Etiket: çerağ uyandırma

  • Dersim’de kadınlar 8 Mart için Ana Fatma’da buluştu: Kadın kırımına karşı barışı ve yaşamı savunalım!- VİDEO

    Dersim’de kadınlar 8 Mart için Ana Fatma’da buluştu: Kadın kırımına karşı barışı ve yaşamı savunalım!- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Dersim’deki Ana Fatma ziyaretinde çerağ uyandırdı, gulbang verdi ve lokma pay etti. Yapılan açıklamada kadınlara birlik ve örgütlülük çağrısı yapılırken, katledilen kadınlar anısına Munzur’a karanfiller bırakıldı.

    Dersim’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne doğru gidilirken etkinliklerin başlangıcı Ana Fatma ziyaretinde gerçekleştirildi. “Hakikat Ana Yoludur” anlayışıyla yola çıktıklarını belirten kadınlar, ziyaret alanında çerağ uyandırarak lokma pay etti ve gulbang verdi. Ardından bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı DAD Kadın Meclisi üyesi Beser Develi okudu.

    “HAKİKAT ANA YOLUDUR”

    “Bizler ‘Hakikat Ana Yoludur’ belirlemesini esas alan kadim Reya Haq inancının talipleriyiz” diyen Develi, bu anlayışın asırlar boyunca inancın temel ilkesi olduğunu vurguladı. Develi, bu ilke doğrultusunda Ana Kadın öncülüğünde rıza toplumsallıklarının kurulduğunu ifade etti.

    Dersim’in “jar û diyar”, yani ziyaretler diyarı olduğunu belirten Develi, kentin aynı zamanda ana kadın felsefesinin inanç içerisinde hayat bulduğu bir serçeşme mekânı olduğunu söyledi. Toplumsal yaşamın sürdürülmesinde ve ortaya çıkan sorunların çözümünde birçok Ana kadının öncülük rolü üstlendiğini dile getiren Develi, “Yola sahiplik eden, zulme karşı direnen, teslim olmayan ve topluma öncülük eden nice kadın var. 8 Mart vesilesiyle bu direniş mirasına ikrar vermek ve tüm ziyaretlerimizi temsilen Jiara Ana Fatma’ya niyaz olmaya geldik. Ana Fatma’nın ışığı ve koruyuculuğu tüm kadınların yanında olsun” dedi.

    SURİYE’DEKİ KATLİAM VE KADINLARA YÖNELİK SALDIRILAR

    Açıklamada Suriye’deki Alevi katliamının birinci yıl dönümüne de dikkat çekildi. 7 Mart tarihinin Suriye’de gerçekleştirilen Alevi katliamının başlangıcı olduğu hatırlatılarak, “Bu büyük katliamın yıldönümü vesilesiyle Alevi kadınlar şahsında Suriye’de katledilmiş her halk ve inançtan tüm canları saygıyla anıyoruz. Uyandırılan çerağlarımız mazlumların anısınadır. Anıları önünde dardayız” denildi.

    “ERKEK EGEMEN SİSTEM KADINLARI HEDEF ALIYOR”

    Açıklamanın devamında erkek egemen sistemin kadınlara yönelik şiddeti sürekli yeniden ürettiği ifade edildi. Develi, “Erkek egemenlikli  sistem her gün ve her saat bir kadın katliamı ve taciz-tecavüz olayı yaratmaktadır. Bu sistem kendi krizlerini aşmak için özellikle Ortadoğu merkezli olmak üzere dünyanın birçok yerinde savaşlar üretmektedir” dedi.

    Bu savaşların karar vericilerinin erkek egemen ideolojiler olduğunu belirten Develi, bu ideolojilerin ilk hedefinin kadınlar olduğunu söyledi. Develi, “Suriye’de Alevi, Kürt ve diğer halk ve inançlardan kadınların son dönemde maruz kaldıkları saldırılar bunun en büyük kanıtıdır. Alevi kadınlarını kaçıran, Kürt kadınlarının saç örgülerinden dahi korkan ve tepeden tırnağa kadın düşmanlığı ile donanmış bir nefret açığa çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

    “BARIŞ KADIN İDEOLOJİSİDİR”

    Reya Haq talibi kadınlar olarak eşitlikçi ve özgürlükçü inanç felsefesinden güç aldıklarını belirten Develi, erkek egemen politikalara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Develi, “Jin-Jiyan-Azadî sloganını bayraklaştıran kadınların, Ortadoğu’da yürütülen savaş politikaları başta olmak üzere tüm erkek egemen saldırıları boşa çıkarabilecek güce sahip olduğuna inanıyoruz” dedi.

    KADINLARA BİRLİK VE ÖRGÜTLÜLÜK ÇAĞRISI

    Açıklamanın sonunda tüm kadınlara birlik ve örgütlülük çağrısı yapıldı. Kadınların barışın kurulmasında önemli bir rol üstlendiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bu topraklar çok acılar çekti, büyük haksızlıklara uğradı. Tüm bunları unutmadan eşitlik temelinde inşa edilmesi gereken barışın biz kadınlara yüklediği vicdani, insani ve toplumsal görevler var. Ana Fatma ziyaretinden aldığımız kemaletle tüm kadın canlara sesleniyoruz; kadın kırım politikalarına karşı birliğimizi ve örgütlülüğümüzü arttıralım, savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunalım. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü tüm kadın canlara kutlu olsun.”

    Kadınlar açıklamanın ardından katledilen kadınların anısına Munzur’a karanfil bıraktı.

    PİRHA/DERSİM

  • Seyit Rıza Meydanı’nda Rojava için çerağ uyandırıldı!- VİDEO

    Seyit Rıza Meydanı’nda Rojava için çerağ uyandırıldı!- VİDEO

    PİRHA- Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Rojava’da gerçekleşen katliamlara dur demek için Seyit Rıza Meydanı’nda çerağ uyandırdı. Rojava’ya uygulanan saldırıların günümüz Kerbelası olduğuna dikkat çeken DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, “Bugün Rojava’da internet dahil, su, yiyecek, her türlü yardıma kapatılmış ve bu coğrafyada bir soykırım planlaması devrede” dedi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, “Kerbela’dan Rojava’ya Yaşanan Karanlığa Karşı Çerağlarımızı Yakıyoruz” şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda toplanarak, Rojava için çerağ uyandırdı.

    Seyit Rıza Meydanı’na ‘Biji Berxwedana Rojava’, ‘Qoma Rojava Teyna Nî Yo’, ‘ Yekê Yekê Gelê Kurd Yekê’ sloganlarıyla gelen yurttaşlar, meydanda ‘Rojava Vicdandır, Direniştir, Özgürlüktür Teslim Alınamaz’ pankartı etrafında toplandı. Eyleme DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu’nun yanı sıra, bir çok kurum ve kuruluş katıldı.

    “MÜRŞİTPINAR SINIR KAPISI DERHAL AÇILMALIDIR”

    Yakılan çerağların Rojava’daki karanlığı yok edeceğini belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş, “Rojava halkı yalnız değildir. Biran önce Mürşitpınar sınır kapısı açılmalı ve Rojava’ya gereken yardımlar geciktirilmeden ulaştırılmalıdır” dedi.

    Eylemde konuşan Emek Partisi (EMEP) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Orhan Kurul, Rojava’da insanlık ayıbının işlendiğini belirtti ve devamında şunları dile getirdi: “Rojava’da çok açık bir savaş suçu işleniyor. Rojava’da kadınlar, çocuklar bile bile ölüme mahkum ediliyor. Göz göre göre Rojava’daki halkımız, kardeşlerimiz ölüme sürükleniyor” dedi

    Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın derhal açılması gerektiğine dikkat çeken Kurul, “Bugüne kadar yaptığımız çağrıları bir kez daha tekrar ediyoruz. En son söylenmesi gereken lafı en başta söylüyorum. Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal açılmalı, insani koridor sağlanmalıdır” dedi ve bu talebin Dersim halkı tarafından çok acil bir şekilde yerine getirilmesi istendiğini vurguladı.

    “Rojava’yı kendi çıkarlarının bir oyun aletine, oyun aracına dönüştürmeye çalışıyorlar. Ancak Rojava’daki halkımız bugüne kadar yaptığı gibi bugün de kendi kaderini tayin edebilmenin koşullarını zorluyor. Bunun için mücadele ediyor” diyen Kurul, “Emek Partisi olarak buradan bir kez daha tekrar ediyoruz. Rojava halkı kendi kaderini tayin edebilme hakkına sahiptir. Bunun koşulları sağlanmalıdır” dedi ve insani koridorun biran önce açılması gerektiğine dikkat çekerek konuşmasını sonlandırdı.

    “ROJAVA’DA BUGÜN BİR KERBELA YAŞANIYOR”

    Rojava’ya uygulanan inkar ve imha politikasının güncel bir Kerbela olayı olduğuna dikkat çeken DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, “Bugün Rojava’da internet dahil, su, yiyecek, her türlü yardıma kapatılmış ve bu coğrafyada bir soykırım planlaması devrede. Biz bu zihniyeti çok iyi tanıyoruz. Dersim’den biliyoruz. Dersim katliamından biliyoruz” dedi. Devamında ise şunları söyledi:

    “Yıllardır inkarla imha ile yürüyen, Alevilere, Kürtlere, başta olmak üzere farklı inançlarla gösterilen katliam planlamalarından çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla Suriye’de biricik tek yol Suriye’nin demokratik bir ülkeyi inşa edilmesinden geçiyor. Ve Türkiye ve iktidar bu sorumluluğa sahiptir. İktidarın, Türkiye’nin politikası Suriye’de demokratik bir yaşamın inşa edilmesi üzerine kurulmalıdır.”

    Kordu, Hızır ayı içerisinde olduklarını belirterek, “Dersim’deyiz, Hızır ayındayız. Hızır’da tüm mazlumların yanında olan Dersim halkı, Alevi toplumu, Hızır’da bugün burada lokmalarını tutarken, dualarını yaparken önce insanlık için duasını eder, sonra kendisi için duasını eder. Dersim halkı bugün darda olan Rojava halkı için dualar ettiğini” söyledi.

    Ayten Kordu, konuşmasının sonunda Rojava halkının yanında olduklarını belirterek, “Dolayısıyla biz bu coğrafyadan seslenen Kürtler, Aleviler, devrimciler, sosyalistler, demokratlar, kendisine insanım diyen herkes buradan sesleniyoruz. Gerek kendi coğrafyamızda ya da Suriye’de, Ortadoğu’da demokratik bir yaşam barışçıl bir yaşam zor değildir. Mümkündür. Yeter ki bu kolektif akıl işlesin. Yeter ki bu kolektif politika hayata geçsin” dedi ve konuşmasını sonlandırdı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Pazarcıklılar Derneği, depremde Hakk’a yürüyenler için kırk lokmalarını paylaştı-VİDEO

    Pazarcıklılar Derneği, depremde Hakk’a yürüyenler için kırk lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Maraş merkezli iki depremde Hakk’a yürüyenler için Mersin’de bulunan Pazarcıklılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nde kırk lokması verildi.

    Maraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin 40’ıncı günü dolayısıyla Pazarcıklılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nde lokmalar paylaşıldı.

    Hakk’a yürüyenleri anmak için çerağların uyandırıldığı kırk lokmasında Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede gülbeng okudu.

    Çokça yurttaşın katıldığı kırk lokmasında konuşan dernek başkanı Doğan Döldöş, “Bu deprem hafızlardan silinmeyecek acı bıraktı. Birçok canımız her gün deprem acısını yasıyor. Hakka yürüyen canlarımız ışıklar içerisinde uyusun” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/MERSİN

  • Depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırılıp deyişler okundu-VİDEO

    Depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırılıp deyişler okundu-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAK) Antalya Şubesi’nde depremlerde yaşamını yitirenler için çerağ uyandırıldı. HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan her akşam saat 21.00’de “pencerene bir mum yak’ kampanyası oluşturulduğunu söyledi. 

    HBVAKV Antalya Şubesi, 6 Şubat’ta başlayan depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırdı.

    Kızıl Arık Cemevinde yapılan anma töreninde konuşan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Deprem bölgesinde yitirdiğimiz her can için ‘her akşam saat 21.00’de pencerene bir mum yak’ kampanyası oluşturuldu. Tüm sivil toplum örgütleri, bizim kurumlarımız, depremde Hakk’a yürüyen canları anmak için onlar adına siz de pencerelerinize bir mum yakıp çerağ uyandıralım. Depremde yaşamını yitiren tüm canların devirleri daim, ışıkları bol, yıldızlar yoldaşı olsun. Hızır yoldaşları olsun” dedi.

    “UYANDIRDIĞIMIZ BU NUR HAKK’I TEMSİL EDİYOR”

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de çerağın anlam ve içeriğine ilişki söz alarak şu konuşmayı yaptı:

    “Aslında biz buna ‘kudrette kandil’ deriz. Kudret, kandil, Hakk’ın, hakikatin nurunu temsil eder. Bize göre kâinat, hakkın nurundan var olmuştur. Cümle canlar, cümle mahlukat, cümle kâinat, Hakk’ın nurundan var olmuştur. Bu nedenle biz yaptığımız muhabbetlerde, cemlerde, erkanlarda; burayı da küçük bir kâinat olarak değerlendirdiğimizde Hakk’ın nuru olsun, kâinat tamamlansın diye Hakk, Muhammed, Ali aşkına, Hakk’ın nurunu, yani çerağı uyandırırız. Çerağıdaki bildiğiniz o fitili yakmaya biz ‘uyandırma’ deriz. Erkan bittiğinde de sır ederiz. Onu bir tür kaybetme anlamında sır etme şeklinde kaldırırız. Yani erkan tamamlanmış olur. Bu daha çok gece yapılır. Çünkü gündüz Hakk’ın nuru zaten kâinatı aydınlatıyor. Biz burayı küçük kainat olarak değerlendiriyoruz. Bu küçük kainata bir nur olsun diye Hakk, Muhammed, Ali aşkına Hakk’ın nurunu canlandırıyor, uyandırıyoruz ve uyandırdığımız bu nur hem Hakk’ı temsil ediyor hem hakikati temsil ediyor hem de ortalığı aydınlatıyor.

    Bize göre her yer kainattır, küçük bir izdüşümüdür. İnsan da öyledir. ‘İnsan küçük bir kâinat, kainat büyük bir insandır’ deriz. İnsanların oluşturduğu her bir muhabbet meclisini, bir varlık meclisi, Hakk’ın tecelli ettiği yer olarak gördüğümüz için özellikle çerağlarımızı uyandırıyor, sonra yapacağımız tüm hizmetleri ona göre yapıyoruz. Bir muhabbet hizmetinde, sadece arkadaşlarımız deyiş söyleyecek olabilir. Nefesleri, dilleri bülbül ola, o da bir hizmettir. Onun için de çerağ uyandırmak lazım.”

    Kemal Bülbül’ün konuşmasının ardından gülbengler okundu ve ardından çerağ uyandırıldı.

    Abdal Musa Tanıtma ve Yaşatma Derneği Eş Başkanı ve aynı zamanda zakirlik hizmeti yapan Süleyman Demir ile Kızıldeli Seyit Sultan Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı’nın söylediği deyiş ve nefeslerle erkan tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Alevi örgütleri Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırdı-VİDEO

    Alevi örgütleri Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırdı-VİDEO

    PİRHA- UNESCO’nun 2021 yılını Hacı Bektaş, Ahi Evran ve Yunus Emre yılı ilan etmesinin ardından Alevi örgütleri  Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırdı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) ,Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) öncülüğünde Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırıldı.

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişi Veliyettin Ulusoy’un çerağ uyandırdığı etkinlikte ayrıca deyiş ve nefesler seslendirildi.

    UNESCO tarafından 2021 yılının Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre yılı olarak ilan edilmesinden dolayı, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi kurumları Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda buluşup birlikte delil uyandırarak anma etkinliklerini başlattı.

    Hacı Bektaş Dergahı’nda yapılan ve kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, “Burada da uyandıracağımız çerağımızın ışığıyla, barıştan, kardeşlikten yana, karanlığa ışık olanların yolundan yürüyeceğiz. 73 millete bir nazarla bakmaya, bu topraklara eşitlik, kardeşlik ve barışı getirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Aşk olsun bu yolu sürdürenlere” diye konuştu.

    “ALEVİ İNANCI BU TOPRAKLARDA OLMASADA DÜNYADA HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRDÜ”

    Tarih boyunca yok sayılan Alevi inancının, felsefesinin, yol önderlerinin bu topraklarda olmasa da dünyanın farklı alanlarda hak ettiği değeri gördüğüne işaret eden Güzelgül, “Sizleri Pir Sultan gibi direnen, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahi Evran gibi bilim ve sevgi öğreten, Kadıncık Ana gibi yoluna sahip çıkan, ulularımızın, pirlerimizin, mürşitlerimizin bize ulaştırdığı delilin narındaki ışıkla, aşkla selamlıyoruz. Tarih boyunca yok sayılan inancımız, felsefemiz, değerlerimiz, yol önderlerimiz, bu topraklarda olmasa da dünyada farklı alanlarda hak ettiği değeri görüyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, 2021 yılını Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre ve Ahi Evran yılı ilan etmesi, çok renkliliğimizi hiçbir baskın düşüncenin değiştiremeyeceğinin en güzel örneğidir. Görmezden gelinen her şey, daha da görkemli haliyle çıkar karşınıza” dedi.

    “TAŞIDIĞIMIZ, YAKTIĞIMIZ ÇERAĞ İNSANLIĞIN ÇERAĞIDIR”

    “Bugün doğanın uyandığı, zalime karşı direniş ateşinin yakıldığı, Şahı Merdan Ali’nin doğduğu Newroz bayramında, iyiye ve doğruya bağladığımız özümüzle bu meydandayız!” diyen Güzelgül, uluların, erenlerin ışığını tüm dünyaya ellerinden geldikçe her yere ulaştırmanın, anlatmanın başlangıcı olan çerağı yaktıklarını dile getirdi.

    Güzelgül, uyandırdıkları çerağın ışığıyla, barıştan, kardeşlikten yana, karanlığa ışık olanların yolundan yürüyeceklerini ifade ederek, “Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’den öğrendik, barışın, sevginin insanların yüreğini yeşerttiğini, iyinin kötüden üstün olduğunu ve 73 millete bir nazarda bakabilmeyi, İnsanlığa çağrımız da böyledir. Taşıdığımız, yaktığımız çerağ, insanlığın çerağıdır. İnsanlığa, sevgiye, akla, bilime, eşitliğe, kardeşliğe, adalete, birliğe, özgürlüğe delil olsun diye yakarız. Bu zulüm kokan topraklar, bu kanlı tarih bizi defalarca haklı çıkardı ki; yol kardeşlik yoludur. Yol eşitlik yoludur. Yol akıl ve bilim yoludur. Yol barış yoludur. Burada da uyandıracağımız çerağımızın ışığıyla, barıştan, kardeşlikten yana, karanlığa ışık olanların yolundan yürüyeceğiz. 73 millete bir nazarla bakmaya, bu topraklara eşitlik, kardeşlik ve barışı getirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Aşk olsun bu yolu sürdürenlere” şeklinde konuştu.

    Çerağ uyandırmanın ardından Alevi kurum temsilcileri ve Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişi Veliyettin Ulusoy dergah bahçesine karadut ekti.

    PİRHA/NEVŞEHİR

     

  • Çerağ-ı Hacı Bektaş Veli gülbenkler ile uyandırıldı-VİDEO

    Çerağ-ı Hacı Bektaş Veli gülbenkler ile uyandırıldı-VİDEO

    PİRHA- Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 2021 yılını “Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre Yılı” ilan etti. Alınan karar doğrultusunda, Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre, 2021 yılında tüm dünyada farklı toplumsal, inançsal ve siyasi kesimler tarafından çeşitli etkinliklerle anılacaklar.

    UNESCO tarafından 2021 yılının Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre yılı olarak ilan edilmesinin ardından Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı tarafından çerağ uyandırıldı.

    Dertli Divani’nin deyiş-i duazları eşliğinde ve Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişi Veliyettin Hürrem Ulusoy’un gülbenkleri ile gerçekleşen çerağ uyandırılmasında ana tema olarak Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin çerağı uyarması ve aydınlanmayı gerçekleştirmesi sembolize edildi.

    Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı  tarafından yapılan bu çalışma Alevi Bektaşi inancı ibadetlerinden On İki hizmetten biri olan “Delil/Çerağ Uyarma Hizmeti” temel alınarak hazırlandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da Alevi kadınlar, Sivas’ta yakılan canlar için çerağ uyandırdı-VİDEO

    İstanbul’da Alevi kadınlar, Sivas’ta yakılan canlar için çerağ uyandırdı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Alevi kadınlar, 2 Temmuz 1993’te gericiler tarafından yapılan Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden canlar için Sultangazi Pirsultan Abdal Cemevi, bahçesinde çerağ uyandırıp fidan dikti. 

    İstanbul’da Alevi kadınlar, 2 Temmuz 1993’te gerçekleşen Sivas Katliamı’nın yaklaşan 27’nci yıldönümü dolayısıyla anma düzenleyerek, katledilen kadınlar için çerağ uyandırdılar.

    Alevi Kültür Derneklerine bağlı Sultangazi Pirsultan Abdal Cemevi’nde yapılan anmada fidanlar dikilip semah dönüldü.

    Yapılan açıklamada, Sivas Katliamı’nın faillerinin cezasız kaldığına dikkat çekilerek, katliamın bir insanlık suçu olduğu kaydedildi.

    PİRHA/ İSTANBUL