Etiket: cemevlerine ibadethane statüsü

  • AKP’lilerin oyuyla cemevine statü reddedildi; AKD İzmit Şube Başkanı Birol Sağlam’dan tepki

    AKP’lilerin oyuyla cemevine statü reddedildi; AKD İzmit Şube Başkanı Birol Sağlam’dan tepki

    PİRHA-Cemevlerinin yasal statüsüne ilişkin dün İzmit Belediye Meclisi’nde görüşülen madde AKP’li üyelerin oylarıyla reddedildi. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan AKD İzmit Şube Başkanı Birol Sağlam, “Talebimiz eşit yurttaşlık, hedefimizde bunun mücadelesini yerelde ve genelde vermektir” dedi.

    İzmit Belediye Meclisi “Cemevleri ibadethane statüsü ile ilgili 07.06.2022 tarih ve 55 sayılı meclis kararının yeniden görüşülmek üzere meclise iadesi hakkındaki 10.06.2022 tarihli Başkanlık Makamı teklifi” gündemi ile dün toplandı. Toplantıda, il sınırları içerisinde belediyenin cemevlerini ibadethane olarak tanımasına ilişkin teklif yeniden konuşuldu. Ancak teklif yeniden reddedildi. Reddedilmesinin sebebi ise AKP ve MHP ittifakının temsilcileri oldu.

    Alevi Kültür Derneği (AKD) Genel Başkanı ve Kocaeli Şube Başkanı da meclisin gündemini takip ettiler. Karara ilişkin AKD İzmit Başkanı Birol Sağlam PİRHA’ya konuştu.

    AKD Şube Başkanı Birol Sağlam, mücadelelerine devam edeceklerini söyledi. Sağlam, “Talebimiz eşit yurttaşlık, hedefimizde bunun mücadelesini yerelde ve genelde vermektir” dedi. Belediye meclisinin teklifi reddetmesinin kendileri açısından bir değişiklik yaratmadığını söyleyen Sağlam, kentteki emek ve demokrasi güçleri ile Alevilerin yereldeki sorunları ile ilgileneceklerini belirtti.

    “AMACIMIZ BELEDİYEYE CEMEVİ YAPTIRMAK DEĞİL”

    Kocaeli’nde cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi belediye meclisinin kendi gündemine alıp sonrasında karara kavuşturduğu bir konu olduğu için karara itiraz edilemeyecek. Sağlam, özellikle bu talebin yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurguladı. “Bizim talebimiz kesinlikle belediyeye cemevi yaptırtmak ya da gerekli ihtiyaçların karşılanması hususu değil. İsteğimiz tam anlamıyla cemevlerinin yasal statüsüne İzmit Belediyesi sınırları içerisinde de olsa tanınmasıdır” dedi. Sağlam, dertlerinin cemevinin yapılıp yapılmaması olmadığını söylerken, “Biz zaten cemevlerimizi kendi lokmalarımızla inşa ederiz. Böyle bir amacımız yok, AKD bu konudaki tavrı nettir. Ancak bu yerel çalışmaların merkezi anlamda emsal taşıyabileceği için önemli görüyoruz” şeklinde konuştu.

    Helin YILMAZ/PİRHA

     

  • Özen, eşit yurttaşlık hakkı ve cemevlerine ibadethane statüsüyle ilgili araştırma önergesi verdi

    Özen, eşit yurttaşlık hakkı ve cemevlerine ibadethane statüsüyle ilgili araştırma önergesi verdi

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Anayasal hükümlere rağmen halen temel eşit yurttaşlık haklarının sağlanmaması ve cemevlerine ibadethane statüsünün tanınmamasının nedenlerinin ve uygulamadaki çözüm yollarının araştırılması için Meclis’e araştırma önergesi verdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Birleşmiş Milletler (BM) taahhütleri, BM Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi, ülkemizi de bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları (AİHM) ve Anayasal hükümlere rağmen halen temel eşit yurttaşlık haklarının sağlanmaması ve cemevlerine ibadethane statüsünün tanınmamasının nedenlerinin ve uygulamadaki çözüm yollarının araştırılması için Meclis’e araştırma önergesi verdi.

    Özen, verdiği önergede, Alevi inancı ve ibadethaneleri olan cemevlerinin yıllardır yok sayıldığını belirterek, Alevi yurttaşların maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi, idarenin uygulamalarından doğan sorunların önüne geçilmesi ve cemevlerinin halen yasal statüye kavuşturulmasının nedenlerinin ve uygulamadaki çözüm yollarının araştırılmasını istedi.

    “ANAYASAYA GÖRE CEMEVLERİNE DE İBADETHANE STATÜSÜ VERİLMELİDİR”

    Özen’in Meclis’e sunduğu önergede şu ifadeler yer aldı:

    “Anadolu, Balkanlar ve Mezopotamya coğrafyasının dolayısıyla da bu toprakların kadim inançlarından birisi olan hak ve hakikat yolundaki Alevi inancı ve ibadethaneleri olan cemevleri yıllardır yok sayılmaktadır. Hatta Alevi inancına mensup yurttaşların vergileri dahi Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde farklı inanca aktarılmaktadır.

    Devletin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğini tanımlayan Anayasa’nın 2’nci maddesi, herkesin vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyeti ile ibadet, dini ayin ve törenlerin serbest olduğunu belirten Anayasa’nın 24’üncü maddesi ile herkesin din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeden kanun önünde eşitliğini tanımlayan 10’ncu maddesi gereği cemevlerine de ibadethane statüsü verilmelidir.

    “HERKESİN DÜŞÜNCE, VİCDAN VE DİN ÖZGÜRLÜĞÜNE HAKKI VARDIR”

    Türkiye Cumhuriyeti olarak taraf olunan uluslararası nitelikteki temel hak ve özgürlüklere ilişkin hukuki metinlerde, Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 18. Maddesi’nde, ‘Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din veya topluca açık olarak ya da özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir’ düzenlenmesi yapılmıştır.

    Yine Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 25 Kasım 1981 tarihli kararında ‘Din veya İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayırımcılığın Kaldırılması Bildirisi’nin 6.maddesinde de herkesin düşünce, vicdan, inanç veya inançsızlık özgürlüğüne özellikle önemli vurgular yapılmıştır.

    “AİHS’E GÖRE CEMEVLERİ DİĞER İBADETHANELER GİBİ DİNİ İBADET İÇİN KULLANILAN YERLERDİR”

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü’ başlıklı 9. Maddesi’nde;

    1- Herkes vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açık veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklamak özgürlüğünü de içerir.

    2-Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak kamu güvenliğinin, kamu düzeninin, genel sağlığın veya ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirler ve yasayla sınırlanabilir denilmektedir.

    AİHM’nin 02 Aralık 2014 tarihli kararında, Türkiye’nin imzalaması nedeniyle Anayasa’nın 90. Maddesi’ne göre kanun hükmünde olan AİHS’nin 9. Maddesi’nin (din ve vicdan özgürlüğü) ve 14. Maddesi’nin (ayırımcılık yasağı) ihlal edildiğine, cemevlerinin diğer ibadethaneler gibi dini ibadet için kullanılan yerler olduğuna karar verilmiş olup, 02.12.2014 tarihli AİHM kararı, iç hukukumuzu bağlayıcı ve Anayasanın 90. Maddesi gereği uyulması gereken kanun hükmündedir. AİHS’nin 46. Maddesi’ne göre mahkeme kararları taraf ülkeleri bağlayıcıdır.

    “ALEVİ YURTTAŞLARIN YILLARDIR UĞRADIĞI MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİ İÇİN ÇÖZÜM YOLLARI ARAŞTIRILSIN”

    Demokratik ve laik hukuk sisteminin esas alındığı yönetimlerde; bir yerin ibadethane olup olmadığına, bir fikre, görüşe, dine, mezhebe, inanca gönül bağlayan insanların kendi özgür iradeleri ile verecekleri karar olmalıdır.

    Fiili ve sosyal gerçeklik, anayasal haklar ve tamamı Alevilerin inanç özgürlüğü lehine çeşitli AİHM kararları ile birlikte değerlendirildiğinde, ülkemizin de onayladığı uluslararası sözleşmelerde yer alan ‘düşünce, vicdan ve din özgürlüğü’ hakkının halen yaşama geçirilmemesi, Alevi yurttaşların yıllardır uğradığı mağduriyetin giderilmemesi, idarenin uygulamalarından doğan sorunların önüne geçilmemesinin ve en nihayetinde cemevlerinin halen yasal statüye kavuşturulmamasının nedenlerinin ve uygulamadaki çözüm yollarının araştırılması elzemdir.”

    PİRHA/ANKARA