Etiket: CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm

  • CHP’li Tüm’den, Bakan Soylu’ya: Mermi hakkı 106 bin kayıp silah için mi 5 katına çıkarıldı?

    CHP’li Tüm’den, Bakan Soylu’ya: Mermi hakkı 106 bin kayıp silah için mi 5 katına çıkarıldı?

    CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, İçişleri Bakanlığı’nın sivillere tanınan yıllık 200 mermi hakkını 1000 mermiyle 5 katına çıkarmasına sert tepki gösterdi.

    İçişleri Bakanlığı’nın ateşli silahlar ve av silahı bayilerine gönderdiği 14 Mart 2018 tarihli genelgeyle sivil yurttaşların 200 adet mermi alma hakkı 1000 adede çıkarıldı.

    “MERMİ HAKKI 106 BİN KAYIP SİLAH İÇİN Mİ 5 KATINA ÇIKARILDI?”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun imzasıyla yayınlanan genelgeye sert tepki gösteren CHP’li Mehmet Tüm, 106 bin 704 kayıp silah olduğunu hatırlatarak ‘mermi hakkı kayıp silahlar için mi 5 katına çıkarıldı’ diye sordu. CHP’li Tüm konuya ilişkin şunları söyledi: “Tüm dünya bireysel silahlanmaya karşı ciddi girişimlerde bulunurken, ne yazık ki, ülkemiz kayıp, kaçak silah cennetine dönüşmüş durumda. Bireysel suçlarda ateşli silah kullanımının olağanüstü arttığı bir ülkede, İçişleri Bakanlığı bireysel silahlanmayı kontrol altına almak yerine bu tehlikeyi daha da tırmandıracak girişimlerde bulunuyor. Mermi hakkı 106 bin kayıp silah için mi 5 katına çıkarıldı? Mermi hakkının 200 mermiden 1000 mermiye çıkarılmasının akla mantığa sığan hiçbir gerekçesi yoktur.”

     “BU GENELGE  CİNAYETLERİN KATLANARAK ARTMASINA NEDEN OLACAKTIR”

    “İçişleri Bakanlığı’nın güncel faaliyet raporuna göre bugün ülkemizde en az 106 bin 740 kayıp silah bulunmaktadır. Öte yandan, ruhsatsız ve kaçak silah sayısı da yüzbinleri bulmaktadır. Bugün ülkemizde internetten silah satın alınabilmektedir. El altından istediğiniz zaman çok cüzî rakamlara ateşli silah veya av tüfeği alınabilmektedir. Bu silahlarla her gün cinayetler işlenmektedir. Böyle bir ortamda, İçişleri Bakanlığı’nın mermi hakkını 5 kat artırması, daha fazla suç işlenmesine ve bu cinayetlerin katlanarak artmasına neden olacaktır. Buradan iyi niyetimi koruyarak İçişleri Bakanı Soylu’ya tekrar soruyorum: Bakan olarak bu tablo sizi korkutmuyor mu? Bireysel silahlanmayı kısıtlayan bir çalışmayı neden başlatmıyorsunuz? Ülkemizde internetten silah satışını neden hâlâ engellemiyorsunuz?”

    “MERMİ HAKKININ AZ OLDUĞU KANAATİNE NASIL VARILMIŞTIR?”

    CHP’li Mehmet Tüm, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soru önergesi vererek mermi hakkının artırılmasının gerekçesini sordu. CHP’li Tüm’ün önergesinde şu sorular yer aldı:

    Bireysel silahlanmanın, ruhsatsız, kayıp ve kaçak silahlanmanın her geçen gün arttığı ülkemizde bahsi geçen kararın alınmasının gerekçesi nedir?

    Mermi hakkının az olduğu kanaatine nasıl varılmıştır? Bakanlığınız bünyesinde konuya çalışan herhangi bir kurul veya birim var mıdır?

    Mermi hakkının 5 kat artırılmasının gerekçesi nedir? 1000 mermi hakkı ülke güvenliği açısından yaratabileceği tehlikeler üzerine herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?

    Ateşli silah satışını ve kullanımını kısıtlayacak bir çalışma neden yapılmamaktadır?

    Hükûmetiniz tarafından söz verilmesine rağmen internetten silah satışını engelleyecek bir çalışma neden hâlâ başlatılmamıştır?

    Ruhsatsız, kayıp veya kaçak silah bulundurmanın cezasını artıracak bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

  • ‘Sivas Katliamı’yla neden hala yüzleşilmemektedir?’

    ‘Sivas Katliamı’yla neden hala yüzleşilmemektedir?’

    PİRHA – Adalet Bakanlığı’nın Sivas Katliamı’na ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği savunmada katliamdan olay diye bahsedilmesi ve yaşam hakkı ihlalinin tartışılır olduğunu ifade etmesi üzerine CHP’li Mehmet Tüm, meclise soru önergesi verdi. Önergede, “Sivas Katliamı hangi gerekçeyle insanlığa karşı işlenmiş suç olarak kabul edilmemektedir” sorusu yöneltildi.

    Adalet Bakanlığı, Sivas Katliamı davasının zaman aşımı ile düşmesi nedeniyle AYM’ye yapılan bireysel başvuruya savunma gönderdi. Bakanlık, savunmasında katliamdan “olay” diye bahsetti.

    Katliamdan sağ kurtulan başvurucuların “yaşam hakkı ihlali” iddiasının tartışılır olduğunu savunan bakanlık, başvurucuların artık “mağdur sıfatını” taşımadıklarını öne sürdü.

    “MADIMAK’TA YAKILAN ATEŞ HALA YANMAYA DEVAM EDİYOR”

    Konuya ilişkin CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle meclise soru önergesi verdi.

    Bakanlığın savunmasıyla insanlığa karşı suç işlediğini belirten CHP’li Tüm, skandal açıklamalarına ilişkin şunları belirtti:

    “2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yakılan ateş hala yanmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığının Sivas Katliamı’nın zamanaşımı sonrası düşmesine yönelik Anayasa Mahkemesi’ne verdiği savunma, bu ateşi ne yazık ki daha da körüklemiştir. Bakanlık savunmasında katliamdan ‘olay’ diye bahsediliyor, katliam insanlığa karşı suç ve yaşam hakkı ihlali olmadığı belirtiliyor.
    Üstelik bakanlığa, tazminat aldıkları için başvurucular artık ‘mağdur’ değil; mağdurlardan yaralanmalarını ispatlamalarını istiyorlar. Bu bir insanlık ayıbıdır, insanlı adına utançtır. Özellikle Alevi yurttaşlarımızın hassasiyetinin olduğu böyle bir konuda, bu şekilde utanç bir savunma yapılması, AKP’nin hala Sivas katliamının avukatlığını yapmaya devam ettiğini göstermektedir. Adalet Bakanlığının bu savunması, insanlığa karşı işlenmiş suça ortak olmaktır.”

    “BAKANLIĞIN SAVUNMASI İNSANİ DEĞERLERLE ÖRTÜŞMEKTE MİDİR?” 

    CHP’li Mehmet Tüm, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e verdiği soru önergesinde şu soruları yöneltti:

    -Sivas Katliamı hangi gerekçeyle insanlığa karşı işlenmiş suç olarak kabul edilmemektedir?

    -Bakanlığın savunmasında başvurucuların ‘tazminat almaları nedeniyle mağdur olmadığını’ belirtmesi, insani ve ahlaki değerlerle örtüşmekte midir?

    -Bakanlık, katliamdan sağ kurtulanların “yaşam hakkı ihlali” iddiasını kanıtlamalarını istemiş midir?

    -Özellikle Alevi yurttaşlarımızın hassasiyetle yaklaştığı Sivas Katliamıyla neden hala yüzleşilmemektedir?

    (HABER MERKEZİ)

  • Bandırma ve Kepsut cezaevlerinde yaşanan işkence iddiaları meclis gündeminde

    Bandırma ve Kepsut cezaevlerinde yaşanan işkence iddiaları meclis gündeminde

    PİRHA-CHP’li Mehmet Tüm, Bandırma Cezaevi’nde yaşanan darp olaylarına Adalet Bakanlığı’nın “Hükümlünün kendini duvara vurduğu” açıklamasına sert tepki gösterdi ve konuyu Meclis gündemine taşıdı.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e verdiği soru önergesinde, Bandırma ve Kepsut Cezaevlerinde yaşanan işkence ve kötü muamele olaylarını soran CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, cezaevlerinde şüpheli ölümlerin ve işkencelerin korkutucu seviyede arttığını ifade etti.

    “OHAL REJİMİYLE CEZAEVLERİNDE YAŞANAN İŞKENCE OLAYLARI OLAĞANLAŞTIRILDI!”

    Kepsut Cezaevi’nde de bir hükümlünün işkence edilerek öldürüldüğünü ve cezaevi idaresinin bu ölümde sorumluluğu olduğu iddialarını da dile getiren CHP’li Tüm, şunları söyledi:

    “Olağanüstü hâl rejimiyle, cezaevlerinde yaşanan darp, işkence olayları ve şüpheli ölümler olağanlaştırıldı. Hemen her gün onlarca skandal olayı gerek medyadan, gerek tutukluların mektuplarından, gerekse avukatlardan duyuyoruz. Artık işkence şikâyeti üzerine yapılan başvurulara Adalet Bakanlığı da ‘kendini dövdü, kendini duvara vurdu’ gibi akılalmaz yanıtlar vererek konuyu kapatmaya çalışıyor. En son Bandırma Cezaevi için Milletvekilimiz Şenal Sarıhan’ın başvurusuna Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ‘mahkûmun kendini duvara vurduğu’ yanıtı, Türkiye’de insan haklarının geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Kepsut Cezaevinde yine bir hükümlünün işkenceyle öldürülmesine ilişkin cezaevinin sorumluluğu olduğu belirtiliyor ama cezaevi görevlileri hakkında ivedilikle takipsizlik kararı veriliyor. Tüm bunlara baktığımızda, AKP’nin OHAL rejiminin, 12 Eylül rejiminden hiçbir farkının olmadığını çok net görüyoruz. İnsanlık onurunun işkenceyi yeneceğinden, halkımızın sağduyusunun bu anlayışı iktidardan sileceğinden hiç kuşku duymuyoruz.”

    OHAL İLANIYLA BİRLİKTE CEZAEVİNLERİNDE İŞKENCE SUÇUNDA NE KADARLIK BİR ARTIŞ YAŞANMIŞTIR?”

    CHP’li Mehmet Tüm, soru önergesinde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e verdiği soru önergesinde şu soruları iletti:

    1. Balıkesir’de Bandırma ve Kepsut Cezaevleri’nde darp olaylarının yaşandığı iddiası doğru mudur? Bahsi geçen iddialar Bakanlığınızca araştırılmış mıdır?
    2. Bakanlığınıza Bandırma ve Kepsut Cezaevlerinde işkence ve kötü muamele olduğu gerekçesiyle kaç şikâyet başvurusu yapılmış, ilgili görevliler hakkında kaç soruşturma açılmıştır?
    3. Bandırma Cezaevi’nde hükümlülerin yaralanmasına dair “kendilerini duvara vurduğu” iddiası kimlerin beyanına veya hangi delillere dayanmaktadır?
    4. Cezaevlerinde işkence veya kötü muameleye dair yapılan başvuruların kaçı ilgili kişinin “kendini dövdüğü veya duvara vurduğu” gibi iddialarla kapatılmıştır?
    5. Bandırma ve Kepsut Cezaevlerindeki görevlilerin daha önce işkence ve kötü muamele suçundan cezaları bulunmakta mıdır? Bu kişiler hakkında yeni bir soruşturma açılacak mıdır?
    6. OHAL’in ilan edildiği tarih itibariyle, cezaevlerinde işkence ve kötü muamele gerekçesiyle yapılan başvurularda ne kadarlık bir artış vardır? Bu başvuruların kaçı araştırılmıştır?
    7. Bakanlığınız tarafından son bir yılda işkence gerekçesiyle cezalandırılan veya hakkında disiplin soruşturması açılan kişi sayısı kaçtır?
    8. Cezaevlerinde işkence ve kötü muameleyi sonlandırmak amacıyla Bakanlık olarak ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? Cezaevi görevlilerine herhangi bir eğitim verilmekte midir? (HABER MERKEZİ)
  • CHP’li Tüm’den soru önergesi: Yasağın amacı Maraş Katliamı’nı unutturmak mıdır?

    CHP’li Tüm’den soru önergesi: Yasağın amacı Maraş Katliamı’nı unutturmak mıdır?

    PİRHA- CHP Balıkesir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, Maraş Valiliği’nin OHAL’i gerekçe göstererek kentteki tüm etkinlikleri yasaklamasını İçişleri Bakanı’na sordu.

    Maraş Valililiği’nin OHAL’i gerekçe göstererek 1 ay boyunca kentte yapılacak toplantı, gösteri yürüyüşü, miting, anma etkinliği, basın açıklaması ve benzeri etkinlikleri yasaklamasına ilişkin tepki gelmeye devam ediyor.

    “Bu yasak Alevi yurttaşların acısına saygısızlıktır, katliamı unutturma çabasıdır” diyen CHP Balıkesir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Valiliğin bu yasak kararıyla 1978 tarihinde Maraş’ta Alevileri yönelik gerçekleştirilen katliamı unutturmaya çalıştığını ifade eden CHP’li Mehmet Tüm yasaklara rağmen ülkenin dört bir yanında Maraş anmasını yapacaklarını duyurdu.

    Tüm “AKP OHAL rejimini kendi siyasi çıkarı için kullanıyor. Maraş Valiliği, Maraş Katliamı’nın yıldönümüne sayılı günler kala kentteki tüm etkinlikleri iptal ediyor. Valiliğin yasağa ilişkin açıklamasında dalga geçer gibi bir de ‘milli güvenliğe ve kamu düzeninin bozulmaması’ gerekçe gösteriliyor. Alevi yurttaşların üzerinden 39 yıl geçmiş bir katliamı anmasının milli güvenlikle ne alakası var, burada hangi kamu düzeninde bahsediliyor? Bu yasak Alevi yurttaşların acısına saygısızlıktır, katliamı unutturma çabasıdır ve bu insanlık ayıbına bir yerde ortak olmaktır. Yasaklarla kolektif acıları unutturamazsınız” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya verdiği soru önergesinde CHP’li Mehmet Tüm, şu soruları sordu:

    • Alevi yurttaşların Maraş’ta gerçekleştirilen katliamı anmalarına hangi gerekçeyle her yıl yasak getirilmektedir?
    • Alevi yurttaşların hepimizin yüreğini yakan bir katliamı anması ne tür bir milli güvenlik sıkıntısı yaratacaktır?
    • Anma etkinliğinin kamu düzenini nasıl ve hangi gerekçeyle bozacağı düşünülmektedir?
    • OHAL bahanesiyle getirilen bu yasağın amacı Maraş Katliamı’nı unutturmak mıdır? Alevi yurttaşlara yönelik bu ayrımcı tutumdan neden vazgeçilmemektedir?
    • Maraş Katliamı anmasına yönelik başka şehirlerde de benzer anma yasakları uygulanacak mıdır? (HABER MERKEZİ)
  • CHP’li Tüm’den iktidara tepki: Halka saygısızlık yapılıyor

    CHP’li Tüm’den iktidara tepki: Halka saygısızlık yapılıyor

    PİRHA – AKP hükümetinin CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı İlgezdi’nin görevden alınmasını ve belediyeye müfettiş ataması ile başlayan uygulamaları CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm PİRHA’ya değerlendirdi.  Tüm, bunun tamamının siyasi bir operasyon olduğunu söyledi.  

    Önceki günlerde İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da buluna Ataşehir Belediye Başkanı Battal İzgeldi’yi görevden almıştı. CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, PİRHA’ya konuyu değerlendirdi.

    “MUHALİF KESİMLER ÜZERİNDE BASKI VAR”

    Belediye başkanlarının itham edilen konularla ilgili savcılığa başvurup suç duyurusunda bulunduğunu belirten Tüm, “Kendi kendini savcılığa ihbar ediyor. ‘Buyurun gelin beni araştırın’ diyor. Gerekçe olarak gösterdiği konularla ilgili yargıda temize çıkmış. Yargı böyle bir şeyin olmadığını söylemiş. Onun arkasından aynı gerekçelerle operasyon yapılıyor. Bunun ne hukukta ne de insani karşılığı var. Bu Türkiye’de mevcut iktidarın muhalif olan tüm kesimlere yaptığı baskı ve zulümün bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.

    Belediye başkanlarına sonuna kadar inandıklarını ve güvendiklerini söyleyen Mehmet Tüm,  AKP tarafından muhalif kesime yapılan baskının bir parçası olarak görüyoruz.

    “YEREL YÖNETİMLERİN %40 ATAMAYLA YÖNETİLİYOR”

    DBP’li belediyelere atanan kayyumun herhangi bir yargı kararı olmadan atandığını söyleyen CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, şunları dile getirdi:

    “Burada sözümona bir yargı var ama yargı bu konuda gerekeni söylemiş. Bu da onun bir parçası. Farklı da olsa yani orada da burada da yapılan tamamen iktidar tarafından bu ülkede muhalif olanlara gözdağı verip susturmaktır. Şu anda yerel yönetimlerin %40’ı atamayla idare ediliyor. Bu ülkenin %40’ı  şu anda yukarıdan sözümona Milli irade diyorlar, milli idareden anladıkları tek şey tek adamın iradesi. Seçimle gelmiş belediye başkanlarını tehditle, zorla görevden alarak şu anda atama ile idare ediyorlar. Bu onları seçenlere büyük bir haksızlık ve saygısızlıktır. Tek anladıkları tek adam iradesi, tek adam ne diyorsa onu yerine getiriyorlar. Bugünler geçecek, bunları hep birlikte aşacağımıza inanıyorum.”

    ORTAK TALEP, BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAK

    DBP’li belediyelere ve CHP’li belediyelere yönelik yapılan uygulamaları Hitler Almanya’sına benzeten Mehmet Tüm, anti demokratik uygulamalara karşı mücadele çağrısında bulundu.

    “Tüm vicdan sahibi insanların bu anti demokratik anlayışa, bu faşizan anlayışa karşı hep birlikte durması gerekiyor. Hepimizin ortak talebi, bu ülkede hak, hukuk adalet, demokrasi, yargı bağımsızlığı ve özgür basın istiyoruz. OHAL’in kaldırılması Türkiye’in normale dönmesini istiyoruz. Tüm mağduriyetlere karşı herkes olduğu alanda mücadele etmek durumunda. Bu ülkenin demokrasi ve barışa ihtiyacı var.” (HABER MERKEZİ)