Etiket: çiftçilik

  • Depremzede yurttaş: Depremde yanımızda olmayan devlet bizi göç ettirmek istiyor-VİDEO

    Depremzede yurttaş: Depremde yanımızda olmayan devlet bizi göç ettirmek istiyor-VİDEO

    PİRHA- Deprem felaketinin üzerinden haftalar geçmesine karşın yeterli yardımın yapılmadığı köylerden biri olan Maraş’ın Özbek köyünde yaşayanların tarlalarına el konulmak isteniyor. Duruma tepki gösteren köy sakini Abbas Gürocak, Alevi oldukları ve verimli tarlaları olduğu için göç ettirilmek istendiklerini belirterek, “Depremde yanımızda olmayan devlet bizi yerimizden, yurdumuzdan koparmak istiyorlar” dedi.

    6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüzbinlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.

    Deprem felaketinin üzerinden 40 gün geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar ‘hızlı’ bir şekilde kaldırılıyor. Tarım alanlarına ve Alevi köylerinin bulunduğu alanlara dökülen molozlar tehlike saçarken, deprem kontularının bu köylerde yapılması bir kez daha zorunlu göçün yaşanmasına yol açıyor.

    Yurttaşlar haftalar geçmesine karşın yeterli yardımın yapılmadığını ifade ederken, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan çözümü ‘Helalleşme’de buldu.

    Bilim insanlarının tüm uyarılarına karşın deprem felaketinin en fazla etkilediği yerleşim birimleri arasında yer alan Maraş’ın Türkoğlu ilçesinin kırsal Özbek Mahallesi‘nde köy evlerinin inşa edilmesine başlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın talimatlarıyla bölgeye yaklaşık 4 bin 500 toplu konut, 2 bin 500 de kırsal alanda ev inşa edilecek.

    “GEÇMİŞİMİZİN HEPSİ SİLİNECEK”

    Türkoğlu’nda yaşayan Aleviler bu duruma tepkili. Özbek köyünden Abbas Gürocak adlı yurttaş PİRHA mikrofonuna konuştu.

    Abbas Gürocak, yaşamının tamamının Özbek’te geçtiğini belirterek, “Deprem olduktan sonra her şeyimizi kaybettik. Bize devlet yardım etmedi. Avrupa’daki eşimiz dostumuz akrabamız köylümüz bize her konuda yardım ettiler. Bizi yerimizden, yurdumuzdan koparmak istiyorlar. Çocukluğumuzun, geçmişimizin hepsi silinecek. Bizi buradan gönderdikten sonra yerlerimizi, hepsini satacaklar” dedi.

    “ARAZİLERİMİZE EL KOYMAK İSTİYORLAR”

    Alevi oldukları ve tarlalarının verimli olduğu için devletin arazilerine el koyduğunu vurgulayan Abbas Gürocak, “Alevi köylerininin hepsini götürmeye çalışıyorlar. Bu durumun sonuçları ağır olur” diyerek uyarıda bulundu.

    “ALEVİYİZ DİYE YARDIM GETİRMEDİLER”

    Depremden iş makinalarının da etkilendiğini aktaran Abbas Gürocak, “Borç için arayacağına halkın neye ihtiyacı olduğunu bir sorsana. 15 gün banyo yapamadık. Devlet diye bir şey yok. İzmir, Ankara belediyeleri yardım getirdi. Yanı başımızdaki belediyeyi görmedik. Aleviyiz diye getirmediler” diyerek devletin yardım etmek yerine borçlarını istediğini ifade etti.

    Rohat EMEKÇİ-Kamil Murat DEMİR/MARAŞ

  • Üretici tepkili: Domates, kilogram maliyeti 3 lira ancak 1.8 liradan satılıyor!

    Üretici tepkili: Domates, kilogram maliyeti 3 lira ancak 1.8 liradan satılıyor!

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, kilogram maliyeti 2.5-3 lirayı bulan domates üreticilerinin ürünlerini 1.8 liradan sattığını belirterek bu mağduriyetin acilen giderilmesini istedi. Rusya’nın domates ihracatında 200 bin ton kota uygulamasını da eleştiren Barut, domates üreticisi için çözüm üretilmesini talep etti.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, kilogram maliyeti 2.5-3 lirayı bulan domates üreticilerinin ürünlerini 1.8 liradan sattığını belirtti. Barut, mağduriyetin acilen giderilmesini isterken Rusya’nın domates ihracatında 200 bin ton kota uygulamasını da sert sözlerle eleştirerek “acil çözüm üretilmeli” dedi.

    Adana’nın Karaisalı İlçesi’ne bağlı Bekirli Köyü’ndeki seralarda domates üreten çiftçilerle buluşan Ayhan Barut, üreticileri dinledi.

    Barut, “En çok üretilip tüketilen, ticarete konu olan domates, beslenme ve sağlık açısından da çok önemli bir ürün. Domates, Türkiye’de 13 milyon ton üretiliyor. 2.5 milyon ton üretimle Antalya ilimiz başı çekmektedir. Ancak bugünlerde domates üreticisi oldukça perişan ve sıkıntılı. Patates ve soğanda olduğu gibi bugünlerde de domates üreticisinin sesi yüreklerimizi dağlıyor” dedi.

    “FİYAT 10 YIL ÖNCEKİNİN ALTINDA”

    Domateste kilogram maliyetinin 2.5-3 lirayı geçtiğini ancak ürünün 1.8 liradan satıldığını aktaran Ayhan Barut, şunları söyledi:

    “Çiftçinin ürünü maliyetinin altında satılıyor. Bundan yaklaşık 10 yıl önce 2010 yılında 2.5 liraya ürününü satarken bugün 1.8-2.2 liradan satılıyor. Oysa maliyetler daha fazla. Karşılığında tüm girdiler 6-8 kat artmışken domates fiyatının 10 yıl öncekinden geriye gitmesi düşündürücüdür. Bu durum üreticileri mağdur etmiştir. Domates üreticileri sorunlarına çözüm istiyor. Duyun bu sesi. 13 milyon tonluk domates üretiminin 540 bin tonu ihraç ediliyor. Bu çok düşüktür. Bu oranın 200 bin tonu Rusya’ya yapılmaktadır. Rusya, ülkemize uyguladığı 200 bin tonluk kota da doldu. Bu nedenle üreticimiz mağdur durumda. Rusya’nın domates konusunda uyguladığı kota utanç vericidir.”

    “FİYAT MALİYETİ KARŞILAMIYOR”

    Bekirli Köyü’ndeki 1.4 dönüm alandaki serada domates üreten Ali Meclis ise, “Sattığımız domatesin fiyatı, maliyetini karşılamıyor. Buna çözüm bulunsun. 1.5-2 liraya ürün satıyoruz, maliyeti ise 2.5-3 lirayı geçiyor. Çaresizlik içindeyiz. Çözüm bulunsun” diye konuştu.

  • Hataylı Seracılar: Yetiştirdiğimiz ürünler giderini karşılamıyor-VİDEO

    Hataylı Seracılar: Yetiştirdiğimiz ürünler giderini karşılamıyor-VİDEO

    PİRHA- Hatay Samandağ’a bağlı Arap Alevilerin yaşadığı Tekkebaşı Köyü’nde yaşayan ve seracılıkla uğraşan Cafer ve Cuma Karataş, son dönemlerde artan mazot ve gübre fiyatlarından dolayı ürünlerinde emeğinin karşılığını alamadıklarını ve gelirin giderini karşılamadığını ifade ettiler.

    Türkiye’de son dönemlerde yaşanan zamlarla birlikte en çok etkilenen çiftçiler oldu. Mazot ve gübre fiyatlarında yaşanan büyük zamlarla birlikte yetiştirilen ürünlerin giderini karşılamayacak duruma geldiğini ifade eden Hatay’da seracılık yapan Cafer Karataş ve Cuma Karataş PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “SATTIĞIMIZ ÜRÜN MASRAFINI ÇIKARTAMAYACAK DURUMA GELDİ”

    “Büyük sıkıntılarımız var. Çünkü bir ay öncesine kadar 120 TL’ye aldığımız gübrenin çuvalı 220 TL olmuş. Ama ürün fiyatları sabit kalmış. Aldığımız fidelerin dalı 3 buçuk TL. Yine diğer ürünleri de yaklaşık olarak aynı fiyata alıyoruz” diyen Cafer Karataş şöyle devam etti:

    “Çok yoruluyoruz yeterince ürünlerden ekonomik anlamda istediğimizi alamıyoruz yine de bu işi yapıyoruz. Çünkü başka çaremiz yok. Seralarda yetiştirdiğimiz ürünleri sebze haline götürüp uygun fiyatlara satıyoruz. Tezgahlara gidene kadar birkaç el değişiyor. Böylede olunca fiyatı da yükseliyor. Aracı kazanıyor biz emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Seralara yaptığımız masrafı çıkaramıyoruz” dedi.

    “HİÇ BİR DESTEK ALMIYORUZ”

    “Kışında ürün ektiğimizde daha zor şartlarda yetişiyor. Soba yakmadan olmuyor soba yakmak zorunda kalıyoruz. Her sobanın akşama kadar maliyeti 40 TL” ifadelerini kullanan Karataş, şöyle devam etti:

    “Gübre dışında mazot dışında bir de sobalarda kullandığımız yakıtımız var. Bu kadar gider olmasına rağmen ürünlerde kullandığımız ilaç ve gübre fiyatlarına gelen zamların ardından yetiştirdiğimiz ürünü aynı fiyata satıyoruz. Yıllardır çiftçilikle uğraşıyoruz ve hiçbir destek alamıyoruz. Hükümetin çiftçilere destek vermesi gerekiyor. Eğer kışın seralarda bir sıkıntı yaşanırsa sigorta yapmış olmamıza rağmen hasarımız karşılanmıyor. Sigorta acentesi yetkilileri geldiği zaman çeşitli bahaneler üreterek bize ödeme yapmıyor” diye konuştu.

    “SON DÖNEMLERDEKİ FİYAT ARTIŞLARI EN ÇOK ÇİFTÇİYİ ETKİLEDİ”

    “Yaşadıkları köydeki tek gelir kaynağı çiftçiliktir. Seracılık da yaygınlaşmış bir durumdadır. Biber, patlıcan ve yeşillik çeşitlerini yetiştirdiklerini” ifade eden Cuma Karataş da, “Ülkede son dönemlerdeki fiyat artışları gübreye ve kullandığımız ilaçlara ve mazota da etki ettiği için çiftçiler olarak bizler etkilendik. Çiftçinin tarlada kazandığı giderini karşılayamayacak duruma getirdi. Devlet bu yaşananlara rağmen bir çözüp üretip üreticiyi teşvik edecek bir destek sunmuyor. Üreticiyi teşvik edecek ve bu yaşanan durumlardan kurtaracak destekler sunulmalıdır” dedi.

    Mustafa YÜKSEL/HATAY

  • Alınteri ile oyduğu ağaçlarla ve yetiştirdiği sebzeler ile ekmeğini kazanıyor-VİDEO

    Alınteri ile oyduğu ağaçlarla ve yetiştirdiği sebzeler ile ekmeğini kazanıyor-VİDEO

    PİRHA- Antalya Finike’de 47 senelik kamyon şoförlüğü yaptıktan sonra geçim sıkıntısı nedeniyle kendi emeği ile oyduğu ağaçtan malzemeleri ve yetiştirdiği sebzeleri pazarlayarak yaşam mücadelesi veren Duray Metin PİRHA’ya konuştu. Emekli maaşının yetmediğini belirten Duray Metin akşam eve ekmek götürmek için mecbur mücadele etmeye çalıştığını belirtti.

    Haberin videosu

    Duray Metin, Antalya Finike’de 47 yıl kamyon şoförlüğü yaptı. Sonrasında ise geçim sıkıntısı nedeniyle kendi oyduğu ağaçtan malzemeleri ve yetiştirdiği sebzeleri pazarlayarak yaşam mücadelesi veriyor.

    3 torun okuttuğunu söyleyen Duray Metin, “63 yaşından sonra hırsızlık yapamayacağımıza göre mecburi ekmek parası kazanmak zorundayız” diyerek şöyle konuştu:

    “47 sene kamyonculuk yaptım ve emekli oldum. Pazarcılığa başlayarak kendi eşyalarımı hızarlarda biçtirip alınteri göz nuru ile değerlendirmeye çalışıyorum. Boş duracağımıza bir çorba kaynatmaya çalışıyoruz. Biraz da çiftçiliğim var ama çiftçilik mazot parasına denk gelmiyor. Tarlalarımız bütünüyle boş kaldı, ektiğimiz ürünün karşılığı alamıyoruz. 63 yaşından sonra hırsızlık yapamayacağımıza göre mecburi ekmek parası kazanmak zorundayız. Emekli maaşı yetmiyor.”

    “VATANDAŞIN ALIN TERİNİ VERMİYORLAR”

    Kendi emeği ile ürettiği tahta malzemeler ve yetiştirdiği sebzeler ile geçindiğini söyleyen Metin, alınterinin karşılığını alamadıklarını vurgulayarak şöyle dedi:

    “Burada kaşık, oklava, ceviz, lahana, katmer böreği ve benzeri şeyler satıyorum. Bunları kendim üretiyorum. Mesela bu fasulye bin kere seçiliyor. İçinde bir tane çürük çıktı mı vatandaş beğenmiyor, haklı da. Bu ülkenin bu kadar toprağı varken dışarıdan ihracat yapıyorlar. Vatandaşın alın terini vermiyorlar. İşleri güçleri kendileri. Emeğimin karşılığını aldığım da almadığım da oluyor. Akşama kadar evimize bir ekmek götürdük mü şükrediyoruz. 3 tane torun okutuyorum. Mücadele edip ayakta durmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL / ANTALYA