Etiket: ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı

  • Savunmaya Özgürlük Platformu’ndan ÇHD davası açıklaması: Karar hükümsüzdür!

    Savunmaya Özgürlük Platformu’ndan ÇHD davası açıklaması: Karar hükümsüzdür!

    PİRHA- ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyelerinin yargılandığı davada Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Kozağaçlı yönünden dosyanın düzeltilerek onanmasına, Av. Barkın Timtik yönünden onanmasına, yargılanan diğer avukatlar yönünden dosyanın İstinaf İncelemesine gönderilmesine karar verdi. Konuya ilişkin açıklama yapan Savunmaya Özgürlük Platformu, “Bu karar ile uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış ‘avukatların müvekkilleri ile özdeşleştirilmemesi’ yasağı açıkça ihlal edilerek tüm yargılama sürecinde meslektaşlarımızın adil yargılanma hakları da ihlal edilmiştir” denildi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyelerinin yargılandığı davada Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından önceki gün karar verildi. Av. Selçuk Kozağaçlı yönünden dosyanın düzeltilerek onanmasına, Av. Barkın Timtik yönünden onanmasına, yargılanan diğer avukatlar yönünden dosyanın İstinaf İncelemesine gönderilmesine karar verildi.

    Bu karara karşı Savunmaya Özgürlük Platformu açıklama yaptı.

    “ADİL YARGILANMA TALEP EDEN MESLEKTAŞIMIZ EBRU TİMTİK, BU UĞURDA HAYATINI KAYBETTİ”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “2013 yılından beri süren, meslektaşlarımız Selçuk Kozağaçlı, Barkın Timtik ve Oya Aslan’ın tutuklu yargılandığı davada Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararını öğrenmiş bulunuyoruz. Karar ile Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik hakkındaki mahkûmiyet kararları onanırken yargılanan diğer meslektaşlarımız hakkında dosyanın istinaf incelemesinden geçmesine karar verildi.

    11 yıllık yargılama sürecinde, yargılamaya konu dijitallerin; sahteliği defalarca ispat edilmesine, birçoğu ‘sahte delil üretmekten’ yargılanmış polis, hâkim ve savcılarca oluşturuldukları ispatlanmasına; duruşma salonuna getirilemeyen akıl hastası, bağımlı tanıkların yalanları ortaya çıkarılmasına rağmen meslektaşlarımızın mahkûmiyet kararları onanmıştır.

    İlk gözaltına alındıkları günden başlayarak meslektaşlarımız siyasal iktidar tarafından kriminalize edilmeye çalışılmış, 2018 yılında tamamı tahliye edilen meslektaşlarımız aradan 10 saat geçmeden yeniden gözaltına alınarak tutuklanmış ve davayı yürüten heyet değiştirilmiştir. Yargılama süresinde adil yargılanma hakkını talep eden meslektaşımız Ebru Timtik bu uğurda hayatını kaybetmiştir.

    “BU KARAR HÜKÜMSÜZDÜR, AVUKATLIĞI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Toplamda 7 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan meslektaşlarımız hakkında Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nce verilen kararda gerekçeye yer verilmemiş, tüm bu hukuksuzluklara göz yumulmuştur. Hazırlık aşamasında beyanı alınan 16 tanık duruşma salonunda dinlenmemiş olmasına rağmen, dosya dahi okunmadan verilen kararda yalnızca 3 tanığın kovuşturma aşamasında dinlenmediğinden bahsedilmiş, üstelik bu durum ‘hukuka uygun’ bulunmuştur. Mahkumiyet için yargılamanın hazırlık aşaması yeterli görülmüştür.

    Bu karar ile uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış ‘avukatların müvekkilleri ile özdeşleştirilmemesi’ yasağı açıkça ihlal edilerek tüm yargılama sürecinde meslektaşlarımızın adil yargılanma hakları da ihlal edilmiştir.

    Bu karar ile meslektaşlarımızın halkın, yoksulların, emekçilerin avukatlığını yapmaları mahkûm edilmeye çalışılmaktadır. Avukatlık yapmak suç değildir. Meslektaşlarımızın dediği gibi: bu karar hükümsüzdür. Bugüne kadar hep olduğu gibi meslektaşlarımızın yanında olmaya, avukatlığı savunmaya devam edeceğiz.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ÇHD davasında yargılanan Barkın Timtik: Gerçek olmayan dijitallerle karşı karşıyayız

    ÇHD davasında yargılanan Barkın Timtik: Gerçek olmayan dijitallerle karşı karşıyayız

    PİRHA-Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da aralarında olduğu 21 kişinin yargılandığı ÇHD davasının yargılaması ikinci gününde devam etti. Duruşmada savunma yapan avukat Barkın Timtik, 200 yıl önce kazanılmış hakların işe yarayabilmesi için hala mücadele etmeye devam ettiklerini vurgulayarak, “Tahliye kararı verecekseniz de, tutukluluğumuzun devamına karar verecekseniz de bu sizin kararınız olmayacak. Gelinen aşamada orijinali olmayan, gerçek bile olmayan dijitallerle karşı karşıyayız” dedi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve beraberinde yargılanan 21 kişinin “örgüt yöneticiliği” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla yargılandığı davanın karar duruşması ikinci gününde Silivri Hapishane Kampüsü 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti.

    Duruşmanın ikinci gününde, avukat Selçuk Kozağaçlı’nın savunmasının sona ermesiyle avukat Barkın Timtik ve Oya Aslan’ın savunmalarıyla devam edildi.

    “HAYATIMDA ALDIĞIM EN DOĞRU KARAR HALKIN AVUKATLIĞINI YAPMAKTI”

    200 yıl önce kazanılmış hakların işe yarayabilmesi için hala mücadele etmeye devam ettiklerini vurgulayan Barkın Timtik, “Sadece adil yargılanmayı talep ettik, mahkemeden hiçbir zaman tahliye talep etmedik. Bana ödetebileceğiniz en ağır bedeli zaten ödettiniz. Tahliye kararı verecekseniz de, tutukluluğumuzun devamına karar verecekseniz de bu sizin kararınız olmayacak. Gelinen aşamada orijinali olmayan, gerçek bile olmayan dijitallerle karşı karşıyayız. Ne mi yaptık? Suriye’deki savaş suçları için Başbakan, Savunma Bakanı hakkında suç duyurularında bulunduk. Suriye halkı bizim kardeşimiz. Başka ne yaptık, işçinin hakkı için mücadele ettik. Tazminat davalarını kazansanız ne olacak, vermemek için türlü yollar bulmuşlar. İşçiler ile patronların evlerinin, lokantalarının, meslek örgütlerinin önünde yaptıkları eylemlerde birlikte olduk. Yasa dışı olan, emek sömürüsünün kendisiydi. Verdiğimiz hak mücadelesi, anamızın ak sütü gibi helaldir. Elbet bir gün bunlardan beraat edeceğiz. Biz beraat ettiğimizde siz hüküm giyeceksiniz. Avukatlığı bilinçli olarak tercih ettim ve hayatımda aldığım en doğru karar halkın avukatlığını yapmaktı ve yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymuyorum” dedi.

    Barkın Timtik’in savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma Oya Aslan’ın beyanlarıyla devam etti.

    “YARGILAMA GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA İKTİDARIN İSTEDİĞİ HÜKMÜN ALTINA İMZA ATACAKSINIZ”

    Mahkemenin hükmünün yargının siyasallaşmasının delili olacağını belirten Oya Aslan, “Bizim hakkımızda bir hüküm kuracaksınız, fakat bu hüküm hukuka uygun olmayan delillerle kurgulanmış bir gerçeği resmi hale getirmekten ibaret olacak. Bir yargılamaya değil, yargılama görüntüsü altında iktidarın istediği hükmün altına imza atacaksınız. Toplumsal çelişkilerin ve iktidar içi çatışmaların yargıyla değil politikayla çözülebilir. Politik bir mecrada yapılması gereken bir hesaplaşmayı yargı üzerinden yapmaya kalkıştığınızda ortaya hukuksal kriz ve toplumsal kıyım çıkar. Cadı avı, engizisyon mahkemeleri, terör yargılamaları böyle ortaya çıkmıştır. AKP politik olarak zayıftır bu nedenle muhaliflerini, iktidarlarına ve politikalarına karşı olan herkesi yargı eliyle tasfiye etmeye çalışıyor. Meslekleri yargı eliyle dönüştürüyor. Halkçı niteliğe sahip meslek örgütlerine, odalara, sendikalara saldırıyor. Halkın avukatlarına yapılan saldırı bizimle sınırlı kalmayacak demiştik kalmadı, barolara saldırdı şimdi de Türk Tabipleri Birliği’ne saldırıyor. Onurlu duruşuyla saygınlığı hak eden TBB başkanı sevgili Şebnem Korur Fincancı’nın yaptığı açıklama bahane edilerek hedef haline getirildi” diye konuştu.

    Duruşma yarın saat 10.00’da avukat Oya Aslan’ın beyanlarıyla devam edilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • ÇHD davasında yargılanan Kozağaçlı: Delillerin sahte olduğu belgelendi, dava çökmüştür

    ÇHD davasında yargılanan Kozağaçlı: Delillerin sahte olduğu belgelendi, dava çökmüştür

    PİRHA-Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da aralarında olduğu 21 kişinin yargılandığı ÇHD davasının yargılamasına devam ediliyor. Duruşmada savunma yapan Kozağaçlı, adaletin sağlanması için devletin tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, “Hukuk, tahakküm aracı olarak kullanılıyor. Bizi tutuklayarak, bitiremezsiniz. Biz bir geleneğiz. Bir yerden kesersiniz diğer yerden filizleniriz” dedi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve beraberinde yargılanan 21 kişinin “örgüt yöneticiliği” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla yargılandığı davanın karar duruşmasının birinci oturumu izleyici ve avukat sayısı gözetilerek Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan duruşma salonunda görüldü.

    Görülen duruşmaya Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, dünyanın pek çok yerinden avukatlar, sivil toplum örgütü temsilcileri, HDP Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş, milletvekili Rüştü Tiryakioğlu, Ömer Faruk Gergerlioğlu, CHP milletvekili Ali Şeker ile TİP Milletvekili Sera Kadıgil de katıldı.

    Duruşmanın görüleceği salona pek çok avukat, gazeteci ve izleyici yer olmadığı gerekçesi ile alınmazken, duruşmaya Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’nde tutuklu olarak bulunan Kozağaçlı, avukatlar Barkın Timtik ve Oya Aslan ile tutuksuz yargılanan birkaç kişi katıldı.

    “BU DAVA NEDEN 10 YILDIR BİTİRİLMİYOR?”

    Duruşmada ilk olarak avukat Kozağaçlı savunma yaptı.

    Kozağaçlı savunmasında, “Benim davam 10 yıldır bitmiyor. Bir dava 10 yıl boyunca neden sürer? Mesela şu yukarıda görülen çok sanıklı dosya. Dosyaya bakın, 200 sanık, 3 gün dahi ara veremiyorlar. 35 gündür üst üste duruşma yapıyorlar. Ne kadar sürdü biliyor musunuz yukarıda sürdürülen dava? Bozmadan sonra 6 ay içinde bitecek. Bir dava neden 10 yıl sürer? Çünkü tuttuğunuz dal çürük, elinizi attığınızda elinizde kalacak. Kimse bu dosyayı bitirecek kişi olmak istememiş. Çok iş yaptık deseniz, tanıklarımızı dinlemediniz. Savcı kendi tanıklarını bile dinletmek istemiyor. Çünkü gerçek insan değiller” dedi.

    “ADALETİN SAĞLANMASI İÇİN DEVLETİN TARAFSIZ OLMASI GEREKİYOR”

    Dosyanın savcısının 37, hakiminin ise 42 kere değiştiğini belirten Kozağaçlı, “Şu anda burada iki taraf bulunuyor. Bir taraf egemenlerin, diğer taraf ise halkları ifade ediyor. Bizi haksız hapiste tutunuz, ailemiz ve çocuklarımızdan ettiniz. Bunu öyle yanınıza bırakmayacağız, helalleşeceğiz. Adaletin sağlanması için devletin tarafsız olması gerekiyor. Hukuksal adalet başka türlü olmaz. Hukuk, tahakküm aracı olarak kullanılıyor. Bunu hukuk diye yutturamayacaksınız. Bize karşı düşmanlık algısı içindesiniz. 9 yılın sonunda iddia edilen Belçika ve Hollanda evraklarını bulup ATK’ya gönderdiniz. 9 yılda bir evrak bulmak nedir? 10 yıldır mütalaa tekrarlanıyor. Bunu çok defa tekrar ettiğinizde doğruya dönüşeceğini mi düşünüyorsunuz? Hapishane ile korkutamazsınız, teslim olmayız. Tek başımıza da kalsak haysiyetimizi koruyacağız” ifadelerini kullandı.

    “ATK HAZIRLADIĞI RAPORDA, HARDDİSK VE DVD’LERDE BİR ŞEY OLMADIĞINI SÖYLEDİ”

    Dosya kapsamında yer alan “Belçika/Hollanda belgelerine” işaret eden Kozağaçlı, “Bu belgelerin Belçika ve Hollanda’da bulunduğu iddia edildi ve Türkiye’nin istinabe yoluyla bu belgeleri istedi ama her iki ülke de bu belgeleri vermedi. Hollanda’da dava açılmadı, söz konusu belgeler nedeniyle gözaltına alınanlar serbest bırakıldı. 2005’ten beri bu belgeler Türkiye tarafından isteniyor ve en son istendiğinde ‘polise verdik’ diye yanıt veriyorlar. Savcı, 10 Ocak 2007’de polis Ramazan Akyürek’e yazı yazıp belgeleri istiyor. Ramazan, biraz bekleyip emniyet mensubu Fikret’e 6 hardisk, 3 tane DVD teslim edip savcıya gönderiyor. Ramazan, Fikret’e verirken, 1 CD’i, 2 CD oluyor. Bu belgeler Adli Tıp Kurumu’na gitti. ATK hazırladığı raporda, hardisk ve DVD’lerde bir şey olmadığını söylüyor. CD’nin Türk malı olduğunu ve Türkiye’de üretildiği tarihi açıklıyor” diye belirtti.

    “EVRAKLARDA YER ALAN ADRESLERİN SAHTE OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI”

    Bu belgeleri Belçika polisinden alan Türk polislerinin tümünün sahte evrak üretmekten tutuklu bulunduğu bilgisini paylaşan Kozağaçlı, “Bunların delil değeri yok, polisin üzerinde oynadığı ve değiştirdiği belgelerdir. Bunlar bir yerde bulunmamış, üretilmiştir. Dün akşam avukatlar 300 sayfa olan evraklarda yer alan adresleri inceledi ve tüm adreslerin sahte adresler olduğu ortaya çıktı. Polis bu evrakları hazırlayıp, kopyasını çekip içine de sahte adresler de koyup delil olarak gösteriyor. Bu belgeler pek çok dava kapsamında hakimler tarafından istendi ve daha önce hiçbir hakime yanıt dahi verilmedi. Belgeler sahte olsa dahi ‘biz yine de ceza vermek istiyoruz’ diyorsanız verebilirsiniz. Ancak herkes bu belgelerin sahte olduğunu bilsin” dedi.

    Kozağaçlı’nın savunmasının ardından duruşmanın ilk günü sona erdi. Duruşma yarın saat 10.00’da savunmaların alınmasıyla devam edecek.

    HABER MERKEZİ

  • 22 avukatın yargılandığı ÇHD davasında ‘tutukluluğa devam’ kararı verildi

    22 avukatın yargılandığı ÇHD davasında ‘tutukluluğa devam’ kararı verildi

    PİRHA-Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve avukat Barkın Timtik’in de aralarında bulunduğu 22 kişinin “örgüt yöneticiliği” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla yargılandığı davada 4 avukatın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

    İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, avukat Barkın Timtik, Özgür Yılmaz, Oya Aslan ve bazı tutuksuz sanıklar katıldı. Duruşmayı, çok sayıda avukat takip etti.

    “TAHLİYE TALEP ETMİYORUM”

    Yargılandığı hiçbir davada tahliye talebinde bulunmadığını ve bu davada da bulunmayacağını belirten Selçuk Kozağaçlı, “Bundan 10 yıl önce bizim tutukluluğumuzun devamı için öne sürülen belgeleri 10 yıl sonra hâlâ tutukluğun devamına gerekçe yapıyorsunuz. İhtiyari tutukluk hali nedeniyle yıllardır cezaevindeyim. Zorunlu tutukluluk olsaydı beş yıl yatıp çıkardım. İhtiyari tutukluk sisteminde kaç yıldır burada tutuluyoruz. CMK’da tutukluluk süresi iki yıl, bir yıl uzatmayla üç yıl olabilir. Ama Türk ceza hâkimleri bunu inatla beş yıl olarak uyguladı. Uzatması kendisinden uzun tutuklama süresi olur mu! Yasayı yapanlar iki artı bir yıl dedi, hukukçular iki artı bir yıl dedi, hocalar aynı şeyleri söyledi, ama 10 yıl boyunca yasa ihlal edilerek tutukluluk süresi beş yıl uygulandı ve sonunda OHAL kararnamesiyle kitabına uyduruldu. Beni tahrik eden, hakaret eden birini caddenin ortasında öldürseydim, 7,5 yıl ceza alacaktım ve infazım bu yılbaşında tamamlanmış olacaktı. Ben şu anda yasa dışı silahlı örgüt üyeliğinin alt sınırını yattım. Tekrar karşılaştığımızda, bir sonraki duruşmada TMK (Terörle Mücadele Kanunu) ile artırılmış alt sınırı da yatmış olacağım. 26 senedir bu mesleği yapıyorum. Yedi senedir de bu işi yapıyorum, tutukluyum. Siyasal mesele siyasal olarak konuşulur, halledilir. Bizi siyasal olduğuna inandığım bir gerekçeyle tuttuğunuza inandığım için tahliye talep etmiyorum” dedi.

    Daha sonra söz alan tutuklu avukatlardan Barkın Timtik ise, “Pişman değiliz halk için avukatlık yaptık, mesleğimizi savunduk. Kazanacağız çünkü direniyoruz” diye belirtti.

    Avukatların savunmaları ardından iddia makamı, tutukluluk halinin devamını ve eksik hususların giderilmesini talep etti. Mahkeme, 22 avukatın yargılandığı davada, aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da olduğu 4 avukatın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 7 Eylül’e erteledi.

    (HABER MERKEZİ)