Etiket: çingene

  • Roman yurttaşlardan Erman Toroğlu tepkisi: Tüm medya ilişkisini kessin!-VİDEO

    Roman yurttaşlardan Erman Toroğlu tepkisi: Tüm medya ilişkisini kessin!-VİDEO

    PİRHA-Roman yurttaşlar, Erman Toroğlu’nun Roman halkına yönelik sarf ettiği ırkçı sözlerle ilgili suç duyurusunda bulundu. Yapılan açıklamada, “Erman Toroğlu’ndan başlayarak hak ettiği cezayı alması gereken kimselerin cezalandırılmasını talep ediyoruz. Verilen ceza sadece Romanlar için değil ayrımcılığa uğrayan tüm gruplar için umut ışığı olacaktır” denildi. 

    Futbol yorumcusu ve eski hakem Erman Toroğlu’nun bir televizyon programında Gaziantep FK teknik direktörü Marius Sumudica’yı eleştirirken “Böyle çingenelik olur mu… Affedersin çingenelik bu… Ne diyeyim, dilenci mi diyeyim ya” sözlerine tepkiler sürüyor.

    Ankara’da yaşayan Roman yurttaşlar, Erman Toroğlu hakkında suç duyurusunda bulunarak basın açıklaması yaptı.

    Adliye önünde yapılan açıklamayı Tuğçe Tutal okudu. Tutal, “Roman yurttaşlarının derin yoksulluk ile mücadele ettiği bugünlerde spor yorumcu Erman Toroğlu aşağılayıcı ve ırkçı söylemlerde bulunmuştur” diyerek Erman Toroğlu’nun nefret suçu işlediğini ifade etti.

    “TOROĞLU’NUN GÖREVİNE SON VERİLSİN”

    Tuğçe Tutal, spor yorumcusu Erman Toroğlu hakkında yargı mercilerinin harekete geçmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    “Bu sözler başta ülkemizin asli unsurlarından biri olan Romanlar olmak üzere yıllardır ‘hepimiz kardeşiz’ diyen, ‘Hepimiz Adem ile Havva’nın çocuklarıyız’ diyen; dili, dini, ırkı ne olursa olsun tüm insanlar eşittir’ diyen ve bunun için mücadele eden tüm kişileri, kurumları derinden üzmüştür.

    Daha önceki programlarda da sporculara, hakemlere ve spor yöneticilerine karşı kullandığı dil de göz önüne alındığında Toroğlu’nun herhangi bir kanalda program yapmasını doğru bulmuyoruz ve televizyon kanallarının da bu konuda hassasiyet göstereceğini umut ediyoruz. Bununla birlikte söz konusu yayının yapıldığı kanalın Toroğlu’nun görevine son vermesi gerektiğini düşünüyoruz.

    Ayrımcılık yapan kişilerin cezalandırılması ve bu yapılanların yanlarına kalmayacağını gösterilmelidir. Roman toplumunun hak ettiği değeri bulması için Erman Toroğlu’ndan başlayarak hak ettiği cezayı alması gereken kimselerin cezalandırılmasını talep ediyoruz. Verilen ceza sadece Romanlar için değil ayrımcılığa uğrayan tüm gruplar için umut ışığı olacaktır. Nitekim ‘Sovoremiz phrala isinam’ ( hepimiz kardeşiz!)

    Yaşanan durum münferit olarak görülmemesi gerekmektedir. Ne yazık ki çeşitli televizyon programlarında, istihdam alanlarında, eğitime erişim süreçlerinde ve başka kurumlarda Roman yurttaşlar nefret söylemlerinin ve ırkçı söylemlerin hedefi olmaktadır.

    Yaşamın her alanında ırkçı ve nefret söylemlerine karşı gereken tolerans gösterilmemelidir. Aksi halde cezasızlığın oluşması nefret söylemleri ve ırkçı söylemlerin artması için emsal olmayacaktır.”

    “TOROĞLU İLE İLGİLİ YASAL İŞLEM BAŞLATILSIN”

    Tuğçe Tutal, bütün televizyon kanallarının, Erman Toroğlu ile ilişkilerini sonlandırması gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Nefret söylemlerine, ayrımcılığı, ırkçı söylemlere ve Romanları hedef alan aşağılayıcı söylemlere TEPKİLİYİZ! Okullarda, sokaklarda, televizyon programlarında kısaca yaşamın her alanında ayrımcı söylemler ile karşılaşmak istemiyoruz!

    Irkçı söylemlerini nefret söylemlerinin cezasız kalmamasını istiyoruz; Erman Toroğlu ile ilgili gerekli yasal işlemlerin başlatılmasını talep ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dünya kültürünün taşıyıcılığını yapan kadim halk: Çingeneler

    Dünya kültürünün taşıyıcılığını yapan kadim halk: Çingeneler

    PİRHA- Bugün Dünya Çingeneler Günü. Yeryüzünün kadim halklarından biri olan çingeneler, yüzlerce yıldır göçebelikle yarı göçebelik arasında farklı yaşam tarzlarına sahip olarak dünyanın neredeyse her ülkesinde yaşadı. 

    Tarihsel kaynaklar çingenelerin anavatanları olan Hindistan’dan savaşlar, çeşitli sebepler nedeniyle dağıldıklarını gösterdi ve bu milletin bitmeyecek göç olgusu başladı.

    Yola çıkış tarihleri, göç yolları, sınıfsal ve kastsal farklılıkları Çingene kavimlerinin bugün de adlarını oluşturur. Rom (Roman), Dom, Lom, Abdal, Ashkal, Mugat ve daha nice kavimler dünyanın dört bir yanına dağılmış, büyük bir ihtimalle Çingene olmayan “gadjolar” tarafından verilen Çingene ismiyle adlandırılmışlar. Yüzyıllarca bu kelime, bu halkı aşağılamak için sıfat olarak kullanıldı hala da kullanıyor. Son olarak nefret söylemini, ırkçılığı, ayrımcılığı ortadan kaldırmak amacıyla lügata ‘roman’ kelimesi eklendi. Dünya kültürünün taşıyıcılığını yapan bu sanatsal topluluklar günümüzde romanlar olarak anılmaya başlandı. Balkan Savaşı’ndan, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’na ve sonrası dönemlerde milyonlarca Çingene göç yollarını değiştirip farklı coğrafyalara yönelmek zorunda kaldı. Irkçılık ve ayrımcılık, özellikle Nazi Almanyasında doruğa ulaştı.

    NAZİLERİN ÇİNGENE KATLİAMI

    Nazilerin ölüm kamplarında 500 bine yakın Roman, can verdi. Kurtulanlar Avrupa’nın dört bir yanına dağıldı. Bu büyük felaketten sonra Romanlar pek çok platformda bir araya geldi. 8 Nisan 1971 tarihinde Londra’da toplanan Birinci Uluslararası Roman Kongresi, bu tarihin Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmasına karar verdi.

    8 Nisan bütün dünyada, İkinci Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından soykırıma uğratılarak katledilen ve sayısı tam olarak bilinmeyen yüz binlerce Roman’ın anısını yaşatmak adına Dünya Romanlar Günü olarak kabul edilmiştir. Bu kongrede, Romanların kullandığı bayrak, gökleri ve yeri temsil eden maviyeşil arka planın üzerine kırmızı chakra (tekerlek) olarak tanımlandı. Tekerlek, hem göçebeliği hem de Hindistan’ın tarihî simgelerinden biri olarak Roman göçünün başlangıç noktasını işaret eder. Ardından gelen yıllar boyunca, dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde, Roman toplumu sürekli ayrımcılığa uğradı. İki kutuplu dünyada dağılan Doğu Bloğu sonrasında yükselen milliyetçilik olgusunda, Balkanlar’daki çatışmalı dönem boyunca on binlerce Roman evlerinden edildi. Bu zanaatkar toplum yaşadıkları ülkelerden başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Bugün de Roman halkına yönelik nefret söyleminin, ırkçılığın, ayrımcılığın ve tahammülsüzlüğün işaretleri hâlâ her yerde görülebiliyor. (HABER MERKEZİ)

  • İHD, Romanlara karşı ayrımcılıkların durdurulması için hükümete acil çağrı yaptı

    İHD, Romanlara karşı ayrımcılıkların durdurulması için hükümete acil çağrı yaptı

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’ne ilişkin açıklama yayınladı. Açıklamada, “Romanlara yönelik her tür ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve nefret saldırılarının durdurulması için hükümete acil çağrı yapıyoruz” ifadeleri yer aldı.

    İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’ne ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Romanlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve nefret saldırılarının durdurulması için hükümete çağrı yapıldı.

    “ROMANLAR, AYRIMCILIK VE NEFRET SALDIRILARIYLA KARŞILAŞIYOR”

    “Zorunlu sebeplerle yurtlarından göçerek dünyanın pek çok ülkesine yayılmış, 10. yüzyıldan bu yana da Anadolu’da yaşamakta olan ve defalarca soykırımla karşılaşmış Romanlara halen ayrımcılık yapılıyor, fiziki ve kültürel varlıkları yok edilmeye çalışılıyor” denilen açıklama şöyle devam etti:

    “Türkiye’de de eğitimden sağlığa, barınma olanaklarından istihdama, kültürel değerlerini korumaya kadar pek çok alanda ayrımcılıkla ve nefret saldırıları ile karşılaşıyor Romanlar. Her tür ayrımcılığa karşı mücadele eden insan hakları savunucuları olarak, 8 Nisan Dünya Romanlar günü vesilesi ile bir kez daha ayrımcılığın önlenmesinde toplumsal duyarlılığın önemini belirterek, Romanlara her anlamda varlık ve değerlerini koruma ve geliştirme olanaklarının sağlanması, Romanlara yönelik her tür ayrımcılığın ortadan kaldırılması, ve nefret saldırılarının durdurulması için kamu otoritelerine ve hükümete acil çağrı yapıyoruz.”

    “ÖZGÜR YAŞAMI TERCİH EDEN ROMANLAR YOK EDİLMEYE ÇALIŞILMIŞLAR”

    Açıklamada Romanların tarihine ilişkin şu bilgiler verildi:

    “Yapılan araştırmalar göstermektedir ki; sadece bu gün değil, özgür yaşamayı tercih eden Romanlar tarih boyunca ayrımcılığa uğramış ve yok edilmeye çalışılmışlar. Bu saldırılar, 1933 yılında Almanya’da Romanların kısırlaştırılmasına karar verilmesi ve zorla kısırlaştırılmaları ile daha vahim bir hal almış, 1941’ lere gelindiğinde ise 10 Ekim Roman soykırımı olarak tarihe yazılan olaylar yaşanmış, kurulan özel birlikler tarafından toplanan on binlerce Roman Nazi toplama kamplarına gönderilmişler ve kıyıma uğratılmışlardı.  Bu yetmemiş, Naziler Auschwitz toplama kampında 800 roman çocuğu sistematik uygulamalarla öldürmüştü. Bu süreçte Birkenau toplama kampına 23 bin Roman’ın  transfer edildiği ve 21 bininin orada öldürüldüğü de bilinenler arasındadır. Nitekim araştırmacılar, 2. Dünya savaşı sırasında Romanların da Yahudiler gibi soykırıma uğratıldıklarını söylemektedir.

    Sayıları tam bilinmemekle beraber  Dünyada 20 milyon oldukları belirtilen Romanlar’ın yaklaşık  5 milyonu Türkiye’de, Trakya bölgesi ve İzmir başta olmak üzere Anadolu’nun pek çok şehrine dağılmış olarak yaşıyor.

    Ne tesadüf ki Türkiye’de de 1934 tarihli İskan Kanunu ile başlayan ve yabancıların ikametini düzenleyen yasalar ile vatandaşlık kanun ve yönetmeliklerinde, hatta emniyet güçlerinin çalışmalarına dair yönetmeliklerde ve Türkçe sözlük çalışmalarında  Romanlar, “Çingene” adı altında aşağılanmış, hastalıklı suçlular gibi gösterilmiş, ötekileştirilmiş ve bu durum yakın zamana kadar da resmen devam etmiştir.”

    “AYRIMCI ZİHNİYET VARLIĞINI SÜRDÜRMEKTEDİR”

    “Bugün de, hem kamu kurumlarında hem de sosyal hayatta eğitimden sağlığa, barınmaya kadar pek çok alanda ayrımcılık yanında nefret söylem ve eylemleri ile karşılaşıyor .Romanlar, yaşadıkları mahallelerdeki evlerinden edilerek şehir dışı alanlarda yaşamaya zorlanmakta ve böylece o mahallelerde yaşatılan Roman Kültürüne ağır darbeler vurulmaktadır” diye belirtilen açıklama şunlar aktarıldı:

    “Mevzuatta yer alan ayrımcı düzenlemeler konusunda özellikle 2000’lerin ikinci yarısından sonra AB Uyum Yasaları çerçevesinde iyileştirmeler olsa da, ayrımcı zihniyet varlığını sürdürmektedir. Kamuda ve özel işletmelerde istihdam edilme, yerleşme, okullara kabul, eğitim olanaklarına erişim, sağlığa erişim, yeterli gelir elde etme, kültürel varlığını koruma ve geliştirme, anadilde eğitim, anadilin korunması ve sosyal hayatın her alanında Romanlar dışlanmaya, aşağılanmaya, yok sayılmaya devam edilmektedir. Yaşam şartlarının zorlaşması kültürel asimilasyonu hızlandırmış ve bu gün roman kültürü ve dilleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır.

    Başta da söylediğimiz gibi; her tür ayrımcılığa karşı mücadele eden insan hakları savunucuları olarak, 8 Nisan Dünya Romanlar günü vesilesi ile bir kez daha ayrımcılığın önlenmesinde toplumsal duyarlılığın önemini belirterek, Romanlara her anlamda varlık ve değerlerini koruma ve geliştirme olanaklarının sağlanması,  Romanlara yönelik her tür ayrımcılığın ortadan kaldırılması, ve nefret saldırılarının durdurulması için hükümete acil çağrı yapıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)