Etiket: cenaze töreni

  • İnsan hakları aktivisti Hüsnü Öndül, Neşat Ertaş türküleriyle uğurlandı-VİDEO

    İnsan hakları aktivisti Hüsnü Öndül, Neşat Ertaş türküleriyle uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- İnsan hakları ve demokrasi mücadelesi veren eski İHD Genel Başkanı, Avukat Yazar Hüsnü Öndül, sevenleri tarafından Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı. Hüsnü Öndül’ün eşi Selda Öndül, “Ben bugün burada ağlamak istemiyorum çünkü çok değerli bir insanı kaybettim, yol arkadaşımı kaybettim. Onun eşi olmaktan gurur duydum; torunlarını gördü, çok onurlu bir insandı” dedi. 

    Ankara’da yaşamını yitiren İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) kurucusu, Avukat, Yazar Türkiye’nin önemli insan hakları savunucularından Hüsnü Öndül, sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı.

    Törene katılanlar, 12 Eylül, 90’lar gibi karanlık süreçlerde dahi Hüsnü Öndül’ün korkmadan mücadeleyi sürdürdüğünden bahsetti. Eşi Selda Öndül, “Ne ailesinden ne aşkından ne de mücadelesinden vazgeçti, bugüne geldik” dedi.

    İnşaat Mühendisleri Odası Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Hüsnü Öndül’ün ailesinin yanı sıra DEM Parti Milletvekilleri Sevilay Çelenk ve Mithat Sancar, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ile İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Okan Konuralp, SOL Parti Başkanlar Kurulu üyesi İsmail Hakkı Tombul, TMMOB Genel Başkanı M. Emin Koramaz, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ile MYK üyeleri, TİHV Başkanı Metin Bakkalcı, TTB MK üyesi Ali Karakoç, Ankara Tabip Odası aktivisti Muharrem Baytemür, İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ile önceki dönem başkanlarından Akın Birdal, Öztürk Türkdoğan, İnsan Hakları Ortak Platform’dan Feray Salman, Yazar Tanıl Bora, Serpil Kaya Güvenç, Gül Erdost, Fikret Başkaya, Eren Aysan da katılanlar arasındaydı.

    İnsan Hakları Okulu’ndan Elçin Aktoprak törenin açılış konuşmasını yaparak, “Hüsnü abi sizi görseydi tüm nezaketiyle ‘hoşgeldiniz’ derdi” dedi.

    Saygı duruşunun ardından İnsan Hakları Okulu (İHO)’nun Hüsnü Öndül’le daha önce yaptığı kısa belgeselden bölümler gösterildi.

    Daha sonrasında konuşan Hüsnü Öndül’ün eşi Selda Öndül, “Biz Hüsnü ile 76 yılında tanıştık, yağmur yağıyordu, Küçükesatta dolmuş bekliyordum. Sonra ben hep dedim ki; ‘yağmuran kaçarken doluya tutuldum’. Çok mutlu olduk, bu belgeselde anlatılanları eve hiç yansıtmadı, çocuklara yansıtmamaya çalıştık. Ne olursa olsun akşam evine gelir, çocuklar uyuyunca yeniden derneğe geri dönerdi. Ben bugün burada ağlamak istemiyorum çünkü çok değerli bir insanı kaybettim, yol arkadaşımı kaybettim. Onun eşi olmaktan gurur duydum; torunlarını gördü, çok onurlu bir insandı hepiniz biliyorsunuz. Hep şöyle derdi, ‘ben iflah olmaz bir iyimserim’. Gerçekten öyleydi; hem bir devrimci hem de kişisel olarak romantikti” ifadelerini kullandı.

    EREN KESKİN: 90’LARIN KARANLIĞINDA DAHİ HİÇ DÜŞMEDİ

    Selda Öndül’ün ardından söz alan İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, “Hüsnü abi, insan hakları savunucularının ruhudur. Ben 89’dan beri tanıyorum kendisini. 90’ların korkunç karanlığında her yere koştururduk ve ben onun hiç düştüğünü görmedim. Gerçekten iyimserdi, insan hakları mücadelesinde böyle insanların olması çok önemli. Evine, eşine ve çocuklarına çok bağlı bir insandı, yeri doldurulmaz, hiçbir zaman unutmayacağız” dedi.

    METİN BAKKALCI: GALİBA BİRBİRİMİZE DAHA FAZLA SARILACAĞIZ!

    TİHV Genel Başkanı Metin Bakkalcı da “Hüsnü hocamdan çok şey öğrendim, birlikte öğrendik. Sevgili Selda ve Berk (Hüsnü Öndül’ün oğlu); ortak yaşamınızdan Hüsnü hocayı sizden bir miktar çaldık, bunun için size özür borçluyuz. Hüsnü hocam için buradayız, bugün ya da yarın ya nerede kalmıştık diye mi devam edeceğiz hayatımıza. Galiba birbirimize daha fazla sarılacağız.

    ÖZTÜRK TÜRKDOĞAN: HİÇBİR ZAMAN GÖREVDEN KAÇMADI

    Önceki dönem İHD Başkanlarından Öztürk Türkdoğan ise “Hüsnü abiden çok şey öğrendik, bilgiye dayalı savunuculuğu ondan öğrendik diyebilirim. Dernekte hep görev aldı hiçbir zaman görevden kaçmadı, insan hakları savunucularına insan değerlerini içselleştirerek bu hakları savunması gerektiğini kendisinden öğrendik” sözlerini kullandı.

    FERAY SALMAN: İYİMSERLİĞİ HEPİMİZE PUSULA OLSUN

    İnsan Hakları Ortak Platform’dan Feray Salman, “Son 17 yıldır Hüsnü abi ile her sabah insan hakları ortak platformunun ofisini açtık. Hüsnü abi her sabah çorbasını içmiş, yine de gelirken simitlerini de alır gelirdi. Beraber çalıştık; ben aslında korkağım ama Hüsnü abinin sağladığı o ortamda korkmadan yürümeyi becerdim. Ve onun gibi yürümeye devam edeceğim. İyimserliği hepimize bize pusula olsun” dedi.

    YAVUZ ÖNEN: BİR BİLGEMİZİ, YOLDAŞIMIZI, CEFAKAR BİR EMEKÇİMİZİ KAYBETTİK

    TİHV eski dönem başkanlarından Yavuz Önen, “Dostlar bir bilgemizi, acar militanımızı, yoldaşımızı ve cefakar bir emekçimizi kaybettik. Acımız büyük, kaybımız daha büyük. 1986’dan beri ben hep Hüsnü ile yürümek istedim. İHD’de beraber çalıştık, TİHV’de birlikte çalıştık. 1990’larda sekiz yıl süren bir çalışma ile mimarlar odasına inanılmaz bir arşiv bıraktı. Bir bilgi küpüydü. Biz insan hakları mücadelesini kavga olarak düşünüyoruz ama aslında insan hakları mücadelesi yanıtsız bir dilekçedir. Hüsnü’nün dilekçesi cevap bulanan kadar mücadele sürecek” diye konuştu.

    FEVZİ ARGUN: KENDİSİNDEN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM 

    Gazeteci Fevzi Argun da şunları kaydetti:

    “Hüsnü abi ile benim yolum 1982’de gazeteciliğe başladığımda kesişti. Biraz önce izlediğimiz videoda hüsnü abinin sözünü ettiği Mamak’ta kesişti yolumuz. Hüsnü abi ile aynı ağacın farklı dallarında yaprak olduk ve dostluğumuz o günlerden bugünlere kadar devame tti. Gerçekten öğrenmeyi çok seven ve öğrendiğini bilgiyi öğretmeyi de seven biriydi, bu anlamda da kendisinden çok şey öğrendim. Bizim meşhur pazar buluşmalarımız vardı bilenler vardır; zaman zaman aksasa da 35 yıldır her pazar buluştuk. Akla gelecek her şeyden bahsederdik, eğitici bir buluşma olurdu. Gerçekten iyi bir eş, baba ve dede olacaktı o kesintiye uğradı. Ben yeniden herkese, ailesine, dostlarına ve arkadaşlarına sabır diliyorum.”

    İHD başkanlarından Akın Birdal, darbe sonrası tanıdığını belirterek, “İnsan hakları mücadelesi, demokrasi, hukuk, özgürlük mücadelesidir. Yanı başımızda bir hukukçunun olması işlerimizi kolaylaştırıyordu. İnsan hakları mücadelemizde Hüsnü Öndül’le aynı şeyi düşündük. İnsanlar unutulduğunda ölür. Hüsnü Öndül asla ölmeyecek, mücadelemizde yaşayacak” diye konuştu.

    İnsan Hakları Derneği Genel Merkez Yöneticisi Osman İşçi ise, Hüsnü Öndül’ün mücadelesiye çok kıymetli biri olduğunun altını çizerek, “Son görüştüğümüzde akademiyi konuştuk. Kalıcı olan insan haklarının bilinmesidir, diyordu. İHD’yi en çok seven ve sahiplenendi” şeklinde ifade etti.

    Konuşmalar ardından Hüsnü Öndül’ün sevdiği Neşet Ertaş türküleri çalındı. Öndül, Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Senarist, yapımcı, yönetmen Tomris Giritlioğlu için tören yapıldı

    Senarist, yapımcı, yönetmen Tomris Giritlioğlu için tören yapıldı

    PİRHA – İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden senarist, yapımcı ve yönetmen Tomris Giritlioğlu için düzenlendi. Törende konuşan Giritlioğlu’nun erkek kardeşi Başar Arcak, “O kadar güzel şeyler söylediler ki o zaman daha da gurur duydum . İyi ki benim ablammış. Onu çok seviyorum” dedi.

    İstanbul’da kanser tedavisi gördüğü hastanede 67 yaşında hayatını kaybeden senarist, yapımcı ve yönetmen Tomris Giritlioğlu için Mecidiyeköy’deki İstanbul Devlet Tiyatroları sahnesinde tören düzenlendi. Törene Giritlioğlu’nun erkek kardeşi, oğlu, aile yakınlarıyla, sanatçı dostları ve çok sayıda kişi katıldı. Törende bir konuşma yapan oyuncu Cansel Elçin, “Bizlerin sektördeki herkesin bir anısı vardır onunla. Onunla çalışanlar, onunla beraber olanlar yetim kaldı” dedi.

    Konuşması sırasında gözyaşlarına boğulan erkek kardeşi Başar Arcak ise, “O kadar güzel şeyler söylediler ki o zaman daha da gurur duydum. İyi ki benim ablammış. Onu çok seviyorum” diye konuştu.

    Sözlerine ‘Canım annem, büyük aşkım, sonsuz flörtüm’ diye başlayan oğlu Ilgaz Giritlioğlu ise, “Tomris’in oğlu olmak hem çok zor hem de çok kolay. Çetin ceviz bir hayat, uykusuz montaj odaları, bol sigara, çok fazla senarist, kostümler, güzel oyuncular ve kameralarda dolu, nefes kesen bir hayat. Seninle çok gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.

    Tomris Giritlioğlu için, bugün ikindi namazına müteakip Teşvikiye Camiinde cenaze namazı kılındıktan sonra Giritlioğlu’nun cenazesi 25 Eylül Çarşamba günü Antakya Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sanatçı Genco Erkal son yolculuğuna uğurlanıyor

    Sanatçı Genco Erkal son yolculuğuna uğurlanıyor

    PİRHA – Usta sanatçı Genco Erkal, Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle uğurlanıyor. Sanatçı törenin ardından ikindi vakti kılınacak cenaze namazıyla Zincirlikuyu Mezarlığı’na sırlanacak. 

    Kan kanseri tedavisi görürken 31 Temmuz günü yaşamını yitiren 86 yaşındaki usta tiyatrocu Genco Erkal, bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlanıyor.

    Erkal’ın vedası için gelenler Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nu doldurdu. Törene sanatçılar Orhan Alkaya, Levent Ülgen, Mert Fırat, Şevket Çoruh, müzisyen Nejat Yavaşoğulları, yazar Adnan Özyalçıner, HDP’nin eski milletvekili Filiz Kerestecioğlu, opera sanatçısı Zeliha Berksoy, piyanist Fazıl Say, Serenad Bağcan’ın yanı sıra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK üyesi işçiler, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, SOL Parti MYK üyesi Alper Taş da katıldı.

    Törende, Genco Erkal’ın kızı Ayşe Erkal, taziyeleri kabul etti.

    Tören alkışlarla ve Fazıl Say ve Seranad Bağcan’ın anma sahnesiyle başladı. Nazım Hikmet’in “Memleketim” şiiri ve ardından “İnsan insan” bestesi seslendirildi.

    Törende Say, usta sanatçıyı “Ondan disiplini, çalışkanlığı, tek başına mücadele etmeyi, ideolojinden vazgeçmemeyi öğrendim” sözleriyle andı.

    Müzisyen Seranad Bağcan yaptığı konuşmada, “Zor bir veda olacak. Kafamı çevirdiğimde ona veda etmeye gelen bu sevgi selini görünce ne muhteşem ömür sürdüğünü görüyoruz. Seyirciler onu hiç yalnız bırakmadı. Son kez onunla aynı sahnede olacağım. Tabii ki ustamın sözünü dinleyeceğim” dedi.

    Sanatçının yakın dostu Özcan Arca, “İnsan Genco çok iyi bir aile babasıydı. Korkusuzdu. Haksızlığa hukuksuzluğa karşı durdu. 50 yıldır usanmadan yorulmadan yaptı. 12 Eylül’de başlayan direnme son güne kadar devam etti. Genco gitti ama Genco Erkal hep burada olacak” ifadelerini kullandı.

    Erkal’ın uğurlanmasını vatandaşlar, Ertuğrul Sahnesi dışından, mini ekranlardan takip etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mir Perwer’in cenaze törenine polis müdahale etti

    Mir Perwer’in cenaze törenine polis müdahale etti

    PİRHA-Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıda katledilen sanatçı Mir Perwer için bugün Muş’ta düzenlenen cenaze törenine polis müdahale etti. Cenazeye katılmak için gelenlere gaz bombaları atıldı.

    Fransa’nın başkenti Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıda katledilen sanatçı Mir Perwer için bugün Muş’ta cenaze töreni düzenlendi.

    Perwer’in cenaze törenine katılmak için sabah saatlerinden itibaren çok sayıda kişi HDP Muş il binasında toplandı. Perwer için düzenlenen tören öncesinde havaalanına giden yollar bariyerlerle kapatıldı. Sadece aile yakınlarının ve milletvekillerinin havaalanına gidebileceği belirtildi.

    CENAZE BAŞKA YOLDAN GÖTÜRÜLÜP DEFNEDİLDİ

    HDP Milletvekilleri Sırrı Sakık, Bedran Öztürk, Gülistan Koçyiğit, Şevin Coşkun, Sıdık Taş ile HDP PM üyeleri ve partililer il binasında toplanarak cenazeyi karşılamak için havaalanına gitti. Güvenlik güçleri, kalabalığın havaalanı yoluna girmesine izin vermedi. Sadece milletvekilleri ve Mir Perwer’in yakınlarına izin verildi.

    Saat 14.00’da alınan cenazenin Yeşilova beldesinin girişine getirilmesi beklenirken polislerin engellemesiyle cenaze bir başka yoldan Yeşilova beldesine getirilip defnedildi. Güvenlik güçleri, Valilik kararını gerekçe göstererek katılıma izin vermedi.

    JANDARMA GAZ BOMBASI ATIP HAVAYA ATEŞ AÇTI

    HDP temsilcileri ile güvenlik güçleri arasında görüşmeler sürerken bekleyen kitle, türküler söyleyerek katılım yasağını protesto etti. Ancak askerler kitlenin geçişine izin vermediği gibi gazetecileri de engellemeye çalıştı. Cenazeyi uğurlamak için ısrar eden kitleye jandarmalar gaz bombası ile müdahale etti. Aynı zamanda havaya da ateş açıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteci-Yazar Ahmet Tulgar son yolculuğuna uğurlandı

    Gazeteci-Yazar Ahmet Tulgar son yolculuğuna uğurlandı

    PİRHA- Gazeteci-Yazar Ahmet Tulgar (63), Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Ümraniye Kocatepe Mezarlığı’nda toprağa verildi. 

    İki gün önce evinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden Gazeteci-Yazar Ahmet Tulgar(63), Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde düzenlenen cenaze töreniyle son yolcuğuna uğurlandı. Tulgar, bugün ikindi vaktinde kılınan cenaze namazının ardından Ümraniye Kocatepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Cenaze törenine şair Mehmet Said Aydın, gazeteci İshak Karakaş, Hakkı Özdal, Bahadır Özgür, Sol Parti Genel Başkanı Alper Taş, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekilleri Züleyha Gülüm, Hüda Kaya ve Ali Kenanoğlu, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Gazete Duvar Genel Yayın Yönetmeni Barış Avşar, İletişim Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Kerem Ünüvar, Behçet Çelik, Burcu Aktaş, Pınar Öğünç ve Kırmızı Kedi Yayınevi Yayın Koordinatörü Çağlayan Çelik’in de aralarında olduğu çok sayıda gazeteci, siyasetçi ve edebiyatçı katıldı.

    Cenaze törenine katılanlardan Alper Taş, “Çok derin bir insandı. Üretken bir insandı. Yaratıcı bir insandı. Dost, cana yakın ve iyi bir yoldaştı. Beni motive eden, katkı sunan bir arkadaştı. Bu zorbalıklara, hoyratlığa kalbi dayanamadı. Çünkü çok hassas bir yüreği vardı” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

    Fotoğraflar-Özge Erdoğan

  • Garibe Gezer yüzlerce kadının katılımıyla Dargeçit’te defnedildi

    Garibe Gezer yüzlerce kadının katılımıyla Dargeçit’te defnedildi

    Garibe Gezer’in cenazesi polis ablukası altında, yüzlerce kişinin katılımıyla Dargeçit’te toprağa verildi.

    Kocaeli Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan ve daha önce gardiyanlar tarafından tecavüze uğrayarak cinsel işkence gören Garibe Gezer, dün hücrede şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Yapılan işlemlerin ardından Garibe’nin cenazesi akşam saatlerinde Mardin’e getirildi. Daha sonra cenazeyi teslim alan aile ve kadınlar Dargeçit’e (Kerboran) doğru yola çıktı.

    Onlarca araçla beraber Garibe’nin cenazesi Dargeçit’e götürülürken birçok yerde kurulan polis noktaları, araçları durdurarak Genel Bilgi Taraması (GBT) yaptı.

    GBT ve polis kontrolünden sonra ilçeye ulaşan konvoyu yüzlerce kişi karşılarken, Garibe’nin cenazesi bir kez daha kadınların omzunda taşınarak Seyyid Hasan Cami’sinde dini vecibeleri yerine getirildi

    Ardından caminin merdivenlerine çıkan Garibe’nin annesi Halime Gezer, “Yeter kimse ağlamasın. Ben kızımla gurur duyuyorum. Onun ardından ağlamayın zılgıt çekin” dedi.

    Seyyid Hasan Mezarlığı’na sloganlar ile getirilen cenazeyi defnetmek isteyen kitleye polis müdahale ederek, mezarlığa sınırlı sayıda kişi aldı.

    Garibe’nin cenazesi mezarlıkta polis ablukası altında defnedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Doğan Taşdelen için hem cemevinde hem de camide tören yapıldı

    Doğan Taşdelen için hem cemevinde hem de camide tören yapıldı

    PİRHA- Bodrum’da dün hayatını kaybeden eski Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen sabah saatlerinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Cemevi’nde yapılan törenin ardından Çankaya Belediyesi’ne oradan da Kocatepe Camine götürüldü. Burada kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Bodrum’da denizde fenalaşıp kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Çankaya Belediyesi eski Başkanı Doğan Taşdelen için sabah Oran’daki Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Cemevi’nde düzenlenen törenin ardından, Çankaya Belediyesi’nde helallik alındı.

    Törende konuşan mevcut belediye başkanı ve Doğan Taşdelen’in oğlu Alper Taşdelen, babasına “Belediyene hoşgeldin” diyerek, şöyle konuştu:

    “O sadece benim babam değildi, hepinizin babasıydı. Ben sadece babamı değil önderimi kaybettim. Onun çizdiği yoldan azimle yürümeye devam edeceğim. En büyük eseri Çankaya Belediyesi’ydi, sosyal demokrat belediyeciliğin örneğini verdi. Onun huzurunda daha fazla çalışacağıma söz veriyorum.”

    71 yaşındaki Doğan Taşdelen’in cenazesi daha sonra Kocatepe Cami’ne götürüldü. Burada kılınacak öğle namazından sonra Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Cenaze törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve çok sayıda partili katıldı.

    Alevi kurum temsilcileri ise cemevindeki ve Çankaya Belediyesi’ndeki törene katıldı. Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’nde düzenlenen cenaze törenine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP milletvekilleri Bülent Tezcan, Ali Şeker, Erdoğan Toprak, Orhan Sarıbal, Ahmet Akın’ın yanı sıra eski milletvekilleri Eren Erdem, Aylin Nazlıaka da katıldı.

    PİRHA/ ANKARA

     

     

  • ‘Alevilerin kökünü kazıyacağız’ diyen eski IŞİD’li için Reyhanlı’da kitlesel cenaze töreni

    ‘Alevilerin kökünü kazıyacağız’ diyen eski IŞİD’li için Reyhanlı’da kitlesel cenaze töreni

    2012’de “Alevilerin kökünü kazıyacağız” dediği görüntülerle gündeme gelen, 2014’te IŞİD’e biat eden ve daha sonra Ceyş’ul İzze komutanı olan Abdülbasit el-Sarut adlı cihatçı, Hama’nın kuzey kırsalında devam eden çatışmalarda yaralandı, Hatay’da kaldırıldığı hastanede öldü.

    Sendika. org’un haberine göre cihatçı El-Sarut’a Reyhanlı’da cenaze töreni düzenledi.

    Ceyş’ul İzze adlı cihatçı örgütün komutanlarından Abdülbasit el-Sarut, Hama’nın kuzey kırsalında Suriye ordusunun topçu saldırısı sonucu ağır yaralandı, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde getirildiği hastanede dün (8 Haziran) öldü.

    Reyhanlı Tevhid Cami’nde Abdülbasit el-Sarut için kitlesel bir cenaze töreni düzenlendi. El-Sarut’un cenazesi daha sonra tekbirlerle Suriye’ye gönderildi.

    EL-SARUT KİMDİR?

    Muhaliflere yakın kaynaklar, Humus doğumlu olan El-Sarut’un, savaştan önceki profesyonel futbolculuğunu ve 2011’de başlayan eylemlerde öne çıkan bir figür olduğunu yazdı.

    Nitekim El-Sarut, gerçekten yaptıklarıyla “öne çıkan” bir isimdi.

    2012’de katıldığı bir eylemde “Alevilerin kökünü kazıyacağız” diyerek kitleye tempo tutturan El-Sarut, daha sonra Humus kırsalında aktif olan ve ÖSO bünyesinde yer alan “Bayada Şehitleri Tugayı” adlı örgütü kurdu.

    2014’te ÖSO’nun Humus’taki yenilgisini takiben El-Sarut ve örgütü kentten çekildi ve daha sonra IŞİD’e biat etti. Bununla ilgili haberler muhaliflere yakınlığıyla bilinen kaynaklarda da yer aldı.

    2014’te ÖSO’nun Humus’taki yenilgisinin ardından El Sarut ve örgütü kentten çekildi ve daha sonra IŞİD’e biat etti.

    El Sarut, IŞİD’in Suriye ve Irak’ta yenilgiye uğratılmasının ardından İdlip vilayetine geçti ve sonunda Ceyş’ül İzze’ye katıldı. Hama’nın kuzeyi ve Gab Ovası’ndan etkin olan bu örgüt, Şam’ın Fethi Cephesi (eski adıyla Nusra) öncülüğünde kurulan Heyet-i Tahrir’uş Şam’a yakınlığıyla biliniyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tiyatrocu Gülriz Sururi hayatını kaybetti

    Tiyatrocu Gülriz Sururi hayatını kaybetti

    Türkiye tiyatrosunun duayen isimlerinden Gülriz Sururi, hayatını kaybetti. Sururi’nin manevi kızı, defin işleminin bugün yerine getirildiğini, vasiyeti gereği başka bilgi paylaşamadıklarını söyledi.

    Ünlü sanatçı Gülriz Sururi, bir süredir tedavi gördüğü hastanede dün sabah yaşamını yitirdi.

    90 yaşında hayata gözlerini yuman Sururi’nin bugün sessiz sedasız toprağa verildiği bildirildi. Sururi’nin manevi kızı Zeynep Miraç Özkartal, defin işleminin bugün yerine getirildiğini, vasiyeti gereği başka bilgi paylaşamadıklarını söyledi.

    Sururi, geçen aylarda verdiği bir röportajda “Cenaze töreni istemiyorum. Çünkü ben ‘cami avlusu kokteyl partisi’ istemiyorum. Bizim insanımızın tören kültürü yok. Ne yapıyorlar? ‘Ay saçın ne güzel olmuş.’ Yok efendim, ‘Üstündekini nereden aldın?’ Böyle şeyler olacağına tören yapılmasın” demişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Usta oyuncu Özkul son yolculuğuna uğurlandı

    Usta oyuncu Özkul son yolculuğuna uğurlandı

    Yeşilçam’ın efsane ismi Münir Özkul, binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen cenaze töreniyle Bakırköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.  

    İstanbul’da 93 yaşında iken geçtiğimiz Cuma hayata veda eden Yeşilçam’ın efsane ismi Münir Özkul, son yolculuğuna uğurlandı. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törene, Özkul’un ailesi ve yakınlarının yanı sıra Şener Şen, Tuncay Akçay, Ahmet Arıman, Nuri Alço, Erhan Yazıcıoğlu, Behzat Uygur, Ediz Hun, Orhan Alkaya, Haldun Dormen, Kanat Atkaya, Koray Çalışkan, Hamdi Alkan, Ömer Çavuşoğlu ve İlyas Salman gibi birçok isim katıldı.
    ÖZKUL: HEPİMİZİN BABASIYDI
    Törenin yapıldığı salona ilk kez 40 yıl önce geldiğini söyleyen kızı Güner Özkul, “1978’de babamı izlemek için geldim. Daha sonrasında oyun izlemek dışında birçok sevdiğimiz büyüğümüzü uğurlamak için hem kendi adıma hem de artık gelemediği için babam adına geldim. Şimdi kısmet birlikte gelmekmiş. Babamın orada yatması, benim de onu uğurlamam için, kürsüde konuşmam içinmiş. Bana ‘aile adına sen konuş’ dediler. O hepimizin babasıydı. O zaman hepimiz bir aileyiz. Biz bir aileyiz. Güzel bir aileyiz. Size onun sanatçı kişiliği, büyüklüğü hakkında, bu milleti birleştirmek ve ortak payda oluşturma konusunda nasıl önemli biri olduğu hakkında ne söyleyebilirim ki… Hepsini benden iyi biliyorsunuz. Güzeli, güzellikleri, güzel kadınları, güzel elli insanları ve güzel sesleri severdi. Öyle ki solunum cihazına takıldıktan sonra kendi sesini beğenmedi ve sustu. Çöküş süreci böyle hızlandı. Müziği, cazı severdi. Güzel giyinmeyi severdi” dedi.
    Özkul, bildiği birçok şeyi babasından öğrendiğini söyleyerek, “Bu duyguyu çok iyi bilirsiniz. Oyundan önce perdenin aralığından bakılır salon dolu mu değil mi diye. Eminim o da şimdi sizi görüyordur ve burada olduğunuz için çok mutludur. Onu uğurlamak için alkıştan daha duyarlı bir şey düşünemiyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum” diye ifade etti.
    YAZICIOĞLU: MUMLA ARIYORUZ O İNSANLARI
    Oyuncu Erhan Yazıcıoğlu ise, “Bizim oyunumuz erken biterdi, onun oyunun finalini seyretmek için, tiradını bir kez daha izlemek için koşa koşa gelirdik. Ben çok şanslıyım, dublajda beraberdik. Tek mikrofon dönemiydi o zaman, herkes yanyana mikrofona sokulur ve biz gençleri korurdu Münir abi. Son derece dakik bir insandı. Gelir sakin sakin işini yapardı. O dönemin insanları bambaşkaydı. O insanları mumla arıyoruz” dedi.
    SALMAN: VEDA EDİYORUZ AMA AYRILMIYORUZ
    Oyuncu İlyas Salman da şöyle konuştu:
    “Veda ediyoruz ama ayrılmıyoruz. Kısa vadeli bir ayrılık olacak. Belki iki üç saat bir törenle yad etmiş olacağız onu. Ama o yaptıklarıyla yaşamaya devam edeceğiz. Sersem Kocanın Kurnaz Karısı ile başladım tiyatroya. Şehir Tiyatrosu’ndan sonra Arzu Film’in kadrosunda, Adile Abla, Şener Abi, Münir Özkul, İhsan Yüce… Ama Münir abinin yeri çok farklıydı. Sofu değildi ama sufi idi. Yaşamın kıymetini bilirdi. Sefil Bilo’yu çekerken Cihangir’de oturdu. Arabayla gider alırdım onu. Yolda Yunus Emre’den şiirler okuturdu bana. Münir abinin beyni bedeninden büyüktü.”
    ALÇO: TÜRKİYE’NİN GÜLEN YÜZÜYDÜ
    Oyuncu Nuri Alço ise, “Bütün evlerin, Türkiye’nin gülen yüzüydü. Onu seyretmek bambaşka. Üç nesile de bakın, evlerin içinde olan bir insandı. Adile Abla ve Münir Abi’yi unutmak mümkün değil. Disiplin, saygı, sevgi… Kendisinden küçük olanlara bile hoş sohbetti, ayrımcılık yapmazdı. Saygıyı ben onlardan öğrendim. En sonda evine gittim, kendisini ziyaret ettim. Orada bile ‘tanıdın mı’ dedim, gayet gülen yüzüyle kafasını salladı. Ama son zamanlarda böbreklerine taşın gelmesi biraz zorlaştırdı hayat yaşamını. Yeri doldurulamayacak çok büyük bir insan” ifadesinde bulundu.
    BAKIRKÖY’DE TOPRAĞA VERİLDİ
    Burada yapılan törenin ardından Özkul’un naaşı Teşvikiye Camii’ne getirdi. Burada Münir Özkul için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Cenaze törenine ailesi ve sanatçı dostlarının yanı sıra,  Başbakan Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bazı milletvekilleri, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ile çubuklu formalarıyla Fenerbahçe taraftarları ile çok sayıda seveni katıldı.
    Özkul’un naaşı daha sonra alkışlarla cenaze aracına taşındı. Bu sırada Özkul’un naaşının üzerine karanfiller atıldı. Özkul’ün naşı Bakırköy Mezarlığı’nda bulunan aile kabristanında toprağa verildi.
    (MA)
  • Usta yazar Muzaffer İzgü İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı

    Usta yazar Muzaffer İzgü İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı

    Usta yazar Muzaffer İzgü, İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı. Çocuk ve gençlik kitapları ile Türkiye’ye unutulmaz eserler bırakan İzgü’nün cenazesine, yakınları, sanatçı ve yazarlar ile okuyucuları katıldı.

    Ağustos ayının ilk haftasında İzmir Katip Çelebi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan ve burada kendisine kanser teşhisi konulan usta yazar Muzaffer İzgü, geçen cumartesi gecesi İzmir’deki evinde hayata gözlerini yumdu. 84 yaşındaki 3 çocuk babası Muzaffer İzgü, Alsancak Hocazade Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Doğançay Mezarlığı’na eşinin mezarının yanına defnedildi.

    İzgü’nün cenazesine sinema sanatçısı Menderes Samancılar, Şair Ataol Behramoğlu, Yazar-Şair Hidayet Karakuş, AK Parti ve CHP İzmir milletvekilleri, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, İzgü’nün yazar dostları, yakınları ve okuyucuları katıldı. Cenaze töreninde çocukların yoğunluğu da dikkat çekti. İzgü’nün tabutunun üzerine “Bana okumayı öğreten Muzaffer İzgü’ye…” yazılı bir not da bırakıldı.

    “BİZİM HER ŞEYİMİZDİ”

    Cenaze töreninde konuşan sanatçı Menderes Samancılar, “Muzaffer ağabey bizim her şeyimizdi. Babamız, hemşehrimiz, yoldaşımız, hocamızdı. Biz canımızdan bir parça yitirdik ama yokluğunu asıl bu ülke yaşayacak. Onun çizdiği yolda kurduğu rüyaları çocuklarla paylaşarak anca bu ülkeyi yarınlara taşıyabiliriz. İyi bir önderdi. Ülkemiz için bir kayıp. Bu kaybın acısını zaman geçtikçe insanlar anlayacak. Önemli olan onun bıraktığı yolda emin adımlarla yürümesini becerebilmek ve çocuklara sahip olmak. Onun da tek isteği buydu. Çocuklara sahip olamazsak çocukların da geleceğine sahip olamayacağımız belli” dedi. İzgü’nün iki kitabından uyarlanan iki filmde rol alan Samancılar, İzgü’nün hayatını anlatan Zıkkımın Kökü filminde baba rolü oynadığını kast ederek, “Bana bu yüzden bazen baba, bazen oğlum derdi. Kendisi benim her şeyimdi. Yerini doldurmak mümkün değil. İçimizde kocaman bir boşluk bırakıp gitti. Nur içinde yatsın. Rüyalarla birliktedir şimdi” diye konuştu.

    “ÇOCUKLAR ONU KUŞAKLAR BOYUNCA OKUYACAKLAR”

    Şair Ataol Behramoğlu, “Tüm halkımıza, çocuklarımıza baş sağlığı diliyorum. Gerçekten Türkiye’nin yetiştirdiği en seçkin en alçak gönüllü, en üretici, en insan yazarlarımızdan birini sonsuzluğa uğurluyoruz. Yapıtları çok uzun süre yaşayacaktır. Çocuklar ise kuşaklar boyunca onu okuyacaklar ve İzgü her zaman adını koruyacak” derken, Yazar-Şair Hidayet Karakuş da, “Türk edebiyatının başı sağ olsun. Ondan önce yola çıkanlar gülmeceyi bırakırken o sonuna kadar direndi. Cumhuriyetin büyük bir aydınıydı. O hiçbir zaman insanlığından, dostluğundan, güzelliğinden hiçbir şey yitirmedi” ifadelerini kullandı.

    CENAZE TÖRENİNE ÇOCUKLAR DA KATILDI: ÇOK SEVİYORDUK

    Cenazeye katılan çocuk okuyuculardan Büşra Hayta ve Ela Naz Sirkeli de duygularını şu sözlerle ifade etti:
    “Çok iyi bir yazardı. Çok seviyorduk. İzgü’yü ailemizdeki büyükler çocukken okuyordu, sonra da biz okuduk. Kitaplarını fuara geldiğinde imzalatmıştık. Öldüğü için çok üzüldük.”

    İzgü, cenaze namazının kılınmasının ardından alkışlarla son yolculuğuna uğurlandı.