Etiket: cezaevi ihlalleri

  • Tek başına yürüyemeyen ağır hasta mahpus Yahya Güneş için tahliye talebi!

    Tek başına yürüyemeyen ağır hasta mahpus Yahya Güneş için tahliye talebi!

    PİRHA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Akciğer, eklem ve romatizma hastalıkları olan Yahya Güneş’in durumuna dikkat çekerek “Daha önce ring aracı ile yaptığı bir hastane sevki esnasında boğulacak duruma geldiğinden dolayı 2 yıldan bu yana hastaneye gidemiyor ve son durumun da ne olduğunu bilemiyor” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 437. Hafta basın açıklaması için İHD Ankara Şube önünde bir araya geldi. İnisiyatif adına basın açıklamasını okuyan Sevil Turgut, İnsan Hakları Derneği’nin tespitlerine göre hapishanelerde 651’ü ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus olduğunu söyledi.

    Sevil Turgut, 2022 yılı başından bu yana hapishanelerde 77 mahpusun yaşamını yitirdiğini, bu kayıplar içerisinden 36’sının hastalıklar nedeniyle vefat ettiğini belirtti.

    “UZUN RİNG YOLCULUĞUNDAN DOLAYI HASTANEYE GİDEMİYOR”

    Sevil Turgut, hapishanelerde yaşanan ölümlerin önlenebilir ölümler olduğunu vurgulayarak Giresun/Espiye L Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpus Yahya Güneş’in durumunu aktardı.

    1972 doğumlu olan Yahya Güneş’in, Kasım 1995 yılından bu yana hapishanede olduğunu belirten Turgut, şu açıklamayı yaptı:

    “Akciğerinde çeşitli büyüklükte lekeler mevcuttur. En son Şubat 2020’de Akciğer tomogrofisi çekilmiş ve bu lekelerin 2 kat büyüklüğüne ulaşarak 10 mm’ye ulaştığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine muayene olduğu Giresun Hastanesinden Samsun Tıp Fakültesine pet çekimi için sevki çıkarılmıştır. Fakat cezaevi ring aracı ile sevke bünyesi dayanamadığı için Samsun’a gidememiştir. Ring aracına sabah 08.00’da kelepçeli bir şekilde bindirilerek yolculuk yaptırılıyor ve aynı gün geri getirildiğinden dolayı 12 saat boyunca bu araçta bekletiliyor, kimi zaman ihtiyaçları karşılanmıyor. Daha önce ring aracı ile yaptığı bir hastane sevki esnasında boğulacak duruma geldiğinden dolayı 2 yıldan bu yana hastaneye gidemiyor ve son durumun da ne olduğunu bilemiyor.

    Eklem ve romatizma hastalıkları bulunmaktadır. 2021 yılında eklem ve romatizma hastalıklarından dolayı Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene olmuştur. MR ve röntgen işlemleri sonucunda çifte iltihaplanma teşhisi konulmuştur. Fizik tedavi bölümünde ilaçla tedavisine başlanmıştır. 1 yıldan fazla bir süredir yarım yamalak bir tedavi görmektedir ancak bu ilaçla tedaviden dolayı bir iyileşme sağlanamadığını belirtmiştir. Eklem ve romatizma hastalığı nedeniyle tek başına ihtiyaçlarını karşılayamıyor ve arkadaşlarının desteği ile yaşamını devam ettiriyor. Tek başına yürüyemiyor ve merdivenlerde aşağı inip çıkamıyor. El ve ayaklarının balon gibi şişkin olduğunu, dayanılamaz ağrılar çektiğini ancak kötü koşullardan kaynaklı tedavi olamadığını aktarmıştır. Hastane sevklerinde önce hapishane doktoruna görünmesi ardından Giresun’da hastaneye gitmesi ve sonrasında sevkinin Samsun’a çıkarılması ayları bulmakta ve uzun ring yolculuğundan dolayı hastaneye gidememesi de eklenince ciddi bir ihlal yaşadığı açıktır. Bütün bunlara rağmen kolaylıkla ulaşacağı tam donanımlı bir hastanenin bulunduğu ve ailesine yakın bir hapishaneye sevk talebi de kabul edilmiyor. Ailesinin uzakta olmasından kaynaklı olarak 3 yıldır aile görüşü de yapamayan mahpusun durumu her geçen gün ağırlaşıyor.

    Yahya Güneş’in akciğerindeki sorunun tam olarak tespit ve tedavisinin yapılması, eklem ve romatizma hastalıklarının kalıcı tedavilerinin yapılabilmesi için tam donanımlı bir hastanenin bulunduğu ve ailesine yakın bir ile sevk edilmesini, bu süreç devam ederken de infazının ertelenerek ailesinin yanında kalıcı tedavisine devam edebilmesini talep ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Abdul Halim Kırtay, hastanenin ‘cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen tahliye edilmiyor!

    Abdul Halim Kırtay, hastanenin ‘cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen tahliye edilmiyor!

    PİRHA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, ileri derecede prostat, diyabet, yüksek tansiyon, fıtık, hemeroid hastalıkları olan Abdul Halim Kırtay’ın derhal serbest bırakılması için çağrı yaptı.

    Hasta Mahpuslar için Ankara’da yapılan 425. hafta basın açıklamasında bir kez daha hapishanelerdeki yaşam hakkı ihlallerine dikkat çekildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada, hapishanelerde 651’ü ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun olduğuna vurgu yapıldı. Ağır hasta mahpusların tedavi ve tahliyeleri sağlanmayarak adeta ölüme mahkum edildiğini söyleyen Nuray Çevirmen, “Hapishanelerde bir yandan da şüpheli ölüm haberleri gelmeye devam etmekte ancak hiçbir tedbir alınmamakta, sorumlular hakkında cezasızlık politikası yürütülmektedir” ifadelerini kullandı.

    “TEK BAŞINA YAŞAMINI DEVAM ETTİREMEYECEK DURUMA GELMİŞTİR”

    425. hafta basın açıklamasında Burhaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Abdul Halim Kırtay’ın durumuna dikkat çekildi. 1955 Diyarbakır/Silvan doğumlu olan Abdul Halim Kırtay’ın 14 Mayıs 1993 yılında tutuklanarak cezaevine girdiğini aktaran Nuray Çevirmen şu açıklamayı okudu:

    “29 yıllık hapislik süresi boyunca da Yozgat, Siirt, Mardin, Van, Rize ve daha birçok cezaevinde tutulduktan sonra Balıkesir Burhaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmiştir. Burhaniye’de kişisel bakımını dahi yapamayacak kadar ağır hastalıkları olan Abdul Halim Kırtay tedavi amacıyla İzmir Aliağa/Şakran Cezaevi’ne götürülmüş, burada yaklaşık 4 yıl tutulmuş, ancak gerekli tedavileri yapılmamış, iyileşme sağlanamamış ve durumu daha da ağırlaşmıştır. 2022 yılı Eylül ayında Burhaniye T Tipine götürülmüştür.

    İleri derecede prostat, diyabet, yüksek tansiyon, fıtık, hemeroid gibi çeşitli ve ağır hastalıkları bulunmakta ve hastalıklara bağlı olarak vücudunda çeşitli semptomlar meydana gelmekte ve bunun yanı sıra sürekli devam eden ağrılar da oluşmaktadır. Aynı zamanda geçirdiği bir kazadan dolayı da 3 parmağı yoktur. Hapishanede iken birkaç defa kasık fıtığı patlamış ve sürekli olarak kanama ve iltihap meydana gelmektedir.

    Abdul Halim Kırtay ile aynı yerde kalan arkadaşları tarafından verilen bilgiye göre de tek başına yaşamını devam ettiremeyecek duruma gelmiştir. Ailesi tarafından verilen bilgiye göre de ‘telefon görüşmelerinde hastanede diye görüşe çıkarılmayan Abdul Halim Kırtay’ın aslında hastaneye götürülmediği, personelin keyfiyetçi tavırlarla görüşe çıkarılmadığını’ ifade etmektedirler.

    Hastalıkları nedeniyle birçok ameliyat geçiren Abdul Halim Kırtay’a tedavi gördüğü hastane tarafından ‘cezaevinde kalamaz’ raporu verilmiş ancak bu rapor ATK tarafından dikkate alınmadığı için serbest bırakılmamaktadır.

    Abdul Halim Kırtay’ın ağır seyreden hastalıkları, yaşamını tek başına devam ettiremeyecek durumda olması nedeni ile tetkik ve tedavilerinin eksiksiz olarak yapılmasını ve bu süreç devam ederken de sağlıklı koşullarda, ailesinin yanında tedavisine devam edebilmesi için gerekli girişimlerde bulunularak tahliye edilmesini talep ediyoruz.

    Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 425. haftada, Hasta Mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • 29 Yıldır cezaevinde tutulan hasta mahpus, son 3 yıldır hastane yüzü görmedi!

    29 Yıldır cezaevinde tutulan hasta mahpus, son 3 yıldır hastane yüzü görmedi!

    PİRHA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 409. Hafta basın açıklamasında 29 yıldır hapishanede tutulan mahpus İdris Başaran’ın durumuna dikkat çekti. Yapılan aktarımlarda Başaran’ın epilepsi, guatr, bel ve boyun fıtığı, mide hastalıklarının ileri derecede olduğuna vurgu yapılarak tahliyesi talep edildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 409. Hafta eyleminde bir kez daha hapishanelerdeki ihlallere dikkat çekti.

    Sakarya Caddesi’nde yapılan açıklamada İnsan Hakları Derneği’nin, hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus tespit ettiği bilgisi paylaşıldı. Ağır hasta mahpusların, Adli Tıp Kurumu’nun “cezaevlerinde kalamaz” raporlarına rağmen hapishanelerde tutulmaya devam edildiğine de işaret edildi.

    5 YILDIR KONTROLE GÖTÜRÜLMEDİ!

    409. Hafta basın açıklamasını Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi adına Nuray Çevirmen okudu. Antalya S Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpus İdris Başaran’ın durumunu aktaran Çevirmen, “acil tahliye” çağrısı yaparak şunları ssöyledi:

    “2022 Mayıs ayı sonunda Bursa H Tipi Kapalı Hapishanesinden Antalya S Tipine kendi isteği dışında sevk edilen Başaran 29 yıldır cezaevindedir. Ağır olan hastalıklarına rağmen sürekli olarak mahpuslar çeşitli yerlere sevk ediliyorlar ancak ailelerine yakın olmak isteyen mahpusların istekleri karşılanmıyor. İdris Başaran, babasının vefat haberini 5-6 ay önce almış ve cenazesine bile götürülmemiş olmasına rağmen bir başka hapishaneye sevki yapılabilmiştir.

    Yaklaşık 10 yıl önce iklim koşullarından kaynaklı olarak tedavi olabilmesi için Çukurova’dan Kırıkkale’ye sevk edilmiştir. Raporlarında ağır hastalıklarından dolayı ‘nemli ve rutubetli yerde tutulmaması gerekiyor’ ibaresine rağmen 1,5 ay önce Antalya’ya sevk edilmiştir. Antalya ikliminin sıcak ve nemli olmasından kaynaklı olarak sağlığının olumsuz etkileneceği açıktır. 5 yıl önce de tutulduğu Bandırama cezaevinden tedavi olması için Bursa’ya sevk edilmişti.

    Hapishanede kaldığı bu süreçlerde ve zorlu hapislik koşullarında hastalıkları ilerlemiştir. Şu anda FMH (Ailevi Akdeniz Ateşi), Epilepsi, Guatr, bel ve boyun fıtığı, mide hastalıkları devam etmektedir. Ayrıca 5 yıl kadar önce 9 defa yapılan endoskopiye göre Çölyak testi yapılması gerektiği belirtilmiş ve yine 2012’de bir hastanede bağırsak darlığından dolayı ameliyat edilmesi gerektiği söylenmiş ve İstanbul Pendik’te hastaneye götürülmüş ancak bu hastalıkları ve tedavileri ile ilgili hiç bir sonuç alınmamıştır.

    2012 yılında geçirdiği kalp krizinden kaynaklı 3 defa farklı yerlerde anjiyo olmuştur. Bu hastalıklarının yanında Astım ve KOAH hastalıklarını da taşımaktadır. Bütün bu hastalıkları için belli periyotlarla kontrollerinin yapılması gerekirken 3 yıldır hastane yüzü görmediğini, bazı hastalıkları için de 5 yıldır kontrole götürülmediğini, tedavi edilmesi gerekirken oradan oraya sevk edildiğini ve en son Antalya’da neredeyse boğulmakla yüz yüze kaldığını aktarmıştır. 29 yıl boyunca kendi isteği dışında 14 hapishaneye sevki yapılmıştır. Bulunduğu illerdeki hastanelerden aldığı raporlara rağmen en son gönderildiği bu yerde hastanelere tekli ring araçlarıyla sevki boğucu havadan kaynaklı neredeyse imkansız hale getirilmiştir.

    İdris Başaran’ın ağır, sürekli tetkik, kontrol ve tedavi gerektiren hastalıkları nedeniyle tam teşekküllü hastanelerinin olduğu, nemli olmayan iklime sahip bir yerde tutulması gerekmektedir. Ayrıca ailesine yakın bir hapishaneye sevki sağlanmalı, bu süreç zarfında sağlık tetkikleri ile birlikte ailesinin yanında sağlıklı koşullarda tedavisinin yapılması için tahliyesinin sağlanması gerekmektedir.

    PİRHA/ANKARA

  • Devrim Ayık, yüzde 76 engeli ve bağırsak çürümesine rağmen tahliye edilmiyor!

    Devrim Ayık, yüzde 76 engeli ve bağırsak çürümesine rağmen tahliye edilmiyor!

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 361. hafta basın açıklamasında Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesinde kalan hasta mahpus Devrim Ayık’ın durumuna dikkat çekti. Yapılan açıklamada “Ağır hastalıkları olan Devrim Ayık’ın tedavi imkanlarının sağlıklı koşullarda gerçekleşebilmesi için acil olarak tahliye edilmesini talep ediyoruz” denildi.

    Hapishanelerdeki mahpusların yaşamış olduğu sorunlar gün geçtikçe artıyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) tespit edebildiği en az 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpusun ise kritik durumu, yetkililer tarafından adeta görmezden geliniyor.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 361. hafta basın açıklamasında bir kez daha hapishanelerdeki usulsüzlüklere dikkat çekti.

    İHD Ankara Şube binasında yapılan basın açıklamasını İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu. Çevirmen, Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesinde kalan 1991 doğumlu hasta mahpus Devrim Ayık’ın ağır Chron hastalığından dolayı ilk ameliyatında 40 cm, ikinci ameliyatında da 60 cm bağırsağı alındığını aktardı. Çevirmen, hekimlerin 2 Nisan 2021’de yaptıkları kolonoskopi kontrolünde, Devrim Ayık için “bağırsaklarında ciddi derecede çürümelerin başladığı, acilen ilaç ve iğne ile tedavisinin yapılması ve diyet uygulanması gerektiği” uyarısına da işaret etti.

    % 76 ENGELLİ RAPORUNA RAĞMEN TAHLİYE EDİLMİYOR

    İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen, hasta mahpus Devrim Ayık’ın 2006 yılında geçirdiği kaza sonucu bir gözünü de kaybettiğini belirterek şunları söyledi:

    “Devrim Ayık %76 engelli raporludur. Ağır hastalıkları olan ve daha önce de tedavisinin dışarıda yapılması için tahliyesi gerçekleştirilen Devrim Ayık’ın sürekli olarak tutuklanarak tedavi hakkının engellenmesi ihlalinin ortadan kaldırılarak hem tedavisinin kesintisiz olarak yapılması hem de bu tedavi imkanlarının sağlıklı koşullarda gerçekleşebilmesi için acil olarak tahliye edilmesini talep ediyoruz.

    Bizler, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 361. Haftada, hapishanelerde bulunan hasta mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar ortadan kalkıncaya kadar sorunları kamuoyu ile paylaşmaya ve çözüm talep etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hem koah hem akciğer hastası tutuklu, tahliye edilmiyor!

    Hem koah hem akciğer hastası tutuklu, tahliye edilmiyor!

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 334. hafta basın açıklamasında ağır hasta tutuklu Menduh Kılıç’ın durumuna dikkat çekti.

     

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için eylemlerinin 334’üncü haftasında eylemini video mesajla yaptı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Nuray Çevirmen, Afyon 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevindeki ağır hasta tutuklu Menduh Kılıç’ın yaşadığı sağlık durumunu aktardı.

    Nuray Çevirmen, Menduh Kılıç’ın 29 yıldır hapiste tutulduğunu ve kronik resisten akciğer TBC (Tüberküloz) hastası olduğunu aktardı. Çevirmen, Kılıç’ın sözkonusu rahatsızlıkları sebebiyle sol akciğerinin 2/3 ameliyatla alındığını, aynı akciğerinde tehlikeli mantar enfeksiyonu oluştuğunu ve akciğerinde leke tespit edildiğini belirtti.

    “SOLUNUM CİHAZI İLE YAŞAMINI İDAME ETTİRMEK ZORUNDA”

    Nuray Çevirmen, Kılıç’ın aynı zamanda ileri derecede astım ve KOAH hastası olduğunun altını çizerek şu bilgileri paylaştı:

    “Kılıç, solunum cihazına bağlı yaşamını idame ettirmek zorundadır. Kronik faranjit hastasıdır. Ayrıca kronik mide reflüsü hastalığı mevcut olup, bu hastalıktan kaynaklı yemek borusunda tahribat meydana. Sol bacağında kist bulunmaktadır ve aynı zamanda kronik alerji hastasıdır. Tüberküloz tedavisi yarım kalmıştır. Sürekli olarak öksürme, boğazdan kan gelme, nefes almakta zorlanma, boğuluyor gibi olma, boğazda yanma, halsizlik, vücutta uyuşma, şişme, sık sık baş dönmesi gibi ciddi rahatsızlıklar oluşmakta ve sağlığının kötüye gitmesiyle ciddi olarak kaygı yaşamaktadır.

    Hastanın tedavisi sadece ‘İstanbul, İzmir ve Ankara’da yapılabilir ve mümkündür’ denilmesine rağmen ve tedavisinin Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesinde başlatılması için Adalet Bakanlığına yapmış olduğu başvurusuna henüz bir cevap gelmemişken 09.03.2020 tarihinde hiçbir talebi ve isteği olmadan İstanbul Maltepe Cezaevinden aniden alınıp Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Cezaevine getirilmiştir. Bu nedenle tedavilerinin daha iyi koşullarda yapılması mümkün olmayan bir cezaevinde kalmak durumunda bırakılmıştır.”

    “SALGINDAN EN FAZLA ETKİLENEBİLECEK GRUBA DAHİLDİR”

    Acilen bir ambulansla ya İzmir Menemen R Tipi ya da İstanbul Metris R Tipi Cezaevine naklinin yapılması, doktorların kontrolüne alınmasını istemiş ancak şimdiye kadar bu talebi karşılanmamıştır. Kılıç’ın hastalıkları, acilen tedavi edilmesi gereken ciddi akciğer rahatsızlıklarıdır ve özellikle salgından en fazla etkilenebilecek hastalık grubuna dahildir. Bu denli ağır ve birinci dereceden risk grubuna dahil olan hastanın acilen tahliye edilmesi ve bu süre zarfında talep ettiği üzere R Tipi Cezaevlerine naklinin yapılarak tedavilerinin gözetim altında yapılması gerekmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Astım hastası Resul Kocatürk 8 aydır tedavi edilmiyor!-VİDEO

    Astım hastası Resul Kocatürk 8 aydır tedavi edilmiyor!-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnsiyatifi 332. hafta basın açıklamasında Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesinde kalan Resul Kocatürk’ün durumuna dikkat çekerek “Astım Hastası ve Wernicke-Korsakof sendromu var. Ayrıca hipotiroid rahatsızlığı ve irritabl kolon hastalığı da bulunmakta. Akciğerindeki nodül nedeniyle uzun bir süre tedavi görmüş ancak 8 aydır kontrole götürülmemiş” dedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnsiyatifi 332. hafta basın açıklamasında Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan Resul Kocatürk’ün durumunu gündeme getirdi.

    Pandemi nedeniyle açıklamayı video kaydı ile paylaşan İnsan Hakları Derneği MYK üyesi Nuray Çevirmen, “Mahpuslar, biyolojik ve psikolojik olarak tahribata uğramakta ve yaşam hakları korunamamaktadır” diyerek tutuklu Resul Kocatürk’ün durumu hakkında şu bilgileri paylaştı:

    “Resul Kocatürk astım hastası ve Wernicke-Korsakof sendromu vardır. Ayrıca hipotiroid rahatsızlığı ve irritabl kolon hastalığı da bulunmaktadır. Akciğerindeki nodül nedeniyle Ankara Sanatoryum Hastanesi’nde uzunca bir süre tedavi görmüş ancak 8 aydır kontrol için götürülmemiştir.

    7 Ekim tarihinde Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilmiş, karaciğerinden parça alınmış ve biyopsi yapılmıştır. Doktorlar tarafından, patoloji sonucunun olumsuz olduğunu, Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde alınan biyopsinin Ankara Gazi Hastanesi’nin patoloji bölümünde incelenmesi gerektiğini, Ankara Gazi Hastanesi’nin teknolojisinin diğer hastanelerden daha iyi olduğunu ve patoloji sonucuna göre tedavinin başlatılacağının söylendiğini aktarmıştır. Ancak hapishane tarafından; Adalet Bakanlığının Gazi Hastanesi ile sözleşmesinin olmadığı, ancak Şehir Hastaneleri isterse Gazi Hastanesi’ne gönderilebileceği söylenerek kabul edilmemiştir.

    Bunun üzerine Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne tekrar sevk edilmiştir. Şehir hastanelerinin kullandıkları teknolojiye kendilerinin de sahip olduğu bu sebeple şehir hastanesine gönderilmenin amaca hizmet etmeyeceği infaz koruma memurlarına bildirilmiş, onların da ‘tamam’ dediğini ifade etmiştir. Ancak İdare sonrasında Gazi Hastanesi ile görüşmüş ancak Gazi Hastanesi tarafından hastayı görmeden patoloji yapamadıkları ve şu anda da pandemi koşullarından kaynaklı hasta almadıkları şeklinde geri dönüş yapılmış ve bu durum Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde doktoruna da iletilmiştir. Resul Kocatürk ile yapılan avukat görüşmesinde; ‘Tetkik için Ankara Şehir Hastanesi’ne götürülmeyi 1 haftadır beklediğini ancak ne zaman götürüleceğinin belli olmadığını’ ifade etmiştir.

    Devam eden hastalıklarına ek olarak midesinde ülser problemi olduğunu, boyun ve bel fıtığının olduğunu, ilk tutuklandığında gördüğü işkenceye bağlı olarak gelişen bursit rahatsızlığından dolayı sağ omzunun kullanmakta zorluk yaşadığını, uzun süre kalem tutamadığını, kullanmakta olduğu ilaçların kan değerlerine bağlı olarak değiştirildiğini ancak pandemi gerekçesiyle kontrole gidemediği için nerdeyse 1 yıl önceki ilaçları kullanmaya devam ettiğini de aktarmıştır.

    Resul Kocatürk’ün ağırlaşan hastalıkları ve pandeminin özellikle kronik hastalıkları olanların yaşamları üzerinde oluşturduğu risk nedeniyle bir an önce tetkikleri tamamlanarak tanı konulmalı ve tedavileri yapılmalıdır.

    Ayrıca durumu ağır olan mahpusların infazları ertelenmeli ve ailelerinin yanında sağlıklı koşullarda tedavileri gerçekleştirilmelidir.”

    PİRHA/ANKARA