PİRHA- CHP Tunceli İl Başkanı Berkay Gündoğan, genel merkez tarafından seçilmiş il yönetiminin görevden alınmasının ardından düzenlenen yürüyüşün ardından yaptığı açıklamada, alınan kararın örgüt iradesine yönelik antidemokratik bir müdahale olduğunu belirterek, “Bu kararın Tunceli örgütü nezdinde hiçbir meşruiyeti yoktur” dedi.
Etiket: CHP
-

İzmir’de CHP belediyelerine operasyon: İki belediye başkanı gözaltına alındı!
PİRHA- İzmir’de CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişi hakkında da gözaltı kararı verildi.
İzmir’de CHP’li belediyelere yönelik yeni bir operasyon gerçekleştirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında sabah saatlerinde Balçova ve Seferihisar belediyelerine eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyon kapsamında Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in annesi Meryem Yiğit ile Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi ve eski CHP İzmir Milletvekili Doğuş Bayır’ın da bulunduğu öğrenildi.
Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ise Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in de aralarında bulunduğu toplam 24 kişi hakkında gözaltı işlemi uygulandığı belirtildi.
Operasyonlara ilişkin soruşturmanın sürdüğü, gözaltı sayısının artabileceği ifade edildi.
PİRHA/İZMİR
-

CHP’de kurultay tartışması büyüyor: İl başkanlarından olağanüstü kurultay çağrısı!
PİRHA- CHP’nin 39. Olağan Kurultayı öncesinde seçilen çok sayıda il başkanı ve örgüt temsilcisi, parti yönetimine yönelik ortak bir açıklama yayımlayarak olağanüstü kurultay talebinde bulundu. Açıklamada, son dönemde gerçekleştirilen görevden alma ve disiplin süreçlerine tepki gösterildi.
Aralarında daha sonra görevden alınan il başkanlarının da bulunduğu 74 il başkanı ile 81 ilden örgüt temsilcisinin imzasını taşıyan bildiride, parti içi demokrasinin işletilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, örgütlerin iradesinin yok sayıldığı savunularak, görevden alma ve ihraç kararlarının kabul edilmediği ifade edildi. Parti tabanının ve örgütlerin baskılar karşısında geri adım atmayacağı belirtilen bildiride, CHP’nin geleceğinin örgütlerin ortak iradesiyle şekillenmesi gerektiği kaydedildi.
İl başkanları ve örgüt temsilcileri, yaşanan tartışmaların çözümü için olağanüstü kurultayın toplanmasını isterken, parti içinde dayanışma ve mücadele kararlılığının sürdürüleceğini dile getirdi.
Bildiride ayrıca, örgütlerin demokratik haklarını kullanmaya devam edeceği belirtilerek, parti yönetimine örgütlerin sesine kulak verme çağrısı yapıldı. Açıklama, “Korkmuyoruz, yılmıyoruz, boyun eğmiyoruz” vurgusuyla sona erdi.
HABER MERKEZİ
-

Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut tutuklandı!
PİRHA- CHP’li Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut ve 7 kişi tutuklandı.
Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Silifke Belediyesi’ndeki bazı kamu görevlileri ve bu kişilerle irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler hakkındaki ihbarlar doğrultusunda başlatılan soruşturma kapsamında Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un da bulunduğu 7 kişi tutuklandı, 11 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
HABER MERKEZİ
-

CHP’de 9 milletvekilinin üyeliği düşürüldü!
PİRHA- CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiği 9 milletvekilinin parti üyeliklerinin Yargıtay kayıtlarından çıkarıldığı ortaya çıktı. Kararın ardından CHP’nin Meclis’teki üye sayısı 138’den 129’a geriledi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” kararının ardından genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK), 10 Haziran’da yaptığı toplantıda 9 milletvekilini kesin ihraç istemiyle ve tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etmişti.
Disiplin süreci henüz tamamlanmadan söz konusu milletvekillerinin parti üyeliklerinin Yargıtay’ın siyasi parti üyelik kayıtlarından çıkarıldığı öğrenildi.
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, e-Devlet üzerinden yaptığı kontrolde üyeliğinin silindiğini gördüğünü belirterek karara tepki gösterdi. Akdoğan, disiplin sürecinin devam ettiğini, YDK’da savunma ve yargı yoluna başvurma haklarının bulunduğunu vurgulayarak üyeliklerin bu aşamada silinmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.
“TEDBİRLİ SEVK NEDENİYLE YAPILAN RUTİN İŞLEM”
Konuya ilişkin açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ise CHP Genel Sekreterliği tarafından disiplin sevklerinin Yargıtay’a bildirildiğini, tedbirli sevk uygulaması nedeniyle üyelik kayıtlarının süreç sonuçlanıncaya kadar pasife alınmasının olağan bir prosedür olduğunu ifade etti.
Yaşanan gelişmeyle birlikte CHP’nin kayıtlı milletvekili sayısı 129’a düşerken, kararın TBMM Başkanlığı’na da bildirilmesi bekleniyor. Bildirimin ardından Meclis’in resmi internet sitesinde söz konusu isimlerin siyasi kimliklerinin “bağımsız milletvekili” olarak güncellenebileceği belirtiliyor.
DİSİPLİNE SEVK EDİLEN MİLLETVEKİLLERİ
Kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen isimler şunlar:
Ensar Aytekin
Ali Mahir Başarır
Gökhan Günaydın
Nurhayat Altaca Kayışoğlu
Özgür Karabat
Umut Akdoğan
Veli Ağbaba
Turan Taşkın Özer
Burhanettin Bulut
HABER MERKEZİ
-

CHP’de kritik gün: Olağanüstü kurultay için toplanan imzalar Genel Merkez’e teslim ediliyor!
PİRHA- CHP’de mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizinde gözler bugün Genel Merkez’e çevrildi. Özgür Özel’e destek veren delegelerin topladığı yaklaşık 900 imzanın olağanüstü kurultay talebiyle teslim edilmesi beklenirken, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi hukuki süreçleri gerekçe göstererek kurultay çağrısına mesafeli yaklaşıyor.
CHP’de 38. Olağan Kurultay’a ilişkin verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan tartışmalar yeni bir aşamaya taşındı. Özgür Özel’e destek veren delegelerin topladığı yaklaşık 900 imzanın bugün CHP Genel Merkezi’ne teslim edilmesi bekleniyor.
CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultayın toplanabilmesi için genel başkanın çağrısı, Parti Meclisi’nin kararı ya da kurultay delegelerinin beşte birinin noter onaylı imzalarıyla başvuruda bulunması gerekiyor. Delegelerin topladığı imza sayısının, seçimli olağanüstü kurultayın yapılabilmesi için gerekli olan çoğunluğun üzerinde olduğu belirtiliyor.
Başvurunun genel başkanlığa ulaşmasının ardından tüzük gereği olağanüstü kurultayın en geç 45 gün içinde yapılması gerekiyor. Ancak parti yönetiminde bu konuda farklı değerlendirmeler bulunuyor.
Kılıçdaroğlu’na yakın isimler kurultaya ilişkin devam eden hukuki süreçler ve mahkemeden çıkan tedbir kararlarını gerekçe göstererek olağanüstü kurultay talebinin mevcut koşullarda işleme konulamayacağını savunuyor. Özgür Özel’e yakın çevreler ise delegelerin iradesinin yok sayılamayacağını belirterek olağanüstü kurultayın toplanması gerektiğini ifade ediyor.
Öte yandan CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun son toplantılarında parti içi disiplin süreçleri de gündeme geldi. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ile CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç hakkında ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk sürecinin değerlendirildiği belirtiliyor. Parti yönetiminin, yaşanan siyasi ve hukuki krizlerden sorumlu tuttuğu isimlere yönelik disiplin işlemlerini sürdürmesi bekleniyor.
Parti Meclisi’nin daha önce aldığı karar doğrultusunda olağan kurultay takvimine ilişkin hazırlıklar da devam ediyor. Parti kaynakları, olağan kurultay sürecinin başlatılması halinde sürecin yaklaşık beş ila altı ay sürebileceğini ifade ediyor.
Bugün teslim edilmesi beklenen imzaların ardından gözler CHP Genel Merkezi’nin atacağı adımlara çevrildi. Olağanüstü kurultay talebinin işleme alınıp alınmayacağı ve parti yönetiminin bu talebe nasıl yanıt vereceği, CHP’deki güç mücadelesinin seyrini belirleyecek en önemli başlıklardan biri olarak görülüyor.
HABER MERKEZİ
-

Meclis’te ‘Suriye’de Alevi soykırımını durdurun’ çağrısı: İmzalar partilere sunuldu!-VİDEO
PİRHA-Türkiye, Avrupa, Amerika ve Avustralya’dan 606 kurumun desteğiyle yürütülen “Soykırımı Durdurun” kampanyası kapsamında toplanan imzalar TBMM’ye teslim edildi. Meclis’te düzenlenen basın toplantısında konuşan CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu ile DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Suriye’de Aleviler başta olmak üzere azınlıklara yönelik hak ihlalleri ve kadınlara dönük şiddet iddialarına dikkat çekerek uluslararası topluma acil harekete geçme çağrısında bulundu.
Basın toplantısında konuşan CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, Suriye’de rejim değişikliğinin ardından özellikle Alevilere yönelik ağır saldırılar yaşandığını ifade etti. Bu saldırıların zamanla Hristiyanlara, diğer azınlıklara ve laik Sünnilere kadar genişlediğini belirten Mullaoğlu, son dönemde kadınlara yönelik tecavüz, kadın kaçırma ve çocuk kaçırma olaylarının sürdüğünü söyledi.
Sadece Alevi kimliği nedeniyle insanların işlerinden çıkarıldığını, emekli olanların ise emekli maaşlarının kesildiğini iddia eden Mullaoğlu, farklı siyasi partilerden ve çeşitli toplumsal kurumlardan temsilcilerin ortak bir insani duruş sergilemek amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti.
“72 MİLLETE BİR GÖZLE BAKAN BİR İTİKAT İNANCI MENSUPLARIYIZ”
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise Aleviliğin 72 millete bir gözle bakan bir inanç olduğunu kaydederek, zulmün kimden geldiğine bakmaksızın her türlü baskının karşısında durduklarını dile getirdi. Esad döneminde yaşanan hak ihlallerini de hiçbir zaman savunmadıklarını belirten Fırat, kim olursa olsun zulmün karşısında olduklarını söyledi.
“SURİYE’DE ALEVİLERİN YAŞAM HAKKINI VE HALKLARIN KENDİ KADERİNİ TAYİN ETME HAKKINI SAVUNUYORUZ”
Konuşmasının devamında Celal Fırat, dünyanın farklı ülkelerinden bireyler ve kurumlar olarak Suriye’de yaşanan şiddet, baskı ve insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayı reddettiklerini belirtti.
Suriye’de Alevilerin yaşam hakkının korunması, azınlıkların güvence altına alınması ve halkların kendi kaderini tayin etme hakkının savunulması amacıyla uluslararası bir imza kampanyası yürüttüklerini ifade eden Fırat, sivillere yönelik saldırıların durdurulmasını ve kadınlara karşı işlenen suçların soruşturulmasını talep ettiklerini söyledi.
“ALEVİ, DÜRZİ VE HRİSTİYAN TOPLULUKLAR SİSTEMATİK ŞİDDETLE KARŞI KARŞIYA”
Celal Fırat, bugün başta Aleviler, Dürziler ve Hristiyan topluluklar olmak üzere birçok halkın sistematik şiddet, zorla yerinden edilme ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yaşananların tekçi ve köktendinci bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu savunan Fırat, HTŞ ve diğer silahlı grupların işlediği iddia edilen insan hakları ihlallerine ilişkin uluslararası raporların her geçen gün arttığını söyledi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Uluslararası Af Örgütü, Human Rights Watch, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ve Suriye İnsan Hakları Ağı tarafından yayımlanan raporlara işaret eden Fırat, başta Aleviler olmak üzere seküler yaşam tarzını benimseyen birçok kişinin işlerinden uzaklaştırıldığını, mülksüzleştirildiğini ve ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
“ALEVİ KADINLARA YÖNELİK SALDIRILAR ARTIK SON DERECE TEHLİKELİ BİR BOYUTA ULAŞMIŞTIR”
Konuşmasının önemli bir bölümünü kadınlara yönelik ihlallere ayıran Celal Fırat, 2025 yılı boyunca çok sayıda Alevi ve Kürt kadınının ağır insan hakları ihlallerine maruz kaldığını söyledi. Uluslararası kuruluşların raporlarında özellikle Alevi kadın ve kız çocuklarının kaçırılması, cinsiyete dayalı şiddete uğraması, zorla evlendirilmesi ve kimliklerinden koparılması riskinin giderek arttığının ortaya konulduğunu belirtti.
Kadınların kaçırılmasının “İslam’ı seçti”, “gönüllü ayrıldı” ya da “Allah yolunda gitti” gibi söylemlerle meşrulaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Fırat, bu şekilde kaçırma ve alıkoyma olaylarının görünmez hale getirildiğini söyledi.
“BETÜL SÜLEYMAN ALUŞ VAKASI EN ÇARPICI ÖRNEKLERDEN BİRİDİR”
Celal Fırat, 29 Nisan 2026 tarihinde kaçırıldığı belirtilen Betül Süleyman Aluş olayının bu sürecin en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi. Ailesinden edinilen bilgilere göre Aluş’un Ceble’de HTŞ kontrolündeki ve Selefi-Vahhabi anlayışın dayatıldığı bir kız yurdu veya eğitim merkezinde tutulduğunun iddia edildiğini aktaran Fırat, genç kadının özgür iradesini kullanıp kullanamadığı ve ailesiyle iletişim kurup kuramadığı konusunda ciddi endişeler bulunduğunu ifade etti.
Betül Süleyman Aluş ve benzer durumda bulunan kadınlar için sessiz kalmanın yalnızca bireysel bir özgürlük ihlaline göz yummak anlamına gelmediğini belirten Fırat, bunun aynı zamanda Alevi toplumuna yönelik sistematik baskı politikalarının yaygınlaşmasına zemin hazırladığını söyledi.
“ULUSLARARASI RAPORLARDA BELGELENEN İHLALLER”
Celal Fırat, Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu ile Human Rights Watch’un raporlarında kadınların kaçırılması, cinsel şiddete maruz bırakılması ve kötü muamelenin sistematik yöntemler olarak yer aldığını ifade etti.
Aralık 2024 sonrasında ve Mart 2025’te Alevilere yönelik saldırılarda 1.400’den fazla kişinin hayatını kaybettiğinin raporlara yansıdığını belirten Fırat, işkence vakaları ve sistematik mülk yıkımlarının da belgelendiğini söyledi. Temmuz 2025’te Süveyda’da Dürzi toplumuna yönelik saldırılarda 1.500’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini, Ocak 2026’da ise Halep’te Kürt yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar sonucunda yaklaşık 100 ila 150 bin sivilin yerinden edildiğini hatırlattı.
Kadınların kaçırılması, cinsel şiddete maruz bırakılması ve kötü muamelenin sistematik saldırı yöntemleri arasında yer aldığını belirten Fırat, keyfi tutuklamalar, zorla kaybetmeler, işkence ve gözaltında ölümlerin de yaygın şekilde rapor edildiğini ifade etti.
“ULUSLARARASI TOPLUMA VE KADIN ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRIDIR”
Celal Fırat, Suriye’de yaşananların yalnızca bir güvenlik sorunu olmadığını, halkların var olma, inançlarını özgürce yaşama ve kendi geleceklerini belirleme mücadelesi olduğunu söyledi. Alevi, Dürzi, Hristiyan ve Kürt toplumlarına yönelik saldırıların ülkenin çoğulcu yapısını ortadan kaldırmayı amaçlayan baskı politikalarının parçası olduğunu belirtti.
Fırat, Betül Süleyman Aluş ve benzer şekilde kaçırıldığı belirtilen tüm kadınların derhal özgürlüklerine kavuşturulmasını, Suriye’de başta Alevi kadınlar olmak üzere tüm kadınlara yönelik kaçırma, cinsel şiddet, zorla evlendirme ve ideolojik baskı uygulamalarının sona erdirilmesini istedi.
HTŞ’ye bağlı silahlı grupların Alevilere ve diğer azınlıklara yönelik işlediği iddia edilen suçların bağımsız uluslararası bir soruşturma komisyonu tarafından araştırılması, sivillere yönelik saldırılar ile etnik ve dinsel temizlik uygulamalarının durdurulması, insan hakları ihlallerinin bağımsız mekanizmalar tarafından izlenmesi ve sorumlular hakkında etkin yargı süreçlerinin işletilmesi çağrısında bulunan Fırat, halkların kendi kaderini tayin etme hakkına saygı gösterilmesi ve azınlıkların güvenliğinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Uluslararası toplumu, insan hakları kuruluşlarını, kadın örgütlerini ve demokratik kurumları Suriye’de yaşanan insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalmamaya davet eden Celal Fırat, kaçırılan kadınların özgürlüğüne kavuşturulması ve Suriye’de tüm halkların eşit, özgür ve güvenli yaşayabileceği demokratik bir gelecek için uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
PİRHA/ANKARA
-

Kılıçdaroğlu: Ahlaklı, erdemli bir kurultayı toplayacağım!
PİRHA- Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı grup toplantısında, kurultayı yapacaklarını belirterek, “Ahlaki değerlerimiz yeniden korumak ve inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Kim kirlilikten medet umduysa onun hesabını soracağım” diye konuştu.
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, partimizin grup toplantısında konuşuyor. https://t.co/zHFDDvTTzk
— CHP 🇹🇷 (@herkesicinCHP) June 9, 2026
“Mutlak butlan” kararı ile CHP’nin Genel Başkanlığına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısını CHP Genel Merkezi’nde yaptı.
“HESABINI SORACAĞIM”
Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hepimiz halkın umuduyuz, halka umut vermek zorundayız. Beraber çalışmak, birlikte mücadele etmek zorundayız. Her şeyi ama her şeyi sizin için yapıyorum. Asla sizleri utandırmayacağım. Ülkenin içinde bulunduğu durumu biliyoruz. Ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı CHP’dir. Türkiye’nin sorunlarına çözüm üreten, akılcı çözümler üreten tek parti CHP’dir.
Ahlaki değerlerimiz yeniden korumak ve inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Kim kirlilikten medet umduysa onun hesabını soracağım.
Gerçek değişim 3 aşamadan oluşacak. Birincisi arınma ve temiz siyaset. İkincisi üretici kalkınma. Faiz baronlara karşı mücadele edeceğiz. Üçüncüsü ise iktidarın yarattığı tahribatın düzeltilmesi lazım.
Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette toplayacağım.”
HABER MERKEZİ
-

Kılıçdaroğlu Meclis’te yapacağı grup toplantısını CHP Genel Merkezi’ne aldı!
PİRHA- “Mutlak butlan” kararı ile CHP’nin Genel Başkanlığına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısı kararını verdi. Kılıçdaroğlu Meclis Grup toplantısına katılmayacağı açıklandı.
Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada, “Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum: Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız! Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum. Biz biriz ve birlikteyiz.
” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının ardından Meclis Dikmen kapısında bulunan Kılıçdaroğlu taraftarları CHP Genel Merkezi’ne geçti.
HABER MERKEZİ
-

CHP’de gerilim tırmanıyor: Özel mi, Kılıçdaroğlu mu konuşacak?
PİRHA-CHP’de mahkemenin mutlak butlan kararının ardından yaşanan liderlik tartışması Meclis’e taşındı. Hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Özgür Özel grup toplantısında konuşacağını açıklarken, kürsüye hangi ismin çıkacağı belirsizliğini koruyor. Meclis önünde toplanan binlerce partili ise gelişmeleri yakından takip ediyor.
CHP’de mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının ardından yaşanan siyasi gerilim sürüyor. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ile görevden alınan Özgür Özel, bugün gerçekleştirilecek grup toplantısında konuşacaklarını açıkladı. Ancak toplantıda kürsüye hangi ismin çıkacağı belirsizliğini koruyor.
MİLLETVEKİLLERİ SALONDA BEKLİYOR
Sabah saatlerinde grup toplantısı öncesinde Özgür Özel’e yakın milletvekilleri toplantının yapılacağı salona girerek beklemeye başladı. Parti içinde yaşanan yetki tartışmasının Meclis’e taşınması dikkat çekti.
KILIÇDAROĞLU MECLİS BAŞKANLIĞI’NA BAŞVURDU
Edinilen bilgilere göre Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısına ilişkin süreç kapsamında Meclis Başkanlığı’na başvuruda bulundu. Özgür Özel ise daha önce yaptığı açıklamada grup toplantısını kendisinin yöneteceğini ifade etmişti.
MECLİS ÖNÜNDE YOĞUN KATILIM
Grup toplantısı öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde her iki ismi destekleyen kalabalıklar toplandı. Halk TV’nin aktardığı bilgilere göre, Kılıçdaroğlu’nu destekleyen yaklaşık bin 400, Özgür Özel’i destekleyen ise yaklaşık 4 bin 400 kişi toplantıyı izlemek amacıyla akreditasyon başvurusunda bulundu.
GÜVENLİK GEREKÇESİYLE GİRİŞLERE İZİN VERİLMEDİ
Yoğun başvuru nedeniyle Meclis çevresinde güvenlik önlemleri artırılırken, güvenlik gerekçesiyle destekçilerin Meclis’e alınmadığı bildirildi.
HABER MERKEZİ
-

Sol partilerden Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’a Kılıçdaroğlu tepkisi!
PİRHA- Devrimci Parti, SYKP, TÖP ve Yeşil Sol Parti Mersin İl örgütleri Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklamasına tepki göstererek, “Bizler, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ı şiddetle kınıyor, bundan sonraki icraatlarının sıkı takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz” dedi.
CHP hakkında verilen ‘mutlak Butlan’ kararı sonrası genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklayan Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın bu tutumu tepkilere yol açtı.
Devrimci Parti, SYKP, TÖP ve Yeşil Sol Parti Mersin İl örgütleri Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın tutumuna dair açıklama yaptı.
Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri destek verdi. Siyasi partiler adına açıklamayı Yeşil Sol Parti’den Metin Süt okudu.
“ÖZÜR DİLİYORUZ”
Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın tavrının, sosyalist geçmişi, seçilirken geniş bir seçmen kitlesinin desteğini almış olması sebebiyle sol kamuoyunda öfke ile karşılandığını belirten Süt, şunları dile getirdi:
“Demokrasi güçlerinin, Kürt halkının ve tüm sosyalistlerin sahadaki emekleri ve fedakârlıklarıyla elde edilen siyasal imkanları, kişisel kariyer basamağına dönüştüren anlayışlar ne yeni ne de şaşırtıcıdır. Seçildikten sonraki bir yıllık süre içerisinde kendisini adaylaştıran ve sonrasında da seçen siyasal çevre ve örgütlerle bağlantısını kesmek için elinden geleni yapmıştır. İçinden çıkıp geldiği Yeşil Sol Parti ile ilişkisini kesmiş, yakın çevresinde bulunan başkan yardımcılarının işine son vermiş ve belediyeyi tek adam rejimiyle, bugün Kemal Kılıçdaroğlu MYK’sında yer aldığı açıklanan Yıldırım Kaya’nın eski ekibiyle yönetmekte, kararlı bir tutum içerisinde olmuştur.
Seçim çalışmaları sürecinde demokrasi güçlerinin ortak mücadelesinin diliyle siyaset yapanların, bugün o mücadeleyi görünmez kılması, mücadele arkadaşlarını yok sayması bir savrulmadır. Bu savrulma yalnızca bireysel değil politik ve ideolojiktir.
Bu değerlendirmelerimiz kendisiyle defalarca paylaşılmış, ancak kendisini ittifakla destekleyen güçler tarafından yanlıştan dönebileceği umuduyla, kamuoyuna gerekli açıklama yapılmamış veya yapılamamıştır. Ancak bugün gelinen nokta tüm beklentilerin boşa çıktığı, bir ihanet noktasıdır. Çünkü CHP’ye dönük mutlak butlan hamlesi yalnızca bir partiye yönelik hukuki bir müdahale değil; seçme ve seçilme hakkına, demokratik siyaset zeminine, toplumsal muhalefetin birikimine ve Türkiye halklarının ortak geleceğine yönelmiş açık bir saldırıdır. Kayyum rejimiyle Kürt halkının iradesini gasp eden, üniversitelere, belediyelere, emek örgütlerine, kadın ve gençlik mücadelelerine baskı uygulayan iktidar, bugün tasfiye siyasetini muhalefetin bütününe yaymaktadır.
Abdurrahman Yıldız’ın müesses nizamın mutlak butlan hamlesinin ne anlama geldiğini bilememesi veya okuyamaması mümkün değildir. Tüm değerlerini yitirmiş birisinin, sanki CHP’liymiş gibi, CHP içerisinde bir mücadele varmış ve o da tavrını ortaya koymuş gibi bir davranışın gerçek olmadığı hepimizce malumdur. Kendisini destekleyen sol, sosyalist güçlere ve Kürt halkına zaten sırtını dönmüş olan A. YILDIZ, mutlak butlan destekçiliği ile ihanet noktasına gelmiştir.
Bizler kim olursa olsun, halkın ortak emeğiyle elde edilen meşruiyeti, halktan ve mücadeleden koparak tüketen, her siyasi pratiğin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bizler, Toroslar Belediye başkanı Abdurrahman Yıldız’ı şiddetle kınıyor, bundan sonraki icraatlarının sıkı takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Ayrıca Yeşil Sol Parti olarak da; adaylık sürecinden, seçilmesine kadar geçen sürede gösterdiğimiz çaba ile Abdurrahman Yıldız’ın seçilmesine imkân verdiğimiz için Toroslar halkından özür diliyoruz.”
HABER MERKEZİ
-

Kılıçdaroğlu’nun A takımı açıklandı!
PİRHA-“Mutlak butlan” kararı sonrası CHP yönetimine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, MYK listesini açıkladı.
“Mutlak butlan” kararı sonrası Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ekibini belirledi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı olurken, Sarı yaptığı açıklamada, “Mutlak butlan” kararına istinaden CHP’nin hukuk tarafından belirlenmiş yetkili kurumları ve organları çalışmaya başladı” dedi. Sarı, “Kurulumuz Sayın Genel Başkanımızla beraber 19 arkadaşımızdan oluşuyor. 3 branş kurul olarak çalışacak. Sorumlu bir genel başkan yardımcısı olmayacak. Bunlar ekonomi politikaları, dış politika ve hukuk ve seçim işleri birimleri. Bu üç birim doğrudan genel başkana bağlı olarak yürütülecek. Onun dışında genel başkanımızın haricinde 18 kişilik bir genel başkan yardımcıları yani Merkez Yürütme Kurulumuz var” dedi.
Belirlenen 18 isim şöyle:
“Genel Sekreter Rıfat Turuntay Nalbantoğlu
Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal
İdari ve Mali İşlemlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı/Sayman Bülent Kuşoğlu
Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı
Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer
Medya ve Halkla İlişkilerin Koordinasyonundan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir
Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay
İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat
Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç
Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya
Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Efe Uyar
Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek
Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik
ARGE ve Üretim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hakan Uyanık
Bölgesel Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nevaf Bilek
İşçi Sendikaları ve STK’lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adnan Demirci
Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan
İnsan Hakları ve Aileden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi”HABER MERKEZİ
-

Kazım Gündoğan: Türkiye’de yeni bir rejim inşa edilmek isteniyor-VİDEO
PİRHA- Araştırmacı-yazar Kazım Gündoğan, Türkiye’de ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin küresel güç dengelerindeki değişimden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, bölgede yeni bir rejim inşasının hedeflendiğini kaydetti. Gündoğan, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “bir proje” olduğunu savunarak, “Mesele Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği değil. O bir devlet aklının ve yüklendiği görevin gereğini yerine getiriyor” dedi.
Araştırmacı-yazar Kazım Gündoğan, Türkiye’de Kürt sorunu ekseninde yürütülen tartışmalar ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündoğan, Türkiye’de ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin yalnızca yerel dinamiklerle açıklanamayacağını belirterek, sürecin uluslararası boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sürecin hangi dinamikler üzerinden yürüdüğünün ve nereye evrileceğinin henüz net olmadığını belirten Gündoğan, buna karşın dünyada ve bölgede eski dengelerin çöktüğünün açık biçimde görüldüğünü ifade etti.
“DÜNYA DÜZENİ DENGELERİ YERLE BİR OLUYOR”
Dünyada siyasal, hukuksal ve ekonomik dengelerin değiştiğini söyleyen Gündoğan, “Gerek dünyada gerekse bölgede ve Türkiye’de eski dünya düzeni dengeleri siyasal olarak, hukuksal olarak, ekonomik olarak hepsi yerle bir oluyor, değişiyor” dedi.
Uluslararası kurumların işlevsiz hale geldiğini savunan Gündoğan, “Ne Birleşmiş Milletler’in, ne NATO’nun, ne başka uluslararası hukuk ve siyasi mekanizmaların hiçbiri yerinde duramıyor. Artık işlevsiz kalmış durumdalar” ifadelerini kullandı.
“ÇETE VE MAFYATİK BİR DEVLET DÜZENİ ORTAYA ÇIKARILIYOR”
Ortadoğu’da yüz yıl önce kurulan düzenin dağıldığını belirten Gündoğan, bölgede ulus devletlerin tasfiye edildiğini kaydetti. Irak, Suriye ve Libya örneklerini hatırlatan Gündoğan, “Klasik burjuva devlet geleneğinin parçalanması ve onun yerine daha çok çete ve mafyatik bir devlet düzeninin ortaya çıkarılması söz konusu” diye konuştu.
Benzer bir modelin Türkiye için de düşünüldüğünü savunan Gündoğan, bunun bir varsayım değil, mevcut gelişmelerden okunabilen bir durum olduğunu söyledi.
Türkiye’de eski devlet yapısının tasfiye edildiğini kaydeden Gündoğan, “Türkiye’de eski rejimin çarpık da olsa laik burjuva devlet aygıtının parçalanması ve yeni bir devlet düzeninin kurulması hedefleniyor” dedi.
Gündoğan, küresel güçlerin liberal devlet anlayışından uzaklaştığını ifade ederek, “Tek adamı yönetmek ve yönlendirmek çok daha kolay olduğu için tek adam rejimlerine ihtiyaç duyuluyor” değerlendirmesinde bulundu.
“KÜRTLERİN STATÜ KAZANMASINI ENGELLEME STRATEJİSİ İZLENİYOR”
Kürt sorunu bağlamında yürütülen politikalara da değinen Gündoğan, yüz yıllık devlet politikalarının Kürtlerin uluslaşmasını engellemeye dönük olduğunu söyledi. Demokratik Kürt Hareketi’nin mücadelesiyle bu engellerin büyük ölçüde aşıldığını belirten Gündoğan, bugün ise Kürtlerin statü kazanmasını engellemeye yönelik yeni bir strateji izlendiğini savundu.
“Türkiye bütün oyunlarıyla Kürtlerin bir statü kazanmasını engelleme stratejisi izliyor” diyen Gündoğan, devlet ile Abdullah Öcalan arasında yürütülen görüşmelerin kamuoyuna yeterince yansımadığını da ifade etti.
“SAVAŞIN BİTMESİ HEPİMİZİN ARZUSU”
Sürece ilişkin bütün eleştirilerine rağmen barış talebinin önemine dikkat çeken Gündoğan, “Savaşın bitmesi, bir barış sürecinin gerçekleşmesi hepimizin arzusu” dedi.
Demokratik hak ve özgürlüklerin yalnızca Kürtler için değil tüm toplum için gerekli olduğunu belirtti.
“KILIÇDAROĞLU BİR PROJEYDİ”
Konuşmasının devamında CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gündoğan, Kılıçdaroğlu’nun belirli bir devlet projesinin parçası olduğunu söyledi.
2019 yılında bu konuda yazı yazdığını hatırlatan Gündoğan, “Kılıçdaroğlu bir proje. Tayyip Erdoğan’a yüklenen misyonun benzerinin Kılıçdaroğlu’na da yüklendiğini düşünüyorum” dedi.
Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı gibi gelişmelerin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“MEVCUT REJİMİN ÖNÜNDEKİ ENGEL YENİ TABLOYDU”
Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ortaya çıkardığı yeni siyasi tablonun beklenmedik bir gelişme olduğunu söyleyen Gündoğan, bunun mevcut rejim değişikliği planlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Ortadoğu tipi yönetim modellerine uyumlu hale getirilmek istendiğini belirten Gündoğan, Kılıçdaroğlu’nun da bu süreçte rol üstlendiğini belirtti.
“MESELE KILIÇDAROĞLU’NUN ALEVİLİĞİ DEĞİL”
Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği nedeniyle hedef alınmasına karşı çıktığını belirten Gündoğan, eleştirilerinin kimliğine değil siyasi tutumuna yönelik olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu’nun Alevilerin kamusal hakları konusunda olumlu bir rol oynamadığını belirten Gündoğan, “Kılıçdaroğlu zaten hiçbir zaman ‘Ben Aleviyim’ diyerek Alevi inancını ya da Alevilerin kamusal haklarını savunan bir siyaset yürütmedi. Tam tersine Alevilerin önüne bariyerler çeken, onları oyalayan bir devlet adamı profiliyle karşı karşıyayız” dedi.
Alevi kimliği üzerinden yürütülen aşağılayıcı ve dışlayıcı söylemlere karşı olduklarını vurgulayan Gündoğan, “Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğine yönelik saldırılar, ötekileştirme ve nefret dili elbette karşı çıkılması gereken şeylerdir. Ancak mesele Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği, hırsı ya da intikamcılığı değildir” ifadelerini kullandı.
Gündoğan, Kılıçdaroğlu’nun belirli bir devlet politikası doğrultusunda hareket ettiğini kaydederek, “O bir devlet aklının ve yüklendiği görevin gereğini yerine getiriyor. Meseleye böyle bakılması gerekiyor” diye konuştu.
“ORTAK BİR CEPHEYLE BU YENİ REJİMİN İNŞASI DURDURULMALI”
Konuşmasının sonunda demokratik ve laik bir gelecek vurgusu yapan Gündoğan, Kürtlerin, Alevilerin, sosyalistlerin ve tüm emek güçlerinin ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.
“Ortak bir cepheyle bu yeni rejimin inşasını durdurmaları gerekiyor” diyen Gündoğan, aksi halde ülkenin daha karanlık bir sürece sürükleneceğini kaydetti.
Elif SONZAMANCI/KÖLN
-

Buca Belediye Başkanı Görkem Duman gözaltına alındı!
PİRHA- İzmir’in Buca ilçe Belediyesi’ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında belediye başkanı Görkem Duman’ın da aralarında olduğu 62 kişi gözaltına alındı.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) dönük operasyonlar sürüyor. Bu sabahta İzmir’in Buca ilçe Belediyesi’ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında belediye başkanının da aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında belediye binasına polisler tarafından baskın düzenlenirken, aralarında Belediye Başkanı Görkem Duman, önceki dönem belediye başkanı Erhan Kılıç’ın da olduğu 62 kişi gözaltına alındı.
HABER MERKEZİ
-

Özgür Özel yönetimi Meclis’te toplandı
PİRHA- CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de CHP Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) topladı.
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Yönetim Kurulu Toplantı Salonu’nda MYK üyeleriyle bir araya geldi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, toplantı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Emir, salı günü Meclis’te yapılması planlanan Grup Toplantısına ilişkin, “Yönetmeliğimize, tüzüğümüze ve Meclis teamüllerine göre Grup Yönetim Kurulu, Grup Genel Kurul toplantısının saatini belirler, gündemini ve zamanını belirler ve yapar. Bu yasal zemin 100 yıllık partide ben kendimi bildim bileli var. Önümüzdeki salının daha önceki salılardan bir farkı yoktur” dedi.
“BİZİM AÇIMIZDAN TARTIŞMAYA YER YOK”
Emir, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Özgür Özel’in Grup Başkanı seçilmesine ilişkin itiraz dilekçesiyle ilgili de “O başvurunun içeriğini bilmiyorum, değerlendirmeye fırsatım olmadı ama 100 yıllık partinin buradaki geleneği, tüzüğüdür. Buna baktığınız zaman durum son derece açık; bu nedenle bizim açımızdan bir tartışmaya yer yok” diye konuştu.
“BAYATLAMIŞ VE ESKİMİŞ İFTİRALAR”
Emir, kendisine yöneltilen ‘Kılıçdaroğlu dün FETÖ ve ajanlık tartışması dile getirdi. Nasıl değerlendiriyorsunuz’ sorusu üzerine de “Partimizde bununla ilgili suçlamaya muhatap olacak hiç kimse olmamıştır. Bu tartışmalar, bu iftiralar öteden beri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve onun çalışma ekibine o kesimler tarafından yapılagelmiş, bildiğimiz, bayatlamış ve eskimiş iftiralardır. Bunlar üzerinden tartışmayı başka noktalara çekmek olanaklı değildir. Burada sandığına sahip çıkan, milletin iradesine sahip çıkan, hukuku arayan, kurultay isteyen ve partiyi ancak partililerin seçtiği kadroların yöneteceğine inanan yapılar var. Onlarla Saray’ın CHP’sini yaratmaya çalışanlar arasındaki bir mücadele” dedi.
HABER MERKEZİ
-

Mehmet Tüm: Yeni MYK’da görev almam mümkün değil
PİRHA- Kemal Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi listesinde yer alan eski CHP Milletvekili Mehmet Tüm, yeni oluşturulacak MYK’da görev almayacağını açıkladı. Partide yaşanan ayrışmaların demokrasi mücadelesine zarar verdiğini belirten Tüm, CHP yönetimine kurultay çağrısında bulundu.
CHP’de Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayların ‘mutlak butlan’ kararıyla iptal edilmesiyle birlikte göreve iadesine karar verilen Parti Meclisinde (PM) yer alan eski CHP Milletvekili Mehmet Tüm‘den sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı.
“OLUŞTURULACAK YENİ MYK’DA VEYA HERHANGİ BİR GÖREVLENDİRMEDE YER ALMAM MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Yaklaşık 35 yıldır sosyal demokrasinin, örgütlü mücadelenin ve parti içi demokrasinin savunucusu olduğunu belirten Mehmet Tüm, siyasi yaşamı boyunca “hiçbir zaman herhangi bir grubun, hizbin ya da kişinin siyasetçisi olmadığını” ifade etti.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendisine siyasal yaşamının en büyük onurlarını yaşattığını belirten Tüm, önseçimden çıkarak milletvekili olduğunu, dört ayrı kurultayda ise “hiçbir listenin parçası olmadan delegelerin özgür iradesiyle Parti Meclisi’ne seçildiğini” söyledi.
Partide yaşanan ayrışmaların tarafı olacak herhangi bir pozisyonda bulunmayı doğru bulmadığını vurgulayan Tüm, “Bu nedenle oluşturulacak yeni MYK’da veya herhangi bir görevlendirmede yer almam mümkün değildir. Çünkü bugün ihtiyaç duyulan şey yeni makamlar değil, ortak aklı, dayanışmayı ve birlik ruhunu yeniden inşa etmektir” dedi.
“PARTİMİZ, İÇ TARTIŞMALARIN GÖLGESİNDE CİDDİ BİR AYRIŞMA YAŞAMAKTADIR”
CHP’nin en zor dönemlerinde dahi temel kaygılarının partinin kurumsal kimliğini ve toplumsal muhalefetin umudunu korumak olduğunu belirten Tüm, bugün gelinen noktada yaşanan tabloya dikkat çekti.
Tüm açıklamasında, “Ancak bugün geldiğimiz noktada partimiz, iç tartışmaların gölgesinde ciddi bir ayrışma yaşamaktadır. Bu durum yalnızca partimize değil, Türkiye’nin demokrasi mücadelesine de zarar vermektedir” ifadelerini kullandı.
“KUTUPLAŞMAYI DEĞİL BİRLİĞİ BÜYÜTMELİDİR”
CHP’nin bütün bileşenlerinin ortak mücadele zemininde buluşması gerektiğini vurgulayan Tüm, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün bileşenleri ortak mücadele zemininde buluşmalı, kutuplaşmayı değil birliği büyütmelidir” dedi.
Halkın beklentisinin kendi sorunlarına çözüm üreten, güven veren ve iktidar hedefini büyüten güçlü bir CHP olduğunu belirten Tüm, parti içindeki tartışmaların demokratik yöntemlerle çözülmesi gerektiğini ifade etti.
“PARTİMİZ VAKİT KAYBETMEDEN KURULTAY SÜRECİNİ İŞLETMELİ”
Açıklamasının sonunda kurultay çağrısı yapan Mehmet Tüm, “Bu nedenle partimiz vakit kaybetmeden kurultay sürecini işletmeli, örgütün iradesine başvurmalı ve tüm tartışmaları demokratik zeminde sonuçlandırmalıdır.Çünkü CHP’nin gerçek sahibi örgütüdür, üyeleridir ve ona gönül veren milyonlardır” dedi.
HABER MERKEZİ


























