PİRHA-DEDEF, Dersim’de son zamanlarda artan silahlı olaylara tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Dersim halkını şiddete karşı, yaşamdan yana tavır almaya çağırıyoruz. Artık yeter, şiddete karşı birleşelim” denildi.
Dersim’de son zamanlarda uyuşturucu ve çeteleşme artarken, halk bu durum karşısında endişeli. Dün Dersim’de bir kafede yaşanan silahlı saldırıda 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişinin ise hayati tehlikesi sürüyor.
Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersim’de son zamanlarda artan silahlı olaylara tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.
“KENTİMİZİ BARIŞIN VE ARDEŞLİĞİN TOPRAKLARI OLARAK HEP BİRLİKTE SAVUNALIM”
Son zamanlarda artan çeteleşme ve şiddet olaylarının kaygıyla gözlemlendiği belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi:
“Zor günlerden geçen coğrafyamıza sahip çıkmamız gerekirken, böylesi olayların yaşanmasını asla kabul edemeyiz. Toplumsal akıl ve hareketin yerini bireysel çıkar ve çatışmalara bırakmasına izin vermemeliyiz. Dersim, tarih boyunca inancı, kültürü ve direnciyle ayakta kalmıştır. Bu topraklarda can kutsaldır, bireyler arası barış kutsaldır, rızalık kutsaldır. Ancak bugün kentimizin ortasında yaşanan silahlı saldırı, bu değerleri ayaklar altına almış, halkımızı derin bir acıya boğmuştur. Kentimiz daha öncesinde bu tarz olaylara sahne olmazken son dönemlerde yaşanan dönüşüm kentimizi de esir almaya başlamıştır. Yozlaşma ve çürümeyi ancak örgütlenerek durdurabiliriz. Kolektif düşünüp yaşayarak çözebiliriz.
Bir canımızı yitirdik, bir canımız ağır yaralı. Bu saldırı sadece bireylere değil, Dersim’in tümüne yapılmıştır. Çünkü şiddet, yalnızca kurşunla can almaz; güvenimizi, huzurumuzu ve kardeşliğimizi de hedef alır. Bizler bu şiddeti, çeteleşmeyi ve bireysel silahlanma ile ceza verme kültürünü en güçlü biçimde lanetliyoruz. Çeteleşmenin kent yaşamında normalleşmesine, sokaklarımızı güvensizleştirmesine artık tahammülümüz yoktur.
Bireysel şiddeti, çeteleşmeyi reddedelim ve hayatımızda yer vermeyelim. Sorunlarımızı rıza ve sözle, dayanışmayla çözelim. Kentimizi barışın ve kardeşliğin toprakları olarak hep birlikte savunalım. Dersim’in yolu şiddet değil, yaşamdır. Biz bu şehrin her sokağında, her dağında, her suyunda barışı, kardeşliği ve dayanışmayı büyüteceğiz. Yaşamını yitiren canımızın ailesine sabırlar, yaralı canımıza acil şifalar diliyoruz. Dersim halkını şiddete karşı, yaşamdan yana tavır almaya çağırıyoruz. Artık yeter, şiddete karşı birleşelim.”
PİRHA-Dersim’de uyuşturucu ve çeteleşmenin artması üzüntü verici olduğunu ifade eden Sanatçı Delil Hıdır, “Çetecilik ve uyuşturucu bir toplumu yok eder ve o toplumun bütün dinamiklerini ortadan kaldırır. Bir araya gelip bu soruna ilişkin çözüm geliştirmeliyiz” dedi.
Dersim’de son zamanlarda uyuşturucu ve çeteleşme artarken, halk bu durum karşısında endişeli. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde 10 Temmuz’da ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla yürüyüş yapılmıştı.
Sanatçı Delil Hıdır ile kentte son zamanlarda artan uyuşturucu, çeteleşmeye ilişkin çözüm noktasında neleri yapılması gerektiği üzerine konuştuk.
“ÇETECİLİK VE UYUŞTURUCU BİR TOPLUMU YOK EDER”
Bu topraklarda geçmişten bugüne kadar zulme ve katliamlara uğradıklarını belirten Delil Hıdır, “1938 Katliamı ile birlikte inançsal, kültürel ve dil konusunda yok olmanın eşiğine geldik ancak daha sonra geride kalanlar yeniden Dersim’i inşa ettiler. Bugün ise Dersim’de uyuşturucu ve çeteleşmenin artması üzüntü verici. Çetecilik ve uyuşturucu bir toplumu yok eder ve o toplumun bütün dinamiklerini ortadan kaldırır. Çünkü eğer bir toplumu yok etmek istersen önce gençliğini yok edersin. Gençlere çağrım Hızır’ı, Düzgün Baba’yı, Munzur Baba’yı severseniz kendi inancınıza ve kendi kültürünüze dönün. Eğer biz kültürümüzü kaybedersek elimizde hiçbir şeyimiz kalmaz. Bir devlette sorunlar mahkemelerde çözülürdü ama bizim coğrafyamızda bir haksızlık olduğu zaman pirler çözerdi. O yüzden uyuşturucu ve çeteleşme sorununu da Dersim’in kanaat önderlerinin çözmesi gerekiyor” dedi.
“BİR ARAYA GELİP SORUNLARIMIZA İLİŞKİN ÇÖZÜM GELİŞTİRMEMİZ LAZIM”
Dersim’deki uyuşturucu ve çeteleşme sorununun çözümü için sanatçılara ve çağrı yapan Hıdır, “Hem Avrupa’daki hem de Türkiye’deki aydınlar, sanatçılar ve kanaat önderleri bir araya gelip eğitimler başlatmalı. Avrupa’da da Afganistan ve Suriye’den gelen insanların çeteleşmesinin önüne geçmek için sendikalar, aydınlar, sanatçılar, psikologlar, doktorlar bir araya gelip sorunun çözümü için tartışma başlatıyorlar. Uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı yürüyüş yapılması iyi bir şey ama daha sonra hiçbir şey yapmamak olmaz. Bir araya gelip bu soruna ilişkin çözüm geliştirmemiz lazım” diye konuştu.
PİRHA-Dersim’de uyuşturucu ve çeteleşmenin çoğalmasına dair konuşan Sanatçı Doğan Çelik, “Dersim’in sanatçılarına, sivil toplum örgütlerine, siyasi partilerine ve inanç kurumlarına büyük sorumluluklar düşüyor. Herkes birlikte hareket etmeli ve ‘kentimiz için ne yapmalıyız?’ diye sormalıyız. Dersim, dili ve inancına sarılırsa yeniden kendi kimliğini bulabilir” dedi.
Dersim’de son zamanlarda uyuşturucu ve çeteleşme artarken, halk bu durum karşısında endişeli. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde 10 Temmuz’da ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla yürüyüş yapılmıştı.
Sanatçı Doğan Çelik ile kentte son zamanlarda artan uyuşturucu, çeteleşmeye ilişkin çözüm noktasında neleri yapılması gerektiği üzerine konuştuk.
“ÇETELEŞME VE UYUŞTURUCU İÇİN YÜRÜYÜŞ ANLAMLIDIR AMA TEK BAŞINA BİR ŞEY DEĞİŞTİRMEZ”
Böyle güzel bir halkın evlatlarının böyle olmaması gerektiğini söyleyen Doğan Çelik, “Son 10-15 yıl içerisinde çeteleşme ve uyuşturucu çoğaldı ve yaşananlar çok üzücü bir şey. Burada tabii ki çocuklarını yetiştirirken anne ve babalara da büyük görevler düşüyor. Sokakta kültürle ve dille ilişkilenen insan da bulamıyoruz. O yüzden bence dilinden ve inancından ne kadar uzaklaşırsan o kadar başka bir şeye dönüşürsün. Bir de Dersim’de siyasi çalışmalar yürüten arkadaşlara da çok iş düşüyor. Çünkü onlar bu kentin siyasetini yürütüyorlar, dolayısıyla öncülük yapan arkadaşlarımız bire bir sokakta sürekli insanlarla ilişkili olmak zorundalar. Çeteleşme ve uyuşturucu için Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürümek anlamlıdır ama tek başına bir şey değiştirmez” dedi.
“SANATÇILARA, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE, SİYASİ PARTİLERE VE İNANÇ KURUMLARINA BÜYÜK SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR”
Dersim merkezin dışında artık köylerde de sıkıntılar yaşanmaya başlandığını belirten Çelik, “Köylerde de vakalar olmaya başladı. Sosyalizmin omurgasının olduğu yerde bu tür şeylerin çoğalması da garip bir durum. O yüzden Dersim’in sanatçılarına, sivil toplum örgütlerine, siyasi partilerine ve inanç kurumlarına büyük sorumluluklar düşüyor. Herkes birlikte hareket etmeli ve kentimiz için ne yapmalıyız diye sormalıyız. Dersim’deki gençlerle sohbet etmek zorundayız ve onlara alan açıp görev ve sorumluluklar vermeliyiz” diye ifade etti.
“DERSİM, DİLİ VE İNANCINA SARILIRSA YENİDEN KENDİ KİMLİĞİNİ BULABİLİR”
Dersim’in yeniden kendi kimliğini bulması için diline ve inancına sarılması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Toplumun inancı ve dili üzerinden o insanlara gidersen o insanlar hatalarında vazgeçebilirler. Ama günümüzde kent sokağında böyle bir anlayış yok biz tüm inançları köylere, dağlara yüklüyoruz bu da yanlış bir yöntem. Kentin merkezinde de bu işler sürdürülmeli. O yüzden senin diline ve inancına sarılmayan bir toplum anlayışı varlığını yürütmesi mümkün değildir. O yüzden Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri bu işlere bulaşmış kişilerle sosyal medyadan değil de bire bir konuşmalılar” diye konuştu.
PİRHA- Son zamanlarda artan uyuşturucu ve çeteleşmenin altında sistemin olduğunu vurgulayan yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Dersimlilerin değerlerine hep birlikte sahip çıkması lazım. Bizim de sisteme karşı demokratik alanlarda mücadele etmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda her mahallede demokratik alanda bir meclisleri oluşturmamız gerekiyor” dedi.
Dersim’de son zamanlarda uyuşturucu ve çeteleşme artarken, halk bu durum karşısında endişeli. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde 10 Temmuz’da ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla yürüyüş yapılmıştı.
Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile kentte son zamanlarda artan uyuşturucu, çeteleşmeye ilişkin çözüm noktasında neleri yapılması gerektiği üzerine konuştuk.
“DERSİM, ZULÜMLER YAŞAMIŞ BİR COĞRAFYA”
Atalarının kendilerine yüklediği sorumluluk gereği Dersim coğrafyasını ekonomik, sosyal, kültürel, inançsal ve politik alanda kuşatmış olmaları gerektiğini vurgulayan Cevdet Konak, “Dersim zulümler yaşamış bir coğrafya. 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde katliamlar, soykırımlar, baskılar, olağanüstü haller, köy boşaltmalar gibi birçok olayla sistem özel savaş araçlarını devreye koyarak Dersim’de her türlü asimilasyonu yaratmış. 1937’de Dersim eyaletinin nüfusu 110 bin bugün ise Dersim’in nüfusu 93 bin. Sistem tarafından uygulanan politikalardan dolayı sürekli göç veren bir coğrafyayız” diye belirtti.
“EN ZOR DÖNEMLERDE BİLE DERSİMLİLER ASİMİLASYONA VE YOZLAŞMAYA İZİN VERMEDİ”
En zor dönemlerde dahi değerlerine ve coğrafyanın kutsallığına inanan her Dersimli ve Dersim dostunun asimilasyona ve yozlaşmaya izin vermediğini belirten Cevdet Konak, “Çünkü toprağının kutsallığına inanan bir halk olarak kimseye haksızlık yapmamış ama kendisine yapılan haksızlara karşı da direnip boyun eğmemiş. 1970’li yıllara kadar süreç farklı ama 1970’li yıllarda devrimci mücadelenin gelişmesi ve büyümesi, 1980’lere doğru da yurtsever yapının güçlenmesi Dersim’de yeni bir dönemin başlangıcı olmuş. Biz de bu geleneği devam ettirenlerin kuşağıyız” diye ifade etti.
“SON 5-6 YILDA İÇİMİZİ SIZLATAN BİR ÇOK OLAY YAŞANDI”
2016-2017 yıllarına kadar Dersim’de uyuşturucu ve çeteleşmenin sadece binde birinin yaşandığını söyleyen Cevdet Konak, “Eskiden bir çözüm gücü vardı. Özel mülkiyette yaşanan sorunlara, köyler arasındaki çelişkilere müdahale edilirdi ve birlik ile beraberlik içerisinde sorunlar çözülürdü. Eskiden gençlerin kendisine bir güveni vardı. Gençlerin elinde Lenin’in ilkeleri, bir Marksist-Leninist’in toplu yazıları, diyalektik ve materyalizm kitapları vardı. Bu anlamda hem siyasal anlamda kendisini geliştirirdi hem de kendisi değiştiği gibi toplumu da değişme ve dönüşüme zorlardı. Ama son 5-6 yıldır içimizi sızlatan birçok olay yaşandı. Baskılarla, olağanüstü hallerle, göç ettirmeyle bölgeyi asimile edemeyen sistem bu süreçte de Dersim’i pazar olarak seçmiş” dedi.
“ZAMANINDA DOĞRU MÜDAHALELERDE BULUNMADIK”
Dersim’de bağımlılık oranının %35-40 olduğunu ifade eden Cevdet Konak, “Ama biz buna karşı demokratik alanda ne yapıyoruz? Bizim de ciddi bir eksikliğimiz var. Biz zamanında doğru müdahalelerde bulunmadık. Aileler huzursuz, tedirgin, panik içerisinde. Onlarca aileyle karşılaştığımızda gözyaşı dökerek çocuğunu kurtarmak istediğini ifade ediyor. Ama bazı kesimler tarafından da gençlerimiz kutuplaştırılıp, gruplar haline getirilmiş. Bütün gençler açısından söylemiyorum ama bazıları da kendisini bazı bağımlılık araçları üzerinde var etmeye çalışıyor. Ama oturup konuştuğumuzda eksik ve hatalarını kabul eden ve bu yönde yanlış hareket ettiğini söyleyen gençlerimiz de var. Yani Dersim gençliği konuşulup, anlatıldığı zaman ikna edilebilecek yapıdadır. Ama bazı gençlerimiz metropol kentlere gidip Dersim’e döndüğünde kendisinde olumlu ve olumsuz yönde değişiklikler oluyor. Metropol kentlerde edindiği kötü alışkanlıkları kendisiyle beraber Dersim’e getiriyor. Uyuşturucu sadece Dersim’in değil ülkenin genel sorunu. Ancak Dersim’de bu sorunlara bir an önce müdahale edilmesi noktasında halkımızın da çağrısı var” diye belirtti.
“HER MAHALLEDE DEMOKRATİK ALANDA SAVUNMA GÜCÜ OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR”
Yakın zamanda gecikmiş olsa da uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı bir eylem yapıldığını söyleyen Konak, şunları dile getirdi:
“Yapılan açıklamada gençlere çağrılar yapıldı. Dersim’de yaşayan veya Dersimli olup diasporada yaşayan Dersimlilerin değerlerine hep birlikte sahip çıkması lazım. Yoksa sistem her dönem buranın kültürüne, diline, kimliğine yönelik yönelimlerde bulunmuş. Dolayısıyla bizim de sisteme karşı demokratik alanlarda mücadele etmemiz gerekiyor. Bağımlılığa karşı hep birlikte nasıl mücadele ederiz? Bunun da yöntemleri ve araçları var. Birebir bizim aileleri tespit edip ailelerle görüşme yapmamız gerekiyor. Her mahallede, her caddede, her sokakta oturan halkımızla bir araya gelmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda her mahallede demokratik alanda bir savunma gücü oluşturmamız gerekiyor. Bunun yolu yöntemi de meclislerin bir an önce oluşmasıdır. Meclislerin içerisinde sadece belirli siyasi çevrelerin olması yeterli değil. Meclislerin içerisinde kanaat önderlerimiz, pirlerimiz, mahalle muhtarları ve ailelerin de olması gerekiyor. Çünkü arka sokakta olup biteni bilemiyorsun, göremiyorsun.
Evet bir karşı çıkış var ama şu anda bu yeterli değil. Bizim bunu hızlı bir şekilde kısa, orta, uzun vadede planlamalar yaparak gerçekleştirmemiz gerekiyor. Uyuşturucuyla ve bağımlılıkla mücadele edecek alanlar yaratmamız gerekiyor. Sistemin saldırılarına karşı toplumsal bir gücü örgütlememiz gerekiyor. Yoksa ani yürüyüşler ile çıkışlar, arada bir bunları tartışmak bu soruna çözüm getirmeyecektir. Bizim her gün bu mevcut süreci takip ederek bağımlılığın her çeşidine, her türüne karşı mücadeleyi daha da büyütmemiz gerekiyor. Hatta değerlerimizi yıpratan ama çağrılara uyum sağlamayan, halen bu bağımlılık noktasında gençlerimizi kendisine pazar olarak kullanan bireylerin de teşhir edilmesi gerekiyor.”
“DERSİM’E UYUŞTURUCU VE SİLAHLAR UZAYDAN GİRİŞ YAPMIYOR”
Dersim’in her tarafında kontrol noktaları ve mobese kameralarının olduğuna dikkat çeken Konak, “Dolayısıyla basın açıklamalarına gelen kolluk güçleri bu noktalarda da gerekli denetimi sağlamalılar. Dersim’de kişi başına bir asker, polis düşüyor. Nereden geliyor o zaman uyuşturucu ve silahlar herhalde uzaydan buraya giriş yapmıyor. Dolayısıyla bu coğrafyada kamu adına görev yapan herkesin kendi görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor” dedi.
“BU COĞRAFYAYA TÜM DERSİMLİLERİN BİRLİKTE SAHİP ÇIKMASI GEREKİYOR”
Dersim’in her tarafında kefensiz toprağa düşenlerin izleri olduğunun altını çizen Konak, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“1937-1938 yıllarında katledilen atalarımızın bize miras olarak bıraktığı bu coğrafyaya tüm Dersimlerin birlikte sahip çıkması gerekiyor. Gençlerimize de çağrımız sorunlarını kurumlarıyla paylaşabilirler. Tüm demokratik kurumlarımızın ve siyasi partilerimizin kapıları gençlerimize açık. Gençlerimiz buralara gelip kendi sorunlarını tartışsınlar, birlikte ortak çözümler bulalım.”
PİRHA-Dersim’de son zamanlarda uyuşturucu ve çeteleşmenin artmasına tepki gösteren Dersimli yurttaşlar, “Uyuşturucu ve çeteleşmeye devlet izin veriyor. Gençlerimiz devrimcilik yapmasınlar diye devlet uyuşturucu veriyor. Dersim halkı da gençlerinin bu tuzaklara düşmesine engel olmalı” dedi.
Dersim’de son zamanlarda uyuşturucu ve çeteleşme artarken, halk bu durum karşısında endişeli. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde 10 Temmuz’da ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla yürüyüş yapılmıştı.
Yurttaşlara, Dersim’de son zamanlarda yaygınlaşan çeteleşme ve uyuşturucuya ilişkin mikrofon uzattık.
“DERSİM HALKI, GENÇLERİNİN TUZAKLARA DÜŞMESİNE ENGEL OLMALI”
Uzun yıllardır Dersim gençliği üzerinde oyun oynandığını söyleyen Hüseyin Ayrılmaz, “Dersim gençliğini uyuşturucuyla çürütmek ve gerçek sorunlarından uzaklaştırmak istiyorlar. Son zamanlarda bu iş şiddete ve silaha dönüştü. Dersim’de bir çetecilik geliştirilmeye çalışılıyor. Tarihi, kültürü ve değerleriyle anılan Dersim’i kötü şeylerle anılmasını istiyorlar. Ben bir insan olarak asla buna müsaade edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Dersim halkı da gençlerinin bu tuzaklara düşmesine engel olmalı” dedi.
“ARTIK GENÇLERİMİZ UYUŞTURUCU KULLANIYOR”
Dersim’de artık uyuşturucu ve çeteleşme olmasına şaşırdığını belirten Fındık Akaygün, “Gençlerimiz bugüne kadar üzerinde bıçak ve silah taşımazken artık üzerinde taşıyorlar. Eskiden gençlerimiz uyuşturucu kullanılmasına izin vermezlerdi şimdi gençlerimiz uyuşturucu kullanıyor. Eskiden Dersim temizdi ama artık buraya her türlü kötü şeyi soktular” diye ifade etti.
“ÇOCUKLARIMIZI KORUMALIYIZ”
Uyuşturucu ve çeteleşmeye devletin izin verdiğini vurgulayan Kazım Akaygün ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Gençlerimiz devrimcilik yapmasınlar diye devlet uyuşturucu veriyor. Geçmişte de bu politikayı uyguluyorlardı şimdi yine devam ediyorlar. Eskiden su kenarında ailemle oturabiliyorduk ama korkudan gidemiyoruz artık herkes silahlı olduğu için korkuyoruz. Çocuklarımızla konuşmalıyız, onları korumalıyız. Kimse ses çıkarmıyor.”
“ÇOCUKLARIMIZI ZEHİRLEYENLER YAKALANABİLİR”
Bedriye Sevim, “Dersim önceden temiz bir yerdi, şimdi batmış. İnsan korkuyor ki gezsin” diye belirtti.
Dersim’de uyuşturucu ve çeteleşmenin artmasında devletin de suçu olduğunu ifade eden Saniye İldeniz, “Bu şehrin güvenlik güçleri var Elazığ’dan Dersim’e gelirken 5 defa kimlik kontrolünden geçiyoruz. Dersim’de her sokakta mobese kameraları var. Çocuklarımızı zehirleyenler belli kişilerdir, yakalanabilir” diye konuştu.
PİRHA-Dersim’de, ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte sık sık ‘Dersim’de çete istemiyoruz’ sloganı atıldı. Dersim’de artan şiddet olaylarında devlet politikasına bakılması gerektiğini vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Gençliği değersizleştirmeye çalışan bu sisteme karşı bizlerde gençlerin daha fazla örgütlenebileceği, söz kurabileceği alanları yaratmak zorundayız” diye konuştu.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş düzenledi.
Yürüyüşe DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile yüzlerce yurttaş katıldı.
Yürüyüş sonrası basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş okudu.
“HERKES BİLMELİDİR Kİ DERSİM SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Dersimliler olarak bu toprakların ruhuna ve kültürüne aykırı olan gelişmeleri asla kabul etmediklerini vurgulayan Özcan Ateş, “Bu gelişmelerin kökeninde Dersim’in tarihsel kimliğine yönelik uzun süredir devam eden saldırıların olduğunun farkındayız. Herkesin bildiği gibi Dersim yalnızca bir coğrafya değil; bir ruhtur, bir bilinçtir, bir duruştur. Herkes bilmelidir ki Dersim sahipsiz değildir. Atalarımızın ağır bedellerle bize emanet ettiği bu toprakları onurla koruyacak; ikrarımız ve sevdamız olan Dersim’i gelecek nesillere tertemiz teslim edeceğiz. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak, çeteciliğe, şiddete ve yozlaşmaya karşı çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyacağımızı, bu kötülüklere karşı asla sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz” dedi.
“GENÇLERİN SÖZ KURABİLECEĞİ ALANLARI YARATMAK ZORUNDAYIZ”
Dersim’de artan şiddet olaylarında devlet politikasına bakılması gerektiğini vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Dersim’deki özel güvenliği devrimcilere uyguladınız. Slogan attığımızda etrafımıza yüz tane polisi yığdınız ama şehrin ortasında çatışma olduğunda, sokaklarda uyuşturucu satıldığında sadece seyrediyorsunuz. Gençliği değersizleştirmeye çalışan bu sisteme karşı bizlerde gençlerin daha fazla örgütlenebileceği, söz kurabileceği alanları yaratmak zorundayız” diye konuştu.
PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla halkı 10 Temmuz’da yapılacak yürüyüşe davet etti.
Dersim’de son zamanlarda şiddet olayları artarken, halk bu durum karşısında endişeli.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde yarın saat 18.00’de ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş düzenlenip, basın açıklaması yapılacak.
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Moğultay Mahallesi’nde halka bildiri dağıtarak yarın yapılacak yürüyüşe davet etti.
PİRHA-Okmeydanı halkı, çeteleşme ve uyuşturucu kullanımının artmasına karşı açıklama yaparak “Bizler Okmeydanı’nda yoğun mücadeleler ve ödenen bedellerle yaratılan tüm değerlere sahip çıkıyor ve mahallemizde gelişecek her türlü çeteleşmenin, yozlaşmanın karşısında en sert biçimde tavır alacağımızı bir kez daha söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
İstanbul Okmeydanı semtinde artan çeteleşme ve uyuşturucu ticaretine karşı yurttaşlar tepki gösterdi. “Olaylara dur demenin zamanı gelmiştir” diyen Okmeydanı halkı konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.
“Çetevari davranışlar, kurşunlamalar tüm halka zarar verecek hale gelmiştir” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“ÇETELEŞME KARŞISINDA EN SERT BİÇİMDE TAVIR ALACAĞIZ”
“Çevrede yaşayan insanların dükkanları, evleri rastgele kurşunlanmış, bu pervasız hareketler sonucunda birçok insanımız zarar görmüştür.
Bizler Okmeydanı’nın devrimci-demokrat-ilerici kurumları olarak bu durumun önüne geçmek üzere irademizi ortaya koyduğumuzu tüm halkımıza duyururuz. Okmeydanı, devrimci geçmişi olan, çeşitli kültürlerin bir arada yaşadığı mahallelerden oluşan bir semttir ve Okmeydanı’nda yaşayan herkes mahallelerine sahip çıkmalıdır.
Kürtler, Aleviler, Türkler ve daha birçok etnik kökenden halklar, yıllardır bu mahallelerde kardeşçe yaşamaktadır. Bu kardeşliğin bozulmasına asla izin vermeyeceğiz.
Mahallemiz dayanışma ve direniş kültürüyle tüm ezilen halkların gözünün üstünde olduğu, mücadelesiyle çoğu zaman örnek olmuş bir mahalledir. İşte bu birlik ve beraberliği kırmak için iktidarın saldırıları doğrudan mahallemizi hedef almaktadır. İktidar operasyonlarla, ajanlaştırmalarla, baskı ve sindirme politikalarıyla halkı teslim almaya çalışsa da Okmeydanı halkı gereken cevabı her zaman vermiştir, şimdi de verecektir.
Bizler Okmeydanı’nda yoğun mücadeleler ve ödenen bedellerle yaratılan tüm değerlere sahip çıkıyor ve mahallemizde gelişecek her türlü çeteleşmenin, yozlaşmanın karşısında en sert biçimde tavır alacağımızı bir kez daha söylüyoruz. Buradan yola çıkarak; bundan sonra her hangi bir insana, her hangi bir esnafa, her hangi bir araca ya da her hangi bir eve sıkılmış her kurşunu tüm mahalle halkına yapılan bir saldırı olarak göreceğiz.
Mahallemizde yaşanan çetevari davranışları sergileyen herkesin karşısında olacağımızı, ne pahasına olursa olsun mahallemize sahip çıkacağımızı halkımıza ve kamuoyuna duyururuz.
İmzacı kurumlar;
Sosyalist Dayanışma Platformu, Halkevleri, Halkların Demokratik Partisi, Halkların Demokratik Kongresi, Demokratik Alevi Dernekleri, Türkiye İşçi Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi Mahmut Şevket Paşa mahalle temsilciliği, Komün dergisi, Sosyalist Meclisler Federasyonu”