Etiket: cihatçı örgütler

  • Yazar Aydın: Suriye’de Alevileri korumak dünyadaki tüm demokrasi güçlerinin görevidir-VİDEO

    Yazar Aydın: Suriye’de Alevileri korumak dünyadaki tüm demokrasi güçlerinin görevidir-VİDEO

    PİRHA- Suriye’de yönetimi cihatçı grupların ele geçirmesini değerlendiren Araştırmacı Yazar Erdoğan Aydın, HTŞ’nin Şam’a egemen olmasından dolayı Alevilerin çok ağır bir risk altında olduğunu belirtti. Aydın, Alevilerin hem silahsız bir halk olması hem de yıkılan rejimin uzantısı gibi görünmesinden kaynaklı ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduklarını kaydetti. 

    Araştırmacı Yazar Erdoğan Aydın, Suriye’de cihatçı çetelerin yönetimi ele geçirmesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “SURİYEDEKİ ALEVİLERİ KORUMAK DEMOKRASİ VE LAİKLİKTEN YANA OLAN TÜM GÜÇLERİN GÖREVİDİR”

    Alevilerin, Suriye’de iktidara gelen HTŞ taraftarlarının saldırılarına çok açık bir durumda olduğunu belirten Yazar Erdoğan Aydın, “Suriye Alevilerini korumak sadece Alevilerin değil, dünyadaki demokrasi ve laiklikten yana olan tüm güçlerin çok özel bir hassasiyetle üzerinde durması gereken bir sorun alanı oluşturuyor. Umalım ve dileyelim ki Suriye’de şu anda muktedir olan güçleri geriletecek güçler söz konusu olur. Ben bu açıdan Fırat’ın doğusundaki Kürt örgütlenmesinin laik karakterleriyle bunun için önemli bir avantaj oluşturacağı düşünüyorum” dedi.

    “SURİYE’DE BULUNAN BÜTÜN KİMLİKLER VE İNANÇLAR GÜVECE ALTINA ALINMALIDIR”

    Uluslararası güç ve odakların Kürt sorununu çözmeye çalışırken, Alevileri, Hristiyanları, Ezidileri de güvence altına almaları gerektiğini belirten Aydın, “Keza bütün enerji kaynaklarının üstünde yer alan Ortadoğu’nun bütününü çok fazla etkileyecek olan Suriye’nin Afganistan haline gelmesini İsrail’in de ABD’nin de istemeyeceğini düşünüyorum. Dolayısıyla HTŞ’yi kontrol altına almakta HTŞ’nin böyle katliamlarla iktidarı tek başına şeriatla belirlemesine sonuna kadar izin vermemeye çalışacaklarını zannediyorum” diye belirtti.

    “ETKİLİ KAMPANYALAR YAPILMALI”

    Emperyalist güçlerin Afganistan’ı gözden çıkarttıklarını söyleyen Aydın, “Ama Suriye kolay kolay gözden çıkartılamayacak bir ülke. Yine de dünyanın Alevileri demokratları, laiklikleri bu işin ABD’nin ve İsrail’in insafına bırakılamayacak kadar önemli. Ne yapıp edip daha etkili kampanyalar örgütlemek zorunda” ifadelerini kullandı.

    “SURİYE’DE KAYBEDİLECEK TEK BİR ZAMAN DAHİ YOK”

    Suriye’de yaşanan sürece dair kaybedecek tek bir zaman dahi olmadığının altını çizen Araştırmacı Yazar Erdoğan Aydın, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Eğer yarının Suriye’sinde Alevilerin can güvenliği ve yaşamasını istiyorsak daha geniş kampanyalara ve daha güçlü örgütlenmelere, daha güçlü sese ihtiyaç var. Bu açıdan zannediyorum ki önümüzdeki günlerde daha etkili dayanışma örgütlenecektir. Görebildiğim kadarıyla Türkiye’nin Alevi örgütleri bu konuda bir çaba içindeler şu anda çok yetersiz ama bu çabayı yükseltmeleri halinde hem Suriye’deki Alevilere hem de Türkiye’deki Alevi sorununa, Alevilerin “Eşit Yurttaşlık” mücadelesine de anlamlı bir katkı yapabilirler. Umarım ve dileyelim ki zaman kaybetmezler. Umalım ve dileyelim ki Aleviler aynı zamanda diğer dostlarını yani dünyanın diğer demokratlarını dünyanın diğer ezilen halklarını da mücadeleye entegre etme başarısı gösterirler diye düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN-Buse Nehir Demir /ANKARA

     

  • Demokrasi İçin Birlik: Halka yönelik saldırılara karşı ortak güçle alanlarda olmalıyız!

    Demokrasi İçin Birlik: Halka yönelik saldırılara karşı ortak güçle alanlarda olmalıyız!

    PİRHA – Demokrasi İçin Birlik Platformu, 6 kişinin ölümüne sebep olan İstiklal Caddesi’ndeki bombalı saldırıya ilişkin açıklama yaparak “ Lanetlemek yetmez, halka yönelik saldırı aydınlatılmalı” dedi.

    6 Kişinin ölümüne 81 kişinin ise yaralanmasına sebep olan 13 Kasım’daki bombalı saldırıya tepkiler sürüyor. Demokrasi İçin Birlik Platformu‘ndan da konuya ilişkin açıklama geldi.

    Yazılı yapılan açıklamada, “Taksim’de çoluk çocuk demeden halka yapılan bombalı saldırıyı lanetlemek insanlık görevidir. Bu saldırı ülkede yaşayan herkes için acı ve vahimdir. Bütün kalbimizle kınıyoruz” denildi.

    “SALDIRININ NEDENLERİNİN AYDINLATILMASI GEREK”

    Bütün yurttaşlarımızın başı sağ olsun. Ancak en az o kadar acı ve vahim olan bu saldırıyla seçimler arasında kurulabilen dolaysız ilişkidir. Toplumun hafızasında 7 Haziran -1 Kasım 2015 süreci canlılığını korumaktadır. Acı ve vahim olan iktidarın, ülkeye daha nelere mal olacağı bilinemeyen Suriye’deki gayri meşru savaşçı ve saldırgan politikasıdır. Kara parayla beslenen cihatçı çetelerle kurulan karanlık ilişkidir.

    Vahim olan iktidarın yayın yasağı getirerek sosyal medyaya erişimi de engellemesinin saldırının nasıl ve kim/kimler tarafından yapıldığını karartmaya hizmet etmesidir. Bu tutum can kayıplarına rağmen iktidarın bu saldırıyı nasıl kullanmak istediğini de ortaya koymaktadır.

    Artık, her zamankinden daha açıktır ki, seçim güvenliği sandık güvenliğine indirgenemez. Halka kurtuluş olarak sandığı gösterenlerin böyle bir seçim sürecinde o sandıktan halk için hiçbir hayırlı sonuç çıkmayacağını artık anlaması gerekir.

    Bütün muhalefet güçlerinin ülkemizi felakete sürükleyen savaş politikalarına karşı tutum alması aynı zamanda bir seçim güvenliği sorunudur.

    Taksim’deki bombalı saldırıyı lanetlemek yetmez, bu saldırının nedenlerinin aydınlatılması ülkenin geleceği açısından birinci derecede önem taşımaktadır. Cihatçı çetelerle ilgili iddialar açığa çıkarılmalıdır. 10 Ekim Katliamı’ndan sonra konuşmayanlar konuşmalıdır. Yoksa bırakalım seçim güvenliğini hiç kimsenin can güvenliğinden bile söz edilemez.

    Bütün emek ve demokrasi güçlerine çağrımız, savaş ve operasyonlara, halka yönelik saldırılara karşı ortak güçle alanlarda olmaktır.”

    PİRHA/ANKARA