Etiket: çgd

  • ÇHD Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı tahliye oldu!-VİDEO

    ÇHD Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı tahliye oldu!-VİDEO

    PİRHA – Çağdaş Hukukçular Derneği’nin Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı, 8 yılın ardından tahliye edildi.

    2017 yılından beri tutsak olan Çağdaş Hukukçular Derneği’nin (ÇHD) Onursal Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı tahliye edildi.

    Selçuk Kozağaçlı’yı, Marmara Cezaevi’nin çıkışında meslektaşları ve çok sayıda yurttaş karşıladı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ÇGD’nin ‘Yılın Başarılı Gazetecileri’ ödülleri verildi

    ÇGD’nin ‘Yılın Başarılı Gazetecileri’ ödülleri verildi

    PİRHA- ÇGD tarafından verilen “Yılın Başarılı Gazetecileri-2023” ödülleri 12 farklı kategoride sahiplerini buldu.

    Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) verdiği “Yılın Başarılı Gazetecileri-2023” ödülleri Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve bazı şube temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşen toplantılar sonucu belirlendi. Bu yıl, 12 farklı kategoride haber ödülleri dağıtılırken bir teşvik ve bir dayanışma ödülü de sahiplerini buldu.

    *“Kızılay, deprem telaşında AHBAP’a çadır sattı” başlıklı haberiyle Cumhuriyet Gazetesi’nden Murat Ağırel, haber ödülüne hak kazandı.

    *Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü, “Sinan Ateş cinayeti dosyasındaki bilirkişi raporuna T24 ulaştı: Ateş’in adresini Ülkü Ocakları Başkanı istemiş” haberiyle, T24’ten Asuman Arıca’nın oldu.

    *10Haber’den Hazar Dost ve Ersin Eroğlu, “Şüpheli Bir Ölümün Krokisi ve Gabonlu Dina’nın Ölümü başlıklı haber” ile Mustafa Emekçi Haber Ödülü’nü kazandı.

    *“Devlet koruması altındaki çocuklar 40 günlük tarikat kampına yollandı” haberiyle Sol Haber’den Burcu Günüşen, Rafet Genç Haber Ödülü’ne hak kazandı.

    *Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kayması sonucu 9 işçinin hayatını kaybetmesi sonrası adı geçen madenin sahibi olan şirketin devlete olan borcunun silindiğini cinayetten aylar önce ortaya çıkan, “Fay hattında altın madeni: 7,2 milyon dolar borcu silindi” haberiyle DW Türkçe’den Pelin Ünker Behzat Miser Kent Haberi Ödülü’nü aldı.

    *Bütçesi ve içinde yaşananlarla sürekli gündemde olan Diyanet İşleri Başkanlığı’na dair yaptığı, “Diyanet personeli anlattı: Keyfi harcamalar ve talan” röportajıyla, Halk TV’den Sorel Dağıstanlı, Röportaj Ödülü’ne hak kazandı.

    *Sağlık sistemindeki niteliksizleşme COVID-19 pandemisinin ardından sağlık çalışanlarının kamu kurumlarından istifa etmeye ve yurt dışına gitmeye itilmesini Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki durumu aktararak ele alan ve hastaların yaşadığı sorunları yansıtan Gazete Duvar’dan Burcu Özkaya Günaydın, “Kanser hastaları sırasını, hastane yeni doktoru bekliyor” haberiyle, Yerel Haber Ödülü’nü kazandı.

    *6 Şubat depremlerinin simge fotoğraflarından biri olan, enkazda kaybettiği kızı Irmak’ın başından ayrılmayan Mesut Hançer’in o anlarını ölümsüzleştiren AFP’den Adem Altan, İzzet Keser Haber Fotoğraf Ödülü’ne hak kazandı.

    *6 Şubat depremlerinden 24 saat sonra, devletin “gereken müdahale yapılıyor” dediği saatlerde hiçbir çalışmasının yürütülmediğini ortaya koyan ve ailesini kurtarmak için her yolu deneyen yurttaşın büyük çabasını anlatan “Hatay’da sokak sokak yardım aradı” haberiyle, FOX TV’den Barış Kaya ve Mahmut Özgün, TV Haber Ödülü’nü kazandı.

    *6 Şubat depremlerinde en fazla etkilenen kentlerin başında gelen Mereş’e dair uyarılara karşın gerekenlerin neden yapılmadığını ortaya koyan “Kahramanmaraş: Bir yıkımın anatomisi” belgeseliyle, BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici ve Ege Tatlıcı, Belgesel Ödülü’ne hak kazandı.

    *25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde mücadeleye dikkat çeken “Baskılara karşı hep birlikte direneceğiz” sayfa tasarımıyla, Birgün Gazetesi’nden Buse İlkin Yerli, Sayfa Tasarım Ödülü’nü aldı.

    *Hazırladıkları Deprem Özel Sayısı ile Görünüm Gazetesi’nden Asya Tekyaşar, Gökmen Mumcular, Görkem Deniz Berk, İlke Çıtır, Merve İşen, Tolga Çifci, Zeren Gültekin, Teşvik Ödülü’nü kazandı.

    *Son olarak 6 Şubat Depremlerinde 33 gazetecinin yaşamını yitirmesinden dolayı, Dayanışma Ödülü, deprem bölgesinde çalışan gazetecilere verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ÇGD, 2023 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödülleri’ni açıkladı

    ÇGD, 2023 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödülleri’ni açıkladı

    PİRHA – Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin “2023 Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri” açıklandı. Ödül töreninde konuşan ÇGD Genel Başkanı Kıvanç El, “Yerel seçimler yaklaşırken iktidar gazetecilere ceza yağdırdı” dedi.

    Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) her yıl düzenlediği “2023 yılı Başarılı Gazeteciler Ödülü” açıklandı. Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine çok sayıda gazeteci ve yazar katıldı.

    “BÜYÜK MÜCADELELER VERDİK”

    Her yılın gazeteciler açısından zor geçtiğini fakat bu yılın daha zor olduğuna dikkat çeken El, “Gazetecilik mücadelesinde değerli üyelerimizle birçok alanda büyük mücadeleler verdik ama bazılarını kaybettik. Bizim için 6 Şubat depremleriyle başlayan, gazeteciliğin büyük darbe aldığı dönemden sonra, medyadaki örgütlenme açısından birçok sıkıntımız vardı. Gazetelerin gazetecisizleştirilmesi haline gelmesi gibi birçok problemimiz vardı” ifadelerini kullandı.

    Konuşmanın ardından ödül töreni başladı. Bu yıl da İzzet Keser Haber Fotoğraf Ödülü’ne Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Eylem Akdağ, “Bir Torbanın Ağırlığı” fotoğrafı ile layık görülürken, TV Haber Ödülü’ne ise “Böbrek pazarlığı” haberiyle Artı Tv’den Meral Danyıldız layık görüldü.

    Dayanışma Ödülü Amasra Maden İşçileri ve Ailelerine verilirken, 2023 Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri’nin kazananları ise şöyle:

    *Haber Ödülü: “Karanlık dünya bir çocuğu yuttu”, “Utancın fotoğrafları”, “H.K.G. yalnız değildir” haberiyle Timur Soykan – T24

    *Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü: “Selefi cihatçıların ribat mekanı” haberiyle Hale Gönültaş – Kısa Dalga

    *Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü: “AKP içindeki kavganın son adresi Kızılay”, “Kızılay yöneticileri köşeyi dönmüş” haberiyle İsmail Arı – BirGün

    *Rafet Genç Haber Ödülü: “Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda inanılmaz hırsızlık: Erdoğan’ın dağıtacağı oyuncakları çaldılar” haberiyle Asuman Aranca – T24

    *Rafet Genç Haber Ödülü: “IŞİD emiri kırmızı bültenle aranırken Konya Devlet Hastanesi’nde tedavi görmüş” haberiyle Tamer Arda Erşin – Gürkan Demirtaş – ANKA Haber Ajansı

    *Köşe Yazısı Ödülü: “Sarallar soruşturmasının perde arkasında Soylu ile Aktaş arasında yaşananlar” köşe yazıyla Tolga Şardan – T24

    *Behzat Miser Kent Haber Ödülü: Kentin Soluğu Yazı Dizisi” haberiyle Uğur Şahin- BirGün

    *Röportaj Ödülü: “Bir Aktroll’ün itirafları” haberiyle Seyhan Avşar – Halk TV

    *Yerel Haber Ödülü: “Lübnan’dan Hatay’a uzanan usulsüzlük iddiası” haberiyle Akın Bodur – İskenderun Ses

    *Belgesel Ödülü: “Coğrafya Haberdir” belgeseliyle Tunca Öğreten – Murat Baykara – Ömer Çakan

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteci İsmet Demirdöğen hayatını kaybetti

    Gazeteci İsmet Demirdöğen hayatını kaybetti

    PİRHA- Gazeteci İsmet Demirdöğen, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 63 yaşında hayatını kaybetti.

    Gazeteci İsmet Demirdöğen, Ankara’da bir süredir yoğun bakımda tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyeliği yapmış olan Demirdöğen 63 yaşındaydı.

    İSMET DEMİRDÖĞEN KİMDİR?

    Dersim’in Hozat ilçesinde 1960 yılında dünyaya gelen Gazeteci İsmet Demirdöğen, Hozat ve Ankara’daki eğitimlerinin ardından Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu’nda Satınalma Memuru olarak çalışma hayatına başlayan Demirdöğen ANKA Ajansı’nda Muhabir olarak gazeteciliğe başladı. 1991-1993 yılları arasında Kültür Bakanlığı Bakanlık Müşaviri olarak görev yapan Demirdöğen çeşitli gazete, dergi ve ajanslarla televizyonlarda muhabir, parlamento şefi, haber müdürü, haber koordinatörü ve Ankara Temsilcisi olarak görev aldı. 2013 yılında CHP TBMM Grubu’nda Basın Danışmanlığı görevine getirilen Demirdöğen, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanlığı ve RTÜK Üyeliği de yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Basın meslek örgütleri ‘sansür yasasına’ karşı İstanbul’da bir araya geldi-VİDEO

    Basın meslek örgütleri ‘sansür yasasına’ karşı İstanbul’da bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA-Basın meslek örgütleri, “Sansür yasası” olarak nitelendirdikleri internet medyası ve sosyal medyaya yeni yaptırımlar öngören kanun teklifine karşı İstanbul Şişhane’de bir araya gelerek, açıklama yaptı. DİSK Basın İş Genel Sekreteri Özge Yurttaş, “Daha fazla sansür, daha fazla baskı uygulamaları karşısında sessiz kalmamak için buradayız. Özgür bir ülke için özgür basın şart. Özgür basın için örgütlü bir basın ve örgütlü bir toplum şart” diye konuştu.

    “Sansür yasası” olarak nitelendirilen internet medyası ve sosyal medyaya yeni yaptırımlar öngören kanun teklifine karşı basın meslek örgütleri İstanbul Şişhane’de bir araya gelerek açıklama yaptı. Birçok gazetecinin de katıldığı açıklamada DİSK Basın-İş Genel Sekreteri Özge Yurttaş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş ile Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) İstanbul Temsilcisi Uğur Güç konuşma yaptı.

    “ÖZGÜR BİR ÜLKE İÇİN ÖZGÜR BASIN ŞART”

    İlk olarak söz alan DİSK Basın İş Genel Sekreteri Özge Yurttaş şunları söyledi:

    “Kalemimize, basın özgürlüğüne, ifade özgürlüğüne sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hakikatin, gerçeğin gücü hiçbir şeyle örtülemeyecek kadar etkilidir. Sadece çıplak sesimiz, sadece kalemimiz, sadece kameramız kalsa bile yazmaya, anlatmaya, kayıt altına almaya ve insanlara hakikati ulaştırmaya devam edeceğiz. Umarız bundan sonra halkın haber alma hakkına yönelik ve basın özgürlüğüne yönelik her türlü saldırı karşısında ortak bir şekilde elimizden gelenin en iyisiyle var gücümüzle karşı koyabildiğimiz bir uzun döneminde ilk adımı olsun. Tutuklanan meslektaşlarımızın serbest kaldığı, uydurma gerekçelerle gözaltına alınan haklarında dava açılan meslektaşlarımızın artık adliyelerde ya da hapishanelerde değil, görevlerinin başlarında olduğu yarınlar için buradayız. Daha fazla sansür, daha fazla baskı uygulamaları karşısında sessiz kalmamak için buradayız. Bugün burada mütevazi buluşma yarın Türkiye’nin farklı yerlerinde ve Ankara’da gerçekleşecek itirazlar yasayı meclisten geçse de geçmese de işlemeyecek hale getirecek bir iradeye ve kararlığa dönüşecek. Özgür bir ülke için özgür basın şart. Özgür basın için örgütlü bir basın ve örgütlü bir toplum şart.”

    “BU KANUN TASARISI BİZİM TASARIMIZ DEĞİLDİR”

    TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise şöyle konuştu:

    “3 haftadır Türkiye’nin, gazetecilerin, gündeminde bu yasa tasarısı var. Başından beri itiraz ediyoruz çünkü bu yasa tasarısı meslek örgütlerine sorulmadan, bürokratlar, siyasetçiler tarafından hazırlanmıştır. Bu yasa tasarısıyla Türkiye’de habercilik yok edilmek istenmektedir. Basın özgürlüğünün son zerrecikleri ortadan kaldırılmak istenmektedir. İnternet medyasında çalışanlara basın kartı vereceğiz, internet medyasında çalışanlar resmi ilan da alacaklar gibi süslemelerle RTÜK gibi Basın İlan Kurumu’nun da bir sansür ve ceza mekanizmasına dönüştürüldüğü gizlenmek istenmektedir. Bu yasa tasarısıyla gazetecilerin zaten ulaşmakta zorlandığı basın kartı tamamen bürokratlar tarafından verilecek bir karta dönüşecektir. Halkı yanıltıcı bilgiyi halka yaymak suçlaması gibi sübjektif değerlendirmelerle gazetecilere yeni cezaların yolu açılmaktadır. Daha geçtiğimiz hafta bu yasa kanunlaşmadan Diyarbakır’da 16 meslektaşımız tutuklandı, suç delili olarak kameralar, fotoğraf makineleri, yaptıkları haberler gösterildi. 2 gün önce Ordu’da haber kaynağını açıklamayan bir internet sitesinin bilgisayarlarına el konuldu. Daha yasa gelmeden gazetecilik fiilen engellenmeye başladı.

    Biz basın meslek örgütleri olarak bu yasanın tamamen geri çekilmesini ve Türkiye’de ihtiyaç duyulan basın ve dezenformasyon konusundaki kanunu basın meslek örgütlerinin hazırlaması gerektiğini düşünüyoruz. Meclis’te, komisyonlarda yapılan görüşmelerde bunların hepsini ifade ettik ama kulakları sağır, gözleri görmüyor. Hiçbir önerimiz bu tekliflerin içerisinde düzeltilmedi, itirazımız buna. Bu kanun bu tasarı bizim tasarımız değildir, basın kanunu değildir çünkü içerisinde gazeteci yoktur. Buna karşı mücadelemizi karalılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün Türkiye’nin çeşitli illerinde bu yasa tasarısına karşı mücadele ateşini başlattık. Bundan sonra da bu yasanın geri çekilene kadar meslek örgütleri olarak aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz ve bu yasayı geri çektireceğiz.”

    “BİZ CEZAEVİNDEN KORKMUYORUZ”

    ÇGD İstanbul Temsilcisi Uğur Güç de “Yasa tasarısını haber aldığımızda önce Dijital Mecralar Komisyonu’nda sakıncalarımızı ve itirazlarımızı dile getirdik. Sonra Adalet Komisyonu’nda itirazlarımızı dile getirdik raporlaştırıp sunduk. Fakat bu yasa içerisinde hiçbiri dikkate alınmadan yasa çıkartılmaya çalışılıyor. Perşembenin gelişi çarşambadan belli olduğu için önce Diyarbakır’da 22 arkadaşımızı gözaltına aldılar. Bunlardan 16’sı tutuklandı. Daha şimdiden gazetecileri hapsetmeye başladılar. Seçim öncesinde gündeme getirilen basın yasası önce ‘gazetecilere basın kartı vereceğiz’, ‘internet çalışanlarına basın kartı vereceğiz’ denilerek havuç gösteriliyor ancak ardındaki sopayı saklıyorlar. Bu şekilde düzenlenen yasa tasarısı basın tarihinin en ağır sansürlerinden birisidir. Bu tamamen sansür yasasıdır. Bundan başka hiçbir gerekçeyle bu maddeler açıklanamaz. Dezenformasyonu zaten iktidarın kendisi yapıyor. Enflasyon yüzde 150 oldu desek bizi cezaevine atacaklar. Yarın benzine zam geldi desek bizi cezaevine atacaklar. Biz cezaevinden korkmuyoruz. Zaten tutuklanıyoruz, zaten yargılanıyoruz ama gerçekleri yazmaya devam ediyoruz. Bu şekilde yasalaşırsa sosyal medyada sıradan vatandaşların bile hapislere atılacağı günler bizi bekliyor demektir. İktidarın kurguladığı geleceği biz gerçekleri yazarak deleceğiz. Gerçekleri yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • ÇGD ekim ayı medya izleme raporu: Yargılama, cezalar, tehdit arttı

    ÇGD ekim ayı medya izleme raporu: Yargılama, cezalar, tehdit arttı

    ÇGD’nin ekim ayı medya izleme raporuna göre 30 gazeteci 20 davada hakim karşısına çıktı. Erişim engellemeleri arttı, RTÜK cezaları devam etti. Gazeteciler ölüm tehditleri ve fiziksel şiddete maruz kaldı.

    Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), ekim ayı medya izleme raporunu açıkladı. Rapora göre ekim ayında erişim yasağı arttı, RTÜK cezalara doymadı. Ekimde 30 gazeteci 20 davada hakim karşısına çıktı. Gazeteciler haber takibi sırasında fiziksel şiddete uğradı, ölüm tehdidi aldı.

    Ekim ayında da gazetecilere yönelik baskı ve sindirme uygulamaları devam etti. Son aylarda haberlere erişim yasaklarında artış gözlemlendi. Başta mahkemeler olmak üzere yetkili kurumlar basın özgürlüğünü hiçe sayarak kararlar almaktan çekinmedi. ÇGD, 37 yayın organında yayınlanan 19 haber konusuna erişim engeli konulduğunu belirtti.

    RTÜK cezaları devam etti. Rapora göre; FOX TV’deki ‘İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat’ programı, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın konuk olduğu yayın nedeniyle incelemeye aldı. RTÜK, Halk TV ve Tele1’e cezalar verdi.

    Geçen ay 30 gazeteci 20 dava kapsamında hâkim karşısına çıktı. Davaların büyük çoğunluğu ileri bir tarihe ertelendi, 1 gazeteci 11 ay 20 gün hapse mahkûm edildi.

    GAZETECİ DÖRDE BÖLÜNMEKLE TEHDİT EDİLDİ

    Gazeteciler haber takibi sırasında fiziksel şiddete uğradı, ölüm tehdidi aldı. Tehditlerden biri 10 Ekim Ankara Gar Katliamı anması sırasında yaşandı. ANKA Haber Ajansı Muhabiri Tamer Arda Erşin, bir emniyet mensubu tarafından küfürlere maruz kaldı ve “dörde bölünmekle” tehdit edildi.

    ÇGD, raporunda Ankara’daki gazetecilerin sürekli engellendiğine dikkat çekerek şunları ifade etti:

    “Meslektaşımız şahsında yaşanan bu son olay vesilesiyle Ankara’da özellikle toplumsal olayları takip eden gazetecilerin yaşadığı bir gerçeği de vurgulama zorunluluğu da doğdu. Ankara’daki toplumsal olayların istisnasız hepsinde gazeteciler, emniyet mensupları tarafından ya darp ya da tehdit edilmekte. Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş imzasıyla yayınlanan, toplumsal olaylar sırasında ses ve görüntü alınmasını engellemeye dönük genelge sonrası emniyet güçlerinin şiddet ve tehditlerinde artış olduğu da bir gerçek.”

    İKTİDAR YANLISI GAZETECİLERİN MANİPÜLASYONLARI

    Dernek, raporunda gazeteciler arasındaki habercilik farklarına ve manipülasyonlara da yer verilerek şunlar belirtildi:

    “‘Siyasi cinayetler’ tartışmasından ‘Pandora Belgeleri’ne; üniversite öğrencilerinin barınma sorunundan Altın Portakal Film Festivali Ödül Töreni’nde yaşananlara; TBMM’deki Suriye ve Irak tezkeresinden yabancı büyükelçilerin açıklamasından, Rekabet Kurumu’nun zincir marketlere verdiği para cezasına kadar her gelişme, özellikle iktidar yanlısı gazetelerde iktidarı haklı gösterme çabasıyla haberleştirildi.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ÇGD: Ağustos ayında 208 habere erişim engeli konuldu, 8 gazeteci darp edildi!

    ÇGD: Ağustos ayında 208 habere erişim engeli konuldu, 8 gazeteci darp edildi!

    PİRHA- ÇGD Genel Yönetim Kurulu, 2021 Ağustos ayı ‘Medya Raporu’ ve öne çıkan gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı. Yapılan açıklamada, Ağustos ayı içerisinde gazetecilerin, orman yangınları ve göçmenlerle ilgili haberleri nedeniyle baskı ve şiddete maruz kaldıkları ifade edildi. Raporda ayrıca, Ağustos’ta toplam 208 habere erişim engeli konulduğuna da işaret edildi.

    Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Yönetim Kurulu, yaptığı basın açıklaması ile 2021 Ağustos ayını kapsayan ‘Medya Raporu’ ve öne çıkan gelişmeleri değerlendirdi. Yazılı yapılan açıklamada ‘Medya İzleme Raporu’nun 40’ıncısını kamuoyu ile paylaşıldı.

    Türkiye’de gazetecilere yönelik sansür, tehdit-şiddet, gözaltı-yargılama, özlük haklarında yaşanan kayıplar ile haberlerde yapılan manipülasyonların devam ettiğine işaret eden ÇGD, ihlallerin gün geçtikçe arttığına vurgu yaptı.

    “YA SESİMİZİ DUYURACAĞIZ YA DA YOK OLACAĞIZ!”

    ÇGD yönetimi, 2021 Ağustos ayında iktidarın, özellikle orman yangınları ve göçmenler üzerinden gazetecilere baskı uyguladığını ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Geçen ay orman yangınları ile göçmenlere ilişkin yaşanan gelişmeler, Türkiye’de devlet organizasyonun çürümüşlüğünü gösterirken, çıkan dumanlar ve pis kokuların gazeteciler tarafından tüm açıklığıyla halka aktarılması, kimi zaman kamu otoriteleri kimi zaman ‘organize gruplar’ tarafından engellenmeye çalışıldı. Orman yangınlarına müdahalede yaşanan, tüm dünyanın şahitlik ettiği yetersizliklerin duyurulması, iktidarın basın kuruluşları üzerindeki sopası konumundaki Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından önce tehdit sonra cezalarla engellenirken, halkın haber alma hakkı için yayıncılık yapmaktan geri adım atmayan yayın organları ‘organize gruplar’ tarafından basılarak susturulmak istendi.

    Geçen ay, tutarsızlıklarla dolu ve bir vatandaşın ölümüyle sonuçlanan göçmen politikasına ilişkin gerçekler konusunda da basın üzerinden baskı ve manipülasyonlarla iktidarı temize çıkarma çabalarına şahitlik ettik. Bu süreçte iktidar yanlısı basının yayıncılık anlayışı, muhalif bakış açısına sahip kesimleri hedef gösterme şeklinde oldu. Gazetecilik yapmaktan vazgeçtiklerini çok uzun zamandır ilan etmiş olan iktidar yanlısı yayın organlarının, orman yangınları ile göçmenlere ilişkin yayınladıkları haberler, sadece gazetecilik ilkeleri açısından değil insanlık değerleri açısından da izanı yitirdiklerini gösterdi.

    Türkiye’nin görsel hafızası ve kamu yayıncılığının adresi Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) Yönetim Kuruluna, basın özgürlüğüne karşı isimlerin atanması Temmuz ayında olmuştu. Atamaların ardından geride kalan bir ayı aşkın süreçte yeni TRT yönetiminin ‘icraat’larının neler olacağının işareti de verildi. Kurumu tırnak ucu kadar tanımayan ve bir o kadar emeği geçmemiş kişiler, arkalarına aldıkları siyasi güce güvenerek Kurumun insan hafızasını yok etmeye yöneldi. Bu yıl itibariyle Kurumda 22 yılını dolduran şef montajcı, aynı zamanda KESK Haber-Sen’in yöneticisi Deniz Salmanlı, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek önce açığa alındı 3 ay sonra 375 sayılı KHK ile ihraç edildi. Bu karar alınırken Deniz Salmanlı hakkında dava açılmamış, hatta savunması bile alınmamıştı. İktidar ve onun yetkilendirdiği kadrolar, halkın gerçekleri duymasını engellemenin yanında bu gerçekleri dillendirenlere de yaşam alanı tanımayacak bir anlayışa bürünmüş durumda. İktidarın, partizanca uygulamalarını artıracağı ve bu kapsamda engel gördüğü herkesi tasfiyeye devam edeceği bir gerçektir. Bu duruma karşı bizler de haklarımızı daha örgütlü ve ilkeli şekilde savunmakta kararlıyız. Ya düşüncelerimiz doğrultusunda yaşayıp görüşlerimizi özgürce söyleyeceğiz ve sesimizi duyuracağız ya da yok olacağız!”

    AĞUSTOS AYINDA 208 HABERE ERİŞİM ENGELİ KONULDU!

    ÇGD yönetimi, paylaştığı raporda Ağustos ayında yer alan gelişmelerin istatistiğini de şu şekilde sıraladı:

    “4 haber sitesi tamamen erişime engellendi; 147’sine doğrudan olmak üzere toplam 208 habere erişim engeli konuldu; ikisi orman yangınlarıyla ilgili olmak üzere dört olay kapsamında güvenlik güçleri tarafından akreditasyon ve Emniyet’in toplumsal olaylarda görüntü ve ses kaydı alma yasağına ilişkin hukuksuz genelgesi dayanak gösterilerek onlarca gazetecinin haber takibi engellendi. Beş olayın takibi sırasında 6 gazeteci gözaltına alındı; 4 gazeteci hakkında iddianame düzenlendi ve dava açıldı. Açılan davalar kapsamında 1 gazeteci hakkında üç yıla kadar hapis istenirken, 2 gazeteci hakkında yaptıkları haber nedeniyle 100 bin lira tazminat talep edildi; üç yeni soruşturma kapsamında 3 gazeteci ifade verdi; 2 gazeteci yürüyen yargılamalar kapsamında toplamda 10 yıl 5 ay hapse çarptırıldı. Geçen ay dört olay takibi sırasında 8 gazeteci darp edildi; 1 gazeteci tehdit edildi; 1 gazeteci silahlı saldırıya uğradı; 1 gazeteci bir siyasi parti temsilcisi tarafından hedef gösterildi; 1 gazeteci öldürüldü.”

    PİRHA/ANKARA

  • 18 kurum uyarıyor: Hapishanelerde ve askeri kışlalarda kitlesel ölümler kaçınılmaz olacak

    18 kurum uyarıyor: Hapishanelerde ve askeri kışlalarda kitlesel ölümler kaçınılmaz olacak

    PİRHA – 18 parti, sendika, dernek ve vakıf; iktidarı cezaevleri, sokağa çıkma yasağı ve karantina konusunda uyardı.

    Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle bir çok mahallenin karantinaya alındığı Malatya’da aralarında siyasi parti, sendika, vakıf ve derneklerin de bulunduğu 18 oluşum, salgına karşı yapılması gerekenlere ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Hızla yayılan salgına karşı geç kalındığı belirtilerek, toplumun bir kesiminin izole edilip, bir kesiminin iş yaşamına devam ettirmenin çözüm olmadığı vurgulanan açıklamada, salgına karşı savunmasız olan yaşlı, engelli bireyler, azınlıklar, yerli halklar, mülteciler, göçmenler, evsizler ve yoksulların özen gösterilmesi gerektiği belirtildi.

    “KİTLESEL ÖLÜMLER KAÇINILMAZ”

    Hapishaneler ve askeri kışlaların virüsün yayılması durumunda en riskli alanlar olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle hapishanelerde virüsün yayılma hızı dikkate alındığında kitlesel ölümlerin kaçınılmaz olacağı uyarısıda bulunuldu.

    Bu nedenle gündemdeki yargı paketinin bir an evvel, demokratik usuller göz önünde bulundurularak, sivil toplum örgütlerinin de talepleri doğrultusunda yasalaşması ve hapishanelerin doluluk oranı gibi önemli risk faktörlerinin azaltılmasının talep edildiği açıklamada, tüm sağlık çalışanlarına en kısa zamanda test yapılması istendi.

    “EVDE KAL AŞAMASI EVDE TUT AŞAMASINA GELMİŞTİR”

    SES, Belediye İş, BTS, BES, Eğitim Sen, Eğitim İş, İHD, TMMOB, CHP, HDP, Sol Parti, EMEP, ESP, PSAKD, Eşit Yurttaşlık Der, ADD, ÇGD ve Zeynel Abidin Vakfı’nın imzasıyla yayımlanan açıklamada şu talepler ve uyarılar yer aldı:

    • 27 Mart 2020 tarihinde açıklanan 7 maddelik yeni önlemler paketinin tek başına yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu gün geldiğimiz noktada geniş, yaygın ve etkin bir sokağa çıkma yasağı ve karantina hemen uygulanmalıdır. Artık sorun ‘Evde kal’ aşamasından ‘Evde tut’ aşamasına gelmiştir. İktidarı bir an önce bu önlemleri almaya çağırıyoruz!
    • Zaruri ihtiyaçlar dışındaki üretim faaliyetleri durdurulmalı, toplum hareketliliği asgari düzeye indirilmelidir. Kamu emekçilerine, işçilere ücretli izin verilmelidir. Serbest meslek sahipleri ve esnafın gelir kayıpları telafi edilmeli, geliri olmayan yoksul ailelere mutlaka sosyal ve nakdi yardımlar yapılıp, toplumsal izolasyon sağlanmalıdır.
    • Salgın boyunca elektrik, su, doğalgaz ve internete erişim ücretsiz olmalıdır. Elektrik ve doğalgaz dağıtım hizmetleri kamulaşmalıdır. Belediye hizmetlerinin aksamaması için belediyelere merkezi bütçeden kaynak aktarılmalıdır.
    • İşten çıkarma salgın süresince yasaklanmalıdır. Çalışanlar ücretli izinli sayılmalıdır. Bu izinler ‘mücbir sebep’ sayılmalı ve yıllık ücretli izinde mahsup edilmemelidir. Kapanan işletmelerin çalışanlarının ücretleri tam veya tama yakın bir şekilde ödenmelidir.
    • Sağlık hizmetleri kamu ve özel ayrımı olmadan, tamamen ücretsiz olmalı, sağlık kurumlarına kaynak aktarılmalı, gerekiyorsa tüm sağlık kurumları kamulaşmalıdır.
    • Sağlık emekçilerinin sağlığı için tüm gerekli önlemler alınmalıdır. Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmek için kaynaklar seferber edilmelidir. KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile işine son verilmiş sağlık emekçileri derhal işlerine iade edilmelidir.
    • Tarımsal üretimin sürdürülmesi sağlanmalıdır. Bunun için çiftçilerin kooperatif ve bankalara olan borçları ertelenip, faizleri silinmelidir. Üretimi sürdürecek başta mazot desteği olmak üzere çiftçilere ekonomik destek verilmelidir.
    • Covid-19 testleri yaygınlaştırılmalı, bütün sağlık kuruluşları test yapar hale getirilmeli, salgının yaygın olduğu yerleşim yerleri kamuoyuna duyurulmalı, bu yerleşim yerlerine özel izolasyon uygulanmalıdır.
    • Cezaevleri, askeri kışlalar virüsün yayılması durumunda en riskli alanlardır. Özellikle cezaevlerinde virüsün yayılma hızı dikkate alınarak kitlesel ölümlerin olması kaçınılmazdır. Bu sebeple gündemdeki yargı paketinin bir an evvel, demokratik usuller göz önünde bulundurularak, sivil toplum örgütlerinin de talepleri doğrultusunda yasalaşması ve cezaevlerinin doluluk oranı gibi önemli risk faktörleri azaltılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)