Etiket: cemevi ziyareti

  • Dertli Divani: İktidarı samimi bulmuyoruz, sinsi politikalar yürütüyor -VİDEO

    Dertli Divani: İktidarı samimi bulmuyoruz, sinsi politikalar yürütüyor -VİDEO

    PİRHA- Ozan Dertli Divani, AKP iktidarının son süreçte Alevilere yönelik uyguladığı politikaların sinsice olduğunu söyledi. Divani, “İktidarı samimi bulmuyoruz. Sinsi politikalar yürütülüyor. Etik siyasetin dışında başka siyaset yaptıklarının farkındayız. Bu girişim kendilerine benzetme çabalarıdır. Bu oyunlara düşmeyelim aklımızı başımıza devşirelim” dedi.

    Yol yürütücüsü, Ozan Dertli Divani, AKP iktidarının son süreçte Alevilere yönelik uyguladığı politikalara dair PİRHA‘ya konuştu.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine yaptığı ziyareti ve Diyanet aracılığıyla Alevi dedelerin Kerbela’ya götürülmesi ile gençlik kampı düzenlemesini eleştiren Divani, iktidarın bu konuda samimi olmadığını vurguladı.

    AKP iktidarının her seçim döneminde farklı kesimlere yönelik sinsi politikalar izlendiğini de belirten Divani, Alevilerin taleplerinin çok açık ve net olduğunu, eşit yurttaşlık talebinin karşılanmasıyla sorunların çözüleceğini söyledi.

    “AKP, 20 YILDIR ALEVİLERİN TALEPLERİNE KULAKLARINI TIKAMIŞ DURUMDA”

    Seçim öncesindeki her dönem siyasi partilerin ve partilerin genel başkanlarının her kesime yönelik ziyaretler gerçekleştirdiğini belirten Divani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cemevi ziyaretinin de siyasi içerikli olduğunu kaydetti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20 yıldır iktidarı yönettiğini hatırlatan Divani, “AKP iktidarları süresince Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri karşısında bugüne kadar en küçük bir adım atmadılar ve hep yok saydılar. Alevilerin talepleri çok net ve çok açık. Geçmişten bugüne kadar toplumun önde gelen isimlerinin defalarca dile getirmesine rağmen bunların hepsine kulaklarını tıkadılar. Biz laik ve demokratik bir yaşam tarzının bu ülke sınırları içerisinde yaşayan herkes için gerekli olduğuna inanıyoruz. Laik ve demokratik bir ülkede de Diyanet diye bir teşkilatın olmaması lazım. Evet Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda zorunluluktan dolayı bir Diyanet teşkilatı oluşturmuş ama artık bugün gereksiz bir yapı. Devlet bütün inançlara, ibadet anlayışlarına, farklı yaşam tarzı olanlara eşit mesafede olmalı. Her toplumun, farklı grupların kendisini özgür bir şekilde ifade edebileceği ve inancını yaşayabileceği ortamı devletin oluşturması gerekiyor” diye konuştu.

    “DEMOKRASİ VE LAİKLİK KAĞIT ÜZERİNDE YAZILI, PRATİKTE UYGULANMIYOR”

    Hiçbir inancın, ibadet anlayışının, yaşam tarzının kendisinden farklı olana müdahale etmemesi, kendine benzetmek gibi bir politika izlememesi gerektiğini vurgulayan Divani, sözlerine şöyle devam etti:

    “Devletin kontrolör görevi var burada. Hiçbir dine, hiçbir inanca maddi anlamda bir yardımda da bulunmasına gerek yok. Her toplum kendi inancının gereklerini kendisi finanse etmeli. Şu dindenim, bu dindenim demeyen ateistler de var, deistler de var, farklı yaşam tarzı olanlar var. Bunların hepsine de saygı duymamız gerekiyor. Ezidi’si, Ermeni’si, Laz’ı, Çerkez’i, Arap’ı, Kürt’ü, Türk’ü var. Bunların hepsini olduğu gibi kabul etmek gibi asli bir görevi vardır bu devlettin. Ama iktidarlar ne yapıyorlar? Hayır, diyor. Demokrasi ve laiklik sadece kâğıt üzerinde yazılı. Gerçekte bunlar uygulanmıyor. Güçlü olan, egemen olan kimse yasaları da hukuk sistemini de kendilerine göre düzenliyorlar. Bu ülke içerisinde yaşayan aydınlar, aklı başında olan vicdanlı insanlar bunun farkında, herkes biliyor. Alevi Bektaşi Kızılbaş toplumu olarak yerkürede bizim dışımızda ne kadar farklı inanca, ibadet anlayışına, yaşam tarzına sahip olan varsa hepsi bizim için kendine özgüdür, değerlidir. Bunların varlığını kabul edeceğiz.”

    “CUMHURBAŞKANI SİNSİ POLİTİKALAR YÜRÜTÜYOR, SAMİMİ BULMUYORUZ”

    Cumhurbaşkanının Hüseyin Gazi Cemevine ziyaretini samimi bulmadıklarını ifade eden Divani, “Dedeleri ziyaret amaçlı Kerbela’ya götürme yaklaşımlarını da samimi bulmuyoruz. Gençlik kampları adı altında gençleri toparlayanları da samimi bulmuyoruz. Sinsi politikalar yürütülüyor. Etik siyasetin dışında başka siyaset yaptıklarının farkındayız, samimi değiller. Bu girişim kendilerine benzetme çabalarıdır. Bu oyunlara düşmeyelim aklımızı başımıza devşirelim” dedi.

    Dertli Divani şöyle devam etti:

    “Bu ülkede sadece Aleviler ve Sünniler yaşamıyor. Farklı milliyeti, inancı olanlarda var. Onların da varlığını kabul edeceğiz ama ülkenin yapısını bozmadan, demokratik zeminde herkes varlığını ifade edecek. Evet laik, demokratik Cumhuriyetin değerleri, bu ülke sınırları içerisinde yaşayan her kesim için vazgeçilmezdir. Bugüne kadar arzu edilen düzeyde yürümedi ama bundan sonra demokrasiye inanan, kendini farklı ifade eden herkes gücünü birleştirirse bu Yezit zihniyetini boşa çıkarmış oluruz. Bütün ırkların, renklerin, milliyetlerin, farklılıkların kısacası bir arada kardeşçe yaşaması mümkündür. Biz buna inanıyoruz. Alevi kurum yöneticilerinin, dedelerinin, dergâhının başında olan postnişinlerinin aklı başında, vicdanlı, insaflı olan bütün aydınların yanında karınca kararınca bizlerde sazımızla, sözümüzle mücadele etmeye çalışıyoruz.”

    “HER KESİM FARKLILIKLARIYLA BİRLİKTE ÖZGÜRCE YAŞAYABİLMELİ”

    Dertli Divani sözlerine şu dörtlüklerle ve sözlerle son verdi:

    “Ne yazık dostlar geçip giden zamana,

    Karanlıktan aydınlığa bir yol alınmaz oldu,

    Madem her şey insan için her şey insandan yana,

    Hani hak, hukuk, adalet nerede bulunmaz oldu.

    Ezen ezilen sınıflar karışmış birbirine,

    Riyakâr olanlar geçmiş aklı selim yerine,

    Önünü sonunu görmeyenler gider körü körüne

    Ehli irfan olmayınca karar kılınmaz oldu.

    Asalet kişide yoksa, soydan boydan ne gelir,

    Arifler gerçek erenler onu hep böyle bilir.

    Der Dertli Divani canlı cansız tüm kâinat bir,

    Varlık aleminde varız neden bilinmez oldu.

    “MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLMALI”

    Alevilerin talepleri çok net, çok açıktır. Aleviler eşit yurttaşlık talebi kapsamında, ‘cemevleri bizim ibadet yerimizdir’ diyor. Bunun kabul görmesi lazım. Madımak’ta kültür elçileri yakıldı. Oranın utanç müzesi olması gerekiyor. Kısacası bu ülkede birbirinden farklı olan bütün grupların olduğu gibi kabul edilmesi hepimizin ortak söylemi ve ortak talebidir. Demokrasi, demokrasi, demokrasi diyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

  • ‘Erdoğan için cemevinde ‘iftar’ sofrası kuranlar ihraç edilmeli; inancımıza saygısızlık’ -VİDEO

    ‘Erdoğan için cemevinde ‘iftar’ sofrası kuranlar ihraç edilmeli; inancımıza saygısızlık’ -VİDEO

    PİRHA – PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine gitmesine ve cemevinin Erdoğan’a göre dizayn edilmesine sert tepki gösterdi. Arslan, “Cumhurbaşkanı için cem odasında iftar sofrası kuranlar ihraç edilmeli. Bu Yol bedellerle buraya kadar geldi. Biz bu Yol’u basit insanlarla, böyle ufak tefek hesaplara peşkeş çekemeyiz” dedi. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine gitmesiyle birlikte sırasında yaşananlara bir eleştiri de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve aynı zamanda Akdeniz Bölge sorumlusu olan Adnan Arslan’dan geldi.

    Cemevlerimizi kimse kendisine göre şekillendiremez” diyen Arslan “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Yargıtay’ın kararını tanımayıp, cemevlerini de tanımıyorsun ve ardından cemevlerini ziyarete gidiyorsun” sözleriyle eleştirilerini dile getirdi.

    “ZİYARETE GELMENİN DE BİR ADABI VARDIR”

    Adnan Arslan, Cumhurbaşkanının önce cemevlerini tanıması gerektiğini vurgulayarak şu yorumda bulundu:

    “Cemevlerinin yasal statüsünü ver, ondan sonra ziyarete gel. Ziyarete gelmenin de bir yolu, yöntemi, adabı vardır. Kendine göre şekillendiremezsin. Gelirsin, biz seni nerede oturtursak, nerede ağırlarsak ağırlarız. Cem salonlarımızda pirlerin oturduğu bir posta oturuyor veya oturtuluyor ve orada yemek yeniliyor. O da yetmiyor orada bizim pirlerimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Hazreti Ali ve bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün posterleri kaldırılıyor. Arapça, bilmediğimiz, anlamadığımız yazılar asılıyor. Bu neyin nesi, ne yapmaya çalışılıyor? Kendilerince Alevileri asimile etmeye mi çalışıyorlar? Bu şekilde Alevilere hiçbir şey yapamazsınız.

    Cemevinde posta sadece pir oturur. Orada cem erkanı yapan pirler, ocakzadeler oturur. Kurum başkanı olarak ben bile oturamam. Herhangi bir Alevi oturamazken, cemevlerini tanımayan cumhurbaşkanı gelip oraya oturuyor. Ne hakla oturuyor onu da anlamış değiliz. Hiç kusura bakmasınlar önce cemevlerini tanısınlar, cemevlerinin yasal statüsünü versinler ondan sonra kapımız herkese açık.”

    “ALEVİLERDEN OY ALAMAZSINIZ”

    Adnan Arslan’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise cemevlerinde misafir ağırlanamayacağı konusu oldu. Aslan, iktidarın yaklaşan seçimler sebebiyle Alevi toplumuna yakınlık gösterdiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bize bir misafir geldiği zaman biz onu mihman biliriz. Mihman Ali’dir. ‘Ali demandır’ deriz. Misafirperverliğimizi yaparız ama onun arzuladığı şekilde değil, bizim istediğimiz şekilde. Cem salonunda misafir ağırlanmaz, orası bir ibadet yeridir. Olacak kabul edilebilecek bir şey değildir. Bu kimin aklı, kim yönlendirdi, kim yaptı onu da bilmiyoruz. Onun için biz bunu samimi görmüyoruz.

    2023 yılında seçimler olacak bir seçim yatırımı kendilerince yapmaya çalışıyorlar. Bu tutmayacak. ‘Alevilere yaklaşalım, şirin gözükelim. Alevilerden biz nasıl alabiliriz’ hesabı var. Kusura bakmayın sayın cumhurbaşkanım. Alevilerden oy alamazsınız. Alevilerden oy almanız için o üç temel işi yapmanız lazım;

    1- Cemevlerinin yasal statüsü

    2-Zorunlu din derslerinin kaldırılması

    3-Madımak otelinin utanç müzesi olması.

    Eğer bunları yapar ve samimi olursanız o zaman Alevilerden oy alabilirsiniz. önce Alevilerin ibadet yerlerine saygı duyun. Alevilerin cemevlerine ‘cümbüş evi’ dediniz daha önce. Dersiniz ki ‘O zaman bilmiyordum da şimdi öğrendim’ veya ‘değiştim’. Değiştiyseniz buyurun bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz, cemevlerinin yasal statüsünü verin. Olması gelen bütün haklarımızı verin biz de ‘eyvallah’ diyelim. Bunu sadece bir seçim yatırımı ve asimilasyon politikası olarak görüyoruz.”

    “YOL İÇİN HİÇ TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Cumhurbaşkanı için cem odasında iftar sofrası kuranların ihraç edilmesi konusuna da değindi. Aslan, Oradaki yöneticiler ne akla hizmet ederek anahtarı verip kafalarına göre dizayn ediyorlar, bu kabul edilebilecek bir şey değil. Bence cemevi hangi kurumumuza bağlıysa o kurum gereğini yapmalıdır. Bunların yönetimdeki ihraçlarını yapmalılar. Çünkü bu Yol’umuza, inancımıza aykırı bir davranıştır. Alevi inancına büyük bir saygısızlıktır. Bu Yol öyle basit bir Yol değildir. Bu Yol bedellerle buraya kadar geldi. Biz bu Yol’u basit insanlarla, böyle ufak tefek hesaplara peşkeş çekemeyiz, buna müsaade de etmeyiz. Bedel ödedik ödemeye de hazırız. Ama bu Yol için hiç taviz vermeyeceğiz, kim olursa olsun.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Hüseyin Gazi Vakfı Başkanı Ayyıldız: Ziyareti kabul etmeseydim ihanet etmiş oldurdum-VİDEO

    Hüseyin Gazi Vakfı Başkanı Ayyıldız: Ziyareti kabul etmeseydim ihanet etmiş oldurdum-VİDEO

    PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Hüseyin Gazi Cemevi’ni ziyaret etmesi tepkilere neden oldu. Cemevinin ziyaret öncesi yeniden dizayn edilmesi nedeniyle tepkilerin odağındaki Hüseyin Gazi Kültür Sanat Vakfı Başkanı Mehmet Ali Ayyıldız, “Cemevini dizayn etme konusu ziyaretten bağımsız. Alevi toplumu olarak duvardaki resimleri mi konuşacağız? Ziyareti kabul etmeseydim Alevilere ihanet etmiş oldurdum” dedi.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da bulunan Hüseyin Gazi Cemevi’ni ziyaret ederek, oruç açma programına katıldı. Programda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, partililer ve bazı Alevi ve Bektaşi dernek temsilcileri de yer aldı.

    Söz konusu ziyaret, Alevi kurumları başta olmak üzere birçok kesimin tepkisine neden oldu. 20 yıllık iktidarları boyunca Alevileri yok sayan AKP hükümetinin cemevi ziyareti ‘seçim yatırımı’ olarak değerlendirildi.

    Tepkilerin odağında ise ziyareti kabul eden ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti ağırlayan Hüseyin Gazi Kültür Sanat Vakfı Başkanı Mehmet Ali Ayyıldız vardı.

    Ayyıldız, söz konusu ziyareti PİRHA’ya anlattı.

    “VAKFIMIZIN TAHSİSİ DAVASI VARDI, BU YÜZDEN TADİLATI YENİ YAPABİLDİK”

    Ayyıldız, vakıflarının başka bir vakıfa tahsis edilmesi davası olduğunu ve bu yüzden uzun süre tadilat yapamadıklarını, tahsisin ardından tadilata başladıklarını belirtti.

    Hüseyin Gazi Dergahı’nın 1400 rakımlık bir yerde olduğunu kaydeden Ayyıldız, kışların çok sert geçtiğini ifade ederek, şunları dile getirdi:

    “Geçtiğimiz kış bayağı bir hasar aldık. Yaklaşık bir buçuk ay önce İçişleri ve Kültür Bakanlığı’ndan, Ankara Valiliği’nden, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden, Mamak Belediyesi’nden tadilat için ihtiyaçlarımızı aldık. Kiminden asfalt, kiminden tuğla, kiminden elektrik malzemesi alarak oradaki tadilatımızı gerçekleştirdik. Tadilatta önceliklerimiz vardı. Kesimhanemiz çok kötü durumdaydı, hiç hijyen değildi. Kesimhanemizi komple yeniledik. Tuvaletlerimiz çok kötüydü, oraları yeniledik. Türbe etrafının alanını düzenledik. Doğal olarak cemevimizin içi de çok kötüydü, orayı da yeniden yaptık.

    “CEMEVİNİN DUVARI PATLAMIŞTI, RESİMLER ZARAR GÖRMÜŞTÜ YENİLEYİP, YENİ YERİNE ASTIK”

    Kış ayında duvarları, çatıları su almıştı, patlamıştı. Duvarlarımızda Hz. Ali ve bir Atatürk resmi vardı, ortada da Hünkarımız Hacı Bektaş Veli’nin resmi vardı. Hünkarımız Hacı Bektaş Veli’nin bu resmini kurtarabildik ama diğer iki resmi kurtaramadık. Cemevimizin boya, badana, ses sistemi gibi tadilatlarını yaptıktan sonra ben Atatürk’ün ve Hz. Ali’nin aynı boyda daha güzel resimlerini tablo olarak yaptırdım. Kurtardığımız Hacı Bektaş Veli resmi ile birlikte aynı çerçevede dizayn olacak şekilde yaptırdım. Aynı zamanda üniversitede bir hattat hocamız vardı. Bizim cemevlerimizde bir isim silsilemiz vardır. Peygamber efendimizle başlar Hz. Ali, Hasan, Hüseyin diye devam eder. Bunların bir hattat çalışmasını istedim. Hocamız sağ olsun bunları güzel bir şekilde yaptı. Bunların üstünde orijinal Arapça, altında da Türkçe yazıyor. Cemevimizin su alan duvarı yine aynı sıkıntıyı yaratmasın diye resimleri ortadan değil de sağ baştan başlatarak astık. Başta Atatürk daha sonra Hacı Bektaş Veli ve Hz. Ali şeklinde dizdik. Bizim kültürümüze, ritüelimize uygun bir cemevi dizaynı yaptık.

    “DUVARDAKİ RESİMLERİ Mİ, BU ZİYARETİN ANLAMINI MI KONUŞMALIYIZ?”

    Eskiden gelen ziyaretçilerimiz su alan duvarın üzerindeki fotoğraflarla olduğu zamanı paylaşıyorlar ve fotoğraflar sağ tarafa alınmış diyorlar. Eski hali yeni hali şeklinde veriyorlar. Bunu yapanlar da bizim toplumumuz, Alevi insanlarımız. Hatta Alevi örgütü içerisinde mücadele ettiğini söyleyen vatandaşlarımız yapıyor bunu. Yani biz kendi örgütümüzde şu anda böyle şeyleri mi tartışmalıyız yoksa bu ziyaretin anlamını mı tartışmalıyız? Bu ziyaretin mesajını mı, Alevi toplumuna neler vereceğini mi konuşmalıyız? Çünkü Cumhuriyet tarihiyle beraber Çorum’da, Maraş’ta en son Sivas’ta yaşadığımız acılarımız var. Sivas’tan sonra örgütlenmeye çalışan bir Alevi toplumu var. 30 küsur yıldır örgütlü bir toplum ama sizin de bildiğiniz gibi örgütler kendi içerisinde dağınık durumdalar. Bir konuda bile fikir beyan edip anlaşamaz duruma gelmişler. Bu bence Alevi örgütlerinin oturup düşünmesi gereken bir konu.”

    “CEMEVİNİ DİZAYN ETME ZİYARETTEN BAĞIMSIZ” İDDİASI

    Cemevinin dizayn edilmesinin Erdoğan’ın ziyaretinden bağımsız olduğunu iddia eden Ayyıldız, “Bu dizayn etme konusu ziyaretten bağımsız olarak vakfımızın yaptığı bir şey. Burası bin yıllık bir Alevi Dergahı. Sosyal medyada konuşulan konular için toplumumuzun biraz duyarlı olmasını istiyorum. Bin yıllık bir Alevi Dergahı için konuştuklarımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Dergahımızın bir ana giriş kapısı var. Vakti zamanında yıkılmış, dağılmış, kilit vurulmuştu. Bu kapıyı aslına uygun restore ettik. Bunu konuşmuyoruz, cemevinde resimleri oradan çıkardın bu tarafa astın diye konuşuyoruz. Örneğin ben Çorum’da bir cemevine gittim. Oradaki dedeye, ‘Dede bu resim niye sağda, niye solda, niye ortada değil?’ diye sorabilir miyim? Bunlar ayıp şeyler değil mi? Bunu gündeme getiren, konuşan arkadaşlara da biraz kırgınım” ifadelerini kullandı.

    “CUMHURBAŞKANI POSTA OTURMADI, ZİYARETTEN ÖNCE KALDIRDIK”

    Yemekhanelerinin kötü durumda olduğunu ve henüz tadilat yapamadıklarını anlatan Ayyıldız, Erdoğan’ın posta oturmadığını savunarak, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bizim Alevi kültürümüzde cemevimiz her şeyimizdir. Orada nikah kıyarız, mahkeme kurarız, orucumuzu da açarız, aşuremizi de yeriz, sohbet de ederiz, uyuruz da. Ben böyle bir şeyle karşılaşacağımı bildiğim için özellikle ortada bir tane bile post bırakmadım. Yani kazara birisi gelir, oturur kötü bir kare yakalarlar ve bunu da bize karşı kullanırlar diye postu kaldırdım. Ayrıca bu konuyu Alevi dedelerine, Bektaşi babalarına danıştım. Yemekhanemizin kötü olduğunu, Cumhurbaşkanımızın ziyarete geleceğini, cemevinde orucumuzu açmanın uygun olup olmadığını sordum. Dedelerimiz ve babalarımız tabii ki uygundur dedi. Ben de bunun üzerine burada lokma verilmesinin uygun olduğunu düşündüm. Binlerce resim paylaşılıyor. Bir tanesi bana cumhurbaşkanının oturduğu yerde post göstersin, gösteremezler. Çünkü yok. Hassasiyet gösterdik ve kaldırdık.

    “HERKES İSTEDİĞİ YERE OTURDU”

    İçeri girdiğimizde Cumhurbaşkanımız, ‘Başkan nereye oturalım?’ diye bana sordu. Dedim ki, ‘Cumhurbaşkanım herkes istediği yere oturuyor, siz de istediğiniz bir yere oturun.’ ‘Şurası uygun mu?’ dedi. Uygundur dedik, gittik oraya oturduk. Yani biz cumhurbaşkanına makam hazırlamadık. Biz hangi minderde oturuyorsak o da o minderde oturdu. Oraya gelen ziyaretçilerin tamamı nereye oturmak istiyorsa oraya oturdu.

    “ZİYARET SIRASINDA DEDELER, AKADEMİSYENLER, VALİ, KAYMAKAM, BELEDİYE BAŞKANI VARDI”

    Ziyaret sırasında, bizim sürekli gelen misafirlerimiz vardı. Cumhurbaşkanımız, Kültür ve İçişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı sözcümüz, Ankara valimiz, Mamak kaymakamımız geldi. Mamak Belediye Başkanımız gelirken bazı dedeleri ve akademisyenleri de getirdi. Bir de mersiye okuyacak arkadaşlarımız vardı, onlardan birkaç kişi geldi. Katılım bu kadardı.”

    “CUMHURBAŞKANIMIZ HAYIRLI HABERLER VERECEĞİNİ SÖYLEDİ”

    Dergahlarında özellikle de Muharrem ayında siyaset konuşmadıklarını belirten Ayyıldız, ancak Cumhurbaşkanı geldiği için Alevilerin taleplerini ve vakıf olarak kendi taleplerini dile getirdiklerini söyledi.
    Cumhurbaşkanını ilk geldiği zaman kapıda karşıladığını kaydeden Ayyıldız, “Arabadan cemevine yürürken 1 dakikalık mesafemiz vardı. Orada biraz Hüseyin Gazi’nin tarihi ve yaptığımız faaliyetler hakkında biraz bilgi verdim. Aleviler olarak Cumhurbaşkanımıza taleplerimizi söyledik. O da, ‘Arkadaşlarımız çalışma yapıyor, yakında hayırlı haberler vereceğiz’ dedi.

    “VAKIF OLARAK İKİ ÖZEL İSTEĞİMİZ DAHA OLDU”

    Bir de bizim özelimizde iki tane talepte bulunduk. Dergahımızın talepleri bunlar. Birincisi bizim Hüseyin Gazi Dergahı’mızın yanında iki küçük ikiz dağımız var. Bu dağın birisinin arkasında Hüseyin Gazi Mağarası var. Hüseyin Gazi Efendimiz ilk o mağarada yaşamış. Bizim buraya gelen Alevi canlarımız buradaki türbeyi ziyaret ettikten sonra o mağarayı görmek istiyorlar ama o mağara askeri bölgede kalıyor. Etrafı dikenli tellerle çevrili. Buranın askeriyeden alınıp bize verilmesini talep ettim. Cumhurbaşkanımız Kültür Bakanı ve İçişleri Bakanı’nı çağırdı. Onlar da bu konu ile ilgili notlarını aldılar. İkinci isteğimiz de bizim vakfımızın kamu yararı yok, bu statünün verilmesini istedik” diye konuştu.

    “CUMHURBAŞKANIMIZ DA BİZİM GİBİ TABLDOTTAN YEDİ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyetin ziyareti sırasında neler yaşandığını anlatan Ayyıldız şunları söyledi:

    “Cemevine girdikten sonra oturduk. Öncelikle iki, üç dedemiz mersiye okudu. Sonra beş bacımız mersiye okudu. Daha sonra başka bir dedemiz lokma duasını yaptı. Daha sonra da lokmalarımızı yedik. Cumhurbaşkanımız da aynı bizim gibi tabldottan yedi. Soframız gayet mütevaziydi. Hatta sosyal medyada kirliliğe yol açmasın diye, su içmediğimiz için ayran, meyve suyu gibi şeyler de sunmadık. Lokmalarımızı bitirdikten sonra Cumhurbaşkanım söz istedi. Çok kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında peygamber efendimizin İslam dünyasına, Müslümanlara iki tane emanet bıraktığını, bunun bir tanesinin Kuranı Kerim olduğunu, ikincisinin de Ehlibeyt olduğunu ancak ehlibeytinin Kerbela’da ayaklar altına alındığını, bunun hem İslam dünyasına hem Peygamber Efendimize ihanet olduğunu, o yüzden Ehlibeyt sevenlerin duydukları acıyı, kederi tüm Müslümanların duyduğunu dile getirdi. Bunun üzerine dedelerimizden birisi son bir dua okuyarak ritüelimizi sonlandırdı.

    “CUMHURBAŞKANIMIZI MAKAMINDA ZİYARET EDİP, HEDİYESİNİ VERECEĞİM”

    Gelenlerden Cumhurbaşkanımıza taleplerini iletmek isteyenler oldu. Cumhurbaşkanımız onları dinledi. Ardından cemevimizin karşısında bulunan Hüseyin Gazi Türbesini ziyaret ettik. Türbe çıkışında Cumhurbaşkanımız bana bir çini tabak hediye etti. Üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunuyor. Muharrem ayı olduğu için ben ona hediye veremedim. Bizde Muharrem ayında hediyeleşmek yoktur ama Muharrem bittikten sonra kısmet olursa makamında ziyaret edip, hediyesini de vereceğim, hem de konuşamadığımız bazı konuları konuşacağız.”

    “BİLGİ VERMEM GEREKEN KİŞİLERE BİLGİ VERDİM”

    Hüseyin Gazi Derneği yönetiminin ziyaretten haberdar olmadıklarına ilişkin yaptıkları eleştirilere de değinen Ayyıldız, “Arkadaşların söyledikleri doğru ama eleştirilerini doğru bulmuyorum. Arkadaşlara haber vermedim. Ben vakıf başkanıyım. Vakıftaki yönetimde olan arkadaşlarımın bilgisi var. Aynı zamanda bizim vakfımızda mütevelli heyetimiz var, kurucu üyelerimiz var. Mütevelli heyetinden de bilgi vermem gereken kişilere bilgi verdim.

    “ZİYARETİ KABUL ETMESEYDİM İHANET ETMİŞ OLURDUM”

    Alevi kültüründe misafire her zaman kapıların açık olduğunu aktaran Ayyıldız, son olarak şunları dile getirdi:

    “Bana, Cumhurbaşkanımızın bizi ziyaret etmek istediği talebi iletildiğinde, burasının bir Alevi dergahı olduğunu ve kapımızın herkese açık olduğunu söyledim. Buyursun gelsin, misafirlerimizin başımız üstünde yeri var, dedim. Burası vakıfların mülkü, biz burada kiracıyız. Yani burası devletin mülkü. Vatandaş kendi mülküne gelmek için bizden izin istiyor ve bir Alevi dergahı burası. Benim buna yok deme şansım var mı? Ya da ben buna yok dediğim zaman yıllardır Alevilerin dile getirdiği taleplerine, isteklerine ihanet etmiş olmaz mıyım? Bana demezler mi, ‘Biz yıllardır cemevlerimiz ibadethane sayılsın diyorduk, devlet ayağımıza geliyor, sen bunu nasıl ret ededersin, sen nasıl bir hainsin?’ diye.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

    > Alevi başkanlar Erdoğan’ın cemevi ziyaretini yorumladı: Samimi bulmuyoruz-VİDEO
    > Erdoğan, Hüseyin Gazi Cemevi’ne gitti, oruç açımına katıldı-VİDEO
    > Erdoğan’ın cemevi ziyareti öncesinde indirilen resimler tekrar eski yerlerine asıldı

     

  • Erdoğan’ın ziyareti öncesi açıklama: Dergâhımız siyaset oyununa alet ediliyor

    Erdoğan’ın ziyareti öncesi açıklama: Dergâhımız siyaset oyununa alet ediliyor

    PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da bulunan Hüseyin Gazi Cemevi’ni ziyaret edecek. Hüseyin Gazi Derneği Yönetim Kurulu, söz konusu ziyarete ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, “Bu ziyaretin bilgimiz dışında gerçekleştiğini ve bireysel kararla dergâhımızı siyaset oyununa alet eden Vakıf Başkanı’nı protesto ettiğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyururuz” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da bulunan bu akşam Hüseyin Gazi Cemevi’ni ziyaret edecek. Muharrem ayının 10. Günü (8 Ağustos) gerçekleştirilecek ziyarete, davet edilen çok sayıda Alevi dedesi ve kurum temsilcisinin katılmayacağı belirtildi.

    Söz konusu ziyaretin organizasyonu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı olan Arif Ali Özzeybek tarafından yapılıyor. Buluşma için hem Ankara hem de Ankara dışından bazı Alevi dedeleri, Bektaşi babaları ve akademisyenlerin de davet edildiği kaydedildi. Buluşmaya katılacak olanların yol ve konaklama masrafları, İçişleri Bakanlığı tarafından karşılanacak.

    Hüseyin Gazi Derneği Yönetim Kurulu, söz konusu ziyarete ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    Ziyaretin gerçekleştirileceğini basından öğrendiklerini belirten yönetim kurulu üyeleri, vakıf yönetiminden birkaç kişinin aldığı bireysel kararla dergahlarının siyaset oyununa alet edildiğini vurguladı.

    “ZİYARETİN GERÇEKLEŞECEĞİNİ BASINDAN ÖĞRENDİK”

    “İki gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’da bir cemevini ziyaret edeceği haberi medyaya düştü. Bizler de birçok Alevi kurumu gibi bu ziyaretin nerede olacağını, Alevilere karşı inkârcı politikaları sürdüren siyasi iktidarın nerede ve ne zaman bu ziyareti gerçekleştireceğini merak ediyorduk” denilerek başlanan açıklamaya şu sözlerle devam edildi:

    “Hüseyin Gazi Kültür Derneği olarak ziyaretin dernek merkezimizin bulunduğu Hüseyin Gazi Dergâhı’nda olacağını haberden sonra öğrenmiş olduk. Bu ziyaret programı Hüseyin Gazi Vakıf Başkanı Mehmet Ali Ayyıldız’ın kişisel inisiyatifi ile organize edilmiştir. Ziyaret sürecinden ne Vakıf Kurucular Kurulu’nun ne dernek Yönetim Kurulu’nun ne de Mütevelli Heyeti Başkanı ve Dernek Başkanımız Melih Hız’ın bilgisi bulunmaktadır.

    “ZİYARET SIRASINDA İSMİ ALINAN 4 VAKIF YÖNETİCİSİNİN DIŞINDA KİMSE BULUNAMAYACAK”

    Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamı her yeri ziyaret edebilir. Ancak bu ziyaretin dayatma şeklinde olmaması beklenir. Dayatma ziyaret sırasında ismi alınan 4 Vakıf yöneticisi dışında kimsenin ziyarette bulunamayacağını da içeriyor. Dergâhımıza ziyarete gelenlerin dergâh adabına uyarak, dinlemeye, anlamaya, bir olmaya gelmesini beklerdik. Bu şekilde oldubitti ile gerçekleştirilen dayatmacı bir ziyaret kabul edilemez.

    “ORADA OLSAYDIK ERDOĞAN’A SORULARIMIZI SORARDIK”

    Biz Yönetim Kurulu olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarında ilk defa gerçekleştirdiği cemevi ziyareti sırasında orada olabilseydik, kendisine şu sorunlarımızı ve taleplerimizi yüz yüze dile getirecektik:

    -Yargı kararlarına uyularak inanç ve ibadetlerimizi yerine getirdiğimiz cemevlerinin ibadethane statüsü ve diğer ibadethanelere uygulanan kamusal ayrıcalıklar tanınmalı,

    -AİHM kararları doğrultusunda zorunlu din dersleri uygulamasına son verilmeli,

    -Alevi-Bektaşi köylerine maddi manevi cebirle cami yapılması uygulamasına son verilmeli ve imamlar geri çekilmeli,

    -Devletçe el konulmuş bulunan Alevi-Bektaşi dergâhları ve inanç merkezleri Alevi-Bektaşi toplumuna devredilmeli,

    -Madımak Oteli ‘utanç müzesi’ olmalı,

    -Kamuda işe alımlarda ve görevde yükselmede ayrımcılığa son verilmelidir.

    “BİREYSEL KARARLARLA DERGAHIMIZ SİYASET OYUNUNA ALET EDİLİYOR”

    İstanbul Sözleşmesi’nden çıkabilecek kadar gücü elinde bulunduran tek kişilik hükümetin, yukarda açık olarak yazdığımız talepleri yerine getirebilmesi için bir A4 kâğıdına Cumhurbaşkanı Kararnamesi veya Kararı olarak bu kararları yazdırıp imzalaması yeterlidir.

    Bu ziyaretin bilgimiz dışında gerçekleştiğini ve bireysel kararla Dergâhımızı siyaset oyununa alet eden Vakıf Başkanı’nı protesto ettiğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘İktidarın Aleviler ile ilişkilenmesi samimi değil’-VİDEO

    ‘İktidarın Aleviler ile ilişkilenmesi samimi değil’-VİDEO

    PİRHA- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanının cemevlerine dönük ziyaretlerini değerlendiren PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Hüsnü Korkmaz, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı İnanç Kurulu’ndan İsmail Soyupak Alevilerin hak ve taleplerini görmek istemeyen iktidarın bu hamlesinin girdiği siyasi çıkmazın aşılmasına yönelik argümanı olduğuna işaret ettiler. 

    Alevi toplumu haklarının, somut taleplerinin hükümet tarafından kabul edilmesini beklerken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Ali Arif Zeybek, Türkiye’nin bir çok kentinde Alevi kurumlarına ziyaret gerçekleştiriyor. Kurumlara ve inanç önderlerine ‘bir ihtiyacınız var mı?’ diye sorulan ziyaretlerde kurum başkanları ve inanç önderleri çoğu yerde muhataplarının devlet olduğunun altını çizerken, Alevilerin haklarının iadesi istediler.

    Konuya ilişkin İstanbul’da hizmet yürüten Alevi kurum başkanları ve temsilcileri PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulunarak Aleviliğe yasal statü verilmemiş iken yapılan bu ziyaretlerin samimi olmayacağının altını çizdiler.

    “İKTİDARIN ALEVİLER İLE İŞKİLENMESİ SAMİMİ DEĞİL”

    Siyasal iktidarın Alevilerin sorunlarına çözüm olmadığını ifade eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Hüsnü Korkmaz, siyasi iktidarın son dönemde yaşadığı çıkmazın sonucu Aleviler ile ilişkilenmesinin samimi olmadığına işaret ederek, Son 20 yıldır bu dil bir şekilde Alevi toplumunun sorunlarına çözüm olmamıştır. Dolayısıyla doğru bir dil olmadığı aşikardır. Biz konuşma, söylem, vaat yerine müspet hareket, müspet çalışma sonuç noktasında bir şeyler görmek istiyoruz. Dolayısıyla dil, söylem bugüne kadar toplumsal taleplerimize, derdimize deva olmamıştır. Bu anlamda bu pencereden baktığımızda iktidarların dili Alevi istek ve taleplerini karşılayan bir dil olmamıştır.  Siyasal iktidar muhtemelen bir siyasi çıkmaz, bir dar boğaza girmişti. Ve bu darboğazın da aşılmasına yönelik en önemli argümanlardan bir tanesi Alevi toplumunun olduğu gerçeği zaten hep ortadadır. Dönemsel olarak, tarihsel olarak katliamlar tarihine baktığımızda çok farklı yöntemlerle de o argümanlar kullanılmıştır. Yine bugün de aynı toplum üzerinde farklı bir yöntem sergileniyor. Alevi toplumu, Alevi önderleri, Alevi kurumsallığı açısından bakıldığında hiç samimi bulunan bir durum değil” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN GÜNDEMİNİN OLMASI ZORUNLUDUR”

    Korkmaz, Alevilerin metropoller ve kentlere göç ile birlikte önemli bir aşama kaydederek kendi gündemleri oluşturabildiğini dile getirdi. Korkmaz,  “Aleviler kendi gündemleri olmak zorunda olan bir toplum. Çünkü bugün baktığımızda siyasal iktidarların, iktidarlarını koruyabilmeleri için Alevileri muhakkak gündemde tutması gerekiyor. Evet kendimiz de gündem oluşturuyoruz. Bazen kendiliğinden doğal olarak oluşan, bazen de toplumsal reflekslerle oluşturduğumuz gündemlerimiz de bugüne kadar varlığımızı koruduk” ifadelerini kullandı.

    “CEMEVLERİNİN ZİYARETİ POLİTİK PROPAGANDADAN İBARET”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanının cemevlerine dönük ziyaretlerini politik bir propagandadan ibaret olduğu belirterek, “Her dönem Aleviler aslında muhatap alınmıştır. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal de Alevileri muhatap almıştır. Dersim’e Alevi dergahlarına gitmiştir. Daha sonra gelen iktidarların hepsi ama hepsi bir şekilde Alevilerle irtibat kurmuştur. Şimdi yüzlerce cemevlerimiz var Alevileri muhatap almak isteyenler cemevlerine gidiyorlar. Bu birazda Aleviler oy potansiyeli olarak kendilerine eklemlendirmek istiyorlar. Birazda ‘benim Alevim’ ifadesini oluşturmak istiyorlar. Oysa Aleviler kimsenin Alevi’si değil, Aleviler kendi başlarına artık kendini ifade edebilen bir toplum. Cemevlerinin ziyaret edilmesi sadece politik bir propagandadan ibarettir” dedi.

    “ALEVİLER ARTIK KENDİNİ İFADE EDEBİLİYOR”

    Alevi hak mücadelesinin meşruluk kazanarak artık her alanda kendini var ettiğini belirten Karataş şöyle konuştu:

    “Alevilik bu topraklarda var olduğu kabul edilen meşruluğunu kabul ettirmiş bir toplumdur. Geçmişte çok eski yıllarda saklanan, kırsallarda, gözden ırak yerlerde yaşamayı tercih eden, korkuyla ve baskıyla kendini ifade edemeyen, ‘inkâr’ eden bir toplumdan bugünkü geldiği aşama önemlidir. Görüyoruz ki bugün Aleviler kendilerini ifade edebiliyor, artık her alanda ben Aleviyim diyebiliyor, ben varım diyebiliyor. Demek ki Aleviler artık gündem belirleyebiliyorlar.”

    “ÖNCE CEMEVİNİ İBADETHANE OLARAK TANIMALARI GEREKİYOR, ŞEKİLCİLER”

    “Devlet adına gelen şahıslar kurumları ziyaret edecekse önce çıkıp buraların ibadethanedir demesi gerekiyor” diyen Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı İnanç Kurulu’ndan İsmail Soyupak da cemevlerinin ziyaret edilmesini, “Devletin içerisinde iktidarlaşmış olan o gücü elinde tutanların cemevlerini ziyaret edip gönül alma derdini biz çoktan geçtik. Eğer devlet bir kuruma gelecekse veya devlet adına gelen şahıslar kurumları ziyaret edecekse önce çıkıp buraların ibadethanedir demesi gerekiyor. Dolayısıyla biz bu sorunsallarımızı ortadan kaldırmadan ziyaretlerle bu işlerin olacağı kanaatini taşımıyorum. Şekilden öteye de gitmez biz Aleviler şekilci değil, özüz” diyerek yorumladı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

    İ