Etiket: çiftçi borçları

  • Traktör, tarla derken keçiler de haczedildi!

    Traktör, tarla derken keçiler de haczedildi!

    PİRHA – Ekonomik kriz nedeniyle çiftçilerin içerisinde olduğu borç batağı da derinleşiyor. 2025 yılının ilk 3 ayında 2 milyon 687 bin 48 icra dosyası açıldı. Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise borçlar nedeniyle Tekirdağ’daki bir hayvan üreticisinin sahip olduğu keçilerin dahi haczedildiğini duyurdu.

    CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çalışan ve emeklilerin, ekonomik kriz sebebiyle borçlarını ödemekte zorlandıklarına işaret etti. 2025 yılının ilk 3 ayında açılan icra dosyası sayısının 2 milyon 687 bin 48 olduğunu belirten Gürer, icra dairelerinde derdest dosya sayısının 23 milyon 47 bin 815 olduğunu; vatandaşların bankalara olan kredi borçlarının 4 trilyon 363 milyar TL’ye ulaştığını söyledi.

    Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün de icra kıskacında olduğunu belirterek, 2025 yılında traktör ve tarladan sonra keçi ve oğlakların da icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi.

    Milletvekili Gürer, tarım sektörü borcunun 935 milyar 936 milyon 324 bin TL’ye çıkarak tarihin en yüksek sektör borcu noktasına geldiğini de belirtti.

    Gürer, icra dairelerinde derdest dosya sayısının 23 milyon 47 bin 815’e çıkmasının ve 2025 yılı ilk 3 ayında açılan icra dosyası sayısının 2 milyon 687 bin 48 artmasının süreçte oluşan sorunların ne kadar derinleştiğini gösterdiğini de ifade etti.

    BORÇLU ÇİFTÇİNİN KEÇİLERİ DE HACZEDİLDİ!

    Niğde Milletvekili Gürer, derin bir yoksulluk yaşandığını, çiftçi, işçi, emekli ve küçük esnafın ekonomik kriz nedeniyle mağdur olduklarını ve sosyal yardıma muhtaç aile sayısının da giderek arttığına vurgu yaptı. Gürer, konuya ilişkin şu açıklamayı paylaştı:

    “AKP iktidarı kendi zenginini yaratarak geniş kesimlerin yoksullaşmasına yol açtı. Bu yıl 111 traktör ve 2.937 tarlanın, icra yoluyla satışa çıkarılmasının ardından, ahırda ve ağılda hayvanlara da icra geldi. Çerkezköy’de hayvancılıkla uğraşan bir üreticinin borçları nedeniyle keçi ve oğlaklarının icra yoluyla satışa çıkarıldığını öğrendik. Çerkezköy İcra Dairesi, borçlu üreticiye ait toplam 33 adet Malta melezi anaç keçi ve 30 adet oğlak için ihale süreci başlattı. Söz konusu hayvanların ihale başlangıç tarihi 9 Nisan 2025 olarak belirlenirken, süreç 16 Nisan 2025 tarihinde sona erecek. Vatandaş borcu ödeyemeyince elde avuçta ne varsa el koyuyorlar. Çiftçilerimizin traktörü, tarlası ve hayvanı haczedilmemelidir. Kanun teklifi de verdim. Teklifte de ifade ettiğimiz gibi, tarım kesiminin boğazını sıkan iktidar, icrayı seyretmek yerine tarımda kalanlara sahip çıkmalı ve destek vermelidir. Tarım stratejik bir alandır. Gıda olmadan yaşam olmaz. Gıdayı üretenler korunmalıdır. Kırsal, yanlış tarım politikaları ile boşaldı. Genç nüfus tarıma yönelmiyor. Mevcut olan da ürettiğinden, beslediğinden kazanmıyor. Aracıya çalışıyor. Bir de ithal lobisi var. Milli ve yerli olanı bitiriyor. İktidar sorun çözme değil, seyretme noktasında duruyor.

    İktidar, koltuğunu korumak uğruna muhalefete suç üretmek için harcadığı enerjiyi tarım kesiminin sorunları için harcasaydı, market raflarındaki fahiş fiyatlar yerine makul fiyatların oluşmasına vesile olurdu. Tarımı da vatandaşı da düşünmeyen iktidar, bir an önce ülkedeki gerçek sorunları görerek çözüm üretmelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kordu: 2024 bütçesi çiftçinin değil tarım tüccarları ve baronların bütçesidir -VİDEO

    Kordu: 2024 bütçesi çiftçinin değil tarım tüccarları ve baronların bütçesidir -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, TBMM’de 2024 bütçesinden tarıma ayrılan paya dair konuştu. Borç içinde olan çiftçiye hiçbir vaat sunmayan iktidarın tarımı bitirme noktasına getirdiğini vurguladı. Kordu, “Bu bütçe çiftçinin değil, ithalat politikasıyla zenginleştirdiği tarım tüccarları ve baronların bütçesidir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 2024 bütçesinden tarıma ayrılan paya dair konuştu.

    “ÇİFTÇİLERİN BORÇLARI HAZİNE TARAFINDAN KARŞILANMALIDIR”

    Öncelikle kırsalda, köylerde tarımsal üretim ve hayvancılık yapan çiftçilerin borçlarının hazine tarafından karşılanması, ikinci olarak ise çiftçinin ihtiyacına göre desteklenmesi politikasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Kordu, “2006 yılında çıkardığınız tarım kanunu gereğince kısmen iyileştirme yapsaydınız bile çiftçinin küçük de olsa nefes alması mümkünken, çıkardığınız iyileştirme kanununu bile kağıt üzerinde bırakıp çiftçiyi kandırdınız. AKP tarafından çıkarılan tarım kanununun 20-21. maddesine göre milli gelirin yüzde 1’inden az olamaz denmesine rağmen ancak her ne hikmetse çiftçiye yapılan doğrudan destekleme hiçbir zaman 0,6’yı geçmedi” dedi.

    “ÇİFTÇİNİN YAŞ ORTALAMASI 58”

    Bu şekilde 17 senede, o günkü kurlarla çiftçinin devletten 810 milyarın üzerinde alacağı biriktiğini hatırlatan Kordu, “Tarımsal üretimde yaşanan yapısal sorunlardan birisi de genç nüfusun her geçen gün azalmasıdır. Çiftçilerin yaş ortalamasının 58-60 arasında olması tarımın geldiği riskli noktayı ciddi anlamda göstermektedir” dedi.

    85-90 milyonluk bir ülkede tarımda çalışanların yaş ortalamasının 58 olmasının tarımın geleceğine dair konuşmayı neredeyse imkansız kıldığını ifade eden Ayten Kordu, şöyle devam etti:

    “AKP’nin uyguladığı bu tarım politikasından kaynaklı artan maliyetler ve borçlar nedeniyle çiftçiler, artık üretmekten vazgeçiyorlar. Çünkü çiftçinin ürettiği üründen kendisi değil bu iktidarın yani AKP’nin yandaş tüccarları kazanmaktadır. 2024 bütçesindeki çiftçinin payına düşen miktara bakıp şunu net söylemek gerekir. Bu bütçe çiftçiden yana bir bütçe değildir. İthalat politikasıyla zenginleştirdiği tarım tüccarları ve baronlarına göre düzenlenen bir bütçedir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Çiftçi, yırtık lastik ayakkabısıyla isyan etti!-VİDEO

    Çiftçi, yırtık lastik ayakkabısıyla isyan etti!-VİDEO

    PİRHA-Aksaray’da, kuraklıktan sonra dolu afetinin vurduğu çiftçiler, mağduriyetlerini anlattı. Zararının karşılanmasını ve borç faizlerinin silinmesini isteyen çiftçiler, acil destek istedi. Parlamenterlere yırtık lastik ayakkabısını gösteren bir çiftçi, “Ayakkabı alamıyoruz. Dedem çarıkla gezermiş, yakında biz de çarıkla gezer hale geleceğiz. Çiftçiyi bu duruma getirdiler” dedi.

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut ve Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, Aksaray’da, kuraklıktan sonra dolu afetinin mağdur ettiği çiftçilerle bir araya geldi.

    Büyük hasar gören arpa, buğday, şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği ekili alanlarda inceleme yapan CHP Heyeti, çiftçilerin zararının karşılanmasını, borçların faizlerinin silinerek ertelenmesini ve çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    CHP Milletvekili Ayhan Barut’a yırtık lastik ayakkabısını çıkartarak derdini anlatan bir çiftçi “Ayakkabı alamıyoruz. Dedem çarıkla gezermiş, yakında biz de çarıkla gezer hale geleceğiz. Çiftçiyi bu duruma getirdiler” dedi.
    “ZARAR KARŞILANSIN”
    Aksaray’da dolu afetinin yaşandığı Eskil ve Bayıraltı Köyleri başta olmak üzere kent genelinde 20 bin dekardan fazla alanda zarar oluştuğu açıklandı.
    Doludan kaynaklı buğday, arpa, mısır, ayçiçeği ve şeker pancarı ekili yaklaşık 7 bin dekar alan zarar görürken çiftçiler “zararımız karşılansın” çağrısı yaptı.

    Aynı zamanda Ziraat Mühendisi olan Ayhan Barut da üretici köylüleri dinleyerek üreticinin desteklenmesi için iktidara çağrı yaptı. Kuraklıktan sonra çiftçileri dolu afetinin vurduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ise süreci sadece izlediğini aktaran Barut, “Bu yıl kuraklığın hakim olduğu bölgede dolu afeti de çiftçinin canını yaktı, zararını katladı. Ne yazık ki AKP her krizde olduğu gibi bunda da çiftçileri yalnız ve sahipsiz bıraktı. Çünkü bunlar tarımı ve çiftçiyi üvey evlat olarak görüyor” ifadelerini kullandı.

    YIRTIK LASTİK AYAKKABISINI ÇIKARIP TEPKİ GÖSTERDİ
    Eşmekaya Köyü’nde 150 dekar arazisi olduğunu ancak borçtan kurtulamadığını aktaran Mehmet Özkara adlı çiftçi, giydiği yırtık lastik ayakkabıyı çıkartarak iktidara tepki gösterdi. Çiftçinin çok zor durumda olduğunu aktaran Özkara, “Maliyetler; mazot ve gübre fiyatları çok arttı. Ayakkabım eskidi, Konya’da bir arkadaşı aradım, ‘Bana bir Ermenek lastiği gönder, yalnız sağ teki olsun’ dedim. ‘Ya lastik değişir mi?’ dedi. Arabanın ki değişiyor da, çiftçinin ki niye değişmeyecek? Allah razı olsun, Tayyip Erdoğan çiftçiyi bu vaziyete getirdi. Biz bunu bulamayız herhalde, dedemin çarığını arayacağız. Dedem çarık ile gezermiş. Biz bu sene ekin de ekemeyiz. Çiftçi ekmezse hepimiz aç kalırız. Çiftçi çok perişan” diye feryat etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Paylan: İşsiz ve borç altındaki kesim, AKP iktidarının sonunu getirecek-VİDEO

    Paylan: İşsiz ve borç altındaki kesim, AKP iktidarının sonunu getirecek-VİDEO

    PİRHA-HDP’li Garo Paylan, “AKP için artık deniz bitmiştir” diyerek ekonomide gelinen durumu PİRHA’ya yorumladı. HDP olarak kayıp 128 milyar Doların takipçisi olduklarını söyleyen Paylan, “Şu anda iflas ile yüz yüze olan esnaf, ay sonunu getiremeyen emekli, borç altındaki çiftçiler, AKP iktidarının mutlaka sonunu getirecektir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan ülke ekonomisi hakkında analizlerini paylaştı. Paylan, ülke gündemine oturan “Kayıp 128 milyar Dolar” konusunun önemine vurgu yaparak “Kasalar boşaltıldı” ifadesini kullandı.

    “128 MİLYAR DOLARIN NASIL HORTUMLANDIĞINI ÖĞRENMEK İSTİYORUZ”

    Garo Paylan, “128 milyar Doların Türkiye ekonomisi için ne anlam ifade ettiği sorusuna” şu yanıtı verdi:

    “128 milyar Dolar Türkiye halklarının kasası olan Merkez Bankası’nın kasasında duruyordu ve şu an o para buharlaşmış durumda. Bir iş yeri için kasasında bulunan para ne anlama geliyorsa 128 milyar Dolar da Türkiye için bu anlama geliyor. Kasa boşaltılmış durumda ve bu kasanın nasıl boşaltıldığını hiçbirimiz bilmiyoruz. Biz, milletin vekilleri olarak 128 milyar Doların hazineden nasıl hortumlandığını öğrenmek istiyoruz. 128 milyar Doların şu anda yok olmuş olması Türkiye ekonomisini çok daha kırılgan hale getirmiştir. Ekonomik krizlerle daha yüz yüze bırakmıştır. Bunun sonucunda da Türkiye halkları yoksullaşmaya devam etmektedir.”

    “128 MİLYAR DOLAR YANDAŞLARIN EVİNDE”

    Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin “128 milyar dolar Türk halkının evinde ve banka hesaplarında” sözlerine de yanıt verdi. “128 milyar Doların hangi evlerde ve hangi kasalarda olduğunu merak ediyoruz” diyen Paylan, şöyle devam etti:

    “Elbette sonuç olarak birileri bu parayı aldı. Ama biz bu 128 milyar doların yandaşların evinde, kasasında olduğunu biliyoruz. Oysa bu para satılacaksa bile şeffaf bir şekilde; kamuya açık bir ihale şeklinde yapılmalıydı. Ama siz kapalı kapılar ardında, bilinmeyen kişilere Dolarları sattığınızda biz ‘128 milyar Doları kime sattınız? Kimi zenginleştiriniz? deme hakkına sahibiz. Çünkü bu Dolar 6.50 ortalama kur ile satıldı. Şu anda Dolar 8.15 ve ortada olan farka baktığınızda 211 milyar TL kamu zararından bahsediyoruz. 211 milyar TL ile pandemide sıkıntı yaşayan bütün vatandaşlarımızın sorununu çözebilirdik ama bu 128 milyar Doların karşılığı olan zararı yani 211 milyar TL belli yandaşları zenginleştirmek için kullanıldı. Biz de bunun hesabını soracağız.”

    “İŞSİZ VE BORÇLU KESİM, AKP’NİN SONUNU GETİRECEK”

    Garo Paylan, muhalefet olarak 128 milyar Doların peşini asla bırakmayacaklarını söyleyerek AKP’nin iktidarı kaybetmesine yol açacak yanlış ekonomi politikalarını şu sözlerle anlattı:

    “Yalnızca 10 milyon işsiz değil, şu anda iflasla yüz yüze olan esnaf, ay sonunu getiremeyen emekli, borç altındaki çiftçiler, AKP iktidarının sonunu mutlaka getirecektir. Bize muhalefet olarak düşen görev; bu umutsuz vatandaşlarımıza umut olmaktır. Biz HDP olarak hem demokrasi krizini hem de ekonomik krizi çözecek bir program için çok ciddi çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın huzuru ve refahı ile ilgili sorunları ‘biz çözeceğiz’ diyoruz.

    AKP 20 yıllık iktidarında Türkiye’nin bütün kaynaklarını talan etti. Ekolojik kaynaklarını talan etti, Merkez Bankası kasasını tüketti, kamunun neredeyse bütün kaynaklarını sattı ve büyük bir borç krizi yarattı. AKP için artık deniz bitmiş durumda. Satabilecek herhangi bir şey de kalmadı ve kimse Türkiye’ye artık güvenmiyor. Yabancı sermaye de kaçıyor. Bu anlamda Türkiye halklarının artık AKP’den beklentisi kalmadı. Türkiye’ye güven verecek bir demokrasi ve ekonomi programına ihtiyaç var. Biz de bunun HDP ile olacağını düşünüyoruz. AKP’nin dönemi artık kapanmıştır. Artık yeniyi konuşma zamanıdır.”

    “PANDEMİ SÜRECİNDE ZENGİN DAHA ÇOK ZENGİNLEŞTİ”

    HDP’li Garo Paylan, pandemi sürecinde ekonomiye can verecek temel stratejileri hakkında da konuştu. “Pandemi döneminde AKP, halkın yüzde birini zenginleştirdi” diyen Paylan güvencesiz kapanma kararını eleştirdi. HDP olarak “Hem ekmeği büyüteceğiz hem de adaletle paylaşacağız” diyen Paylan’ın ilgili açıklaması şöyle:

    “Şu anda baktığımızda toplumun % 1’i öncesine kıyasla çok daha zengindir. Servetlerine servet katmış durumdadır. Oysa halkın büyük kesimi; işçiler, esnaflar, çiftçiler, emekliler çok daha fazla borçludur. Temel stratejimiz %100’e çalışan bir ekonomik düzen yaratmaktır. Yani % 1’i değil, %100’ü güvence altına alan bir ekonomik düzen yaratmaktır. Pandemideki 3. dalgaya baktığımızda kapatma tedbirleri aldılar ama yalnızca o % 1’i güvence altına aldılar. Zenginlere evde oturuyorlar ama bakıyorsunuz ki yoksullar toplu taşıma araçları ile işe gitmek, hastalığı kapıp ailesine getirmek ile yüz yüze kalıyor. Aynı günde 50 TL’ye ücretsiz izine çıkartılıyorlar. Bu da herhangi bir vatandaşın ekonomik güvenceye alınmadığı anlamına geliyor. Temel stratejimiz; tüm vatandaşlarımızı ekonomik güvence altına almak olacak. Yurttaşlarımıza ya iş bulacağız ya da onların temel ihtiyaçlarını güvence altına alacağız. Onların elektriğini, suyunu, doğalgazını, internetini ücretsiz hale getireceğiz. Vatandaşlarımızın gıda güvencesini sağlayacağız ama aynı zamanda ekonomik aktiviteyi de arttıracağız.”

    “HALKTA BÜYÜK BİR ÖFKE BİRİKİMİ VAR”

    Garo Paylan, son olarak iktidarın, toplum için bir ekonomik kaygı beslemediğine işaret ederek, “İktidarın sürdürdüğü ekonomik model sadece %1’in ekonomisidir. Elbette onlar zenginleştirdikleri %1 için kaygılanıyor olabilirler ama o saray halkın büyük çoğunluğundan kopmuş durumdadır. İşçi, esnaf, çiftçi, emekli perişan durumdadır. Onlar varsınlar %1 için kaygılansınlar. Ekonomik anlamda güvence altına alınmayan halkta büyük bir öfke birikimi var” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • HDP’den güvencesiz kapanmaya karşılık kanun teklifi: Bıçak kemiğe dayandı-VİDEO

    HDP’den güvencesiz kapanmaya karşılık kanun teklifi: Bıçak kemiğe dayandı-VİDEO

    PİRHA-HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, güvencesiz kapanmaya karşı tedbirlerin alınması amacıyla hazırladıkları kanun teklifine ilişkin TBMM’de basın toplantısı yaptı. Paylan, “Bıçak kemiğe dayandı ama yurttaşa destek yok” diyerek iktidarı eleştirdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, pandemi sebebiyle kapanma kararına ilişkin hazırladıkları kanun teklifi hakkında Meclis’te basın toplantısı yaptı. Paylan, “Demokratik ülkeler, vatandaşına ‘evde kal’ derken onları ekonomik güvenceye aldı; esnafını, işçilerini ve çiftçilerini destekledi” dedi.

    Garo Paylan, Türkiye’nin yurttaşlarına en az destek veren ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Pandeminin birinci dalgasında AKP yurttaşlarımıza 5 kuruş destek vermedi, ikinci dalgada yalnızca işsizlik fonundan çok küçük destekler söz konusu oldu. O da yaraya merhem olmadı ve pandemide ilk iki dalgada yani ilk bir yılda dünyada Türkiye vatandaşına en az destek veren ülkelerden biri oldu. Bütçeden sadece 7-8 milyar lira destek verildi. Oysa ABD’de 2 bin, 3 bin katı destek yurttaşlara dağıtıldı. AB’de ise binlerce katı destek esnafa, işçilere ve çiftçilere dağıtıldı, yurttaşlar ekonomik güvenceye alındı” ifadelerini kullandı.

    “BIÇAK KEMİĞE DAYANDI AMA YURTTAŞA DESTEK YOK”

    Garo Paylan, iktidarın salgın yönetiminde yaptığı hatalar sonucunda en büyük dalganın yaşandığını belirterek şöyle devam etti:

    “Peki kapatma kararları ile birlikte yurttaşlarımız ekonomik güvenceye alındı mı? Hayır alınmadı. Üçüncü dalgada da bıçağın kemiğe dayandığı yurttaşlara destek yok. İşçilerimize, işsizlere 5 kuruş destek yok. Borç batağına batmış çiftçilere bir kuruş destek yok. Ay sonunu getiremeyen emeklilere 5 kuruş destek yok.”

    TÜM YURTTAŞLARIMIZA BİR NEFES ALDIRMAYI HEDEFLİYORUZ”

    HDP’li Paylan, yurttaşların ekonomik güvenceye alınması için Meclise yasa teklifi verdiklerini söyleyerek şunları aktardı:

    “Bu yasa teklifi kapsamında üçüncü dalga kapatma kararlarında, daha önceki kapatma kararlarında olduğu gibi, desteklenmeyen yurttaşlarımızı ekonomik güvenceye almayı hedefliyoruz. Üçüncü dalga kapatma tedbirlerinin mağduru olan işçiye, çiftçiye, emekliye, esnafa ve tüm yurttaşlarımıza bir nefes aldırmayı hedefliyoruz.

    Kanun teklifimizle tüm işsizlere, 10 milyonun üzerindeki işsize, herhangi bir şart aranmaksızın nisan, mayıs ve haziran aylarında 3 bin TL doğrudan gelir desteği verilmesini öneriyoruz. En düşük emekli maaşının 3 bin TL’ye yükseltilmesini öneriyoruz. Çiftçilerinin Ziraat Bankasına ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçlarından 50 bin TL’sinin ertelenmesini değil silinmesini ve kamu bütçesinden karşılanmasını öneriyoruz.

    Faaliyeti duran veya kısıtlanan esnafa salgın süresince, yani kapatma ve kısıtlama tedbirleri süresince, her ay 5 bin TL doğrudan destekleme desteği verilmesini öneriyoruz. Yurttaşlarımızın bankalara olan kredi kartı ve diğer borçlarının faizsiz şekilde haziran sonuna kadar ertelenmesini öneriyoruz. Nisan, mayıs ve haziran döneminde tüm kira ödemelerinin dondurulmasını öneriyoruz; elektrik su, internet ve doğalgazın her haneye ücretsiz verilmesini öneriyoruz.

    Aynı şekilde 2021 boyunca işten çıkarmaların yasaklanmasını öneriyoruz. Pandeminin en yaygın olduğu dönemde kısa çalışma ödeneği durduruldu, bu ödeneğin 2021 sonuna kadar uzatılmasını öneriyoruz. Aynı şekilde KOD-29 gerekçesiyle işten çıkarılan tüm işçilerin işe geri alınmasını öneriyoruz. Pandemide vatandaşlarımız büyük sıkıntılar çekiyor. Bu iktidarın umurunda değil oysa bütün yurttaşlarımız için bıçak kemiğe dayanmış durumda.”

    “ERDOĞAN, 20 YIL SONRA YURTTAŞI ÇAY VE SİMİDE MUHTAÇ ETTİ”

    Garo Paylan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidara gelmeden önce “Vatandaşı bir çay bir simide muhtaç etmişti bu vicdansızlar” sözünü hatırlatarak “Ben de yıllar sonra onun için aynı cümleyi söylüyorum. Eğer bu rakamı yani 50 TL’yi yurttaşımıza reva görüyorsunuz siz de 20 yıl sonra yurttaşımızı bir çaya bir simide muhtaç etmiş olacaksınız, bundan vazgeçin. Yalnızca şu an görüştüğümüz torba yasada işten çıkarılan işçilere 100 TL vererek derdine derman olabiliriz. Ama bundan da öte Meclis bu yasa teklifimizi gündeme alıp yurttaşlarımızı ekonomik güvenceye almalıdır” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Gürer: Esnaf, keyfe keder zam yapıyormuş izlenimi verilmesin!

    Gürer: Esnaf, keyfe keder zam yapıyormuş izlenimi verilmesin!

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıdada artan fiyatlara işaret ederek, sorumlunun esnaf değil, uygulanan yanlış tarım politikaları sebebiyle iktidardır olduğunu söyledi. Gürer, “gıda enflasyonun sorumlusu olarak esnafı göstermek yaşanan sorunun ya farkına varmamak, ya da hedef saptırmaktır” diye konuştu.

    CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Meclis’te yaptığı konuşmada gıda fiyatlarındaki fahiş artışları gündeme getirdi. Tarımda ithalatçı değil, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Gürer, ancak bu formülle gıda fiyatlarının düşürülebileceğini belirtti.

    Her yıl tarım alanlarını daraldığına, çiftçi sayısının azaldığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Yurtiçinde düşen üretimin ya da artan fiyatın karşısına çözüm olarak ithalatı koyan iktidar, tarımda yaşanan sorunlara çözümcü uygulamalar geliştirmek yerine kamuoyunda algıyı değiştirip, her şey güllük gülistanlık, esnaf keyfe keder zam yapıyormuş izlenimi vermeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

    “ÇİFTÇİYİ EZEN DEĞİL DESTEKLEYEN POLİTİKALAR OLMALI”

    CHP’li Gürer, Pandemi süreci, kuraklık gibi etkilerin varlığına karşın tarımda esas sorunun daralan ekim alanları olduğunu belirterek şunları aktardı:

    “Fiyat artışında raftaki ürünü satan esnaf sorunun son halkasıdır. İlaç, gübre, tohum, elektrik mazot, yem gibi çiftçi ve besicinin temel giderleri sürekli zamlanırken, gübrede fiyat bir yıl öncesine göre iki kat artarken süreci  seyreden bir siyasi iktidar vardır. Öncelikle çiftçi, üretici, besici korunmadığı için üretim aşamasında büyük sıkıntı oluşmuştur. Çiftçi kredi ödeyememektedir. Faizler ile katlayan borçlar hacizler ile tahsil edilmek istenmesi çiftçiyi ekim yapamaz duruma düşürmektedir. Ürününü maliyetine dahi satamayan  çiftçiden sonra aracılar, fırsatçılar, ithalcilerin yer aldığı bir el dokunuşu ile esnafa kadar ürün ulaşmaktadır.

    AKP iktidarı fiyat artışlarında gerekçeyi maliyeti yaratan tohum, ilaç, gübre, fide, mazot, yem, elektrik fiyat artışlarında aramaz ve çiftçi borçları bir an önce uzak ara ötelenmez ise sorunlar çözülemez.

    Sorunu çözümü ithalat değil üretimi artırmak, üretim maliyetlerini düşürmektir. Tarım politikaları değiştirmek, çiftçiye, besiciye doğru ve zamanında destekleri sağlamaktır. Rafta ürün fiyatları üç kat artmasında fırsat ve aracıların etkisi önemlidir. Çözüm esnafa yazılacak ceza ile değil kökten tarıma bakışı değiştirmekle sağlanabilir.

    Sebzede fide fiyatları dahi % 20 civarında artış göstermiştir. Tohum gübre fiyatlarında önemli fiyat artışları vardır. Sorunun temelinden çözüme kavuşması ise siyasi iktidarın yaklaşım ve duruşu ile ilgilidir. Çiftçiyi ezen değil destekleyen, üretimde artış yaratan, çözümü ithal değil yerli üretim artışında arayan bir yaklaşıma hızla dönülmelidir.”

    PİRHA/ANKARA