Etiket: cemevleri ziyareti

  • ‘İçişleri Bakanlığı’nın gittiği Alevi köylerine gidemedik, o insanlara dokunamadık-VİDEO

    ‘İçişleri Bakanlığı’nın gittiği Alevi köylerine gidemedik, o insanlara dokunamadık-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı görevlilerinin Alevi köylerine yaptığı ziyaret ve dedelere maaşa bağlama girişimine tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “Bize dayatılan torba yasalarla, bize karşı kurulan bu Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’yla  mücadele etmek istiyorsak, Aleviler olarak Meclis’e girip siyaset yapmalıyız. Alevice hakkımızı aramak zorundayız” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu tür suçların önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleş ilmesi gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın (üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde) kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi de bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından görevlendirilen kişilerin Alevi köylerini, dernekleri gezerek ‘dedeleri maaşa bağlama’ teklifini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, BİZİM GİDEMEDİĞİMİZ CEMEVLERİNE GİTTİ”

    “Gidemediğin, dokunamadığın yer senin değildir” diyen Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “İçişleri Bakanlığı ‘biz 2500 cemevi gezdik’ dedi. Biz de ‘yok kardeşim o kadar cemevi gezmedin’ dedik ama çıkardı bir liste yayınladı, gezmişler. Bunların 300’ü 500’ü örgütlü çatı kurumlarına ait yerler. Gittikleri birçok yerde bizim dokunamadığımız, bizim gidemediğimiz yerlere gittiklerinde toplumun çok ciddi anlamda ihtiyaçlarının olduğunu gördüler” şeklinde ifade etti.

    “İNSANLARI ÖRGÜTLERKEN DOĞRU BİR DİL TUTTURAMADIK”

    Bazı şeyleri yanlış yaptıklarını, kullandıkları dilin doğru olmadığını söyleyen Yılmaz, “Bizim hiç gitmediğimiz yere devlet gittiğinde o insanlara vay siz düşkünsünüz, siz katil devletle iş birliği içerisindesiniz, dersek biz bir daha oraya asla dokunamayız. Bizim oraya dokunabilmemizin bir formülü olmalı. Biz diplomasi yürütmüyoruz” dedi.

    “DEVLET BİZİM PARALARIMIZI TARİKATLARA AKITIYOR”

    Haklarının gasp edildiğini, devletten yüzyıllardır alacaklı olduklarını beliren Yılmaz, şöyle devam etti:

    “Bizlerin vergisiyle, parasıyla toplumun her kesimine hizmet götüren bir devlet var. Bir tek bize hizmet gelmiyor, para bizim paramız, hak bizim hakkımız, şimdi sen gidip benim paramla cemaatlara, tarikatlara oluk oluk para akıtırsan, ben de buna örgütlü bir çatı kurumu olarak dur diyemiyorsam bu benim başarısızlığım.”

    “DEVLETİN GİTTİĞİ YERLERE GİDEMEDİK, O İNSANLARA DOKUNAMADIK”

    Devletin gittiği köylere gidemediklerini, o insanlara dokunamadıklarını belirten Yılmaz, “Ben o köylere gittim mi? Oradakilere dokunabildim mi? Ben onun taleplerini karşılayabildin mi? Ya da o benim varlığımdan haberdar mı? Torba yasadan haberdar mı”? diye sordu.

    Alevi hak mücadelesinde Alevi kurumlarının emeklerinin inkar edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, “Ciddi bir çalışma yürüttük. Özellikle Büyük Alevi Kurultayı öncesi biz de tüm Türkiye’yi gezdik, Türkiye’nin neredeyse ulaşabildiğimiz bütün köylere ulaşmaya çalıştık. Ama bizim elimizde onlara verebilecek bir şey yok. Demek ki neymiş bir şeyleri yanlış yapıyormuşuz” ifadelerini kullandı.

    “DİPLOMASİ YÜRÜTMEYİ BİLMİYORUZ”

    Gelinen noktada artık Alevilerin diplomasi yürütmesinin zorunluluk haline geldiğini belirten AKD Genel Başkanı Yılmaz, “Bundan 10 yıl sonra, 20 yıl sonra bu toplumun yüzüne bakabilmek istiyorsak, bugün artık bazı radikal adımları da atmak zorundayız. Sokak mücadelesi mi? Sokak mücadelesi vereceğiz. İnanç mücadelesi mi? İnanç mücadelesi vereceğiz” dedi.

    “ALEVİLERİN SİYASET YAPMASI GEREKİYOR”

    Alevi toplumunun siyasal bir mücadele vermesinin artık zorunluluk olduğunun altını çizen Seher Şengünlü Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Alevilerin artık Kürtler gibi siyaset yapmasını öğrenmesi gerekiyor. Kürt toplumu sokakta mücadelesini de veriyor, Meclis’te de mücadelesini veriyor, ideolojik olarak da mücadelesini veriyor. Demek ki Alevi toplumu bir şey eksik yapıyor. Bizim demek ki bacaklarımızdan biri eksik ve ben bunun siyaset olduğunu düşünüyorum.”

    “ALEVİLER, SİYASETE YÖN VEREN TOPLUM OLMAK ZORUNDA” 

    Siyasette arkadan ittiren değil, siyasete yön veren, lokomotiflik yapan, liderlik yapan bir toplum haline gelinmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Ne yapacağız? kendi göbeğimizi kendimizi keseceğiz. Bunu da Alevi hareketinin oturup çok ciddi bir şekilde tartışmaya açması ve artık bir karar vermesi gerekiyor. Bugün bu memlekette %0.01 oy potansiyeli olan bir topluluk bizlerin sayesinde bu meclise 10-15 tane milletvekili gönderdi. Artık Alevi toplumunun oturup bunu bir düşünmesi gerekiyor” dedi.

    Alevileri siyasete yön veren bir toplum olması gerektiğini ifade eden Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Çünkü sayımıza baktığımızda, kültür seviyemize baktığımızda inancımız zaten aydınlanmanın öncüsü olmuş, biz bunu başarabilecek bir toplumuz” diye ifade etti.

    “MECLİS’TE BULUNAN HİÇBİR PARTİ DİYANETİN KAPATILMASINI İSTEMEZ

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na yönelik mücadeleyi yükseltmek için meclise girmenin zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Bize dayatılan bu torba yasalarla, bize karşı kurulan bu Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığıyla, bürokrasi kanadıyla mücadele etmek istiyorsak biz Aleviler o Meclis’e girip Alevice her şeyi konuşmak, hakkımızı aramak hakkımızdır. Çünkü bu bir zorunluluktur. Bizim en çok oy verdiğimiz, Meclis’e taşıdığımız siyasi partilere gidelim, diyelim ki yarın çıkın Meclis kürsüsüne Diyanet İşleri lağvedilsin deyin, diyelim. Hiçbiri demez, birbirimizi kandırmayalım. O yüzden bir kere daha altını çiziyorum. Alevi hareketi kendi siyasal mücadelesini vermek zorundadır. Ancak bu söylediklerimizle bu şekilde mücadele edebiliriz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO
    17-‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO
    18-‘Gülsev Kaya: Biz ulufeyle, parayla, maaşla tarif edilecek bir geçmişe sahip değiliz’ – VİDEO
    19-‘Büyükşahin: Alevileri kendi kirli işlerine ortak etmek istiyorlar ‘– VİDEO
    20-‘Karaoğullarından: Maaşı kabul eden ‘Hınzır Paşa’lara geçit vermeyeceğiz’- VİDEO
    21-Güleç: Hedefleri Alevi kurumsallaşmasının ulaşamadığı yerleri ele geçirmek – VİDEO
    22-‘Alevilerin bu kötü gidişata bir an önce dur demesi lazım’
    23-Sazcı: Dedelere maaş, makbul ve makul bir Alevilik yaratma girişimidir-VİDEO
    24-‘Dedelere maaş teklif edilmesi Aleviler üzerinde dayatmayı yaratır’- VİDEO
    25-‘Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyonunu anlatmak için cemevlerine, köylere ulaşmalıyız’- VİDEO
    26-‘Nakibüleşraf rolü üstlenip secere dağıtmaya yeltenecekler!’
    27-‘Aleviliği yok etme politikası; o memura cemevi ziyareti için izin vermedim’
    28-‘Aleviliği yok etme politikası; o memura cemevi ziyareti için izin vermedim’
    29-‘Alevilik, korkunç bir yok edilme ile karşı karşıyadır; bu oyuna gelmeyelim’
    30-‘Alevi pirleri Cemevi Başkanlığı’na giderse, cemlerde ne yapılacağını başkaları tarif eder’-VİDEO
    31-Pir İsmail Alkan: Alevi pirlerine maaş ile topluma fetva verilmek isteniyor-VİDEO
    32-‘Bir dede parayla hizmet yürütmez; maaşı kabul edenleri cemevlerimize kabul etmiyoruz’-VİDEO
    33- ‘İnancımız tanımayanların maaşına ihtiyacımız yok’-VİDEO
    34- ‘Maaş alan dede devletin memuru olur; bunlar bizlere Hz. Yezid dedirtecekler’-VİDEO

     

    ‘İçişleri Bakanlığı’nın gittiği Alevi köylerine gidemedik, o insanlara dokunamadık-VİDEO

  • Antalya’da Yeşil Sol Parti milletvekili adayları cemevlerini ziyaret etti-VİDEO

    Antalya’da Yeşil Sol Parti milletvekili adayları cemevlerini ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesini ziyaret eden Yeşil Sol Parti Antalya milletvekili adayları, parlamentoya en az 100 vekille girmek istediklerini kaydettiler. 

    Yeşil Sol Parti Antalya milletvekili adayları, seçim çalışmaları kapsamında Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesini ziyaret etti.

    “GÜÇLÜ BİR PARLAMENTO TEMSİLİYETİNE İHTİYACIMIZ VAR”

    Yapılan ziyarette milletvekili adaylarını her iki kurum temsilcileri karşıladı. Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi’nde konuşan Yeşil Sol Parti Antalya Milletvekili adayı Canan Çalağan, şunları söyledi:

    “Bugüne kadar ciddi biçimde yürüttüğümüz mücadeleyi sürdürmek adına desteğinizi istemek için buradayız. Biliyorsunuz bu seçime hazırlanırken toplumdaki çok büyük bir değişim isteği belirgin bir biçimde açığa çıktı. Halkımız tüm yoksullar, emekçiler, kadınlar, yok sayılan, ötekileştirilen bir bütün olarak bütün toplumun büyük bir değişime ihtiyacı var. Bu değişim isteğini gören bir sorumlulukla parti olarak ayrıştıran, kutuplaştıran iktidar blokundan yana bir tercih yapmayacağımızı, bu ülkenin geleceği için demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük için bir tercihte bulunacağımızı ifade ettik.

    “EN AZ 100 VEKİLLE PARLAMENTOYA GİRMEK İSTİYORUZ”

    Lakin gerçek anlamda demokratik bir işleyiş sadece mevcut tek adam rejiminin değişmesiyle değil aynı zamanda güçlü bir parlamento temsiliyetine de ihtiyaç var. 21 yıldır yaşanan tahribatın ortadan kaldırılabilmesi için güçlü bir parlamento zeminine ve yasal anayasal değişiklikleri yapacak güce ve ittifaka ihtiyaç var. Bu biçimi ile Yeşil Sol Parti olarak bütün sorunları çözme noktasında önemli sorumluluk aldık. Önümüzdeki dönem parlamentoda ülkemizin sorunlarına çözüm geliştirecek bir anahtar rol biçiyoruz kendimize. En az 100 vekille parlamentoya girmek istiyoruz. Demokrasiden, adaletten, eşitlikten, özgürlükten yana bir yeni yaşama kavuşması, birlikte yol yürümek için aday olduk. Bu biçimiyle sizlerin de hem rızalıklarını hem desteğinizi hem de sürece dair düşüncelerinizi dinlemek adına buradayız.”

    “KRİTİK BİR EŞİKTEYİZ”

    Canan Çalağan, PSAKD Altınova Şubesi ziyaretinde ise “Çok kritik bir eşikteyiz. Bu kritik eşikte bir oy bile heba etmeye lüksümüz yok. Bugün kimsenin kendi gücünü sınama dönemi değil. Şimdi hep beraber sorumluluk alıp, taşın altına elimizi koymalı; bu anti demokratik düzeni değiştirmek ve hak ettiğimiz bir ülkeyi beraberce kurmalıyız. İnanç kurumları yalnızca topluma kattıkları zenginlik açısından değil aynı zamanda toplumsal bir özne olarak da bizim için çok önemli” ifadelerini kullandı.

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan ise seçim güvenliğinin önemine değinirken, “Altınova’daki her okulda 5-6 tane genç görevlendireceğiz. Orada gözlemci olacağız” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Yezid’in güttüğü siyasetin uzantısı olan iktidarın, cemevi ziyaretlerinin amacını biliyoruz’-VİDEO

    ‘Yezid’in güttüğü siyasetin uzantısı olan iktidarın, cemevi ziyaretlerinin amacını biliyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Alevi Yol yürütücüsü Dertli Divani, siyasal iktidarın Alevi politikasını eleştirerek, “Muaviye’nin, Yezid’in güttüğü siyasetin uzantısı olan bu iktidarın yaptıklarının ne anlama geldiğini yediden yetmişe hepimiz biliyoruz” dedi.

    Yol yürütücüsü Dertli Divani, AKP iktidarının Alevilere yönelik izlediği politikaları eleştirdi.

    İçişleri Bakanlığının görevlendirdiği kimi danışmanların, cemevlerine dönük ziyaretlerine ilişkin konuşan Dertli Divani “Yeryüzünde birbirinden o kadar farklı dinler, inançlar, ibadet anlayışları var ki biz bunların hepsini birer kültürel zenginlik olarak kabul eden anlayışa sahip olduğumuzu bir kez daha buradan dile getirmiş olalım” dedi.

    “YEZİD’İN GÜTTÜĞÜ SİYASETİN UZANTISI”

    Dertli Divani, AKP iktidarının, Alevi toplumunu “yok saydığını” belirterek “İktidarın yaptıklarının ne anlama geldiğini yediden yetmişe hepimiz biliyoruz” diye vurguladı. Divani, “Bu tezgahlara düşmesinler” diyerek topluma uyarıda da bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Alevi Bektaşi Kızılbaş inancı cemde yapılan 12 hizmet ritüelleriyle cemal cemale Hakk’ın varlığının Adem’de görünür olduğunu kıblegahının da niyazgahının da insan olduğunu artık bütün dünya aleme aşıklarımız, sadıklarımız ariflerimiz, bilgelerimiz, pirlerimiz yüzyıllar boyu anlattı.

    Pirimiz Hacı Bektaş Veli ne diyor;

    ‘Keramet baştadır taçta değildir,

    Hararet nardadır sacda değildir.

    Her ne ararsan kendinde ara,

    Kudüs’te Mekke’de Hac’da değildir.’

    Okunacak en büyük kitap insandır. Kimsenin Mekke’sine, kimsenin kitabına saygısız değiliz. Ama bizim referansımız bilimdir, akıldır, fikirdir. Aşıklar sadıklar söylüyor; diyor ki

    ‘Gönül duyguların diliyle konuş,

     Aşk ile çalınan saz yalan değil.

    Tanışayım dersen özünle tanış,

    Sen senden haber al, öz yalan değil.

     

    Akıl fikir en kıymetli varlıktır,

    Güzel ahlak ile ruhun arındır.

    Kaderini çizen karakterindir,

    Hakk’ın söylettiği söz yalan değil.

    Dertli Divani, “‘Kader’ diye insanları yatıştırmaya çalışan yapıların, anlayışların ya da dine mal edilen bu kurguların bizim dünya görüşümüzde ve inanç, ibadet anlayışımızda yeri yoktur. Biz kaderci ve yazgıcı bir toplum değiliz. O yüzden cemevlerini ibadet yerleri değil, ‘kültürevleri’ gibi ‘kültür merkezleri’ gibi ya da İçişleri Bakanlığı’ndan birilerini görevlendirerek ‘Gidin köylere, kentlere, cemevlerine; bunların ihtiyacı nedir?’ gibi böyle pervasızca, hayasızca Muaviye’nin, Yezid’in güttüğü siyasetin uzantısı olan bu iktidarın bu yaptıklarının ne anlama geldiğini yediden yetmişe hepimiz biliyoruz. Bu bizi yok saymaktır, kendi özümüzden koparmak, kendilerine benzetme projelerinden başka bir şey değildir. Bu oyunlara toplumumuzun gelmeyeceğinden adımız gibi eminiz ama es kaza saflığından, iyi niyetliliğinden dolayı da bu tezgahlara düşmesinler” diyerek Alevi toplumuna uyarılarda bulundu.

    Dertli Divani, “Kapımıza kadar gelen bir kişiye ‘Hadi çek git’ diyemezsin ‘Buyurun’ dersin, çayını, kahvesini verirsin ondan sonrada aynen bu tavrı, düşünceyi, bu söylemlerle onlara açık net bir şekilde karşı koymak ve ‘güle güle’ demek gerekiyor” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Sazcı: Cemevine ‘cümbüş evi’ diyenler Aleviler için adım atmaz-VİDEO

    Sazcı: Cemevine ‘cümbüş evi’ diyenler Aleviler için adım atmaz-VİDEO

    PİRHA- İçişleri Bakanı Soylu’nun resmi olmayan danışmanının Alevi kurumlarını ziyaretini değerlendiren Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı, “Cemevini cümbüş evi olarak tanımlayanların Sivas Katliamı sanığı Ahmet Turan Kılıç’ı serbest bırakanların yapacağı tek şey bir dönem yapmak istediklerinin, cami-cemevi projesinin ötesine geçemeyeceğinden eminim” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazartesi günü kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, bir süredir İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun resmi olmayan danışmanı Dr. Ali Arif Özzeybek’in başını çektiği heyetin cemevlerine ‘Bir ihtiyacınız var mı’ ziyaretlerine ilişkin de konuştu.

    Erdoğan konuşmasında, “Bugünkü kabine gündemimizde talimatımızla ülkemizin 58 ilindeki 1585 cemevi ziyaret edilerek hazırlanan kapsamlı bir çalışmayı da görüştük. Aynı şekilde insan hakları eylem planında yer alan azınlık vakıflarının seçim usulüyle ilgili hususu da değerlendirdik. Hangi meşrebe mensup olursa olsun Türkiye’nin 84 milyon vatandaşımızın her birinin meselesi bizim meselemizdir” ifadelerini kullandı.

    “YAPMAK İSTEDİKLERİ CAMİ-CEMEVİ PROJESİNDEN ÖTESİNE GEÇEMEYECEKTİR”

    Erdoğan’ın açıklamasının ardından yeniden gündeme gelen iktidarın cemevlerini ziyaretine ilişkin konuşan Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı, iktidarın Alevilerin yararına hiçbir şey yapamayacağının altını çizerek, “Cemevini cümbüş evi olarak tanımlayanların Sivas Katliamı sanığı Ahmet Turan Kılıç’ı serbest bırakanların yapacağı tek şeyin, bir dönem yapmak istedikleri cami-cemevi projesinden öteye geçemeyeceğinden eminim” dedi.

    “KENDİNİ AKLAMA GİRİŞİMLERİ!”

    Mustafa Sazcı, son süreçte valilerin, il müftülerinin, İçişleri Bakanlığı danışmanlarının Alevi kurumlarını ve cemevlerini ziyaretinin, mafya devlet ilişkisini göz önüne seren Soylu ve Peker arasındaki husumet sonucu ortaya çıkan iftiralar nedeniyle olduğunu söyledi.

    Sazcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Peker’in, saray rejiminin çöküşünü yavaşlatmak için kullanacağı, Aleviler üzerine yapmak istedikleri iç kargaşa planlarını deşifre etmesi sonucu kendini aklama girişimleri olarak görüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    *Erdoğan bir cümleyle değindi: Talimatımızla 58 ildeki 1585 cemevi ziyaret edildi

    *Alevilerden Erdoğan’a çağrı: Önce Alevilerin kazandığı yargı kararlarını uygulayın

     

  • Cemevi Başkanı Erdal Ahi: Hükümet, AİHM’nin kararlarına uymalıdır-VİDEO

    Cemevi Başkanı Erdal Ahi: Hükümet, AİHM’nin kararlarına uymalıdır-VİDEO

    PİRHA-İçişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından cemevlerinin ziyaret edilmesini değerlendiren İstanbul Kazım Karabekir Mahallesi Cemevi Başkanı Erdal Ahi, hükümetten, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Alevilerle ve cemevleriyle ilgili verdiği kararları uygulamasını istedi. Cemevlerinin hala yasal statülerinin olmadığını belirten Ahi, “İbadetlerimizi özgürce yapmak istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AİHM kararlarına uymalıdır” dedi.

    İstanbul’daki Kazım Karabekir Mahallesi Cemevi Başkanı Erdal Ahi, İçişleri Bakanlığı danışmanının cemevlerini ziyaret etmesine ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Konuya ilişkin geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da bulunan Şahkulu Sultan Dergâhı’nda basın açıklaması yaptıklarını belirten Ahi, Alevilerin genel taleplerini sıraladıklarını kaydetti.

    Ahi, cemevlerinin yasal statüden yoksun olduğunu söylerken; “Biz yasal statüsü istiyoruz. İbadetlerimizi özgürce yapmak istiyoruz. Kimsenin bir başkasının ibadetini, rengini, dinini, ırkını, inancını eleştirmeye hakkı yoktur diye bir söyleyişte bulunduk. Orada Alevi toplumunun gerçekten bir olduğunu, iri olduğunu, diri olduğunu beyan ettik ve umarım kısa süreçte de bu bir ses getirir” diye konuştu.

    “AİHM’İN VERDİĞİ KARAR UYGULANMALI”

    “Cemevlerimiz yasal statüye kavuşur, devlet, insanlarımızı yok saymaktan vazgeçer, bizleri tanırsa, bütün sıkıntılarımız zaten kendiliğinden çözülecektir. Temennimiz odur” diyen Ahi, şunları kaydetti:

    “Onun için destek istiyoruz. Aslında destek derken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bizlere “Alevilik bir inançtır” deyip verdiği o sözü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin uygulamasını istiyoruz.
    Bütün Avrupa, Aleviliği tanıdı ve pay ayırıyor. Bütün sıkıntılarını gideriyor. Cemevlerinin bütün her şeyini karşılıyor. Biz de bu vatanın evlatlarıyız. Askerlik yapıyoruz, vergi veriyoruz. Hala bizi yok saymaya çalışıyorlar. Kısa bir sürede de bizler tanınmayı istiyoruz. O yüzden bütün Alevi canların, bütün aydın ilerici düşünen insanların Hak ve Hz. Ali yar ve yardımcısı olsun diyorum.”

    Cebrail ARSLAN/PİRHA