanmıştır

    İstanbul Valiliği’nden açıklama: Cemevine saldıran failler yakalanmıştır

    PİRHA-İstanbul Valiliği, Ali Baba Sultan Cemevi’ne yönelik saldırı yapan iki şahsın yakalandığı bilgisini paylaştı.

    İstanbul’un Pendik ilçesindeki Ali Baba Sultan Cemevi’ne 13 Ağustos gecesi yapılan saldırının failleri yakalandı. Konunun kamuoyunda geniş tepki uyandırması ardından İstanbul Valiliği, “Failler yakalanmıştır” açıklamasını yaptı.

    Pendik Kaymakamlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Bugün sabah saatlerinde ilçemiz Ertuğrulgazi Mahallesi’nde bulunan Ali Baba Sultan Cemevi ve Kültür Merkezi penceresinin kırıldığı ihbarı alınmıştır. Olay yerine sevk edilen güvenlik güçlerimizce cemevi görevlileri ve mahalle sakinlerinden alınan bilgiler ışığında failler yakalanmıştır. Konuyla ilgili adli soruşturma başlatılmıştır” ifadelerine yer verildi.

    VALİLİKTEN AÇIKLAMA: SORUŞTURMA DEVAM ETMEKTEDİR

    İstanbul Valiliği de Ali Baba Sultan Cemevi’nin saldırısına ilişkin 2 kişi hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Pendik ilçemizin Ertuğrulgazi Mahallesi’nde bulunan Ali Baba Sultan Cemevi’nin penceresinin kırılması olayının aydınlatılması için İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimizin kamera kayıtları ve görgü tanıklarından alınan bilgiler doğrultusunda yaptıkları titiz çalışmalar neticesinde olayın, bugün saat 01.00 sıralarında cemevinin bahçesine giren iki alkollü şahıs tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Olaya karışan şüpheli E.Ş. ve E.B. adlı şahıslar yakalanmış olup, başlatılan soruşturma devam etmektedir. İbadethanelere yapılan her türlü saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    SAVCILIKTAN AÇIKLAMA

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, başlatılan soruşturma kapsamında, gerekli tüm araştırmalar tamamlandıktan sonra toplanan delillerin hukuken değerlendirileceği ve ilgililer hakkında yasal işlem başlatılacağını bildirdi.

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Pendik Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Ali Baba Sultan Cemevi ve Kültür Merkezi’nin camının kırıldığına dair ihbar alınması üzerine derhal soruşturma başlatıldığı ve kamera kayıtlarının incelenmesi suretiyle yapılan araştırma sonucu olayı gerçekleştirdiği belirlenen E.Ş. ve E.B. adlı şüphelilerin yakalandığı belirtildi.

    Açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Yakalanan şüpheliler savunmalarında özetle ‘Gece alkol aldıklarını, kapalı bir mekanda uyumak için cemevinin camını kırarak kapıyı açtıklarını ve burada yattıklarını, sabaha karşı kalkıp cemevini terk ettiklerini’ beyan etmişlerdir. Cemevi yetkilisi de alınan beyanında özetle ‘Şüphelilerin aynı mahallede oturduklarını, aileleriyle yapılan görüşme sonucu eylemin art niyetli olmadığını anladıklarını, şikayetçi olmadığını’ belirtmiştir. Başlatılan soruşturma kapsamında gerekli tüm araştırmalar tamamlandıktan sonra toplanan deliller hukuken değerlendirilecek ve ilgililer hakkında yasal gereğine tevessül edilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    (HABER MERKEZİ)