Etiket: ceren inan

  • Mersin Kadın Platformu’ndan Samandağ çağrısı: Kadın mücadelesi sınırları aşıyor- VİDEO

    Mersin Kadın Platformu’ndan Samandağ çağrısı: Kadın mücadelesi sınırları aşıyor- VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevi kadınlara yönelik şiddete dur demek için Samandağ’da ‘Barış Duvarı’ eylemine çağrı yapan Mersin Kadın Platformu üyeleri, “Suriye’de Alevi kadınlara yönelik katliamların, cinsel saldırıların, kaçırılma vakaların karşısında mücadelemizle duruyoruz. Kadın dayanışması sınırları tanımaz diyerek bütün kadınları Samandağ’a çağırıyoruz” dediler.

    Suriye’de katledilen, kaçırılan, cinsel şiddete maruz kalan Alevi kadınlarla dayanışmak için oluşturulan Suriye İçin Kadın İnisiyatifi 24 Nisan’da Hatay Samandağ’da ‘Barış Duvarı’ eylemi yapacak. Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan Samandağ PTT Şubesi önünde bir araya gelecek olan kadınlar, Hızır Türbesi’ne kadar yapılacak yürüyüş ardından insan zinciri oluşturacak.

    Mersin Kadın Platformu üyeleri, dayanışmayı büyütmek ve Suriye’deki kadınlara ses olmak için Samandağ’a çağrı yaptı.

    KADINLAR SURİYE SINIRINDA BARIŞI HAYKIRACAK

    Platformdan Ceren İnan, Suriye’deki kadınlarla dayanışmak için Samandağ’da bir araya geleceklerini belirterek, “Her gün Suriye’den gelen üzücü haberlerle uyanıyoruz. Suriye’de Alevi kadınlara yönelik katliamların, cinsel saldırıların, kaçırılma vakaların karşısında mücadelemizle duruyoruz. Bu nedenle 24 Nisan Perşembe günü Samandağ’da Barış Duvarı’na omuz vermeye gideceğiz. Kadın dayanışması sınırları tanımaz diyerek bütün kadınları orada bir araya gelmeye ve bu mücadeleyi büyütmeye çağırıyorum” dedi.

    Zeynep Kaya, Suriye’de yaşanan katliamlara en güçlü sesi kadınların çıkardığını vurgulayarak herkesi Samandağ’a çağırdı. Dünya liderlerinin ve devletlerin Suriye’de yaşanan katliamları durdurma noktasında harekete geçmesi gerektiğini de söyleyen Kaya, “Tam da yanı başımızda süren bir iç savaş var. Ülkemizdee barışın konuşulduğu bir ortamda orada savaşın sürüyor olması, yönetimin azınlıklara şiddet uygulaması bizleri derinden üzüyor. Alevilere yönelik zaten inançsal baskılar vardı ama şimdi oradaki yönetimin barış kelimesini kullanarak oradaki halklara uyguladığı baskı soykırıma döndü. Türkiye’ninn ve diğer ülkelerin bu konuda sessiz kalması hepimizin canını yakıyor. Kadınlar olarak sınırları aşan bir mücadele için alanlardayız ve tam da yanı başımızda olan Suriyeli Alevi kadınlara yönelik şiddete bir ses vermek istiyoruz. Bu nedenle 24 Nisan’da ‘Barış Duvarı’ etkinliği kapsamında sınıra gideceğiz. Orada bir kez daha barışın önemini vurgulayarak tüm dünya liderlerini, kurum ve kuruluşları katliamların durdurulması ve barışın tesis edilmesi için harekete geçmeye çağıracağız. Barışa ve dayanışmaya omuz vermek isteyen tüm kadınları Samandağ’a bekliyoruz” diye konuştu.

    “SURİYE’DEKİ KADINLARIN HIZIR’I OLMALIYIZ”

    Elif Sert, Suriye’deki kadınların yalnız olmadığını dile getirerek, “Alevilere dönük katliamları kendi coğrafyamızda yaşananlardan çok iyi tanıyoruz aslında. Biz kadınlar olarak zulmün karşısında birlik olarak durmalıyız. Bizim inancımızda Hızır çok önemlidir, birbirimizin Hızır’ı olmalıyız. Oradaki kadın canlarımıza ses olmak için Samandağ’da buluşacağız” ifadelerini kullandı.

    Suriye’deki kadınlarla dayanışmanın önemine vurgu yapan Hüsniye Çelik, şunları söyledi:

    “Suriye’de yeni yönetimin başa geçmesiyle birlikte korkunç bir Alevi kıyımı yaşandı, yaşanıyor. Colani’nin başa geçtiği ilk zamanlarda bunun böyle olacağını biliyorduk çünkü IŞİD zihniyetiyle hareket eden isimler bunlar ve ne yazık ki o zamanki ön görülerimiz gerçek oldu. Özellikle kıyı kesiminde yaşayan Alevilere karşı soykırıma varacak saldırılar oldu. Tüm bunlara bir ses vermemiz gerektiğini düşündük ve Suriye İçin Kadın İnisiyatifi oluşturuldu. Çok kısa bir zamanda bu insiyatif çığ gibi büyüdü. 140’tan fazla kurum Barış Duvarı’nı örgütledi. 24 Nisan’da Türkiye’nin dört bir yanından kadınlar Samandağ’a giderek Suriye sınırında oradaki kadın canların yanında olduğumuzu, yalnız olmadıklarını göstermek için bir araya geleceğiz. Tüm kadınları yarın Samandağ’a bekliyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Basın örgütleri Mersin’den seslendi: Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz! VİDEO

    Basın örgütleri Mersin’den seslendi: Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz! VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş, ülke genelindeki protestolarda gazetecilerin tutuklanmasına ve yaşadıkları baskılara tepki göstererek, “Alanlarda, sokaklarda mesleğini özgürce yapmaya çalışan her bir meslektaşımız için, özgür iradelerimiz ve meslek onurumuz için dün buradaydık, yarın da burada olacağız. Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz!” dedi.

    Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş Mersin, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda haber takibi yaparken engellenen ve tutuklanan gazetecilere ilişkin Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yaptı. “Gazeteciliği savunacağız” yazılı pankartın açıldığı eylemde “Özgür basın susturulamaz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” sloganları atıldı.

    Açıklamadan önce konuşan Kadın Gazeteciler Derneği ve DİSK Basın İş üyesi Ceren İnan, “Dün tutuklama kararı verilen meslektaşlarımızın tamamı bu sabah tahliye edildi. Günlerdir haksız ve hukuksuzca mesleklerinden alıkonulan arkadaşlarımızın serbest bırakılmasının sevincini yaşasak da baskıların sona ermediğinin bilincindeyiz. Bu baskılara karşı dayanışmayı ve mücadeleyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE BASIN SİSTEMATİK BİR BASKI ALTINDA”

    Ardından basın açıklamasını okuyan Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Ayşenur Önal, protestolardaki polis şiddetini belgeleyen gazetecilerin iktidarın hedefi olduğunu söyleyerek, basının sindirilmek istendiğini kaydetti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un gazeteciler ile ilgili “Gazeteciyim’ diyerek şiddet eylemlerine karışmış, provokasyona yönelik girişim olmuşsa o da doğru değil. O zaman gazetecilik faaliyeti olmaz. Ama durumlarına bir baktıralım” sözlerine işaret eden Önal, “Bakan Tunç bu sözlerle yargının iktidar elindeki bir sopa olduğunu alenen itiraf etmiştir. Bugün tahliye kararı verilen arkadaşlarımız dahil olmak üzere tüm meslektaşlarımız görevlerini güvenli alanlarda özgürce yapmalıdır. Yaşanan olaylar, Türkiye’de basın mensuplarının sistematik bir baskı altında olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi.

    “FAŞİST DÜZENİN SONUNU BİZLER YAZACAĞIZ”

    Günlerdir süren protestoları demokratik bir toplumun inşası adına desteklediklerini de belirten Önal, şunları söyledi:

    “Gelecekleri gibi diplomaları da tek adamın sözüyle yok edilebilen gençlerin haklı isyanının ve eyleminin yanındayız. Türkiye halklarının hemen hemen her kesiminin dahil olduğu bu eylemler, demokratik bir toplumun inşası için verilen inadın temsilidir.

    Bizler özgür basını her alanda savunan gazeteciler olarak; saray rejiminin baskılarla hayatlarımızı sarmaya çalıştığı faşizan düzene karşı mesleklerimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz. Alanlarda, sokaklarda mesleğini özgürce yapmaya çalışan her bir meslektaşımız için, özgür iradelerimiz ve meslek onurumuz için dün buradaydık, yarın da burada olacağız. Tarihten aldığımız referansla bir kez daha yineliyoruz; her faşist rejimde olduğu gibi gün gelecek bu düzenin de sonunu bizler yazacağız! Gazetecilik ve halkın sesi zorbalıkla susturulamaz!”

    Açıklamanın ardından söz alan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Kemal Göçmen, gazetecilerin mücadelesini desteklediklerini dile getirerek, “Sizlerin bu onurlu ve özgür basın mücadelenizi emek ve demokrasi güçleri adına selamlıyoruz. Siyasi iktidar halkın gelişen mücadelesini bastırmak için ilk önce aklına gelen basını susturmak. Çünkü basın bu muhalefeti görünür kılıp ülke genelinde hatta dünyada gündemleşmesini sağlıyor. Basın emekçilerinin onurlu mücadelesini destekliyoruz ve bu mücadelede onların yanında yer alacağımızı bildiriyoruz. Mücadeleniz, mücadelemizdir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • İHD Mersin Şubesi: LGBTİ+lara yönelik hak ihlalleri görülmemiş düzeyde arttı- VİDEO

    İHD Mersin Şubesi: LGBTİ+lara yönelik hak ihlalleri görülmemiş düzeyde arttı- VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi LGBTi+ Hakları Komisyonu, LGBTİ+’lara karşı devletin en üst kademesinden başlayan bir nefret söylemi ve ayrımcı politikaların uygulandığına dikkat çekti. Komisyon Sözcüsü Ceren İnan, “LGBTİ+’lara yönelik kara propaganda ve nefret söylemleri, siyasal iktidarın desteğiyle son 3 yılda görülmemiş düzeyde artmış durumda. Tüm bunlarla mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelerek, genel merkez tarafından hazırlanan LGBTİ+ Hakları ve Hak İhlalleri Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı.

    Basın açıklamasından önce konuşma yapan İHD Mersin Şube Başkanı Gazi İnci, nefret suçunun karşısında olduklarını ve bu söylemlerin devletin hiçbir kurumuna yansımaması gerektiğine vurgu yaptı.

    “DEVLETİN NEFRET SÖYLEMLERİ HAK İHALLERİNİ DOĞURUYOR”

    Basın açıklamasını okuyan İHD Mersin Şubesi LGBTi+ Hakları Komisyonu Sözcüsü Ceren İnan, devletin hemen her kademesinde dile getirilen nefret söylemlerinin ve düşmanca politikaların LGBTİ+ hak ihlallerine zemin hazırladığına dikkat çekti.

    Ülkede sağ ittifak kurulduğunu ve özellikle seçim süreçlerinde LGBTİ+’lar üzerinden nefret içeren propaganda yapıldığını belirten İnan, “İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması için yoğun bir kara propaganda faaliyeti yürüten partilerle siyasal iktidarın yer aldığı bu ittifakta yer alan siyasetçiler, seçim kampanyalarında sıklıkla LGBTI+’lara yönelik ayrımcı ve nefret içeren söylemlere başvurmuşlardır. Yıllardır devam eden nefret söylemleri toplumda da yerini bulurken aynı zamanda bu propagandalar için medya sıkça kullanılmış, devlet eliyle ‘kamu spotu’ denilerek LGBTİ+ düşmanı video klipler, reklam filmleri yayınlanmıştı” hatırlatmasında bulundu.

    “NEFRET CİNAYETLERİNDE ETKİLİ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMÜYOR”

    LGBTİ+’lara yönelik nefret cinayetlerine ilişkin Türkiye hukukunda yasal bir düzenleme veya koruma ve önleme politikası bulunmadığını dile getiren Ceren İnan, “Aksine nefret cinayetlerinde çoğu zaman etkili soruşturma yürütülmemektedir. Failler, nefret cinayeti mağdurlarının cinsel yönelimlerini ve cinsiyet kimliklerini gerekçe göstererek eylemlerini meşrulaştırmaya çalışılıyor” dedi.

    Ceren İnan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’de LGBTİ+ hareketine yönelik kara propaganda ve nefret söylemlerin siyasal iktidarın desteğiyle son 3 yılda görülmemiş düzeyde artmış durumda.

    Hazırladığımız rapor, hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin LGBTİ+ hakları konusun da ne kadar yetersiz yazılı düzenlemelere sahip olduğunu, uygulamada ise ne denli ayrımcı uygulamalarda bulunduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Tüm bu hak ihlalleri karşısında mücadele etmeye devam ediyoruz.”

    Raporun tamamı:İHD_LGBTİ+_HAK_İHLALLERİ_RAPORU

    PİRHA/MERSİN

  • İHD Mersin LGBTİ+ Hakları Komisyonu: Nefrete karşı mücadele edeceğiz- VİDEO

    İHD Mersin LGBTİ+ Hakları Komisyonu: Nefrete karşı mücadele edeceğiz- VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi, LGBTİ+ Hakları Komisyonu kurduğunu kamuoyuna duyurdu. Yapılan basın açıklamasında “Yaşadığımız şehirde nefret söylemi, nefret ideolojisi istemiyoruz. Bu sebeple hiçbir hak ihlaline sessiz kalmayarak, her türlü nefret suçu ihlalinin takipçisi olarak mücadeleye devam edeceğiz” denildi.

    İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi, yoğunlaşan ihlaller sebebiyle LGBTİ+ Hakları Komisyonu kurduklarını duyurdu. Konuya ilişkin dernek binasında basın açıklaması yapıldı.

    MERSİN’DEKİ LGBTİ+ HAK İHLALLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

    Basın açıklamasını okuyan İHD Mersin Şubesi LGBTi+ Hakları Komisyonu’ndan Ceren İnan, kentte LGBTİ+’lara yönelik yapılan hak ihlallerine dikkat çekti. İnan, “Devlet ideolojisinin yayılması ile beraber homofobi, transfobi insan hakları ihlallerinin üst sıralarında yer almaya başladı. Mersin’de de her sene olduğu gibi bu sene de Onur Haftası etkinlikleri yasaklanmıştı. Yine geçtiğimiz günlerde Mersin Kadın Platformu’nun, Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü dolayısıyla düzenlediği yürüyüş polis müdahalesine maruz kaldı. Gözaltına alınmak istenen LGBTI+’lar kitlenin mücadelesi sonrasında serbest bırakıldı. Bu tür müdahaleler nefreti körüklemeye, şiddeti arttırıp olağanlaştırmaya zemin hazırlıyor” dedi.

    “NEFRET SUÇLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Mersin’de yoğunlaşan ve kitleselleşen ihlaller sebebiyle LGBTi+ Hakları Komisyonunun kurulması ihtiyacının doğduğunu belirten Ceren İnan, “LGBTi+ Hakları Komisyonu olarak sistemli bir ihlal mağduru haline gelen LGBTi+’lara yönelik toplumsal nefretin yayılmasını engellemek adına farkındalık çalışmaları yürütecek ve hiçbir hak ihlaline sessiz kalmayarak her türlü nefret suçu ihlalinin takipçisi olarak ihlallerin giderilmesini şiar edineceğiz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Kadınlardan çağrı: Erkek-devlet şiddetine karşı 25 Kasım’da sokaklara- VİDEO

    Kadınlardan çağrı: Erkek-devlet şiddetine karşı 25 Kasım’da sokaklara- VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu üyeleri, sistematikleşen erkek-devlet şiddetine ve haklarına dönük saldırılara karşı ses çıkarmak için tüm kadınları ve LGBTİ+’ları 25 Kasım günü Kushimoto Sokağında yapılacak gece yürüyüşüne çağırdı.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’ne sayılı günler kala kadınlar şiddete, emek sömürüsüne, eşitsizliğe, haklarına yönelik saldırılara karşı seslerini yükseltmek için sokaklarda olmaya hazırlanıyor.

    Dünyanın her yerinde olduğu gibi Mersin’de de kadın ve LGBTİ+’lar şiddete karşı sokaklarda olup, taleplerini dile getirecek. Mersin Kadın Platformu üyeleri Yağmur Arıcan, Ayşegül Göçmen ve Ceren İnan 25 Kasım’daki gece yürüyüşüne çağrı yaptı.

    “ERK SİSTEMİ YIKACAĞIZ”

    7 Renk LGBTİ+ Derneği Başkanı ve platform bileşeni Yağmur Arıcan, “Geçtiğimiz günlerde 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü için yaptığımız yürüyüşe polis saldırdı. LGBTİ+ karşıtı yürüyüşlerin organize edilirken bize engel olundu. Örgütledikleri o dar kitleyle beraber LGBTİ+ karşıtı yürüyüşlerin içini boşaltmak istemiyor iktidar ki valiliklere de bunun talimatını veriyor. Tabi bizler bu politikalar karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz. Cumartesi günü belki şehrin bir bölümünde yürüyeceğiz ama biz kadınlar ve LGBTİ+’lar olarak bir gün şehrin tamamında erk sistemi yıkacağımıza inanıyorum” dedi.

    “MÜCADELEMİZ TÜM SALDIRILARA RAĞMEN SÜRECEK”

    TİP’li Kadınlar’dan Ceren İnan da, kadınlara yönelik erkek-devletin sistematik şiddetine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek,”Biz senenin her günü mücadele ettiğimiz, karşı karşıya kaldığımız erkek-devlet şiddetine, iktidarın kadın düşmanı politikalarına LGBTİ+ nefretine karşı sesimizi bulunduğumuz her yerde çıkarıyoruz. Böyle günler kadın ve LGBTİ+’lar açısından mücadelenin yükseldiği sembolik günler. Önceki günlerde bunu duyuran bir basın açıklamamız oldu ve polisin saldırısıyla karşılaştık. Nefret suçlarını, kadınların cinayetlerini durdurmayanların bizim önümüze barikat kurduklarını gördük bir kez daha. Ancak bunlar bizim için bir şey değiştirmiyor. Mücadelemize devam edeceğimizi, sokaklarda olacağımızı bir kez söylüyoruz” diye konuştu.

    “25 KASIM’DA KUSHİMOTO’DAYIZ”

    Mor Dayanışma’dan Ayşegül Göçmen ise, Mersin Kadın Platformu’nun planladığı gece yürüyüşüne tüm kadınları çağırarak şunları söyledi:

    “Bu sene de 25 Kasım’da kadına yönelik şiddete, tacize, tecavüze, yoksulluğa, artan cezasızlık politikalarına, haklarımıza, aşklarımıza, bedenlerimize dönük tüm saldırılara dur demek için bütün kadınları cumartesi günü saat 18.30’da Kushimoto Sokağı’na bekliyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

     

  • HÜDA PAR’ın eğitimi hedef almasına tepki: Toplumu ele geçirme hamleleri- VİDEO

    HÜDA PAR’ın eğitimi hedef almasına tepki: Toplumu ele geçirme hamleleri- VİDEO

    PİRHA- HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun “Karma eğitimin olduğu okullarda çocuklar birbirini taciz edebilir” söylemine tepki gösteren Mersin Kadın Platformu üyesi Ceren İnan, “HÜDA PAR kendi gerici siyasal İslam fikirlerini öne sürerek, AKP’nin ilk yokuşu geçmesini sağlıyor” dedi. İnan, gericilikle mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. 

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Gerekirse kız okulları açabilmeliyiz” sözleri hala gündemdeki yerini korurken, HÜDA PAR’dan peş peşe karma eğitimi hedef alan açıklamalar geldi.

    İlk olarak geçen haftalarda, AKP listelerinden milletvekili seçilen HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bakan Tekin’in ‘kız okulları’ sözlerini tebrik ederek, karma eğitimin zorunlu olmaması gerektiğini ileri sürdü.

    Ardından HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, müfredat değişikliği için hükümete çağrı yaparak, “Müfredatımızı sil baştan gözden geçirecek bir eğitim devrimine ihtiyacımız var. Karma eğitimin olduğu okullarda çocuklar birbirini taciz edebilir” sözlerini kullandı.

    Son olarak HÜDA PAR Genel Sekreteri ve Milletvekili Şehzade Demir’in “Dünyada yapılan araştırmalar, karma eğitime göre ayrı okullarda eğitim gören öğrencilerin daha başarılı olduklarını ortaya koymaktadır” sözleri tepkilere neden oldu.

    Mersin Kadın Platformu’ndan Öğretmen Ceren İnan, bu söylemleri PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “TOPLUMU GERİCİ SİYASAL İSLAMLA SARMALAMAYI HEDEFLİYORLAR”

    Ceren İnan, topluma istenilen yaşam tarzının dayatılması adına bu söylemlerle nabız yoklandığını belirtti.

    “Bütün bu söylemler tacizi, şiddeti, cezasızlığı meşru kılmaya çalışan o militanlığını yaptıkları erkek egemen sisteme gerici kılıf uydurmalarıdır” diyen İnan, şunları kaydetti:

    “AKP hükümetinin HÜDA PAR’ın söylemlerini tamamlayıcı şeyler yapıyor olması, Eğitim Bakanının buna paralel şeyler söylemesi hiç şaşırtıcı değil. HÜDA PAR kendi gerici siyasal İslam fikirlerini öne sürerek AKP’nin ilk yokuşu geçmesini sağlıyor. Gerici siyasal İslam’la toplumu sarmalamaya çalışıyorlar. En temeli olan eğitimden başlayarak kademe kademe ilerleyip tüm toplumu ele geçirmenin hamlelerini yapıyorlar.”

    “KADINLAR, AKP VE İŞBİRLİKÇİLERİNE PABUÇ BIRAKMAYACAK”

    Çocukların tarikat ve cemaat yurtlarında istismara uğradıklarını hatırlatan Ceren İnan, toplumun ve çocukların bu tarikatlara mahkum bırakılmaya çalışıldığına değindi.

    İnan, “Kadınlar mücadele anlamında toplumun en ilerici unsurlarından birisi. AKP’ye ve onun ittifaklarına hiçbir zaman pabuç bırakmamış, kazanımlarını söke söke almış bir hareketten bahsediyoruz. Bu yüzden bu mücadeleye devam edeceğiz. Zihniyetlerini, baskı ve zor araçlarını hiçbir zaman görmezden gelmedik. AKP ile nasıl mücadele ediyorsak onun işbirlikçi ittifak parçalarının düşmancı politikalarıyla da savaşmaya devam edeceğiz” diyerek, yaratılmak istenen karanlığa karşı mücadele vurgusu yaptı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN