Etiket: ceylan

  • AKP,  biat etmeyen ‘Ceylan Alevileri, biat eden ‘Aslan Alevilere’ yedirmek istiyor -VİDEO

    AKP, biat etmeyen ‘Ceylan Alevileri, biat eden ‘Aslan Alevilere’ yedirmek istiyor -VİDEO

    PİRHA- Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı tarafından Hacı Bektaş Veli portresi üzerinde yapılan dezenformasyona tepki gösteren Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı, “Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda biz ceylan olan Alevileri yani devlete biat etmeyen Alevileri devlete biat eden Alevilere yani aslana yedirdik. Bunu söylemek, bunu ima etmek için ceylan ve aslan sembolü çıkartıldı” dedi.

    v

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerinde Hacı Bektaş Veli’nin portresindeki barışı simgeleyen aslan ve ceylan kaldırıldı.

    Konuya ilişkin Alevi toplumundan tepkiler gelmeye devam ediyor. Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı, Hacı Bektaş Veli’nin portresindeki barışı simgeleyen aslanın ve ceylanın kaldırılmasına ilişkin PİRHA’ ya konuştu

    “AKP İKTİDARI, BELEKSİZ BİR TOPLUM YARATMAK İSTİYOR”

    AKP iktidarının en çok başardığı şeylerden birisinin belleksiz bir toplum özellikle de belleksiz bir muhalif hareket yaratmak olduğunu belirten Mustafa Sazcı, “Alevi Bektaşi toplumu içerisinde yapmış olduğu politikalar ve çalışmaları incelediğimizde tam olarak bunun üzerine oturduğunu düşünebiliriz. Çünkü farklı alanlarda yaptıkları çalışmalarla farklı tartışmalara sebebiyet veriyorlar” dedi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NA GİDEN YOL HÜSEYİN GAZİ DERGAHI’NA YAPILAN ZİYARETLE BAŞLADI”

    Bugün Hünkâr Hacı Bektaş Veli posteri üzerinden yapılanların seçim öncesinde Hüseyin Gazi Dergahı’na yapılan ziyaretle başladığına dikkat çeken Sazcı, “Hüseyin Gazi Dergahı’nın cem meydanı olan mekânın içerisindeki Hz. Ali’nin, Pir Sultan’ın ve Hacı Bektaş Veli’nin fotoğraflarını kaldırması aklıma geldi. Yerine Arapça tabelaların olduğu, Alevilerin büyük bir kesiminin anlayamayacağı Arapça ifadelerle yazılmış hat sanatı ürünlerini yerleştirmeleri oldu” diye konuştu.

    “AKP, ALEVİ BEKTAŞİLİĞİ KENDİ EKSENİNDE DİZAYN ETMEK İSTİYOR”

    AKP iktidarının o günlerde aslında Alevi Bektaşiliği kendi ekseninde dizayn edeceğini gösterdiğini ifade eden Sazcı, şunları kaydetti:

    “Hüseyin Gazi Dergahı’na yapmış olduğu o ziyaretten sonra ilk olan şey de Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın kurulması, daha doğrusu resmileşmesi durumu oluştu. AKP iktidarı aslında bu yol içerisinde kilometre taşlarını bugüne kadar döşedi. Buna güçlü bir tepki verdiğimize ben kesinlikle inanmıyorum. Elbette bu tepkiyi vermek için kurumlarımız da ciddi mücadeleler verdiler ancak bu konuda eksik kaldık, bunun da özelleştirişini vermekle yükümlüyüz.”

    “HÜNKARIN KUCAĞINDAKİ ASLAN VE CEYLANIN KALDIRILMASI BOŞA YAPILMIŞ BİR MÜDAHALE DEĞİL”

    Mustafa Sazcı, “Hünkâr Hacı Bektaşi Veli aslında Anadolu’da kardeşliğin, barışın, eşitliğin, zalime karşı mücadelenin mazlumlarla birliğin semboller haline gelmiş bir Alevi Bektaşi ulusu, bir Alevi piri. Aslında aslan olan Alevilerden kastımız, bugün devletin yanında olan, devlete biat etmiş, devletin kapıkulu askeri gibi davranan ve Alevi Bektaşi toplumu içerisinde bir tartışmaya vesile olan, bugün Alevi toplumun içerisinde bulunduğu birliği beraberliği baltalamaya, bozmaya ve iktidar karşısında ve egemen Sünni anlayış karşısında Alevi Bektaşi geleneğinin yok olmasına vesile olacak çalışmalar yürüten devletli Aleviler, devletin Alevileridir” ifadesini kullandı.

    Sazcı, Ceylan Alevilerin ise iktidarın ‘bunlar Ali’siz, bunlar Muhammed’siz, bunlar Allahsız, bunlar kitapsız’ diye karşısına aldığı Aleviler olduğunu söyledi.

    Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı şöyle devam etti:

    “Ceylan Aleviler; gerçek manada hakikatçı, Alevi Bektaşi yol erkanına sahip çıkan, ocakların rehberleri, pirleri, müritleriyle ve Alevi kurumları ile birlikte bu mücadeleyi yürüten, bu inancı gelecek nesillere taşımakla kendini var eyleyen, aynı zamanda iktidarın zalimliğine, zamanın Yezid’ine karşı mücadeleyi kendine bir görev olarak bilen Hünkar Hacı Bektaş Veli’den aldıkları o felsefeyle barışın, kardeşliğin, dostluğun, eşitsizliğin ortadan kalktığı, cümle cihanı bir nazarla görenlerin o felsefesini yaşatmakla kendilerini yükümlü gören kurumlar, Aleviler oldu. İktidar aslında bize şunu söylüyor: Alevi Daire Başkanlığı kurduk, kendimiz alternatif bir etkinlik yaptık, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda biz Ceylan olan Alevileri yani devlete biat etmeyen Alevileri devlete biat eden Alevilere yedirdik. Bunu söylemek, bunu ima etmek üzere bunu kullandı.”

    “ASLINDA TÜM MUHALİF KESİMLERE VERİLMİŞ BİR MESAJDIR”

    Sazcı, Alevi Bektaşi toplumu olarak biz kendi sorunlarımızı biliyoruz. Burada verilmek istenen mesaj sadece Bektaşi toplumuna da değil, Türk, Sünni, Hanefi ve erkek kimliğine sahip olmayan diğer toplumsal kesimlere, kadınlara, Alevilere, Kürtlere, azınlık olarak görülen etnik gruplara, inanç gruplarına da gözdağını veriyor. Her geçen gün kullandıkları ithamlar, kullandıkları ifadeler, zaten bunun en açık örneği” dedi.

    Mustafa Sazcı konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:

    “Biz Alevi Bektaşiler iktidarın bu yok saymasına, yapmış oldukları bu hareketlere boyun eğmeyeceğiz. Elbette ki onların aslan ile ceylanın fotoğraflarını kaldırmaları ile biz bu felsefemizi yitirmeyeceğiz.

    Sevgi muhabbet kaynar yanar ocağımızda,
    Bülbüller şevke gelir gül açar bağımızda,
    Hırslar kinler yok olur aşkla meydanımızda,
    Aslan ile ceylanlar dost olur kucağımızda.

    Hünkarın bu güzel özdeyişi ile güzel felsefeyle mücadelemize devam edeceğiz. Ancak bu mücadeleyi yürütürken elbette ki Hünkarın yaptığı gibi zalime karşı durmaktan da zamanının Yezid’ine ve Muaviye’sine karşı durmaktan da bir adım olsun geri adım atmayacağız. Ancak, o zalimler tarafından zulme maruz bırakılan Kürtlerle de, Romanlarla da, Abdallarla da birliğimizi, beraberliğimizi, ortak mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • DAD Kadın Meclisi: Tecavüzü, cinayeti, meşrulaştıramazsınız

    DAD Kadın Meclisi: Tecavüzü, cinayeti, meşrulaştıramazsınız

    PİRHA – Son dönemlerde artan çocuk istismarı ve ölümlerine ilişkin Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi yaptığı yazılı açıklamada, “Bizler kendi öğrendiklerimizle sınırladığımız bilginin sonucu yarattığımız şiddet ve ön yargının Hakk yasası olmadığını bilenler olarak;  Çocuk, kadın, hayvan ve doğanın uğradığı taciz ve tecavüzleri kınıyoruz” dedi.

    DAD Kadın Meclisi son dönemlerde yaşanan çocuk istismarlarına, ölümlerine, tecavüzlerine ve hayvan katliamlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada, “Hakikat gerçeğinden uzaklaşmışsa, Nehak sistem kendini var eder. İşte mavi kürenin tüm unsurlarının başına gelen tam da budur. İnsan beni Adem’den hak suretiyle ol ile vara geldi. Tüm evren de bu ol’dan var oldu. Dut ağacının kendisinden, köklerini tutan toprağa, yaprağında canlanan tırtıldan kelebeğe her şey çar anasırın babına delilidir. Tüm çokluk alemi Hakk yasalarıyla bir’lenir. Her şey O’ndandır. Hiç bir tür Hakk’ın rızası olmadan varlıkta anlam bulamaz. Anlam insanın kendi örfü geleneği ya da benliği ile hükümlendirilemez. Hakkikatin manasını idrak etmekle olur. Hırsızlık yapmak, can almak, hanesine rızasız girmek, ihtiyacı yokken rızasız hayvanın canına kıymak, ihtiyacı yokken ağaç kesmek, razılığı yokken bir kadına el sürmek. Tecavüz etmek Hakkın menni (yasaklı) değişmez yasalarıdır” denildi.

    “ZALİMLERE KARŞI KANATLANMIŞ BİNLERCE KUŞ OLACAĞIZ”

    “Çocuk masum-u paktır ve masumlara el sürmek en büyük suçtur” denilen açıklamada şu ifade yer aldı:

    “Hakk yasaları bu kadar açık ve hükümler belliyken insan denilen mahlukun bunca zalimliği cezasını bile bile suça düşürülmesi kendini tanrı yerine koyan eril iktidarların sonucudur. Hakk tüm varlığın sahibi olduğu hakikatini kaybetti. Hakk tanrılaşan kralların kurdukları devletlerde adına mabet dedikleri mekanlarda yaşamın dışına uzağına sürüklendi. Artık hakk’ın hükümleri değil kralların hükümleri belirleyici oldu. Yaşadığımız bu zaman diliminde de mabetler Rab’bın birer türbesine dönüşmüştür. Artık yapılan tüm ibadetler neredeyse bir ölüm anmasıdır. Hakk erkek krallarca öldürülmüş ve mabetlere gömülmüştür. Bizler yasa ve hükmün tek sahibi hakk ehilleri olarak bunu ret ediyoruz. Hz. İbrahim’in Nemruda karşı durduğu yerdeyiz ve oradan sesleniyoruz. Siz tanrı değilsiniz ve hiç bir cana zulüm yapamaz ve yapanları aklayamaz ve normalleştiremezsiniz. Nemrudun ateşini söndürmek için havalanmış zalimlere karşı kanatlanmış binlerce kuş olacağız. Mavi kürenin tüm unsurlarıyla rızalıkla yaşayacağımıza umudumuz tamdır.”

    “PEDOFİLİ ZİHNİYETİ LANETLİYORUZ”

    Eylül, Leyla, Ceylan, Uğur, Baran, Özgecan, Ekin, Lokman, Taybet, Tahir ve binlercesi bu zalimlik iktidarlarını var eden siyasetlerin bir ürünü olduğu belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “İnsanı kurban ve katil yapan bu düzen böyle gelmedi ve böyle devam etmeyecek. İktidarlarını tanrılaşmış kralların tarihsel ve siyasal birikimiyle var eden nemrudi akımlarında sonları ve akıbetleri iki cihanda da bellidir. Kendisine karşı kusurlarda sonsuz merhamet sahibi Hak ”bana kul hakkıyla gelmeyin” emriyle toplumsal işleyişin nasıl olması gerektiğini ifade etmiştir. Kul dünyada var olan tüm unsurların Hak ile karşılıklı durumunun adıdır. Kedi – köpek, balina- kelebek gibi canlıları da kapsar. Yani Rab cinsçi, ırkçı ya da türcü değildir. Bizler kendi öğrendiklerimizle sınırladığımız bilginin sonucu yarattığımız şiddet ve ön yargının Hak yasası olmadığını bilenler olarak;  Çocuk, kadın, hayvan ve doğanın uğradığı taciz ve tecavüzleri kınıyoruz. Çocuklarımız kaldıkları yurtlarda toplu tecavüze uğrarken bazı akiller, durumu bir kereden bir şey olmaz sözleriyle meşrulaştırdığının aymazlığıyla, toplumsal düşkünlüğü, siyasetin altında aklamaya çalışıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Farklı kültürel toplulukların geleneklerini Hakk yasası özel de İslam olarak topluma zerk etmeye çalışan pedofili zihniyetleri buradan lanetliyoruz. Hangi Hakk süreğinden olursanız olun tecavüzü cinayeti meşrulaştıramazsınız. Bir cana kıyan tüm insanlığa kıymış sayılır diyen Hakkı kendi ahlaksızlığınızın, düşkünlüğünüzün parçası yapamayacaksınız. Buna izin vermeyeceğiz.”

    “YENİ ACILAR YAŞANMASIN DİYE YAN YANA OLACAĞIZ”

    DAD Kadın Meclisi yaptığı yazılı açıklamada son olarak şunları ifade etti:

    “Masumu paklar (çocuk,hava su toprak) toplumsal öznedir ve siyaset üstü olarak görülmeli ve buna uygun olarak mevcut olan ve desteklenecek koruma yasalarıyla güven altında olmalıdır. Bu yasalar da Hakk yasalarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Demokratik Alevi Dernekleri olarak geçmişten günümüze zalimlerin zulümlerinden zarar görmüş tüm canların acısını paylaştığımızı ve yanlarında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Acılarımızı paylaşacak ve yeni acıları engellemek için yanyana olacağız. Birbirimizden sorumluyuz ve sorumluluğumuzun farkındayız. Şiddeti körükleyen nefreti çoğaltan zihniyetlere inat sevgi ve rızalıkla bir hayat kurmak için uğraş vereceğiz. Birlikte başaracağımıza olan inancımız tamdır. Hakk yardımcımız Xızır yoldaşımız olsun. Aşk ile.” (HABER MERKEZİ)