Etiket: çernobil faciası

  • 38 yıl önce bugün Çernobil Faciası yaşandı

    38 yıl önce bugün Çernobil Faciası yaşandı

    PİRHA – 38 yıl önce bugün Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santrali’nde nükleer patlama gerçekleşti. Patlama, en büyük nükleer facialardan biri oldu.

    Ukrayna’nın Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 numaralı reaktöründe 26 Nisan 1986’da nükleer patlama gerçekleşti. Patlama, Uluslararası Nükleer Olay Ölçeği’ne göre o güne kadar meydana gelmiş en büyük nükleer “kazalardan” biri. Patlamada yaşamını yitirenlerin sayısı net olarak belirtilmemekle birlikte, farklı kaynaklarda 4 bin ila 93 bin arasında rakamlar verilmekte. Faciadan sonra santrali tecride almak için kullanılan 600 bin kadar kişinin maruz kaldığı radyasyon neticesinde kansere yakalandığı ve yaşamını yitirdiği kaydedildi. Fakat bu sayı dönemin SSCB hükümeti tarafından yalnızca 31 kişi olarak kayıtlara geçti. Ayrıca çok büyük bir alana yayılan radyasyon neticesine uzun vadede sonuçlarının daha ağır olduğu değerlendiriliyor.

    Çernobil nükleer reaktöründeki patlama sonucunda çevre ülkelere yayılan radyoaktif parçacıkların büyüklüğü ve etkileri üzerine patlamanın üzerinden geçen yıllarda ciddi bilimsel araştırmaların yapılmamış ve radyasyon seviyesini gösteren sayısal değerlerin açıklanmamış olması, patlamanın hemen sonrasında Türkiye üzerindeki etkilerle ilgili yeterli veriye ulaşmayı imkânsızlaştırdı. Ancak Çernobil kazasının Avrupa üzerindeki etkilerini gösteren harita ve çizelgeler, radyoaktif serpintinin çok geniş bir alanda yayıldığı ve Avrupa’daki pek çok ülkeyi doğrudan etkilediğini gösterdiği gibi; ülkedeki kanser vakalarının artışının nedeninin Çernobil olduğuna ilişkin kuşkular hâlâ devam ediyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Esen’den ‘Çernobil’den İliç’e Doğayı ve Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz’ etkinliğine davet- VİDEO

    Esen’den ‘Çernobil’den İliç’e Doğayı ve Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz’ etkinliğine davet- VİDEO

    PİRHA – Munzur Çevre Derneği, Çernobil Faciası’nın 38. yılında, ‘Çernobil’den İliç’e Doğayı ve Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz!’ etkinliği düzenledi. Derneğin Yönetim Kurulu üyesi Hatun Esen, “Doğanın çektiği zulmü anlatmamız gerekiyor” dedi ve 27 Nisan günü herkesi bu etkinliğe davet ettiklerini söyledi.

    Munzur Çevre Derneği, 27 Nisan saat 18.00’de Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde Çernobil Faciası’nın 38. Yılında ‘Çernobil’den İliç’e Doğayı ve Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz!’ Şiarıyla etkinlik düzenleyecek. Etkinliğin detaylarına dair Munzur Çevre Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hatun Esen ile konuştuk. Esen, 27 Nisan’da düzenleyecekleri etkinliğe çağrı yaptı.

    “ÖRGÜTLENİP CİDDİ BİR DURUŞ SERGİLEMEMİZ LAZIM” 

    27 Nisan’da yapacakları etkinliğin 8. etkinlikleri olacağını dile getiren Esen, etkinliği niçin düzenlediklerini şöyle anlattı:

    “Çernobil’de çok korkunç bir facia yaşanmıştı. Bu facianın etkilerini insanlarımız yıllar sonra da yaşamaya devam ediyor. Ama o dönem çok basite alınmıştı. Belki o dönem önlemler alınsaydı insanlarımızda etkileri bu kadar fazla olmazdı ve insanlarımız ölmezdi. Çernobil’de yaşanan katliamın nükleer santrallerin bir bomba olduğunu, yaşama, çevreye çok büyük zarar verdiğini halka anlatmak için bu etkinliği düzenliyoruz. Herkes İliç Katliamı’nı göz önünde bulundurarak siyanürle altın madenciliğine karşı bir duruş sergilemeli. Çünkü orada madenler açıldığında halk ekmek kapısı olarak gördüğü için çok sevinmişti. Oysa orada cehenneme giden merdivenlerin taşları örülmüştü. İliç’te kuşlar bile ötmüyor. Sularımız kirlenecek. Bir halkı yok edecekseniz o halkın suyunu kirleterek göçe zorlayabilirsiniz. Nasıl ki Çernobil’de yaşanan o büyük faciadan sonra insanlar facianın büyüklüğünün farkında olmadıkları için köylerine geri döneceklerini zannetmişlerdi. Evlerinin kapılarına ‘evlerimize zarar vermeyin, biz geri döneceğiz’ diye notlar bırakmışlardı. Halk sonradan korkunç bir felaketle karşı karşıya olduğunu anladı. Gittikleri yerlerde ötekileştirildiler. O halk sonra ‘Çernobil halkı’ olarak anılmaya başlandı. Ülkemizde de maalesef Mersin’de bir Akkuyu var tamamlanmak üzere. En azından örgütlenip buralara karşı ciddi bir direniş sergilememiz lazım.”

    “DOĞANIN ÇEKTİĞİ ZULMÜ İNSANLARA ANLATMAMIZ GEREKİYOR”

    İliç’in diğer tarafının Munzur olduğunu ifade eden Esen, “Oysa biz toprak kutsaldır diyoruz. O toprağın altında bizim ölülerimiz yatıyor. Bizim geçmişimiz, anılarımız var. Biz çok tedirginiz. Munzur’da birçok yer ruhsatlandırılmış durumda. Oraya bir kazma vurulduğu zaman bırakın insanlarımızı bütün canlılara mezar olacak. Birlikte örgütlenip mücadele etmemiz lazım. O iş makinelerinin önüne bedenlerimizi yatırmamız lazım. Direnişten başka bir şansımız yok. Biz 38’de oraları boşalttık geri döndük. Geri döndüğümüzde insanlarımız o toprakları öpe öpe gidip elleriyle kazarak yaşamlarını inşa ettiler. 93-94’te köylerimiz boşaltıldı biz yine geri döndük. Şimdi boşalttığımız zaman dönecek yerimiz yok. İliç’te yaşanan katliamın büyüklüğü yansımıyor. Orada doğanın çektiği zulmü insanlara anlatmamız gerekiyor” diye konuştu.

    “BİZİM ÇAĞRIMIZ RENKLERİ VE COĞRAFYALARI BİRLEŞTİRMEKTİR”

    Var olan ekoloji örgütlerini de etkinliklerine davet ettiklerini belirten Munzur Çevre Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hatun Esen, “Bu mücadele sadece Munzur Çevre Derneği’nin mücadelesi değildir. Örgütlü, ilkeli, bütün ekoloji örgütlerinin yan yana olduğu bir mücadeledir. Bizim bütün halkımıza çağrımız, renkleri ve coğrafyaları birleştirmektir. Tüm halkımızı 27 Nisan günü Şişli Cemil Candaş’ta yapacağımız ‘Çernobil’den İliç’e Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz’ etkinliğimize davet ediyoruz” dedi.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Munzur Çevre Derneği’nden Çernobil faciasının 32. yılına ilişkin dayanışma etkinliği

    Munzur Çevre Derneği’nden Çernobil faciasının 32. yılına ilişkin dayanışma etkinliği

    PİRHA- Munzur Çevre  Derneği dünyanın en büyük nükleer kazalarından biri olan Çernobil faciasının 32. yılına ilişkin “Yeni Çernobiller yaşanmaması için; Sinop’tan Munzur’a Mücadeleyi Dayanışmayla Büyütelim” şiarıyla dayanışma etkinliği düzenliyor.

    Munzur Çevre ve Kültür Derneği Çernobil faciasının 32. yılına ilişkin “Yeni Çernobiller yaşanmaması için; Sinop’tan Munzur’a Mücadeleyi Dayanışmayla Büyütelim” şiarıyla 13 Nisan Cuma saat 19:00’da Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde dayanışma etkinliği yapıyor.

    Munzur Çevre  Derneği’nin düzenleyeceği etkinlikte Sanatçı Mehmet Ekici, Sanatçı Pınar Aydınlar, Sanatçı Ayla Yılmaz ve Sanatçı Musa Bakı yer alacak.

    “İNSAN HAYATI İLE KUMAR OYNUYORLAR”

    Munzur Çevre Derneği yönetim kurulu sosyal medya üzerinden 32. yıl dünyanın en büyük nükleer kazalarından biri olan Çernobil faciasına ilişkin şunları ifade etti:

    “Ukrayna’da 32 yıl önce yani 1986’da tarihin en büyük nükleer patlaması yaşandı. Bu patlamada Avrupa’nın büyük bölümüne ve Türkiye’ye yayılan radyoaktif serpinti bugün bile yaşamlarımızı etkilemeye devam ediyorken, ülkemizin birçok yerine nükleer santral kurmayı planlıyorlar. 32 yıl önce bizden kilometrelerce uzaklıkta patlayan ve hala etkisini gösteren bu ölüm bombası bugün hayatımızın tam ortasına inşaa edilmek isteniyor. Daha fazla enerji ve kâr hırsı için milyonlarca insanın hayatıyla kumar oynuyorlar. Sessiz kalırsak Çernobil geleceğin Akkuyu’su ve Sinop’u olacak.”

    ÇERNOBİL FACİASI

    26 Nisan 1986 tarihinde, Ukrayna’nın Kiev kentine bağlı Çernobil, saatler 01:23’ü gösterdiğinde büyük bir sarsılmayla karşı karşıya kalmıştı. Bu, etkileri onlarca yıl sürecek olan ve gerçekleştiği yüzyılın en büyük nükleer kazası olan Çernobil faciasıydı. Ukrayna’da meydana gelen ve dünyanın en büyük nükleer kazalarından biri olan Çernobil faciasına, hatalı tasarım ve yetersiz güvenlik donanımı öncülük etmiştir. İyi kontrol edilemeyen nükleer güç reaktörünün 4. ünitesinin patlaması sonucu tarihin en büyük facialarından biri yaşanmıştır. Çernobil faciası, başta Ukrayna olmak üzere, Rusya, Beyaz Rusya ve bütün Avrupa’yı etkileyen geniş çaplı bir felaket olmuştur. Facianın ardından açığa çıkan radyoaktif maddeye en çok maruz ülke ise Bulgaristan’dır. İngiltere’nin Galler bölgesi de facianın etkilerini hissetmiştir.

    Çernobil faciası tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de etkisini oldukça hissettirmiştir. Coğrafi konum itibariyle Karadeniz’e komşu olan Türkiye, Çernobil’in olumsuz etkilerinden payını almıştır. Özellikle Karadeniz sahil şeridinde bulunan illerde sıklıkla rastlanan kanser vakalarının nedeni Çernobil faciası’na atfedilmektedir. O dönemde Karadeniz bölgesinde yetişen tarım ürünlerinin özellikle de çayın tüketilmesinin tehlikeli olduğu gündeme gelmiştir. Fakat Çernobil sonrasında hafızalara kazınan bir başka olay da, dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral’ın medyanın gözü önünde çay içerek çayda tehlike olmadığını vurgulamak istemesidir. (HABER MERKEZİ)