Etiket: cemevlerine saldırılar

  • HBVAKV Antalya Şube Başkanı: Alevi kurumlarına saldırılar kaos yaratma planı-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı: Alevi kurumlarına saldırılar kaos yaratma planı-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi kurumlarına yapılan saldırıları değerlendirdi. Erdoğan, “Bu sadece Alevilerin değil, diğer etnik ve inançsal yapıdaki kitlelerin de sorunudur” dedi. Erdoğan, Saldırıların seçim öncesi kaos yaratma planı olduğunu da sözlerine ekledi. 

    Geçen aylar cemevlerine ve Alevi kurumlarına yapılan saldırılar tepki çekmeye devam ediyor.

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi kurumlarına yapılan saldırıları kınadı. Erdoğan, iktidarların toplumları yönetebilmek adına senaryolar ürettiğini söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bu senaryonun başında tavşana ‘kaç’ tazıya ‘tut’ derler. Geçmiş dönemde de aynı durumlar tekerrür etti. İktidarlar içerisinde belli güçler vardır. Bu güçler, iktidardan destek alarak bu tür girişimleri yapmaya çalışırlar. Devletin imkanlarından yararlanırlar. Parsel parsel götürüyorlar kendi aralarında. Geçmiş tarihlerde bu tür olaylarda olduğu gibi özellikle Maraş olaylarında yaşananlara şahit olduk. Belli bir kitle, oradaki olayları kışkırtmak için farklı siyasi ve inançsal yapıya sahip kişileri o bölgeye göndererek önce o insanları fişlerler daha sonra yapacakları eylemlere zemin hazırlarlar. Dört cemevine saldırılması ve bunun çok kısa bir zaman dilimi içinde yapılması, Ankara gibi bir yerde ve o bölgeye yabancı olan bir kişi tarafından tek başına bu işi yapması aklın, mantığın kabul edebileceği bir şey değil. Biz bunları çok iyi biliyoruz. Bunların arkasında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Bunlar emellerine ulaşamayacaklar.”

    “SALDIRILARI GEÇMİŞTE DE GÖRDÜK, MUHASEBELERİNİ İYİ YAPTIK”

    Nurettin Erdoğan, cemevine yönelik saldırıları “Bu bir operasyon, seçim öncesi bir gözdağı vermektir” sözleriyle yorumladı. Seçim dönemi yaklaşırken yeni bir kaos ortamının yaratılabileceğini belirten Erdoğan, “Kaos ortamı yaratarak önümüzdeki seçimlere yönelik kendilerine belli bir zemin hazırlamak, akabinde saldırıyı yapan kişinin yakalanması, önce işi THKP/C sonra ‘akli dengesinin yerinde olmadığı’ uyarlamaları getirmeleri söz konusu. Bunların hiç birisi akla mantığa uygun değil. Biz bunları zaten asırlar önce yaşadık, yaşıyoruz da. Geçmişte bunların hepsini gördük muhasebelerini de çok iyi yaptık. Türkiye coğrafyası bir mozaiktir ve bu ülkede 72 millet yaşamaktadır. Buna hiç kimse müsaade etmez. Bu sadece Alevilerin değil, diğer etnik ve inançsal yapıdaki kitlelerin de sorunları, sıkıntılardır” dedi.

    Erdoğan şöyle devam etti:

    “Biz, aklıselim, bilinci, ilmi, bilimi yerinde olan toplumlarla yoldaşlık yapıp bu süreci rahatlıkla atlatacağımıza inanıyorum. Yani Türkiye gelinde, gerçekten de geleceğine sahip çıkabilecek  milyonlarca insanımız var. Hep birlikte mücadele vererek sonucunda ülkemizi daha refah, seviyeli bir düzeye elbette çıkaracağız.

    Ülkenin ekonomik krizi insanları darboğaza sürüklemiştir. Şu an bu gelişmeler mevcut iktidarın içinde de belli patlamalar, sıkıntılar yaratmakta. Bizim şu andaki mevcut hükümete söylemek istediğimiz son sözümüz şu olsun; artık yeter! Lütfen insanları daha fazla bunalıma sürüklemeyin. Ülkenin geleceğini karanlığa sürüklemeyin. Türkiye’de yaşamış olduğunuz saltanat 22 yıl oldu. Bu artık size yeterli gelecektir. Önümüzdeki seçimlerde kaybettiğiniz zaman ehli liyakatli insanlara teslim ederek çekilmeniz gerekiyor.

    Aşık Veysel babanın bir dörtlüğüyle muhabbetimizi bitirelim.

    Devri Cumhuriyet asırı yirmi

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Dünya ayaklanmış aya gidiyor

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Bırak sar’öküzü varsın yayılsın

    Set çekme gözlere herkes ayılsın.

    Her köşeye bir fabrika koyulsun

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Cemevlerine saldırıyla ilişkilendirilmişti: AKP medyasının yazdığı hikaye baştan aşağı yalandır

    Cemevlerine saldırıyla ilişkilendirilmişti: AKP medyasının yazdığı hikaye baştan aşağı yalandır

    Devrimci Gençlik Dernekleri, Ankara’daki cemevlerine yönelik saldırının dernekleriyle ilişkilendirilmesine tepki göstererek, “AKP medyasının yazdığı hikaye baştan aşağı yalandır” dedi. 
    Devrimci Gençlik Dernekleri, iktidara yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak Gazetesi’nin 30 Temmuz tarihinde Ankara’daki Ana Fatma Cemevi, Şah-ı Merdan Cemevi, Gökçebel Köy Derneği ve Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı’na yönelik gerçekleşen saldırıyı Devrimci Gençlik Dernekleri’yle ilişkilendirmesinin ardından yazılı açıklama yaptı.
    “ŞAHISLARIN DERNEĞİMİZLE HİÇBİR BAĞLANTILARI YOK”
    Açıklamada, cemevlerine dönük eş zamanlı gerçekleşen saldırıyı AKP medyasının hiçbir delile dayandırmadan dernekleriyle ilişkilendirmeye çalıştığı belirtildi. “AKP medyasının yazdığı hikaye baştan aşağı yalandır” denilen açıklamada, bahse konu olan şahısların dernekleriyle hiçbir bağlantısının olmadığı kaydedildi.
    “HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK”
    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:
    “Polisin ve AKP medyasının ürettiği yalanlarla derneğimizi hedef alması bizzat saldırının faillerinin hedef şaşırtma girişimidir ve saldırının ardından kamuoyunda AKP iktidarına karşı büyüyen tepkiyi boşa çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu açıdan derneğimize yönelik yalanlara karşı hukuki süreç başlatacağımız bilinmelidir. Bu ülkede halka karşı işlenen bütün suçlarda olduğu gibi Alevilere yönelik baskı, saldırı ve katliamlarda her zaman devletin parmağı olmuştur. Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Gazi Mahallesi’nde ve Sivas’ta; Alevilere yönelik gerçekleşen her saldırı egemen güçler tarafından organize edilmiş ve hayata geçirilmiştir.
    Biz bu yalanlarla ilk kez karşılaşmıyoruz. 1955 6-7 Eylül saldırıları sırasında Demokrat Parti iktidarı tarafından organize edilen çeteler Rumları hedef almış ancak saldırının ardından iktidar basınında çıkan ‘Komünistler yaptı’ haberlerinin ardından gerçek suçlular değil ilerici ve devrimci aydınlar tutuklanmıştı. Maraş ve Çorum katliamlarının ardından saldırılara karşı direnen devrimci güçler, Sivas Katliamı’nın arkasından Aziz Nesin, Gazi ve Ümraniye Katliamı’nın arkasından ise saldırılara karşı direnen mahalle halkı suçlu ilan edilmiş, 2011 yılında Balyoz kumpas davasında yargılanan korgeneral Ziya Güler’in DHKP-C üyesi olduğu bile iddia edilmişti. Kirli tarihleri gösteriyor; suçlular da hedef şaşırtanlar da her zaman aynıdır. Halka karşı işlenen suçları devrimcilerin üzerine atmak bir devlet geleneğidir.
    HEDEF ŞAŞIRTILIYOR
    Sivas Katliamı’nın faillerini milletvekilliğiyle ödüllendiren, Alevileri katledenlerin avukatlarını bakan yapan bir iktidarın, bu kez Ankara’da suçüstü yakalanıp hedef şaşırtmaya çalışması bu açıdan bizleri şaşırtmamıştır. Yalanlarla ve komplolarla ilk kez karşı karşıya kalmıyoruz. Son olarak devrimci, demokrat, yurtsever ve ilerici kamuoyunu uyarmak istiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)
  • Alevilerden Çorum’da açıklama: Cemevlerine saldırıların arka planı aydınlatılsın

    Alevilerden Çorum’da açıklama: Cemevlerine saldırıların arka planı aydınlatılsın

    Ankara’daki cemevlerine eş zamanlı ve planlı düzenlenen saldırılar, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi ile Alevi Kültür Merkezi Derneği tarafından protesto edildi. Yapılan açıklamada, tüm halk, kurumlara ve cemevlerine sahip çıkmaya, provokasyonlara karşı uyanık olmaya çağrıldı.

    Muharrem orucunun ilk gününde Ankara’da bulunan Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı olarak saldırılar düzenlendi. Aleviler saldırılara tepki göstermeye devam ediyor.

    “SALDIRI AYDINLATILSIN”

    Çorum’da da Hacı Bektaş Vakfı’nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, hükümeti uyararak, saldırıların arka planını örgütleyenlerin ve azmettiricilerin derhal açığa çıkarılmasını istedi.
    Basın açıklamasında konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy, Alevilerin her zaman barıştan, hoşgörüden, adaletten ve kardeşlikten yana olduğunu, ancak asırlardır asimile etme, dışlama, baskı ve yıldırma politikalarının devam ettiğini belirterek, tüm Alevileri birlikte yol yürümeye davet etti.
    Alevi kurumlarına yönelik saldırıları kınayan Aksoy, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, halkı provokatörlere karşı dikkatli olmaya davet etti.

    “KANDAN BESLENEN ZALİMLERE KARŞI BİR OLALIM”

    Alevi sivil toplum kuruluşları adına yapılan açıklamayı okuyan Çorum Alevi Kültür Merkezi Derneği Başkanı Yıldız Şahin, “Provokatörlere karşı, kandan beslenen zalimlere karşı, savaş çığırtkanlığı yapan zihniyete karşı gelin canlar bir olalım” dedi.
    Şahin, Alevi kurumları saldırıların organize olduğunu söyleyerek etkin bir soruşturmanın yapılması için İçişleri Bakanlığı’na çağrı yaptı.
    Yıldız Şahin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Öncelikle şunu belirtelim ki; canlarımıza, cemevlerimize, ve kurumlarımıza saldıranlar, bu saldırıları planlayıp yönetenler bilsinler ki; bizi demokrasi, özgürlük ve eşitlik mücadelesinden koparamayacaksınız. Çünkü biz, baskıya zorbalığa ve her türlü şiddet politikalarına boyun eğmeyiz.
    Savaş çığırtkanlığına ve her türlü çatışma diline karşı barışın ve kardeşliğin saflarında yer alırız. Biz Aleviler, tarih boyunca her türlü provokatör tertibinin karşısında ve bize yönelik her saldırıya rağmen 72 millete bir nazarla bakmaya devam ettik.
    Halkları kendi içinde kutuplaştıran, ötekileştiren, çatıştıran, gerilimden ve şiddetten beslenen politikaların karşısında durduk ve durmaya da devam edeceğiz.

    Ülkemizi kana bulamak için, tetikçileri ve güdümlü katilleri kullanan derin devlet güçlerini, Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Gazi, Gezi, 10 Ekim, Suruç’tan ve onlarca benzer katliamdan biliyoruz. Aleviler olarak eşit yurttaşlık mücadelesi verirken çok iyi biliyoruz ki, bu ülkede yaşayan halklar, inançlar ve kimlikler özgür olmadan biz de asla özgür olamayacağız. Bu nedenle dost ve musahip kurumlarla, ilerici aydın, demokrat ve devrimci güçlerle birlikte omuz omuza bir mücadeleye inanıyoruz.

    “KAOS YARATMAK İSTİYORLAR”

    Bu saldırıların asıl amacının ülkede kaos ve çatışma ortamı yaratmak olduğunun bilincindeyiz.
    2023 genel seçimleri öncesi kaostan ve çatışmadan beslenmek isteyen karanlık güçlerin harekete geçmesine zemin hazırlayan devletin ve AKP hükümetinin şiddet dilinin de farkındayız.
    Bu saldırıların daha büyük ve acı bir sonuca varmaması için başta demokrasi güçleri olmak üzere herkese görev düşmektedir. Halkımızı kurumlarına ve cemevlerine sahip çıkmaya ve provokasyona karşı uyanık olmaya çağırıyoruz. Bu vesileyle hükümeti açıktan uyarıyor ve göreve çağırıyoruz. Bu saldırıların arka planını örgütleyicisini ve azmettiricisini derhal açığa çıkarın! Aksi taktirde zan altında kalmaktan kurtulamazsınız. Kınama ve geçmiş olsun ile geçiştirilecek bir durum değildir. İçişleri Bakanlığı daha birkaç gün önce yayınladığı genelgede cemevlerine yakın olacaklarını boş bırakmayacaklarını ilan etmişken daha Muharrem’in birinci gününden bu olayların olması bizim açımızdan düşündürücüdür.

    “BİZ ALEVİLER DİYORUZ Kİ; BOZUK DÜZENDE SAĞLAM ÇARK OLMAZ”

    Biz Aleviler dili, dini, inancı, ırkı, mezhebi ve cinsiyeti ne olursa olsun herkesin eşit ve özgür bireyler olarak yaşayabildiği, kimsenin kimliğinden dolayı ötekileştirilmediği katledilmediği, demokratik bir cumhuriyette bir arada kardeşçe yaşamı savunuyoruz. Biz Aleviler olarak diyoruz ki; bozuk düzende sağlam çark olmaz.
    Bu adaletsiz düzeni hep birlikte değiştireceğiz. Halklar inançlar ve kimlikler olarak omuz omuza vererek demokrasi ve eşit yurttaşlık haklarımızı birlikte kazanacağız. Cemevleri milyonlarca Alevinin ibadethanesidir. Orada hiç kimseye makamı, dili, dini, rengi sorulmaz. Cemevlerine saldırmak aslında Anadolu halklarının hoşgörüsüne ve bin yıllık komşuluğa saldırmaktır. Biz zalimlerin, zorbaların, ırkçıların dışında kimsenin karşısında olmadık. Aleviler tarihi boyunca hiçbir halkın onurunu incitecek kalkışmada bulunmadı. Bundan sonra da böyle olacaktır. Dün bu ülkenin başkentinde 4 ayrı yerde, Alevilerin ibadethanelerine ve mekanlarına yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bu saldırının tüm yönleriyle açığa çıkarılması için kararlılıkla mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.

    “ALEVİLERİ HAKİR GÖREN YAKLAŞIMLARINIZ BU SALDIRILARA ZEMİN HAZIRLAMAKTADIR”

    Hükümeti bir kez daha uyarıyoruz; Cemevlerini tanımayan ve Anayasal statüye kavuşturmayan, Alevileri her türlü insanlık dışı asimilasyon politikasına tabi tutan, hakir gören, aşağılayan yaklaşımlarınız bu saldırılara zemin hazırlamaktadır. Taleplerimizi kabul edin ve ibadethanelerimizi yasal statüye kavuşturun.
    Elinizi diliniz inancımızdan ve inanç merkezlerimizden çekin. Bizi tarif etmeyin, tanıyın. Provokatörlere karşı, kandan beslenen zalimlere karşı, ırkçı gerici ve şeriatçılara karşı, savaş çığırtkanlığı yapan her türlü zihniyete karşı gelin canlar bir olalım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hükümete çağrı: Cemevlerine saldırıların arka planını derhal açığa çıkarın- VİDEO

    Hükümete çağrı: Cemevlerine saldırıların arka planını derhal açığa çıkarın- VİDEO

    PİRHA-Ankara’da cemevlerine yapılan eş zamanlı saldırılara tepki gösteren Mersin Cemevi Başkan Yardımcısı Baki Erdoğan, Alevilere, saldırılar karşısında cemevlerine ve inanca sahip çıkma çağrısında bulundu. Erdoğan, hükümeti de uyararak, “Bu saldırıların arka planını, örgütleyicisini ve azmettiricisini derhal açığa çıkarın. Aksi taktirde zan altında kalmaktan kurtulamazsınız” dedi. 

    Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne 30 Temmuz günü eş zamanlı saldırı düzenlendi.
    Tüm Alevi örgütleri Ankara’da bir araya gelerek saldırıyı lanetlerken, tepkiler yükseliyor.

    Bugün de Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde bir basın açıklama yaptı. Açıklamada Alevilere yönelik saldırının nefret ve ayrımcı politikadan beslendiğine dikkat çekildi.

    Mersin Cemevi Başkan Yardımcısı Baki Erdoğan da, açıklamada yaptığı konuşmada saldırıların Alevileri demokrasi, eşitlik, özgürlük mücadelesinden koparamayacağını vurguladı.

    Baskıya, zorbalığa ve her türlü şiddet politikalarına boğun eğmeyeceklerini belirten Baki Erdoğan açıklamada şunları kaydetti:

    “Halkımızı kurumlarına ve cemevlerine sahip çıkmaya ve provokasyona karşı uyanık olmaya çağırıyoruz!
    Bu vesileyle hükümeti açıktan uyarıyor ve göreve çağırıyoruz. Bu saldırıların arka planını örgütleyicisini ve azmettiricisini derhal açığa çıkarın. Aksi taktirde zan altında kalmaktan kurtulamazsınız. Kınama ve geçmiş olsun ile geçiştirilecek bir durum değildir.
    Biz Aleviler dili dini inancı ırkı mezhebi ve cinsiyeti ne olursa olsun herkesin eşit ve özgür bireyler olarak yaşayabildiği kimsenin kimliğinden dolayı ötekileştirilmediği katledilmediği demokratik bir cumhuriyette bir arada kardeşçe yaşamı savunuyoruz.
    Cemevleri milyonlarca Alevinin ibadethanesidir. Orada hiç kimseye makamı, dili, dini, rengi sorulmaz. Cemevlerine saldırmak aslında Anadolu halklarının hoşgörüsüne ve bin yıllık komşuluğa saldırmaktır.

    “ELİNİZİ, DİLİNİZİ İNANCIMIZDAN, İBADETHANELERİMİZDEN ÇEKİN”

    Dün bu ülkenin başkentinde 4 ayrı yerde, Alevilerin ibadethanelerine ve mekanlarına yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Taleplerimizi kabul edin ve ibadethanelerimizi yasal statüye kavuşturun. Elinizi, dilinizi, inancımızdan ve inanç merkezlerimizden çekin! Bizi tarif etmeyin, Tanıyın!”

    Açıklamanın ardından platform üyeleri HDP ve Mersin Cemevini ziyaret etti.

    HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, İl Eş Başkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Bedriye Bükte ve il yöneticilerinin hazır bulunduğu ziyarette birlik mesajı verildi.

    HDP Mersin İl örgütünün ardından Mersin Cemevi’ne geçen heyet Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz ve cemevi yöneticileri karşıladı.

    Alevi kurumlarına eş zamanlı yapılan saldırının faillerinin ve arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması ağrısında bulunan Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Alevilerin ve demokrasi güçlerinin birlikte mücadelesinin önemine dikkat çekti.

    PİRHA/MERSİN

  • İnanç Özgürlüğü Girişimi: Nefret suçlarına en çok maruz kalan gruplardan biri Alevi toplumu

    İnanç Özgürlüğü Girişimi: Nefret suçlarına en çok maruz kalan gruplardan biri Alevi toplumu

    PİRHA-İnanç Özgürlüğü Girişimi, 30 Temmuz’da Ankara’da cemevlerine yapılan saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Geçmişte ve günümüzde inançları nedeniyle, Türkiye’de ayrımcılığa, nefret söylemine ve nefret suçlarına en çok maruz kalan gruplardan biri Alevi toplumu. Maalesef hala sıklıkla, cemevlerine yönelik saldırılar ve Alevilerin evlerinin işaretlenmesi gibi tehlikeli olaylara şahit oluyoruz” denildi.

    Ankara’da cemevlerine düzenlenen saldırılara ilişkin tepkiler gelmeye devam ediyor. Ankara’da 30 Temmuz’da Şah-ı Merdan Cemevi,  Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlendi.

    İnanç Özgürlüğü Girişimi, 30 Temmuz’da Ankara’da cemevlerine yapılan saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “TÜRKİYE’DE NEFRET SUÇU MEVZUATI YETERSİZ”

    Türkiye’de nefret suçu mevzuatının yetersiz olduğunun vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Bir kişinin gözaltına alındığı açıklanan saldırılarla ilgili etkili bir soruşturma ve kovuşturma sürecinin yürütülmesini bekliyoruz. Muharrem orucunun ilk gününde düzenlenen bu saldırılarda hedef alınan mekanlar, ibadet yerleri ve Alevilerle ilişkili kurumlar. Bunun yanında fiziki saldırının hedefi olan kişiler arasında hem bir Alevi dedesi hem de Aleviler var. Tüm bu sebepler, olayla ilgili önyargı saikinin ve olayın nefret suçu olma ihtimalinin titizlikle soruşturulması gerektiğini gösteriyor. Geçmişte ve günümüzde inançları nedeniyle, Türkiye’de ayrımcılığa, nefret söylemine ve nefret suçlarına en çok maruz kalan gruplardan biri Alevi toplumu. Maalesef hala sıklıkla, cemevlerine yönelik saldırılar ve Alevilerin evlerinin işaretlenmesi gibi tehlikeli olaylara şahit oluyoruz. Türkiye’de nefret suçu mevzuatı yeterli olmaktan uzak ve ivedilikle kapsamlı bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’de din veya inanç topluluklarının hedefi olduğu nefret suçlarına karşı, faillere uygulanan cezasızlık politikalarının ortadan kaldırılması da dahil, etkili önlemler ve hukuksal düzenlemeler bir an önce hayata geçmeli.”

    (HABER MERKEZİ)