Etiket: cengiz çandar

  • Tutuklu gazeteci Abdurrahman Gök tahliye edilmedi-VİDEO

    Tutuklu gazeteci Abdurrahman Gök tahliye edilmedi-VİDEO

    PİRHA- Gazeteci Abdurrahman Gök hakkındaki davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar vererek duruşmayı 5 Aralık’a ertelendi. Mahkemede konuşan Gök, “İçeride de dışarıda da olsam gazetecilik yapmaya devam edeceğim” dedi. 

    Diyarbakır’da 25 Nisan’da yapılan ev baskında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Abdurrahman Gök hakkında “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla açılan davanın ilk duruşması Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşma öncesi adliye binası önünde açıklama yapıldı. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) öncülüğünde yapılan açıklamaya, gazeteciler ve Gök’ün yakınlarının yanı sıra Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekilleri Serhat Eren, Cengiz Çandar ve Meral Danış Beştaş, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

    “GAZETECİLERİN YERİ CEZAEVİ DEĞİL”

    DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, bugün hem Abdurrahman Gök hem de tutuklu gazeteci Mehmet Şah Oruç’un duruşmasının olduğuna işaret ederek, “2 arkadaşımızın iddianamesine göz attığımızda gazetecilik faaliyetlerinden kaynaklı yargılanıyor. Aslında yine burada gazetecilik yargılanıyor. Gazeteci arkadaşlarımızın işlediği suç olmadığını hepimiz biliyoruz. Bunu kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalılar. Onların yeri cezaevi değil. Onların burada haber takip etmesi gerekiyor. Gazeteciler susmayacak. Gazeteciler yazmaya devam edecek” dedi.

    MKGP: GAZETECİLİK YARGILANAMAZ

    Gazeteci Gök’ün Amed Newroz’un da polisler tarafından öldürülen Kemal Kurkut’un cinayeti nedeniyle hedef alındığını aktaran MKGP Sözcüsü Roza Metina, “Gazetecilik yargılanamaz. Gazetecilerin yargılanması uluslararası anlaşmalara göre de suçtur. Onlar hiçbir zaman işkence ve tutuklamalarla sesimizi kısamazlar” diye konuştu.

    “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TÜRKİYE’DE AYAKLAR ALTINDA

    Yeşil Sol Parti Amed Milletvekili Cengiz Çandar, “Basın özgürlüğü Türkiye’de ayaklar altında. İçerde yargılanan bir gazeteci ama burası polislerden, helikopterlerden geçilmiyor. Türkiye bu hali ile Avrupa Birliği’ne bir adım dahi atamaz. Bunlar sona ermeden asla Türkiye’ye demokrasi gelmeyecek. Herkes de biliyor Kemal Kurkut’un intikamı alınıyor Gök’ten. Bizim tek istediğimiz onun özgürlüğüdür” şeklinde konuştu.

    Çandar’ın ardından konuşan CHP Amed Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise, “Bu coğrafyada Musa Anter’in çocukları, kardeşleri hakikat mücadelesinden hiç vazgeçmediler” dedi. Tanrıkulu, “Sizler olmasaydınız, Roboski ve Ceylan Önkol olayı bu kadar çıplaklığıyla ortada olmazdı. Yine 12 kurşunla öldürülen Uğur’un ölümü bu kadar çıplaklıkla gözümüzün önünde olmazdı. Bu bedel neyse hep beraber ödüyoruz, ödemeye de devam edeceğiz. Ama bunun sonunda bilin ki, özgürlük, barış ve adalete kavuşacağız” ifadelerine yer verdi.

    Ardından geçilen duruşmada söz alan Gök, “Bence bu davasın asıl motivasyon noktası üzeri açıkken öldürülen Kemal Kurkut’u çektiğim fotoğraflardır. Bu fotoğraflarla polislere açılan davanın baskısı var. Bunun dışında bir şey demiyorum” dedi.

    Mahkeme heyeti Gök’ün tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 5 Aralık 2023 olarka açıkladı.

    PİRHA/DİYARBAKIR
  • PSAKD Diyarbakır Şubesi’ne Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarından ziyaret-VİDEO

    PSAKD Diyarbakır Şubesi’ne Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarından ziyaret-VİDEO

    PİRHA – Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi’ni ziyaret etti. Dernek  yöneticileri adaylara, “Bizim sesimiz olacak ve bizi temsil edeceksiniz” diyerek taleplerini ilettiler.

    Yeşil Sol Parti Diyarbakır milletvekili adayları Halide Türkoğlu, Cengiz Çandar ve HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zeyyat Ceylan, PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevi’ni ziyaret etti.

    Çok sayıda kişi tarafından karşılanan Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ile seçime dair sohbet edildi.

    “MECLİSE GİTTİKTEN SONRA BİZİ UNUTMAMANIZI İSTİYORUZ” 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Atlı, Yeşil Sol Parti adaylarına taleplerini iletti. Atlı, AKP-MHP hükümetinin, Alevi sorununu daha da derinleştirdiğinin altını çizerek, “Mevcut hükümet, Alevileri yok saymakta. Cemevlerimizi ibadethane olarak görmemekteler. Hatta ‘cümbüş evi’ olarak görüyorlar. Buna istinaden kalkıp bir gecede bir yasa çıkarıyor ve bizi Kültür Bakanlığı’na bağlıyor. Biz sadece bir kültür değiliz. İtirazlarımızı da dile getirdik ancak yasa çıktı. Bu konuda çoğunluk sağlamanız bizim için çok önem arz ediyor. Çünkü bir nebze bizim sesimiz olacak ve bizi temsil edeceksiniz. Meclise gittikten sonra bizi unutmamanızı istiyoruz. Bir telefon kadar bize yakın olmanız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “MECLİSE OTURMAYA GİTMİYORUZ”

    Yeşil Sol Parti Diyarbakır Milletvekili Adayı Cengiz Çandar ise konuşmasında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yetkilerine işaret ederek şunları söyledi:

    “Biz zaten bir mücadele partisiyiz. Bu mücadelenin arkasında faili meçhuller, tutuklu eş başkanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ve daha birçoğu var. Şimdi bu mücadeleyi meclise taşımaya gidiyoruz. Oraya oturmaya gitmiyoruz. Diyanet tabii çok önemli bir şey fakat bu çok köklü bir kurum. Şeyhülislam’ın devamı… Bunun neye yaradığını görüyoruz. İşte AKP gibi Sünni, Hanefi itikadından gelen bir karar verme mekanizmasının, bütün imamlara siyaset yaptırması, her yerde aynı hutbe okutuluyor falan… Tamamıyla siyasi bir araç haline gelmiş bir Diyanet var. Yeşil Sol Parti’nin en tepesindeki isimlerden biri de Alevi biliyorsunuz. İnşallah sizin taleplerinizi Dersimli Alevi bir cumhurbaşkanının bulunduğu bir sistem içinde gündeme getiririz.”

    “YENİYİ İNŞA ETME NOKTASINDA İDDİALARIMIZ VAR”

    Yeşil Sol Parti Diyarbakır Milletvekili Adayı Halide Türkoğlu da ‘Demokratik Ulus’ perspektifi ile birçok kesimi bir araya getirdiklerini belirterek şunları kaydetti:

    “Şimdi ‘bu bir tarihi seçimdir’ derken sadece diktatörleri ve faşizmi göndermek yetmiyor. “Gerçekten demokratik bir cumhuriyeti nasıl inşa edebiliriz noktası önemli. Demokratik cumhuriyet meselesinde hepimizin bir şekilde elini taşın altına koyması gerekiyor. İktidarın oluşturduğu çok ciddi bir kutuplaştıran siyaset biçimi var. Nefret söylemleri topluma da ister istemez yansıyor. Bizler en azından şunun teminatını verebiliriz; Yeşil Sol Parti yönetim mekanizması tam da bunların zıttında yer alan, üçüncü bir yol olan, esas hedefinin demokratik ulus gerçekliği olan bir parti.

    Bu kadar siyasetçi, basın çalışanı, farklı yapılardaki kurumlar gözaltına alınırken durmadan birbirimizin yerini doldurabiliyorsak bu da örgütlü, toplumsal gerçekliğimizden gelen bir şeydir. O yönüyle de 14 Mayıs’tan sonrası için inanıyorum ki her bir cepheden aslında biz bu faşist iktidarı göndereceğiz ama mevcudun yerine değil, yeniyi inşa etme noktasında iddialarımız var. Mesela Diyaneti kaldıracağız. Onun yerine ‘üst kurul’ dediğimiz inançların üst kurulunu oluşturacağız ve bunu aynı zamanda kadın erkek eşitliğini sağlayarak yapacağız. Sadece inançları bir alana sıkıştırmadan daha toplumsal şekilde yapacağız.”

    “HDP İLK DEFA DİYANETE DOKUNAN BİR SİYASİ YAPI OLDU”

    PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Av. Cafer Koluman ise Alevilerin, Türkiye Cumhuriyeti döneminde de her daim kıyım, katliam, imha ve inkar politikasına maruz kaldığını belirtti. Koluman, son 20 yıllık süreçte daha da katmerleşen bir politikaya maruz kalındığını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Diyanet İşleri Başkanlığı laik bir ülkede olmaz. 9 bakanlığın bütçesine eş bir bütçeye sahip Diyanet. Yani devlet içerisinde devlet yapılanmasına sahip. Dolayısıyla biz bu ülkede Alevice yaşamaya hiç sahip olmadık. Ne zaman bir hak talep etsek sürekli bir ret, imha, ötekileştirme politikasıyla karşı karşıya kaldık. Bu bağlamda 3. yol olarak HDP ilk defa Diyanete dokunan bir siyasi yapı oldu. Parti içerisinde bir Alevi masası oluşturdu ve bütün çalışmalarında Aleviliğin bir inanç olarak tanınması konusunda birçok proje geliştirdi.

    Alevilerin temel haklarını güvence altına alacak, cemevlerinin statüye kavuşturulması, zorunlu din derslerine son verilmesi, Alevi asimilasyonunun son bulması konusunda hangi yaklaşım hizmet edecekse bizim de o yaklaşımdan dolayı tavır koyacağımızı kamuoyuna açık şekilde deklere ettik.”

    PİRHA/DİYARBAKIR