Etiket: ceren damar

  • Ankara Barosu’ndan Vahit Bıçak için soruşturma

    Ankara Barosu’ndan Vahit Bıçak için soruşturma

    Ankara Barosu akademisyen Ceren Damar Şenel’i öldüren Hasan İsmail Hikmet’in avukatı Vahit Bıçak hakkında disiplin soruşturması açılmasına karar verdi. Disiplin soruşturması için Bıçak’ın Ceren Damar Şenel ve ailesini rencide eden ifadeleri gerekçe gösterildi.

    Ankara Barosu Yönetim Kurulu, akademisyen Ceren Damar Şenel cinayetinde ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen Hasan İsmail Hikmet’in avukatı Vahit Bıçak ile ilgili olarak disiplin soruşturması başlattı.

    Dünkü karar duruşmasında Bıçak’ın Şenel’in 15 Temmuz’u desteklediğine ve müvekkilinin öldürme kastı olmadığına ilişkin ifadeleri üzerine Ankara Barosu Yönetim Kurulu, Bıçak’ın savunma sınırını aştığı değerlendirmesinde bulundu. Yönetim kurulunun bu sözlerle ilgili olarak savunma sınırının aşılarak meslek kurallarının ihlal edildiği gerekçesiyle soruşturma açılması kararı aldığı bildirildi.

    Karar duruşmasında “Davanın başından sonuna kadar davayla ilgili besteler yapıldığını, ağıtlar yakıldığını” savunan Bıçak, “İnanıyoruz ki heyet bu baskılara boyun eğmeyecektir” ifadesini kullandı. Bıçak, “sanığın kendi beyanları dışında dosyada hiçbir somut delil” bulunmadığını ileri sürerek, “Şu anda hukuken karşımızda sanık vardır, katil yoktur. İşin başından beri sanığa katil denilmiştir. Müdahil tarafın bunun farkına varmaya başlaması bizim eğitici faaliyetlerimizle olmuştur” diye konuştu.

    Şenel’in babası Mustafa Damar’ın “kızının katili üzerinden rant sağlamaya çalıştığını” ileri süren Bıçak, savunmasının bir yerinde müdahiller için “Bu çocuğu örnek alsınlar, affetmeyi öğrensinler. Psikolojilerine de iyi gelir” dedi.

    GÜL: YARGI KAZANMAK İÇİN HER YOLU MUBAH GÖREN ANLAYIŞA İTİBAR ETMEDİ

    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, sosyal medya hesabından Ceren Damar Şenel cinayeti davası kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “Mahkemelerde savunmanın ahlaki ya da hukuki bir sınırı olmalı mıdır?” sorusunun uzun süre hukuk dünyasını meşgul ettiğini belirten Gül, şunları kaydetti:

    “Nihayet modern hukuk, savunmanın etik ve yasal sınırlarını belirleyen kurallar öngörmüştür. Çünkü insan onurunun dokunulmazlığı, bütün hakların üzerindedir. Bugün Ceren Damar davasında vicdanların feryadını işiten yargı, kazanmak için her yolu mubah gören anlayışa itibar etmeyerek masum bir kadının hatırasını korumuş, insan onurunun kırılmasına da izin vermemiştir.”

    Paylaşımının sonunda Ceren Damar Şenel’e bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileyen Bakan Gül, “Cenazesi başında sevgili eşinin dediği gibi; iyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil önce iyi bir insan olmaya çalışın.” ifadesini kullandı.

  • Ceren Damar’ın katiline ağırlaştırılmış müebbet hapis

    Ceren Damar’ın katiline ağırlaştırılmış müebbet hapis

    Öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından öldürülen akademisyen Ceren Damar Şenel’in ölümüne ilişkin açılan davada karar verildi. Mahkeme Hasan İsmail Hikmet’e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanığın cezasında indirim yapılmadı.

    Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 2 Ocak 2019 tarihinde kopya çekerken yakaladığı öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından öldürülen araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’in ölümüne ilişkin açılan davanın dördüncü duruşması Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

    Yaklaşık yüz avukatın mağdur tarafı için katıldığı duruşmaya erken saatlerden itibaren yoğun katılım oldu. Takım elbise giyen sanık Hasan İsmail Hikmet’in duruşma salonuna getirilmesinin ardından duruşma başladı. Sanık avukatının mahkeme heyetinin değişmesi talebi Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

    KADIN KOMİSYONUNUN DAVAYA KATILMA TALEBİ REDDEDİLDİ

    Türkiye Barolar Birliği Kadın Komisyonu’nun davaya katılma talebine ilişkin sanık avukatı Vahit Bıçak, “Suçtan doğrudan zarar gören davaya katılabilir. Suçtan zarar gören bellidir. Katılma taleplerinin reddedilmesini talep ediyorum” dedi. Mahkeme heyeti de, “Suçtan doğrudan zarar görmediler” diyerek kadın avukatların katılma talebini reddetti.

    SANIK AVUKATI BIÇAK: SANIK KATLİAM İŞLEMEDİ

    Talebin reddedilmesinin ardından savunma yapan sanık avukatı Vahit Bıçak, “Elbette bugün ele aldığımız olayda sanık bir suç işlemiştir. Konuştuğumuz konu cezanın ne olması gerektiği konusudur. Ceren Damar’a adalet için, Hasan İsmail Hikmet’e adalet için buradayız. Sanık ne yapmamıştır? Sanık çoklu bir öldürme yapmamıştır. Sanık burada bir katliam yapmamıştır. Çılgın cinayet de yapmamıştır. Seri cinayet de işlememiştir. Çoklu öldürmeler üç başlık altında karşımıza çıkmaktadır” dedi.

    Vahit Bıçak’ın savunması sırasında mağdur avukatları tepki gösterdi. Bu tepkiler üzerine sanık avukatı Bıçak, “Sanık neler yapabilirdiyi, neler yapmadıyı anlatıyorum. Size bugün hukuk dersi vereceğim. Sanık kantine gidip elindeki silahın mermisini boşaltabilirdi. Sanık katliam işlememiştir. Silahla taramamıştır. Öğretim odasına dalıp karşısına kim çıktıysa ateş etmemiştir” dedi. Bıçak’ın sözleri salonda tepki çekti.

    “OLGUSAL SORUN ÇÖZÜLMEZSE BERAAT VERİLİR”

    Sanık avukatı Vahit Bıçak savunmasını hukuki tanımlar yaparak sürdürdü. Bıçak, “Olgusal sorun çözülmezse şüpheli sanık hakkında beraat karar verilir” dedi.

    Ceren Damar’ın öldürülmesinin yıl dönümünde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın da seslendirenler arasında yer aldığı bir şarkı bestelendiğini belirten sanık avukatı Bıçak, “Bu dava boyunca besteler yapılmış, şarkılar söylenmiş açıklamalar yapılmış ve Anayasa’nın 138. maddesi ihlal edilmiştir. Bunu devletin üst kademelerindeki kişiler yapmıştır. Biz mahkeme heyetinin baskı altında kalmayacağına inanıyoruz” dedi.

    Öldürülen Ceren Damar Şenel’in ve sanığın telefonunun incelenmediğini belirten sanık avukatı Bıçak, “Sanığın telefonun incelenmesine ilişkin rapor bulunmamaktadır. Maktulün cep telefonu hafızası, görüşmeler, fotoğraf arşivine hiçbir şekilde ulaşılmamıştır. Sanıkla maktul arasındaki ilişki için bu kayıtlara bakılır. Somut olayımızda iki tarafa da bu yapılmamıştır. Maktulenin telefonu açılırsa ne olacak merak ediyoruz. Devlet sırrı gibi korunuyor” dedi. Bıçak gelen tepkilere ise “Karşımızda hukuken katil yoktur sanık vardır” diye karşılık verdi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE AYKIRI İFADE VERİYOR”

    “Sanığın topluma yeniden kazandırılmasının şartları oluşturulmuştur” diyen sanık avukatı Bıçak olayın gelişimine ilişkin ise şunları söyledi:

    “Maktulenin araştırma görevlisi olduğu söylenmektedir. Sanık ve maktule tanıştıklarında maktule birkaç gündür araştırma görevlisidir. Odada konuşmuşlardır. Maktule aralarındaki yaş farkının dört yıl olduğunu ve Çankaya Üniversitesi’nden mezun olduğunu söylemiş. Maktule yeni işe başladığından danışmanlığı yetersiz kalmıştır. Sanığın maktulün sunduğu hizmetten memnun olmaması tartışmalarına neden olmuştur. Gergin başlayan ilişki bir süre sonra yumuşamıştır. Aynı güzergahı kullanmaktadırlar ve sanık bir gün maktulenin biriyle kavga ettiğini görmüştür. Maktule sanığı üniversitesindeki odasına davet etmiştir, kahve içmişlerdir. Sanık ile maktule arasında yakın bir ilişki gelişmiştir. Sanığın yüzme sporu yaparak geliştirdiği vücuduna maktule ilgi duymaya ve çekici bulmaya başlamıştır. Birlikte Fransızca çalıştıkları bir gün maktule sanıktan hoşlandığını söylemiştir. Sanık kız arkadaşıyla ilişkisinin olduğunu söyleyerek bu teklifi reddetmiştir. Sanık ifadesine göre maktul ile sanık arasında cinsel ilişki ilk kez arabada ve alkolü fazla kaçırdıklarında olmuştur.”

    Vahit Bıçak’ın sözleri devam ederken avukatlar, “İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı ifade veriyorlar” dedi. Seyirci sıralarından da Bıçak’ın sözlerine tepkiler geldi.

    SANIK AVUKATI TEPKİLERİN ARASINDA SAVUNMASINI SÜRDÜRDÜ

    Mahkeme salonunda yükselen tepkiler sürerken sanık avukatı Bıçak savunmasına devam etti:

    “Maktule danışmanlığını yürüttüğü öğrenciyle birlikte olarak görevini kötüye kullanmıştır. Sanık, maktulenin cinsel taleplerine boyun eğmek zorunda kalmıştır. Maktule hayatta olsaydı cinsel saldırı suçundan yargılanabilirdi. Sanık cinsel saldırı suçunun mağduru olmuştur. İlk cinsel saldırıdan sonra maktule sanığa yaptığı baskıları artırmıştır. Sanık maktulün tehditlerine boyun eğmiştir ve kız arkadaşından ayrılmıştır. Sanık kaçınılmaz tecavüz eylemine boyun eğmek zorunda kalmıştır. Sanık altı ay cinsel obje olarak kullanılmıştır. Sanık bu süreçte psikolojik bunalıma girmiştir. Okulda her karşılaştıklarında maktule sanığı taciz etmiş ve cinsel ilişkiye zorlamıştır. Maktule, herkesin kopya çektiğini görmesine rağmen sadece sanığa müdahale etmiştir.”

    DAMAR’IN SANIĞA ‘ANNENİ FETÖ’DEN ATTIRDIM’ DEDİ İDDİASI

    Ceren Damar Şenel’in sınavda resmi olarak görevli olmadığını söyleyen Vahit Bıçak, Şenel’in sanık Hikmet’e 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından “Anneni FETÖ’den attırdım” dediğini iddia etti.

    Olay günü saat 14.00’de Damar ile sanık Hikmet’in koridorda karşılaştığını iddia eden Bıçak, “Sanık ‘Annemi nasıl FETÖ’cülükle suçlarsın’ dediğinde maktul ‘Daha neler yapacağım’ der. Sanık maktule neden kendisine ayrımcılık yaptığını ve annesine iftira attığını söylediğinde, maktul ‘Benim değil eşim Levent’in işidir’ demiştir. Sanık maktulü korkutmak için bıçağı çıkarmıştır. 17 bıçak darbesi şehir efsanesidir. O esnada cinnet geçiren sanık maktulü vajinal bölgeden bıçaklamıştır. Maktulün hareketsiz kalması üzerine sanık intihar amacıyla tabancayı kafasına dayamıştır fakat iki kişinin araya girmesi ile silah ateş almıştır. Sanık odaya giren kişilere herhangi bir saldırı gerçekleştirmemiştir. Sanık ilk fırsatta annesini aramıştır. Annesinden helallik istemiştir, annesi ve babası ile giderek teslim olmuştur. Olaydan sonra pişmanlığını her seferinde dile getirmiştir” dedi.

    SANIK AVUKATI: BENİ GÖNDERMEYE FETÖCÜLERİN GÜCÜ YETMEDİ

    Öldürülen Ceren Damar Şenel’in eşi Levent Şenel’e olay günü telefon ederek, “Beni ihbar eden öğrenciyi kopya çekerken yakaladım” dediğinin kanıtlar arasında yer aldığını söyleyen avukat Vahit Bıçak’a tepkiler devam etti. Bıçak’ın, “Sonradan atanan danışman hocası şimdi öğrencisinin hapse atılması için mücadele ediyor” sözleri üzerine Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar, “Seni de attıracağız” dedi. Baba Damar’ın bu sözleri üzerine sanık avukatı Vahit Bıçak, “Beni göndermeye FETÖ’cülerin gücü yetmedi. Seninki de yetmez. 98 yılından bu yana FETÖ’cülerle mücadele ediyorum” dedi.

    SANIK AVUKATI DAMAR’IN ‘YANLIŞ MÜDAHALEYLE ÖLDÜĞÜNÜ’ İDDİA ETTİ

    Duruşmayı uzatmak yönünde çabalarının olmadığını söyleyen sanık avukatı Bıçak, “Biz sanığın serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi. Bu sözlerin üzerine Bıçak, sanık Hikmet’in mahkemede söylediği, “Kimse bu durumda olmak istemez. Acının tarifi yok” sözlerini hatırlattı ve “Asıl insanlık dersini sanık vermiştir” dedi.

    Öğretim üyesi Nesibe Kurt’un mahkemedeki ifadesinde, “Odaya girdiğimde Ceren yaşıyordu” beyanını hatırlatan avukat Bıçak, “Yanlış müdahale yapıldığını düşünüyoruz. Ölüm olayının böyle gerçekleşmiş olduğunu düşünüyoruz” dedi. Bu sözlerin üzerine mağdur avukatları itirazda bulundu. İtirazlara Bıçak, “Ben hayatımı gençlere adamış bir insanım” ifadeleriyle yanıt verdi. Sanık avukatının sanığa hitaben, “Efendi çocuk”, “Yazık”, “Terbiyesizlik saygısızlık yapmıyor” gibi ifadelerine de salondan tepkiler geldi.

    SANIK AVUKATINDAN ACILI BABAYA: ŞİKAYETÇİ OLACAĞIM

    Ankara Barosu’nun sınav sorularını öğrencilere önceden verdiğini iddia eden sanık avukatı Vahit Bıçak, “Babası dişinden tırnağından artırarak çocuğu okutuyor ve hakim savcı olmasını istiyor. Anadolu ailesi, okulda yaşadıklarını çocuk çok rahat anlatamıyor. Uğradığı taciz ve tecavüzü de ailesine anlatamamış” dedi.

    Sanık avukatı Bıçak’ın sanık hakkındaki olumlu ifadelerine tepki gösteren baba Mustafa Damar, “Damat al o zaman” dedi. Babanın bu sözü üzerine Vahit Bıçak, “Siz almışsınız zaten” yanıtını verdi. Bunun üzerine salonda yuhalamalar duyuldu. Beyanının kesildiğini söyleyen avukat Bıçak, “Benim bu davayı sarılmamla baskı çok arttı. Kızının katili üzerinden bir babanın rant sağlamaya çalıştığını gördükçe böyle bir baba olamaz dedim. Dava sonunda şikayetçi olacağım” diye konuştu.

    BU ÇOCUĞA MERHAMET ETMEK GEREKİR’

    “Katılanlar bu çocuktan affetmeyi öğrensinler. Kendi acılarına da iyi gelir” diyen sanık avukatı Vahit Bıçak, dijital delillerin toplanmadığını söyledi. Damar ve Sanık Hikmet’in telefonlarının incelenmesi gerektiğini söyleyen Bıçak, “Müvekkilim en başından beri ne anlattıysa gelen deliller bunu doğrulamıştır. Katil ruhlu olan insanlar bu çocuk cezaevinde çürüsün diyebilir. Maktul ‘Anneni ben FETÖ’den attırdım’ deyince şartelleri atmış. Atmasa iyiydi. Tabii kötü bir hadise. Gelecekte bu çocuk hukuk mesleğini icra etmeyi düşünüyor. Bu çocuğa merhamet etmek gerekir” diye konuştu. Sözleri boyunca Bıçak’a tepkiler sürdü.

    BIÇAK, MEŞRU MÜDAFAA ŞARTLARININ OLUŞTUĞUNU SAVUNDU

    Sanık Hikmet’in öldürme kastının olmadığını söyleyen avukat Bıçak, meşru müdafaa şartlarının oluştuğunu savundu. Sanığı odaya maktulün çağırdığını söyleyen avukat Bıçak’a, “Silahla mı geziyormuş” sözleriyle tepki gösterenler oldu. Bunun üzerine Vahit Bıçak, “Herkes silahla geziyor” yanıtını verdi ve yine duruşma salonundan tepki çekti.

    Sanığın tutuksuz yargılanması gerektiğini ifade eden sanık avukatı Bıçak, Damar’ın kamu görevini yapmadığını savunarak ağırlaştırıcı bir husus olamayacağını belirtti. Bıçak, “Tecavüz etmek kamu görevinde sınırın aşılmasıdır. Öğrencisinin annesi hakkında ihbarda bulunarak görevinden ihraç ettirmek kamu görevi değildir” dedi.

    AVUKATTAN BABAYA: KATİL RUHLU ADAM

    Vahit Bıçak, beş profesörün davayı bırakması için kendine telkinde bulunduğunu söyledi. Bunun üzerine mahkeme başkanı “Bize gelen giden olmadı” yanıtını verdi.

    Vahit Bıçak, Damar’ın ardından ağıt yakıldığını hatırlattı. Bunun üzerine baba Damar, “Senin arkandan da ağıt yakacağız” dedi. Bunun üzerine sanık avukatı Bıçak, “Benimle ilgili ölüm tehdidinde bulundu. Katil ruhlu adam. Bu babaya söylenecek çok şey var. Demet Akalın herkes hak ettiği şekilde yaşıyor. Öldürmeye teşebbüsten suç duyurusunda bulunmuştur” dedi.

    Bu ifadelerin ardından Vahit Bıçak savunmasını sonlandırdı.

    Duruşma devam ettiği sırada bir kadın epilepsi krizi geçirdi. Kadına yapılan müdahale sırasında duruşma durdu.

    SANIK HASAN İSMAİL HİKMET: ADİL YARGILANMADIM

    Sanık avukatının ardından sanık Hasan İsmail Hikmet’e mütalaaya karşı sözünün olup olmadığı soruldu. Pişman olduğunu söyleyen sanık Hikmet şunları söyledi:

    “Kanıtların ve delillerin gerektiğine göre toplandığına inanmıyorum. Adil yargılandığıma inanmıyorum. Sanki engisizyon mahkemesi gibi. Bunun kimsenin başına gelmesini istemem. Kendi başıma gelmesini istemezdim. Tek diyeceğim şey hukuka uygun yargılama yapılmamıştır. Pişman olmamak mümkün değil, can gitti. İşin aslına ne tanıklar, ne de siz dahi hakim değilsiniz. Kim neye inanır beni ilgilendirmez. Benim doğrularım bana yeter. Doğru kararı vereceğinize inancımız var.”

    DURUŞMA SALONU BOŞALTILDI

    Hikmet’in ifadesinin ardından söz alan mağdur avukatı indirim uygulanmadan sanığın cezalandırılmasını istedi. Sanık Hikmet’e son sözü soruldu. Hikmet,  “Eylemi desteklemiyorum. Pişmanım. Adalet tecelli edecektir” dedi.

    Hikmet’in sözünün ardından mahkeme heyeti kararın verilmesi için süre istedi ve duruşma salonu boşaltıldı.

    CEREN DAMAR’IN KATİLİNE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI

    Aradan sonra kararı açıklayan heyet, Hasan İsmail Hikmet’e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Hikmet’e indirim uygulanmadı. Oy birliğiyle alınan karara göre ruhsatsız silah taşımaktan Hikmet’e 1 yıl, öğrenci Ahmet Eren’i silahlı tehditten ise ayrıca 2 yıl hapis cezası verildi. Hikmet toplum güvenliğini tehlikeye atmak suçlamasından ise beraat etti.

     

  • Sanığın ailesi ve avukatından skandal ifadeler: Ceren Damar davası ertelendi

    Sanığın ailesi ve avukatından skandal ifadeler: Ceren Damar davası ertelendi

    PİRHA – Akademisyen Ceren Damar’ın katilinin yargılandığı dava bugün görüldü. Duruşma, 21 Şubat’a ertelendi

    Çankaya Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyken kopya nedeniyle hakkında tutanak tuttuğu öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından katledilen Ceren Damar Şenel davasının karar duruşması, Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Duruşma, 21 Şubat’a ertelendi.

    Daha önce de skandal ifadeleri nedeniyle gündeme gelen sanık Avukatı Vahit Bıçak, bu cinayetin CMK’da düzenlenen hükümler gereğince bir kadın cinayeti olarak nitelendirilemeyeceğini ve dolayısıyla toplumsal manada zarar iddiasıyla davaya katılma dilekçesi veren avukatların davaya katılmasının usulsüz olduğunu ileri sürdü. Bıçak ayrıca “toplumsal baskı” nedeniyle daha önce dinlenmesini sağlayamadıkları 4 tanığın da şu an hazır olduğunu ve 3’ünün derhal, birinin gizli tanıklık kapsamında dinlenmesini talep etti. Mahkeme 3 tanığın dinlenmesine karar verdi.

    Mahkemenin dinlenmesine karar verdiği tanıklardan birisi de sanık Hikmet’in annesi. Tanık olarak dinlenen sanığın annesi, çocuğunu sevgiyle büyüttüğünü ve oğlunun kimseye zarar veremeyeceğini anlattı. Hakimin, davanın bunlarla ilgisinin olmadığını söylemesi üzerine sanık avukatı Vahit Bıçak; salonda bulunan izleyicilere tepki gösterdi. Salonda gergin bir hava hakim. Damar ailesinin avukatları, çelişkili beyanlara dikkat çekerek, “Tanık, bunları söylemesinin ardından da anahtarın kitabın arasından çıktığını ardından da anahtarın kitabın arasından çıktığını söyledi” ifadelerini kullandı.

    DİLEKÇE MUAMMASI

    Sanık avukatı Vahit Bıçak, Ceren Damar’ın sanık Hikmet’in danışmanı olduğunu ancak sanığın dilekçesi üzerine “anlaşmazlık” gerekçesiyle değiştirildiğini söyledi. Damar ailesinin avukatları böyle bir dilekçenin olmadığını söyledi.

    Avukat Uraz Bulut, sanığın annesine “Sanık kopya çektiğini itiraf etti, oğlunuzun dürüstlüğünden hiç şüphe etmiyorsunuz ama kopyadan haberiniz var mıydı?” diye sordu. Bunun üzerine sanık avukatı Vahit Bıçak, “Türkiye’de kopya çekmeyen öğrenci mi var?” dedi.

    Ceren Damar’ın babası, sanık Hikmet’in 2015 yılında sahte belgelerle bir kadının hayatını kararttığını ve kadının yurtdışına yerleşmek zorunda kaldığını söyledi. Sanık avukatı Vahit Bıçak, “özel hayatın gizliliği”nden bahsetti ve sanık Hikmet bu iddiaya yanıt vermeyeceğini söyledi.

    İkinci tanığından dinlenmesine geçildi. Dinlenen ikinci tanık, sanık Hikmet’in dedesi, “”Ceren Damar torunuma evlenme teklifiyle geldi, ben de ona ‘Sakın kabul etme’ dedim. Sıpanın oynaması eşeği yoldan çıkarır” ifadelerini kullandı.

    SANIK AVUKATINDAN SKANDAL İFADELER

    Sanık avukatı Vahit Bıçak, son tanığın hâlâ aynı üniversitede öğrenci olduğunu ve sanığın yakın arkadaşı olduğunu belirterek tanık koruma programına alınmasını talep etti; mahkeme bu talebi reddetti. Tanık koruma programında dinlenmesi reddedilen tanık, sanık Hikmet’in yakın arkadaşı olduğunu ve olaydan bir ay önce kahve içmeye çıktıklarında sanığın kendisine “Hoca kız arkadaşım vardı ama ayrıldık” dediğini söyledi. Mahkeme Başkanı, tanığın bu beyanı üzerine “Demin gelen tanık da arkadaşıydı, senin çok yakın olup bir ay önce öğrendiğin bu şeyi normal arkadaşı iki yıl önce öğrenmiş” dedi.

    Damar ailesinin avukatları, tanığa, “Madem yakın arkadaşınızın mobbinge, tacize uğradığını biliyorsunuz; niye hiçbir şey yapmadınız?” diye sordu. Tanık, “Özel hayatı olduğu için karışmadım” dedi ve salondan ayrıldı.

    Verilen 40 dakikalık aranın ardından görülmesine devam edilen duruşmada sanık avukatı Vahit Bıçak, üniversite yönetiminin davada taraf olduğunu ileri sürerek “Maktulun hangi tarihte göreve başladığı, hangi sıfatla görev yaptığı sorularına üniversite net cevaplar vermedi, üniversite belge saklamaktadır” ifadelerini kullandı ve mahkemenin bununla ilgili bir işlem yapmadığını ileri sürdü.

    Mahkeme heyetinin verdiği 30 dakikalık aranın ardından duruşmanın 21 Şubat’a ertelenmesine karar verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ceren Damar duruşması 24 Ocak’a ertelendi

    Ceren Damar duruşması 24 Ocak’a ertelendi

    PİRHA – Çankaya Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’i öldüren Hasan İsmail Hikmet, Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez hakim karşısındaydı. Savcı, ara kararında, kasten, canavarca hisle öldürmek suçundan ömür boyu hapis istedi. Duruşma 24 Ocak 2020’ye ertelendi. 

    Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar’ın öldürülmesine ilişkin yürütülen davanın ikinci duruşması Ankara’da görüldü. Duruşmaya Çankaya Üniversitesi akademisyenleri, öğrenciler ve kadın örgütleri yoğun ilgi gösterdi.

    Duruşma öncesi salona seslenen Ceren Damar Şenel’ in eşi Levent Şenel, “İlk duruşmada yapılan ağır tahrikler devam edebilir. Duruşmanın gizli olması için bir takım kişiler burada olabilir. Katile, katilin ailesine, katilin avukatına hiçbir şekilde hakaret etmeyin. Hakaret etmek isteyenlere de izin vermeyin. Bu duruşma ne kadar şeffaf olursa adalet de erken tecelli edecek” dedi.

    Duruşmadan önce Adliye önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Ceren Damar Şenel’in babası Mustafa Damar ise “İlk duruşmada kızıma iftira atıldı. Dava saptırılmaya çalışıldı. Sosyal medya üzerinden saldırılmaya ve psikolojik baskı uygulanmaya çalışıldı. Ne yaparsa yapsınlar gerçekler gölgede kalmaz. Kızıma söz verdim adaletin tecellisi için gerekeni yapacağım” açıklamasını yaptı.

    Sanık Hasan İsmail Hikmet’in avukatı Vahit Bıçak, hastalığı nedeniyle duruşmaya katılamadı. Şenel’in ailesinin avukatları ise bu durumu “dava yavaşlatılmak isteniyor” şeklinde yorumladı.

    Mütaalasını açıklayan savcı, sanık Hikmet hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.
    Savcı ayrıca, sanık Hikmet’in ilk duruşmada dile getirdiği “Ceren Damar’la ilişkimiz vardı” sözlerine karşılık “Gerçek dışı ve kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik” yorumunu yaptı.

    Kısa bir aranın ardından duruşmada tanıklar dinlendi. Mahkeme duruşmayı 24 Ocak 2020’ye erteledi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Kadınlar Ankara’dan seslendi: Özgür bir hayatı kendimiz inşa ediyoruz-VİDEO

    Kadınlar Ankara’dan seslendi: Özgür bir hayatı kendimiz inşa ediyoruz-VİDEO

    PİRHA – 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sebebiyle Ankara’da sokağa çıkan kadınlar “Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar yaşamımıza ve yaşama arzumuza kast eden erkek şiddetinin bizi kuşatmasına izin vermeyelim” dedi.

    Haberin videosu

    Ankara Kadın Platformu öncülüğünde Kızılay’da bir araya gelen yüzlerce kadın, şiddete, yasaklara, savaşlara, ötekileştirmeye karşı “Hayır” dedi.

    Çankaya Belediye binası önünde toplanan kadınların GMK Bulvarı üzerinde yürümelerine polis, engel oldu. Kadınlar, yasaklama kararına ıslık ve zılgıtlarla karşılık verirken, yapılan müzakere ardından Sakarya Caddesine yüründü.

    “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları eşliğinde Sakarya Caddesi’ne giren kadınlar, ellerinde “Jin, jiyan, azadi, Yaşamak İstiyoruz, Erkek devlet şiddetine son” pankartlarını da taşıdı.

    Ankara Kadın Platformu adına ortak açıklamayı okuyan Hande Köse, “Erkek devlet şiddetine karşı isyanımızla sokaktayız! Yaşamak İstiyoruz!” diyerek şunları söyledi:

    “Şiddet karşısında önleyici, koruyucu önlemler içeren 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi’ni hedef alan, tecavüzcü ve istismarcılara affı gündem eden, kadını değil aileyi koruyan politikalarla karşımıza çıkan, sözde ‘mağdur erkekler’ yaratarak nafaka hakkımıza saldıran, doğayı sermaye sahiplerinin ellerine bırakan, ucuz, güvencesiz, esnek çalışma şartlarıyla ve işsizlikle emeğimizi sömüren AKP iktidarına, ‘Kadına yönelik şiddet abartılıyor’ diyen bakanına karşı bugün, 25 Kasım’da sokaklardayız.”

    “YAŞAM ALANLARIMIZI SAVUNMAK İÇİN SOKAKLARDAYIZ”

    “Babasından kocasına, polisinden devletine yolları kesmeye çalışanlara inat hayatlarımızın ve haklarımızın elimizden alınmasına izin vermemek, özgürlüklerimizi, emeğimizi ve yaşam alanlarımızı savunmak için 25 Kasım’da sokaklardayız.

    Bundan tam 59 yıl önce bugün yani 1960 yılı 25 Kasım’ında, Maria, Patria, Minerva kardeşler Dominik Cumhuriyeti’nde ülkeyi şiddet ve zorbalıkla yöneten faşist erkek iktidara karşı verdikleri mücadele sırasında katledildiler. Onları katlederek mücadeleyi bitirebileceğini sanan faşist iktidar yalnızca 2 yıl içinde devrildi ve Dominik halkı özgürlüğüne kavuştu. Kelebekler diye anılan Mirabel Kardeşlerin, şiddet ve kanla beslenen bir diktatörü devirme mücadelesinin biz kadınlara verdiği ilham ve cesareti 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde bir kez daha haykırmak için sokaklardayız.”

    “ÖLDÜRÜLEN HER KADININ HESABINI SORMAK İÇİN SOKAKLARDAYIZ”

    Yasalarla, fetvalarla ne giydiğimizden nasıl yaşadığımıza kadar uzanan bitmek bilmeyen kadın düşmanı politikalarla yaşamlarımıza saldırılıyor. Evde, iş yerlerinde, sokakta şiddetin her biçimi meşrulaştırılıp cezasız bırakılırken ‘yaşamak istiyorum’ diyen kadınların isyan çığlığı görmezden geliniyor.

    Mahkeme kapılarında nöbet tutuyoruz çünkü kamuoyu baskısı olmaksızın katillerin, tacizcilerin, tecavüzcülerin tutuklanmayacağını, iyi hâl indirimleri yağdırılacağını biliyoruz. Şule Çet’in gülüşü, Ceren Damar’ın azmi aklımızda. Emine Bulut’un çığlığı bir an olsun kulaklarımızdan silinmiyor. İntihar denerek cinayetler örtbas ediliyor ama bizler Rabia Naz’ın, Şule Çet’in, Nadira’nın katillerini tanıyoruz. Ölümlerinin üstünün ‘intihar’ diyerek örtülmesine izin vermeyeceğiz.

    Öldürülen her bir kadının hesabını sormak için yine sokaklardayız. Kadın katillerine ve onları koruyup aklayanlara inat bir kişi daha eksilmemekte kararlıyız.”

    “SAVAŞ İLE KORKU SALIYORLAR”

    “Aile odaklı dinci politikalar kadınları şiddetle karşı karşıya bırakırken kıllarını kıpırdatmayanlar boşanmayı zorlaştırmak için komisyonlar kuruyorlar, nafaka hakkımıza saldırıyorlar. Saldırılar ne kadar artarsa artsın bir adım bile geriye çekilmeyeceğiz.

    Silahlara milyarlar harcanırken, kadınlara ‘yeni sığınak için bütçe yok’ deniyor. Erkeklerin başlattığı savaşlar yüzünden göç eden, her türlü emek sömürüsüne, ayrımcılık ve şiddete maruz kalarak savaştan en büyük yarayı alan yine kadınlar oluyor. Savaş ile korku salıyor, gündem değiştiriyor, şiddet faillerini affediyorlar. Kayyum politikalarıyla kadınların iradesini gasp ediyorlar. Kadın siyasetçileri tutuklayarak kadınları siyasetten uzaklaştırmayı hedefliyorlar. Kadınlar içeride ve dışarıda kadın düşmanı politikalara karşı yan yana gelerek, kadın mücadelesini yükseltiyor.

    Tüm kadınlara çağrımızdır: Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar yaşamımıza ve yaşama arzumuza kast eden erkek şiddetinin bizi kuşatmasına izin vermeyelim. Ekonomik, fiziksel, psikolojik, her türlü şiddetin karşısında yan yana gelelim, birleştirelim ellerimizi.

    Evde, işte, sokakta, okulda, kentlerin dört bir yanında en tepedeki erkek iktidardan güç alarak karşımıza çıkan tekmecisine, patronuna, kocasına, katiline, hocasına; örgütlü tüm erkeklik biçimlerine karşı omuz omuza verelim. Tüm kadınların itaatsizliğini yükseltelim.”

    “BU DÜZENİ TERSİNE ÇEVİRECEK GÜCÜMÜZ VAR”

    “Erkek şiddeti tehdidine, kadın düşmanlığına, homofobiye, transfobiye hayvan sömürüsüne, doğa katliamına, savaşa, emek düşmanlığına karşı haklarımızı ve hayatlarımızı savunuyoruz. Örgütlü kadın düşmanlığının tüm saldırılarına rağmen yaşamakta inat ediyoruz ve yeni ve özgür bir hayatı kendimiz inşa ediyoruz. Bugün bunun için buradayız.

    Bu düzeni tersine çevirecek gücümüz var, biliyoruz. Karakolda, mahkemede, evde, sokakta, minibüste, iş yerinde… Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddeti karşısında birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Hakkımız olanı ancak sokakta alacağımızı biliyoruz.

    Bu kararlılıkla bugün ülkenin her yerinde şehir meydanlarını kadınların kahkahasıyla, isyanıyla doldurduk. Bizler gibi dünyanın her yerinde direnen kadınların mücadelesini selamlıyoruz: Bolivya’da, Şili’de, Lübnan’da, Beyrut’ta, İran’da ve Rojava’da sokakta yaşamları için dövüşen kadınlara binlerce selam olsun! Hayatın her alanında mücadele etmeye devam edeceğiz. Erkek egemenliğine, kapitalizme, faşizme, emperyalizme karşı kentleri kadınların isyanı ile saracak, kelebek etkisi yaratacağız.”

    Yapılan açıklama ardından kadınlar, hep birlikte marş ve ezgiler okuyarak dans etti.

    PİRHA/ANKARA

  • Ceren Damar’ın katil zanlısı tutuklandı

    Ceren Damar’ın katil zanlısı tutuklandı

    Çankaya Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Ceren Damar’ı katleden Hasan İsmail Hikmet, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Emniyet ifadesi ortaya çıkan Hikmet’in “Geçmem için kopya çekmem gerekiyordu” dediği belirtildi.

    Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’i öldüren öğrencisinin emniyet ifadesi ortaya çıktı.

    Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Hasan İsmail Hikmet, önceki akşam saatlerinde asistan hoca olarak derslerine giren Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’i babasının silahıyla önce vurmuş, ardından bıçaklayarak öldürmüştü. Olay yerinden kaçan Hikmet, babasıyla emniyete giderek teslim oldu. Hasan İsmail Hikmet’in emniyette ifadesi alınırken, soruşturma kapsamında silahın sahibi olduğu gerekçesiyle Hasan İsmail Hikmet’in babası Ö.H. de gözaltına alındı.

    Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Ankara Adliyesine getirildi.

    “BANA TERS CEVAPLAR VERİYORDU”

    Katil zanlısı Hikmet’in emniyet ifadesi ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, 2014’de Kıbrıs’ta hukuk fakültesi kazandığını belirten Hasan İsmail Hikmet, 2015’de yatay geçişle Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesine geldiğini söyledi. Yatay geçiş yapması sırasında kendisine haksızlık yapıldığını, 2. sınıftan başlaması gerekirken 1. sınıftan başlatıldığını ifade eden şahıs, “Ceren Damar Şenel, danışman hocamdı. Bu sorunlarımı ona anlatıyordum. Ama bana ters cevaplar veriyordu. Ben, derslerimin yoğun olması nedeniyle üniversiteye sınavdan sınava gidiyordum. Ders çalışmalarımı ise evde yapıyordum” diye konuştu.

    “GEÇMEM İÇİN KOPYA ÇEKMEM GEREKİYORDU”

    Olayın yaşandığı gün 3 sınavının olduğunu ve derslerinin yoğun olması nedeniyle sınava hazırlanamadığını anlatan Hikmet, cinayeti şöyle anlattı:

    “Geçmem için kopya çekmem gerekiyordu. Bu nedenle sınavdan geçmek için kopya hazırladım. Sınav salonuna girdiğimde Ceren Damar Şenel’i gördüm. Sınav başladıktan sonra hazırladığım kopyayı çıkardım ve kopya çekmeye başladım. Bir süre sonra Ceren Damar Şenel, beni kopya çekerken yakaladı. Hakkımda tutanak tutarak kopya çektiğim için işlem yaptı. Gün içerisinde birkaç kez onunla görüştüm. Odasına gittim ancak beni tersledi ‘çık git’ falan dedi. Sonra eve gittim babamın silahını aldım. Daha önceden de bıçak almıştım. Sonra tekrar Ceren Damar Şenel ile görüşmek için odasına gittiğimde kendime hakim olamadım. Evden aldığım babamın silahını doldur boşalt yaptım ve Ceren Damar Şenel’e 2 el ateş ettim. Sonra da bıçak ile saldırdım. Ne kadar vurduğumu hatırlamıyorum.”

    “TABANCAYI BAŞIMA DAYADIM VE İNTİHAR ETMEK İSTEDİM”

    Hikmet, “Daha sonra tabancayı başıma dayadım ve intihar etmek istedim. Ancak odaya hocalar ve öğrenciler girmeye başlamıştı. Ben de olayın şoku nedeniyle oradan kaçtım. Annemi aradım sonra babamla birlikte karakola giderek teslim oldum” ifadelerini kullandı.