Etiket: çeşme

  • İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı, 11’i söndürüldü

    İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı, 11’i söndürüldü

    PİRHA- İzmir’de bir günde 18 yangın çıktı. Bunlardan 11’i kontrol altına alınırken, 7’sine müdahale sürüyor. 

    İzmir’de gün boyu 8’i orman, 8’i kırsal ve 2’si makilik alanda olmak üzere toplam 18 yangın çıktı. Yangınlara 11 uçak, 27 helikopter, 171 arazöz ve iş makinesi, 972 personel ile müdahale edildi. Yangınlardan 11’i kontrol altına alındı, Çeşme, Menderes, Menemen, Selçuk ve Torbalı ilçelerindeki yangınların kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.

    Menderes Şaşal’da orman, Urla Kuşçular ile Menemen Koyundere’de otluk alan, Tire Bülbüldere’de makilik alan, Menemen-Manisa yolu üzerinde, Çiğli Harmandalı’da otluk ve makilik alanda, Bayraklı çevre yolu tünel çıkışında yol kenarındaki otluk alanda, Bornova Işıkkent ormanlık alanda çıkan yangınlar kontrol altına alındı, bazı bölgelerde soğutma çalışmaları sürüyor.

    Çeşme ilçesi Germiyan ile Reisdere mahallelerini birbirine bağlayan yol üzerindeki makilik ve zeytinlik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı, alanda soğutma çalışmaları sürüyor.

    Menderes Çamönü Köyü’nde ise ormanlık alanda çıkan yangına karadan müdahale sürüyor. Bazı noktalarda yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları yapılıyor. Bazı evler güvenlik nedeniyle tahliye edildi.

    Selçuk ilçesi ile Aydın’ın Kuşadası ilçesinin sınırındaki Arvalya mevkiinde, yerleşim yerine uzak ormanlık alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Yangına 4 uçak ve 5 helikopter olmak üzere 9 hava aracı ile 18 arazöz, 5 su ikmal, 5 dozer ile müdahale ediliyor.

    Öte yandan akşam saatlerinde Bornova Çamiçi Köyü’nde makilik alanda, Ödemiş Birgi’de otluk ve makilik alanda çıkan yangına müdahale ediliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Datça’da orman yangını büyüyor, Çeşme’de kontrol altında

    Datça’da orman yangını büyüyor, Çeşme’de kontrol altında

    Çeşme’de süren orman yangını kısmen kontrol altına alınırken, Datça’da yangın rüzgarın etkisiyle büyüyerek 3 ayrı noktaya doğru ilerliyor. Yangın nedeniyle 2 bin 500 kişi tahliye edildi. 
    İzmir’in Çeşme ilçesi Alaçatı Mahallesi Kutlu Aktaş Barajı yanındaki makilik alanda dün çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
    Ovacık Mahallesi’ndeki yerleşim yerlerine yakın bölgelerde yangının evlere sıçramaması için önlem alındı. Gece saatlerinde tedbir amaçlı Ser-Tur ve Özpamir Sitesi’nde yaşayan yurttaşlar tahliye edildi.
    İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Çeşme ilçesindeki Karaköy mevki ve Ovacık Mahallesi’ndeki yangınların kısmen kontrol altına alındığını açıkladı.
    7 İŞÇİ GÖZALTINA ALINDI 
    Öte yandan İzmir Valiliği, yangının çıkış nedeniyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, yangının bir sivil toplum kuruluşu tarafından çalışmaları sürdürülen hayvan barınağında çalışan işçilerin kaynak makinesi kıvılcımlarından çıktığını öne sürdü. Valilik, olayla ilgili 7 inşaat işçisinin gözaltına alındığı, haklarında soruşturma başlatıldığını belirtti.
    DATÇA’DA 2 BİN 500 TAHLİYE 
    Muğla’nın Datça ilçesi Mesudiye Mahallesi, Hava Radar mevkiindeki kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanda dün saat 12.21 sıralarında çıkan orman yangını ikinci gününde devam ediyor. Karadan ve havadan müdahalenin sürdüğü yangın, rüzgarın etkisiyle hızla büyüyerek 3 ayrı noktaya doğru ilerliyor. Tedbir amacıyla Datça-Palamutbükü karayolu trafiğe kapatıldı.
    Mesudiye Mahallesinin Döşeme, Mezgit, Ovabükü ve Hayıtbükü mevkiilerine doğru ilerleyen yangının yerleşim yerlerini tehdit etmesi sonucu 450 hanede yaşayan 2 bin 500 yurttaş tahliye edildi. Ayrıca bu bölgelerdeki 38 büyükbaş ve 45 küçükbaş hayvanın da tahliyesi gerçekleştirildi.
    600 HEKTAR ZARAR GÖRDÜ
    Yangınla ilgili açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci “An itibari ile yaklaşık 20 derecelik bir hava sıcaklığı, yüzde 60 civarında bir rutubet, 31 km saat gibi de bir rüzgar hızı var. Yaklaşık 20 derecelik bir hava sıcaklığı, yüzde 60 civarında nem, rüzgarın saatteki hızı 31 kilometre. Yaklaşık 500-600 hektar civarında bir alan zarar gördü” dedi.

     

    (HABER MERKEZİ) 

  • Datça ve Çeşme’de orman yangını nedeniye evler boşaltıldı, yollar kapandı

    Datça ve Çeşme’de orman yangını nedeniye evler boşaltıldı, yollar kapandı

    Datça’da başlayan yangın nedeniyle Döşeme mevkiinde bulunan evler tedbir amaçlı boşaltıldı. Çeşme’de ise yangın nedeniyle yollar kapandı.

    Muğla’nın Datça ilçesi Mesudiye Mahallesi Radar mevkiinde başlayan yangına karadan ve havadan müdahale sürüyor. Rüzgarın etkili olduğu bölgede yangın, dağın eteklerinden aşağıda doğru ilerliyor. Yangın Mesudiye – Palamutbükü- Datça yol ayrımına kadar ulaşırken karayolundan ulaşım sağlanamıyor.

    Öte yandan edinilen bilgiye göre, yangının radar bölgesinin alt noktasında çıktığı, kuzeyden etkili olan rüzgarla Mesudiye tarafına ilerlediği öğrenildi. Ayrıca, Mesudiye Mahallesi’nin üst tarafı Döşeme mevkiinde bulunan evler tedbir amaçlı boşaltıldı.

    İZMİR

    İzmir’in Çeşme ilçesi Alaçatı Mahallesi makilik alanda, çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Ekipler, yangının ormanlık alana sıçramaması için çalışmalarını sürdürüyor.

    Öte yandan yangın, Rüzgar Enerji Santralleri (RES)’ninde etrafını sardı. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın, İzmir-Çeşme otoyoluna kadar ilerledi. Bu nedenle, İzmir-Çeşme otoyolunun Uzunkuyu mevkii, makilik alanda çıkan yangın nedeniyle trafiğe kapandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kaplan: Isparta’da 3 ay içinde şube açacağız, belediye başkanına ders verilmeli-VİDEO

    Kaplan: Isparta’da 3 ay içinde şube açacağız, belediye başkanına ders verilmeli-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Isparta’da 3 ay içerisinde açmayı planladıkları şube hakkında konuştu. Kaplan, “Isparta Cemevi açılışında yaşananların ardından birçok kesim, Belediye Başkanının o gün yaptığının hadsizlik olduğunu dile getirdi. Alevilerin yoğun olduğu Gülistan veya Turan Mahallesinde miting gibi bir şube açılışı yapacaklarını belirten Kaplan, “Oradaki belediye başkanına ve yerel siyasetçilere bir ders vermek gerekiyor” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Isparta Cemevinin açılışında Diyanet’i eleştirmesi sebebiyle Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in müdahalesine maruz kalmıştı. Kaplan, yaşananların ardından Isparta’ya PSAKD şubesi açacaklarını söyledi.

    Gani Kaplan, Ege bölgesinden Akdeniz’e kadar ciddi anlamda Alevi nüfusu olduğunu belirterek, örgütlerin buralara yönlenmesi gerektiğini ifade etti. Kaplan, Isparta’da şimdiye kadar Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı gibi kurumların açıldığını ancak etkili olamamaları sebebiyle kapandıklarına da işaret etti.

    “YEREL SİYASETÇİLERE BİR DERS VERMEK GEREKİYOR”

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Isparta’da faaliyet yürüten tüm Alevi örgütlenmelerinin yerel yönetimler ile iç içe girdiğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Örgütler, Alevi toplumunun hassasiyet gösteren o temel taleplerinden uzaklaşmışlar. Bu çerçevede Isparta’da bu, gün yüzüne çıktı. Bunun üzerine dedik ki ‘burada Pir Sultan örgütlülüğüne ihtiyaç var’. Çünkü Pir Sultan örgütlülüğü Alevilerin temel taleplerini Türkiye’nin her noktasında dile getiren bir örgüt. Alevi toplumunun temel taleplerini kendi kendimize anlatmanın hiçbir anlamı yok. Devletin üst düzey makamlarına; kim olursa olsun fark etmiyor, gördüğümüz her kişiye temel talepleri dile getirmek zorundayız. Isparta’dan 15 gün önce Kuşadası’ndaydım ve orada da aynı sözleri dile getirdim. Çeşme’de de belediye başkanına hitaben ‘cemevleri ile ilgili konuları seçim bildirgelerinize koymayın’ dedim. Örneğin Kuşadası’nda benden sonra kaymakam çıktı ve görüşlerime katılmadığını söyledi. Zaten bizlerin görüşlerine katılmış olsalardı bu sorun şimdiye kadar çözülmüş olurdu. Dolayısıyla Isparta’da böylesi bir sorun gün yüzüne çıkınca Alevilerin temel taleplerini yüksek perdeden konuşabilecek bir örgüte ihtiyaç var dedik. Devamında genel sekreterimiz Özgür Kaplan, bölge sorumlumuz Ethem Şahinoğlu ve Fethiye şube başkanımız ile o bölgeye gittik. Bizden bir hafta önce de yine arkadaşlarımız gidip o bölgede çalışma yaptılar.
    En yakın zamanda da şubemizi açacağız. Tüm örgütümüzü açılışa davet edeceğiz. Bölgedeki tüm Alevi örgütlerinin de oraya geleceğini biliyoruz. Orada miting gibi bir açılış yapacağız. Oradaki belediye başkanına ve yerel siyasetçilere bir ders vermek gerekiyor.”

    “BÜTÜN KESİMLER, FİKRİMİZİ OLUMLU KARŞILADI”

    Isparta’da her kesim ile görüştüklerini ifade eden Gani Kaplan, şube açılışı için 3 aylık bir sürece ihtiyaç duyduklarını da söyledi. Kaplan, PSAKD Şube binası için Alevilerin yoğun yaşadıkları mahallerde tercih kılacaklarını belirterek şunları söyledi:

    “Kendini Sosyalist olarak tanıtan bir kesim, ‘Acele etmeyin. Tepki ile buraya örgüt kurmayın’ dedi. Ama onun dışında görüştüğümüz bütün kesimler, fikrimizi olumlu karşıladı. Birçok kesim, Belediye Başkanının o gün yaptığının ‘hadsiz’ olduğunu dile getirdi.

    “UZUN SOLUKLU BİR ÖRGÜTLENME GEREKİYOR”

    Orada aslında cemevinin yapılması gereken Gülistan ve Turan Mahallesi var. O mahallelerden birine şubemizi açacağız. Aslında biraz zorlasak şu an yerimiz de hazır gibi. Fakat henüz açılış tarihi belli değil. Çünkü uzun soluklu bir örgütlenme gerekiyor. Isparta’nın yanı başında Burdur var. Ve köylerin birçoğunda da cemevleri bulunuyor. Onları merkezi bir sisteme bağlamak gerek. Isparta bölgesinde çok geniş çaplı bir proje düşünüyoruz. O bölge Antalya Abdal Musa Dergahına da yakın. Yani o bölge için toplu bir program düşünüyoruz.

    Biz ‘Daha iyi cenaze erkanı yürütürüz’ demiyoruz. Ya da ‘Daha iyi cem erkanı yürütürüz’ de demiyoruz. Isparta bir üniversite kenti olmuş durumda. Ve orada öğrenci yurtlarına da ihtiyaç var. Maalesef devlet de yurt açmayarak öğrencileri dinci yapıların eline teslim ediyor. Bu yönlü o bölgede bir planlama yapılabilir.

    “ISPARTA’DA OLANLARI TAM OLARAK KAMUOYU İLE PAYLAŞAMAYIZ!”

    Isparta Cemevinin Alevi nüfusunun olmadığı bir bölgeye neden açıldığı sorusuna da cevap veren Gani Kaplan, “Ne amaçla oraya yöneldiklerini bilemiyorum” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Belki arsayı orada uygun bulmuşlardır. Çünkü o arsa belediyenin tahsis ettiği bir arsa değil, vatandaşların lokmaları ile alınmış bir arsa o. Ama bizi üzen, Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgeden bir vatandaş ‘Ben bunlara 1400 metrekare evimi ücretsiz verdim. Bunlar o arsaya cemevini yapmadı, gitti oraya yaptılar’ diye bir ifadede bulundu. Isparta’da bir çatışma yaşanıyor. Yerli Aleviler ile sonradan oraya yerleşenler arasında bir çatışmanın olduğu bir gerçek. 1938’den sonra Dersim’den Isparta’ya getirilen çoğunluk, daha çok merkeze yaklaşmış ve devletin güdümüne girmiş. Ve orada yaşayan Türkmen Tahtacı Alevileri daha radikal durmuş. Aslında anlaşamamalarının nedenleri bu. Tahtacı Alevileri, inançlarına yönelik daha dik durmuş.

    Isparta’da yaşadıklarımızdan sonra vatandaşlarla konuştuğumuzda insanların ağlayarak ‘Biz buna layık değiliz. Böyle yaklaşım olmaz’ dediklerine şahit olduk. Aslında orada olanları biz tam olarak kamuoyu ile paylaşamıyoruz, paylaşmayız da.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Bu 300 yıllık ceviz ağacı, Sinemilli Ocağı’nın erkanına, cemlerine şahitlik etti -VİDEO

    Bu 300 yıllık ceviz ağacı, Sinemilli Ocağı’nın erkanına, cemlerine şahitlik etti -VİDEO

    PİRHA- Sinemilli Ocağı’nın merkezi olan Maraş Elbistan’a bağlı Kantarma köyündeki 300 yıllık ceviz ağacı koca bir tarihin, cemlerin, erkanların ve muhabbetlerin şahidi. Gölgesinde birçok Sinemilli piri ve talibini misafir eden bu ceviz ağacı zayıflayan toplumsal değerlere rağmen bir tarihin canlı şahitliğini yapmaya devam ediyor.

    Maraş Elbistan’ın Kantarma köyünün eski yerleşim alanındaki 300 yıllık ceviz ağacı ve yanı başındaki çeşme geçmişten günümüze taşıdıkları kültürel mirasla toplum belleğinde özel bir yer edinmiş durumda.

    Kantarma’ya yolunuz düştüğünde kâh bir cevize yaslayın sırtınızı; duyun geçmişin sesini İvik Dede’den ve kulak verin dalından cevizini ve gölgesini eksik etmeyen bu koca maziye.

    İlyada Destanı’nda; yaşlı ve bilge zeytin ağacının Homeros’un kulağına, “Herkese aitim ve kimseye ait değilim, siz gelmeden önce de buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım” fısıldamasına bir izdüşüm olarak Kantarma köyündeki bu ceviz ağacı kulaklarımıza koca bir tarihi fısıldıyor.

    Sinemilli Ocağı Piri Süleyman Deprem, bu tarihi ceviz ağacının Sinemilli Ocağı’na birçok anına tanık olduğunu dile getirerek, “Bu ağaç bizim tarihsel kültürümüze, erkanımıza, kavgamıza, aşkımıza şahit bir ağaçtır” diye konuştu.

    “300 YILLIK BU CEVİZ AĞACI ERKANIMIZA, CEMİMİZE ŞAHİTTİR”

    Kantarma köyünün asıl yerleşim alanının bu ceviz ağacının bulunduğu alan olduğu bilgisini veren Deprem, heyelan tehlikesi sonrasında köyün yukarı taraflara taşındığını belirtti.

    Bu ceviz ağacının Kantarma köyünün tarihi ile aynı yaşta ve 300 yıllık olduğunu söyleyen Deprem, “Kantarma’nın eski yerleşim alanı bu ceviz ağacının olduğu yerlerdi. Yaşamımız, kültürümüz ve tarihsel kökenimiz bu alanda gelişti. İnsan anlatırken bile duygularının doruğunda oluyor. Bu çeşme köyün bütün su ihtiyacını karşılayan bir çeşmeydi. Tarihsel sürecinde nice sohbetler, aşklar yaşanmıştır. Bu çeşmenin başında tarihimizi anımsıyoruz. Bu ceviz ağacını sadece bir ağaç olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bu ağaç, Kantarma köyünün tarihi ile başa baş bir ağaçtır. En az 300 yılık bir ağaçtır. Bu ağacın gölgesinden, meyvesinden nasiplendik. Bizim kültürümüzde bu tarz ağaçlar genel adres olarak belirlenirdi” diye konuştu.

    “EVLERDEKİ CEMLER SABAHA KADAR SÜRERDİ”

    Köylerindeki damlarda (evlerde) cemlerin sabaha kadar sürdüğünü ifade eden Deprem, “Hakikatçi Alevilik tüm ritüelleri ile bu köyde uygulanırdı. Bütün düğünler, toplantılar, bir araya gelmeler cem tarzında yapılır, muhabbetler sabaha kadar sürerdi. Damlarımız düz oluyordu. Gece güneş batarken lüks denen aydınlatma ile damlar üzerinde cemler, düğünler oluyordu. Bu ağaç bizim tarihsel kültürümüze, erkanımıza, kavgamıza, aşkımıza şahit bir ağaçtır. Buraya geldiğimizde onları anımsıyoruz” dedi.

    “KANTARMA’DA TARIM KALMADI, İHTİYAÇLARI ŞEHİRDEN GELİYOR”

    Süleyman Deprem, geçmişte Kantarma köyünde koca arazilerde yapılan tarımdan eser kalmadığını dile getirerek, bu üretimsizlik sonucu köyün hemen bütün ihtiyaçlarının şehirden karşılandığını söyledi.

    Kaybolan toplumsal değerlerin yaşatılması için insanların kendi topraklarında yeniden üretime başlaması ve inanç ritüellerini ocak merkezlerinde kendi hiyerarşisi içinde inşa etmesi çabası ile mümkün olabileceğine vurgu yapan Deprem, şöyle devam etti:

    “Eski insanlarımız asla alışılmış dille konuşmazlardı. Aldıkları kültür, edep-erkana dayalı söz söylerlerdi. Onları dinler feyz almaya çalışırdık. Bugün ise yozlaşmanın doruğunu yaşıyoruz. Kantarma’da yaşanan tarımın hiçbiri artık yok. Ayranından ekmeğine, yumurtasından etine kadar her şey şehirden geliyor. Hayvan olarak birkaç kedi ve köpek dışında bir şey yok.12 Eylül’den sonra bilinçli bir sürgün hareketiyle kendi topraklarımızdan sürüldük. Köylerimiz ve topraklarımız bomboş. Yazın ancak tatil için geliniyor. Bu çok acı bir durum. Bunun devamında topraklarımız bile elimizden gidebilecek bir durumda. Bunun aşılmasının çabası içerisinde olmak zorundayız. Yakın köylerde yaşamı ve inancı yerinde ve yeniden başlatma gibi çok güzel bir çalışma var. Şehirler bütün toplumsal değerlerimizi yok etti. Bunu geriye çevirmenin tek yolu; kendi topraklarımızda üretimi yeniden başlatmak, inanç ve ritüellerimizi ocak merkezinde kendi hiyerarşisi içerisinde yeniden inşa etmektir.”

    Ersin ÖZGÜL/MARAŞ 

  • Depremden etkilenen Bölükkaya Köyü’nde yaptırılan çeşmenin açılışı yapıldı-VİDEO

    Depremden etkilenen Bölükkaya Köyü’nde yaptırılan çeşmenin açılışı yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Elazığ Sivrice depreminde etkilenen Malatya’nın Pütürge ilçesine bağlı Hüsükuşağı (Bölükkaya) Köyü’nde Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun katkılarıyla yaptırılan çeşmenin açılışı yapıldı. Açılışa Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Kurucu Başkanı Turgut Öker, Eş Genel Başkanlar Nevin Kamilağaoğlu, Hüseyin Mat, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, HDP Milletvekilleri Zeynel Özen ile Kemal Bülbül ve Avrupa ile Türkiye’den çok sayıda Alevi katıldı. 

    2020 yılında Elazığ Sivrice’de meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremden etkilenen merkezlerden biri de Malatya’nın Pütürge İlçesi’ne bağlı köyler ve mezralardı. Bunlardan biri de Malatya’nın Pütürge ilçesine bağlı Hüsükuşağı (Bölükkaya) Köyü’ydü.

    Deprem sonrası Hüsükuşağı (Bölükkaya) Köyü’ne Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun katkısıyla çeşme yaptırıldı.

    Bugün çeşmenin açılışı yapıldı. Açılışa Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Başkanı Turgut Öker, AABK Eş Genel Başkanları Nevin Kamilağaoğlu, Hüseyin Mat, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, HDP Milletvekilleri Zeynel Özen ve Kemal Bülbül ile Avrupa’dan ve Türkiye’den çok sayıda Alevi temsilci katıldı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nda bu işin sorumluluğunu alan arkadaşlarına  teşekkür eden AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, “Yapmamız gereken bir sorumluluğu yerine getirdik. Biz çok ciddi bir şekilde konfederasyon olarak özellikle Malatya, Elazığ depremlerine ilişkin Avrupa’da geniş kapsamlı bir kampanya organize etmiştik, aslında bu da yaptığımız kampanyanın bir devamı. AABK’nın isminin olduğu bir pınarın olması bizim için oldukça önemli” dedi.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise, “Biz dağların yarenleriyiz, toprağın dostuyuz o yüzden bu dağlar ve toprak ile yapılan yarenlikten hakikat doğar dolayısıyla burada bulunan insanlar hakikati kendi yaşamından bilen insanlar. Irkçılığın, faşizmin ayyuka çıktığı bir süreçte suyun akarında buluşmak önemli bir şey. Su kutsaldır bizde, suyun üzerine yemin edilir ve su Kerbelanın ilacıdır. Suyu vesile ederek ırkçılığa karşı dayanışmada bulunmak çok anlamlıdır” diye konuştu.

    Alevilerin dayanışmasının çok önemli olduğunu belirten HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, “Bu dayanışma daha da genişlemeli çünkü öyle bir süreçten geçiyoruz ki bir tarafta kirli bir savaş yürütülüyor öbür tarafta Alevilerinde can ve mal güvenliğinin en tehlikede olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu sıkıntılı süreci aşmak için birlik içinde olmamız gerekiyor” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Hüseyin Mat da, “Malatya’nın Pötürge ilçesine bağlı Bölükkaya Köyü’ndeyiz. Malatya-Elazığ depremi kapsamında yaptırılan çeşmenin açılış törenine katıldık.

    Avrupa’dan lokma gönderen ve çeşmenin yapımına katkı sunan cümle canlara teşekkür ediyoruz. Lokmaları hakikat kapısına yazılsın” dedi.

    PİRHA/ MALATYA

     

  • İzmir Düşünce Topluluğu’ndan ekolojik yıkıma karşı toplantı

    İzmir Düşünce Topluluğu’ndan ekolojik yıkıma karşı toplantı

    İzmir Düşünce Topluluğu, Çeşme ve Urla’daki acele kamulaştırma kararları ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi.

    İzmir Düşünce Topluluğu’nun, Urla’da gerçekleştirdiği panele hak savunucularının ve doğa ve çevre dostlarının çok yoğun bir katılımı oldu. 

    İDT temsilcilerinden İbrahim Akın‘ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda kamulaştırma kararı sonrası gündeme gelen projelere karşı dava açılması konusunda fikir birliğine varıldı.

    Çevreci Avukat Senih Özsoy, kamulaştırmaların iptali için Danıştay’a dava açacaklarını söylerken, çevre uzmanı Avukat Şehrazat Mercan da hukuki sürecin kaçırılmaması gerektiğine işaret etti.

    Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Sekreteri Zafer Mutluer, kararnamelerle belirlenen Çeşme’deki yeni turizm alanının vahşi yapılaşma ve betonlaşmaya yol açtığını belirtti.

    Çevre Mühendisleri İzmir Şube Başkanı Helil İnay Kınay da doğru planlanmamış projelerin çok kötü sonuçlar verebileceğini belirterek, “Tüm çevresel etkiler, doğal yaşam göz önüne alınarak halk ile birlikte planlanma yapılmalı” dedi.

    PİRHA/İZMİR

  • Mehterle başlayan Çeşme-Atina seferlerinin ömrü 2 ay sürdü

    Mehterle başlayan Çeşme-Atina seferlerinin ömrü 2 ay sürdü

    PİRHA – Mehter töreniyle başlayan Çeşme – Atina arasındaki feribot seferleri şirketin tasfiye sürecine girmesi gerekçe gösterilerek iflas etti.

    Çeşme ile Atina’nın Lavrion Limanı arasında 30 Haziran’da mehterli törenle başlayan feribot seferleri, iki kez ‘teknik nedenler’ ileri sürülerek ertelendi. Rezervasyon yaptıran vatandaşlara gönderilen mesajlarla, şirketin tasfiye sürecine girdiği belirtilerek iflas duyurusu yapıldı.

    Turizmin gelişmesine katkı sağlayacağı, ihracat açısından büyük önem taşıdığı, yolcu taşımacılığının yanı sıra yaş sebze ve meyve, balık gibi ürünlerin Avrupa’ya ulaşmasını kolaylaştıracağı ve Çeşme Limanı’ndan ayrıldıktan 7 saat sonra Atina Lavrion Limanı’nda olacağı vurgulanarak başlayan seferler son buldu.

    Çeşme Ulusoy Limanı’ndan mehter takımlı bir tören yapılmasının ardından başlayan seferler için firma, feribotların önce 30 Temmuz tarihine, daha sonra da 7 Ağustos tarihine kadar durdurulduğu açıklamıştı.

    BİLET ALANLARA MESAJ GÖNDERİLDİ

    Feribot bileti alan vatandaşlara Türkçe ve İngilizce olarak gönderilen mesajda şöyle denildi:

    “30 Haziran 2019 tarihi itibariyle başlattığımız Lavrion-Çeşme feribot hattımızda, kapasite yetersizliği nedeniyle oluşan zarar karşılanamaz boyutlara geldiğinden, seferler sonlandırılmış ve şirket tasfiye sürecine girmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Bilet iadeleri için lütfen kullandığınız kartın bankasına müracaat ediniz.”

    PİRHA / ANKARA

  • PSAKD Çeşme Şubesi: Tehdit ve tacizlere gereken cevabı vereceğiz

    PSAKD Çeşme Şubesi: Tehdit ve tacizlere gereken cevabı vereceğiz

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Çeşme Şubesi seçim atmosferi tartışmaları içerisinde son günlerde kurumsal düzeyde aldıkları tehdit mesajları sonrasında açıklamada bulundu. Açıklamada seçim döneminde tarafsızlıklarını her platformda beyan ettikleri halde kurumun olumsuz tavırlar içerisine çekilmek istendiği vurgulanarak, “Bizler bu süreçte tarafsızlığımızı her platformda beyan etmemize rağmen bizleri bu durumda taraflı göstermek bizleri taciz ve tehdit eden şahıslarda gerekli cevabı yakın zamanda vereceğiz” diye belirtildi.

    PSAKD Çeşme Şubesi yerel yönetim seçimleri öncesinde tüm adaylara tarafsız yaklaştıkları halde kuruma karşı yapılan tehdit ve tacizlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Sosyal medya üzerinden ve sözlü olarak haklarında karalama politikası başlandığının ve bu beyanların itibar görmeyeceğinin ifade edildiği açıklamada şunlar belirtildi:

    “Son günlerde sözlü ve sosyal medya üzerinden Çeşme Pir Sultan Abdal Derneği olarak bizlere karalama ve sözlü beyanlar yapılmaktadır. Bu beyanlar  asılsız ve bizler tarafından itibar görmeyen beyanlardır. Ülkemizin yerel yönetim seçimlerine hazırlandığı şu günlerde derneğimizce içerisine çekilmek istenen bazı davranış ve olumsuz koşullar yaratılma çalışmalarına   başlanmıştır. Bizler Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Çeşme Şubesi olarak hiçbir başkan  aday adayının yanında arkasında sağında solunda olmadığımızı  belirtiriz. Yolumuz birdir. Duruşumuz  Pir Sultan duruşudur. Desteğimizi aldığını beyan edenlerin açıklamalar  şahıslarına ait açıklamalardır. Bizler bu süreçte tarafsızlığımızı her platformda beyan etmemize rağmen bizleri bu durumda taraflı göstermek bizleri taciz ve tehdit eden şahıslarda gerekli cevabı yakın zamanda vereceğimizi bildiririz. Bizler  hiçbir zaman boyun eğmedik, Baş verdik. Kim dönerse dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan. Bizler bu güzel ilçenin sakinleri olarak hizmet etmeye aday olan tüm canlarla yine çalışacağımızı seçimlerin gelip geçici dost ve kardeşçe sürdürülebilir yaşantımızın devam edeceğini beyan ederiz. O sebeple güzel ilçemiz Çeşme’de yaşayan tüm canlarımızı Şah Hüseyin’in inancı pirimiz Pir Sultan’ın direnciyle selamlar Hızır’ın yoldaşları olmasını dileriz. Dost ve kardeşçe kalınması dileğiyle tüm canlara aşkı niyazlarımızı sunarız.”

    PİRHA/İZMİR

     

  • Çeşmeli yurttaşlar: Karma eğitimin kaldırılmasına karşı birlikte çalışmalı ve engellemeliyiz-VİDEO

    Çeşmeli yurttaşlar: Karma eğitimin kaldırılmasına karşı birlikte çalışmalı ve engellemeliyiz-VİDEO

    PİRHA – Okullarda karma eğitim sisteminin kaldırılmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Çeşmeli yurttaşlar, Karma eğitimin kaldırılmasını istemiyoruz, bu duruma karşı el ele hep birlikte çalışmalıyız ve engellemeliyiz” dediler.

    Çeşmeli yurttaşlar, karma eğitim sisteminin kaldırılmasına ilişkin PİRHA’ya konuştular.

    Selver Çağlayan, “Karma eğitimin kaldırılmasını istemiyoruz, bu duruma karşı el ele hep birlikte çalışmalıyız ve engellemeliyiz. Bu eğitim sistemi çocuklarımıza hiçbir şey vermez. Yurtdışında kalıyoruz, 72’den beridir oradayız, Türkiye’nin durumu kötüye gitti. Avrupa’dan da Türkiye’nin durumu kötü görünüyor, orada da burada da huzursuzuz” dedi.

    “ÖĞRENCİLER, KARMA EĞİTİM İLE BİRLİKTE YAŞAMI ÖĞRENECEKLER”

    Karma eğitim sisteminin kaldırılma amacının düşünce özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim olduğunu ifade eden Aygül Maral ise şunları kaydetti:

    “Karma eğitimin kaldırılmasını istemiyoruz. Bu dinsel bir şey. Düşünce özgürlüğünü kaldırmak, düşmanlık yaratmak ve kadın erkek eşitliğine yönelik bir durum. Bunun etkisini ileride daha çok göreceğiz. Öğrenciler, karma eğitim ile birlikte yaşamı öğrenecek, kadın erkek eşitliğine dair izlenimleri olacak. Ülke her konuda kötüye gidiyor. Eğitim, insanlığın temel ihtiyacıdır. Birlikte olan yaşamımız eğitimden geçiyor.”

    Yusuf Çağlayan ise “Alevililk bir din değil, yaşam tarzıdır, kültürdür, insan sevgisidir. Bizim felsefemizde can vardır, kadın erkek yoktur. Bu karma eğitim sisteminin kaldırılmasına bu duruma karşı bir durumdur. Alevilik, dünya insanlarına baktığımız zaman kadına verdiği değer açısından en önemlisidir. Bizi tamamıyla körleştirip imam hatiple tek tipleştirmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLER, EĞİTİM KONUSUNDA BÜYÜK BİR GÜVENCE”

    İnci ve İlhan Akalın ise konuya ilişkin şunları belirttiler:

    “Büyük kentlerde Alevi yurttaşların çocuklarının din dersi konusunda sorgulamaları göğüs kabartıcı bir durum. Devletin imam hatiplere güvence vermesi, çoğaltması zorlaştırıcı bir durum ama ben inanıyorum ki kız çocuklarının ayrı sınıflarda okutulmasına yönelik çalışmalar başarılı olamayacak. Karma sınıfların varlığı büyük kentlerde de köylerde de devam edecek.

    Laik damarın hala devam ettiği bir durum vardır, o nedenle bunlar beyhude çabalardır. Akıl bilim her zaman galip gelecek. İmam, öğretmeni tarih boyunca yenemedi yenemeyecek. Aleviler bu konuda büyük bir güvence.”

    Ersin ÖZGÜL- H. Yaşar SEZGİN

    ÇEŞME

  • Çeşme Cemevi’nde aşure lokmaları pay edildi, birlik cemi gerçekleşti-VİDEO

    Çeşme Cemevi’nde aşure lokmaları pay edildi, birlik cemi gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Çeşme Şubesi’ne bağlı cemevinde, Kerbela yası nedeniyle 12 gün tutulan orucun son bulması ile aşure lokması pay edilerek, cem gerçekleştirildi.  

    Matem orucunun son bulmasının ardından PSAKD Çeşme Şubesi’ne bağlı cemevi, aşure lokmalarını pay etti. Lokmaya PSAKD üyeleri, Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Müzik dinletisi ve semahın ardından Serçeşme Hacıbektaş Piri Özdoğan Sağlam’ın verdiği lokma duasının ardından aşureler pay edildi.

    Aşure lokmasında konuşan PSAKD Çeşme Şube Başkanı Sedat Mutlu, “12 günün sonunda Aleviler aşureye çok önem vererek bir lokma hazırlıyorlar ve bunu bütün insanlığın lokması olarak düşünüyorlar. Benim şahsi düşüncem; aşure bu toprakların en güzel temsil edildiği, anlatıldığı yiyeceklerden bir tanesi. Hep söylüyorum; fasulyeyle nohutu koyup şeker katın bu lezzeti alamazsınız. Bu topraklarda yaşayan halklar da böyle. Alevi’si, Sünni’si, Kürtü, Türkü, Laz’ı, Çerkes’i hepsi bu toprağın aşuresi, lokması, birliği, dirliği demek” ifadelerini kullandı.

    “İÇİMİZDEKİ ŞAH HÜSEYİNLERİ DİRİLTİP MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR”

    “Yaklaşık 1400 yıl önce Şah Hüseyin Kerbela’da katledildikten bugüne kadar insanlığın katledildiği, yok edildiği bir zaman geçiyor. Biz hep deriz ki ‘Lanet olsun Yezid’e.’ Yezit 1400 yıl önce bir katliam yapmış. Biz hep onu Ehlibeyt’i katleden kişi olarak görüyoruz” diye konuşan Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fakat Şah Hüseyin’in duruşu, insanlığı, insanlığa bakış açısı daha farklı. Bugünün Yezitleri hala daha katliamlar yapmakta ve biz geçmişteki Yezide hala beddua etmekteyiz. Bizler öncelikle kendi içimizdeki Yezid’i bir defa öldürüp sonra içimizdeki Şah Hüseyinleri diriltip mücadelemizi sonuna kadar götürmemiz lazım. Sadece biz Alevilere değil, dünyanın birçok yerinde insanlara katliamlar yapılmakta, Kerbelalar yaşatılmaktadır. Bizler bu Kerbelaların yaşatılmaması için içimizdeki Hüseyin’i dik tutup mücadele ederek zamanın Yezitlerini sindirerek bu dünyanın daha güzel yaşanacak bir yer olduğunu bildirerek yaşamamız gerekiyor.”

    “ADALETE, HUKUKA, BİRBİRİMİZE İNANCIMIZ OLMASI LAZIM”

    Daha sonra konuşma yapan Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç ise  şunları dile getirdi:

    “Aşure lokmamızın hayırlı olmasını diliyorum. İçindeki bütün malzemelerin yarattığı tadı Çeşmemizde, İzmirimizde, ülkemizde olması dilekleriyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Dünya kurulduğundan beri insanlara zulmeden hem kişi hem topluluklar her zaman çıkmıştır. İnsanlar her zaman adaletsizliğe, haksızlığa maalesef maruz kalmıştır. Yüzyıllardır gelen yapı bu. Bize düşen görev; birlik olmamız, diri olmamız lazım. Adalete, hukuka, birbirimize inancımız olması lazım.”

    Daha sonra Serçeşme Hacıbektaş Piri Özdoğan Sağlam’ın verdiği lokma duasıyla birlikte aşureler pay edildi. Aşurelerin pay edilmesinin ardından Birlik Cemi gerçekleşti. Cemi Pir Sağlam yürütürken, zakirliği ise Yılmaz ve Okan canlar yaptı.

    Ersin ÖZGÜL-H.Yaşar SEZGİN

    ÇEŞME

  • Maraş’ta Kaypakkaya Çeşmesi jandarma tarafından yıkıldı

    Maraş’ta Kaypakkaya Çeşmesi jandarma tarafından yıkıldı

    PİRHA-  Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ankara Yeni Mahalle Batıkent Cemevi Başkanı Onur Şahin, Maraş’ın Demircilik köyünde İbrahim Kaypakkaya Çeşmesi’nin jandarma güçleri tarafından dozerle yıkılmasına tepki gösterdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yeni Mahalle Batıkent Cemevi Başkanı Onur Şahin, Maraş’ın Demircilik köyünde İbrahim Kaypakkaya Çeşmesi’nin jandarma güçleri tarafından dozerle yıkılmasına tepki gösterdi.

    Şahin, sosyal medyadan yaptığı açıklamasında şunları belirtti.

    “Bu çeşmenin tarihi 1980 öncesine kadar uzanmaktadır. Bu çeşme o zamanlar köye su gelmemesi nedeniyle devrimciler tarafından yapılmış ve üstüne Kaypakkaya’nın resmi işlenerek Kaypakkaya Çeşmesi adını almıştır. Köylülerin yıkıma tepki göstermeleri üzerine Kaymakamlığın geri adım atarak çeşmenin tekrar yapılmasına izin vermek zorunda kaldığını öğrendik. Ama PSAKD Demircilik Şubemizle birlikte olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)