Etiket: cengiz holding

  • Ankara’da Kazdağları’nda süren ağaç kıyımına karşı eylem!-VİDEO

    Ankara’da Kazdağları’nda süren ağaç kıyımına karşı eylem!-VİDEO

    PİRHA- Ankara Sakarya Caddesi’nde bir araya gelen ekoloji örgütleri, Cengiz Holding’in Kazdağları’ndaki altın ve bakır madeni projesine tepki göstererek, Danıştay’ın bir an önce yürütmeyi durdurma kararı vermesini istedi.

    Ankara’da bulunan ekoloji örgütleri, Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek Kazdağları’nda süren ağaç kıyımına tepki gösterdi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ekoloji Meclisi’nden Tuğba Kahraman, maden projesi sahibi Cengiz Holding’in hukuki süreç devam etmesine rağmen orman kıyımına başladığını söyledi.

    “YIKIM DURDURULMAZSA 1 MİLYONA YAKIN AĞAÇ KATLEDİLECEK”

    Ekoloji örgütleri adına açıklamayı Polen Ekoloji üyesi Deniz Gümüşel okudu. Gümüşel, orman kesiminin acilen durdurulması çağrısında bulunarak, “Cengiz Holding, Çanakkale Bayramiç ilçesi Hacıbekirler köyünde kurmak istediği 60 bin dönüm ruhsat alanına sahip Halilağa Bakır Madeni projesi için 6 bin dönümlük ÇED alanda, halkın tüm itirazlarına ve hukuki süreç devam etmesine rağmen orman katliamına başladı. 5 bin 200 dönümlük ormanlık alanda yüzbinlerce ağaç ve içindeki tüm canlıları ile birlikte çok büyük bir orman ekosistemi yıkıma sebep olacak, geleceğimizi yok edecek bu projenin derhal iptal edilmesi gerekmektedir. Eğer bu yıkım durdurulmazsa 1 Milyona yakın ağaç katledilecek” dedi.

    “600 DÖNÜMLÜK TARIM ALANI GASP EDİLEREK ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKİLDİ

    Kesilen sadece ağaçlar değildir, şirket ve bu yıkıma izin veren tüm yetkili kurumlar bilsinler ki kesilen tüm Türkiye’nin nefesi olduğunu vurgulayan Gümüşel, “Eğer bu yıkım projesi gerçekleşirse Kazdağları ekosistemi geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görecek. Proje kapsamında 3 köy, onlarca verimli tarım alanı haritadan silinecek. 55 köyün su kaynağı, Kocabaş Çayı’nın sulan maden projesine tahsis edilecek. Madenin yaratacağı kirlilik Bayramiç ve Ezine tanım alanlarını, yaşam alanlarını yüzyıllarca tehdit edecek. Köylerin tarla alanları ile ilgili kamulaştırma davaları açıldı. 600 dönümlük tarım alanı gasp edilerek şirkete peşkeş çekildi ve proje kapsamında yok edilecek” diye konuştu.

    ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için 94 davacı ile açılan dava, davacılardan yana olan bilirkişi raporuna rağmen, 3 kişilik mahkeme heyeti tarafından 1 karşı oya ile kaybettirildiğini ve Danıştay’da temyiz sürecinin devam ettiğini belirten Gümüşel, hukuki süreç devam ederken başlanan ağaç kesimleri hukuksuz olduğu ifade edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Yaşam savunucuları doğa katliamına karşı Kazdağları’nda-VİDEO

    Yaşam savunucuları doğa katliamına karşı Kazdağları’nda-VİDEO

    PİRHA- Yurttaşlar, Kazdağları’nda doğa katliamına girişen Cengiz Holding’e karşı direniyor. Bayramiç’teki ağaç kesimlerine karşı çevrecilerle birlikte eylem çağrısında bulunan bölge halkı, iş makinelerini durdurdu.

    İktidarın yıllardır kamu kaynaklarını ve doğayı teslim ettiği ve üstüne bir de vergi borçlarını sildiği Cengiz Holding’in yan kuruluşu Truva Madencilik, Kazdağları’nın eteklerinde altın ve bakır madeni için 1 milyon ağacı katletmeye hazırlanıyor.

    Bölge halkı, Hacıbekirler Köyü’nde bir araya gelerek bu çevre talanına karşı eylem başlattı. “Ona buna peşkeş çekilmesini istemiyoruz,” diyen yurttaşlar, gözyaşları içinde doğalarına sahip çıkarken, jandarma engeline rağmen iş makinelerini durdurmayı başardı.

    AKP iktidarından aldığı ihalelerle servetine servet katan Cengiz Holding‘in yan kuruluşu Truva Madencilik‘in Kazdağları‘nın eteklerindeki Bayramiç ilçesinde açmak istediği Halilağa altın ve bakır madeni için 1 milyon ağacı katledecek.

    Şirket, proje için ağaç kıyımına hız kesmeden devam ederken, bölge halkı çevre katliamına dur demek için Çanakkale Bayramiç’teki Hacıbekirler Köyü‘nde bir araya geldi.

    DÜN DURDURULDU, BUGÜN YİNE GELDİLER

    Yurttaşlar, Cengiz Holding’in çevre talanına isyan etti.

    Gözyaşları içinde konuşan bir yurttaş, “Biz istemiyoruz. Çamları kendi ellerimizle diktik. Ellerimle diktim. Yazık değil mi? Dün geldik durdurduk, bugün yine gelmişler” dedi.

     Çanakkale’de yaşayan 72 yaşındaki Mülkiye Yılmaz şunları söyledi:

    “Kazdağlarının talan edilmesinden dolayı buradayım. Ona buna peşkeş çekilmesini istemiyoruz. Böyle bir talan hiçbir yerde görülmüş değil. Bu ağaçları babaları mı dikti? Sorumsuzca kesiyorlar.”

    Yurttaşlar ve çevreciler, ağaç katliamına devam eden iş makinelerini durdurdu.

    Jandarma, kapattığı yolu, yurttaşların tepkisi üzerine geri açtı. Yurttaşlar ellerinde pankartlar ve sloganlar eşliğinde şantiye alanına doğru yürüyüşe başladı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cengiz Holding, Çanakkale Halilağa’da ağaç katliamına başladı!-VİDEO

    Cengiz Holding, Çanakkale Halilağa’da ağaç katliamına başladı!-VİDEO

    PİRHA-Cengiz İnşaat doğayı talan etmeyi sürdürüyor. Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş, Kazdağları’nda maden ocağı için ağaçları kesmeye başladı.

    Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş, Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine bağlı Hacıbekirler köyünde Halilağa Bakır Madeni projesi yapmak istiyor.

    Proje için verilen “çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu” kararının iptali için açılan dava süreci Danıştay’da devam ederken şirket faaliyetlerini hızlandırdı. Proje için 14 Mart 2023 tarihinde “ÇED olumlu” kararı verildi. Karara karşı bölge halkı ve yaşam savunucuları dava açtı. Bilirkişi raporunun yurttaşlardan yana olmasına rağmen mahkeme, kararını şirketin lehine kullandı. Karar, Danıştay’a temyiz edildi. Süreç ise devam ediyor.

    AĞAÇ KESİMİ BAŞLADI!

    Şirket, Danıştay kararını beklemeden 100 dönümün üzerinde bir alanda şantiye inşaatına başladı. Diğer yandan da açık ocak alanı içerisinde kalan ormanlık alandaki ağaçlara işaretleme yaptı. Şimdi de Halilağa’da işaretleme yaptığı ağaçları kesmeye başladı, köy yolları jandarma ile kapatıldı.

    Kazdağları Ekoloji Platformu bir açıklama yaparak, “Cengiz Holding Halilağa’da katliama başladı. Köy yolları jandarma ile kapatıldı, Kastamonu’dan kesim ihalesi yapılan şirketin elemanları bölgede dünden beri kesime hazırlanıyorlar ve ağaç kesimine başladı” dedi.

    Platform, tüm doğa dostlarını yanlarında olmaya, seslerini duyurmaya çağırdı.

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Cengiz Holding Kaz Dağları’nda ağaç kıyımına başladı, yargıyı dinlemiyor!

    Cengiz Holding Kaz Dağları’nda ağaç kıyımına başladı, yargıyı dinlemiyor!

    Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri Anonim Şirketi, dava süreci bitmeden bakır madeni için Kaz Dağları’nda ağaç kıyımına başladı. Arazilerini satmayan yöre halkı ‘kamulaştırırız’ tehdidiyle karşı karşıya. Yaklaşık 294 bin ağacın bulunduğu alandaki madencilik faaliyeti yürütülmesi için belirlenen 257.79 hektarlık bölgede 149 bin 250 adet ağaç olduğu öngörülüyor.

    Muhalefetin 5’li çete olarak nitelendirdiği Limak Holding ve İÇTAŞ, Muğla’daki Akbelen Ormanı’nı maden için keserken, Mehmet Cengiz’in şirketi Cengiz Holding’e bağlı Truva Bakır Maden İşletmeleri Anonim Şirketi de Kaz Dağları’nda kıyıma başladı. Şirket, Halilağa Bakır Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi projesi için geçen sene 26 Temmuz’da çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı almıştı.

    Cumhuriyet gazetesinden Şeyda Öztürk’ün haberine göre, karar üzerine başta Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası olmak üzere birçok kurum ve yurttaş dava açtı. Açılan davaların ardından ÇED olumlu kararının ‘hukuka aykırı’ olduğu kararına varıldı. Kararın ardından şirket proje sürecini tekrar başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sisteminde yer alan bilgiye göre de projeye 14 Mart’ta yeniden ‘ÇED olumlu’ kararı verildi.

    İzin verilmesinin hukuka aykırı olduğunu düşünen yurttaşlar ve kurumlar ikinci davayı da açtı. Süreç devam ederken geçen aylarda Cengiz Holding bölgedeki taşınmazları satın almak için adım atmıştı. Bölgenin bağlı olduğu Çan Noterliği’ne giden yazıda, “Söz konusu taşınmazın satın alınması için 1 Ağustos’ta pazarlık görüşmeleri yapılacaktır. Pazarlık görüşmelerine katılmadığınız ya da görüşmelere katılıp da satış konusunda anlaşamadığımız takdirde taşınmazın Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre kamulaştırılması için talepte bulunulacaktır” denildi.

    Görüşmelerin ardından anlaşma sağlanamadı. Köylüler arazilerini satmak istemedi. Geçen martta kamulaştırma için görüşmeler yapılmış, ancak köylüler yine arazilerini vermek istememişti. Köylüler de kamulaştırma kararına karşın dava açmıştı.

    149 BİN 250 ADET AĞAÇ VAR

    Proje dosyasına göre, alanın 513.80 hektarı ormanlık araziden oluşuyor. Bu da yaklaşık 685 futbol sahasına denk geliyor. Yaklaşık 294 bin ağacın bulunduğu alandaki madencilik faaliyeti yürütülmesi için belirlenen 257.79 hektarlık bölgede 149 bin 250 adet ağaç olduğu öngörülüyor.

    “TEMA VAKFI: EKOSİSTEM BÜYÜK ZARAR GÖRÜR

    TEMA Vakfı da bir açıklama yaparak, proje gerçekleştiği takdirde ekosistemin zarar göreceğini belirtti. Açıklamada, şöyle denildi:

    “Proje hayata geçerse, bölge suyunun ciddi miktarda azalacağı ve yaklaşık 4 bin dönüm arazinin susuzluktan kuruyacağı açıklandı. Maden, Çanakkale’de yaşayan 100 binin üzerinde insanın bir yılda kullanacağı suyu tek başına tüketecek. Kaz Dağları’ndaki maden projelerinin ve iklim krizinin etkileri düşünüldüğünde kuraklık yaşayan Çanakkale’de büyük bir su krizi kaçınılmaz olacak.”.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çevre aktivistleri Cengiz Holding önünde gözaltına alındı-VİDEO

    Çevre aktivistleri Cengiz Holding önünde gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA-Cengiz Holding’in Kazdağı’nda işletmek istediği altın madeninin iptali için bugün Çanakkale’de görülecek davayla dayanışmak için holdingin İstanbul Üsküdar’daki binası önünde açıklama yapmak isteyen çevre aktivistleri polis tarafından gözaltına alındı. 

    Cengiz Holding’in Kazdağları’ndaki altın-bakır madeni projesinin iptali için açılan dava, bugün Çanakkale’de görülecek. İstanbul’daki çevre aktivistleri de Çanakkale’deki davaya destek için Cengiz Holding’in Üsküdar’daki binası önünde basın açıklaması yapmak için bir araya geldi. Polis tarafından izin verilmeyen açıklamada 7 çevre aktivisti gözaltına alındı.

    Gözaltına alınan İklim Adaleti Koalisyonu’ndan Osman Akkuş, Sultan Torbacıoğlu, Hakan Tosun, Kadir Gölcü, Aslı Kerem, Doğasu Dilek Akın ile Deniz Kuzucular Üsküdar Emniyet Amirliğine götürüldü.

    3 KÖYÜ HARİTADAN SİLECEKLER

    Çevre aktivistlerinin “Kazdağları’nda Cengiz Holding’e geçit yok” başlığıyla okumak istediği fakat polisin izin vermediği basın açıklamasında ise şu ifadelere yer verildi:

    “Dünya üzerinde biyolojik çeşitliliği ile sayılı ekosistemlerden biri olan Kazdağları’nın ne yazık ki yüzde 79’u madenlere ruhsatlandırılmış durumda. Yörede yaşayan bizler bereketli yaşam alanlarımızı, her türlü meyve ve sebzenin yetiştiği tarım topraklarımızı, kurdu kuşu sincabıyla Kazdağları’nda yaşayan canlıların yaşam hakkını korumak için enerji ve maden şirketlerine karşı mücadele veriyoruz. Bu şirketlerden biri olan Cengiz Holding, Kazdağları ekosistemi içinde devasa bir alanda yıkıma sebep olacak, 200 metre derinliğinde ölüm çukurları açacak, 3 köyü haritadan silecek ve kimyasal zehirlerle yakınındaki diğer köyleri de yaşanmaz hale getirecek, su kaynaklarımıza el koyacak 87513 ruhsat nolu Halilağa Bakır Madeni projesindeki ısrarına devam ediyor. Halkın tüm itirazlarına, toplanan binlerce imzaya ve bilim insanlarının olumsuz görüşlerine rağmen projeye geçtiğimiz yıl bakanlık tarafından ÇED olumlu kararı verilmişti.

    CENGİZ HOLDİNG’E ÜÇ AYRI DAVA

    Proje ile ilgili üç ayrı dava açıldı. İlk dava, yörede yaşayan ve en doğal hakkı sağlıklı bir çevrede yaşamak olan 81 yurttaş ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale Tabip Odası, İnsan Hakları Derneği Çanakkale Şubesi, Ayvalık Tabiat Derneği, Ege ve Marmara Çevreci Belediyeler Birliği, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği tarafından açılan dava. İkincisi Tema Vakfı ve Çan Çevre Derneği tarafından, üçüncüsü ise Çevre Mühendisleri Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası tarafından açılan davalar.

    Söz konusu davalarla ilgili bilirkişi keşfi, TEMA ve Çan Çevre Derneği davası üzerinden yürütüldü. Bilirkişilerin söz konusu alanda yapılacak projenin doğal ve kültürel varlıklar üzerinde geri dönüşsüz tahribata neden olacağı ve ÇED olumlu kararının hukuka aykırı oluşu yönünde verdikleri görüş sonucunda, Çanakkale 1. İdare Mahkemesi TEMA Davasında ve Oda’ların açtığı davada 17.06.2022 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    81 yurttaş ve 6 kurumun açtığı davada ise, daha önce mahkemeye sunulduğu halde tüzük, tapu vb isteme gibi nedenlerle süreç uzadı ve beklenen yürütmeyi durdurma kararı ancak 20.10.2022 tarihinde verildi. Ne yazık ki bu davada, halkın sağlıklı bir çevrede yaşaması için mücadele eden Tabip Odası ve İHD ile üç yurttaş hukuksuz yere dava açmaya ehliyetsiz sayıldı.

    Ancak şirket, 2009/7 sayılı genelgeden yararlanarak, yürütmeyi durdurma kararına mesnet olan bazı hususlarla ilgili ÇED Raporunda revizyon yaparak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden başvurdu ve söz konusu proje için 13 Ekim 2022 tarihinde yeniden İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantısı yapıldı.

    KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİ YOK!

    Bugün Cengiz Holding’in yıkım projesine karşı açılan üç davanın da duruşması yapılacak. İklim krizinin etkilerini gördüğümüz, kuraklık çekmeye başladığımız ve gıda güvenliğimizin tehlikeye girdiği bu dönemde sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, bir şirketin kazancı için feda edilemez. Kazdağları’nın korunması, gelecek kuşaklara, çocuklarımıza ve bu topraklarda yaşam hakkı olan tüm canlılara borcumuzdur. Şirketin ÇED Raporunda, bölgede yer alan sayısı metalik madencilik projelerinin sebep olacağı kümülatif etkilere değinilmemiştir.

    HALKIN SU KAYNAKLARINA, İÇME SULARINA EL KONULACAK!

    Ayrıca, ÇED Raporu içinde maden için su alması planlanan Hacıbekirler 1 ve 2 Göletlerinin projelerine ve çevre etkilerine yer verilmemiştir. Göletler için DSİ ile protokol hazırlığı içinde olduğu ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da göletler için kapsam dışı kararı verdiği bilinmektedir. Oysa ÇED bir bütündür ve tüm projeyi kapsamalıdır.

    Ayrıca mahkemenin yürütme kararına rağmen şirketin söz konusu göletleri en kısa zamanda inşaa etme konusunda ısrarcı davrandığı görülmektedir. Yürütmeyi durdurma kararı, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından Çanakkale Valiliği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve DSİ’ye gönderilmiş olup söz konusu proje ile ilgili tüm işlemlerin durdurulması, protokollerin iptal edilmesi istenilmiştir.

    Bölgede ciddi bir su sıkıntısı yaşanmaktadır. Köylerin içme suyu kaynakları proje alanında kalmaktadır. Ayrıca, söz konusu göletlerin bölgenin tarım arazileri için kullanılması gerekmekte iken Cengiz Holding tarafından el konulmak istenmektedir.

    YÖREDE CİDDİ BİR KURAKLIK YARATILACAK

    Söz konusu göletler için su temin etmek amacıyla Kocabaş Çayı’ndan derivasyon kanalı ile su alınmasının planlandığı bilinmektedir. Kocabaş Çayı nesli tehlike altındaki su samurlarının yaşam alanı ve 55 köyün de su kaynağıdır. Halihazırda Odaş Çan 2 Termik Santrali de pompa kurarak Kocabaş Çayı’ndan suyu çekmektedir. Çekilen suyun miktarı çok fazladır ve yöre halkına su kalmamaktadır. Geçtiğimiz 2021 yılı yazında Çan İlçemiz büyük bir su krizi yaşamıştır. Kocabaş Çayı’na enerji ve maden şirketlerince el konulması kabul edilemez. Bilirkişilerin raporlarında belirttiği gibi projede kullanılacak su miktarı yörede ciddi bir kuraklık yaratacaktır.

    Umuyoruz ki mahkeme yaşamdan yana karar verecek ve bilirkişilerin de belirttiği gibi Kazdağları ekosisteminde doğal ve kültürel varlıklar üzerinde geri dönüşsüz yıkım yaratacak Halilağa Bakır Madeni Projesini iptal edecektir. Cengiz Holding’in karı uğruna yok etmeye çalıştığı yaşam alanlarımızdan, köylerimizden vazgeçmiyoruz. Kazdağları evimiz, maden projeleriyle delik deşik edilerek yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Derik’te 20 kişinin öldüğü kazanın bilirkişi raporu: Şoförler suçlu, Cengiz Holding kusursuz!

    Derik’te 20 kişinin öldüğü kazanın bilirkişi raporu: Şoförler suçlu, Cengiz Holding kusursuz!

    Mardin’in Derik ilçesinde 20 kişinin hayatını kaybettiği kazaya dair hazırlanan bilirkişi raporunda, şoförler suçlu bulunurken, Cengiz Holding, polisler ve devlet kurumlarının kusurunun olmadığı öne sürüldü.

    Mardin’in Derik ilçesinde 20 Ağustos’ta Cengiz Holding’e ait Eti Bakır Tesisleri’nden yük alarak çıkan iki TIR’ın karıştığı kazada 20 kişi hayatını kaybetmişti. Qoserî Caddesi üzerinde meydana gelen kazalarda ayrıca 40 kişi de yaralanmıştı.

    Olaya dair başlatılan soruşturma kapsamında TIR şoförleri Umut G. ile Yunus Ş. tutuklanarak cezaevine konuldu. Derik Sulh Ceza Hakimliği tarafından kazaya dair yayın yasağı getirilirken, Mardin Barosu’nun yaptığı itiraza rağmen yayın yasağı kaldırılmadı. Olaydan sonra kayyım yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) kazanın yaşandığı yolun TIR ve ağır yük taşıyan araçların geçişine kısıtlanması talebine Derik Emniyeti ve Derik Kaymakamlığının cevap vermediği ortaya çıktı.

    Derik İlçe Emniyet Amiri Hasan Ali Korkmaz merkeze çekilirken, savcılık olayda “ihmali” olan polisler hakkında da soruşturma izni istedi. Devam eden soruşturmada, TIR şoförleri Umut G. ve Yunus Ş. şüpheli, ilk kazanın ardından olay yerine giderek, aracını durdurduğu esnada, bir yayaya çarpan Jandarma personeli Bayram T. ise, şüpheli-müşteki sıfatıyla yer aldı. “Görevi ihmal” suçlamasıyla polisler hakkında yürütülecek olan soruşturmaya izin verilip verilmediği ise bilinmiyor. Soruşturma kapsamında bilirkişi raporu da hazırlandı.

    CENGİZ’E İNCELEME YOK

    Bilirkişi raporunda, Cengiz Holding’e ait Eti Bakır’ın olaydaki sorumluluğuna dair inceleme yapılmazken, raporda olay yeri ve yaşananlar ile TIR şoförleri ve Bayram T. hakkında tespitlere yer verildi. İlk kazanın şoför Umut G.’nin virajı alamaması sonucu meydana geldiği ve 4 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen raporda, ilk kaza ile ikinci TIR’ın olay yerine gelmesi arasındaki süre farkının 33 dakika olduğu belirtildi.

    ŞOFÖR TIRI HATALI KULLANMIŞ

    İlk kazaya dair tespitte, TIR’ın fren sisteminin kampanalı fren sistemi olduğu, kaza anındaki hızının 126 kilometre olduğu belirtilen raporda, “Somut olayda üzerinde 27 bin 60 kg yük bulunan 73 SN 384 plakalı çekicinin kaza mahallinin 6.1 kilometre gerisinde başlayan eğimli yola girmeden önce vites küçültmesi, küçülen vitesin motora yaptığı baskıyla çok az da frene basarak rampayı inmesi gerekirdi. Ancak sürücünün kullanım hatası yaptığı yüklü bir şekilde eğimli yolda kaza yerine yaklaşana kadar yüksek viteste ve yolun icap ve şartlarına uymayan bir hızda frene bas çek yaparak ilerlediği, kampanalı fren sisteminin aşırı ısınarak devre dışı kalmasına neden olduğu anlaşılmaktadır” denildi.

    ŞOFÖRLER SUÇLU, CENGİZ HOLDİNG ‘KUSURSUZ’

    Raporun sonuç kısmında ise, Umut G. ve Yunus Ş. ile ilgili olarak kazanın oluşu ile kural ihlali yapılması arasında illiyet bağı olduğu belirtildi. Hayatını kaybedenlerin kazanın oluşu ile ilgili herhangi bir illiyet bağları olmadığına yer verilen raporda, TIR’lar ve römorklarını gönderen taşeron firmaların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri belirtilerek, sorumlu oldukları ifade edildi.

    Cengiz Holding’e ait Eti Bakır firmasının “ihmalinin olmadığı” iddia edilerek, “Nitelikli şoför ile teknik şartlara uygun aracın sefere gönderilmesinden taşımacı sorumlu olduğundan ve mevzuatın bu sorumluluğu taşımacıya yüklediğinden yükü gönderenin kazanın oluşumuna etki eden herhangi bir kural ihlalinin ya da ihmalinin bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır” denildi. Ayrıca kaza yerinde asfaltlama çalışması olmasından kaynaklı yapılan incelemede “Yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum ve kuruluşların kazanın oluşumuna etki eden herhangi bir kural ihlallerinin ve ihmallerinin bulunmadığı” ifadeleri kullanıldı.

    Raporda, ilk kazadan sonra gerekli önlemleri alması gereken polisler ile devlet kurumlarının “kusuru olmadığı” iddiasına yer verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’den Derik kazasına dair soru önergesi: Cengiz Holding soruşturma kapsamında mıdır?

    HDP’den Derik kazasına dair soru önergesi: Cengiz Holding soruşturma kapsamında mıdır?

    PİRHA – HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Mardin’de 21 kişinin yaşamını yitirmesine sebep olan trafik kazasına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na “Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevden alınan var mıdır? Cengiz Holding yöneticileri soruşturma kapsamında mıdır?” sorularını yöneltti.

    Mardin’in Derik ilçesi üç yol mevkiinde 20 Ağustos’ta yaşanan trafik kazası sonucu 21 kişi hayatını kaybetti, 26 kişi ise yaralandı. Kaza ile ilgili soruşturma devam ederken Halkların Demokratik Partisi Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, sorumluların açığa çıkarılması talebiyle Meclis’e soru önergesi sundu.

    KAMUOYUNA GERÇEK BİLGİLER SUNULSUN”

    HDP’li Beştaş, ilk kazanın üzerinden 20 dakika geçmesine rağmen yeteri derecede tedbirler alınmadığı için ikinci kazanın gerçekleştiğine vurgu yaptı. Beştaş, hazırladığı önergede şu ifadelere yer verdi:

    “Kazanın yaşanmasına neden olan ihmallerin açığa çıkarılması, kamuoyuna gerçek bilgilerin sunulması gerekirken, Derik Sulh Ceza Hâkimliği tarafından olaya yayın yasağı getirilmiştir. Bu durum başta Derik halkı olmak üzere toplumun tüm kesimleri tarafından olayın üzerinin örtülmek istendiği şeklinde anlaşılmaktadır. Tırların il ve ilçe merkezlerinden geçmesinin de ayrıca bu ve benzeri kazaların yaşanmasında önemli bir etkisinin olduğu bilinmektedir.”

    HOLDİNG YÖNETİCİLERİ SORUŞTURMA KAPSAMINDA MIDIR?”

    Meral Danış Beştaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

    “1- Derik’te yaşanan ve 21 yurttaşın ölümüne 26 yurttaşın yaralanmasına neden olan kaza ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır? Soruşturmalar hangi aşamadadır?

    2- Soruşturma kapsamında kim ya da kimlerin ifadelerine başvurulmuştur?

    3- Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevden alınan var mıdır? Kazalarda sorumluluğu bulunanlar hakkında gerekli yaptırımların uygulanması sağlanacak mıdır?

    4- Kaza ile ilgili başlatılan adli soruşturma kapsamında tutuklanan olmuş mudur? Olduysa kimler tutuklanmıştır? Kazaya dair soruşturma kapsamında tutuklama yapılmadıysa bu tedbire başvurulmama sebebi nedir?

    5- Cengiz Holding yöneticileri soruşturma kapsamında mıdır?

    6- İlk kazanın üzerinden geçen 20 dakikada hangi tedbirler alınmıştır? Olay yeri güvenliği neden sağlanmamıştır?

    7- Kaza yapan tırların, kamyondan dönüştürülen tırlar olduğu bilgisi doğru mudur? Tırların bakımı neden yapılmamıştır?

    8- TIR’ların tonajından fazla yük taşıdığı iddiası doğru mudur?

    9- Olay anında üçüncü bir tırın daha olduğu görüntülerle de sabit olmasına rağmen İçişleri Bakanı ve Mardin Valiliği hangi bilgiye dayanarak üçüncü tırın olmadığı yönünde beyanatta bulunmuştur?

    10- Kamuoyuna gerçekleri bilgilendirmekle yükümlü olan Derik Valiliği hangi yasal gerekçeye dayanarak kaza haberlerine yayın yasağı getirmiştir? Yayın yasağı ile amaçlanan nedir? Bu aynı zamanda anayasal güvence altında olan haber alma hakkının ihlali değil midir?

    11- Halkın talepleri ve güvenliği için yapılması gereken çevre yolu neden şimdiye kadar yapılmamıştır?

    12- Kazada üst düzey sorumluluğu bulunan Cengiz Holding’in neden olduğu kazanın ayrıntılarının paylaşılmamasının izahı nedir? Bu yaklaşımın Cengiz Holding’in iktidar tarafından korunduğuna dair ifadelere ilişkin kamuoyuna bir açıklama yapılacak mıdır?

    13- Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin Ulaşım Koordinasyonunun ‘Derik’te ağır ve tehlikeli yük taşıyan araçların saat 7 ile 21 arasında geçişinin yasaklanması’ kararına gerek yok diyen Derik Kaymakamı ve Emniyet müdürü hangi gerekçe ile buna gerek yok demiştir? Derik Kaymakamı ve Emniyet müdürü hakkında soruşturma başlatılacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Derik’te yaşamını yitirenlerin sayısı 21’e yükseldi; İhmaller zinciri var

    Derik’te yaşamını yitirenlerin sayısı 21’e yükseldi; İhmaller zinciri var

    PİRHA- Mardin’in Derik ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirenlerin sayısı 21’e yükseldi. Kazanın ardından hastane önüne giden HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, yaptığı açıklamada, “Bu felakette ihmaller zinciri söz konusu. TIR’lar Cengiz Holding’in TIR’ları. Gerekli tonaj kontrollerinin ve bakımlarının yapılmadığı aslında o tırların sürekli ölüm saçtıklarını herkes biliyor” dedi.

    Mardin’in Derik ilçesi Üçyol mevkiinde Cengiz Holdinge ait Eti Bakır Fabrikası’ndan yük taşıyan tırın karıştığı kazada yaralılara müdahale edenlere arkadan gelen bir başka TIR çarptı.

    Yaşanan kazalarda, yaşamını yitirenlerin sayısı 21’e yükselirken, 6’sı ağır 26 kişinin tedavileri Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kızıltepe ve Derik Devlet Hastanesi’nde devam ediyor.

     2 ŞOFÖR GÖZALTINA ALINDI, OLAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Olayın ardından Mardin’e giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaptığı açıklamada hayatını kaybedenlerin sayısının 21 olduğunu belirtirken, 2 şoförün gözaltına alındığını aktardı.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da yaptığı açıklamada, Derik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kazaya dair soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    TIRLAR AĞIR YÜK TAŞIMALARINA RAĞMEN AŞIRI HIZ YAPIYORLAR

    Görgü tanıkları ilk kaza sonrası bölgede önlem alınmadığını belirtti. Cengiz Holding’e ait yük taşıyan araçların ağır tonaja rağmen aşırı hız yaptıkları ve araçların bakımsız olduğu iddiasında bulunuldu.

    Otopsi işlemlerinin ardından yaşamını yitirenlerin cenazeleri ise ailelerine teslim edildi. Kazada yaşamını yitiren ve şu ana kadar kimlikleri tespit edilen 17 kişinin isimleri ise şöyle; Şervan Tanrısever, Mihriban Tanrısever, Kemal Dağ, Necla Arda, Maşallah Bağlayan, Mülkiye Acar, İsa Ayebe, Hamit Akkoyun, İnan Berk, Sitti Abul, Hatip Denk, Ahmet Akdağ, Mehmet Ekinci, Bawer Babur, İrfan Aktaş, avukat Baran Açan, polis Yahya Ergün.

    “BU FELAKETTE İHMALLER ZİNCİRİ SÖZ KONUSU”

    Kazanın ardından Derik Devlet Hastanesi önüne giden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Sözcüsü ve Mardin Milletvekili Ebru Günay, burada yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:

    “Yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu bir felaket, felakette ihmaller zinciri söz konusu. Uzun süredir tek şeride düşürülen bir ana cadde, TIR’ların geçtiği bir ana cadde. İlk TIR’ın freni patladığı için kaza gerçekleşiyor. İnsanlar gidiyor tedbir alınmıyor, yarım saat sonra ikinci TIR geliyor toplanmış olan kalabalığın içinde bir faciaya neden oluyor. Şunu biliyoruz; TIR’lar Cengiz Holding’in TIR’ları. Gerekli tonaj kontrollerinin ve bakımlarının yapılmadığı aslında o TIR’ların sürekli ölüm saçtıklarını herkes biliyor. Sanırım TIR’lardan birinin taşıdığı şey gübre. Dağılan yükler başka bir kazaya sebebiyet vermiş. Ailelerle birlikte savcıların gelip otopsi yapmasını bekliyoruz. Derik Hastanesi bile bu kazadakilere yardım edebilecek alt yapıya sahip değil. Şu an zaten yaralıları başka hastanelere sevk ettiler.”

    KİMLİĞİ BELİRLENEN 20 KİŞİ DEFNEDİLDİ

    Yaralıların tedavileri devam ederken, ismi netleşen 20 kişinin cenazeleri aileleri tarafından alındı. Cenazeleri alınan 20 kişiden 17’si Derik’te, 1’i Artuklu ilçesinde, 1’i de Kızıltepe ilçesinde defnedildi. Polis memuru Yahya Ergin’in cenazesi ise memleketine gönderildi.
    Cenazelerin defin işlemlerinin ardından Derik’te ayrı ayrı yerlerde taziyeler kuruldu. Hayatını kaybedenlerin yakınları taziyeleri kabul ederken, DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay ve HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da ailelere taziye ziyaretinde bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İkizdereli çevreciler, 190 gündür direniyor-VİDEO

    İkizdereli çevreciler, 190 gündür direniyor-VİDEO

    PİRHA- Cengiz İnşaat tarafından Rize Eskincedere Vadisi’ndeki çevre tahribatına karşı yurttaşların direnişi devam ediyor. İkizdere Çevre Derneği, yaptığı basın açıklamasında “İkizdere cehenneme dönüşmeden bu talana dur de” çağrısında bulunarak, 30 Ekim’de ilki düzenlenecek olan Kestane Festivali için de tüm halkı davet etti.

     

    Cengiz Holding’in, Rize’nin İyidere ilçesinde yapımını üstlendiği lojistik liman inşaatının dolgusu için Eskincedere Vadisi’nde yapmak istediği taş ocağına karşı tepkiler sürüyor.

    İKİZDERELİLER 190 GÜNDÜR DİRENİYOR

    Dünyada koruma altındaki 250 vadiden 53.sırada olan Eskencidere Vadisi’nde Cengiz inşaatın yapmak istediği taş ocağına karşı yurttaşların direnişi 190. günde devam etti.

    İkizdere Çevre Derneği çağrısı üzerine önceki gün İstanbul’da bir araya gelen yaşam savunucuları, otobüslerle İkizdere’ye giderek taş ocağına karşı direnen yurttaşlara destek verdi.

    İkizdere direnişçileri, vadiye gelen yaşam savunucularını tulum ile karşıladı. Yurttaşlar, hep birlikte Eskincedere Vadisi’nde horon oynadı.

    “HES’LERLE BAŞLAYAN YIKIM TAŞ OCAKLARIYLA DEVAM EDİYOR”  

    Yurttaşların direniş alanı olarak bilinen alanda toplanması sonrası İkizdere Çevre Derneği (İÇDER) basın açıklaması yaptı. Doğaya karşı yapılan saldırıların büyüyerek devam ettiği vurgulanan açıklamada “İkizdere’de bulunan vadilerimiz de bu yıkımdan payını almaktadır. Eskencidere Vadisi ve Kapse/Komes arasında bulunan vadi de Hidroelektrik Santrallerle (HES) başlanan yıkım taş ocakları ile devam etmektedir. Vadimizin HES’lerin getireceği yıkımlara karşı duyarlı bir belediye başkanımızın zamanında İkizdere için söylediği ‘Cenneti görmek için ölümü bekleme, gel İkizdere’de yaşa’ sözüne kulak ver ve İkizdere cehenneme dönüşmeden bu talana dur de” ifadeleri kullanıldı.

    “BİLİM İNSANLARI BURADA TAŞ OCAĞI OLMAZ DEDİ”

    Doğa talanına dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bu yıkıma ‘dur’ demek için başvurduğumuz mahkemelerin belirlediği bilirkişiler de Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yeterli ve uygun olmadığı görüşüne varmıştır. Taş ocağı inşaatının doğaya, yaşam alanlarımıza ve ekolojiye verdiği zararları tespit etmiş, raporlamıştır. Ama yıkım devam ediyor. Ormanlarımız talan ediliyor, suyumuz yok ediliyor. Eskencidere’de yaşayan insanlar pet şişelerden su kullanmak zorunda bırakılıyor. ‘Ağacı keseriz suları kirletiriz, yaşam alanlarını toz ve gürültü ile yok ederiz’… İşte bu İkizdereliye reva görülen yaşam modeli olarak sunulmaktadır. Telafisi mümkün olmayan bu yıkımı kabul etmiyoruz ve bir defa daha haykırıyoruz; alın makinelerinizi defolun gidin buradan, burası işgal alanınız olmayacaktır.

    Halkımızı İÇDER’e üye olmaya, birleşmeye, örgütlenmeye ve topyekün mücadeleye çağırıyoruz. İkizdere eşsiz biyolojik alanlara ve floraya sahiptir. Bu zenginliği ortaya çıkarmak ve korumak için İkizdere Çevre Derneği (İÇDER) olarak bu yıl birincisini gerçekleştireceğimiz Kestane Festivali’ne, 30 Ekim’de bütün halkımızı davet ediyoruz.”

    Gençağa KARAFAZLI-Hüseyin ALTUN

  • Yaylakonak’taki Manganez Maden Ocağının tahribatının durdurulması için Valiliğe dilekçe

    Yaylakonak’taki Manganez Maden Ocağının tahribatının durdurulması için Valiliğe dilekçe

    PİRHA- Adıyaman merkeze bağlı Yaylakonak Beldesi Hançayı mevkiinde kurulan ve uzun zamandır faaliyet yürüten Manganez Maden Ocağının, belde doğasına yönelik ciddi tahribatlarının durdurulması için Adıyaman Valiliği, Adıyaman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve DSİ 20. Bölge Müdürlüğü’ne dilekçe verildi.

    Adıyaman merkeze bağlı Yaylakonak Beldesi Hançayı mevkiinde kurulan Manganez Maden Ocağına yöre halkının tepkisi sürüyor. Yurttaşlar, maden ocağının yaşam alanlarını yok edeceği endişesini dile getiriyorlar.

    2016 yılında Yaylakonak Beldesi Hançayı mevkiinde yakınlarında  maden ocağı açılmak için “ÇED gerekli değildir” kararı verilmişti.

    Köy muhtarları bu karara karşı dava açarken, bölgede herhangi bir envanter çalışması yapılmadığı ve koruma altına alınmadığı için doğanın ve yaşam alanlarının tahrip edilmesinin kaçınılmaz olduğu görüşü hakim.

    Bölge halkı endemik bitki ve doğal sit alanları olan alanda maden arama sırasında kullanılan kimyasalların insan ve canlı yaşamına tehdit oluşturduğu ve köylerini yaşanmaz hale getirdiğini ifade etti.

    “HEYALANLAR MEYDANA GELMEKTE, AĞAÇLAR YOK OLMAKTA”

    Yurttaşlar insan sağlığına ve doğaya zarar vermeye devam eden Manganez Maden Ocağının doğa katliamına müdahale edilmesi çağrısında bulunarak, Adıyaman Valiliği, Adıyaman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve DSİ 20. Bölge Müdürlüğü’ne dilekçe verdi.

    Dilekçelerde, söz konusu şirket faaliyetlerinin verilen ruhsat, izin ve yasal mevzuat çerçevesinde yapılması gerekmekte iken, bunun aksine eylemlerde bulunduğuna ve maden alanının belli alanlarında büyük oranda heyelanlar meydana geldiğine vurgu yapıldı. Ayrıca alandaki çam, badem, alıç, ahlat, akasya vb. ağaçlar yok olmaya devam ettiğine işaret edildi. Tahribatlar sonucunda tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlayan belde halkının hayvanlarını otlatma sahalarının yok edildiğine de dikkat çekildi.

    Dilekçenin devamında Adıyaman ili Merkez Yaylakonak Beldesi Hançayı Mevkii, 122 ada, 97 parsel sayılı taşınmazda ilgili şirket tarafından yürütülen ve çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan “madencilik faaliyetleri” bakımından gerekli inceleme ve denetimlerin yapılmasını ve bununla  birlikte idarece yapılacak inceleme ve denetimlerin sonucuna göre gerekli yasal cezai yaptırımların uygulanması talep edildi.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

     

  • Demiryolu inşaatında çalışan işçilerden 40’ı koronavirüse yakalandı

    Demiryolu inşaatında çalışan işçilerden 40’ı koronavirüse yakalandı

    Mardin’de Cengiz Holding’e ait Mazıdağı’ndaki Eti Bakır’ın demiryolu şantiyesinde çalışan işçilerden 40’ı Covid-19’a yakalandı. 

    Mardin’in Mazıdağı ilçesinde bulunan Cengiz Holding’e ait Eti Bakır Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Fabrikası’nın Diyarbakır-Mazıdağı demiryolu inşaatında çalışan işçilerden 40’ı son bir haftada Koronavirüse (Covid-19) yakalandı. Test sonuçlarının pozitif çıkan işçiler, Mardin, Mazıdağı ve Derik’te bulunan devlet hastanelerinde tedavi altına alındı.
    40 işçide virüs tespit edilmesine rağmen şantiyede çalışan diğer yüzlerce işçinin çalışmaya devam ettiği, işçilerin “tedbir” olarak evlerine gitmelerine de izin verilmediği öğrenildi. İşçilerin yine şantiyede yatmaya zorlandığı, evine gitmek isteyenlerin ise işten çıkarılmakla tehdit edildiği belirtildi.
    Ulaştığımız kimi işçiler, büyüyen salgın tehdidi karşısında çalışmaya ara verilmesi ve önlem alınması gerektiğini dile getirdi. İşçiler, salgına yakalanma riski olsa da işsizlik tehdidi nedeniyle bu duruma ses çıkaramadıklarını ifade etti.
    Aynı şantiyede geçtiğimiz Mayıs ayında salgın tehdidine rağmen çalışmaya zorlanan işçiler eylem gerçekleştirmiş, eyleme katıldıkları gerekçesiyle 118 çalışanın işine son verilmişti.